Etiket: Atso

  • ATSO Başkanı Çetin, Antalya’nın kredi performansını değerlendirdi

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Eylül ayı itibariyle Antalya’da takipteki kredi oranının yüzde 3,90 olduğunu kaydederek, turizmden tarıma her sektörde zor bir sezon geçirilmesine rağmen kredi performansında ciddi bir bozulma yaşanmadığını söyledi.

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Antalya’nın kredi performansını değerlendirdi. Eylül ayı itibariyle, Antalya’nın takipteki kredi oranının yüzde 3.90 olarak gerçekleştiğini belirten Başkan Çetin açıklamasında şunları kaydetti:

    “Bu oran 2015 Aralık ayına göre artışı ifade etse de 2016 Haziran ayına göre iyileşme göstermektedir. Haziran ayına göre iyileşme inşaat ve enerji gibi az sayıda sektördeki iyileşmeden kaynaklanmakla birlikte bireysel kredilerde ve önemli sektörlerimizin kredi performanslarında bozulma sınırlı düzeyde kalmıştır. Turizm ve tarımda kredi performansında ciddi bir bozulma olmaması sevindirici bir durumdur. Hükümet ve BDDK tarafından turizme dönük olarak alınan önlemler bu sonuçta rol oynamıştır. Antalya yüzde 3.90 olan takipteki alacak oranı ile Türkiye genelinde 30’uncu sıradadır. Diğer iller ile karşılaştırıldığında en olumsuz gösterge, 7’nci sırada olduğumuz diğer tüketici kredileri performans oranıdır.”

    “En iyi performans turizm kredilerinde”

    Turizm sektörünün büyük bir krizi geride bıraktığını hatırlatan Çetin, “Turizm sektörümüzde 2016-9 aylık takipteki kredi oranı 1,67 düzeyinde kalmıştır. Bu veriler ışığında diğer illere göre en iyi performansı turizm sektöründe göstermiş bulunuyoruz. Ekonomideki olumsuz koşullara rağmen, Türkiye’nin ve Antalya’nın kredi performansı Eylül ayı itibariyle korkulan derecede bozulmamıştır. Yaşanan zor sezona rağmen, Antalya borcuna sadık kalmıştır. Bununla birlikte ticaret sektöründe ve bireysel kredilerde takipteki kredi oranının yükselmesi, önlem alınması gerektiğine işaret etmektedir. Bu çerçevede bankalarımızın sorun yaşayan sektörlerde kredi yapılandırması programlarıyla çözüm üretmeleri ve destek kampanyaları düzenlemeleri ekonomi çarklarının daha hızlı dönmesi için itici güç olacaktır. Üyelerimize düşük faizli kredi finansmanı sağlamak üzere Odalar ve Borsalar Birliği camiası olarak, biz de bir çalışma yürütüyoruz. Hükümetimizin de bu finansmana katkı yapmasını ümit ediyoruz” dedi.

  • ATSO Ekim Ayı Meclis Toplantısı

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, ekonomide iyi giden yönleri de söylemek gerektiğini belirterek, Antalya’da geçen yıla oranla otomobil ve beyaz eşya satışlarında ciddi artış yaşandığını kaydetti.

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATSO Başkanı Davut Çetin, oda faaliyetleri hakkında bilgi vererek, böyle bir günde ekonomi konuşmanın güç olduğunu aktardı.

    Yıl sonuna yaklaştıklarını ve bir hasar tespit raporu hazırlamaları gerektiğini vurgulayan Çetin, “Asıl tabloyu yıl sonunda göreceğiz, ama şu aşamada da bazı değerlendirmeler yapıyoruz. Yine de duygusal davranıp, üyemizi ihmal etme, sorunları konuşmama hakkımız yok. Yılın sonuna yaklaşıyoruz. Yavaş yavaş bir hasar tespiti yapmamız gerekiyor. Önümüzdeki ay bunu anketlerle yapacağız. Hükümetten Antalya için taleplerimiz var ve bunları birlikte dile getirmemiz önemlidir” diye konuştu.

