Etiket: Ayşe

  • Ayşe Efe, hayvanlar için köyüne su istiyor

    Aydın’ın renkli simalarından olan ve Efeler ilçesi Anbarcık köyünde yaşayan Ayşe Efe, kentlere göç nedeniyle köylerde sadece yaşlıların kaldığını belirtti.

    Aydın ilinin büyükşehir kapsamına alınmasıyla köylerin mahallelere dönüştüğünü ifade eden kadın efe Ayşe Tülü, köylerde herşeyin paraya döndüğünü, şehir yaşantısından farkı kalmadığını ve ucra mahallelere hizmetlerin yeterince yapılmadığını savundu.

    Köyde yetkilerin tamamen muhtarlıklardan alınarak belediyelre geçtiğini belirten Tülü, “Köyde her şey paraya döndü. Çarşıda ne ise köylerde de aynı şeler geçerli. Köylü insanlar çiftçilikle uğraşıyor. Ağaçlar, sebzeler ve hayvanlar suya bakar. İnsan bir bardak su içip kanarken hayvanlar bir bakraçtan fazla su içiyor. Keza sebze ve meylerde de su tüketimi hat safhada ve tüm bunlar para yazarken gençler köyü bırakıp şehirlerde iş aramaya gidiyor. Malesef çiftçilik yapan fazla genç kalmadı. İş bulan şehirde kalıyor. Gün geçtikçe köylerde geç nüfus çok azaldı. Köyde sadece yaşlılar kaldı.” diye könuştu.

    Kadın Efe Ayşe Tülü, köylerinin kuzeyinde yer alan Paşa Yaylasının dere suyunun Anbarcık, Konuklu, Danışment ve Kalfaköyün meydanın daki çeşmelere hayvanlar için akmasını istediğini ve yetkililerden bu konuuda yardım beklediklerini sözlerine ekledi.

  • Ayşe Hatun Önal tatilcileri coşturdu

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde konser veren Ayşe Hatun Önal tatilcileri coşturdu.

    Bodrum’da bulunan bir beach clubta sahne alan ünlü sanatçı Ayşe Hatun Önal, hayranlarına unutulmaz bir gün yaşattı. Beyaz bir elbise ile sahneye çıkan Önal, yaptığı esprilerle de sevenlerini kahkahalara boğdu. En hit şarkıları seslendiren Önal’ı dinlemek için vatandaşlar adeta birbirlerini ezdi. Yaklaşık bin kişinin geldiği konser 2 saate yakın sürdü.

  • Çinli gelin Müslüman olup Ayşe Sena ismini aldı

    Türkiye’ye gelen Çinli öğrencilere ve iş adamlarına Türkçe öğreten Yueman Tang, Müslüman olarak Çin Araştırmaları Uzmanı Muhammed Mesut Aktaşçı ile hayatını birleştirdi.

    İstanbul Beylikdüzü’nde gerçekleşen düğüne kalabalık bir davetli topluluğu katıldı.

    ‘Ayşe Sena’ ismini alan Çinli gelin, Türkiye’yi çok sevdiğini ve İslamiyet’i kabul ettiği için çok mutlu olduğunu dile getirerek, “Müslüman olduğum için ve Türkiye’de bulunduğum için çok mutluyum. Türkler çok sıcakkanlı, buradaki insanlar bana çok iyi davranıyorlar. Türk yemeklerini çok seviyorum. Kayınvalidem bana şimdiden yemekleri öğretmeye başladı. Yakın zamanda Türk yemeklerini öğrenip eşime yapmaya başlayacağım” dedi.

    Çin Araştırmaları Uzmanı, damat Muhammed Mesut Aktaşçı ise “Çin’de Uluslararası Politika ve Diplomasi üzerine okudum. Şuan Çin-Türkiye ekonomik ilişkileri üzerine uzmanlık yapıyorum. Aynı zamanda bir ajansım var Çin’den gelen öğrencilere Türkçe öğretiyorum binin üzerinde öğrencim var. Gelin hanım ile bir sohbet programı üzerinden tanıştık. İslamiyet’i araştırıyordu. Nasıl bir din olduğunu merak ediyordu. Bende vazifemi yapıp İslamiyet’i kabul etmesine yardımcı oldum. Müslüman olmakla şereflendi ve Ayşe Sena adını aldı. Bu süreçte yakınlaştık ve birbirimizi çok sevdik” diye konuştu.

