Etiket: Ayağa

  • (Özel Haber) Çocuk Parkına Baz İstasyonu Mahalleyi Ayağa Kaldırdı

    Bursa’da bir çocuk parkına kurulmak istenen baz istasyonu mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu. Mahalle sakinleri parka gelen şirket çalışanlarına engel olmaya çalışınca, araya çevik kuvvet ekipleri girdi. Bir çocuğun çevik kuvvet ekiplerine su ikram etmesi ve top oynaması dikkatlerden kaçmadı.

    Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesi Demetevler Mahallesi Barış Parkı’na kurulmak istenen baz istasyonu mahalle sakinlerini ayağa kaldırdı. Bir GSM şirketi parkın içerisindeki boş alana baz istasyonu kurmak istedi. Şirket personeli baz istasyonunu inşa etmek için parka geldi. Durumu fark eden mahalle sakinleri parka gelerek şirket çalışanlarına engel olmaya çalıştı. Çalışanların durumu polise ihbar etmesi üzerine olay yerine 20 kişilik çevik kuvvet ekibi sevk edildi. Ekipler, baz istasyon kurulmak istenen alan ile mahalle sakinleri arasında etten duvar oluşturdu.

    ÇOCUKLAR, POLİSLERLE TOP OYNADI, SU İKRAM ETTİ

    Ailece parka gelen mahalle sakinlerini çevik kuvvet ekipleriyle karşı karşıya geldi. Zaman zaman gerginliklerin yaşandığı parkta, çocuklarla top oynayan çevik kuvvet polisi dikkatlerden kaçmadı. Kalabalığın içerisinde çıkan 10 yaşındaki bir çocukta elindeki sürahi ile bardağa su koyarak çevik kuvvet ekiplerine ikram etti. Çocuk parkına kurulacak olan baz istasyonuna tepki gösteren 3 çocuk babası Nedim Kurtoğlu, “ Bu şirket 1 ay öncede parka gelerek baz istasyonunu inşa etmeye çalıştı. Ancak biz engel olduk. Fakat bu sabah tekrardan geldiler. Burasının park alanı olduğu anlatmaya çalıştık, ama anlamadılar. Çocuk parkımıza kesinlikle baz istasyonu istemiyoruz. Çocuklarımızın canı tehlikede” diye konuştu.

  • Yangında Küle Dönen 500 Yıllık Çarşı Yeniden Ayağa Kaldırıldı

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde 3 yıl önce çıkan yangında tamamen harabeye dönen 500 yıllık tarihi Beylik Han, Büyükşehir Belediyesi’nin restorasyonuyla aslına uygun olarak kentin önemli ziynetleri arasına dönüştürüldü.

    Büyükşehir Belediyesi, İnegöl Beylik Han’da sürdürdüğü restorasyon çalışmalarını çatı aşamasına getirdi. Duvarları örülen ve 1-2 gün içinde çatı montajı yapılacak tarihi handa incelemelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, yaz ayları başında tamamlanacak restorasyonla birlikte 500 yıllık tarihi eserin yeniden İnegöl’ün en önemli merkezi sayılacağını söyledi.

    Başkan Altepe, İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanı Aziz Elbas ile birlikte İnegöl’de 500 yıllık tarihi olan ve 2013 yılında meydana gelen yangında tamamen harabeye dönen Beylik Han’da süren restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa’nın yanı sıra ilçelerin de tarihi ve kültürel mirasına sahip çıktıklarını söyledi. Geçmişi ve nüfusuyla İnegöl’ün bu ilçelerin başında geldiğini vurgulayan Başkan Altepe, ekonomisi ve ticaretiyle diğerlerinden bariz şekilde ayrılan ilçenin çarşısı ile tarihi ve kültürel mirasının Büyükşehir desteğiyle yeniden ele alındığını ifade etti. Beylik Hanı’nın da İnegöl’de ele alınan eserlerden biri olduğunu, Kanunu Sultan Süleyman Han döneminde yaklaşık 500 yıl önce inşa edilen eserin çarşının en sıkıntılı yapısı konumuna düştüğünü belirten Başkan Altepe, “İshak Paşa Külliyesi’nin yanı başında bulunan bu han, geçen yıllarda çıkan yangında kül olmuştu. Yangınla birlikte Büyükşehir olarak burada çalışmalara vakit geçirmeden başladık” dedi. İnegöl Belediyesi’nin projesi doğrultusunda start alan çalışmalarda çatı aşamasına geldiklerini, şu anda duvar örmelerinin gerçekleştiğini kaydeden Başkan Altepe, “Önümüzdeki günlerde üzeri de örtülecek. Sıcak ahşap yapısıyla, tarihini ortaya seren bir hal alacak. Tamamlandığında; İshak Paşa Külliyesi, camileri ve çarşısıyla yeniden İnegöl’ün kent ziynetleri arasında sayılacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

    İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise, Kasım 2013’te meydana gelen yangın ile özelliğini tamamen kaybeden Beylik Hanı’nın Büyükşehir Belediyesi’nin de desteğiyle tamamen ayağa kaldırıldığını söyledi. Aktaş, “Bu projenin en önemli özelliği etrafına ışık saçacak çarşıyı toparlayacak bir proje olmasıdır. Tamamlandığında çarşı için çok önemli bir mirengi noktası olacağını düşünüyorum. Hayırlı uğurlu olsun” şeklinde konuştu.

