Etiket: Ayağa

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ben istersem gelirim, kapıdan da sokmadığınız zaman dünyayı ayağa kaldırırım”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ben Nazizmin, Almanya’da bittiğini zannediyordum. Meğerse hala devam ediyormuş. Zannediyorlar ki Erdoğan Almanya’ya gelecekti. Ben istersem gelirim. Ve kapıdan da sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezinde düzenlenen Tokatlılar Gecesine katıldı. Gecede İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve çok sayıda Tokatlı hazır bulundu. Programda konuşan Erdoğan, “Güvenlik güçlerimiz hem yurt içinde hem yurt dışında son derece başarılı operasyonlar düzenliyor. Artık terörün kapımıza gelmesini beklemiyoruz. Teröristleri saklandıkları dağlarda saklandıkları inlerde operasyonlar düzenliyoruz. Suriye’den ülkemize saldıran, Gaziantep’te, Ankara’da, İstanbul’da masum insanları kanına giren DEAŞ’lı canileri sınır bölgelerimizden tamamen temizledik. 15 Temmuz gecesi 249 vatan evladını şehit eden, 2 bin 193 insanımızı yaralayan FETÖ’cü hainlere de aynı şekilde döktükleri kanın hesabını hukuk içinde soruyoruz. İşte şimdi davalar görülmeye başlandı. İfadeler, itiraflar ortaya çıkan yeni görüntüler, ihanetin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kendi silah arkadaşlarını nasıl katlettiklerini, ekmeğini yedikleri bu millete nasıl silah sıktıklarını sizler de görüyorsunuz. Türkiye tarihinde böyle bir alçaklık yaşanmadı. Bu topraklar, kendi sapkın inançları için bu derece gözü dönen, bu kadar çukurlaşan bir örgüte şahit olmadı. Burada şunu bir kez daha iyi ifade etmek istiyorum FETÖ ile mücadele Türkiye Cumhuriyeti Devletinin son yıllarda verdiği en zor, en çetin ve en hayati mücadeledir. Kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu hain sürüsünü devletimizden ve toplumumuzdan söküp atmadan asla durmayacağız. Bazı dostlar ‘bunların içerisinde de mağdur masum olanlar var’ diyor. Kardeşlerim 249 şehidin hesabını kim verecek. Nasıl mağdur oluyor bunlar. Tüm belgeler tek tek ortaya çıkıyor. Sen F-16’larla benim milletimi bombalayacaksın. Biz bunların hesabını sormayacak mıyız? Hesabını sormazsak o şehitler hesabını bize sorar” dedi.

    “Meclis’ten idam kararı çıktığı anda, ben onaylarım”

    Konuşmasında ‘idam’ konusuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim 16 Nisan… Hemen ardından parlamentoda, çünkü bu biliyorsunuz anayasa değişikliği gerektiren bir konu ve bu Meclis’te görüşülüp Meclis’ten idam kararı çıktığı anda, bunu ben onaylarım, bunu onaylarım. Kardeşlerim, ’George ne der, Hans ne der, Katherina ne der?’ beni o ilgilendirmez. ’Ahmet ne der, Mehmet ne der, Ayşe, Fatma ne der, Rabbim ne der?’ beni o ilgilendirir” diye konuştu.

    “Türkiye’nin başarı hikayesi hem içeride hem dışarıda birilerini de çok ciddi şekilde rahatsız ediyor”

    16 Nisan’ın yönetimde, sistemde bir reform olduğunu rejim değişikliği diye bir şeyin söz konusu olmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu millete aşığız. Hizmete ’evet’ diyenlerin bir şey yapması lazım. Öyle mi? Ha öyleyse bir şey yapalım. Ne yapalım? Dedik ki; madem ki bizim ecdadımız, Fatih gemileri karadan yürüttü, biz de gemileri değil ama araçları denizin altından yürüteceğiz. Yürüttük mü, Marmaray ile de raylı sistemi yerleştirdik mi? İşte 16 Nisan bu demektir. Yani, lafla peynir gemisi yürümüyor. İcraat, icraat, icraat… Bunların dikilitaşı var mı? Türkiye’nin bu başarı hikayesi mazlumlara ilham kaynağı olması, hem içeride hem dışarıda birilerini de çok ciddi şekilde rahatsız ediyor” dedi.