  • Muhasebeci Ayşe Elidemir, Kırıkkale’ye bisikleti sevdirmeye çalışıyor

    Kırıkkale Bisiklet Topluluğu kurucusu ve Türkiye Bisiklet Federasyonu Kırıkkale İl Temsilcisi Ayşe Elidemir, amaçlarının Kırıkkale halkına bisikleti sevdirmek olduğunu söyledi.

    Bisikletin kendisi için bir tutku olduğunu söyleyen muhasebeci Ayşe Elidemir, düzenledikleri 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Bisiklet Turu öncesinde topluluğun kuruluş sürecini ve faaliyetlerini anlattı. Türkiye’de sayısı parmakla gösterilecek kadar az olan kadın il temsilcilerinden Elidemir, “Bisiklet tutkum hepimiz gibi çocukluğumuzdan itibaren geliyor sanırım. Babamın aldığı ilk bisikletle, kırmızı bisikletle başlamıştı. Daha sonra da devam etti bu tutku, üniversite ve üniversite hayatımdan sonra da 2014 yılının ilk aylarında Bisiklet Federasyonu İl Temsilciliği ile sürdürdüm bisikletle olan bağımı. Bisiklet için ve Kırıkkale için bir şeyler yapabilmekti amaç. Şimdi sadece kendim için değil herkes için bisiklet sürmeye devam ediyorum. Federasyonun İl Temsilciliği’ni almamdan sonra devamı geldi ve arkadaşlarla tanışmamla 2015 yılında kurduk Bisiklet Topluluğunu, yani bu ikinci 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamamız. 2 sene önce kuruldu topluluğumuz. Arkadaşlarımla tanıştığım için ben çok mutluyum, birlikte daha güçlü olduğumuza inanıyorum. Grubu kurma aşamamız ise şöyle gelişti, bir ilan açtım bir sosyal medya internet sitesinde, Kırıkkale Bisiklet Severler Topluluğu adında yine bir sayfamız var artık aynı sitede. Bu adresi kurarken bisiklet severleri bir araya getirmekti amacım ve buradaki bisiklet süren arkadaşların resimlerini sosyal medyada paylaşmaktı. Orada tanıştığım arkadaşlarla bir topluluk halinde olmak ve faaliyetlerimize bu şekilde devam etmek istedik. Bunun sonucunda oluşturduğumuz Kırıkkale Bisiklet Topluluğumuz 2 senedir faaliyetlerine devam etmekte yeni katılımlarıyla birlikte” dedi.

    “Kırıkkale’yi hem tanımış hem tanıtmış oluyoruz”

    Düzenledikleri bisiklet turlarıyla Kırıkkale’yi hem kendilerinin tanıdığına hem de sosyal medya yoluyla insanlara tanıttıklarına değinen Elidemir, “Toplulukla beraber turlarımız oluyor, perşembe akşamları farkındalık turları düzenliyoruz. Burada tanıştığımız arkadaşlarla daha sonra telefon üzerinden oluşturduğumuz bir grup üzerinden iletişime geçiyoruz ve turlarımızı planlıyoruz. Bu turlar da Kırıkkale’nin aslında turistik yerlerini diğer insanlara da göstermemize faydalı oluyor. Hem biz de aslında Kırıkkale’yi daha iyi tanımış oluyoruz, çünkü Keskin’e gidip gelmiş oluyoruz, Hasandede’nin küçük yerlerine gidiyoruz. Bu şekilde şehrin köylerine gitmiş oluyoruz ve buradaki insanlarla da iletişime geçmiş oluyoruz, bisikleti de göstermiş oluyoruz. En azından haftada iki tane topluluk etkinliğimiz oluyor. Ayrıca arkadaşlar bireysel de kendi aralarında haberleşip şehirde turlayabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Antrenör ve hakemimizin olmaması yarışmacı çıkarmamızı engelliyor”

    Kırıkkale’de bisiklet sporu gönüllüleri olarak yaşadıkları sıkıntılardan da bahseden Kırıkkale İl Bisiklet Temsilcisi Ayşe Elidemir, şöyle konuştu:

    “Kırıkkale’de ilk başta hakem ve antrenörümüz yok, antrenörün olmaması ve bisiklet hakeminin olmaması, yarışmacı olarak sporcu çıkarmamızı engelliyor. Yarışma düzenleyebilmemizi de engelliyor bu durum. Şehirde bisiklet yarışları yapılamıyor, ayrıca yaz okuluna da öğrenci alamıyorlar antrenör olmadığı için. Bazı insanlar bisiklet sürmemelerine sebep olarak şehirde bisiklet yolunun olmamasını söylüyorlar. Kırıkkale Belediyesi yeni bir çalışma yaptı, 1,5 kilometrelik kısa bir bisiklet yolu düzenledi. Bu yol haricinde Kırıkkale’de bisiklet yolu yok, insanlar bisiklet sürmemelerine bunu neden gösterebiliyorlar. Trafikte ise Kırıkkaleli sürücüler bize karşı anlayışlı davranıyorlar diyebilirim.”