  • Orhangazi’de Tarihi Eserler Ayağa Kaldırılacak

    Bursa Büyükşehir Belediyesi, Orhangazi’de bulunan tarihi eserleri ayağa kaldıracak.

    Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanı Aziz Elbas, yapılacak çalışmaların planlaması için Orhangazi Belediye Başkanı Neşet Çağlayan ile görüştü. Toplantıda Orhangazi merkezi ile dış mahallelerde yer alan bütün tarihi eserler masaya yatırıldı. Buna göre Ortaköy ve Keramet mahallelerindeki tarihi hamam, Gürle Mahallesi’ndeki Osmanlı İmparatorluğunun ilk yıllarında inşa edilen Orhan Gazi Camii’nin restorasyon ve çevre düzenlemesi, Kent Müzesi, Ilıpınar tarihi dokusunun yeniden ortaya çıkarılması, tarihi çeşmelerin tamamının bakım ve onarımı, Paşapınar Kabristanı’nın onarılması ile tarihi evlerin restorasyonu konuları görüşüldü. Toplantıda ayrıca ilçe genelinde eski köylerde Osmanlı mimarisine uygun köy konaklarının inşası ile Orhangazi’de inşa edilecek kent meydanı projesi de masaya yatırıldı. Bu çalışmalar 2016 yılı içinde planlamaları yapılarak inşa aşamasına geçilecek.

  • “İyileşmez” Denen Şah Damarı Felçli Hasta 1 Haftada Ayağa Kalktı

    Şah damarı tıkananıklığı sebebiyle felç olan ve tıp litaratüründe tedavisi mümkün olmadığı söylenen hasta, Türk doktorların başarılı ameliyatları sayesinde 1 haftada ayağa kalktı.

    Bahçıvanlık yaparak hayatını kazanan 63 yaşındaki Ramazan Başkale’nin geçirdiği felç kendisini de doktorlarını da çaresiz bıraktı. Sol tarafını kullanamayan ve haftalarca çaresiz yatan talihsiz adamın sağ tarafından da felç geçirme olasılığı çok yüksekti. Rahatsızlığın bu aşamasında cerrahi müdahalesi Tıp literatüründe mümkün olmayan hasta tamamen yatalak kalma riski ile karşı karşıya kaldı. Ancak doktorunun tecrübesi ve başarılı bir ekibin 1 hafta ara ile gerçekleştirdiği operasyonlarla hasta yeniden ayağa kalkmayı başardı.

    Yaşadıkları zorlu süreci anlatan Ramazan Başkale’nin oğlu Murat Başkale, ”Her şey 6 ay önce başladı. Biz önce böyle bir durum geliştiğinin farkına varamadık. Aynı dönem tansiyon sorunu baş gösterdi ve birkaç defa fenalaştı. Yine buna bağlı bir şey olduğunu düşündük ama durum bu sefer farklıymış. Şah damarları her iki taraftan da tıkanmış sol tarafına da felç indi. Nöroloji durumu değerlendirdi ve kalp damar cerrahisine sevk etti. Ancak orada da tıkanan bu damarların açılamayacağı söylendi. Bu arada ilaç kullanıyordu ama bunlar bir işe yaramadı. Sağ şah damarı yüzde 100, sol şah damarı yüzde 90 tıkalıydı. Eğer tedavi edilmezse diğer taraftan da felç geçirme olasılığı yüksekti. Çaresini araştırırken bu tarz hastalarda uygulanan bir teknik olduğunu ve uygun hastalarda işe yaradığını gördük. Küçük de olsa bir umut doğdu bizim için. Zaman kaybetmeden doktorumuzla görüştük. Hastamızın durumunu değerlendirdi ve geç kalındığını ancak tetkiklerde beyinde görülen canlı dokuların ameliyatın olumlu geçmesi açısından bir şans olduğunu söyledi. Ancak her iki damara da aynı anda müdahalenin mümkün olamayacağını söyledi. Önce tam tıkalı olan ve felce neden olan sağ tarafı açmaya çalışacaklarını eğer her şey yolunda giderse birkaç gün sonra diğer tarafa müdahale şanslarının doğabileceğini söyledi doktorumuz. Ama şansımızın yüzde 50 olduğunu ve felcin hiç dönmeme olasılığı olduğunun da altını çizdi. Zaman kaybetmeden hazırlıkları tamamlayıp hemen ameliyata aldılar babamı. Ameliyatta yüzde 50’lik mucize gerçekleşti. Doktorları babamın damarını açmayı başarmış, el ve ayağı ameliyatın hemen ardından hareket etmeye başlamıştı. Bu olumlu gelişme diğer damarla ilgili sorunu da ortadan kaldırma fırsatını da beraberinde getirdi. 1 hafta sonra da tıkalı olan diğer damarı ameliyatla açıldı. Şimdi babamız bizim desteğimizi almadan yürüyebiliyor. Kolu için de fizik tedaviye devam ediyor. Morali yüksek ve tamamen iyileşeceği konusunda çok umutlu. Pes etmeyip babamız için çözüm yolları aradığımız için biz de çok mutluyuz. Hocamızdan ve ekibinden Allah razı olsun.” dedi.

