Etiket: avukat

  • Avukat Özgür Aksoy’a adliye önünde tören

    Bursa’nın Gemlik ilçesinde avukatlık ofisinin önünde hayatını kaybeden Özgür Aksoy için tören düzenlendi.

    Dün akşam saatlerinde Gemlik ilçesinde, kaybettiği bir icra davasından dolayı Musa Güler (37) tarafından ofisinin önünde vurulan Özgür Aksoy için Bursa Adli Sarayı’nda tören düzenlendi. Aksoy’un cenazesinin gelmesinin ardından avukat arkadaşları cenazeyi omuzladı. Saygı duruşunun ardından Avukat Aksoy’un özgeçmişi okundu. Daha sonra kürsüye çıkan Bursa Baro Başkanı Gürkan Altun ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Aksoy’un ailesine başsağlığı dileyerek, yapılan saldırıyı kınadı. Ayrıca Aksoy’un tabutunun üzerinde avukat cübbesi olduğu görüldü. Törenin ardından Aksoy’un cenazesi meslektaşları tarafından araca taşındı. Gemlik Adliyesi’nde düzenlenecek törenin ardından Aksoy, ilçede toprağa verilecek.

    Eşi gözyaşlarına hakim olamadı

    Öte yandan, Aksoy’un avukat eşi Çiğdem Alnıak Aksoy, tören boyunca gözyaşlarına hakim olamadı. Taziyeleri kabul eden Aksoy’u, Altun ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu teselli etti. Aksoy çiftinin 15 yaşında Şahan ve 1 aylık Civan isminde 2 oğlunun bulunduğu öğrenildi.

    Törene; Bursa Vali Vekili Ergün Güngör, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Abdulkadir Karlık, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Başkanı Abdulkadir Şahin, BAM Başsavcısı Sait Gürlek, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Aksoy’un yakınları ve meslektaşları katıldı.

  • FETÖ’den yargılanan eski rektöre avukat ‘Yüreklitürk’ sorusu

    Denizli’de FETÖ/PDY’nin Pamukkale Üniversitesindeki (PAÜ) yapılanmasına yönelik davanın ilk duruşması sürerken, sanıkların savunmaları alınmaya devam ediliyor. Avukat Bekir Çapar, eski rektöre Avukat Bekir Çapar, eski rektör Bağcı’ya, 10 Mayıs’ta trafik kazasında hayatını kaybeden Başsavcı’nın ölümünden sonra sosyal medya hesabı üzerinden nefret içerikli paylaşım yaptığı için tutuklanan Avukat Rabia Yüreklitürk’e yönelik soru yöneltti.

    Davada dün 54 sayfalık savunma yapan PAÜ’nün eski Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’ya avukatlar ve mahkeme heyeti sorular sordu.

    FETÖ/PDY’nin Pamukkale Üniversitesindeki yapılanmasına yönelik açılan davanın ilk duruşması devam ediyor. EGS Kültür ve Kongre Merkezi yanında bulunan fuar kompleksi bünyesinde yer alan salonda yeni açılan 5’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) eski rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağcı’nın dün alınan savunmasının ardından, sanık avukatları ve mahkeme heyeti sorular sordu. 73’ü tutuklu olmak üzere toplam 115 sanık hakim karşısına çıkarıldığı davada, Bağcı’nın örgütün üniversitedeki yapılanmasına izin vermek suçlamasıyla yargılanıyor. Önce itirafçı konumunda olan Bağcı, mahkemedeki savunmasında itirafçı olmadığını söylemesi üzerine ve emniyetteki ifadesinin geçerli olmadığını ileri süren Bağcı’ya sanık avukatları çeşitli soruları yöneltti.

    İddianamede FETÖ/PDY kapsamında yargılanan birçok sanığın isimin veren Bağcı, mahkemede, “itirafçı değilim” demesi ve ifade değiştirmesi, sanık avukatlarını kızdırdı.