  • Ayşe öğretmen Filistinli öğrencilerin umudu olacak

    Mersin’in Anamur ilçesinde İngilizce öğretmenliği yapan Ayşe Petek Kadıoğlu, Filistin’e yönelik hazırladığı 2 Erasmus projesiyle Filistinli gençlerin hem İngilizce eğitim almalarını sağlayacak hem de gençlerin üniversiteden sonra iş bulmalarına yardımcı olacak. X

    Kadıoğlu, “Filistin halkının bize ihtiyacı var ve bizde buna destek olmak istiyoruz. Eski Filistin olmak istemiyorlar. Bunun içinde özellikle Türkiye’den yardım bekliyorlar. Kendilerini yeni doğmuş çocuğa benzetiyorlar. Emeklemeden yürümeye geçerken bizim destek çıkmamızı istiyorlar” dedi.

    Mersin’in Anamur ilçesinde sözleşmeli olarak hem Mersin Üniversitesi Anamur Meslek Yüksekokulu’nda hem de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde Anamur Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde İngilizce öğretmenliği yapan Ayşe Petek Kadıoğlu, Avrupa Birliği projesi olan 2 Erasmus projesiyle Filistinli gençlerin ve çocukların umudu olacak. Yazdığı ’Dil Eğitimi’ ile ’Üniversitelerden Mezun Olduktan Sonra İstihdam’ projeleriyle Ayşe öğretmen, Filistinli gençlerin ve çocukların hem İngilizce öğrenmelerini hemde üniversiteden mezun olan öğrencilerin iş bulmalarını sağlayacak. Projelerle ilgili açıklama yapan Ayşe Petek Kadıoğlu, Anamur’da sözleşmeli olarak İngilizce öğretmenliği yaptığını belirterek, “Ben göreve ilk başladığım günden beri çok sayıda Erasmus projesi yaptım. Öğrencilerimizi yıllardır Avrupa’ya götürüp getirdik. Bu süreçte Anamur Meslek Yüksekokulu’nda bir taraftan derse girip bir taraftan da proje yazıyordum. İlk göreve başladığım bir Filistin projesi hakimdi. Bu proje Türkiye Ulusal Ajansı’ndan gelmişti ve bu proje Türkiye’de bir ilk olacaktı. Bu üniversite düzeyinde projeydi, o yüzden Meslek Yüksekokulu yönetimimiz de bu projeyi yazmama destek olacağını söyledi. Bende bunun üzerine yazışmalara başladım. Şu anda bizim ortak ülkelerimiz bizi yürütücü konumuna getirdiler. Çünkü bizler bu konuya hakimiz. Ancak bu projeye Mersin Üniversitesi (MEÜ) imza atmadı. Proje neredeyse yanmak üzereydi, son 3 gün kala Anamur İlçe Milli Eğitim Müdürümüz projeye imza attı, sırf projemiz yanmasın, Türkiye’nin adı kötü olmasın diye. Çünkü diğer ülkeler tarafından ben inanılmaz eleştiriye maruz kaldım. Yüksekokul müdürümün projenin arkasındayım demesine rağmen imza atmaması hiç hoş olmamıştı. Projeler son anda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurtarıldı ve imzalar atıldı. Uygunluğu var mı yok. Çünkü ortakların hepsi üniversite. Bizimde üniversite olmamız lazımdı. Biz yaş kategorisi daha büyük olduğu için Halk Eğitim Merkezi üzerinden sunduk. Biz neden üniversite olarak katılamadığımızı çözemedik. Sadece bu proje değil bundan öncede birçok projeye imza atılmadı” diye konuştu.

