Etiket: Atıyor

  • Türk Okçuluğunun Kalbi Bursa’da Atıyor

    Geleneksel Türk okçuluğunu yaşatmak ve tanıtmak maksadıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Geleneksel Okçuluk Kulübü tarafından düzenlenen çalıştay başladı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı tarafından organize edilen ‘Geleneksel Türk Okçuluğu Çalıştayı’, Merinos AKKM Hüdavendigar Salonu’nda başladı. İki gün sürecek olan çalıştayın açılışına çok sayıda davetli, 50 kulüpten 100’ü aşkın temsilci ve okçuluğa gönül verenler katıldı. Büyükşehir Başkanvekili Atilla Ödünç, geleneksel Türk okçuluğunu gelecek nesillere aktarmayı amaç edinen tüm yönetici ve sporculara bir Türk vatandaşı olarak teşekkür ettiğini söyledi. Çalıştayın Osmanlı başkenti Bursa’da yapılmasının gurur verici olduğunu belirten Ödünç, “2023, 2071 vizyonlarına hızlı adımlarla koşarken unutulmaya yüz tutmuş manevi değerlerimizi de ayağa kaldırıp üst noktalara getirmek zorundayız. Çalıştay sayesinde geleneksel Türk okçuluğu bütün yönleriyle nesillere ulaştırılacaktır. Hayatın her alanında attığımız her okun menziline ulaşmasını temenni ediyorum” dedi.

    Okçular Vakfı Başkanvekili Abdullah Güler, İstanbul Okçu Meydanı Spor ve Eğitim Vakfı’nın 2012’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde kurulduğunu, 4 senedir Okmeydanı semtindeki dünyanın tek ok eğitim sahasında geleneksel Türk okçuluğuna hizmet ettiklerini söyledi. Türkiye’nin amatör spor branşlarında altyapı sıkıntılarından dolayı geri kaldığını, son dönemdeki çalışmalar ve desteklerle açığın kapatıldığını belirten Güler, toplum tarafından unutulmuş okçuluk sporuna gençlerin ilgi duyması, rahat çalışabilmesi ve tanıtılması için kurslar düzenlediklerini aktardı. İstanbul’un fethinde Fatih Sultan Mehmed Han’ın yayınladığı ferman ile kurulan Okçular Tekkesi’nin ihya edildiğini hatırlatan Güler, geleneksel Türk okçuluğunun bütün usul ve esaslarıyla yeni nesle aktarıldığını dile getirdi.

    Bursa Geleneksel Okçuluk Kulübü Başkanı Ertan Taşkın, okçuluk tarihinin çok eskiye dayandığını, Türk okçuluğunun ise en az 4 bin senelik geçmişe sahip olduğunu belirtti. Çeşitli Türk devletlerinin de bayraklarında ok ve yayı kullandığını, fetihnamelerde yer aldığını, evlilik törenlerinde kullanıldığını anlatan Taşkın, “Aldığımız nefes kadar gerçek olduğuna inandığımız ve hayatımızın tam ortasında duran ok ve yay, hepimizi bir araya getiren bir güçtür. Gelecek nesillere ata mirasımızın aktarılabilmesine vesile olacak en önemli değerlerimizdendir. Spor olmasının yanında atış ve anlayış disiplinidir. En önemlisi mirastır. Çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen başta Büyükşehir Belediyesine, Başkan Recep Altepe’ye, yöneticilerine ve emeği geçen ve katılan herkese teşekkür ediyorum. Bursa Sur içinde her ay atış silsilesi izlenecek” diye konuştu.

    Geleneksel Türk okçuluğunu temsilen Ömer Koç, geleneksel Türk okçuluğunun spor olmasının yanında kültürel miras ve gelenek olduğunu ifade etti. Onlarca senedir kulüp ve sporcuların vefakar çalışmalarıyla bugüne geldiğini söyleyen Koç, yeni nesillere de en sağlıklı şekilde aktarılacağına inandığını belirtti. Her yanı taşı toprağı tarih kokan Bursa’da çalıştay yapılmasının geleneksel Türk okçuluğu için milat olduğunu dile getiren Koç, “Bilgi ve birikimlerimizi akademisyenlerimizin desteğiyle yeni nesle daha doğru aktaracağımıza inanıyorum. Geleneksel Türk Okçuluğu Federasyonu olarak birçok uluslararası organizasyona ev sahipliği yapmış, birçok uluslararası programda derece almış, çok sayıda başarılı sporcu yetiştirmiş kuruluşuz. Başarılı sporcular yetiştirmeye devam edeceğiz. Büyükşehir Belediyesi’ne, Bursa Geleneksel Okçuluk Kulübü’ne, spor kulüplerinin yöneticileri ve sporculara teşekkür ediyorum” dedi.

