Etiket: Avuç

  • Bolvadin’de sokak hayvanları için “Bir Avuç Mutluluk” Projesi uygulandı

    Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde sokak hayvanları için “Bir Avuç Mutluluk” projesinin uygulanmaya başlandı. Proje kapsamında lise öğrencileri sokak hayvanları için mama kuşlar içinde yem bıraktılar.

    Bolvadin Raziye -Yusuf Kayabaşı Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri ile Rehber Öğretmeni Mustafa Gürgen ve Felsefe Öğretmeni Afşin Yıldırım eşliğinde sokak hayvanları için “Bir Avuç Mutluluk” projesi kapsamında sokak hayvanlarına mama kabı içinde mama ile kuşyemi bırakarak bu soğuk günlerde sokak hayvanları ve kuşları aç bırakmadılar. Lise öğrencileri ilçede farkındalık oluşturmak amacıyla bu örnek davranışı büyük bir gönüllülükle sergiledi.

  • Canan Karatay: “Avuç içi kadar pide yiyin”

    Prof. Dr. Canan Karatay, Ramazan’da “Yemeyin” dese de Ramazan pidesinin yenileneceğini belirterek, “Avuç içi kadar pide yiyin” dedi.

    Canan Karatay, İzmir’in Çeşme ilçesinde, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi 1967 Mezunları 50. Yıl Buluşması toplantısına katılarak bir sunum yaptı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Karatay, “Ramazan pidesini ’yemeyin’ desem de yiyeceğinizi biliyorum ama her zaman söylüyorum, avuç içiniz kadar pideyi ikiye böleceksiniz. Yarısını köy tereyağı ile yağlayacaksınız veya soğuk sıkım zeytinyağına batırarak yiyebilirsiniz. Ekmek şekerdir. Yapılan bilimsel araştırmalar gösterdi ki, ekmek kan şekerini ve kan insülinini çok aşırı yükseltiyor. Ayrıca karaciğerin yağlanmasının, şeker hastalığının sebebi. Ekmek de şeker gibidir. Hangi türü olursa olsun, ekmek yediğiniz zaman, vücut onu şeker olarak algılıyor. Şeker toksit olduğu için, dokulara zararlı olduğu için karaciğerde yağlanmaya neden oluyor. Buğdayın içinde nestin denilen bir madde, maalesef beyine geçerek beyindeki morfin reseptörlerine bağlanarak bağımlılık yapıyor. Ayrıca buğdayın içinde amilopektina diye bir karbonhidrat var. Bu da beyindeki morfin reseptörlerine bağlanarak sizi bağımlı hale getiriyor. Bir de hem amilopektina hem de nestin, pankreasımızda insülin salgılanmasını tetikliyor. Onun için sürekli acıkıyorsunuz. Yedikçe yiyorsunuz, bağımlı hale geliyorsunuz. Bunları söylediğim için fırıncılar bana çok kızıyor ama fırıncılar bana kızmasın. Çünkü, fırına gelen hazır unlarda Tarım Bakanlığı’nın izniyle yüzde 10 katkı maddesi var. Yani unlar fırına zaten katkı maddeli geliyor. O katkı maddelerinin içinde bromür var. Bromür, ağır metaldir. Bromürün kanser yaptığı belirlenmiştir” diye konuştu.

    “Meyve suyunun hiçbir besleyici yanı yok”

    Karatay, ABD Pediatri Akademisi’nin söz konusu uyarıyı geçen hafta yaptığını da belirterek, “Çocuklara verilen meyve suyunun hiçbir besleyici yanı yoktur diye uyardılar. Ben de ’çocuklarımız ayran içsinler, sağlıklı su içsinler’ diyorum. ’Eğer içebiliyorlarsa süt içsinler’ diyorum. Biz çocukken süt içerdik. Sütün içine Türk kahvesi katılırdı. Sütün o ağır kokusunu, kahvenin güzel kokusuyla bastırarak, soğuk ya da sıcak süt içerdik” ifadelerine yerdi.

