Etiket: Avrupaya

  • İnegöl’den Avrupa’ya 1 milyon dolarlık salça ihracatı

    Hem istihdam hem de ihracat yaparak Türkiye’ye döviz getirdiklerini ifade eden İnegöl Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ahmet Uğur, bu yıl hedeflerinin 1 milyon dolarlık ihracat olduğunu söyledi.

    Geçtiğimiz yıl Hollanda’ya 700 ton salça ihracatı gerçekleştiren İnegöl Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, bu yılki hedeflerinin bin tonluk ihracat olduğunu açıkladı. Şu ana kadar sezon başından bugüne 350 ton civarında ihracat yaptıklarını belirten İnegöl Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan Ahmet Uğur, “Geçtiğimiz yıl sonu 700 tonu yakalamıştık. Bu yıl hedefimiz bin ton ihracat etmek. Bu da ilçemize ve ülkemize yaklaşık 1 milyon dolarlık bir döviz girdisi demektir. İhracattaki hedeflerimizi yakalamak için makine, ekipmanlarımızı yeniledik. Bu işi yaparken de hem yaklaşık 100 kişilik bir istihdam sağlıyoruz” dedi.

    Dünya ekonomisindeki durgunluktan dolayı geçtiğimiz yıl bu hedefe ulaşamadıklarının belirten Başkan Uğur, “Bu yılda 700 tonlu bir anlaşma sağladık. Ama hedefimiz bin ton ihracat etmek. Bu hedefimizi yakalayacağımızdan da eminiz. Domates salçasında da tüketim her geçen yıl kar topu misali artıyor. Onun için hem çevremize domates ektirdik hem de kendi kooperatifimizin tarlasında domates yetiştirdik. Sıkıntı çekmeyeceğimize inanıyorum. Tabi tarımda hiçbir garanti yoktur. Hava şartları oldukça farklı seyrediyor. Ama beklentimiz iyi olacağı yönünde” diye konuştu.

    Ürünlerde istikrar olmayışında dolayı bu sene ayçiçeğinde ve meyvelerde sıkıntılar yaşandığını ifade eden Uğur, “Patateste üretici geçen yıl olduğu gibi bu yılda hüsran yaşadı. Burada bir fabrikamız var. Acı biberi ve domatesi bölge dışından da getirebiliyor. Çiftçilerimizin kooperatife gelip, bilgi alıp önümüzdeki yıllarda en azından domates ve bibere ağırlık vermesi lazım. Çünkü satışı garanti, para alışı garanti, teslim edeceği yer belli. Bu nedenle çiftçilerimize bu konuda duyarlı olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

  • Akçakoca’dan Avrupa’ya vidalı kazık ihraç ediyor

    Düzce’nin Akçakoca ilçesinde faaliyet gösteren bir firma Türkiye’de ilk defa büyük ebatlarda vidalı kazık üretmeye başladı.

    Uzun yıllar Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yaşayan Makine Mühendisi Suat Temiz, 7 arkadaşı ile birlikte Düzce’nin Akçakoca ilçesinde Dekorboru Fabrikasını kurdu. 12 yıl önce temelleri atılan fabrikadaki makinelerin çoğunu kendisi imal eden Temiz, daha önce Türkiye’ye sadece Çin’den gelen vidalı kazıkları uzun uğraşlar sonucu üretmeye başladı. İstenilen uzunluk ve ebattaki vidalı kazıkların yanı sıra dekoratif aydınlatma ve konik borular üreten Temiz, daha fazla ülkeye ihracat yapmak için çalışma yaptıklarını söyledi.

