Etiket: Avcı’ya

  • Yaban keçisi vuran avcıya 12 bin 965 lira ceza

    Mersin’in Mut ilçesinde, kaçak olarak yaban keçisi vuran avcıya, 12 bin 965 lira idari ve tazminat cezası kesildi.

    Edinilen bilgiye göre, Mut Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliği Av Koruma ekiplerince, Kesteldağı Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında silah sesi duyulması üzerine sahada yapılan gözlem ve takip sırasında sahadan bir araç çıktığı görüldü. Araçta yapılan kontrolde arı kovanlarının arasında parçalanmamış şekilde 1 adet yaban keçisi bulundu. Yaban keçisini usulsüz olarak avladığını itiraf eden H.S. hakkında 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında 12 bin TL tazminat ve 965 TL idari para cezası olmak üzere toplam 12 bin 965 TL ceza kesildi.

  • 65 avcıya 45 bin lira idari para cezası

    Orman ve Su İşleri 11. Bölge Müdürü Mehmet Sıddık Kılınçer, Samsun, Ordu, Tokat, Çorum ve Amasya’da 65 avcıya toplam 45 bin 580 TL idari para cezası kestiklerini söyledi.

    Bölge Müdürü Mehmet Sıddık Kılınçer, Orman ve Su İşleri 11. Bölge Müdürüğü’nün 2016 yılında yaptığı faaliyetler hakkında açıklamalarda bulundu. Avcılar, cezalar ve av alanları hakkında bilgiler veren Kılınçer, avcıları bilinçlendirmek için ise 41 avcılık kursu açtıklarının altını çizdi.

    “65 avcıya 45 bin lira idari para cezası kesildi”

    5 ilde gerçekleşen denetlemeler sonucu birçok cezai işlem uyguladıklarını vurgulayan Bölge Müdürü Mehmet Sıddık Kılınçer, “Samsun’da 14 devlet avlağı ve 7 genel avlak olmak üzere toplam 21 avlak bulunmaktadır. Bölgemiz içerisinde yer alan Amasya’da 11, Çorum’da 37, Ordu’da 14 ve Tokat’ta 16 olmak üzere bölgemizde toplam 99 tane avlak bulunmaktadır. 2016 yılı itibariyle Samsun’da 596 avcı kontrol edilmiş olup, 65 tanesine yasal işlem uygulanmış, 40 hayvana el koyulurken, 22 tüfeğe de el koyulmuştur. Yasal işlem yapılan 65 kişiye toplam 45 bin 580 TL idari para cezası kesilmiştir” dedi.

    “Bölgede 10 bin 331 avcı var”

    Bölgede en fazla avcının Samsun’da olduğunun altını çizen Mehmet Sıddık Kılınçer, “Bölgemizdeki avcı sayılarına bakıldığında en çok avcı bulunan ve aktif olarak avcılık yapılan şehir Samsun’dur. Samsun’da 4 bin 695 kayıtlı avcı bulunurken bunlardan 4 bin 233’ü aktif avcıdır. Diğer illerde ise Amasya’da bin 21, Çorum’da bin 716, Ordu’da bin 825 ve Tokat’ta bin 74 kayıtlı avcı bulunmaktadır. Bölgede toplam 10 bin 331 kayıtlı avcı bulunurken, bunlardan 8 bin 971’i aktif avcı statüsündedir” diye konuştu.

    “Fahri av müfettişleri ve av kılavuzları bölgelerde çalışıyor”

    Fahri av müfettişleri ve av kılavuzlarının bölgelerde faaliyet yürüterek çalışmalara destek verdiğini ifade eden Müdür Kılınçer, “Avcılardan oluşan fahri av müfettişi sayılarında ise Samsun, Amasya ve Çorum’da müfettiş kontenjan sayısı 15 olurken, Ordu ve Tokat’ta ise 10 olmak üzere 65 müfettiştir. Bu illerden Samsun’da 15, Amasya’da 1, Çorum’da 15, Ordu’da 10 olmak üzere toplam 41 fahri av müfettişi bulunmaktadır. Ayrıca av turizmi açısından önemli olan Av Kılavuzu sayılarında ise Amasya’da 4, Çorum’da 12 ve Tokat’ta 4 olmak üzere toplam 20 av kılavuzu bulunmaktadır” şeklinde konuştu.

    “41 kursta 757 kişi belge aldı”

    5 ilde açılan 41 avcılık kursundan 757 avcının belge aldığını açıklayan Kılınçer, “2016 yılında Samsun’da 12 adet avcılık kursu açılmıştır. Bu kurslara 186 kişi katılmış, 182’si belge almıştır. Diğer iller de göz önüne alındığında Amasya’da 4, Çorum’da 9, Ordu’da 8 ve Tokat’ta 8 olmak üzere toplam 41 avcılık kursu açılmıştır. Bu kurslara toplam 808 kişi katılmış olup, 757’si belgelerini almaya hak kazanmıştır” ifadelerini kullandı.