    “Akan su sağlıklıdır”

    Pet şişelerdeki durgun su yerine akan suyun içilmesi gerektiğini söyleyen Karatay, şunları söyledi: “Su çok önemlidir. Su hayattır. Hareket eden, akan suyun, ırmağın ya da yağmur suyunun etrafında negatif iyonlar oluşur. Negatif iyonlar, kendimizi iyi hissetmemizi sağlar. Duştan çıktığımız zaman kendimizi rahat, ferah hissetmemiz bundan dolayıdır. Yağmurdan sonra havanın temizlenmesi bundan dolayıdır. Açık su negatif iyonlarından dolayı daha iyidir. Sağlıklı ırmak ve dere suları tabi ki içilebilir. Maalesef şu son zamanlarda bütün derelerimiz çok kirlenmiş durumda. Mutfak çeşmesinden akan su filtre edip, mikroplarından ve klordan arındırılıp içilebilir.”

    “Çiğ köfte yiyerek büyüdüm”

    Kendisinin Elazığlı olduğunu ve çiğ köfte yiyerek büyüdüğünü söyleyen Canan Karatay, “Çiğ köftede, bildiğiniz çok sağlıklı kıyma olacak. Eski bulgurunuz olacak. Çiğ köfte sağlıklıdır. Ayrıca içine birçok tuz ve baharat konulduğu için ne mikrop ürer, ne virüs ürer ne de bakteri ürer” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Obeziteye karşı bir avuç fındık

    TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gıda Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Cesarettin Alaşalvar, Fındığın obez olgulardaki yerinin ve mekanizmasının incelenmesi üzerine Türkiye ile Japonya’nın ortak bir çalışma yürüttüğünü söyledi.

    Konuyla ilgili bilgiler veren Doç. Dr. Cesarettin Alaşalvar, “Giresun kalite tombul fındık bileşenleri itibariyle bünyesinde yaklaşık yüzde 15 protein, yüzde 60 yağ, yüzde 17 karbonhidrat, yüzde 5 su ve yüzde 3 kül barındırmaktadır. Fındıktaki bu bileşenlerin miktarı coğrafi bölgelere ve iklim koşullarına göre yüzde 5-10 düzeyinde farklılık gösterebilir. Bu değerler kapsamında enerji hesaplaması yapıldığında, 10 gram natürel fındık yaklaşık 630 kcal enerji içermektedir” dedi.

    Fındığın yağ miktarı yüksek olduğu içi toplumda genel olarak yanlış bir algının bulunduğunu ifade eden Alaşavar “Bu nedenle kilo artışına neden olacağı varsayıldığından tüketiminden çekinilmektedir. Halbuki sert kabuklu meyveler kapsamında yapılan yüzde 30’a aşkın bilimsel çalışmaların ortak çıktısı göstermiştir ki 1 ila 6 ay boyunca günde 30-40 gram düzeyinde sert kabuklu meyve tüketen bireylerin vücut kitle indeksi değerlerinde bir değişme olmadığı gözlenmiştir. Sağlık iddiası kapsamında, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından önerilen miktar 42 gram iken, Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu tarafından tavsiye edilen günlük tüketim miktarı 30 gram olarak belirlenmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Sert kabuklu yemişler kilo artışına neden olmuyor”

    “Peki, vücudumuz aldığımız fındığın tamamını enerjiye dönüştürülebiliyor mu?” diye soran Doç. Dr. Cesarettin Alaşalvar, şunları söyledi:

