Etiket: Aydın

  • Aydın Alt Yapıda Geleceğe Emin Adımlarla İlerliyor

    Aydın Büyükşehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü alt yapı çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.

    Etkisini yavaş yavaş hissettiren kış şartlarında yağmur sezonu başlamadan alt yapı sorunlarını çözmeyi hedefleyen ASKİ, bu çerçevede ilçelerde yağmursuyu hat çalışmaları başta olmak üzere içme suyu ve kanalizasyon çalışmalarını sürdürüyor. Yoğun yağışlar sebebiyle oluşabilecek olumsuz durumların önüne geçmek isteyen ASKİ ekipleri ilçe merkezlerinin yanı sıra özellikle köyden mahalleye dönüşen yerleşim yerlerinde yoğun mesai harcıyor.

    KOÇARLI KIŞA HAZIRLANIYOR

    Büyükşehir yasası çerçevesinde köyden mahalleye dönüşen yerleşim yerlerinde sürdürülen alt yapı çalışmaları kapsamında ASKİ Koçarlı’da faaliyetlerini gün geçtikçe artırıyor. İlçeler arasından en yoğun çalışmaların başı çektiği ilçe de ASKİ ekipleri adeta kazılmadık yer bırakmadı.

    Kızılkaya Mahallesi’nde yağmur suyu hattı çalışması tamamlandı. 40 metre 500mm’lik hat yapımı gerçekleştirilen mahallede aşırı yağışlardan artık olumsuz etkilenilmemesi planlanıyor. Çakırbeyli de ise 250 metre uzunluğunda yağmursuyu hattı için tüm ön çalışmalar tamamlandı. Yakında başlayacak çalışma ile Çakırbeyli’nin aşırı yağışlarda yaşadığı çile son bulacak. Çakırbeli’de yapılan diğer bir çalışma ise 6 adet hat vanası takılması oldu. Eskiden tek vanaya bağlı şekilde işleyen içme suyu şebekesi artık 6 adet vanayla çalışıyor. Olası bir kesinti veya bakım çalışması esnasında mahallenin tamamının suyunun kesilmesinin önüne geçilmiş oldu. Öte yandan Kızılkaya’da daha önce yapılan titiz çalışma ile atıl durumda olan içme suyu arıtma tesisi yeniden faaliyete geçirilmişti. Yağmursuyu hattının da döşenmesi ile mahalleli ve Muhtar Mehmet Ali Avcı Özlem Çerçioğlu ve emeği geçen tüm ASKİ personeline teşekkür etti. Yağmursuyu ve kanalizasyon çalışmaları çerçevesinde bir diğer durak ise Şenköy Mahallesiydi. 300 metre olarak planlanan yağmur ve pis su hattının yarısı yapıldı. 15 hanenin abonesi yenilenirken çalışmanın ikinci ayağı başladı.

    İçme suyu çalışmalarının da yoğun olarak yürütüldüğü ilçede Kızılkaya’da içme suyu arıtma tesisinin devreye alınmasının yanı sıra Dedeköy Mahallesi’nde körlenen kaptajı canlandırılarak depoya aktarıldı. Dedeköy Kumbahçe mevkiinde ise 1200 metre hat yenilemesi yapılması için tüm malzeme ve ekipman hazırlandı. 50 yakın aboneyi kapsayacak çalışma tamamlandığında su sorunu uzunca bir zaman gündeme gelmeyecek. Cincin’de ise 800 metre içme suyu çalışması başlatılacak. Güdüşlü Mahallesi’nde 3 yıl evvel selin zarar verdiği ve kullanılmaz hale gelen tatlı su hattında çalışma yapılarak sorun giderilecek. Dereköy ve Çulhalar’da ise sondaj çalışmaları tamamlandı. Önümüzdeki günlerde çalışmaların tamamlanarak suyun yerleşim yerlerine ulaştırılması planlanıyor. Şahinciler Mahallesi’nde sondaj çalışması yapılarak suyun depoya aktarılması için 650 metre hat döşeme çalışması başladı. Satılar ’da yangın hidrandı atıldı. Yeniköy, Bıyıklı ve Kasaplar mahalleleri içinde yağmur hidrandı çalışması yapılacak.