    Rektörün 17/25 Aralık sonrasında somut delile dayanmadan görevden almaların olduğunu ileri süren ve Kadir A., Sebahat Y.A. ve Mustafa G.’nin müdafiliğini Avukatı Halil Sarı, eski rektöre seslenerek: “Top çeviriyorsun sorulara net cevap vermiyorsun. İki üç kişinin getirdiği bilgilere dayanarak akademik personeli görevden alıyorsun, savcılık ifadende FETÖ’cü olarak suçluyorsun. Oysa sizin Denizli imamı Murat hoca lakaplı Mehmet Boz ile fotoğraflarınız var” dedi. Bunun üzerine Bağcı,”Şu an sanık olarak ifade veriyorum. Görevden almalar ise bana gelen isimleri ilgili birimlerden teyit ettikten sonra olmuştur. Mahkemedeki savunmam geçerlidir. 09.08.2016’da savcılığa verdiğim dilekçe de geçerlidir ” diye yanıt verdi. Bunun üzerine Avukat Sarı, “Net bir soru sordum ama yanıt alamadım, sayın rektör top çeviriyor” dedi. Soru üzerine diğer avukatlar da eski rektöre tepki gösterdi.

    Eski rektöre yönelik sorularına devam eden avukatlardan Mehmet Altıntaş, “Hüseyin Bağcı’nın Etkin Pişmanlık Yasasından yararlanıp yararlanmaması konusuna farklı bir yorum getirdi. Savcılıkta kendisine suçlamalar yöneltilince oradan kurtulmak için itirafçı bir şekilde ifade vermiştir. Ancak serbest bırakıldıktan sonra normal sanık şeklinde ifade vermek için dilekçe vermiştir. Bunun nedeni de bir an önce eve gitmek istemesidir” diye belirtti.

    Duruşmada avukatlardan bazıları, Bağcı’ya, örgüt veya cemaat tarafından yazılı bir emir gelip gelmediğini sordu. Bağcı, “Dünkü savunmamda bunları detaylı bir şekilde açıklamıştım” diye cevap verdi.

    Eski rektöre Başsavcı hakkında sosyal medyada hakaret eden Yüreklitürk sorusu

    Avukat Bekir Çapar, eski rektör Bağcı’ya, 10 Mayıs’ta trafik kazasında hayatını kaybeden Başsavcı’nın ölümünden sonra sosyal medya hesabı üzerinden nefret içerikli paylaşım yaptığı için tutuklanan Avukat Rabia Yüreklitürk’e yönelik soru yöneltti.

    Üniversitenin 4 tane avukatı olduğu halde, rahmetli savcıya hakaret eden Rabia Yüreklitürk’e neden vekalet verildiğini ve neden bunun üniversitenin şahsi yetkilisi olarak gösterildiğini sordu. Bunun görevi kötüye kullanmak olup olmadığını, suç teşkil edilip edilmediğini soran Çapar, “O şahıs İzmir’de yargılanıyor, siz örgüt üyesi iddialarıyla burada yargılanıyorsunuz” dedi.

    Kendisine yöneltilen soruyu yanıtlayan Bağcı,”Rabia Yüreklitürk’ü üniversitedeki görevimdeki görevimden kaynaklı hakaret davalarına takip etmesi için onu görevlendirmiştim. Onun ücretini de ben ödüyordum” yanıtını verdi.

  • Avukat Rezan Epözdemir: “Münevver Karabulut ailesi ödenen tazminat emsal olacak”

    İstanbul’da 8 yıl önce sevgilisi tarafından vahşice öldürülen Münevver Karabulut’un otopsisi esnasında yan masadaki erkek cesetten sperm bulaşmasıyla ilgili ailenin açtığı davada, Adalet Bakanlığı’nın aileye 225 bin lira tazminat ödemesine ilişkin açıklamada bulunan Avukat Rezan Epözdemir, Türk hukuk tarihinde ilk defa Adli Tıp Kurumu’nun kusuru nedeniyle böylesine yüksek bir manevi tazminat kararı çıktığını söyledi. Epözdemir, “Bakanlık, 30 gün içerisinde mağdur ailenin hak etmiş olduğu tazminatı ödemek zorundadır. Biraz emsal, belirleyici ve caydırıcı maiyette manevi tazminat kalemleri artık çıkabilecek” dedi.