    Şah damarı kaynaklı felçlerde uygulanan bir erken cerrahi yöntemi olan İnme Cerrahisi, uygun felçli hastalarda olumlu cevaplar verebiliyor. Aynı teknikten esinlenilerek planlanan ameliyat Ramazan Başkale’de olumlu cevap verdi. Konu ile ilgili bilgi veren Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko, ”Klasik tıp literatürü felç durumda hastaların bir ay bekletilmesini söyler. Çünkü felç bedende şiddetli bir deprem etkisi yaratır ve dokular zarar görür. Bu bekleme süresi neticesinde hastanın durumuna göre gerekirse cerrahi müdahale yapılabileceğini söyler. Öte yandan şah damarı yüzde yüz tıkanmış bir hastaya ameliyat tavsiye edilmez. Çünkü açılmayacağı düşünülür, risk faktörleri de yüksek olduğu için bu hastalar bekleme sürecine girer. İnme merkezlerinde yapılan uygulamalarda ise 6 saate kadarki vakalarda damar yolundan ya da anjiyo ile şah damarının içine verilen pıhtı eritici ilaçlarla sorun aşılmaya çalışılır gerekirse stent takılır. Ancak bu işlemler belli saate kadar yapılabiliyor. İnme cerrahisi ile daha da gecikmiş hastalara müdahale şansımız doğdu. 1 Hafta 10 gün geçmiş ve beyninde hala canlı doku gördüğümüz uygun hastaları ameliyata alabiliyoruz. Bunların arasında tıp literatürünün açılmaz dediği yüzde 100 tıkalı damarlara da müdahale edebiliyoruz. Ramazan bey çok gecikmiş bir hastaydı. Aileye de konu ile ilgili detaylı bilgi verdik. Dönme ihtimali yüzde 50 idi. Damarın biri yüzde 100 tıkanmış ve beraberinde felç getirmiş, diğeri ise yüzde 90 tıkalı ve açılmazsa yeni bir felci işaret ediyordu. Hastanın en büyük şansı hala beyninde kana aç canlı doku tespit etmemiz oldu. Bunu göz ardı etmedik ve tam tıkalı damara müdahale ettik önce. Şanımız da yaver gitti ve damarı açmayı başardık. Hasta daha ameliyat anında bacağını hareket ettirmeye başladı. Tekniğin en büyük avantajı da bu zaten, canlı yayın gibi hastanın durumunu daha ameliyat anında takip edebiliyoruz. Bu aşamadan sonra diğer damarı açmak artık kolaydı ve 1 hafta içinde bir ameliyat planlayarak diğer damarı da açtık. Gencecik bir hasta ve hayatı kurtuldu. Biz en kötü ihtimalle ikinci bir felci önlemeyi planlıyorduk ama çok küçük bir ihtimali de ekipçe değerlendirelim istedik ve felci de geri getirmeyi başardık. Bu ülkemiz ve Türkiye’de tıbbın geldiği son nokta konusunda bize de gurur veriyor.” şeklinde konuştu.

  • Bursa’nın Termal Turizmini Ayağa Kaldıracak “Turizm Forumu” Başlıyor

    Bursa’yı medikal ve termal turizmde ayağa kaldıracak “2. Medikal ve Termal Turizm Forumu” başlıyor. Foruma 4 kıtadaki 38 ülkeden turizmciler katılacak.

    Bursa Valiliği’nin himayesiyle BEBKA, Büyükşehir Belediyesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Sağlık Turizmi Derneği (BUSAT) ve Plaza Turizm iş birliğiyle 14-16 Mart tarihleri arasında Merinos Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılacak 2. Bursa Medikal ve Termal Turizm Forumu’nun tanıtım toplantısı Almira Otel’de yapıldı. 3 gün boyunca Kuzey İskandinav ülkelerinden Balkanlar’a, Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar birçok farklı bölgeden gelecek misafirlere Bursa’nın termal ve medikal turizm imkânları tanıtılacak, ayrıca sağlık kurumlarına ziyaretler yapılacak.

