Etiket: Aynı

  • Silahlı çatışmada kocalarını kaybeden 4 kadın aynı kaderi paylaştı

    Silahlı çatışmada kocalarını kaybeden 4 kadın aynı kaderi paylaştı

    Erzurum’un Çat ilçesinde geçtiğimiz hafta kız kaçırma meselesi yüzünden iki aile arasında bulunan husumet nedeniyle çıkan kavgada 5 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. Güneş ailesinin geçimini sağlayan Hasan, Sıddık, Sinan ve Baki Güneş, husumetlileri tarafından vuruldu. Geride kalan 4 kadın ise eşlerinin mezarı başında dua ederek gözyaşı döktüler.

    Geçen Cumartesi günü Çat ilçesine bağlı Köseler Mahallesinde Güneş ve Yıldız ailesi arasında çıkan silahlı çatışmada 5 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı. 2014 yılında Yıldız ailesinden Burhanettin Yıldız, Hasan Güneş’in kızı Fatma Güneş’i kaçırdı. Olay üzerine gerilen aileler ara bulucu sayesinde barıştı. Çiftin düğünü yapıldıktan sonra Fatma Güneş, düğünden aylar sonra bilinmeyen bir nedenden dolayı intihar etti. Yıllar sonra bitmeyen husumette Güneş ailesi tarlalarına gübreleme yapmaya giderken Yıldız ailesi üyeleri tarafından saldırıya uğradı.

    Traktörle tarlaya giden Hasan, Sıddık, Sinan ve Baki Güneş’e, yolda karşılarına çıkan Sıracettin Yıldız tarafından uzun namlulu silahla ateş açıldı. Güneş ailesi de yanlarında bulunan tabancayla Yıldız’a karşılık verdi. Arkadan gelen İrfan ve Burhanettin Yıldız, uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Olayda Hasan Güneş, Sıddık Güneş ve tek çocuğu olan Sinan Güneş, Baki Güneş ile Sıracettin Yıldız hayatını kaybetti. İki tarafı ayırmak isteyen bir kişi ise yaralandı.

    “Geride 10 yetim çocuk kaldı”

    Silahlı çatışmada hayatını kaybeden Hasan Güneş’in 6, Sinan Güneş’in 2, Baki Güneş’in ise 2 çocuğu yetim kaldı. Sıddık Güneş’in ise tek çocuğunun Sinan Güneş olduğu belirtildi. 1 sene önce askerden gelen Sinan Güneş silahlı çatışma da babası ile aynı kaderi paylaştı.

    “Kocasının ölümünü cep telefonuyla konuşurken duydu”

    Olay anında Baki Güneş, Sinan Güneş’in eşi olan Fidan Güneş’i arayarak saldırıya uğradıklarını söyledi. Fidan Güneş, telefonda konuşurken silah seslerini ve kocası Sinan Güneş’in öldüğünü duydu. Telefonu kapatarak olay yerine koşan Fidan Güneş, eşi Sinan Güneş, kayınpederi Sıddık Güneş ve akrabaları Hasan ile Baki Güneş’in cesedi ile karşılaştı.

    Sinan Güneş’in eşi Fidan Güneş, “Olay günü eşim Sinan Güneş, amcasının oğlu Baki Güneş, kayınpederim Sıddık Güneş ve Hasan Güneş gübre alarak Hazazlar mevkinde bulunan bize ait tarlaya gittiler. 15 dakika falan sonra telefon geldi. Baki Güneş, ‘Sıddık Yıldız’ın oğulları bizi öldürecekler, bize pusu kurmuşlar’ dedi. Telefonla aradı, laf ağzındayken silahlar patladı. O anda çatışma olduğunu anladık. Kalkıp olay yerine gitmek istedim, belki benim eşim canlıydı, gitsem belki kurtarabilirdim. Sıddık Yıldız beni darp etti, bana ağza alınmayacak hakaretler savurdu. ‘Ben senin eşini öldürdüm, seni de oğlunu da onun yanına gömeceğim’ dedi. Bu kavga, aramızdaki husumet arazi anlaşmazlığı değil. Kız kavgası, Fatma Güneş’in kaçması üzerine aramızda husumet başladı. Hangi anne, baba yavrusuna git kendini öldür, intihar et diyebilir. Fatma Güneş kaçtı, 3 ay sonra kendini astı. Fatma onların baskılarına dayanamadı, sürekli darp ettiklerine, eziyet, işkence ettiklerine dair görgü tanığı da var” dedi.