    “Geçen yıla oranla 5 milyonluk kayıp”

    “Turizmde bu yılı 6 milyonun üzerinde yabancı turistle bitireceğiz” diyen Başkan Çetin, “Geçen yıla göre 5 milyona yakın kaybımız olacak. Oteller dışında ticarette, sanayide, hizmet sektöründe yüzde 50 ciro kaybı yaşayan sektörlerimiz ve işletmelerimiz oldu. Antalya ve Türkiye ekonomisi arasında gelişme farkına baktığımızda turizmdeki kayıp Antalya’da daha fazla” dedi.

    “26 yıl sonra vergi gelirinde düşüş”

    Antalya’nın esnaf sayısı, çiftçi sayısındaki azalmanın Türkiye geneline benzediğini dile getiren Başkan Çetin, “Kayıtlı çalışan sayısının Antalya’da yüzde 10 azalması durumumuzu yansıtıyor. Antalya’da 9 ayda geçen yıl 19 milyar 600 milyon lira çek ödenmiş. Bu yıl ise 17 milyar liralık çek ödenmiş. Türkiye ile aynı düzeyde gitseydik, 21 milyar lira olacaktı. Yani gerçekte ödenen çek hacminde yüzde 20’ye yakın bir düşüş ortaya çıkmıştır. Vergi tahsilatında da maalesef çok kötü bir dönem yaşıyoruz. Yakın tarihimizde, en azından son 26 yılda ilk kez vergi gelirinde düşüş yaşıyoruz. Ne 1999 krizinde, ne de 2001 krizinde, vergi tahsilatı düşüşü görüldü” ifadelerine yer verdi.

    “Ekim ayında sebze meyve ihracat değerinde yüzde 29 düşüş”

    Tarım ihracatında da Antalya’nın daha fazla etkilendiğine değinen Çetin, “Çünkü tarımda ihracat en çok domates ve salatalıkta azaldı. Beyaz Rusya’ya, Ukrayna’ya, Gürcistan’a, Azerbaycan’a ihracat çok arttı, ama bu artış domates gibi ürünleri kurtarmadı. Antalya’nın ekim ayı mevye-sebze ihracatı değerinde yüzde 29 düşüş görüyoruz. Aralık ayına kadar Rusya pazarının tam açılması için daha fazla çaba harcamamız gerekiyor. Turist sayısı yüzde 45 düştü, Antalya ekonomisi ise yüzde 20 civarında küçüldü. Bu oran bir ortalamadır, sektöre ve işletmeye göre değişir. Bu tablo ekonomide bir yara aldığımızı, ama ayakta olduğumuzu göstermektedir. Antalya ekonomisi komada mı, yara mı aldı, yara ne durumda, bunları en iyi bilen, en iyi değerlendirecek olan bu Meclistir, sizlersiniz” dedi.

    Hükümetin uçak desteği ve turizm sektörüne dönük önlemlerinin Antalya’ya belirli bir katkı yaptığını kaydeden Çetin, “Bayram tatillerinin uzatılması turizme biraz katkı sağlamıştır. Geçen ay kredi kartı ve ihtiyaç kredilerinde yapılandırma imkanı getirildi, bu da birçok insanın sorunuydu ve yararlı olmuştur.

    Ancak, asıl vergi-kredi-SGK sıkıntımız şimdi başlıyor. Tam 8 aydır her mecliste vergi, prim ve kredi borçlarında erteleme istedim. Bu arada şimdi Ankara Sanayi Odası da ticari kredilerde yapılandırma talep ediyor. Ankara’da konut satışı, vergi tahsilatı Türkiye’nin çok üzerinde artıyor. Ankara da yakınıyorsa biz ne yapacağız? Mali imkanımız olsa biz üyelerimize faizsiz kredi imkanı sağlarız. Ama 30 bin üyeye 50 şer bin TL kredinin faiz yükü 150 milyon liranın üzerinde, bizim 7-8 yıllık bütçemiz demek. Bizim için imkansız, ama devlet için çerez parası. Bir vergi affında 100 milyar liradan vazgeçildi. Bunun yüzde 1’i bile Antalya’da reel sektörü rahatlatır. 15 Temmuz nedeniyle bu konular 2. planda kaldı, ama artık yeniden ele alınmalıdır. Tabii ki, artık önümüzdeki yıla daha ümitle bakıyoruz. Rus turist sayısı önümüzdeki süreçte yılbaşına kadar 600 bini aşacak gibi görünüyor. Bu da gelecek yıla ilişkin ümit verici bir durum” diye konuştu.