    Türkiye’de ilk defa vidalı kazık ürettiler

    İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesini bitirdikten sonra geldiği Kdz. Ereğli ilçesindeki demir çelik fabrikasında değişik kademelerde görev yaptığını ve 12 yıl öncede 7 eski Erdemirli arkadaşı ile Dekorboru Fabrikasını kurduklarını anlatan Temiz, “Emekli olduktan sonra arkadaşlarla bir araya geldik. Ne yapalım? Paramız var, bilgimiz var, becerimiz var, çelikçiyiz. Epey bir araştırmadan sonra dekoratif aydınlatma direkleri şeklinde bir başlık attık. Bunun yanında konik borular, nervürlü borular, dekoratif babalar gibi ürünlerle işe başladık. Bununla ilgili makineleri temin etmek için 10-12 ay gibi bir süremiz geçti. Makineleri yurt dışından temin ettik, getirdik, kurduk. Ondan sonra çalışmaya başladık. Fuarlara katıldık, kendimizi tanıttık. Daha sonra da işimizi nasıl geliştirebiliriz diye hem TÜBİTAK ile hem KOSGEB ile irtibata geçtik. KOSGEB’e projeler yaptık. Bu projelerde Türkiye’de gelişmekte olan güneş enerjisi santralleri kurulumunda yoğun bir şekilde kullanılan vidalı kazık imalatına başladık. Bu vidalı kazıklar Türkiye’ye 3 yıl öncesine kadar Çin’den ithal ediliyordu. Türkiye’de tek üreticisiyiz. 3 seneden beri yurt içine imalat ve montajı yapıyoruz. Vidalı kazık ürünü ile ilgili faydalı model belgemiz var. Ürün çeşidi olarak başlangıçta dekoratif konik aydınlatma direkleri, bayrak direkleri, babalar, korkuluklar, nervürlü borular gibi isimlendirebiliriz. Son senelerde yaptıklarımız da vidalı kazık. Bu vidalı kazık da somunlu vidalı kazık, flanşlı vidalı kazık, sivri uçlu vidalı kazık, mızrak uçlu vidalı kazık gibi çeşitli ürünler vardır. Şimdi bu sene ilk parti ürünü Hollanda’ya gönderdik. İkinci parti ürünümüz Almanya’ya gidecek. Görüşmelerimiz devam ediyor. Avrupa ve çevre ülkelere satış yapmak için çalışmalarımız devam ediyor.

    Makineleri kendileri yaptı

    Vidalı kazık üretimini ve vidalı kazıkları sahada uygulamasını yapan makinelerin bir kısmını kendileri yaptıklarını bir kısmını da makine imalatı yapan yerli firmalara yaptırdıklarını dile getiren Temiz, vidalı kazık üretimine nasıl başladıklarını şu şekilde anlattı:

    “Biz bu işleri yaparken çelik sektöründeki arkadaşlarımız geldiklerinde, gördüklerinde diyorlardı ki ’Bu akıllı adam işi değil bu olmaz şöyle olur böyle olur.’ Ama bizim Erdemir’de de şöyle bir düşünce vardı, Erdemir’i kuran Amerikalı’lar yapmışlar gitmişler, sonradan gelen nesil şu şekilde diyordu ’Yurt dışında yapılıyorsa ben daha iyisini yaparım.’ Benim uğraşmamın temelinde de bu var. Avrupa bunu yapıyorsa biz de bunun daha iyisini yaparız. Hatta Çin’den malzeme getirip de Türkiye’de kullanan firma sahibi numune malzeme getirdi, ona da aynı şeyi söyledim. Aynen de o şekilde yaptık zaten. Türkiye’de üretilmeyen bir şey, daha önceden birçok kişinin denediğini öğreniyoruz. Fakat bizim makinelerimizin de, önceki aldığımız makinelerin de bu işi yapmaya uygun olduğu için daha hızlı bir şekilde bu ürünü hemen yapabildik. Başta 3 tane makinemiz vardı. Şimdi 15 tane makinemiz var. Bu 15 tane makinenin çoğunu da biz kendimiz yaptık. Başka yerlerde benzer makineler görüp kendi işimize adapte ettik, üretimini yaptık, bir de vidalı kazıkların sahada uygulamasını yapan makineler var. Onları da genellikle yurt dışından temin yoluna gidiliyordu. Ankara’dan bir firma buna benzer makineler yapıyordu. Bizde gittik ’Bize şu şekilde şu işi yapabilecek makineler bize bunu yapar mısın?’ diye konuştuk. ’Yaparım’ dedi. Dışarıdan aldığımız makineleri yine yurt içinde yaptırdık. 15 makineden 3 makine başlangıçta yurt dışından almıştık. Sonradan da 1 makine daha aldık yine yurt dışından. Dolayısıyla ihtiyacımız olan makineleri de kendimiz yapıyoruz. Yeni bir ürün çeşidi talebi olduğu zaman onu yapabilmek için de yine kendimiz makine yapıp o ürünü yapıyoruz. Yani yurt dışından gelen talepler biraz farklı üründü. Onlar için de işte yine farklı bir makine geliştirdik. Onu yaptık. Üretime öyle devam ediyoruz.”

