Etiket: ayhan

  • İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan:

    Rus hükümetinin Türk iş adamlarına yönelik kısıtlama ve zorluklarla ilgili açıklamalarda bulunan İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan, “Rusya’dan İnegöl’e ciddi bir şekilde tomruk ahşap ürünleri geliyor. Onların Türkiye’ye ihracatı bizimkinden fazladır. Yani burada ekonomik zarar göz önüne alınırsa, Rus firmalar daha fazla zarar görecektir anlamına geliyor” dedi.

    Rusya hükümetinin Türk iş adamlarına yönelik yaptıkları kısıtlamalarla ilgili açıklamalarda bulunan İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan, kısıtlamaların kaldırılması ve ekonomik ilişkilerin bir an önce düzelmesi gerektiğine dikkat çekti. Seçim sonuçları öncesi durumun kritik olduğunu da ifade edene Ayhan, seçim sonrası piyasalarda kıpırdanmaların olduğunu ama bunun yeterli olmadığını, önümüzdeki sene yapılacak fuarlarla da istenilen seviyeye gelmeyi hedeflediklerini söyledi.

    Rusların ihracat rakamı olarak daha fazla zararda olduğunu ifade eden Başkan Özcan Ayhan, “Rusya’dan İnegöl’e ciddi bir şekilde tomruk ve fason ahşap ürünleri geliyor. İnegöl’den de mobilya ürünleri Rusya’ya gidiyor. Onların Türkiye’ye ihracatı, bizimkinden daha fazla olduğunu rakamlarla ortadadır. Türkiye’nin genel ihracatı 7 milyar dolar civarındayken, Rusya’nın ise bize ihracatı 25 milyon dolar. Yani burada ekonomik zarar göz önüne alınırsa, Rus firmalar daha zararlı çıkacak gibi gözüküyor. Ama biz kendi ülkemize ve kendi ilçemiz adına konuşursak, bu olayların bu noktaya gelmesini tabii ki istemeyiz. Çünkü ticaret çok farklı bir şey. Herkes işini ona göre ayarlamış, borcu var, bir sistem kurmuş. Esnaf ve tüccarın zarar göreceğini düşünüyorum. Ama Rusların da bunların hesabını yapıp, ikili ilişkiler çerçevesinde ortak bir akıl ile istemeye istemeye de olsa ticaretin tekrar devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü ticaret yalnızca devleti ilgilendirmiyor. Esnafı, tüccarı da ilgilendiriyor. Biz orayı yeni pazar alanımız olarak düşünüyorduk. Oraya giden satıcılarımız, pazarlamacılarımız sıkıntılar çekiyor, tüccarlarımız sıkıntılar çekiyor. Bazı zorluklar getirmeye başladılar. Bunların kısa sürede aşılmasını temenni ediyoruz” dedi.

    TİCARİ İLİŞKİLER DÜZELMELİ

    İki devlet arasındaki gerilimin ticari boyut olarak sıkıntılara neden olduğunu ifade eden Özcan Ayhan, “Ticaretin bir şekilde devam etmesi gerektiğini de biliyoruz. Çünkü son yıllarda üreticiler gerçekten büyük sıkıntılar çekiyor. Suriye, Irak, Mısır, Libya buralardaki iç savaşlar, Yunanistan’daki kriz, Azerbaycan’daki belirsizlik, İran’ın gümrük bedellerinin çok yüksek olması bizim gibi mobilyacılar için çok sıkıntılar yarattı. Çünkü ürettiklerimizi en kolay yakın bölgelere gönderiyoruz. Bu saydığımız ülkelerdir. Çok uzak ülkelere ihracat yapmak zor fakat bu işi başaran arkadaşlarımız var. Yeni yeni piyasalar, yeni yeni kıtalar peşindeyiz. Fakat yakın komşularımızı hiç bir zaman kaybetmemek gerek diye düşünüyorum. Rusya’da bunlardan bir tanesi. İnşallah devletlerarası gerilim biter, bizler de işlerin tekrar aksamadan devam etmesini isteriz” dedi.