    Hükümetten ihracat noktasında destekler beklediklerini dile getiren Çetin, “Tarım ürünleri konusunda da hem hükümetten daha fazla çaba bekliyoruz. Şu anda nar gibi önemli ürünler maliyet kurtarmadığı için toplanmıyor. İhracat desteklerinin 3 kata çıkarılacağı açıklandı, ancak acilen uygulama bekliyoruz. Ayrıca belki belediyemiz ve biz de elimizi taşın altına koyarak bir şeyler yapabiliriz. Örneğin Ankara belediyesi meydanlarda taze nar ve portakal suyu satıyor. Acabaİstanbul Belediyesi ile anlaşsak ve İstanbul’da bir taze meyve ve meyve suyu kampanyası yapsak, sektöre destek olamaz mı diye burada sektörden arkadaşlara ve başkanımıza sormak istiyorum” dedi.

    “Kent estetiği konusunda mutlaka birşeyler yapmalıyız”

    Antalya’da kendini güvende hissetme oranının yüzde 82 olduğunu dile getiren Çetin, “Biz, Antalya vizyonunun dört temel üzerinde ilerlemesi gerektiği savunuyoruz, birincisi kent estetiği, ikincisi kültür-sanat, üçüncüsü çevre, dördüncüsü de markalaşmayla yüksek katma değer. Geçen gün Sayın İnan Kıraç’ın düşüncelerini bir gazetemizde okuduk, Antalya önerilerine katılıyorum. Kültür ve sanat konusunda siz de önemli adımlar attınız. Bunun dışında belki bir sanatçılar köyü, sanatçılar sokağı gibi projeler düşünülebilir. Kent estetiği konusunda mutlaka birşeyler yapmalıyız. Belelediyeler binaların renklerine, dış görünüşlerine, tabelalara müdahale etmelidir” diye konuştu.

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, ATSO’yu bir okul gibi gördüğünü dile getirerek, öğe saatlerinde planladıkları ziyaret öncesinde sabah üzücü bir olay yaşadıklarını aktardı.

    Ekonomide olumsuzları verirken olumlu yönleri de görmek gerektiğini vurgulayan Türel, “Halen Antalya’ya günde 25-30 bin turist bir günde geliyor. Rusya ile yaşanan krizin ardından dünyada da turizm konjektöründe bir düşüş yaşandı. Bizde de olabilirdi de ve oldu. Birde Rusya krizi tuzu biberi oldu. Son 6 aya baktığımızda turizmdeki rakamlar yüzde 65 geri giderken, ay ay düşmeye başladı. En son aydaki düşüş yüzde 23. Geçen seneki sayıları neredeyse yakalamak durumundayız” dedi.

    “Temsil görevindekilerin karamsar olma hakkı yoktur”

    Antalya’da yaşamanın bir şans olduğunu vurgulayan Türel, “O nedenle Antalya’yı gözümüz gibi korumalıyız. Dünyadaki gerilemeden dolayı bir sıkıntı olduysa Antalya bunu önümüzdeki yıl telafi eder. Menderes Türel, başkanların temsil görevindekilerin karamsar olmak hakkı değildir. Çalışma zorunluluğumuz vardır. Zor bir seneydi. Bu sene bizim başımız gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi” diye konuştu.

    “Antalya’da araba ve beyaz eşya satışı yüksek”

    “Bu senenin başında Antalya’da panik havası vardı” diyen Türel, ” Antalya’da herhangi bir otel kapanmadı. Türkiye geçmişte yılda iki, üç kriz yaşardı. Antalya’da araba satışlarında yüzde 9 artış var. 25 bin araba satın alınmış Antalya’da. 43 bin ev Antalya’da alınmış satılmış. Antalya ekonomisi halen Türkiye’de ya 4 veya 5. sırada. Antalya’da otomobil sahipliği Türkiye’de en yüksek il. Kişi başına araç sahipliği noktasında Antalya’da 203 kişiye bir otomobil düşüyor. Ayrıca Antalya’da beyaz eşya buzdolabı ve televizyon satışlarında geçen seneden önde gidiyor” ifadelerini kaydetti.