    İstanbul’da 3 Mart 2009 yılında sevgilisi Cem Garipoğlu tarafından vahşice öldürülen Münevver Karabulut’un otopsisinin tutanağında genç kızın iç çamaşırında sperm bulunduğu belirtilmişti. Araştırmalar sonucunda spermin otopsi esnasında yan masada bulunan ölmüş bir erkek cesedinden bulaştığı tespit edilmişti. Bunun üzerine Münevver Karabulut’un annesi Nagihan ve babası Süreyya Karabulut, avukatları Rezan Epözdemir aracılığıyla Adalet Bakanlığı’na 250 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı. İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nde görülen davada, mahkeme Karabulut ailesine 25 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Bunun üzerine davanın avukatı Epözdemir, Danıştay’a itiraz etti. İtiraz sonucunda tazminatın az olduğunu ifade eden Danıştay 10. dairesi de kararı bozdu. İstanbul 4. İdare Mahkemesi, geçtiğimiz günlerde Karabulut ailesine Adalet Bakanlığı tarafından 225 bin lira tazminat ödemeye mahkum etti.

    “Türk hukuk tarihinde ilk defa böylesine bir karar çıktı”

    Gelişmenin ardından verilen karar hakkında açıklamalarda bulunan Avukat Rezan Epözdemir, “7 yıl sonucunda çok ciddi bir hukuki mücadele verdik. Biliyorsunuz, Adli Tıp Kurumu’nda yaşanan sperm skandalı nedeniyle biz Türk hukuku tarihinde ilk defa Adli Tıp Kurumu’nun hizmet kusuru var gerekçesiyle hak arama özgürlüğümüzü kullanmıştık. Sonrasında da manevi tazminat davası açmıştık. İlk mahkemede 250 bin liralık tazminatın fazla olduğunu ve 25 bin liralık manevi tazminatın hükmedilmesi gerektiğini söylemişti. Biz de bu kararı Danıştay’da temyiz ettik. O zamana kadar Yargıtay ve Danıştay’ın yüksek ve kontrol mahkemeleri, ‘Manevi tazminat zenginleştirme aracı olamaz’ diyordu. İlk defa bu kararla bu ülkeyi terk etti ve Danıştay; ‘Manevi tazminat bir özel hukuk cezası olmalıdır. Failde ceza ve caydırıcılık mağduru değilse tatmin duygusu oluşturmalıdır, caydırıcı maiyette olmalıdır’ dedi. 250 bin liranın tamamının kabul edilmesi gerektiğinden bahisle bu kararı bozdu. Bu tabi bizim hukuk sistemimiz açısından emsal bir karar, Türk hukuk tarihinde ilk defa Adli Tıp Kurumu’nun kusuru nedeniyle böylesine yüksek bir manevi tazminat kararı çıkıyor. Bunun pratikteki yansımaları ve tezahürlerine baktığımız da iş, trafik kazalarında ve kasten öldürmelerde bütün bu ölümlü olaylarda mağdur aileler, ‘biz acı ve keder duyduk manevi tazminat talep ediyoruz’ derken, biraz emsal, belirleyici ve caydırıcı maiyette manevi tazminat kalemleri artık çıkabilecek. Bunlar söz konusu olabilecek. Bu kararda bunun önünü açtı” dedi.

