Etiket: Avrupanın

  • Avrupa’nın en büyük film platosunun temeli Büyükçekmece’de atıldı

    Hollywood, Bollywood ve Avrupa sinemasına dünya standartlarında film stüdyoları ve ekipmanları temin edecek olan, gelişen Türk dizi ve film sektörüne de destek vermeyi amaçlayan Midwood İstanbul Film Stüdyo Kompleksi’nin temeli Büyükçekmece’de atıldı.

    5 yıl süren çok titiz ve detaylı çalışmalar neticesinde ortaya çıkan, dünya sinema, dizi ve reklam sektörünün kalbinin atacağı Midwood, İstanbul Film Stüdyo Kompleksi’nin temeli atıldı. Temel atma törenine Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Midwood Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet San, Midwood İcra Kurulu Başkanı Emin Günal ve sinema sektörüne gönül veren isimler katıldı. Avrupa’nın en büyük film platosu ve dünyanın en önemlileri arasında olma özelliği taşıyan plato, 825 milyon lira yatırımla 505 dönümlük arazide konuşlanacak. Dev kompleks, 21 ayrı stüdyo ve 17 açık set alanı, 18 imalat atölyesi ve çekim için ihtiyaç duyulan tüm ekip, ekipman ve servisleri ile sinema, dizi ve reklam çekimlerine eşsiz ortamlar sunacak.

    “Çok heyecanlandık aradığımız proje buydu”

    Yıllardır gerçekleşmesini istedikleri proje için tüm  imkanların hazır olduğunu belirten Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Yap işlet ve uzun süreli kiralama ile 30 yıllığına Ahmet San ve ekibine tahsis ettik. Ekip ihale ile projeyi aldıktan sonra onay aşamasından önce projeyi anlattılar, çok heyecanlandık aradığımız proje buydu. Tamamı ile bir film stüdyosu ve görsel sanatlar eğitimi verecek okulların da içinde olmasını çok arzu ediyorduk. Özellikle eğitim kısmını kapsayan yüzlerce film çekimi için aynı zamanda büyük imkanlar tanıyan, içerisinde müzesinin sanat atölyeleri ve kültürel faaliyetlerimizi yapabileceğimiz diğer mekanları barındıran bu projeyi onayladım” diye konuştu.

    “12 bin 500’den fazla insan buradan ekmek parası kazanacak”

    Projeyi Türkiye’de ses getirecek bir proje olarak uygulama noktasına getirdiklerini söyleyen Başkan Akgün, “Projenin hukuki alt yapı prosedürleri bitti. Bugün de müteahhit firma ile temel atmanın mutluluğunu yaşadık. Bir kez daha ülkemize hayırlı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği 10 projeden birinin bu proje olacağını ve bu projeyi gördüğü zaman mutlaka görecektir. Kendisini de davet edip bu projeyi gezdireceğim. 12 bin 500’den fazla insan buradan ekmek parası kazanacak. Sadece bir film stüdyosu olarak bakarsak yanılırız, benim şehrimin ülkemin ekonomisine çok fazla katkı sağlayacak” ifadelerini kullandı.

    “2017 30 Ekim’de ilk etabı açılırken yabancı üç film motor diyecek”

    Projeyi 6 yıl süren heyecanı olarak tanımlayan Midwood Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet San ise şöyle konuştu:

    “İnanıyorum hakikaten Türkiye’de çekilen diziler, filmler dünyada 600 milyon kişiye ulaşıyor. Baktığınız zaman senaryoda sıkışıklıklar görüyorsunuz, alt yapı bence Midwood İstanbul Studio Complex gibi bir şey olsa daha patlayacak inanıyorum Türk Sinema Endüstrisi. Bir amacımız tabi ki bu. Film çeken yapımcılara, yatırımcılara maksimum dünya standartlarında hizmet üretmek ama dünya film platosu haline gelsin istiyoruz. Planlarımız çok ciddi yeni yılda hem Bombay hem Los Angeles’ta ofislerimizi de faaliyete geçiriyoruz. Kaldı ki son iki senedir pazarlama üzerine çalıştım 2017 30 Ekim’de ilk etabı açılırken yabancı üç film motor diyecek zaten, 2018 30 Ekim’de de buranın patlayacağına inanıyorum.”

