Etiket: Atıf

  • İskilipli Atıf Hoca, ölümünün 95 yılında anıldı

    İskilipli Atıf Hoca, ölümünün 95 yılında anıldı

    İskilipli Atıf Hoca ölümünün 95. yılında memleketi olan Çorum’un İskilip ilçesindeki kabri başında anıldı.

    Atıf Derneği tarafından çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla organize edilen program İskilipli Atıf Hoca Anıt Mezar ve Külliyesi’nde Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başlandı. Daha sonra İskilip Ulu Camii’nde öğle namazını müteakiben mevlid-i şerif okutuldu. AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, “Vatanı, milleti, inancı uğruna canını feda eden Atıf Hoca’yı zulmen idam eden zihniyetin bir özür borcu vardır” dedi.

    İskilipli Atıf Hoca’nın Cumhuriyetin ilk yıllarında toplumda baş gösteren batı hayranlığı, yozlaşmaya da dikkat çekmek için 1924 yılında “Frenk Mukallitliği ve Şapka” (Batı Taklitçiliği ve Şapka) isimli bir kitap yazdığını hatırlatan milletvekili Kavuncu, “Kitabın yayım tarihinden 1 buçuk yıl sonra, 1 Kasım 1925 tarihinde Şapka Kanunu çıkarılıyor. Atıf Hoca’ya dava açılıyor, çıkarılan şapka kanunundan 1,5 yıl önce yazdığı bu kitabı nedeniyle mahkeme savcısı sadece 3 yıl hapsini istiyor. Ancak İskilipli Atıf Hoca, talimatla kurulan, idam mangaları, sabıkalı İstiklal Mahkemeleri’nin verdiği karar neticesinde haksız ve hukuksuz bir şekilde 4 Şubat 1926 yılında Ulus’taki Birinci Meclisin avlusunda zulmen idam ediliyor. Gelinen nokta itibariyle bu gün; vatanı, milleti, inancı uğruna canını feda eden Atıf Hoca’yı zulmen idam eden zihniyetin bir özür borcu vardır. Esasen, onun ve onun gibilerin iade-i itibara ihtiyacı da yoktur. Doğrusu O’na bu zulmü reva görenler aslında bu haksızlığı itiraf ederek, özür dileyerek belki kendilerine itibar kazandırabilirler. İskilipli Atıf Hocamızın şehadetinin 95. seneyi devriyesinde şehitlerin efendisi Hazreti Hüseyin başta olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum” dedi.

    Anma programına Vali Mustafa Çiftçi, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İskilip Kaymakamı Muharrem Eligül ve vatandaşlar katıldı.

  • 7. Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali’nin gala gecesi yapıldı

    Türk sinemasının ünlü isimleri Hülya Koçyiğit, Aydan Şener ve İzzet Günay, Mersin’de usta yönetmen Atıf Yılmaz’ın anısına bu yıl 7.’si gerçekleştirilen ‘Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali’nin gala gecesine katıldı. Sunuculuğunu sevilen oyuncu Cem Özer’in yaptığı geceye ayrıca, usta yönetmenin eşi Deniz Türkali ile kızı Kezban Arca Batıbeki de katıldı.

    Forum Mersin Alışveriş Merkezi, Mersin Üniversitesi ve Daraba Film Medya Event Tasarım tarafından düzenlenen 7. Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali gala gecesi ile sona erdi. Dereceye giren eserlerin açıklandığı ve ödüllerin sahiplerini bulduğu gece, Forum Mersin Atıf Yılmaz Meydanı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl, ‘kurmaca’, ‘belgesel’ ve ‘canlandırma/animasyon’ olmak üzere üç kategoride 372 eserin yarıştığı festivalde, dereceye girenlere ödülleri, ünlü sanatçılar Hülya Koçyiğit, Aydan Şener, İzzet Günay ve Deniz Türkali tarafından verildi.

    Yeşilçam’ın efsane oyuncuları gala gecesinin yapıldığı alana girişinde uzun süre ayakta alkışlanırken, sunucu Cem Özer ise esprileriyle geceye renk kattı.