    Tanıtım toplantısında konuşan BUSAT Başkanı Sedat Demir, “2023 Türkiye vizyonunda sağlık turizmi için öngörülen hedeflerde Bursa’nın Türkiye pastasından en az 15-20’sini alabilecek potansiyeli olduğunu görüyoruz. Türkiye bugün itibariyle sağlık turizmi anlamında Türkiye’de 5. sıraya yerleşmiş durumda. Dünyada sağlık turizmini oluşturan ve yapan ilk beş ülke arasındayız. Bursa’da çok fazla potansiyel var. Belki dünyanın en iyi termal kaynaklarına sahip olmamıza, doğayla termalin bu kadar iç içe geçtiği yer olmamıza rağmen, bu potansiyeli yeterince değerlendiremiyoruz. Etrafımızdaki ülkelerle çok ciddi tarih ve kültür birlikteliğimiz olmasına rağmen, yeterli sayıda ve kalitede tesisimiz yok. Termal turizmi anlamında Bursa geri kaldı. Bu alandaki öncülüğü başka şehirlere kaptırdık. Bursa’nın termal başkenti olması için gayretlerimiz var. Bununla ilgili bir çok uluslararası platformda Bursa’yı tanıttık. Son dönemde gerek büyükşehir, gerekse ilçe belediyelerimizin termalin canlandırılması anlamında yaptığı çalışmalara destek vermeye, onlardan destek almaya çalışıyoruz. Karşılıklı olarak Bursa’da bir sinerji oluşturup yeni ve modern termal alanların oluşmasını sağlamaya çalışıyoruz. 2018 Türkiye’nin hedefi 1 milyon sağlık turistini Türkiye’ye getirmek. Bursa’da yaptığımız çalışmaların semeresini almaya başladık. Biraz geç kaldık. Un, yağ, şeker ve her şey var, ama helvayı yapmakta geç kaldık. Artık başladık. Bundan sonrasının hızlı gelişeceğini ümit ediyoruz. Bu etkinlik Bursa Valiliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi, BEBKA ve BTSO’nun destekleriyle yapılıyor. Misafirlerimizin sektör temsilcileri ile yüz yüze görüşmelerini sağlayıp bir pazar oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

    BEBKA Genel Sekreteri Tamer Değirmenci ise, “Bursa çok önemli adımlar attı. Tüm paydaşların iştirakiyle bir sağlık turizmi master ve eylem planı hazırlandı. Ulusal kalkınma planında sağlık turizmi çok önemli yer teşkil ediyor. Sağlık turizmi ile ilgili kalitenin ve kapasitenin artırılması için birçok etkinlik düzenlendi. Biz de BEBKA olarak kalite ve sertifikasyonla ilgili çalışma yaptık” şeklinde konuştu.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Abdülkadir Karlık ise, “Büyükşehir olarak şehrin dinamikleriyle birlikte elimizden gelen her türlü gayreti sarf ediyoruz. İnsanımıza ve Bursa’mıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Her alanda yaptığımız büyük yatırımlar var. Bunlardan bazıları da turizm alanında. Tarihimize sahip çıktık. Yerin altındaki tarihimizi gün yüzüne çıkarttık. Artık UNESCO dünyada Bursa’yı başkent gösteriyor. Biz kış turizmine yatırım yapıyoruz. Uludağ’ı en verimli şekle nasıl getirebiliriz; bunun için çalışmalar yapmaktayız. Teleferiği yeniledik. Dünyanın en iyi şifalı sularına sahip bir şehiriz” dedi.

    BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran da, “Refah seviyesini belirleyen en önemli unsurların başında sağlık gelmektedir. Sağlık alanındaki hizmetler, ülkenin gelişmişlik seviyesi ile doğru orantılıdır. Türkiye’nin gelişen ekonomisi ve gün geçtikçe büyüyen yatırım potansiyeli, özellikle uluslararası yatırımcıların ilgisini artırmıştır. Artık teknolojinin ve ulaşımın gelişmesi ile birlikte insanların seyahat etme maksatlarının hızlı değiştiğini görebiliyoruz. İnsanlar, kendi yörelerinde bulamadığı iklim şartlarını, tedavi ve dinlenme imkanlarını farklı coğrafyalarda aramaktadır. Bu kapsamda da sağlık turizmi son dönemde dünya genelinde ön plana çıkan ve ülkelerin önemli ölçüde yatırım yapmaya başladığı bir turizm türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlık alanında önemli adımların atıldığı ülkemiz, medikal turizminin de en gözde destinasyonları arasında bulunmaktadır. Ülkemiz, eşsiz ve stratejik coğrafi mevkii ile büyük potansiyele sahip” şeklinde konuştu.