    Çalıştay daha sonra oturumlarla devam etti. Büyükşehir Belediyesi Kültür-Sanat Danışmanı Ahmet Erdönmez’in yönettiği birinci oturumda İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay ‘okçuluğun dini ve kültürel temelleri’, Prof. Dr. Altan Çetin ‘Osmanlı yükseliş devrinde İslambol okçuları’, Doç. Dr. Erkan Göksu ‘Ok ve yayın Türk devlet geleneği ve hakimiyet anlayışındaki yeri’ konulu sunumlar yaptı.

    İkinci oturumda ise Yrd. Doç. Dr. Celil Bozkurt ‘Bursalı Şüca’, Arş. Gör. Hilmi Arıç ’17. yüzyıl atlı okçuluk’, Kemanger Süleyman Cem Dönmez ‘Osmanlı yay yapımına kısa bir bakış’ konul sunum yaptı. Alper Serdar’ın yönettiği diğer oturumda ise soru-cevap ve değerlendirme yapıldı. Çalıştay kapsamında Merinos AKKM Yıldırım Gürses Sergi Salonu’nda ise ‘Okçuluk Koşusu’ düzenlenecek.

  • Hayallerine Yumruk Atıyor

    İlkokul yıllarında izlediği boks maçıyla, boksa gönül veren ve üst üste üç kez Türkiye 2’ncisi olan, bir kez de Türkiye 3’üncüsü olan milli sporcu 23 yaşındaki Gülistan Gezici, hedeflerine ulaşmak için aralıksız antrenmanlarına devam ediyor.

    İlkokul yıllarında hentbol ve atletizm yapan, milli boksör Gülistan Gezici’nin hayatı, 6 kez Türkiye şampiyonluğu ve olimpiyat üçüncülüğü bulunan boksör Yakup Kılıç’ın maçını izlemesiyle değişti. Kılıç’ın müsabakalarından etkilenen ve boksa yönelen Gezici, Elazığ Bölgesi Milli Takımlar Boks Antrenörü Cemil Döndü’den eğitim almaya başladı. Gezici daha sonra, boks maçlarında 4 yılda 1 kez bronz, 3 kez de gümüş madalya kazandı. Kadınların birçok alanda olduğu gibi boksta da başarılı olabildiğini gösterdiğini belirten Gezici, hedefinde Türkiye birinciliği ve dünyada derece elde etmek olduğunu söyledi.

    “HEDEFLERİNE BOKSLA ULAŞMAK İSTİYOR”

    Yakup Kılıç’ın maçlarını izleyerek, ilham aldığını anlatan Gezici, “Boks bende, hedeflerime ulaşabileceğim ve daha güzel şeyler yapabileceğimi düşündürdü. Bu yüzden boksa başladım. Spora başladıktan 3 yıl sonra derecemi aldım. Şuan milli takımda sporcuyum ve görev alıyorum. Bundan sonraki hedeflerim Avrupa ve dünya da iyi derecelerle, başarılarla bu sporu devam ettirmek istiyorum. Spor hayatım, ya da akademik hayatım da hedeflerime ve hayallerimi boksla sürdürmek istiyorum. Boks sporunda başarılı olduğumu düşünüyorum. Daha iyi dereceler getirebileceğimi düşündüğüm için bu sporu yapıyorum” dedi.

    Boksun hem rahatlatıcı hem de savunma amaçlı bir spor olduğunu ifade eden Gezici, “Özellikle bayanlar için savunma, kendini koruma amaçlı bir spor. Herkes boksa baktığı zaman kırdılı, kan, dehşet, vahşet akla geliyor ama kesinlikle öyle değil. Biz zaten boks sporunun içerisinde yumruktan nasıl kaçılacak ve nasıl bir savunma yapılacak bunları öğreniyoruz” diye konuştu.