    KOÇARLI İLÇE MERKEZİNDE DE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

    Koçarlı’nın mahallelerinde süren dev dönüşüm hamlesini ilçe merkezinde de devam ediyor. İlçe Büyükşehir Belediye Hizmet Binası önünde 80 metre içme suyu hattı yenilendi. İlçenin belirlenen mevkilerinde yağmursuyu hatları yapıldı. Sorunlu bölgelerde çözüm sağlandı. Mazgal yenilemeleri ve temizlikleri tamamlandı.

    YENİPAZAR’ DA İKİ MEVKİ KANALİZASYONA KAVUŞUYOR

    ASKİ ekipleri, Çarşı Mahallesi ve Deren Sokak olmak üzere iki ayrı bölgede kanalizasyon çalışması başlattı. Her iki mevkide de ekipler tarafından yapılan incelemeler sonucu hatların eskimiş olduğu tespit edildi. Fosseptik kullanılan iki mahalle yapılan çalışma sonucu yeni hatlarla kanalizasyona kavuşacak. Tamamı 250 metre olarak belirlenen hattın büyük bölümünde 200 mm’lik son teknoloji koruge boru kullanılıyor. Ayrıca ilçede belediyeye ait parklar ve umumi tuvaletlerde kullanılan su saatlerinin bakımları da yapılıyor.

  • Eğitim Ekonomisi İş Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Aydın Uluslararası Öğrenci Pazarını Anlattı

    Dünyada ortalama 5 milyon uluslararası öğrenci var. Her bir öğrenci bulunduğu ülkeye yılda yaklaşık 40 bin dolar bırakıyor, dünya ekonomisine toplam katma değeri ise 200 milyar dolar. Türk özel sektörünün küresel gücü olan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEİK Eğitim Ekonomisi İş Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Aydın, yabancı öğrenci piyasasındaki gelişmeleri İHA’ya anlattı.

    Eğitim, her geçen gün ekonomideki payını hızla büyütüyor. Uluslararası öğrenci pazarının dünya ekonomisine toplam katma değeri 200 milyar dolara ulaştı. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK), yabancı öğrencileri merkezi sınava tabi tutan Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı’nı (YÖS) 2010 yılında kaldırmasıyla Türkiye’deki üniversiteler de uluslararası öğrenciler için bir cazibe merkezi haline geldi. Eğitimin ekonomideki payının ciddi rakamlara ulaştığını söyleyen DEİK Eğitim Ekonomisi İş Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Aydın, yıllarca siyasi bahanelerle uluslararası öğrencilerin Türkiye’ye gelmesinin engellendiğini,YÖS’ün kaldırılmasıyla Türkiye’nin uluslararası öğrenci pazarında ABD, İngiltere, Çin, Japonya gibi büyük oyuncularla yarışmaya başladığını söyledi.

    “ADALETTEKİ EKSİKLİK YÖS’ÜN KALKMASIYLA GİDERİLDİ”