    “Bu stüdyo en büyük hayalimdi”

    Temeli atılan platonun en büyük hayali olduğunu belirten Türk Sineması’nın usta yönetmeni Yılmaz Atadeniz, “Projede Ahmet San’ın ismini görmek beni mutlu etti. Ahmet San’ın sürekli Avrupa ile temas halinde çalıştığını biliyorum. Türk Sineması’na yön ve istikamet verecek bu  stüdyonun kurulmasında demek ki onun da bir küreği varmış. Herkese teşekkür ediyorum, bu stüdyo Türkiye’ye hayırlı olsun diyorum” dedi.

    Öte yandan, sinema sektörünün cazibe merkezlerinden biri haline gelecek olan Midwood tamamlandığında dünyaca ünlü sanatçıların ve misafirlerinin konaklayacağı 7 yıldızlık ünitesi, anaokulundan üniversiteye kadar bir eğitim vadisi, tematik eğlence parklarının ve yeme-içme ünitelerinin bulunduğu dev bir kompleks olacak. Açıldığı ilk yıl 1 milyon kişiyi ağırlamayı hedefleyen Midwood, sinema sektöründen eğitime kadar birçok sektöre ivme kazandırarak Türkiye’ye döviz girdisi sağlayacak ve turizm çeşitliliğini de arttıracak.

  • (Özel Haber) Avrupa’nın tarım ambarı Hollanda damak tadını Bursa’da buldu

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde yapılan salçalar, Hollanda mutfaklarının vazgeçilmezi oldu. İnegöl’den bu yıl Hollanda’ya 800 ton acı biber salçası ihraç edilecek.

    Türkiye’nin dört bir yanına salça gönderen Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin ürünleri yurt dışında da rağbet görüyor. Geçen yıl 554 ton acı biber salçası ihraç edilen Hollanda’ya bu yıl 800 ton gönderileceği açıklandı. Kadınlar tarafından temizlenen biberler ve domatesler, salça olduktan sonra itina ile kavanozlara giriyor. 100’ü aşkın kadın tarafından imal edilen salçaların namının çok eskilere dayandığını ifade eden Kulaca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Ahmet Uğur, “2016 yılı sezonunu 13 Ağustosta açtık. İlk olarak Hollanda’ya göndereceğimiz 800 ton acı biber salçasını yapmaya başladık. Geçen yıl 554 ton acı biber salçası göndermiştik. Bunun yanında iç piyasaya vereceğimiz tatlı biber salçasını da imal ediyoruz. Önümüzdeki 2 ay içinde üretimi tamamlayacağız. Çünkü domates sezonu en geç 15 Eylülde biter. Ancak biber işlememiz kırağı yağıncaya kadar devam edecek. Hem Yenişehir’den, hem Mustafakemalpaşa’dan, hem de kendi bölgemizden alım yapıyoruz. Bir kısmını çiftçilerimize taahhütlü ektirdik. Önümüzdeki yıllarda taahhütlü ekimi artırarak hem çiftçi açısından, hem de ürünün garanti olması açısından sözleşmeli olarak da ektirmeyi düşünüyoruz. Bu sene bir kısmını bu şekilde ektik ve üreticiden gelecek miktarı bildiğimiz için memnun kaldık” dedi.

    Kooperatifin salça kapasitesinin bin tona yakın olduğunu söyleyen Ahmet Uğur, “Bunun büyük bir kısmı ihracata gidiyor. Hem ülkemize döviz kazandırıyoruz, hem de istihdam sağlıyoruz. Bunun için ihracata daha fazla önem veriyoruz. Günde 35 ton’a yakın domates salçası imal ediyoruz. Biber olarak ise 25 ton üretim gerçekleştiriyoruz. Bunun bir kısmı yağ biberi, bir kısmı ise acı biberden oluşuyor. 5 yıldır Hollanda’ya ihracat yapıyoruz. İlk yıl 65 ton gönderdik. Şimdi ise 800 ton istendi. Bunun önü ise açık ilerleyen yıllarda daha fazla olacaktır. Ama biz ürün temini konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Hollanda birçok ülkeden salça almasına rağmen bizim salçamızı tercih ediyor. Çünkü bizim domateslerimiz 8 ay güneş gördüğü için daha leziz” diye konuştu.

