Etiket: Atığı

  • Türkiye’nin fabrika baca atığı ile ısıtılan ilk modern serası hizmete açıldı

    Türkiye’nin fabrika baca atığı ile ısıtılan ilk modern serası hizmete açıldı

    Son teknoloji , organik tarım yapımı amacıyla Kale Seramik Fabrikaları bünyesinde Çan ilçesinde kurulan Mavruz sera yapılan tören ile hizmete girdi.

    Kale Grubu tarafından 27 Temmuz 2017 tarihinde temelleri atılan Mavruz Sera eski Başbakanlardan Yıldırım Akbulut, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Kale Grubu Başkanı (CEO) Zeynep Bodur Okyay, Kale Grubu Teknik Grubu Başkanı Osman Okyay, Çan Kaymakamı Mustafa Gürdal, Çan Belediye Başkanı Bülent Öz, Kale Grubu üst düzey yöneticileri ve Çan halkının katılımıyla düzenlenen tören ile açıldı. Kale Grubu Başkanı Zeynep Bodur Okyay törende yaptığı konuşmada, “Altyapı çalışmalarını tamamladığımız ve bugün yaklaşık 4,5 hektarlık bir alanda faaliyet gösteren Mavruz Tarım’ın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu mutluluğumuzun sebebi yalnızca yeni bir işletmeyi hayata geçirmek değil. Esas mutluluk sebebimiz, bölgemizin zenginliğini koruyarak; yaşadığımız çevreye ve ekosisteme sahip çıkarak yaptığımız işe değer katmak. Aranızda bilenler vardır: Mavruz, Kurucumuz İbrahim Bodur’un doğduğu ve büyüdüğü köy Nevruz’un eski ismi. 1934 yılında ise, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Farsça’da “yeni gün” anlamına gelen Nevruz ismini almış. Umuyoruz, yeni yatırımımız bölgeye “yeni bir gün” gibi yenilikler ve güzellikler getirir. Gerek sanayi üretimi olsun, gerek tarımsal üretim olsun, üretmeden var olmamız mümkün değil. Bir ülkenin tarım politikalarının, sosyo-ekonomik yapı üzerinde hiç şüphesiz çok büyük etkileri var. Tarım politikaları, kentleşme oranından sanayide istihdam edilen nitelikli çalışan sayısına; ekonominin yapısından ülkenin dış ticaret dengesine kadar birçok denklemde kilit bir rol oynuyor. Malumları olduğu üzere, ülkemizde de geçmişten bu yana çeşitli tarım ve arazi politikaları uygulandı. Tüm bu politikalar sonucunda bugün geldiğimiz noktada ise tarımsal üretim açısından zayıfladığımızı, bir yandan tarım arazilerini ve yerli tohum çeşitliliğini kaybederken diğer yandan tarımda ithalata dayalı bir modele döndük. Gelişmiş ülke örneklerine baktığımızda, tarımın ekonomilerinde büyük bir yere sahip olduğunu görüyoruz. Hepinizin bildiği gibi, Hollanda bunun en iyi örneklerinden bir tanesi. Bizim de doğru modellerle bugün bulunduğumuz noktadan, Anadolu’nun bereketli topraklarının bize sunduğu olanakları daha iyi değerlendirdiğimiz bir yapıya geçmemiz şart. Ünlü bir atasözünde söylendiği gibi, “bu topraklar bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu torunlarımızdan ödünç aldık. Kale Grubu olarak, sürdürülebilirlik kapsamında değerlendirdiğimiz bu yatırım sözünü ettiğim bu hedefe tam olarak hizmet ediyor. Her zaman olduğu gibi, Kurucumuz İbrahim Bodur’un geleneğine sahip çıkıyor ve doğduğumuz topraklara yatırım yapmaya, bölgemizin ve ülkemizin kalkınması için çaba göstermeye devam ediyoruz. Mavruz Tarım’ın bölgesel kalkınmaya, istihdama ve sürdürülebilirliğe katkı sağlamasını arzu ediyoruz. Mavruz Tarım, ülkemizin fabrika bacasından çıkan sıcak su buharıyla ısıtılan, döngüsel üretim anlayışı ile faaliyet gösteren modern bir sera. Fabrika bacasından çıkan ısının yeniden kullanılmasıyla sağladığı enerji tasarrufunun yanı sıra, yüzde 95 kadın çalışan oranı ile bölgede kadın istihdamına da katkı sağlıyor. Önümüzdeki yıllarda bu sayının artmasını ve bölgemize daha fazla değer katmasını temenni ediyoruz. Bölgemizin, ülkemizin ve dünyanın sürdürülebilir bir şekilde büyümesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için çaba göstermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle Mavruz Tarım’ın Grubumuza, bölgemize ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