    “GÜLİSTAN’IN MADALYALAR ALACAĞINI HİSSETMİŞTİK”

    Elazığ Bölgesi Milli Takımlar Boks Antrenörü Cemil Döndü de, başarılı boksör Gülistan’la ilgili bilgi verdi. Daha önceleri atletizmle uğraşan Gülistan’ın kendisiyle iletişim kurduğunu aktaran Döndü, kendisinin atletizm yapmayacağını, boks yapmak istediğini söylemesiyle çalışmalara başladığını kaydetti. Gülistan’ın başladığı dönemlerde bayan boksunun bölgelerinde yeni olduğunu da dile getiren Döndü, “İlk yıl Türkiye şampiyonasında yenildi Türkiye 2’ncisi ile başa baş bir mücadele yapmıştı. O maçta Gülistan’ın ileride madalyalar alacağını hissetmiştik. O yıl maçı verince 2. yıl gittik ve orada da üçüncü oldu. Sonrasında ise 3 yıl içerisinde 3 ‘kez Türkiye ikincisi oldu. 2014 yılında da milli takıma girdi. Gülistan’ın önümüzdeki şampiyonalarda daha iyi dereceler elde edeceğini düşünüyoruz” ifadelerinde bulundu.

  • Şehitkamil’deki Bayanlar Resim Yaparak Stres Atıyor

    Şehitkamil Belediyesi Hanımlar Lokali Resim Kursu’na katılan bayanlar, resim kursunun mutlu olmalarına büyük katkı sunduğunu belirtti.

    Şehitkamil Belediyesi, hayata geçirdiği proje ve hizmetlerle bayanların yüzünü güldürmeyi sürdürüyor. Şehitkamil Belediyesi bünyesinde hizmet veren Hanımlar Lokalinde açılan resim kursuna katılan hanımlar, resim yaparak üzerlerindeki negatif enerjiden ve stresten kurtulduklarını ifade etti. Bayanlar, yaptıkları eserlerin kendileri ve sevdikleri için mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi. Üretilen eserlerin yıl sonu sergisinde sergilendiğini belirten bayanlar, eserlerin satışından elde edilen gelirle kendi aile bütçesine katkı yapabildiklerini aktardı. Bayanlar, boş vakitlerini değerlendirebilmelerine olanak sağlayan Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu ve ekibine teşekkür etti.

    GÜNEŞ: “ARKADAŞLARIMIZ KURSUMUZDAN MUTLU AYRILIYOR’’

    Resim kursunun 22 Ekim tarihinde başladığı bilgisini veren Şehitkamil Belediyesi Hanımlar Lokali Resim Eğitmeni Ferah Güneş, kursiyerlerin ürettikleriyle mutlu olduklarına vurgu yaptı. Ferah Güneş, “Resim kursumuza, ev hanımları, emekli ve çalışan arkadaşlarımız katılım gösteriyor. Kursumuza gelen arkadaşlarımızın yıllardır içlerinde sakladıkları yetenekleri gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda kursumuzu psikolojik bir tedavi merkezi olarak görüyorum. Kursumuzun Türk toplumuna sosyal bir olgu kattığını da düşünüyorum. Kursumuza gelen arkadaşlarımız buradan mutlu olarak ayrılıyor. Dolayısıyla hem kendi hem de temsil ettiğim Şehitkamil Belediyesi adına mutlu oluyorum. Kursumuzdan mutlu ayrılan kursiyerlerimiz, etrafındaki kişileri de mutlu ediyor. Kursiyerlerimiz, ürettikleri eserlerin satışını yaparak para da kazanabiliyor. Kurs süresince arkadaşlarımızla çok mutlu zamanlar geçiriyoruz. Şehitkamil Belediyemize çok teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu.

    ÖZPİNECİ: “BOŞA VAKİT HARCAMIYORUZ’’

    Boş vakitlerinin değerlendirilmesi adına önemli bir olanaktan yararlandıklarına değinen emekli öğretmen Gülten Özpineci, “Emekli olduktan sonra istedim ki sanatla uğraşayım. Yeni şeyler ortaya çıkarmak istedim. Buraya gelişimin yegane sebebi başta buradaki güzel insanlarla birlikte olmaktı. Hakikaten; arkadaş grubumuzun, öğretmenlerimizin, idarecilerimizin içlerindeki güzellik yüzlerine yansıyor. Hepimiz de çok çok mutluyuz. Kurs, bizim için hem terapi gibi oluyor hem de boş zamanımızı değerlendiriyoruz. Boşa vakit harcamıyoruz. Hep birlikte çeşitli güzellikler yaşıyoruz. İyi ki bu kursa gelmişim diyorum” şeklinde konuştu.