    “O turist bu dükkana girecek”

    EXPO 2016 Antalya’nın kent için bir kazanç olduğunu vurgulayan Türel, “EXPO’nun işletme modellerinin değerlendirilmesi yapılıyor. Kentin ekonomisine katkı sağlamıştır. 6 milyon turistin geldiği Antalya’da, EXPO’yu ise 4 milyon kişi ziyaret etmiştir. Antalya ile ilgili bir vizyonumuz misyonumuz var, o da Antalya’yı dünyadaki rakiplerinin önüne geçirmektir. Kıskananlar çatlasın onlar da olacaktır. Boğaçayı projesi bizim çılgın projemizdir. Konyaaltı Sahili’nin ilk etabı tamamlanarak halkımıza hizmet verecek. Tünektepe projesi tamamlandı, seyir terasları yapılıyor. Şehrin doğusunda kruvaziyer limanı ile günü birlik turistler gelecek. ’O turist bu dükkana girecek’ sözümü gerçekleşmiş olacak” diye konuştu.

    “Cumhuriyet Meydanı yüzde 20 genişliyor”

    Balbey Projesi ile Balbey’in Antalya’nın yeni Kaleiçi olacağını vurgulayan Türel, “Cumhuriyet Meydanı’nı genişletme ve Tophane projesi var. Vakıflar Genel Müdürlüğü ile ablaştık. Meydanı yüzde 20 büyütüyoruz. Kaleiçi Yat Limanı tur teknelerinin yanında daha çok gelir düzeyi yüksek turistlerin geleceği liman olacak. Eski stadyumun orası da kent müzesi oluyor.Türkiye’de stadyum alanına AVM yapmayan tek belediye başkanıyım. Ali Çetinkaya Caddesi başta olmak üzere ticaret zenginliğini arttıracak çalışmalar yapıyoruz” dedi.

    “Antalya kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız”

    Türel şöyle devam etti: “Bizim derdimiz Antalya, Antalya kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız dedik. Antalya’nın kazanması siyasetten kişisellikten de öncedir. Biz bunu isterken birileri de Menderes Türel, bundan siyaset yapacak diyor. Siyasi mücadele hedefi daha iyi olma gayreti ile yapılmalıdır. Muhalefet yapıcı da olmalıdır. ATSO Başkanı olmadan önce ilk adaylığımda seçimi kaybettim. Ama iki yıl seçilen başkanı destekledim. Sonraki dönemde başkanlığa seçildim. Muhalefetin de iktidarın doğru yaptığına doğru demesini hayal ediyorum” ifadelerine yer verildi.

    “En fazla halk oylaması yapan belediye başkanıyım”

    Türkiye’de en fazla halk oylaması yapan belediye başkanı olduğunun altını çizen Türel, “Seçim döneminde büyük projelerin hepsini halka soracağımı söyledim. Bu yoklamaları aynı seçim gibi yaptık. Raylı sistemden seçim kaybettiğim dönemden şimdi yüzde 98.42 raylı sistem yapılsın dönemine geldik. Demokratik katılımcı yönetim anlayışı budur. Önce bu projelerin meclislerinden geçmesi gerekir, ayrıca bu projeleri sivil toplum kuruluşları ile görüşüyoruz. Boğaçayı Projesi’nde İnşat Mühendisleri Odası’nın uyarısını dikkate aldık, Konyaaltı Sahili ile ilgili Mimarlar Odası ile proje yaptık. Mezbahayı kasaplar odasına verdik. Üst geçitlerdeki asansörlerin bakımı için Makine Odası ile protokol imzaladık. Büyük projelerimizi gölgelemeye çalışıyorlar. En önemli projelerimizi halka soruyoruz. Halkla beraber yönetmek budur. Örneklerini görmek isteyen varsa Antalya’ya baksın. Görmek istemeyen de başka yere baksın” ifadelerini kullandı.