    “Bizde uygulanan bütün sistemleri ülkelerinde yapmak istiyorlar”

    17 Mart Cuma günü Filistin’de bu projeyle ilgili sempozyum yapılacağını kaydeden Kadıoğlu, “Orada hep üniversiteler olacak. O yüzden ben MEÜ’nün adının duyulmasını çok istemiştim. 19-20 Mart’ta dünyada uluslar arası dil metotları sempozyumu yapılacak. Buraya Türkiye adına ben gideceğim. Bu projede özellikle Filistin’de Farsça, Arapça ve Fransızca çok hakim olmuştur. Artık dünya diline açılmak, İngilizceyi öğrenmek istiyorlar. Nasıl öğreniriz, yeni metotlar nelerdir bunun üzerine proje kuruldu. Bu proje ile dil laboratuvarı açmak istiyorlar. Bizde şu anda uygulanan bütün sistemleri ülkelerinde yapmak istiyorlar. Özellikle uzaktan eğitimden dil sistemi öğrenmek istiyorlar. Öğrenciler evinde de İngilizce öğrensin istiyorlar” şeklinde konuştu.

    Bu projeyle ilgili ortak ülkelerden üniversitelerin dil bölümlerinden ekiplerin oluşturulacağını vurgulayan Kadıoğlu, “Her bölümden uzmanlar gelecek. Hem fikir oluşturarak eğitimlerimizi vereceğiz. Burada öğrenci hedef kitlemiz çok fazla. Öncelikle üniversite seviyesi ama biz bunu temele kadar indirmek istiyoruz. Sıfırdan başlayıp, yukarı çıkmak istiyoruz. Amacımız dile öğrenirken yeni metot oluşturmak” ifadelerini kullandı.

    ’Üniversitelerden Mezun Olduktan Sonra İstihdam Projesi’ ile ilgili de bilgi veren Kadıoğlu, “Bu sektörel bir projedir. Bizim öğrencilerimizde üniversitelerden mezun olduktan sonra bir karmaşaya giriyorlar. Aslında aynısı birçok ülkede var. İşe girip çıkmada aslında tüm dünyada bir kriz var. Biz bunu bir fikir edindik. Bunu yazarken belli bir işsizlik oranı var. Bu özellikle yeni mezunlarda gözüküyor. Bu yeni mezunlarda ki karmaşayı yok etmek için bu süreçte öğrencilere ne verebiliriz onun üstüne çalışmalar yapacağız. Bu bir istihdam projesidir. Bu işe başlama tarzı” dedi.

    “Filistin halkının bize ihtiyacı var ve bizde buna destek olmak istiyoruz”

    Filistin’in yeniden kurulmaya başlayan bir ülke olduğunun altını çizen Kadıoğlu, “Bu konuyu ben Filistinli yetkililer sordum. Siz daha yeni savaştan çıkmış bir ülkesiniz dediğimiz zaman bana, ‘Biz aslında Filistin’i sıfırdan kuruyoruz. Yeni fabrikalar, okullar kuruyoruz. Bizim üniversitemiz bile henüz 2 yaşında. Daha yeni akademisyen yetiştiriyoruz. O yüzden size ihtiyacımız var’ dediler. Yani yeni mezun olacak öğrencilerin iş sektöründe çok başarılı olmasını istiyorlar. Bir daha savaş ortamını yaşamamak istiyorlar. Eski Filistin olmak istemiyorlar. Bunda da garantör olarak Türkiye’den destek istiyorlar. Türkiyeyi gerçekten çok seviyorlar. Bizim siyasi, dini birliğimiz, gönül bağımız çok önemli. İlla ki proje yazarsın, maddi paralar harcanır, yardımlar yapılır. Bu bizim için önemli değil. Önemli olan ülkeler arasında köprü kurmak gerekir. Birbirine destek olmak önemlidir. Biz de şu anda bunu yapıyoruz. Filistin halkının bize ihtiyacı var ve bizde buna destek olmak istiyoruz. Bu projeyi de yine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

    Bu projenin amacına ulaşacağına inandığını belirten Kadıoğlu, “İnanılmaz istekliler. Bu insanların gerçekten bize ihtiyacı var ve bende bu yüzden gönüllüyüm. Cuma günü Filistin’e gideceğim ve projelerle ilgili sempozyuma katılacağım. 3 gün sürecek. Filistinliler kendilerini dünyaya tanıtmak hevesindeler. Yeniden doğuyorlar. Kendilerini ‘yeni doğmuş bir bebek’ gibi görüyorlar. Yavaş yavaş emekleme ve yürüme döneminde olduklarını ve kendilerine destek çıkmamızı istiyorlar” dedi.