    “Özgürlükler konusunda birçok Avrupa ülkesinden fersah fersah ilerdeyiz”

    “Ortadoğu’ya, Afrika’ya baktıklarında sadece altını, elması görenler, kaynakları sömürmek için kardeşi kardeşe kırdıranlar ülkemizin duruşunu kendileri için tehdit olarak görüyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıllardır Avrupa ülkeleri Türkiye’ye demokrasi ve insan hakları karnesi düzenliyor. Ülkemizin AB üyeliğini olmadık bahanelerle erteliyorlar. Yarım asırdır bizi oyalıyorlar. Demokraside işte 15 Temmuz’da olduğu gibi darbecileri hezimete uğratmış, desten yazmış bir ülke. Özgürlükler konusunda birçok Avrupa ülkesinden fersah fersah ilerdeyiz. Yatırımlar noktasında, Osmangazi Köprüsü, gel İzmit’i dolaş çile mi çile. Ama şimdi hemen Dilovası’nın oradan gir, karşı taraftan 3-4 dakikada Yalova’dan çık, İznik, Bursa. Ne günlere geldik değil mi? Bu yapılanlarda huzur, refah, saadet var mı? Bunlar kim için? Benim milletim için” diye konuştu.

    “Ben istersem gelirim, kapıdan da sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım”

    Almanya’da bakanların konuşmasına izin verilmeyişine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alman yönetimine sesleniyorum, demokrasiye inanan dünyaya sesleniyorum; eğer özgürlük mücadelesi yapıyorsak, eğer düşünce özgürlüğünden rahatsız değilsek, eğer demokrasiye inanıyorsak, bizim önümüzü kimse kesemez. Bu böyle bilinmelidir. 5 yıl 10 aya mahkum olan birisine kalkıp madalya takıyorlar. Sizin suçlulara yardım ve yataklıktan yargılanmanız gerekir. Ben Nazizmin Almanya’da bittiğini zannediyordum, meğerse halen devam ediyormuş. Eğer demokrasiye inanıyorsan benim bakanım, hem bakanınla görüşecek, hem salon toplantısı yapacak. Neden rahatsız oluyorsun? Baktık ki Hollanda da aynı şekilde açıklama yapmış, vah zavallı vah. Bunlar kendi iradeleriyle hareket etmiyorlar. Zannediyorlar ki Erdoğan Almanya’ya gelecekti. Ben istersem gelirim. Ve kapıdan da sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım” ifadelerini kullandı.

    “Muhalefetin kafanızı karıştırmasına izin vermeyin”

    “Bu vatana bir değil bin Tayyip Erdoğan feda olsun” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “28 Şubat’tan kalma alışkanlıkla manşetler vasıtasıyla bizi hizaya sokmaya çalışanları, onları teşvik edenleri hüsrana uğratacağız. Su uyur, düşman uyumaz. Eski Türkiye’nin vesayet odaklarının boş durmayacağını bir kez daha görüyoruz. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimleri zamanı oynanan oyunları hatırlıyorsunuz değil mi? Gezi olaylarını hükümeti devirme aracı halinde çevirmeye çalışanların kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? 17-25 Aralık’ta darbe yapmayı çalışanları unutmadınız değil mi? Türkiye’de haftalarca hükümet kurulamadı. 15 Temmuz başladığında ellerini avuşturanları, darbenin başarılı olması için dua edenleri unutmadık. Bütün bunlar ortadayken hiçbir şey olmadan nasıl yolumuza devam edebiliriz? İstikrar ve güven ortamı partilere bağlı olmaktan çıkarmalı, sisteme bağlamalıyız. Cumhurbaşkanlığı sistemi bunu temin edecektir. Milletimizin 50+1’inin göreve gelen bir cumhurbaşkanı yürütmede istikrar, ekonomide güven demektir. Bu sistem yatırımların devam etmesi işsizliğin azalması istihdamın artması demektir. Muhalefetin kafanızı karıştırmasına izin vermeyin. Bunlar babadan evlada sistem kuruyor diyorlar. Hadi oradan ya. Kimi aldatıyorsunuz. Hayır safında kimlerin buluştuğuna baktığınızda zaten niyetler ortaya çıkıyor. Başka bir şey söylemeye gerek yok.”