    Toplantıya, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya Ticaret Borsası(ATB) Ali Çandır, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği(AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, çeşitli oda başkanları ve meclis üyeleri katıldı.

  • ATSO Başkanı Çetin’den Eylül ayı enflasyon değerlendirmesi

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

    TÜİK tarafından açıklanan Eylül ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren ATSO Başkanı Davut Çetin, “2016 Eylül ayı enflasyonu bir önceki aya göre TÜFE’de yüzde 0,18, Yİ-ÜFE’de yüzde 0,29 olarak beklentilerin biraz altında gerçekleşmiştir, yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 7,28, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 1,78 olmuştur” dedi.

    Eylül ayı zam şampiyonu ‘Salatalık’

    Çetin, “Eylül ayında TÜFE’nin düşük olması, baz etkisi, tarım ihracatındaki düşüş, iç talebin yavaşlaması, elverişli iklim koşulları, giyim indirimlerinin uzaması gibi faktörlere dayanmaktadır ve önceki yıllarda da görülen bir durumdur. Eylül ayında en yüksek artış gösteren ürün yüzde 23,72 ile salatalık olurken bu ürünü yüzde 14,96 ile fındık içi ve yüzde 11,67 ile anaokulu ücreti izlemiştir. En fazla düşüş ise yüzde 21,36 ile balık, yüzde 20,47 ile limon ve yüzde 15,38 ile yurtiçi bir hafta ve daha süreli fazla turlarda olmuştur” dedi.

    Giyim ve Gıdada fiyatlar düştü

    TÜFE’nin gerilemesine ürün bazında giyim grubu eksi yüzde 0.31, gıda grubu eksi yüzde 0.20 etki yapmıştır diyen ATSO Başkanı Çetin, “Akaryakıt fiyatlarındaki artış telafi edilmiştir. Gıda enflasyonu Kurban bayramına rağmen tavuk eti, balık, üzüm, limon, kavun gibi birkaç ürün sayesinde düşmüştür. Eylül 2016’da endekste kapsanan 417 maddeden; 63 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 243 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 111 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşmiştir. Bu anlamda TÜFE’de kalıcı bir düşüş yönünde trend kırılımının olup olmadığı Ekim ve Kasım aylarında görülecektir.

    Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2016 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,29 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 3,79 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,78 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 4,07 artış olmuştur. ÜFE’de ise yine pozitif baz etkisi, döviz kuru baskısının azalması, demir çelik gibi ana girdilerde küresel fiyat düşüşünün devam etmesi ve talep yavaşlaması sonucunda 2009 krizi sonrası en düşük oran gerçekleşmiştir. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2016 yılı Eylül ayında aylık en fazla artış enerji mallarında ve yıllık en fazla artış dayanıklı tüketim mallarında gerçekleşmiştir. Önümüzdeki aylarda doğal gaz fiyatı indirimi ÜFE’ye olumlu yönde yansıyacaktır” diye konuştu.

    Büyümedeki yavaşlama enflasyonu frenledi

    İç ve dış talepte 2. çeyrekte başlayan yavaşlamanın enflasyonu frenlediğini ifade eden Çetin, “Talepteki gerilemede turizm kayıplarımızın da oldukça etkili olduğu açıktır. Aralık ayında turizmdeki krizin Türkiye ekonomisinde büyümeyi bir puan düşüreceğini ifade etmiştik, maalesef Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de bu oranı geçen hafta teyit etmiştir” dedi.

    “Turizmdeki kayıp Batı Akdeniz’de enflasyona yansıdı”

    Turizmdeki kaybın Batı Akdeniz’de işsizlik, finansal yapı göstergeleri gibi enflasyona da yansıdığını ifade eden Çetin, şunları kaydetti:

    “TÜFE oranı, aylık bazda yüzde 0,03, dokuz aylık bazda yüzde 4,79 ve yıllık bazda yüzde 7,49 olarak gerçekleşmiştir. Böylece bölgemizde de en düşük Eylül ayı enflasyonu gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bölgemizde ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre sırasıyla en yüksek artış yüzde 2,67 ile ulaştırma, yüzde 2,64 ile eğitim ve yüzde 0,54 ile çeşitli mal ve hizmetler gruplarında olmuştur. Aylık olarak en yüksek düşüş ise yüzde 4,29 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 1,44 ile gıda ve alkolsüz içecekler gruplarında görülmüştür. Yıllık enflasyonda ise en yüksek artış yüzde 22,70ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 11,28 ile eğitim ve yüzde 10,93 ile çeşitli mal ve hizmetler gruplarında gerçekleşmiştir.