    “Zanlılar için idam istiyoruz”

    Olaydan sonra zanlılar için idam istediklerini belirten Fidan Güneş, “İdam istiyorum. Beni iki yetimle ortada bıraktılar. Katillerine de sesleniyorum, ben yıkılmadım benim çocuğum var Sinan’ın yerine, Baki’nin de çocukları var biz yıkılmadık ayaktayız. Bundan sonra bir şey yapmayı düşünmüyorum. Evlatlarımı babalarını kaybettim diye ortada bırakacak değilim. Ben evlatlarımı annelikte yapacağım, babalık da yapacağım, sahip de çıkacağım. Gelip bizi tehdit ediyorlar. ‘Benim 100 adamım var, benim namusumun ellere kalacağını da bilsem Sinan ve Baki’yi öldüreceğim’ diyorlar. Bu zalimlik, pusuya yattıkları apaçık belli” diye konuştu.

    “Oğlunun doğum günü için pasta aldı, akşama cenazesi geldi”

    Tarlaya çıkmadan önce 21 yaşındaki Sinan Güneş, 3 yaşındaki oğlu Yiğit Güneş’in doğum günü için pasta alarak eşi Fidan Güneş’e getirdi. ‘Pastayı hazırla, gidip geldikten sonra kutlarız’ diyen Güneş’in, saatler sonra ölüm haberi geldi.

    İkinci çocuğuna 4 aylık hamile olan Fidan Güneş, “Yiğit’imin doğum gününün olduğu gün ben Sinan’ımı toprağa verdim. Yiğit’imin doğum gününü babası kanıyla kutladı. Çocuğumun 3. yaşını ben kanla kutladım. Eşim pasta getirdi, akşama hazırlık yap gelip Yiğit’in doğum gününü kutlayacağım dedi. Gitti bana cenazesi geldi, ben oğlumun hediyesi olarak babasının cenazesini verdim. Oğlum 3 yaşına girdi babası göremedi” ifadelerini kullandı.

    “Kozlarımızı paylaşacağız daveti yalan”

    Olay anında kurşunların traktöre de isabet ettiğini belirten Fidan Güneş, “Traktörden can havliyle nasıl atlamışlarsa uzak mesafe yaralı olarak gitmişler. Bizi öldürmeye davet etmişler lafı yalan yanlarında bulunan sopa. Sopayla gitmişler. Madem savaşa çağırmışlar neden 4 kişiye 1 kişi gitmişler. Bizim onlara karşı kullandığımız silah sopa” şeklinde konuştu.

    Olay sonrası kaçan İrfan Yıldız ve Burhanettin Yıldız, askeri helikopter destekli jandarma ekipleri tarafından başlatılan arama ve yakalama çalışmasında 23 saat sonra olay yerine 10 kilometre uzaklıktaki Göbekören Mahallesi yakınlarında bulunan arazide yakalanarak gözaltına alındı. İki kişinin yakalanmasının ardından yapılan aramalar sonucunda; 1 adet ruhsatsız Kaleşnikof Piyade Tüfeği, 4 adet ruhsatsız tabanca ve 3 adet ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi. İrfan Yıldız ve Burhanettin Yıldız 3 Haziran 2020 tarihinde çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanmasını müteakip, Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevine konuldu.

    Olaya karışan Yıldız ailesi üyeleri ve eşyaları jandarma ekipleri tarafından köyden çıkarılarak başka köye taşındı.