    Mobilya sektörü olarak şu anda istenilen seviyede olmadıklarını ifade eden Ayhan, “Mobilya sektörümüz maalesef 2 yıldan beri ivme kaybetti. Üretimin fazla olması, ihracatın azalması, makineleşme, büyük fabrikaların yapılması, yurt içine fazla geldi. Biz de bu nedenle özellikle seçim sonuçlarını beklemek zorundaydık. Seçim sonrasında açılan MODEF EXPO fuarımızın yurt içinde bir canlılık, bir alıcı çoğunluğu yaşattı. Yurt içinden bugüne kadar gelmeyen müşterilerimiz geldi. Her bölgeden müşterilerimiz geldi. İnsanlarda biraz güven, biraz da ürün alma heyecanını gördük. Sektörümüz tabi hemen bir sihirli değnek değdi, yarın işler yüzde 100 süper oldu gibi bir sektör değil. İhtiyaç ürünleri arasında mobilya ilk sıralarda değil. Düğün yapan, ev değiştiren ya da evindeki mobilyaları eskiyen vatandaşlarımız tercih eder. Bekleme süresi halen daha devam etmektedir. Ama seçimlerden öncesine göre bir artış var. Bu artışın 2016’daki İstanbul ve İnegöl’deki fuarlarla birlikte eski seviyesine gelmesini temenni ediyorum. Böyle hayalimiz, böyle bir beklentimiz var” ifadelerini kullandı.

  • HDP Kars Milletvekili Ve Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, Oyunu Kars’ta Kullandı

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, oyunu Kars’ta kullandı. Bilgen, sandık görevlileri ve basın mensuplarını da kırmızı karanfil verdi.

    Ayhan Bilgen, İstasyon Mahallesi’ndeki Gazi Ahmet Muhtar Paşa İlköğretim Okuluna gelerek oyunu 1061 nolu sandıkta kullandı. Sandıkları ziyaret ederek görevlilere kırmızı karanfil veren HDP Parti Sözcüsü ve Kars Milletvekili Bilgen, 1 Kasım seçiminin büyük bir endişe içerisinde, tedirginlik içerisinde gidilen bir seçim olduğunu söyledi.

    Bilgen, “7 Haziranda seçmenin ortaya koyduğu iradeyi daha dikkatli okuyan ve onun gereğini yaparak ülkede barışın, kardeşliğin, özgürlüğün egemen olabilmesi için seçmen iradesinin gereği olan uzlaşmayı biz siyasetçiler ne yazık ki başaramadığı için bu ülkenin bir kez daha hem büyük ekonomik maliyete katlanarak, hem de büyük bir emek harcayarak yeniden seçime gitme zorunda kaldı” dedi.

    Bilgen, “Ümit ediyoruz ki bu seçim hem güven içerisinde gerçekleşsin, huzur içerisinde gerçekleşsin. Hiç kimsenin burnunun kanamadığı ve herkesin özgür iradesiyle tercihini yaptığı bir seçim olsun. Seçim sonuçlarının da ülkemizde birlikte yaşamaya, barışa ve seçmen iradesinin siyasetin asıl öznesi haline geldiği, demokrasinin olmazsa olmazı olarak kabul edildiği, hazmedildiği, sindirildiği bir seçim sonucu ortaya çıksın. Biz bugün sabah Digor ve Dağpınar’da sandıklarımızı ziyaret ettik. Biraz sonrada Kars’taki sandıkları ziyaret edeceğiz. Diğer arkadaşlarımız Kağızman, Selim, Sarıkamış’ta sandık ziyaretlerini yapıyorlar. Şu ana kadar güvenlik görevlilerinin son derece duyarlı ve anlayışlı hareket ettiğini gördük. Herhangi bir gerilime, sıkıntıya şahit olmadık. Bu ülke hepimizin ve bu ülkede birlikte yaşayabilmek için galiba sandık sınavını da hep birlikte başarıyla vermemiz gerekiyor” diye konuştu.

    Bilgen ve beraberindekiler daha sonra Gazi Ahmet Muhtar Paşa İlköğretim Okulu’ndan ayrıldı.