    “Festivalin 7.’sini yapmanın gururunu yaşıyoruz”

    Gecede konuşan Forum Mersin Müdürü Adem Erol, Forum Mersin ailesi olarak Türk sinemasının büyük ustası, yönetmen Atıf Yılmaz’ın anısına gerçekleştirdikleri ’Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali’nin 7.’sini düzenlemenin gururunu yaşadıklarını belirterek, “Ustanın sanatına ve adına yakışır bu organizasyona katılımın her geçen yıl artması, bizlere ne kadar doğru bir iş yaptığımızı gösteriyor. Biz Atıf Yılmaz adını yaşatmaya çalışırken, sinemaya gönül veren amatör, profesyonel sinemacıların festivalimize olan katkısının da artması bizleri ayrıca mutlu ediyor. Bu yılın kazananlarını ayrıca tebrik ediyorum” dedi. Erol, festivalin düzenlenmesinde emeği olanlara ve geceye katılan sanatçılara da teşekkür etti.

    Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Hakan Erkılıç ile Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı’nın konuşmacı olduğu galada söz alan Atıf Yılmaz’ın eşi Deniz Türkali, festivalin yapılacağından kendisine ilk söz edildiğinde bu kadar uzun soluklu olabileceğini hiç düşünmediğini belirterek, “İçimden dedim ki, ’bir iki yıl sürer, biter. 7. yıla geldik, o kadar çok mutluyum ki, o kadar çok seviniyorum ki. Teşekkür edecek çok insan var. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Önce anma ile başladı, sonra yarışmaya döndü. Emeği geçen herkese, vefanın şehri Mersin’e teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Gecede daha sonra ön jüri tarafından her kategoride 10 eser olmak üzere 30 eserin fragmanının gösterimi yapılırken, festival jürisinin kısa filmler arasından ödüle layık gördüğü eserlerin sahiplerine ödülleri verildi. Festivalde canlandırma/animasyon kategorisinin birincisi ‘İstasyon’ filmiyle Serdar Çotuk oldu. Çotuk’a ödülünü ünlü oyuncu Aydan Şener ile senarist Osman Şahin verdi. Şener, gecede bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek, “Sevgili Atıf Yılmaz ile çalışmak nasip olmadı bana ama seyretmediğim hiçbir filmi yok” şeklinde konuştu.

    “Sadece büyük ustayı anmıyoruz, aynı zamanda bu gençlere ufuk açmış oluyoruz”

    Belgesel kategorisinde ise birincilik ödülü ‘Levir’ filmi ile Nusret Oğuzhan Yıldız ve Uğur Ersöz’ün oldu. Yönetmenlerin ödülleri, ünlü sanatçı Hülya Koçyiğit tarafından verildi. Çok anlamlı bir gece yaşadığını belirten Koçyiğit, “Çünkü çok büyük, çok saygın, çok değerli bir ustayı anıyoruz bu gece. Öylesine güzel anıyoruz ki onu, onun zarafetine, kibarlığına, insanlığına yakışır bir şekilde. Gerçekten bütün emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Sadece onu anmakla kalmayıp, bu gencecik, pırıl pırıl gençlere bir ufuk açmış oluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Festivalin kurmaca dalı birincisini ise yönetmen Atıf Yılmaz’ın kızı Kezban Arca Batıbeki açıkladı. Birinci olan ’Doğu Yakası’ filminin yönetmeni Harun Durmuş, ödülünü Deniz Turkali ve İzzet Günay’dan aldı. Günay, böylesine güzel bir gecede burada olmanın kendisi için oldukça önemli olduğunu kaydederek, “Atıf Yılmaz, çok değer verdiğim saygın insanlardan biriydi. Çalışmak kısmet olmadı. Kopuk yaşayan bu sanatçıları yine bir arada toplama fırsatı verdi bize” derken, Turkali ise “Gerçekten çok seviniyorum. O kadar çok seviniyorum ki genç insanları görünce. 7 yılda iki bin film katılmış. Her yıl artıyor. Bütün katılanlara çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Festivalde ayrıca belgesel kategorisinde jüri özel ödülü ’Abla’ filmi ile yönetmen Kenan Diler’e, canlandırma kategorisinde jüri özel ödülü yönetmenler Batuhan Köksal ve Ayce Kartal’a, Forum Mersin jüri özel ödülü ise ’Sirayet’ filminin yönetmeni Nuri Cihan Özdoğan’a verildi.

  • ‘Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali’nin gala gecesi

    Türk sinemasının ünlü ismi Fatma Girik, Mersin’de usta yönetmen Atıf Yılmaz’ın anısına bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilen ‘Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali’nin gala gecesine katıldı. Galaya, Deniz Türkali ve Lale Mansur ile birlikte gelen Girik, konukları yürüteciyle selamladı, esprileriyle geceye damga vurdu.