    Hollanda’nın uzun araştırmalar sonrasında kendilerini seçtiğini belirten Ahmet Uğur, “Yaptırımları ve şartları çok ağır. Her sene buraya heyet gelir, incelemelerde bulunur. Eksiğimiz var ise onları tamamlamaya çalışıyoruz. Hollanda bizden aldığının bazısını işleyerek ihraç ediyor. İnşallah biz de yakın zamanda bunun gerçekleştirebiliriz. Ama çıraklığını yapmadan ustalığa soyunmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

  • Ordulu dağcı Avrupa’nın çatısı Mont Blanc zirvesinde

    Ordulu dağcı Yılmaz Seferoğlu, 4 bin 810 metre yüksekli ile Alpler’in ve Avrupa’nın en yüksek dağı olan Mont Blanc’ın zirvesine ulaştı.

    Daha önce Türkiye’nin en yüksek dağı olan 5 bin 137 metre yüksekliğindeki Ağrı, 3 bin 916 metrelik Erciyes, Karadeniz’in birinci Türkiye’nin dördüncü yüksek dağı olan 3 bin 932 metre yüksekliğindeki Kaçkar Dağı’na tırmanış gerçekleştirerek zirve sevinci yaşayan Ordu Dağcılık Kulübü sporcusu Yılmaz Seferoğlu ile Mehmet Şenocak iki gün önce Avrupa kıtasının en yüksek dağı Mont Blanc’ın zirvesine çıkmak üzere tırmanışa geçti.

    Birinci günün sonunda zirveye yakın 3 bin 817 metre yüksekliğindeki Gouter bölgesine ulaşan Yılmaz Seferoğlu ve Mehmet Şenocak, ikinci gün zirve tırmanışına geçti. Oldukça sert rüzgarların estiği zirve tırmanışında fırtınaya yakalanan iki dağcıdan Mehmet Şenocak, zirveye 500 metre kala geri döndü. Tırmanışını sürdüren Yılmaz Seferoğlu, rüzgar ve tipi arasında 4 bin 810 metrelik zirveye ulaşmayı başardı. Seferoğlu, bu başarı ile Mont Blanc’ın zirvesine tırmanan 116. Türk oldu.

  • Avrupa’nın en büyük otoyol tesisinde büyük FETÖ temizliği

    Bolu Dağı’nda bulunan Avrupa’nın en büyük otoyol tesisi Highway Outlet Alışveriş Merkezi’nin yüzde 56’lık hissesini satın alan işadamı Abdulkadir Şimşek, paralel yapıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle eski yönetim kadrosu ve çalışanlardan çok sayıda ismi şirketten uzaklaştırırken, yine Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) örgütüyle ilişkisi olan işyerlerinin sözleşmelerinin feshedilmesi için hukuki süreç başlatıldı.

    Edinilen bilgiye göre, FETÖ üyelerinin kuruluşundan bu yana uzun yıllar ortak olduğu alışveriş merkezinin geçtiğimiz ay yüzde 56’lık hissesini satın alan işadamı Abdulkadir Şimşek ve ortaklardan Polis Sandığı’nın (POLSAN) talimatıyla ilk iş olarak şirkette paralel yapıyla bağlantılı yönetici ve işçilerin iş akdi feshedildi. Polis Sandığı’nın ikinci büyük ortak olduğu şirkette FETÖ temizliği alışveriş merkezindeki kiracılara kadar uzandı. FETÖ’ya yakınlığı ile bilinen ve kayyum atanan NT mağazaları yönetim kararı ile kapatılma kararı alınarak alışveriş merkezinin dışındaki tabelası indirildi. Ayrıca FETÖ ile bağlantılı olduğu ifade edilen 3 işyeri alışveriş merkezinden çıkartılması için hukuki işlemler başlatıldı.

  • Akbank, Orta ve Doğu Avrupa’nın en iyi bankası seçildi

    Akbank, dünyaca saygın finans kuruluşu Euromoney’nin “Orta ve Doğu Avrupa’nın En İyi Bankası” ödülünü alan ilk Türk bankası oldu.