    Öte yandan, Köseler Mahallesinde çıkacak herhangi bir olumsuz duruma karşı jandarma ekipleri yoğun güvenlik önlemi aldı.

  • Antalya’da aynı gün içinde ikinci Hint düğünü

    Antalya’da aynı gün içinde ikinci Hint düğünü

    Antalya’da ismi gizli tutulan Hindistan’ın varlıklı ailelerinden bir çiftin düğünü 350’yi aşkın davetlinin katılımıyla gerçekleşti. 1,5 milyon dolara mal olan düğün 4 gün 3 gece sürecek.

    Hint düğün organizasyonlarıyla bilinen Inventum Global, Antalya’da aynı gün içerisinde ikinci bir Hint düğünü daha gerçekleştirdi. Hindistan’ın varlıklı ailelerinden ismi açıklanmayan bir çiftin düğünü 10-13 Mart tarihleri arasında Rixos Premium Belek otelde düzenlenecek. 350 davetlinin katıldığı düğünde Hindistan’ın ünlü sanatçısı Sukhbir Singer bu gece sahne alacak. 4 gün 3 gece sürecek düğünde, farklı seremoniler, onlarca özel dekor ve sahnelerin tasarım ile uygulamaları için Inventum Global ve onlarca Hintli ekip aylarca çalıştı. Varlıklı ailelerin dünya evine girecek çocuklarının her istekleri yerine getirildi. Görkemli sahne ve dekorları ile büyüleyen düğün, ünlü modacıların imzalarını taşıyan kıyafetleriyle de konuklar arasında şıklık yarışının yaşandığı bir defile havasında geçti.

    İki otelde aynı anda Hint düğünü gerçekleştirdiklerini belirten Inventum Global Kurucu Ortağı Bünyat Özpak, “Uzun süre çalıştık ve Türkiye’ye çekmeyi başardık. Kriz döneminde Şili ve Hindistan’dan önemli iş insanın oğlunun düğünü yaptık. Şuanda yaptığımız düğün 350 kişilik ve bütçesi 1,5 milyon doların üstünde” dedi.

  • Şehidin ağabeyi de aynı bölgede görev yapıyordu

    Şehidin ağabeyi de aynı bölgede görev yapıyordu

    Şırnak’ta teröristlerle girdiği çatışmada şehit düşen Erzurumlu Uzman Çavuş Muhammed Ferdi Güntekin’in uzman çavuş olan kardeşi Berat Erdi Güntekin’in de kardeşiyle birlikte aynı bölgede görev yaptığı öğrenildi. Şehit uzman çavuşun bir yıl önce abisinin görev yaptığı birliğe tayin olduğu ve birlikte görev yaptıkları belirtildi.

    Kardeşinin cenazesini getiren Uzman Çavuş Berat Erdi Güntekin, şehit kardeşinin cenazesinin başında; “O benim oğlumdu, kardeşimdi. Her şeyimdi. Herkes gider vatan kalır. Ağlamayın” diyerek yakınlarını teselli etmeye çalıştı.

    Babasının cenazesi başında olanlardan habersiz şaşkın bakışlarla çevreyi gözetleyen şehidin 3 yaşındaki kızı Mira Esila Güntekin, törene katılanları gözyaşlarına boğdu.

  • TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Kocaeli, aynı Rotterdam gibi olabilir”

    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Kocaeli, aynı Rotterdam gibi olabilir”

    Kocaeli Deniz Ticaret Odası’nın açılışında konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Kocaeli, aynı Rotterdam gibi olabilir. Bunun için devletimizden, limanların demir yolu bağlantılarını tamamlamasını istiyoruz” dedi.