  • (Özel Haber) AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, 1 Kasım genel seçimlerinde milletin kaderinin oylanacağını ifade ederek, “Herkes güzel kıyafetlerini giyerek düğüne gider gibi sandığa gitsin” dedi.

    AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Adayı Ayhan Sefer Üstün, 1 Kasım genel seçimleri öncesinde değerlendirmelerde bulundu. Üstün, Adapazarı’nda yürüttüğü seçim çalışmaları sırasında, Doğu ve Güneydoğu’da seçim güvenliği ve seçime katılım oranıyla alakalı konuşarak, seçmene sandığa gidin çağrısında bulundu.

    “BU SEÇİM MEMLEKET MESELESİ HALİNE GELDİ”

    Son dakikaya kadar vatandaşın elini sıkmaya, dertlerini dinlemeye çalıştıklarını belirten Üstün, “Vatandaşlarımızın sandığa gitmesi için çağrılarımızı yapıyoruz. Çünkü artık bu seçim bir memleket meselesi haline gelmiştir. Bu seçimi çok önemsiyoruz ve bu seçimde herkes sandığa giderek kendine oy versin, memleketi için oy versin, Türkiye için oy versin diye gayret sarf ediyoruz” diye konuştu.

    DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA SEÇİM GÜVENLİĞİ

    Seçimler sırasında Doğu ve Güneydoğu’da ek tedbirlerin alınmaya çalışıldığını ifade eden Üstün, “Zaten seçim kanunu değiştirilmişti, bir de jandarma ve polis kardeşlerimizi orada görevlendirdik. Ancak YSK ve bazı gruplar bu konuda bize destek sağlamadı. YSK sandıkların taşınmasıyla alakalı buna izin vermeyen bir karar verdi. Hollanda’da, Almanya’da insanları taşıyoruz, sandıkları taşıyoruz, taşıma yetkisi yok diye bir durum yok. YSK’nın taşıma yetkisi var, ancak bu yetkiyi kullanmadı” diye konuştu.

    MEDENİ KONAK’IN PKK TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMESİ

    Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçici köy korucusu ve Nusaybin Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Medeni Konak’ın PKK’nın silahlı saldırısı sonucu öldürülmesiyle alakalı konuşan Üstün, “HDP bu katillerin de sırtını sıvazlıyor, ikiyüzlü bir siyaset yapıyor. Doğu’da o katillerin sırtını sıvazlıyor, onlara yol veriyor. Batı’ya geldiği zaman ise patilerinin tabelasına bir taş değse ‘vay bizi burada tehdit ediyorlar, bizim siyaset yapma hakkımız yok mu’ gibi ifadelerde bulunuyor. Elbette ki hiçbir partinin camına bir taş değmesin ama onlardan da bir samimiyet bekliyoruz. Doğu’da bizim üyelerimiz katledilirken çıkıp bir zahmet kınasınlar” ifadelerini kullandı.

    “AK PARTİ TÜRKİYE’NİN ÇİMENTOSUDUR”

    AK Parti’nin Türkiye partisi olduğunun altını çizen Üstün, “AK Parti’yi Türkiye’nin üzerinden alın ortaya bölük pörçük bir yamalı poğaça siyaseti çıkar. Doğu’da Güneydoğu’da etnik bir siyaset yapan parti HDP, kıyılarda siyaset yapan CHP, biraz da orta Anadolu’da siyaset yapan MHP kalır. Türkiye tespih tanesi gibi dağılmış olur. İşte biz Türkiye’nin çimentosuyuz. Türkiye’nin birliğini, beraberliğini tesis eden bir partiyiz” şeklinde konuştu.

    ÜSTÜN’DEN SANDIĞA GİDİN ÇAĞRISI

    Konuşmasının sonunda seçmene sandığa gitmesi konusunda çağrıda bulunan Üstün, “Herkes seçim günü güzel elbiselerini giysin, sanki bir bayrama, düğüne gider gibi gitsin ve mührünü bassın. Memleketin kaderini oyluyoruz çünkü. İçeride dışarıda Türkiye’nin iyiye gitmesini istemeyenlere karşı çok ciddi bir cevap vermemiz lazım” dedi.