    Bölgemizde enflasyon aylık bazda Türkiye ortalamasının altında kalırken, dokuz aylık ve yıllık bazda Türkiye ortalamasının üzerinde kalmıştır. Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi, 26 bölge arasında aylık ve yıllık bazda onuncu sırada, dokuz aylık bazda ise sekizinci sırada yer almıştır.”

  • ATSO Başkanı Çetin: “Antalya ekonomisi biter korkusuyla TOBB’a gönderdiğimiz raporu açıklayamamıştık”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Rus uçağının düşürülmesinden sonra 1 Aralık’ta bir rapor çıkardıklarını belirterek, “Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e, ilgili bakanlıklara ve TOBB’a gönderdik. Rapor dört senaryo içeriyordu. En kötü senaryoda turizmde 3,5-4 milyar dolar zarar vardı. Antalya ekonomisi ne hale gelecek diye korkumuzdan bu raporu açıklamadık. Ne zaman açıkladık? Aradan 3-4 ay geçtikten sonra. Şu anda rapordaki en kötü senaryodan daha kötü durumdayız. Turist kaybımız bugün itibariyle 4 milyon” dedi.

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Antalya Genç İşadamları Derneği’nin (ANTGİAD) konuğu oldu. Rixos Downntown Otel’de gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını yapan ANTGİAD Başkanı Av. Volkan Barutcu, Antalya Genç İşadamları olarak 15 Temmuz darbe girişimini en ağır şekilde kınadıklarını belirterek, Türkiye’nin büyük bir tehlike atlattığına değindi. Milletin, Cumhurbaşkanının, hükümetin ve muhalefet partilerinin hep birlikte dik duruşu sayesinde bu tehlikenin önlendiğini söyleyen Barutçu, ”Tüm bu yaşananlar bizlere demokrasinin ne kadar önemli olduğunu, toplumsal uzlaşmaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu, düşünsel farklılıklara hoşgörü ile bakmanın önemini, devletin ve toplumun her kademesinde liyakatin her şey demek olduğunu acı bir şekilde anlatmıştır. Hepimiz bu yaşanan acı olaylardan bir ders çıkarmalı ve geleceğe umut ile bakabilmek adına vatandaş olarak üzerimize düşen görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmeliyiz” dedi.

    ATSO Başkanı Çetin de, Türkiye’de 1 milyon 200 bin işveren olduğunu belirterek, 25 yaş ve altında çok az girişimci olmasına karşın 40 yaş altındaki 500 bin girişimciyle Avrupa’dan daha iyi durumda olduğunu söyledi.

    “Turist kaybımız bugün itibariyle 4 milyon”

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı 20 ay önce devraldığını anımsatan Çetin, görevi devraldıktan sonra 7 Haziran seçimlerinin olduğunu, seçimlerin ardından çok ciddi terör olaylarının yaşandığını anımsattı. 1 Kasım seçimlerinden sonra ise yeni hükümet kurulurken Rus uçağının Suriye sınırında düşürüldüğünü hatırlatan Çetin, şöyle konuştu:

    “İlk açıklamamda ’Uçak Antalya’ya düştü’ dedim. Hakikaten de daha sonra rakamlarla uçağın Antalya’ya düştüğünü hepimiz gördük. 1 Aralık’ta bir rapor çıkardık. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’e, ilgili bakanlıklara ve TOBB’a gönderdik. Raporda dört senaryo içeriyordu. En kötü senaryoda turizmde 3,5-4 milyar dolar zarar vardı. Antalya ekonomisi ne hale gelecek diye korkumuzdan bu raporu açıklamadık. Ne zaman açıkladık? Aradan 3-4 ay geçtikten sonra. Şu anda rapordaki en kötü senaryodan daha kötü durumdayız. Turist kaybımız bugün itibariyle 4 milyon. Turizm, Antalya ticaretinin yüzde 60’ını ilgilendiriyor. Hepimiz turizmle bir taraftan bağlıyız. Hiç bağlı olmayan yoktur.”