    Dünyanın en önde gelen ve saygın finans yayın gruplarından Euromoney tarafından düzenlenen “2016 Mükemmellik Ödülleri” – “2016 Excellence Awards” sahiplerini buldu. Uluslararası bankacılık sektörünün önem verdiği ödül töreninde Akbank, Orta ve Doğu Avrupa’nın En İyi Bankası seçildi. Akbank, Euromoney değerlendirmesinde ödülü alan ilk Türk bankası oldu. Aynı törende Akbank yedinci kez Türkiye’nin En İyi Bankası seçildi.

    “Akbank’ın sadece Türkiye’nin değil Orta ve Doğu Avrupa’nın da en iyi bankası olduğunu öğrenmek bizler için büyük bir gurur” diyen Akbank CEO’su Hakan Binbaşgil, “Türkiye’den bir bankanın bu ödülü alması bankacılık sektörümüz açısından da önemli. Bu başarı tüm Akbanklıların. Genel müdürlükten bölgelere, şubelerden iştiraklerimize bu başarıda tüm Akbanklıların katkısı, emeği var. Elde ettiğimiz başarı tesadüf değil; özellikle son 4-5 yılda hızlanarak sürdürdüğümüz, vizyoner, belli bir stratejiye dayanan, istikrarlı, azimli ve motive bir takım çalışmasının sonucu. Akbank özellikle son yıllarda müşteri odaklı hizmet modeli, müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesini yükselten çalışmaları, yenilikçi ürün ve hizmetleri, Direkt Bankacılık, dijitalleşme, yüksek teknoloji kullanımı gibi konularda Türkiye’de çıtayı daha da yükseltti. Bu dönemde müşterinin tercih ettiği banka olduk. Sürdürülebilirliği her zamanki gibi ön planda tutarak riski de iyi yönettik. Bütün bunların rakamsal gelişimimize çok önemli bir katkısı oldu” dedi.

    “Bankamızın finansal gücü piyasa değerimize de yansıdı”

    Çok kuvvetli finansallara sahip olduklarını belirten Binbaşgil, “Bankamız net karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artırdı. Bu artışın arkasında 3 temel neden var: Daha çok tercih edilmenin getirdiği müşteri gelirlerindeki önemli artış, dijitalleşme ile elde edilen ve dünyaya örnek olabilecek verimlilik düzeyi ve de üstün risk yönetimi. Akbank’ın çok kaliteli bir müşteri portföyü var. 2016’nın ilk çeyreğinde takipteki kredi oranımızı yüzde 2 seviyesinde tuttuk. Sektördeki en düşük takipteki kredi oranına sahibiz. Ekip olarak çeyreklik performansa değil, uzun vadeli, sürdürülebilir başarıya odaklıyız. Bu anlayışımız piyasa değerimizin gelişiminde de kendisini gösteriyor, Akbank’ın stratejisi ve ürettiği sonuçlar piyasalarca da kabul görüyor. Akbank yatırımcıların büyük takdirini topluyor” diye konuştu.

    “Dijitalleşme ve mobil teknolojilere geçtiğimiz beş yılda ortalama 100-120 milyon USD yatırım yaptık”

    Akbank’ın, Euromoney tarafından Orta ve Doğu Avrupa’nın en iyi bankası seçilmesinde dijitalleşmeye verilen önemin de büyük payı olduğunun altını çizen Binbaşgil, sözlerine şöyle devam etti:

    “Euromoney tarafından Orta ve Doğu Avrupa’nın en iyi bankası seçilmemizde dijitalleşmeye verdiğimiz önemin büyük payı var. Dijitalleşme bankacılık sektörünün geleceğini belirleyecek, biz bunu yıllar önce gördük. Engelleyici unsurları ortadan kaldırma yolunda önemli çaba sarf ettik; insan odaklı, teknolojiyle şekillenen bir dönüşüm başlattık. Dijital ve mobil kanallarımızla müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına cevap vermeye, hizmet kalitemizi artırmaya devam ediyoruz. Akbank’ta inovasyon kültürünün güçlenmesi için çok çalışıyoruz. Dijitalleşme ve mobil teknolojilere geçtiğimiz beş yılda ortalama 100-120 milyon USD yatırım yaptık. 2015 yılında Türkiye’de dijital bankacılık pazarı yüzde 21 büyürken, biz bu alanda yaklaşık yüzde 40 büyüdük. Dijital kanalları kullanan müşteri sayımız 3 milyona, mobil bankacılık aktif müşteri sayımız ise yaklaşık 2,5 milyona ulaştı. Akbank Direkt Mobil, pek çok uluslararası kuruluş tarafından Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması seçildi; benchmark gösterildi. 2015 yılında Akbank Direkt Mobilden yapılan işlem adedi 90 milyondu. Bu rakam 2016’nın ilk çeyreğinde 125 milyon işleme ulaştı. Mobil müşteri aktifliğinde Batı Avrupa bankalarının da önündeyiz.”