    “Bu konuda Kaliforniya Badem Birliği 2010 yılında bademin enerji değerini yeniden hesaplatmıştır. Mevcut enerji hesaplaması 100 yıl önceki yöntem ile hesaplanıyordu. İnsanlar üzerinde yapılan uzun bir çalışmanın sonucuna göre, bademin vücut tarafından metobolize edilen enerji değerinin yüzde 20 daha az olduğu sonucuna varılmıştır. Bu özellikle diyet uygulamaları için son derece önemli bir çalışma olup, benzer çalışmanın fındıkta da yapılması önemlidir. Bu çalışma üzerine, Purdue Üniversitesi’nden bir grup bilim insanının yaptığı çalışmalar kapsamında, fındığında dahil olduğu sert kabuklu meyvelerin, vücut tarafından ortalama yüzde 65-75 düzeyinde sindirilebildiği ve geri kalan kısmın sindirilmeden vücuttan atıldığı yönündedir. Bunun sonucu olarak, sert kabuklu yemişlerin metobolize enerji değerinin düşük olduğu ve kilo artışına neden olmadığı yönündedir.”

    Fındığın vücuttaki biyoyararlılığı ve sindirim mekanizmasının detaylı üzerinde çalışma yapılması gereken alanlar olduğunu belirten Doç. Dr. Cesarettin Alaşalvar, “Bu konuda günlük alınması gereken enerjinin yüzde 10-13’lük kısmı fındıktan alındığında kilo artışına neden olmadığı bilinmektedir. Fındığın obez olgulardaki yerinin ve mekanizmasının incelenmesi, Giresun Ticaret Borsası ve Fındık Tanıtım Grubunun destekleriyle TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü ile Japonya’da Hokkaido Üniversitesi’nde ortaklaşa çalışılmaktadır. Ayrıca fındık faydalı biyoaktif bileşenler bakımından oldukça zengin olup bunların biyoyararlılığı ve sindirim mekanizması mutlaka çalışılmalıdır” şeklinde konuştu.

    CS-ÖS-Y)

  • Bir Avuç Tohum İnsanları Birbirine Bağladı

    Tepebaşı Belediyesi tarafından Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi, Porsuk Çayı Feylesofları Derneği ve Eskişehir Doğal Yaşam Yerel Tohum işbirliği ile Tepebaşı Yerel Tohum Takas Şenliği, Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Yok olmaya yüz tutan geleneksel tarımın desteklenmesi ve yaşatılarak sağlıklı nesiller yetiştirilmesini hedefleyen etkinliğe çok sayıda sivil toplum kuruluşu destek verdi. Karaot Derneği ve Yerel Tohum Derneği gibi öncü derneklerin de katılım gösterdiği takas şenliğinde, konuşma yapan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, “Bir avuç tohum insanları birbirine bağladı” diye konuşarak, yapılan çalışmanın etkisine vurgu yaptı. Başkan Ataç, “Çocukluğumuzun tarım ürünlerinin tatlarını bugün hala arıyoruz. Günümüzde tarım ürünleri müdahaleler ile doğallığını yitirerek soframıza geliyor. Bugün Eskişehir’de başlattığımız tohum takası Esentepe Çocuk Merkezimizin yanında yer alan yaklaşık 8 dekar alanda yerli tohumların çoğaltılması amacıyla attığımız protokolün ve alana diktiğimiz 220 farklı meyve fidanının bir aşaması. Eskişehir’e ve Türkiye’ye örnek bir çalışma olacak. Tarım adına geleneksel tohum adına Eskişehir’de ilk kez gerçekleşen çalışma burada gördüğümüz dayanışma ile daha güçlenecek. Destek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Tepebaşı Belediyesi Tohum Takas Şenliği destek verenlere plaketlerinin takdim edilmesinin ardından, gerçekleşen tohum ve fide takası ile keyifli bir bahar etkinliğine dönüştü.

  • Torun: “Bir Avuç Fındık İyi Gelir”

    CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, 26. Dönem için Meclise gelerek kaydını yaptırdı. Torun, “Bir avuç fındık iyi gelir” diyerek gazetecilere fındık ikram etti.

    26. dönemde Mecliste görev yapmak üzere kaydını yaptıran CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, kayıt işlemlerinin ardından gazetecilere “Bir avuç fındık iyi gelir” diyerek Ordu fındığı ikram etti. Seyit Torun’un rozetini CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın’ın küçük oğlu Erdal Akın taktı.