Etiket: Ayağa

  • (Özel Haber) Ağaç Kesimi Köylüyü Ayağa Kaldırdı

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde Orman İşletme Müdürlüğü’nün yangınlarını önlemek amacıyla başlattığı proje kapsamında gerçekleştirdiği ağaç kesimi köylüleri ayağa kaldırdı. Çalışma sahasını basan köylüler kesimi durdurdu.

    Edinilen bilgiye göre, Marmaris Orman işletme Müdürlüğü ilçeye bağlı Yeşilbelde Mahallesi Ayın Koyu mevkiinde yangınla mücadele kapsamında projeli çalışma başlattı. Yol kenarında yaklaşık 700 kızılçam ağacının kesildiğini duyan köylüler, çalışma sahasında toplanarak ağaç kesimini durdurdu. Geçimini arıcılıkla sağlayan köylüler, kesimin çam balı üretimini azaltacağını öne sürdü.

    Bunun üzerine Marmaris Orman İşletme Müdürü Hakan Zeybek, köylüleri ikna etmek için bölgeye gitti .Köylülerle bir süre görüşen Zeybek, yapılan çalışmanın orman yangınları ile mücadele kapsamında yapıldığını ve köylünün yararına olduğunu anlatmaya çalıştı. Ancak uzun süren görüşmelere rağmen köylüler ikna olmadı ve kesime izin vermemekte kararlı olduklarını bildirdiler. Köylülerin kararı karşısında çalışmayı durduran İşletme Müdürü Hakan Zeybek, bölgeden ayrıldı.

    Karacasöğüt Mahalle Muhtarı Yavuz, bölgede sorumsuzca kesim yapıldığını savunarak köylüye danışmadan çalışma başlatıldığını iddia etti. Yavuz, “Geçen yılda kesim yapıldı. Biz buna karşı çıkmadık. Ancak bu sefer yapılan kesimin orman yangınlarını önlemek amacıyla yapılan bir çalışma değil. Yol boyunca kesilen ve enerji nakil hatlarına yakın olan ağaçların kesilmesine sözümüz yok. Ancak denizin kenarında ağaçlar da kesildi. Bu ağaçların hiçbir şeye zararı yoktu. Ayrıca bu bölge arıcılık ve tarımla geçiniyor. Bu kesim çam balı üretimini de etkileyecek. Biz kesimi istemiyoruz “diye konuştu.

    Marmaris Orman İşletme Müdürü Hakan Zeybek konuyla ilgili yaptığı açıklamada, yangın mevsiminde orman yangınlarını en aza indirmek maksadıyla tehlike arz eden bölgelerde projeli çalışma başlattıklarını söyledi. Bu kapsamda en öncelikli sahanın Yeşilbelde ve Karacasöğüt mahallesi güzergahındaki ormanlık alanlardan geçen enerji nakil hatlarının oluşturduğunu anlatan Zeybek, tespit edilen 670 çam ağacının proje kapsamında kesilmesinin planlandığını kaydetti. Köylülerin kesime karşı çıkmasına anlam veremediğini belirten Zeybek söyle konuştu:

    “Köylü kardeşlerimize bu bölgedeki orman yangını tehlikesini anlattık. Marmaris’in her bölgesi birinci derecede yangın bölgesi.Bizim amacımız orman yangını riskini en aza indirmek.Bu amaçla yangının alt bölgeden üst bölgeye geçmesini engelleyecek yada bizim oraya ulaşmamızı kolaylaştıracak yolların bakımı ihyası, transportun en iyi şekilde sağlanması ve ormanda bulunan on binlerce ağacın hayatını da garanti altına almak için yapılan bir çalışma.Çalışmalarımız sırasında çam balı üretimi nedeniyle basralı ağaçları da kesmemeye özen gösteriyoruz. Bu proje aslında vatandaşlarımızın yararına bir çalışma.Geçmişte bölgede meydana gelen orman yangınlarına baktığımızda büyük alanlar yok olmuş. Son yıllarda yangın sayısında artmalar da oldu. Ancak bizim bu tip çalışmalarımız sayesinde çok az alan yandı.”

    Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri, yangınları önlemek maksadıyla başlatılan yol kenarı temizlik ve enerji nakil hatlarına zarar veren ağaçların kesilmesi çalışmasının diğer bölgelerde devam edeceğini belirtti.

  • Felçli Adamı Ayağa Kaldıran Köpeği Bulana Ödül

    Bursa’da yaşayan felçli adam, hastalığının gerilemesinde en büyük desteği olan 3 yaşındaki Golden Retriewer cinsi köpeğini çaldırdı. Köpeğinin çalınarak yurtdışına kaçırılabileceğini iddia eden adam, bulana ödül vereceğini açıkladı.