    HURİYE DOĞAN: “RESİM YAPMAK ÇOK GÜZEL BİR DUYGUYMUŞ’’

    Şehitkamil Belediyesi Hanımlar Lokali Resim Kursu öğrencilerinden Huriye Doğan, “Kursa severek geliyorum. Her zaman resim yapmak istemiştim. Bu benim için bir fırsat oldu. İyi ki de kursa katılmışım diyorum. Kursta olmadığım zamanlarda aklım hep arkadaşlarımda kalıyor. Arkadaşlarımı ve yapılanları merak ediyorum. Burayı seviyorum. Resim yapmak bana terapi gibi geliyor. Çok memnunum. Arkadaşlarımız ile çok güzel zaman geçiriyoruz. Resim yapmak gerçekten çok güzel bir duyguymuş. Herkese de tavsiye ederim. Bize bu fırsatları verdiği için Şehitkamil Belediye Başkanımız Rıdvan Fadıloğlu’na ve ekibine çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

  • Nepal, EXPO 2016’ya ’Himalaya Bahçesi’ İle İmza Atıyor

    Türkiye’nin ilk EXPO’su, EXPO 2016 Antalya’da ülke bahçeleri için ilk kazmayı vuran ülke olan Nepal, bahçe çalışmalarını büyük bir hızla sürdürüyor. Nepal’den gelen tamamı el yapımı malzemelerin de bahçeye yerleştirilmesiyle Nepal’in “Himalaya Bahçesi” adını verdiği proje ortaya çıkmış olacak.

    Doğaya saygıyı ifade eden bir seremoni eşliğinde vurulan ilk kazmanın ardından Nepal’in EXPO 2016 Sergi Alanı’nda başlayan çalışmalar büyük bir hızla devam ediyor. Nepal’den 4 kişilik teknik heyetin başında durduğu çalışmalara 20 işçi de destek veriyor.

    Manastır ve tapınaklarıyla ünlü Nepal’in kültür ve mimarisini en iyi şekilde yansıtmayı hedefleyen bahçe için geleneksel ahşap oymacılığı yapan 50 aile 2 yıldan bu yana çalışmalarını sürdürüyor. Zanaatkarlar tarafından yapılan titiz çalışmalar sonucu ortaya çıkan tapınak ve Stuba (kubbe şeklindeki Budist tapınağı) malzemeleri EXPO 2016 Sergi Alanı’na ulaştı.

    Nepal Pavilyon Direktörü Birendra Bajracharya, Nepal bahçesini ve pavilyonunu oluşturacak malzemelerin alana ulaşmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek “Bu saatten itibaren çok daha hızlı çalışabileceğiz” dedi.

    Nepal’den gelen malzemeler hakkında bilgi veren Bajracharya, “Bunların hepsi el yapımı. 50 aile çalıştı bunlar için. 2 yıldan bu yana geceli gündüzlü çalışıyorlar. Geçen yıl Nepal’de çok büyük bir deprem olmuştu ama el işçiliği yapımı olan bu ağaç işlerinin yapımına buna rağmen ara vermedik” diye konuştu.

    “Himalaya Bahçesi” adını taşıyan bahçe projesi hakkında da bilgi veren Bajracharya şunları söyledi:

    “Bu bizim için çok önemli olan tapınağımız. Bu Nepal’de tamamen el işçiliğiyle yapıldı. Bunu çok özel artistler ve zanaatkarlar yaptı. Bu bahçe bir avlu şeklinde olacak. Bu bizim için Nepal’de dinlenme alanı anlamına geliyor. Avlunun bir bölümünde su havuzu var. Bu da tazelik anlamına geliyor. Suyu gördüğümüz zaman tazelik hissederiz. Aynı şey diğer taraf için de geçerli. Yorgun hissettiğimiz zaman burada dinlenebiliriz. Burada tapınak ve stupa aynı zamanda da güzel bir manzara var. Havuzun kenarında ise bir Budha var ve dünyayı kutsuyor. Yani başka bir deyişle Budha dünyaya barış yayıyor.”

    Nepal’in biyoçeşitlilik açısından da oldukça zengin olduğuna dikkat çeken Bajracharya, Nepal’den çok özel bazı çiçekleri getireceklerini ama birçok bitkiyi de Nepal’dekilere benzer özellikler taşıdığı için Antalya’dan temin edeceklerini söyledi.