    İmalat bölümünde üç vardiyada 20, şantiyelerdeki çalışanlarla yaklaşık 40 kişiyi istihdam ettiklerini belirten Temiz, eleman ihtiyacı olduğunu ancak bulamadıklarını ifade etti. Temiz, personel bulmaları halinde hem daha fazla ülkeye ihracat yapacaklarını hem de çalışan sayısını artıracaklarını söyledi. Türkiye’de yapılmayan işleri yaparak faydalı model çalışmalarına ve KOSGEB’e proje hazırlamaya da devam edeceklerini belirtti.

    “Türkiye’de olmayanı üretiyoruz”

    Suat Temiz ile 40 yıllık bir dostlukları bulunduğunu ve Erdemir’den emekli olduktan sonra Dekorboru Fabrikasını kurduklarını anlatan Genel Müdür Yardımcısı İsmet Koç, amaçlarının Türkiye’de olmayanı yapıp ülkeye ve topluma katkı sunmak olduğunu söyledi. Koç, konuşmasında, “Amacımız burada topluma katkı sağlamak, Türkiye’de olmayanları yapmak. önemli olan farklı işler yapmak. Biz de gördüğünüz gibi farklı ürünler yapıyoruz. Şu anda yurt içi değil yurt dışına satıyoruz. Ben Suat abiyi kutluyorum. Tebrik ediyor, başarılar diliyorum” dedi.

  • İzmir Ticaret Odası Başkanı Demirtaş: “İzmir Avrupa’ya sıçrama noktası”

    İzmir’e gelen Sri Lankalı iş adamlarına yatırım çağrısı yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, “İzmir sizin için Avrupa’ya sıçrama noktası olur” dedi.

    86’ncı İzmir Enternasyonal Fuarı için İzmir’e gelen yabancı heyetler, İzmir Ticaret Odası’na (İTO) yoğun ilgi gösterdi. Sri Lanka Ticaret Bakanı Arjuna Sujeewa Senasinghede beraberindeki işadamları ile İTO’yu ziyaret ederken, “Sri Lanka Ülke Tanıtım Toplantısı” gerçekleştirildi. Heyete İzmir hakkında bilgiler veren İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, İzmir’in mobilya gelinlik, demir çelik, kimya gibi sektörlerde çok etkili olduğunu belirtti. Türkiye’de 9 tane Sri Lankalı şirket olmasına karşın İzmir’de hiç şirket olmadığını belirten Demirtaş, “İzmir’e yatırım yapın. İzmir’i Avrupa ticaretine ulaşmada bir sıçrama noktası olarak görebilirsiniz. Örneğin Serbest Bölgemize yatırım yaparak buradan Avrupa’ya mal satabilirsiniz. Aynı şekilde Türk firmaları da Sri Lanka’ya yapacakları yatırım ile Afrika ve Güney Asya’ya ulaşabilir. Birlikte neler yapabiliriz bunu konuşalım. İş adamlarımızla birlikte bizler de sizin fuarınıza gelmek isteriz. Sayın Bakan özellikle tekne imalatına değindi. Tekne imalatı konusunda iyi noktadayız. Bu noktada işbirliği çalışmalarımızı yapabiliriz” dedi.

    “Sri Lanka artık çay ticaretinden ibaret değil”

    Sri Lanka Uluslararası Ticaret Bakanı Arjuna Sujeewa ise, Sri Lanka ile ilgili iş fırsatlarını anlattı. İki ülke arasındaki ticaretin sadece çay ve mücevherat sektörleriyle sınırlı olduğunu dile getiren Sujeewa, artık ülke olarak turizmden, sanayiye kadar birçok sektörde Türkiye ile ciddi ticaretler yapmak istediklerini söyledi. Sujeewa, “İki ülke arasındaki ticaret genelde çay ile sınırlı. Ama artık şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki bizler artık çay ve mücevheratla sınırlı değiliz. Sri Lanka’nın konumu çok önemli. İki ülke arasında ilişkiden bahsederken bizim geleceğimizin çok çok parlak olduğunu söylemek istiyorum. Açık ekonomimiz var. Uzun süren bir askeri yönetim ve terörizmle uğraştık, şiddetten çok çok zarar gördük ve bundan çok ders aldık. Çok küçük bir ülkeyiz ama çok hızlı gelişiyoruz. Demokrasimiz çok iyi noktada, bununla alakalı birçok ödül aldık” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye ile ilişkilerimiz İpek Yoluna dayanıyor”