    Mavruz Tarım Genel Müdürü Cengiz Genç, sera hakkında yaptığı bilgilendirmede, “4.4 hektar büyüklüğünde olan ilk faz modern topraksız seranın kış aylarında ihtiyacı olan ısı 4.5 km mesafedeki Çanakkale Seramik fabrikalarının bacalarından elde ediliyor. Fabrika ile arasında kapalı sistem bir jeotermal boru hattı bulunan sera bu yatırım ile üretim maliyetlerinin önemli bir kalemi olan ısıtma sorununu çözmek ile kalmıyor. Aynı zaman da çok önemli bir çevre ve sürdürebilirlik yatırımı yapmış oluyor. Bu anlamda bölgemiz ve Türkiye için önemli bir örnek teşkil etmiş oluyor. Proje aynı zamanda bölge kadınları içinde önemli bir istihdam sağlıyor” dedi.

  • Yeşilyurt’a Ambalaj Atığı Toplama-Ayırma Tesisleri kuruluyor

    Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, “‘Ambalaj Atığı Toplama Ayırma’ tesisimiz sayesinde atıkların kaynağında ayrıştırılarak geri kazanılması, çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi ve yenilenebilir enerji kaynağı olan Güneş enerjisinden elektrik enerjisinin kazanımını sağlayacağız” dedi.

    Gelecek nesillere yaşanabilir bir Yeşilyurt bırakmak için çevre hizmetleri ve bu yöndeki yatırımlara öncelik tanıdıklarını belirten Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayesinde devam eden ‘Sıfır Atık’ projesini desteklemek, çevre ve doğamıza sahip çıkmak amacıyla temelini attığımız ‘Ambalaj Atığı Toplama Ayırma’ tesisimizi ilçemize en kısa sürede kazandıracağız. Kent yaşamlarının oluşturduğu atıkların arıtma tesislerinde yenilebilir enerjiye dönüştürülmesi, geri dönüşümü sağlıklı bir şekilde yapmak, çevre ve insan sağlığını tehdit etmeden bertaraf edilmesi önemlidir. Gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için içtiğimiz suyun, soluduğumuz havanın, ayak bastığımız toprağın, bilinçsizce tükettiğimiz kaynakların ne denli kıymetli olduğunu asla unutmamalıyız. Sağlıklı bir toplumun devamı için, sağlıklı bir çevre şarttır. Yeşilyurt denildiği zaman temiz bir ilçe akla gelmektedir, bu kıymetli imajı da bu tür yatırımlarla muhafaza edip, gelecek nesillere taşıyacağız” şeklinde konuştu.

    İnsan ve çevre sağlığını her şeyin üstünde tutan bir hizmet felsefesine sahip olduklarını ifade eden Çınar, “Günlük 120 ton ambalaj atığı işleme kapasitesine sahip olacak bu tesisimiz faaliyete geçtiği zaman bir yılda yaklaşık 6 bin ton karışık ambalaj atığı toplanmasını, 68 bin 863 ağacın kesilmesini ve 281 dekar orman alanının korunması hedeflenirken yaklaşık 5 bin 500 konutun elektrik enerjisine eş değer enerji tasarrufu elde etmiş olacağız. Yeşilyurt Belediyesi olarak doğayı bir miras olarak değil gelecek nesillere bırakılacak emanet olarak görmekteyiz. Yaşanılabilir çevre anlayışını ilelebet sürdürmek içinde bu tür yatırımların faaliyete geçmesi, hizmetlerin kalıcılılık seviyesini artıracaktır” dedi.