  • Avcı’ya UEFA’dan Fair Play Ödülü

    İstanbul Medipol Başakşehirspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı, sabrın çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Ben bu ülkede önemli işler yapmaya çalışıyorum. UEFA tarafından Genç Milli Takımlarda Fair Play Ödülü aldım. Bunu burada ilk defa söylüyorum. Fair Play’in karşılığı dürüstlüktür, oynanan oyundur, pozitif oyundur, kulübedeki davranıştır” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Tecrübe Konuşuyor’ programı kapsamında, İstanbul Başakşehirspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı ve savunma oyuncusu Bekir İrtegün, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda (NKÜ) gençler ile bir araya geldi. Sunuculuk yapan Ersin Düzen’in moderatörlük yaptığı program keyifli anlara sahne oldu. Teknik Direktör Avcı ve savunma oyuncusu Bekir İrtegün, Başakşehirspor ile olan planlarını ve geleceğe dair hayallerini anlattı.

    “SAĞ BEK MEVKİYE YABANCI DEĞİLİM”

    Daha önce Gaziantepspor ve Fenerbahçe’de de sağ bek olarak oynadığını, sağ bek mevkine yabancı olmadığını söyleyen İrtegün, “Ben şuna inanıyorum, futbol tabi ki yeteneklerle doğru orantılı. Ama futbol oyunun akışını iyi bildiğiniz zaman, yeteneklerini çok fazla el vermese de en azından belli bir mevkide takıma faydalı olunabilir diye düşünüyorum” dedi.

    “BEŞİKTAŞ’IN ÇOK KÜÇÜK DE OLSA BİR AVANTAJI VAR”

    Şampiyonluğu da yorumlayan İrtegün, “Kalan haftalarda fikstürün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir kere şunu iyi bilmek gerekiyor, şampiyonluk kesinlikle derbi haricindeki maçlardan geçiyor. Ben şampiyonluğun çok ortada olduğunu düşünüyorum. Ama futbol matematiğine bakacak olursak Beşiktaş’ın çok küçük de olsa bir avantajı var, çünkü puan olarak önde” şeklinde konuştu.

    Soru-cevap şeklinde devam eden programda, bir soru üzerine hiçbir zaman Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığını düşünmediğini söyleyen Avcı, “Öyle bir düşüncem hiçbir zaman olmadı, ama eğer olmuş olsaydı, Türk futbolunun altyapısına eğitim amaçlı bir standart getirir, uygulama ve denetleme yapardım” diye cevap verdi.

    ABDULLAH AVCI’YA UEFA’DAN ÖDÜL

    Sabrın son derece önemli olduğunun altını çizen Avcı, maç bittiğinde basın toplantısı yapmadan önce, futbolcularla konuşurken nabzının düşmesini beklediğini söyledi. Hayatta sadece mesleki anlamda değil, normal yaşantısında da oldukça sabırlı biri olduğunu ifade etti. Avcı, “Ben bu ülkede önemli işler yapmaya çalışıyorum. UEFA tarafından Genç Milli Takımlarda Fair Play Ödülü aldım Bunu burada ilk defa söylüyorum. Fair Play’in karşılığı dürüstlüktür, oynanan oyundur, pozitif oyundur, kulübedeki davranıştır. Onun için bunlara bu kadar dikkat eden bir insana bu şekilde yaklaşılmasına benim de zaman zaman tepkilerim olabiliyor” dedi.

    Türkiye’de futbolun yavaş olduğunu, oyunu hakemlerin hızlandırabileceğini belirten Avcı, “Bir aut atışı 2 dakikada kullanılmaz. Bir sakatlık varsa onun hemen değişimi olması lazım. Bu durumlarda oyuncuyu hızlandırması gereken hakemdir. Biz bunları nasıl değiştiririz? Temelden verdiğimiz eğitimlerle” diyerek hakemlere sitemini dile getirdi.

    “DAHA İYİ, DAHA CESUR HAKEMLERİMİZ MEVCUTTU”

    Hakemlerin büyük takım futbolcuları ve Anadolu futbolcularına farklı tavırlar sergilediğini savunan İrtegün , “Hakem arkadaşlarımız, ağabeylerimiz, kendilerini de zor duruma sokuyor. Bunlara rağmen çok iyi hakemlerimiz var mı? Var. Geçmişte daha fazlaydı. Çok erken yaşta futbola başladım. O jenerasyonun değişimi bana nasip oldu. Onu fark edebiliyorum. Daha iyi, daha cesur hakemlerimiz mevcuttu” dedi.