    Türkiye’nin coğrafi konum olarak dünyadaki önemli merkezlerden biri olmasına rağmen siyasi sebeplerden dolayı yıllarca uluslararası öğrenci temini konusunda çok yavaş davrandığını söyleyen Dr. Mustafa Aydın, ‘Doğu’dan gelen öğrenci komünizmi ithal edecek’,‘Güney’den gelen öğrenci şeriatı ithal edecek’ gibi bahanelerle yabancı öğrencinin Türkiye’ye girişinin yıllardır engellendiğini dile getirdi. YÖS’ün kalkmasıyla uluslararası öğrenci pazarında çok önemli bir adım atıldığını ve Türkiye’nin bugün 110 bin öğrenciyle artık eğitim piyasasının başını çeken ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Çin, Japonya Avustralya gibi büyük oyuncuların arasına girdiğini söyleyen Aydın, “Dünyada ortalama 5 milyon uluslararası öğrenci var. Her bir öğrenci bulunduğu ülkeye yılda yaklaşık 40 bin dolar bırakıyor. Yani bugün dünyadaki uluslararası öğrencinin ekonomiye katma değeri 200 milyar dolar. Bu çok ciddi bir rakam” diye konuştu. 2010’lu yıllara kadar Türkiye’de uluslararası öğrenci sayısının 30 bin civarında olduğunu hatırlatan Mustafa Aydın, “Oysa bugün Amerika’da 750 bin, İngiltere’de 500 bin, Avustralya’da 250 bin uluslararası öğrenci var. Hatta coğrafi konumu, fiziki yapısı, tarihi ve kültürü bizimle mukayese edilemeyen Malezya’da bile 85 bin öğrenci var. Dolayısıyla 2010 yılına kadar süren adaletteki bu eksiklik YÖS’ün kalkmasıyla giderildi” dedi.

    “DEVLET YÜZDE 70 DESTEK SAĞLIYOR”

    10 yıl önce uluslararası öğrenci temini konusundaki çalışmalara hiçbir katkının sağlanmadığını söyleyen Aydın, şu anda devletin yapılan bütün etkinliklere yüzde 70’e varan destek verdiğini dile getirdi. Ayrıca bütün Büyükelçilikler, Bakanlıklar ve YÖK’ün de her türlü manevi desteği verdiğini ve teşvik ettiğini söyleyen Dr. Mustafa Aydın, “Ülkem adına bütün kurumlara şükranlarımı ve minnettarlığımı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

    “YABANCI ÖĞRENCİ ALMAMA SINAVI”

    Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı’nın çok tartışılan bir konu olması sebebiyle eğitimciler arasında “Yabancı Öğrenci Almama Sınavı” olarak anıldığını hatırlatan Aydın, açıklamalarına şöyle devam etti: “Maalesef o sınava girip de sınavı kazanamadığı için Türkiye’de herhangi bir üniversitede okuyamayan öğrenci yurtdışında dünyanın ilk yüzü içerisindeki üniversitelerde okuma imkânı buluyordu. Demek ki burada başka bir gerekçe aramak gerekiyor. Bugün Türkiye’de 110 bin uluslararası öğrenci var. Hedef 2020 yılında bunu 250 bine çıkarmak. Çok rahatlıkla çıkarabiliriz çünkü Türkiye hem coğrafi hem ulaşılabilirlik hem de bölgedeki ülkelerle olan tarihi ve kültürü birliği bakımından çok daha elverişli.”

    “DENKLİK SORUNU YOK”

    Yabancı öğrencilerin Türkiye’de eğitim almalarında ileride de denklik probleminin yaşanmayacağına vurgu yapan Aydın, “Elbette elini kolunu sallayarak Türk üniversitelerine giremiyorlar. Her üniversite kendine göre kriterler koyuyor. Kendi ülkesinden hangi dereceyle mezun olduğuna bakılıyor, girdiği üniversitenin açtığı özel sınavları var. Denklik konusunda ise asla bir problem yok. Çünkü zaten şu anda biz dünyadaki öğrenci aldığımız ve öğrenci gönderdiğimiz ülkelerle akreditasyon anlaşmaları yapıyoruz. Dolayısıyla gerek öğrenciler o ülkelerde okuyarak Türkiye’ye dönsün gerekse Türkiye’de okuyarak o ülkelere gitsin herhangi bir tanınırlık problemi yoktur” dedi.