    Yeşilyurt’u eğitimden sağlığa, kültürden sanata, spordan yeni yaşam alanlarına kadar her alanda geliştirmeye ve yeni yatırımlarla çehresini değiştirmeye devam ettiklerini belirten Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, “Sağlıklı alanlara sahip olmayan, insan ve doğa sağlığının korunmadığı bir yerde hiçbir şeyin kıymeti ve değeri olmaz. Gelecek nesillere huzurlu, mutlu ve yüksek hayat standartına sahip bir ilçe emanet etmek adına çevresel projelerimize ayrı bir önem vermekteyiz. Katı atık yönetim sisteminde yapılan bir değişiklik ile ambalaj atıklarının toplanması yerel yönetimlerin sorumluluğuna verildi. Oluşan atıkların çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden imha edilmesi mali yapımızı yakından ilgilendirdiği için çevresel projeler ve yatırımlara ağırlık veriyoruz. Değişen tüketim alışkanlıkları sonucunda üretilen atık miktarının gün geçtikçe çoğalması nedeniyle tedbirleri tam manasıyla uygulamak amacıyla ‘Ambalaj Atığı Toplama Ayırma’ gibi dev bir yatırımı Yeşilyurt’a kazandıracağız ve evsel atıkların geri dönüşümünü planlı bir şekilde hayata geçireceğiz. Burada toplanan atıkların yerinde ayrıştırıp tekrardan ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak olan tesislerimizde ayrıca kağıt atıklarında üretime dönüşümünü sağlayarak ağaç kesilmesini de önlemiş olacağız. 70 Kwp’lik Güneş Enerji Santrali Sundurma projesiyle de tesis kendi enerjisini sağlayacak ve kalan fazla enerjiyi de şebekeye satacağız. 14 farklı atık grubunun toplanmasını sağlayacak Atık Getirme Merkezini de 9 dönümlük alanda faaliyete sunacağız ve toplanacak ambalaj atıkları kendi tesisimizde değerlendirilmesini sağlarken, diğer atıkları da lisanslı firmalara teslim ederek doğaya atılmadan geri dönüşümünü sağlamış olacağız. Bizler ilçemizin her alanda gelişmesi ve büyümesi adına yatırımlarımıza devam ederken, soluduğumuz havanın temiz olabilmesi, çevresel şartların güzel olması adına üzerimize düşen görevleri layıkıyla yerine getirmeye özen göstermekteyiz. Böylesine devasa, özel ve anlamlı bir yatırımın Yeşilyurt’ta hizmete girmesi sürecinde büyük emek sarf eden başta mesai arkadaşlarım olmak üzere inşaat çalışmalarını büyük bir özenle sürdüren tüm çalışanlarımıza hemşehrilerim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Çevremize sahip çıkacak, toplumsal duyarlılığı artırmaya vesile olacak yeni projelerimizi halkımızla buluşturmaya aynı kararlılık ve azimle devam edeceğiz” diye konuştu.

    Başkan Çınar, ‘Ambalaj Atığı Toplama-Ayırma’ tesisi ile aynı alanda faaliyete sunulacak ‘Atık Getirme Merkezi’ ve ‘70 Kwp’lik Güneş Enerji Santralli Sundurma’ projesinin maliyetinin 7 Milyon 499 bin TL. olduğunu sözlerine ekledi.

  • İzmit’te bir yılda 110 ton tekstil atığı toplandı

    KOCAELİ(İHA) – İzmit Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü tarafından 2017 yılı Ekim ayında başlatılan tekstil atıklarını toplama projesi sayesinde 110 ton atık toplandı.

    İzmit’te İlk etapta şehrin 25 noktasına konulan tekstil kumbaralarının sayısı, vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine 140’a çıkarıldı. Eski kıyafet, ayakkabı, perde gibi atıklarını çöp yerine geri kazandırılması fikrine destek beren vatandaşlar ise tekstil kumbaralarına büyük gösteriyor. Tekstil kumbaraları sayesinde atıklar, yakılarak çevre kirliliğinin önüne geçilmiş olunuyor. Proje ile bir yıl içinde 110 ton tekstil atığı toplandığını söyleyen belediye yetkilileri, atıkların ihraç edilerek ekonomiye ciddi katkılar sağlandığını ifade ettiler.

  • Başiskele’de her ay 5 ton tekstil atığı toplanıyor

    Başiskele’de 68 farklı noktaya yerleştirilen tekstil atığı konteynerleri ile her ay 5 ton tekstil atığı toplanıyor.

    Başiskele Belediyesi geri dönüşüm atıklarının toplanması konusunda farklı bir hassasiyet gösterilir. Bu kapsamda ilçenin 68 farklı noktasına yerleştirilen giysi ve ayakkabı kumbaraları ile her ay yaklaşık 5 ton eski giysi, ayakkabı ve tekstil eşyası toplanıyor. Vatandaşların evlerinde kullanılmayan giyecekler de ayrı toplanarak evsel atıklara karışması önleniyor.

    Yerleştirilen kumbaralarda toplanan, kullanılmayan giysi, ayakkabı ve tekstil atıkları ayrıştırıldıktan sonra, kullanılabilir durumdakiler temizlenerek ihtiyaç sahibi vatandaşlara, Başiskele Belediyesi Hayır Çarşısı aracılığı ile ulaştırılıyor. Kullanılamayacak durumda olanlarda özel bir dönüşüm merkezinde yeniden ipliğe dönüştürülüyor. Bu ayrıştırmalar sayesinde hem ekonomiye hem ihtiyaç sahibi ailelere katkı sağlanırken çöp depolama alanlarında da gereksiz yer işgal etmesinin önüne geçiliyor.