    “Darbeye rağmen ekonomi iyi”

    Çetin, turizmde ve ihracatta gerekli desteklerin verildiğini vurgulayarak, şu anda iş aleminin en büyük sıkıntısının paraya, krediye ulaşmak olduğunu ifade etti. Tüm Antalya’daki kredilerin ertelenmesi ile ilgili talepte bulunduklarını ancak çok ciddi bir dönüş alamadıklarını aktaran Çetin, daha sonra da 15 Temmuz darbe girişimini yaşadıklarını belirtti. Çetin, İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki saldırıdan sonra “Bundan daha kötüsü olamaz” dediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişimine ’beterin beteri’ dedik. Darbenin hiçbir zaman iyisi olmaz. İki aydır darbeyle yatıp darbeyle kalkıyoruz. İçimizdeki teröristleri temizlemeye çalışıyoruz. Şu anda biraz da suçlu suçsuz birbirine karıştı. İnşallah onlar ayıklanır da Türkiye ekonomiye, reformlara biraz daha döner. Her şeye rağmen Türkiye ekonomisiyle ilgili gelişmeler çok kötü değil. Darbe geçirmiş bir ülkenin şu anda geldiği nokta gerçekten bana göre iyi. Bu kadar olay yaşamış, üstünden darbe girişimi geçmiş bir ülkede daha kötü senaryolar olabilirdi. Demek ki krizlere daha çok tepki verip, daha çabuk önlem alabiliyoruz ama artık bizim bu işleri konuşmamamız lazım. Şu anda en büyük sorunumuz da Türkiye’nin dışarıdaki imajı. Bununla ilgili çok ciddi bir imaj çalışması yapmamız gerekiyor. Kendimizi iyi ifade etmemiz gerekiyor.”

    ANTGİAD üyelerinin sorularını da yanıtlayan Çetin’e günün anısına ANTGİAD Başkanı Av. Volkan Barutcu teşekkür plaketi takdim etti.

  • ATSO Başkanı Çetin’nden enflasyon değerlendirmesi

    Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından açıklanan Ağustos ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Ağustos ayında gıda ve giyim fiyatlarının enflasyonu aşağı çektiğini kaydetti.

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, TUİK tarafından açıklanan Ağustos ayı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2016 Ağustos ayında TÜFE’nin yüzde -0,29 oranıyla geleneksel yaz düşüşünü gerçekleştirdiğini kaydeden Çetin, “Yıllık TUFE ise yüzde 8,05 oranıyla önceki aya göre gerilemiş, ancak geçen yıldaki yüzde 7.14 orana göre yüksek kalmaya devam etmiştir. Aylık enflasyonu gıda fiyatları yüzde 0.40, giyim fiyatları yüzde 0.31 oranında aşağı çekmiş, böylece sigara ve alkollü içki fiyatlarındaki artışın etkisi de telafi edilmiştir. Aylık olarak en yüksek artış gösteren seçilmiş maddeler yüzde 18,77 ile spor müsabakalarına giriş ücreti, yüzde 11.1 ile yurtiçi hafta sonu turları, yüzde 8,91 ile özel üniversite ücreti, yüzde 6,38 ile marul, yüzde 5.5 ile gazete, yüzde 5 ile yumurta olurken, en fazla düşüş gösteren seçilmiş maddeler yüzde 19,38 ile taze fasulye, yüzde 17,71 ile armut ve yüzde 16,60 ile domates olmuştur” dedi.