  • Aort yaralanması teşhisiyle tedaviye alındı, 45 günde ayağa kalktı

    Trafik kazası sonucu travmaya bağlı olarak aort yaralanması teşhisi ile tedavi altına alınan Okay Kalender, yaklaşık 45 günlük tedavinin ardından sağlığına kavuştu.

    Rize’nin Gülbahar Mahallesi’nde 19 Ocak 2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu ağır yaralı olarak kaldırıldığı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine bilinci kapalı olarak ambulansla getirilen 32 yaşındaki Oktay Kalender, tedavi altına alınarak solunum makinesi bağlandı.

    Yapılan tedavilere ve uygulanan yöntemlere olumlu cevap veren Kalender, kazadan yaklaşık 45 gün sonra ayağa kalktı. Oktay, Recep Tayyip Erdoğan Hastanesi’nden yürüyerek taburcu edildi.

    Operasyonu gerçekleştiren hekimlerden Yrd.Doç.Dr. Gökhan İlhan, trafik kazalarından sonra en sık ölüm nedenlerinden birinin göğüs travması sonrası görülen aort (ana damar) yaralanmaları olduğunu belirterek, “Aort yaralanması ve rüptürü (patlaması) olan hastaların yüzde 80-85’i olay yerinde kaybedilirken, ancak yüzde 15-20’si hastaneye canlı olarak ulaşabilir. Ulaşanların da yüzde 50’den fazlasının ilk 24 saatte kaybedildiği tahmin edilmektedir. Travmaya bağlı aort yaralanmalarında erken tanı ve erken cerrahi müdahale sonuçları iyileştirmektedir” dedi

    Yaklaşık 45 gün süren tedavinin ardından yürüyerek hastaneden ayrılan Oktay Kalender ise, “Yaşayacak günüm varmış. Hocalarımın da yardımıyla hayata tutundum. Beni tedavi eden, benimle ilgilenen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Üç ameliyat geçirdi

    Hastane yöneticisi Prof. Dr. Hasan Türüt ise, Oktay’ı geldiği günden beri takip ettiklerini belirterek, “Göğüs cerrahisi ekibi olarak ona oldukça zor bir ameliyat uyguladık. Geçirdiği aort yaralanması tamiri ameliyatının üstüne bu zor girişimi de atlattı. Bu dönem sonrası ona üçüncü ameliyatı da uyguladık. Biz hekimlerin en büyük mutluluğu hastalarımızın ağrısının dinmiş olduğunu görmek ve sağ salim onları taburcu ederken ağızlarından ’Allah razı olsun hocam’ lafzını duymaktır” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Kocamaz: “Tarımı yeniden ayağa kaldırmalıyız”

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirterek, “Tepeden tırnağa yerel yönetimler ile ortak bir politika belirleyerek, tarımı yeniden ayağa kaldırmalıyız” dedi.

    Başkan Kocamaz, kapanış gününde 12. Mersin Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı’nı ziyaret etti. CNR EXPO Yenişehir Fuar Merkezi’nde açılan fuarda, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin standında üreticilerle bir araya gelen Kocamaz, diğer stantları da ziyaret ederek, ürünlerin tadına baktı, üreticiler ile sohbet ederek, onların dertlerini dinledi ve hatıra fotoğrafı çekildi. Kocamaz, tarımda üreticilerin işlerini kolaylaştıracak ve onlara faydalı olacak makineleri de inceledi.