  • Yenicede Ayhan Gider Çoşkusu

    Ak Parti Çanakkale Milletvekili adayı Ayhan Gider, seçim çalışmaları kapsamında Yenice’yi ziyaret etti.

    Ak Parti Çanakkale Milletvekili adayı Ayhan Gider seçim çalışmalarına devam ediyor. Seçim çalışmaları için Kalkım’a giden Gider, köylerde kadınların taleplerini dinledi. Kalkım’da vatandaşlara müjde veren Gider, “Yeni dönemde Reşadiye Köprüsü’nü en iyi şekilde yaparak hizmete sunmak bizlere nasip olacak” dedi. Kalkım’ın ardından Reşadiye’yi de ziyaret eden Gider, Reşadiyeli kadınların yoğun ilgisiyle karşılaştı.Tek tek evlere giderek vatandaşları dinledi. Ziyaretler sırasında ise aileler çocuklarıyla Gider’in hatıra fotografını çektiler.

  • Selahattin Şener Konuştu

    Selahattin Şener Konuştu

    Erzurum’da basına yönelik operasyonda gözaltına alınan , ancak serbest bırakılan Türkiye Yerel ve Bölgesel Gazeteler Birliği Genel Başkanı Selahattin Şener, düzenlediği basın toplantısında, medya soruşturmasına yönelik değerlendirmede bulundu.

     

    Gazeteci Şener, bu gün Erzurum Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlediği basın toplantısında, medya soruşturmasına ilişkin açıklama yaptı.

    Şener, kendini tanıtmayla başladığı konuşmasında şunları söyledi;

    “Türkiye genelinde örgütlemesini tamamlamış olan Türkiye Yerel ve Bölgesel Gazeteler Birliği Genel Başkanı olarak ve Türkiye Bölgesel Televizyonlar Birliği Genel Başkan Vekili olarak konuşuyorum. Aynı zamanda Erzurum’da yayın yapmakta olan bir yerel televizyon kanalı olan Kanal 25 ‘inde yayın yönetmenliğini yapıyorum. Çeyrek asra yakındır Erzurum’da gazetecilikle uğraşıyorum. 2 fakülte mezunuyum;  elektrik mühendisliği ve işletme fakültesi mezunuyum. Gazeteciğin yanı sıra mali müşavirlik yapıyorum.”

     

    “Soruşturma gazetecilikle ilgili değil”

     

    Selahattin Şener, Erzurum Cumhuriyet Savcılığı tarafından düzenlenen soruşturmanın medya ile ilgili olmadığını ileri sürdü.

    Şener, şöyle devam etti:

    “Son zamanlarda bütün kamoyunun haberi olduğu üzere Erzurum’da bir operasyon yapıldı. Bu operasyonda ağırlıklı olarak gazeteci arkadaşlarımla birlikte bende sorgulandım. İsterseniz önce kamoyunu  bu operasyonun ne kadar gazetecilikle alakalıydı, bu konuda bilgi vermek istiyorum. Bu operasyonun yapıldığı gün ben Ankara’daydım.   Doğu Tv sahibi Ayhan Köseoğlu , gazeteci Ender Yüncü ,Remzi Dervişoğlu  ve Yeni Kuşak Gazetesi’nin imtiyaz sahibi Yücel Akbaş’ın gözaltına aldıklarını duydum. Bu gözaltıların sebebini ilk başta bilemedik. Daha sonra polis tarafından benim de ifademe başvurulacağını  söylediler. Bu arkadaşlar gözaltına alındıktan 2 gün sonra ben Erzurum’a döndüm ve Savcı Bey’e ifade verdim. Bu ifadenin esasen bir gazetecilik konusu olmadığını söyleyebilirim. Her ne kadar gazeteciler gözaltına alınsa da, bu olayın gazetecilikle bir alakasının olmadığını çok rahat söyleyebilirim. Çünkü bu olay Doğu Tv’ sahibi  avukat  Ayhan Köseoğlu’nun  avukatlık ücretinin ödenmemesi ile alakalıdır ve karşı tarafta Azize Çay Bahçesi işletmecisi ile olan  kişi vardır.”