    “BATIDAN SOSYAL BİLİMLER İÇİN DOĞUDAN FEN BİLİMLERİ İÇİN GELİYORLAR”

    Uluslararası öğrencilerin Türkiye’yi tercih etme sebeplerine de değinen Aydın, Batılı öğrencilerin ülkemize özellikle sosyal bilimler için geldiklerini söyledi.“Yani bugün bir İngiliz, Hollandalı, Amerikalı veya Şilili bir öğrenci Türkiye’ye tarih, mimarlık, din gibi sosyal alanlarda araştırmalar yapmak için geliyor” diyen Aydın, Afrika, Ortadoğu ve Uzak Doğulu öğrencilerin ise daha çok mühendislik, tıp ve sağlık alanlarında Türkiye’yi tercih ettiğini dile getirdi.

  • Aydın Tarım Fuarı’nda Efeler Belediyesi Yoğun İlgi Gördü

    Aydın 4. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı’nda yaklaşık olarak 50 bin kişinin ziyaret ettiği Efeler Belediyesi standı yoğun ilgi gördü.

    Aydın Efeler ilçesi Fatih Mahallesi Kapalı Pazar Yeri’nde 9 Aralık Çarşamba günü kapılarını açan Aydın 4. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı 12 Aralık Cumartesi akşamına kadar ziyaretçilerini ağırladı. Sektörün önde gelen firmalarının standlarının bulunduğu fuarda Efeler Belediyesi de yer aldı. İlçenin tarım ürünlerinin ve belediyenin faaliyetlerinin tanıtıldığı Efeler Belediyesi standı ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Tadımlık olarak zeytin, zeytinyağı ve lokumun ikram edilerek, Efeler Belediyesi tarafından hazırlatılan 2016 yılı takviminin dağıtıldığı standı 4 gün boyunca yaklaşık olarak 50 bin kişi ziyaret etti.

    “ÇOK ZENGİN TARIM ÜRÜNLERİNE SAHİBİZ”

    Vatandaşların ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan, “Efeler Belediyesi olarak fuarda ilçemizin tarım ürünlerini tanıtmak üzere bir stand açtık. Bilindiği gibi Aydın tarıma dayalı bir şehir. Herodot Aydın ili ile ilgili ’Bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzünün altı ve en güzel iklimin bulunduğu yer’ Evliya Çelebi ise ’Dağlarından yağ, ovalarından bal akar’ demiştir. Zeytini, zeytinyağı, inciri, pamuğu, kestanesi, kirazı ve ile çok zengin tarım ürünlerine sahibiz. Yeni teknoloji tarım ve iş makineleri ile tarım ürünlerimizin tanıtıldığı güzel bir fuar oldu. Fuar boyunca standımızı ziyaret eden tüm ziyaretçilerimize teşekkür ederiz” dedi.

  • Akev Çadırı İstanbul Aydın Üniversitesi’nde

    İstanbul Aydın Üniversitesi Kulüpler Birliği ve AKEV’in işbirliğiyle kurulan yardım çadırında ihtiyaç sahipleri için giysi toplanıyor.

    Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı (AKEV), ’Giysi Bankası’ projesi kapsamında İstanbul Aydın Üniversitesi’nin Florya Yerleşkesi’nde çadır açtı. 2 hafta boyunca okulda olacak çadırda toplanan kıyafetler, Suriyeli göçmenler ve köy okullarındaki ihtiyaç sahiplerine gönderilecek. Çadırla ilgilenen öğrencilerden Kürşat Muhammet Eraslan ve Rüveyda Sadettin, karşılık beklemeden yapılan iyiliklerle dünyanın değişeceğine inandıkları için böyle bir projenin içinde yer aldıklarını söyledi. AKEV’e gönüllü olarak destek olan öğrenciler, gönüllülükle ilgili farkındalık yaratmak için Avrasya Maratonuna katıldıklarını da belirtti.

    AKEV gelecek günlerde ’Kitap Bankası’, ’Oyuncak Bankası’ ve ’Gıda Bankası’ gibi etkinlikler de düzenleyecek.