    Türkiye ile olan ilişkilerinin çok geçmişe dayandığını dile getiren Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Pakeer Mohideen Amza ise iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 1940’ların sonunda Sri Lanka’nın bağımsızlığını kazanması ile başladığı belirterek, “Ancak bizim kardeşliğimiz çok eskilere dayanmaktadır. İpek yolunda Osmanlı Devleti’nin kullandığı yolda Sri Lanka çok önemli bir limandı. İki ülke arasındaki ilişkiler çok eskilere dayanmaktadır” dedi.

    Amza, hali hazırda 230 milyon dolar olan ticaret hacmini daha da yüksek rakamlara ulaştırmak istediklerini belirtti. Amza, “İki ülke aynı zamanda 14 yeni anlaşma imzalayacak. Tarım, çevre, afet yönetimi ve kentsel dönüşüm gibi konularda olacak bu imzalar. THY Sri Lanka’ya her gün sefer düzenliyor. Ancak turizm alanında bunu iki ülke de yeterince değerlendiriyor. Türk iş dünyasını Sri Lanka’nın ekonomi avantajlarından yararlanmalarını istiyoruz. Büyüyen Asya pazarında, serbest ticaret anlaşmalar imzalıyoruz. Birçok ülkeyle ticaretimizi güçlendirmek için anlaşmalar yapıyoruz. Türkleri ülkemize bekliyoruz” dedi.

    Konuşmaların ardından Sri Lankalı yetkililer toplantıya katılan İzmirli işadamlarının sorularını yanıtladı.

  • Kahramanmaraş’tan Avrupa’ya kiraz ihracatı

    Kahramanmaraş’ın Andırın ilçesinde hasadına başlanan kiraz, Avrupa pazarına gönderiliyor.

    Andırın’a bağlı Çiğşar, Kabaca ve Çokak mahallelerinde bin 650 rakımda yetişen kirazlar, hasadı yapılarak tırlarla Avrupa’ya gönderiliyor.

    Aroması, büyüklüğü ve lezzetiyle özellikle Avrupa ülkelerinde rağbet gören Kahramanmaraş kirazında bu yıl 10 bin rekolte bekleniyor. Ay sonuna kadar devam etmesi beklenen hasat dönemi boyunca kirazlar, kalitesine göre 4-7 TL arasında değişen fiyatlarla alıcı buluyor.

    Andırın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Uğur Adsay, kiraz hasadının üreticinin, işçinin ve tüccarın yüzünü güldürdüğünü söyledi. Adsay, Almanya başta olmak üzere İngiltere, Irak ve Rusya gibi ülkelere ay sonuna kadar 5 bin ton kiraz sevkiyatının yapılmasının beklendiğini kaydetti.

    Adsay, kiraz hasadı dolayısıyla çevre illerden bölgeye çok sayıda işçi istihdamı sağlandığını sözlerine ekledi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD’ye ve Avrupa’ya sert tepki:

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma töreninde terör örgütlerine destek veren ABD ve Avrupa’ya sert tepki göstererek, “Sırf bize zarar veriyor diyor yılanları koyunlarında besleyenlerin damarlarında o yılanların zehriyle uyanacakları günler çok yakındır”dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Törene Erdoğan’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, İBB Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ve çok sayıda davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerin bayramını kutlayarak, “Bu bayramın Bölgemizdeki tüm dünyadaki müslümanların tamamının huzurunu, kurtuluşuna vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan temenni ediyorum. Rabbimden bizlere hep birlikte nice Ramazanlar, nice bayramlar görmemizi temenni ediyorum. Asıl ve öncelikli anmamız gereken şehitlerimiz ve gazilerimizdir. Bu mübarek günde şehit verdiği yakınlarının burukluğuyla geçiren kardeşlerimize sesleniyorum. Sizler eşinizi ,evladınızı, kardeşinizi ,babanızı toprağa vermiş olabilirsiniz. Ama 80 milyon Türkiye sizlerle birliktedir. Önümüze çıkan her sıkıntının imtihan olduğunu biliyoruz. Dünya ve ölüm bunlar bizim için birer imtihan vesilesidir Hep beraberiz. Bu can bu tende oldukça beraberiz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sık sık “İşte ordu işte komutan” sloganlarıyla kesildi. Erdoğan, zafer kazanmak istediklerini söyleyerek, “Rabbim milletimizin, tüm mazlumların ettiği dualar yüzü suyu hürmetine yürüdüğümüz yolda bizi mahcup etmesin. Türkiye bir yandan terör örgütleri hain saldırıyla, bir yandan diplomatik ayak oyunlarıyla, ekonomik suikastlarla aynı anda mücadele ediyoruz. Genelkurmay başkanımız Güneydoğu’da bayram namazını kıldı. Durma yok yola devam. Derdimiz bu. Suriye sınırları boyunca bir terör koridoru kurma girişimini Fırat Kalkanı harekatıyla sekteye uğrattık. Müttefik dediğimiz , dost bildiğimiz ülkeler Türkiye’nin bütünlüğün göz dikmiş terör örgütleriyle işbirliği yapmakta bir sakınca görmüyorlar. Bu terör örgütüne verilen silahları daha sonra geri alacaklarını söyleyerek, Türkiye’yi kandırdıklarını sananlar hayati bir yanlış yaptıklarını eninde sonunda anlayacak. Ama onlar için iş işten geçmiş olacak.Biz tüm ikazlarımıza rağmen terör örgütlerine verilen silahlarla ülkemize atılan her kurşunun, dökülen her kanın faturasını o silahların asıl sahiplerine çıkartacağız. Suriye’nin kuzeyinde ,sınırlarımızda bir terör devleti kurulmasın asla müsaade etmeyeceğiz. Bunlara destek verenler bu gerçeği görecek. Fırat Kalkanı’nda iki bin kilometre karelik alanda Mehmetçik, ÖSO ile elinden geleni yaptıysa bundan sonra da yapacaktır. Bunu bizzat kendilerine de söyledik. Asla taviz yok. Türkiye bir çadır devleti değildir” dedi.

    Vatandaşların ’Bir gece ansızın gelebiliriz’ tezahüratlarına, “Aynen öyle. Bir taraftan NATO’da beraber olacağız öbür tarafta terör örgütleriyle hareket edecek. O zaman NATO’nun gözden geçirilmesi gerek . NATO’daki bu kurallara atılan bu adımların hepsi aykırıdır. Bunu düzeltmemiz lazım. Suriye’den ve Irak’tan her türlü terör saldırısına kendi topraklarımızda değil, kaynağında müdahale edeceğiz. Türk milletine saldıran yılanların başların inlerinde ezmeye devam edeceğiz. Meşru müdafaa hakkımızı engellemek isteyenlere mesajım şudur.Buna ancak 80 milyon nüfusu tüm Türkiye’yi karşısına alma pahasına yapabilirsiniz. Suriye’de kendisine yolda seçtiğiniz terör örgütüyle sizin nasıl bir geleceğiniz olur onu bilmiyorum. Ama ülkemize saldırıp , sonra arkanıza sığınan terör örgütüyle yol yürüdüğünüz sürece bizimle bir geleceğinizi olmayacağını çok iyi bilmelisiniz. Ülkemizde darbe teşebbüsünde bulunan bir diğer terör örgütünün elebaşını topraklarınızda barındırmaya devam ederek, Türkiye’nin gönlünde onanmaz bir yara açıyorsunuz. Benzer bir yaklaşıma Avrupa ülkelerinde şahit oluyoruz.. Terör örgütüne bu derin muhabbeti,aşırı korumacılığı yol açanları, felaketleri görmezden gelenleri bir an önce aklını başına almaya çağırıyoruz. Türkiye tarihi birikiminden aldığı güçle bu musibetlerin hepsinin üstesinden gelir. Sırf bize zarar veriyor diyor yılanları koyunlarında besleyenlerin damarlarında o yılanların zehriyle uyanacakları günler çok yakındır” dedi.