    Kocaeli Deniz Ticaret Odası’nın açılışı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AK Parti Kocaeli Milletvekili, eski Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Kocaeli İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Osman Arslan, Kocaeli Deniz Ticaret Odası(DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Doğusel, protokol davetlileri ve iş adamları katıldı. Açılışta söz alarak deniz ticaretinde Türkiye’nin ivme kazandığını söyleyen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Denizcilik, küresel ticarette en stratejik sektörler arasında. Ülkemizin de yıldız sektörlerinden biri. Bizler, lider denizci ülkeler arasına girmek istiyoruz. Bu elbette kolay bir iş değil. Zira küresel rekabetin ve hatta acımasız rekabetin, en üst seviyede görüldüğü sektör, denizciliktir. Hem ayakta kalacaksın, hem de ülkemiz bayrağını tüm denizlerde dalgalandıracaksın. Dolayısıyla, burada sektörümüzü temsil eden, tüm denizcilerimiz de, ayrı bir tebriği hak ediyor. Türk denizciliği, son dönemde uygulanan doğru politikalarla, iyi bir ivme yakaladı. Böylece denizciliğimiz dünyada ilk 15 ülke içine girdi. Deniz ticaret filomuz büyüdü” dedi.

    Denizcilikte yabancı taşıma şirketlerinin 5 milyar dolarlık bir kazancı olduğu ve bu paranın ülke içinde kalması için çalışılması gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, “Denizcilik aynı zamanda milli varlığımız ve milli servetimiz. Denizcilik sektörümüzün canlılığını ve işlerliğini korumalıyız. Yoksa artan dış ticaret hacmi, yabancı taşıma şirketlerine yarayacak. Navlun için ödediğimiz para, 5 milyar dolara yakın. Bu kadar büyük tutar, niye her sene yurtdışına gitsin? Bu parayı neden bizim denizcilerimiz kazanmasın? İhracat hedefine uygun şekilde, gemi inşa sanayimizi, deniz filomuzu, tersanelerimizi, limanlarımızı, daha da fazla büyütmeli ve güçlendirmeliyiz desteklemeliyiz” diye konuştu.

    Kocaeli’nin Türkiye’nin Roterdam’ı olma potansiyeline sahip olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, “Kocaeli, sanayimizin üretim ve ihracat üssü. Avrupa’nın en büyük liman kentlerinden biri. Dünya ticaretine yön veren başlıca şehirler arasında. Yılda ortalama 10 bin gemiyi ağırlıyor. İrili ufaklı 35 liman tesisi, 72 milyon ton elleçlemeyle, Avrupa’nın en büyük 7. kargo limanı konumunda. İzmit Körfezindeki limanlar henüz yarı kapasiteyle çalışıyor. Buradaki yük elleçleme kapasitesi, rahatlıkla, ikiye katlanabilir, 150 milyon tona çıkabilir. Kocaeli, aynı Rotterdam gibi olabilir. Bunun için devletimizden, limanların demir yolu bağlantılarını tamamlamasını istiyoruz. Bu taşımaları demir yoluna aktarabilirsek, İzmit Körfezi’nin taşıdığı mal miktarı artacak, TIR trafiğiyse azalacak” şeklinde konuştu.

  • Erzurum’da iki mevsim aynı anda yaşanıyor

    Erzurum’da iki mevsim aynı anda yaşanıyor

    Kış mevsiminin en yoğun şekilde yaşandığı şehirlerden birisi olan Erzurum’da yüksek kesimlerde kış mevsimi yaşanırken merkezde ise yaz iyiden iyiye kendini hissettiriyor.

    Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük pistlerinden birine sahip olan Palandöken Dağı’nda kış mevsimi bitmedi. Türkiye’deki en uzun kayak sezonuna sahip olan Palandöken’de karlar Mayıs ayının ortasında olunmasına rağmen yeni yeni erimeye başladı.

    Erzurum’un merkezinde ise sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Vatandaşlar kar birikintilerinin bittiği noktaya araçlarla gelerek her iki mevsimin birleştiği noktada fotoğraf çekiliyor. Fotoğraf çekilmeye gelen öğrenciler her iki mevsimi yaşadıkları için şaşkın olduklarını ifade etti.

    Ayrıca havadan görüntülenen Palandöken Dağı ve Erzurum ihtişamıyla göz kamaştırıyor.