    Bursa’da yaşayan Nail Artuç, 3 yıl evvel felç oldu. Kızının ısrarıyla aldıkları Golden Retriewer cinsi “Şamata” ismindeki köpekle vakit geçirmeye başlayan Artuç, ilk olarak yatalak olmaktan kurtularak tekerlekli sandelyeyle hayatına devam etmeye başladı. Yıllar geçtikçe durumu iyiye giden Artuç, artık koltuk değnekleriyle yürümeyebiliyordu. 17 Aralık tarihinde tedavisi dolayısıyla köpeğini arkadaşına teslim eden Artuç, köpeğinin çalındığını öğrendi.

    Tedavi gördüğü Ankara’dan tedavisini yarım bırakarak köpeğini aramaya koyulan Artuç, sokak sokak dolaşarak köpeğini arasa da bulamadı. Değerli cins köpeklerin çalınarak yurtdışına kaçırıldığı bilgisine ulaşan Artuç, bir süre hava alanlarını da dolaştı, fakat yine bir alamadı. Broşür bastırarak dağıtan Nail Artuç, köpeğini bulana ödül vereceğini ifade ederek, “Broşürler bastırıp köpeğimi sokak sokak aradım. Hastalığım dolayısıyla hayata donuk gözlerle bakıyordum. Köpeğimiz benim donuk gözlerime bakarak adeta onunla iletişime geçmemi istedi. Bir süre sonra köpeğimizin benimle vakit geçirmek istemesi bana güç verdi. Önce yatalak durumumdan kurtularak akülü arabayla, köpeğimle birlikte dolaşmaya başladım. Daha sonra koltuk değnekleri kullanmaya başladım. Hastalığım köpeğim sayesinde daha da iyiye gidiyordu. Ta ki köpeğim çalınana kadar. Köpeğim çalındıktan sonra hareketlerim de kısıtlandı. Onun benimle dolaşmak istemesi bana iyi geliyordu. En iyi arkadaşımı çaldılar. Bu cins köpeklerin yurt dışına kaçırılma ihtimaline karşı havaalanlarını bile aradım, ama bir netice alamadım. Köpeğimi gören, duyan biri varsa lütfen bana haber versin” dedi.

  • Tarih Yeniden Ayağa Kalkıyor

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde, 20 Ekim 2013 tarihinde çıkan yangında büyük zarar gören Beylik Han’ın restorasyonu sürüyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen tarihi Beylik Han’ın duvarları yükselmeye başladı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, tarihi çarşının kalbindeki İshakpaşa Külliyesi’nin ayağa kaldırıldığını söyledi. Beylik Han’da geçmişte 40 dükkan olduğunu hatırlatan Altepe, bu dükkanların yeniden yapılacağını, çevre düzenlemesiyle hanın İnegöl Çarşısı’na değer katacağını söyledi.

    İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise, Kasım 2013’te meydana gelen yangında özelliğini tamamen kaybeden Beylik Hanı’nın Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tamamen ayağa kaldırıldığını belirterek, “Proje aşaması biraz zor geçti. Hamdolsun bu da aşıldı ve çalışmalar devam ediyor. Bu projenin en önemli özelliği, çarşıyı toparlayacak bir proje olmasıdır. Aslına uygun bir şekilde han ayağa kaldırılarak modern bir hale gelecek. Başkanımız ve ekibine teşekkür ediyoruz. Beylik Hanı, Akarsu Güven Çarşısı veya Cafer Paşa Hanı isimleri ile bilinmekte. Beylik Hanı, Vakıflar Genel Müdürlüğündeki kayıtlara göre 1827-1828 yıllarında Cafer Paşa tarafından yaptırılmış. 2013 yılının Ekim ayında geçirdiği yangın sonucu sadece doğu ve batı yönündeki beden duvarları ayakta kalabildi” dedi.

  • Fizyoterapi İle Ayağa Kalktı

    Konya’da beyin tümörü sebebiyle 3 defa ameliyat olan 49 yaşındaki Gülistan Ural, Medicana Hastanesi’nde uygulanan fizyoterapi ile ayağa kalktı.