    “Adalet Bakanlığı 30 gün içerisinde bu tazminatı ödeyecektir”

    Epözdemir, “7 yıllık hukuki mücadelemiz sonucunda böylesine emsal bir karar almamız son derece sevindirici. Bundan sonraki süreçte Danıştay’ın kararı bozmasının ilanından sonra dosya İlk Derece Mahkemesi’ne geldi. Bu mahkemede kararı bozarak, Danıştay’ın bozma kararına uydu. 30 gün içerisinde bu karar Adalet Bakanlığı’na gidecek. Bakanlıkta 30 gün içerisinde mağdur ailenin hak etmiş olduğu tazminatı ödemek zorundadır. Bakanlıkta 30 gün içerisinde bunu ödeyecektir” diye konuştu.

  • Şişli’de intihara kalkışan adamı avukat ikna etti

    Şişli Mecidiyeköy’de iş bulamaması nedeniyle İŞKUR hizmet binasının çatısına çıkan adam, vatandaşlara korku dolu anlar yaşattı. Evli ve çocuğu olduğu öğrenilen şahıs, binadaki bir avukat tarafından ikna edilerek, polis ekipleri tarafından polis merkezine götürüldü.

    Olay, saat 16.30 sıralarında Şişli Mecidiyeköy Palazoğlu Sokak üzerindeki İŞKUR Şişli Hizmet binasında meydana geldi. İddiaya göre, bir miktar borcu olduğu öğrenilen işsiz, evli ve çocuklu erkek bir şahıs, iş bulabilmek için binaya geldi. Burada yaptığı görüşmelerde iş bulamayan şahıs, binanın çatısına çıktı. Binadaki güvenlik zafiyeti nedeniyle çatıya çıkan şahıs, korkuluklara çıkarak intihar etmek istedi. Binadakilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri şahsı ikna etmek için çatıya çıktı. İtfaiye ekipleri ise şahsın intihar etme olasılığına karşın yan binanın çatısına hava yastığı açtı.

    Binadaki avukat ikna etti

    İntihar girişimi sürdüğü esnada binada bulunan Avukat Mehmet Ovayolu çatıya çıkarak şahsı ikna etmeye başladı. Avukatın ikna çalışmalar sürdüğü esnada şahıs, sigara içerek zaman zaman da ayaklarını korkuluklardan sarkıttı. Avukatın yaklaşık yarım saatlik çalışması sonucu şahıs ikna edilerek çatıdan indirildi. Şahıs polis ekipleri tarafından ifadesi alınmak üzere Şişli Polis Merkezi’ne götürüldü. Çevredeki vatandaşlar ise olanı biteni şaşkınlıkla izledi. Olayı anlatan Avukat Mehmet Ovayolu, “Adam sıkıntılar, problemler yaşamış. İntihar eylemine kalkıştı. Arkadaş bizi kırmadı indi, bir sorun yok, işsiz galiba” dedi.

    Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Avukat ve 1 polis dahil 8 kişi insan kaçakçılığı nedeniyle tutuklandı

    Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından göçmen kaçakçılığı suçu ile mücadele kapsamında yaklaşık bir yıl önce başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden 8’i tutuklandı.

    Yürütülen soruşturmada, Bodrum Sulh Ceza Mahkemesinden 23 kişi hakkında alınan kararlar çerçevesinde Bodrum merkezli, Fethiye, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Sakarya ve Manisa illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmişti. Yapılan eş zamanlı operasyonlarda, Avukat A.K.K., Polis Memuru Ö.A. ile H.P., V.C., H.T.B., A.Ç., M.P.,-A.D., Ş.E., C.K., Ö.A., O.B., R.C. isimli şüpheliler yakalandı.

    Gözaltına alınan 13 kişi Emniyetteki işlemleri sonrası sabah saatlerinde adliyeye çıkarıldı. Şüphelilerden A.Ç., Ö.A., C.K. ve A.D. Savcılık tarafından serbest bırakılırken M.P. isimli şüpheli adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Aralarında avukat ve polisinde bulunduğu 8 kişi ise göçmen kaçakçılığı yapmak suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.