    Anamur Belediyesi standını da ziyaret eden Kocamaz, Belediye Başkanı Mehmet Türe ile sohbet etti. Türe, günün anısına Başkan Kocamaz’a meyve sepeti ile Anamur’un simgesi muzun kabartmasının yer aldığı bir plaket hediye etti.

    Ziyarette, 12. Mersin Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı’nı değerlendiren Kocamaz, “Fuarlar üreticilerimizin ürettiği ürünlerden ve yeni faaliyetlerden yararlanırken, aynı zamanda pazarlama imkanı bulabilmek adına çok önemli yerler. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak 3 yıldır Mersin’i her platformda temsil etmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda üretim kuruluşları burada yer almalıydı ama ne yazık ki katılım yok. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak burada tüm paydaşlarımızla yer almaya çalışıyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi üreticinin her zaman yanında olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımız ile üreticilerimize yönelik etkinlikler ve eğitimler düzenliyoruz” diye konuştu.

    Büyükşehir Belediyesi olarak Mersin’in tarımda, özellikle pazarlama konusunda hak ettiği yere gelmesini sağlamaya çalıştıklarını belirten Kocamaz, “Üretici üretiyor ama emeğini alamıyor. Tepeden tırnağa yerel yönetimler ile ortak bir politika belirleyerek, tarımı yeniden ayağa kaldırmalıyız. Üreticinin emeğinin karşılığını alması lazım. Biz siyaseti hizmet için yapıyoruz. ‘Derdimiz Hizmet, Sevdamız Memleket’ sloganı ile hareket ediyoruz. Bundan sonra komisyon kalksın, vatandaş ürünleri üreticiden alsın istiyoruz. Bu konuda da üreticileri temsil eden tüm kuruluşlara görev ve sorumluluklar düşüyor, onların da çözüm üretmeleri gerekiyor” şeklinde konuştu.

  • Yakalanan dilenciler bağırmalarıyla adeta caddeyi ayağa kaldırdı

    Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan uygulamada, vatandaşların duygularını istismar ettikleri için yakalanan ve polis ekiplerine teslim edilen dilenciler adeta caddeyi ayağa kaldırdı.

    Zabıta ekipleri, Gazi Paşa Mahallesi Atatürk Bulvarı’nda bir bebek ve bir çocuk ile dilenen iki kadını yakaladı. Dilenciler, kendilerini görüntüleyen basın mensuplarına küfürler ederek, bağırmalarıyla adeta caddeyi ayağa kaldırdı. Üzerlerinde az miktarda para çıkan dilenciler polis ekiplerine teslim edildi. Emniyet güçleri dilencileri ekip aracına bindirerek Bilecik Çarşı Karakolu’na götürdü.

    Yoldan geçen bir vatandaş ise konuya tepki göstererek, “Çocuklarla böyle para dileniyorlar. Türkiye böyle işte çingenelerin eline kaldı” dedi.

  • CHP’lilerden ‘Ayağa Kalkıyoruz’ eylemi

    EDİRNE (İHA) – CHP Edirne İl Yönetimi ve parti üyeleri, anayasa değişikliğine karşı, başlatılan ’Ayağa Kalkıyoruz’ isimli eylemi 2’inci gününde devam etti.

    TBMM’de Çarşamba günü ikinci turu görüşülecek olan anayasa değişikliğine karşı CHP tarafından başlatılan ’Ayağa Kalkıyoruz’ isimli eylemi 2’inci gününde de Atatürk Anıtı önünde devam etti. Anıt önünde toplanan CHP’liler ellerinde Türk bayrakları ile demokrasi ve özgürlük için ‘Hayır’ dedi.

    CHP Edirne Gençlik Kolları Başkanı Kutay Özköse’nin yaptığı konuşmanın ardından CHP İl Başkanı Fevzi Pekcanlı ve Edirne belediye başkan yardımcılarının da aralarında bulunduğu kalabalık, ellerinde Türk bayraklarıyla söz konusu anayasa değişikliği ilgili tepkilerini dile getirdi.