    Konya’nın Akşehir ilçesinde yaşayan iki çocuk annesi Gülistan Ural, 1996 yılında geçirdiği baygınlık üzerine Meram Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldü. Burada yapılan tetkikler sonucunda Gülistan Ural’da epidermoid kist olduğu anlaşıldı. Kist teşhisi üzerine iki ameliyat geçiren Ural, 24 Kasım 2015’te Medicana Hastanesi’nde üçüncü ameliyatına alındı. Burada ameliyatı gerçekleştiren Beyin ve Sinir Cerrahi Bölümü Prof. Dr. M. Özerk Okutan, ameliyat sonrasında tedavi sürecinin iyi devam etmesi için fizyoterapi tedavisinin uygulanması gerektiğini belirtti. Rahatsızlığı sebebiyle yürüyemeyen Ural, fizyoterapi tedavisine başladı. Gülistan Ural, uygulanan fizyoterapi tedavisi ve egzersizler sonucunda ayağa kalkmayı başardı.

    “TÜMÖRÜN ÖZELLİĞİ BÜYÜYEREK BEYİN DOKULARINA BASI YAPMASIDIR”

    Yapılan ameliyatın ardından yaklaşık bir buçuk aydır hastayı takip ettiklerini belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Doktoru Prof. Dr. M. Önder Özerbil, “Hasta iki ay önce üçüncü defa beyin tümörü nedeniyle beyin ameliyatı oldu. Bu tümörler iyi huylu tümörler. Kistik yapıda olan tümörler iyi huylular. Nitekim hastamızın da üçüncü ameliyatıydı bu iki ay önce geçirdiği ameliyat. Tümörün özelliği büyüyerek etraf dokulara beyin dokulara bası yapmasıdır. Bu nedenle de bir takım ahrazlar oluşturmaktadır. Bu nedenle mutlaka nüks olursa da takip ediliyor. Çok kolaylıkla teşhis konuluyor MR ya da tomografi ile. Rahatlıkla tümörü tespit edilebiliyor ve beyin cerrahlarımız güzel başarılı bir ameliyatla tümörü temizlediler” dedi.

    “BİR BUÇUK AY İÇERİSİNDE BİR HAYLİ YOL ALDIK”

    Hastanın daha önceden de yarım felci olduğunu belirten Doktor Özerbil, “Bu ameliyatlar tabi ki hastanın felcini arttırabilir bası özelliği olması sebebiyle tümörlerin. Tümör çıkarıldıktan sonra ve hasta kendini toparladıktan sonra biz süratle rehabilitasyona başladık. Kuvvetlendirme egzersizleri ve yürüme eğitimi şeklinde rehabilitasyonumuzu halen de gerçekleştirmekteyiz. Ama bir hayli yol aldık bir buçuk ay içinde. Bu şekilde hastamızı tamamen yataktayken şu anda ayakta durup birkaç adım atar şekle getirdik. Bu başarımız inşallah daha da büyücek inşallah. Tamamen bağımsız bir yürüme söz konusu olamaz. Yardımcı cihazlarla ev içinde kendine bakım aktivitelerini yapabilecek bir şekilde bir yürümesi olacaktır. Hiçbir zaman daha önceki gibi bağımsız dışarılarda gezebilen bir durumu söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

    “KÜÇÜK BİR BAYILMA İLE FARKINA VARDIK”

    Hastalığının yaklaşık 15 yıldır kendisinde olduğunu ifade eden Gülistan Ural, “İlk ameliyatımı Selçuk Tıp Fakültesi’nde oldum. İkinci ve üçüncü ameliyatımı burada oldum. Allah’ıma şükürler olsun Önder bey, Mehmet Özerk doktorumun sayesinde ve Gülser hanımın sayesinde bu seviyeye geldim. Şükürler olsun bin kere Rabbime. Bütün hastane personeline teşekkür ediyorum. Allah bin kere razı olsun hepsinden” dedi.

    1996 yılında ilk küçük bir bayılmayla olayı anladıklarını belirten Gülistan Ural’ın eşi Tacettin Ural (48), “Akşehir Devlet Hastanesi, Konya Numune Hastanesi ve ardından Meram Tıp Fakültesi Hastanesine ileri tetkik için biz sevk olduk. 1996 yılında epidermoid kist diye bize Meram Tıp Fakültesinde teşhis kondu” diye konuştu.

    2015’in Temmuz ve Ağustos ayında eşinin tekrar sol tarafında uyuşma, halsizlik, dilinde dolaşma ve unutkanlık olmaya başladığını anlatan Tacettin Ural, “Önce Rabbimin müsaadesi ve eşimin ailemin yakınlarımın desteğiyle tekrar buraya geldik. Mehmet Özerk Okutan hocamıza geldik. Daha önceden de hastasını bildiği için ikiletmeden bizi hastaneye kabul etti. Riskli bir ameliyat olacağını bize söyledi. Bize ön bilgi verdi. Biz de ’önce Rabbimin müsaadesi ardından sizlerin elinizin hüneri ile inşallah’ dedik ve eşimi ameliyata aldı. Yaklaşık beş ile altı saat gibi bir zaman süresinde ameliyatı bitti. Çok güzel çok başarılı geçtiğini söyledi” şeklinde konuştu.