    “Eylül ayında Kurban Bayramı etkisi ve daha sonra ise doğal gaz, akaryakıt fiyatları yıllık enflasyonda belirleyici olacaktır”

    Gıda fiyatlarında düşüş mevsimlik meyve ve sebze fiyatlarından kaynaklandığını belirten Çetin, “Ekonomi yönetiminin meyve ve sebze fiyatları kadar, işlenmiş gıda fiyatlarındaki artış üzerinde de durması gerekir. Ana harcama grupları itibariyle 2016 yılı Ağustos ayında endekste yer alan gruplardan eğitimde yüzde 2,61, lokanta ve otellerde yüzde 0,82, konutta yüzde 0,47 ve çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0,45 artış gerçekleşmiştir. Yıllık bazda enflasyondaki en fazla artış yüzde 23,03 ile ”alkollü içecekler ve tütün”, yüzde 11,84 ile “çeşitli mal ve hizmetler” ve yüzde 10,60 ile “sağlık” gruplarında gerçekleşmiştir. Yıllık manşet ve çekirdek enflasyondaki düşüş henüz sınırlı düzeyde kalmıştır. Eylül ayında Kurban Bayramı etkisi ve daha sonra ise doğal gaz, akaryakıt fiyatları yıllık enflasyonda belirleyici olacaktır. Yine de yıllık enflasyonun yüzde 8’in üzerinde kalacağı görülmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

    “İmalat sanayi fiyatları yüzde 0,38 oranında artmıştır”

    Üretici fiyatlarının geçen yıla göre ciddi bir düşüş gösterdiğini aktaran Çetin, “Yurtiçi ÜFE’de artış, aylık yüzde 0,08, yıllık yüzde 3,03 oranında kalmıştır. Son beş aydır Yİ-ÜFE’de 2009 küresel krizinden sonra en düşük yıllık enflasyonu yaşıyoruz. Yİ-ÜFE’de, madencilik ve taş ocakçılığı ve elektrik ve gaz sektörlerinde fiyatlar düşerken, imalat sanayi fiyatları yüzde 0,38 oranında artmıştır. ÜFE’de gıda enflasyonunun aylık olarak sıfır, yıllık olarak yüzde 2,3 düzeyinde kaldığı görülmektedir. Bu durum gıda enflasyonunun üretim cephesinden çok dağıtım cephesinden kaynaklandığını teyit etmektedir. ÜFE’yi enerji fiyatları aşağı çekerken, sigara, tekstil-giyim, otomotiv, eczacılık fiyatlarında daha yüksek artış görülmektedir. Dayanıklı malların fiyatlarındaki artış talep ve kura bağlı maliyet nedeniyle yüksek seyretmektedir” açıklamasını yaptı.

    “Lokanta ve-otel grubunda Temmuz ayında başlayan artış devam etmiştir”

    “Sonuç olarak, son aylarda maliyet enflasyonu baskısı azalırken, talep kaynaklı enflasyonun öne çıktığı görülmektedir. Kur ve emtia fiyatlarında artışın sınırlı kaldığı bir dönemde bu durum büyük risk oluşturmayabilir. Ancak, uluslararası koşullar değişirse yüksek enflasyon riskinin kapıda beklediği de açıktır” diyen Çetin, “ Bölgemizdeki TÜFE oranı, aylık yüzde -0,35, sekiz aylık yüzde 4,76 ve yıllık bazda yüzde 8,40 olarak gerçekleşmiştir. TR61 Bölgesi (Antalya-Isparta-Burdur), 26 bölge arasında aylık enflasyonda 15., sekiz aylık enflasyonda 13., yıllık enflasyonda ise 12. sırada yer almıştır. Bu oranlara göre Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi’nin, aylık bazda Türkiye ortalamasının altında, sekiz aylık ve yıllık değerlendirmede ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. Aylık enflasyon gıda, konut, sağlık, eğitim, eğlence ve kültür gruplarında Türkiye ortalamasının altında kalırken, lokanta ve-otel grubunda Temmuz ayında başlayan artış devam etmiştir. Bölgede ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 3,49 ile “alkollü içecekler ve tütün” ve 1,27 ile “lokanta ve oteller” gruplarında görülürken en fazla düşüş ise yüzde 4,41 ile “giyim ve ayakkabı” ve 2,03 ile ”gıda ve alkolsüz içecekler” gruplarında görülmüştür” değerlendirmesinde bulundu.