  • Ahmet Aydın: “Türkiye Cumhuriyeti ‘Muz Cumhuriyeti’ Değildir”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Ahmet Aydın, Rusya’nın Türk balıkçı teknesine ateş açmasıyla ilgili, “Türkiye güçlü bir ülkedir, Türkiye ’muz cumhuriyeti’ değildir” dedi.

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Adıyaman’ın genel sorun ve çözüm önerilerinin konuşulduğu toplantı sonrasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Aydın, Rusya’nın Türk balıkçı teknesine ateş açması ve terör örgütünün camileri yakmasıyla ilgili açıklamada bulundu.

    “TÜRKİYE MUZ CUMHURİYETİ DEĞİLDİR”

    Ahmet Aydın, Rusya’nın sağduyulu davranması gerektiğinin önemine işaret ederek, Türkiye’nin sınanmaması gerektiğini vurguladı. Aydın, “Rus yetkililer, maalesef iç politikaya dönük olarak, bu gerilimi tırmandıran eylemler gerçekleştiriyor. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Türkiye güçlü bir ülkedir. Türkiye bir ’muz cumhuriyeti’ değildir. Türkiye kendi hakkına, kendi hukukuna, kendi ulusal güvenliğine aykırı eylemler olduğu zaman yeri geldiğinde kendi tedbirlerini alacak güçtedir; kapasitededir. İşte bugün bu bağlamda yapılan eylemi de (Ege’de balıkçı teknesine saldırı) tabii ki doğru bulmuyoruz. Zaten Rus yetkililer dışişlerine çağrılmış durumda. Bu konuda gerekli ikazlar da yapılacaktır. Bundan sonraki süreçte Rus tarafında hassasiyetle, sağduyu ile mantıkla işin çözümü için çabalayacağını düşünmek istiyorum. Aksi takdirde dediğim gibi yeri geldiğinde Türkiye’de kendi tedbirlerini alabilecek güçtedir. Rus yönetimi biraz da maalesef iç politikada bir sıkıntının içerisinde diye düşünüyorum. Ülkeler bazen bu dış politikalardaki atraksiyonları iç politika malzemesi haline getirebiliyor. İçeride kendi tabanını konsolide etmek adına da bunu yapabiliyor. Ama şunu görüyorum ki artık Rus halkında da bir takım söylemlerin geliştiğini görmek mümkün. Yani Ruslar dahi Putin’in bu anlamsız tutumuna bu gerilimi tırmandıran yaklaşımını artık kabul etmiyor” dedi.

    “KUTSALLARIMIZA SALDIRANLARI LANETLİYORUM”

    Terör örgütü PKK/KCK tarafından camilerin yakılması olayıyla ilgili ise Aydın, “Kutsallarımıza yapılan saldırıları şiddetle, esefle kınıyoruz; lanetliyoruz. Terörün her türlüsünü lanetliyoruz. Kimden gelirse, kime karşı işlenirse işlensin, kim tarafından işlenirse işlensin terör lanetlenmesi gereken, kınanması gereken bir olaydır. Artık öyle bir çağdayız ki; fikirlerin tartışıldığı, tartışılan fikirler içerisinde hakikatlerin ortaya çıktığı bir tarzdayız. Adalet noktasında, demokratikleşme noktasında çok ciddi reformların yapıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Olağanüstü hallerden devlet güvenlik mahkemelerine, faili meçhullerden pek çok hak gasbının yaşandığı dönemlerden bugün çok daha demokratik ortamda yaşıyorsak; demokrasi kanalıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında tüm sorunların çözümünün aranması gerekir. Bütün kutsallarımıza, canımıza, malımıza kasteden terör örgütünü bir kez daha lanetliyoruz ve teröre karşı Türkiye’de yaşayan her kesimi, tüm sivil ve kamu inisiyatifini ortak tavır almaya bir kez daha davet ediyorum” şeklinde konuştu.