     

    “16 gazeteci gözaltına alınmadı”

     

    Şener, gözaltı sürecinde bahsedildiği gibi 16 kişinin gözaltına alınmadığını, soruşturmanın bir işadamının şikayeti üzerine yürütüldüğünü ifade etti.

    Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ayhan Köseoğlu avukatlık ücretinin ödenmediğini iddia ediyor. Onlar da bu anlamda  Doğu Tv’de kendilerine santaj yapıldığını iddia ediyor. Nihayetinde biz ifadelerimizi verdik ve çıkarıldığımız hakim karşında salı verildik, tahliye edildik. Bütün arkadaşlarımla birlikte tahliye edildik.Şikayetin çok sayıda iş adamı  tarafından yapıldığı yolundaki iddialar ise maksatlıdır. ”

     

    “Suç duyurusunda bulundum”

     

    Türkiye Yerel ve Bölgesel Gazeteler Birliği Genel Başkanı Selahattin Şener, kendisiyle ilgili eleştirilerde bulunan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu da vurguladı,

     

    Gözaltına alınanlar arasında bulunan Ender Yüncü ise  Haber25 isimli sitede yer alan köşesinde şu makaleyi kaleme aldı:

     

    Erzurum Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Ekiplerince geçtiğimiz gün yapılan operasyonda gözaltına alınan Gazetecilerin Serbest kalması, bir takım sözde kendilerini iyi gazeteci olarak gören zevatların kahpe satırlarını karalayacak kahpe kalemlerinin kırılmasına neden oldu.

    Gözaltına alınanlardan, Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ender Yüncü ve Haber Müdürümüz Remzi Dervişoğlu’nun yapılan Operasyonda hiçbir suça eşlik etmedikleri, isnat edilen Şantaj olaylarında isimlerinin geçmediği, operasyon kapsamında mağdur konumunda olan işadamlarının Ender Yüncü ve Remzi Dervişoğlu’nu tanımadıkları ve hiçbir şekilde şikayetçi olmadıkları saptanmıştır.

     

    Köpekler Dua edince, Atlar Ölmezmiş

    Biz, bugün avratlarının eteği altına gizlenmiş, kahpe satırların kahpe sahiplerine ve bugüne kadar Erzurum kamuoyunu yalan yanlış haberlerle doyuran şahsiyetlerin davrandığı alçakça ve haince fikirlerinin sustuğu gündeyiz.

    Operasyonun daha ilk anlarından itibaren insanlık dışı tavırlarla kahpe satırlarını kendileri gibi kahpe kalemleriyle süslemeye koyulan bu zevatlar, Operasyonda Gözaltına alınan kişilerin aile şereflerini, haysiyetlerini ve gururlarını düşünmeden kahpece karalamalar yapmışlardır. Tetikçi, Şantajcı diye adlandırdıkları kişileri adeta toplum mikrobu olarak kamuoyuna duyurmayı kendilerine vazife tayin etmişlerdir. Ama unuttukları “Hukuk’un Üstünlüğü” Ar bilmez yüzlerine bir tokat gibi inmiştir.

    Şimdi Zaman Hesap Vaktidir.

    Geçtiğimiz gün Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ender Yüncü ve Remzi Dervişoğlu hakkında Şantajcı, Tetikçi benzetmeleriyle kahpe satırlarını karalayan, Sizi dünyaya getiren Annelerinizin bile hatırlamadıkları babalarınızın yüzü suyu hürmetine sormak istiyoruz. Biraz Şerefiniz Haysiyetiniz var ise Kamuoyunu doğru aydınlatmak için bu sorularımızı cevaplayın.

    Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ender Yüncü ve Remzi Dervişoğlu hakkında dün yazdıklarınızın halen arkasında mısınız?

    Bu gözaltına alınan kişilerin geride bıraktığı ailelerine karşı nasıl bir cevap vereceksiniz?