  • Liderler “Sıfır Gıda Atığı” sloganıyla harekete geçti

    Türkiye’de gıda kayıp ve atıklarının önüne geçilmesini hedefleyen Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Sıfır Gıda Atığı Liderler Ağı, ilk toplantısını gerçekleştirdi.

    Dünyadaki gıda kayıp ve atıkları konusunda Türkiye’de de bir girişim başlatmayı hedefleyen Sıfır Gıda Atığı Liderler Ağı, ilk toplantısını Ankara’da gerçekleştirdi. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen toplantıya gıda tedarik zincirinin kamu, özel sektör ve akademi ayağından birçok temsilci katıldı. Konuya ilişkin bir açıklama yapan TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik, “Bugün Federasyon olarak İngiliz Kraliyet Akademisi ile birlikte başlattığımız dünyada gıda israfının azaltılması amacıyla Liderler Ağı günlerinin Türkiye ayağında start vermiş durumdayız. Amacımız, tarladan tüketiciye hem teknoloji, hem eğitim hem de operasyonel anlamda sorunların giderilmesini sağlayacak adımları atabilmek. Özellikle küçük işletmelerimize yol gösterecek haritaları çıkarabilmek” dedi.

    Bunun zor bir mücadele olduğunu kaydeden Menlik, “Tüketici çok önemli, tüketici bilinci çok önemli. Çiftçilerimizin bilinçli olması çok önemli, akademik camiamızın aynı şekilde konuya asılması çok önemli. Eğer bir adım atarsak 1 milyar açığı kurtaramasak bile bir kısmını kurtarırız diye ümit ediyoruz” ifadesini kullandı.

    Menlik sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Zincirin tüm halkalarını masaya yatırıyoruz. Tarımdan, topraktan itibaren tüketiciye kadar hangi paydaş grubunda hangi etkinlikler yapılmalı, teknoloji ise teknoloji farkındalığına dönük ne yapabiliriz, tüketici ise tüketiciye dönük ne adımlar atabiliriz ya da regülasyonla yani, bizim burada yönetmeliğe, kanuna, tebliğe ihtiyacımız varsa bunları da net olarak ortaya koymayı planlıyoruz.”

    “En önemlisi ihtiyacımızdan fazlasını almamak”

    Sıfır gıda atığına ilişkin olarak vatandaşlara da seslenen Menlik, “En önemlisi, ihtiyacımızdan fazlasını almamak. İhtiyacımızdan fazlasını almadığımız takdirde zaten en temel adımı atıyoruz, çünkü o fazlayı bir şekilde tüketemediğimiz zaman çöpe gidiyor. Çöpe attığımız her gıdanın da bir açı doyurabileceğini bilmek gerekiyor. Tutumlu olmak lazım, israf haramdır. Dinimiz de bunu emrediyor zaten, bilim de aynı şeyi söylüyor. Dünya gerçekleri de aynı şeyi söylüyor. O yüzden tüketicilerimizden bu konuda duyarlı olmalarını bekliyoruz. İkincisi, ‘tüketim zinciri içinde bu konuda çabalayan işletmeleri birazcık daha görsünler’ istiyoruz. Bu işletmelerin belki de ürünlerini tercih ederek zincirin büyük halkasına onlar da destek olabilirler” şeklinde konuştu.

    “Amacımız, sıfır gıda atığı kültürünü Türkiye’de yaygınlaştırabilmek” diyen Türk-Alman Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Yaşanur Kayıkcı ise şunları söyledi:

    “Özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde gıda atığı daha çok tedarik zincirinin perakendeden önceki aşamalarında yani, üretim aşaması, çiftlikteki aşamalar, elle işleme, ambalajlama, nakliye ve gıdanın işlenmesi ve üretilmesi, daha sonrasında tekrar perakendeye gönderilmesiyle ilgili aşamalarda son derece fazla gıda atığının olduğunu görüyoruz. Tabii ki bu tek başına incelenecek bir konu değil, tüm tedarik zincirinin geneline bakıp problemlerin nelerden kaynaklandığını ve bu problemleri giderebilmek için hangi çözüm yollarının olacağını ele almamız gerekiyor. Böylelikle de bu atığı bir şekilde tekrar ekonomiye geri kazandırmalıyız.”