    Tümörün büyümüş ve genişlemiş olması nedeniyle eşinin sol ayağında ve sol kolundaki uyuşukluğun arttığını belirten Tacettin Ural, “Ameliyatın ardından Prof. Dr. M Özek Okutan hocamız bize fizyoterapi olacağını uyandıktan sonra söylemişti zaten. Önder hocamız Fizyoterapist Gülser hocamız sağ olsun bize bir buçuk aydır çok yoğun bir tetkikle tahlille ve çalıştırmayla özenle eşimi sıfırdan bu hale getirdi. Çok minnettarım. Yani hastane personeline çok teşekkür ederim. Bizleri sevindiren Rabbim cümle hasta ve hasta yakınlarını sevindirsin” diye konuştu.

  • Buruk: “Ayağa Kalkmamız Gerekiyor”

    Medicana Sivasspor Teknik Direktörü Okan Buruk Eskişehirspor maçı sonrası yaptığı açıklamada, ”Bu hafta bizim için çok altın değerinde üç puanın olduğu bir haftaydı. Bunu kaçırdığımız için çok üzüntülüyüz. Tekrar ayağa kalkmamız gerekiyor” dedi.

    Sahasında Eskişehirspor’a 2-1 mağlup olan Medicana Sivasspor’da Teknik Direktör Okan Buruk, karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında müsabakayı değerlendirdi. Buruk karşılaşmaya iyi hazırlandıklarını belirterek, ”Maçın ilk yarısına baktığımızda maçın başında 10 kişi kalana kadar oyunda çok istekli olan sahayı parselleyen rakibe pozisyon vermeyen ve çok fazla pozisyona giren bir takım vardı. Penaltı kaçırdık, goller kaçırdık ama oyun içinde ben hiçbir zaman inancımı kaybetmedim. Saçma sapan bir gol yesek de ilk yarı rakibimizin üzerimize gelmediği bir anda kademe hatasından gol yedik. Buna rağmen maçı çevireceğimize çok inanıyordum. Devre arasında inancımızı belirttik oyuncularımıza. Doğrularımızı, yanlışlarımızı anlattık. İkinci yarı 1-1’i bulduk yine bastırıyorduk ama Beykan’ın gördüğü çok ucuz bir kart var. Özellikle ilk gördüğü sarı kart affedilir gibi değil, çok gereksiz bir şekilde rakibiyle didişti. Bu süreçte belki Beykan’ı oyundan alabilirdik ama takımın yakaladığı bir ritim vardı. Öne doğru baskı kurmaya başlamıştık pozisyona giriyorduk. Biraz daha beklemek istedik. Ama Beykan çok ucuz bir şekilde ikinci sarı kartı gördü. Tabi çok genç bir oyuncu ama bu bize pahalıya mal oldu. Oyunun devamında da bizim gibi bu seviyede takımın yemeyeceği bir gol yedik. 10 kişi kalmışız rakip bizim üzerimize gelip bize açık vereceğine biz açık bir şekilde yakalandık. Resmen kalemizi açarak gol yedik. Oyun berabere gitse çok farklı bir maçta olabilirdi” dedi.

    “OSMANLISPOR MAÇINA EN İYİ ŞEKİLDE HAZIRLANIP BİZE YAKIŞANI YAPMAMIZ GEREKİYOR”

    Takımda eksik olan şeyleri düzeltmek için göreve geldiğini aktaran Buruk, “Bu süreçte iyi şeyler yaptık. Özellikle yapmış olduğumuz takviyelerin takıma adaptasyonu yavaş yavaş girmesi maç eksiği olan oyuncular vardı. Bu hafta bizim için çok altın değerinde üç puanın olduğu bir haftaydı. Bunu kaçırdığımız için çok üzüntülüyüz. Tekrar ayağa kalkmamız gerekiyor. Bir 10 günlük süremiz olacak. Osmanlıspor maçına en iyi şekilde hazırlanıp bize yakışanı yapmamız gerekiyor. Bugün bizim için büyük üzüntü 15 maçımız var hepsi bizim için daha önem kazandı. Bizim için daha büyük finaller oldu” diye konuştu.

    Buruk, takıma bir forvet takviyesi yapmak istediklerini ve ekonomik yönden sıkıntı olmaması durumunda 2 veya 3 futbolcu transfer etmek istediklerini belirtti.