    Mağdur olan işadamlarından bahsetmişsiniz, Tüm Kamuoyu huzurunda tekrar soruyoruz.

    Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ender Yüncü ve Remzi Dervişoğlu hakkında bir tek şikayetçi işadamı var mı?

    Kime Şantaj yapmışlar?

    Kimi arayıp, kimden ne istemişler?

    Biz İddia etmiyoruz. Şahsiyetimizden, Şerefimizden ödün vermeden konuşuyoruz. Sizler gibi avratlarının eteğinin altına gizlenip, kahpe satırlarınıza yazdığınız kahpece düşüncelerinizi, Şerefimizle ve haysiyetimizle cevaplıyoruz. Bugüne kadar kursağımızdan haram lokma geçmemiştir. Kimseden karşılıksız bir kuruş dahi almamışız. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan hiçbir işadamı ya da vatandaşımıza şantaj içeren bir şekilde yaklaşmamışız. Hele birilerinin Tetikçisi hiç olmamışız. Ne kuyumcu dükkanından altın çalmış, nede çalıştığımız gazetenin sahibi olmuşuz. Şimdi herkes eteğindeki taşları ortaya koymalıdır. Bu söylediklerimin aksini geçtiğimiz hafta sizler kahpe satırlarınızda kahpece yazdınız. Biz Hukuk’un Üstünlüğüne inandık. İnanmaya da devam edeceğiz. Adaletin Tecelli ettiğine inanıyoruz. Geçtiğimiz hafta bizler hakkında yazdıklarınızın düzmece olduğunu da tüm kamuoyu huzurunda şerefimizle duyuruyoruz.

    Sizde bu söylediklerimizin yalan olduğunu halen daha iddia ediyorsanız tüm kamuoyu huzurunda çıkıp cevaplamazsanız Şerefsizin en önde gideni olduğunuzu da şimdiden beyan ederiz. Aksi takdirde tüm kamuoyu huzurunda müfteri duruma düşeceğinizi de hatırlatıyoruz.

    Yine, Geçtiğimiz hafta içerisinde düzenlenen operasyonda Davaya konu olan 4 işadamı dahil olmak üzere, bunların haricinde bile sizlerin bildiğiniz başka bir işadamı ya da kişiye Ender Yüncü veya Remzi Dervişoğlu tarafından şantaj ya da tetikçilik olarak nitelediğiniz unsurlar üzerinden yaklaşılmış biri ya da birileri varsa bunu da tüm kamuoyu huzurunda açıklamazsanız yine ŞEREFSİZİN Taa Kendisi olduğunuzu beyan ederiz.

    Kusura bakmayın birilerinin Şerefleri bizleri pekte ilgilendirmiyor ama Şerefli bir insana yakışan davranışlardan bahsediyorum. O ki, birilerine bazı yakıştırmalar yapıyorsunuz bunun ispatı da yine size düşer diye düşünüyoruz.

    Şimdi Takdiri Kamuoyuna Bırakıyoruz.

     

    TEŞEKKÜRLER KOM

    Öte yandan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca Kamu düzenini korumak adına başlatılmış olan bu operasyonda Gözaltı süresince, gözaltında bulunan diğer kişilerle birlikte Gazetemiz Sahibi Ender Yüncü ve Haber Müdürümüz Remzi Dervişoğlu’na göstermiş oldukları itinalı ve Türk Polisine yakışır davranışlarından dolayı tüm kamuoyu adına Erzurum Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür ederiz.

    TEŞEKKÜRLER YÜCE TÜRK ADALETİ

    Yine Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca Kamu düzenini koruma adına başlatılan bu soruşturmada Sapı Samandan ayırmak için gecenin geç saatlerine kadar verilen ifadeleri tek tek inceleyip Yüce Türk adaleti adına, hem hukuk sistemimiz, hem de maşeri vicdan açısından gereken en doğru kararı vermek için çalışılmıştır. Yargı’nın Kusursuz işleyişini, Hukuk’un Üstünlüğünü bir kez daha gözler önüne seren Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Yüce Türk Adaletine de Tüm Türk Ulusu Adına Sonsuz Teşekkür ederiz.