    Nepal Pavilyon Direktörü Birendra Bajracharya, ülke bahçesini mart ayı ortalarında bitirmeyi hedeflediklerini açıkladı.

  • Nevvar-salih İşgören Vakfı Bir Projeye Daha İmza Atıyor

    “Servetim memleketim için harcansın” diyen İzmirli hayırsever merhum Salih İşgören’in vasiyeti doğrultusunda özellikle eğitim, kültür ve sağlık alanlarında hayır hizmetlerinin sürdürülmesini ana ilke edinen Nevvar-Salih İşgören Vakfı, 259 polis çocuğuna eğitim bursu verecek. Bu konudaki protokol, Nevvar Salih İşgören Vakfı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ökmen ile İzmir Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Gökmen Akçal tarafından imzalandı.

    “Devlet Üstün Hizmet Madalyası” sahibi İzmir aşığı hayırsever işadamı merhum Salih İşgören, çok sevdiği eşi Nevvar Hanımın “Hayır yaparsan Allah daha çok verir” şeklindeki sözleri ile başlattığı hayır işlerinin, “Biri bitmeden diğeri başlayacak” prensibiyle bugüne ve yarınlara taşınmasını vasiyet etmişti. Hayırsever çiftin vasiyetlerini görev edinen Nevvar-Salih İşgören Vakfı Yönetimi, yatırımlarını sürdürürken, ihtiyaç sahibi çocuk ve gençlere de burs imkanı tanıyor.

    İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya ile görüşen vakıf yönetimi, 259 polis çocuğuna burs imkanı sağladı. Vakıf merkezinde gerçekleştirilen törende İzmir Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Gökmen Akçal ile Nevvar-Salih İşgören Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ökmen, protokole imza attı.

    Nevvar-Salih İşgören Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erol Urgun, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya ile yaptıkları görüşmelerde gündeme gelen konularla ilgili çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Balçova Salih İşgören Polis Merkezi ve Lojmanları’nın tadilat ve onarımını yaptık. Emniyet Müdürlüğü Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi proje çalışmaları bitmek üzere. Terör olayları ile mücadelede yoğun bir çalışma içinde olan emniyet mensuplarımıza moral destek olmak adına vakfımızın en çok çalışma yapan sivil toplum kuruluşlarından birisi olması için çalışıyoruz. Geçen yıl 20 kişiye verdiğimiz burs miktarını 13 kat arttırarak başarılı 259 emniyet mensubu çocuğumuza destek olacağız. Bunların içinde şehit polis çocukları ile yıllarca emek vermiş emekli emniyet mensubu çocuklarımız da olacak” diye konuştu.

    İzmir Emniyet Müdür Yardımcısı Akçal da Nevvar-Salih İşgören Vakfı’nın eğitim ve sağlık alanında gerçekleştirdiği hayır işlerini takdirle izlediklerini belirterek, “İzmir Emniyet Müdürümüz Sayın Celal Uzunkaya’nın emir ve görüşleri doğrultusunda böyle bir protokolü imzaladığımız için gerçekten çok mutluyum. Daha önce İzmir Emniyet Müdürlüğü ile önemli projelere imza atan, bugün de meslektaşlarımızın çocuklarına burs imkanı sağlayan Nevvar-Salih İşgören Vakfı yönetimine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

    Hayır işlerini büyüterek devam ettirdiklerini ifade eden Nevvar-Salih İşgören Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ökmen ise şöyle konuştu: “Vakfımız hayırseverlerimizin sağlığında olduğu gibi kamu yatırımlarına devam ediyor. Bunun artarak devam etmesi için çalışıyoruz. Hayırseverlerin sağlıklarında yatırım yaptıkları kurumlara biz de vakıf olarak en üst noktada destek vermek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Daha fazla öğrenciye burs vermek ve daha çok ihtiyaç sahibine ulaşmak için de gayret ediyoruz. Bu konuda kamu kurumlarımızın vakfımıza verdiği destek bizi mutlu ediyor ve daha çok motive oluyoruz. Bütün bu çerçevede ülkemiz açısından en önemli kurumların başında gelen Emniyet ve bu kurumun mensupları olan polislerimizin çocuklarına burs vermek bizi çok mutlu edecek.”