    Akbank’ın dijitalleşme hamlesinin bankanın verimliliğine de yansıdığını ifade eden Hakan Binbaşgil, “2011-2016 arasında gelirleri giderlerinden en fazla artan özel banka olduk. Gider-Gelir rasyomuz sadece Türkiye’nin en iyisi değil, dünyada da örnek gösterilebilecek nitelikte. Yakalamış olduğumuz bu yüksek verimlilik düzeyi ilerideki dönemlerde de Akbank’a önemli rekabet avantajı sağlamaya devam edecektir” dedi.

    “Hizmet kalitesi çok yakın takibimizde”

    “Son yıllarda binden fazla süreç iyileştirmesi yaptık” diyen Binbaşgil, “Bu sayede müşterilerimize 4,5 milyon saat daha fazla zaman ayırmaya başladık. 900’e yakın şubemizin, mobil ve dijital kanallarımızın hizmet kalitesini her gün ölçüyoruz. 14 bin Akbanklının her birinin kalite skoru var. Bağımsız firmalar tarafından müşteri araştırmaları gerçekleştiriyor, her yıl en üst sıralardaki yerimizi sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Bu stratejimiz devam edecek” açıklamalarında bulundu.

    “AKBANKLILARLA VE BAŞARDIKLARIYLA GURUR DUYUYORUM”

    Sözlerini, “Sadece Türkiye’nin değil Orta ve Doğu Avrupa’nın da en iyi bankası olmamızda en büyük pay şüphesiz ki çalışanlarımızın; her şeyin başı çalışan kalitesi” diye sürdüren Binbaşgil, “Bankacılıktaki değişime sadece ayak uydurmak değil, bu değişimi yönlendirmek istiyorsanız, kaliteli bir çalışan kadrosu şart. Ben de Akbanklılarla ve başardıklarıyla büyük gurur duyuyorum” dedi ve ekledi:

    “Biz de çalışan kalitemize çok önem veriyoruz ve bu konu geleceğimiz için odak noktası olmaya devam edecek. Türkiye’nin en nitelikli, en iyi eğitimli, en verimli çalışan kadrolarından birine sahibiz. Çalışanlarımızın yüzde 94’ü üniversite mezunu, bu rakam sektörde yüzde 77. yüksek lisans ve doktoralı çalışan oranında sektörün ilk sıralarındayız. Genç ve dinamik ülkemizin ihtiyaçlarını daha da iyi karşılamak için insan kaynaklarımıza önemli yatırımlar yapmaya devam ediyoruz.”

    “Akbank’ın olduğu kadar Türk bankacılık sektörünün gücünün de bir yansıması”

    Akbank’ın Orta ve Doğu Avrupa’nın En İyi Bankası seçilmesinin, Akbank’ın olduğu kadar Türk Bankacılık sektörünün gücünün de bir yansıması olduğunu vurgulayan Hakan Binbaşgil şöyle devam etti:

    “Türk bankacılık sektörü rekabetçi. Çok kaliteli insan kaynaklarına sahip. İnovasyona ve teknolojik gelişimlere açık. Ekonomik göstergeleri ve performansı çok iyi. Türkiye bankacılık sektörü dünyanın en iyilerinden. Bizim de Akbank olarak böyle bir sektörün en iyisi seçilmemiz ve bu sayede de Orta ve Doğu Avrupa’nın en iyisi olmamız hepimizi gururlandırıyor. Gelecek başarılar için tüm Akbanklılara şevk veriyor. Bu başarıda katkısı olan tüm paydaşlarımızı bir kez daha canı gönülden kutlar, hepsine teker teker teşekkür ederim.”