    “YABANCI HAKEM ÇÖZÜM DEĞİLDİR”

    Sosyal medyada, derbilerde yabancı hakemlerin görev almasının gündeme getirilmesini doğru bulmadığını kaydeden Teknik Direktör Avcı, “Sağlıklı düşünmüyorum. Biz kendi insanımıza yatırım yapıp onları geliştirdiğimizde böyle şeylere ihtiyacımız kalmayacak. Bu hatalar dünyanın her tarafında yapılıyor. Ama bizimki kadar konuşulmuyor, baskı unsuru oluşturmuyor. Yabancı hakem çözüm değildir. Bizim kendi insanımıza yatırım yapıp, eğitim verip bunu geliştirmemiz daha mantıkla olur diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “A-MİLLİ TAKIM KOLTUĞU, BU İŞİN EN TEPESİDİR. BUNU YAŞAMIŞ BİRİSİYİM”

    Türk futbolunda antrenör olarak gelebileceği en üst seviyeye kadar çıktığını hatırlatan Avcı, “A-Milli Takım koltuğu, bu işin en tepesidir. Bunu yaşamış birisiyim. Ben de bundan sonraki süreçte, yol haritası nasıl gidecek onu bilmiyorum ama bulunduğum kurumlarda her zaman daha iyisini yapabilmek, daha iyisini geliştirebilmek, hem kendi adıma hem kurum adına benim için en öncelikli hedeflerden birisi budur diyen Avcı; “Daha önceden Galatasaray’ın içinde bulundum. Şu an itibariyle de belki sağda solda adımız geçiyor. Bundan evvel de gündeme geldi. Ama ben her zaman şunu söylüyorum. Ben bulunduğum kulübün içinde adım adım, step step büyümek beni daha çok mutlu edecektir. Böyle çok ortalıkta olup, 24 saat konuşulan bir insan olmak istemiyorum işin açıkçası… Zaman süreç ne getirecek onu bilmiyorum” dedi.

    “BÜYÜK TAKIMLARDAN TEKLİF ALDIM”

    Bir seyircinin ve ardından Moderatör Ersin Düzen’in daha önce Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan teklif alıp almadığını sorusunu cevaplayan Abdullah Avcı, “Yakın tarihte yok ama büyük takımlardan teklif aldığım dönemler oldu. Hepsine de saygı duyuyorum teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

    Gençlik ve Spor Bakanlığına Bağlı Müstakil Spor Hizmetleri Daire Başkanı Rasim Arı, programın ardından İstanbul Başakşehirspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’ya ve savunma oyuncusu Bekir İrtegün’e çiçek takdim etti. Ayrıca Avcı’ya kendisinin karakalem portre çalışması hediye edildi.

    Avcı ve İrtegün de, Arı’ya Başakşehirspor forması ve atkısını hediye etti.

  • CHP’li Baydar, Bakan Avcı’ya Uludağ Üniversitesi’ni Sordu

    CHP Aydın Milletvekili Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar, Uludağ Üniversitesi’nde okutulduğu iddia edilen bir dersle ilgili olarak TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi.

    CHP Aydın Milletvekili Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar yaptığı açıklamada, “Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde hiçbir evrensel ve bilimsel bilgiye dayanmayan ve bir ilahiyat hocası tarafından verilen ‘Tedavide Moral Değerler ve Motivasyon’ adlı bir dersin okutulduğu açığa çıktı. Genel bir bakışla bile dersin içeriğinin bilim dışı konularla dolu olduğu anlaşılmaktadır” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın cevaplaması istemiyle bir soru önergesi veren Baydar, önergesinde şu ifadeleri kullandı:

    “Bir ilahiyat hocasının tıp fakültesinde eğitim vermesinin dayanağı nedir? İlahiyat hocasının tıp fakültesinde ders vermesi, Bakanlığınızca, bir pilot uygulama mıdır? Tıp gibi hayati öneme sahip bir alanda, çağdışı ve batıl yöntemlerle tedavinin mümkün olduğunu düşünen doktorlar yetiştirmek, kaliteli ve bilimsel bir sağlık hizmeti almak için vergi veren halkımızın zekâsıyla dalga geçmek anlamına gelmiyor mu? Bu şekilde bir tıp eğitimi, hastalıklardan muzdarip insanlarımızın sağlığıyla oynamak değil midir? Türkiye dışında hangi ülkelerin tıp fakültelerinde benzer bir ders mevcuttur ve bu ülkelerde sağlık kalitesi ne düzeydedir? Bakanlığınız, tedavi sürecini hızlandırmanın, sabrederek/şükrederek mi mümkün olduğunu düşünmektedir? Bakanlığınız, bu türden bir eğitim vererek; ameliyat masasındaki hastayı dua ile mi iyileştirmeyi amaçlamaktadır?”

  • Başkan Yalçın’dan Hemşehrisi Bakan Avcı’ya Ziyaret

    Bilecik’in Pazaryeri İlçe Belediye Başkanı Muzaffer Yalçın, aynı zamanda hemşehrisi olan Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı ziyaret etti.

    Pazaryeri Belediye Başkanı Muzaffer Yalçın, aynı zamanda hemşehrisi olan Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı’yı makamında ziyaret ederek, yeni kabine sonrası tekrar Milli Eğitim Bakanlığı’na seçilmesinden dolayı ‘hayırlı olsun’ temennilerinde bulundu. Pazaryeri hakkında karşılıklı istişare yapılan ziyaret, sıcak bir ortam içinde geçti.

    Başkan Yalçın, Bakan Avcı’nın baş danışmanlığını yapan ve aynı zamanda Pazaryerili olan Fatih Dut’u da ziyaret etti. Ziyaretler sırasında Başkan Yalçın’a Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın babası Reşit Akdoğan ve belediye meclis üyesi eşlik etti.