    Forum Mersin Alışveriş Merkezi, Mersin Üniversitesi ve Daraba Film Medya Event Tasarım tarafından düzenlenen 6. Atıf Yılmaz Kısa Film Festivali gala gecesi ile sona erdi. Dereceye giren eserlerin açıklandığı ve ödüllerin sahiplerini bulduğu gece, Forum Mersin Atıf Yılmaz Meydanı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl, ‘Kurmaca’, ‘Belgesel’ ve ‘Canlardırma/Animasyon’ olmak üzere üç kategoride 311 eserin yarıştığı festivalde, dereceye girenlere ödüllerini, ünlü sanatçılar Fatma Girik, Lale Mansur ve Deniz Türkali verdi.

    Yeşilçam’ın efsane oyuncularından 73 yaşındaki Fatma Girik, gala gecesinin yapıldığı alana geçen yıl geçirdiği rahatsızlık nedeniyle yürüteciyle girdi. Konukların uzun süre ayakta alkışladığı Girik, törenin ilgi odağı oldu.

    Türkali, bu yıl da gözyaşlarını tutamadı

    Gecede, Forum Mersin Müdürü Adem Erol ve Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Elemanı Yrd. Doç. Hakan Erkılıç’ın konuşmalarının ardından sahneye çıkan Atıf Yılmaz’ın eşi Deniz Türkali, bu yıl da gözyaşlarını tutamadı. Konuşurken oldukça zorlanan Türkali, “Çok zor bu akşam. 11 yıl, 11 yıla inanamıyorum. Burada ağlamaktan nefret ediyorum. Gerçekten vefanın şehrisiniz. Hepinize çok teşekkür ederim. Bu festival hiç bitmesin. Desteklerinizi esirgemeyin. Her şey için çok teşekkürler” dedi.

    Gecede daha sonra ön jüri tarafından her kategoride 10 eser olmak üzere 30 esere indirilen ve festival jürisinin bu kısa filmler arasından ödüle layık gördüğü eserlerin sahiplerine ödülleri verildi. Festivalde Canlandırma/Animasyon kategorisinin birincisi ‘Vadi’ filmiyle Can Erkan oldu. Erkan’a ödülünü Deniz Türkali verdi.

    “Atıf ağabey olmasaydı ben olmayacaktım”

    Belgesel kategorisinde ise birincilik ödülü ‘Gözyaşı Yolu’ filmi ile Engin Türkyılmaz’ın oldu. Türkyılmaz, ödülünü Oyuncu Lale Mansur’un elinden aldı. Mansur, ödülü verdikten sonra yaptığı konuşmada, “Eğer Atıf Ağabey bana inanmamış olsaydı, şu anda karşınızda olmayacaktım. Gitmeden önce de bana çok büyük bir hediye verdi, Deniz” diye konuştu.

    “Genç insanlara ödül vermek çok güzel”

    Festivalin Kurmaca dalı birincilik ödülünü açıklamak üzere ise sahneye Fatma Girik çıktı. Atıf Yılmaz ile ilgili duygularını paylaşan Girik, “Bu gece gençlerle beraber olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Benim bu yaşım bedenime sığmıyor. Atıf Yılmaz’ı anlatmak, kısacık, bir saat, bir hafta, bir ay, bir sene yetmez. Onunla beraber yaşamak, onunla film çekmek, onun hakkında yazılan kitapları okumak, onun çektiği filmleri seyretmek, belki o zaman Atıf Yılmaz’ı tanırsınız. Ama en iyi tanıyan tabi ki, Deniz Türkali. Ondan dinlemek çok daha güzel” ifadelerini kullandı.

    Daha sonra birincilik ödülünü açıklamak üzere zarfı açan Girik, “Benim gibi kör bir kadına bu verilir mi? Bana okutacaksanız şöyle yazacaksınız” diyerek espri yaptı. Kurmaca dalı birincisinin ‘Evbark’ isimli filmle Pınar Öğünç olduğunu belirten Girik, Öğünç’e ödülünü verdi. Girik, “Ödül almak çok güzel. Bir sanatçıyı daha güzel şeyler yapmaya zorluyor. Ama ödül vermek de güzel. Hele böyle genç insanlara” dedi.

    Ödül alan yarışmacılardan birinin, dizinden menüsküs ameliyatı olduğu için yönetmeninin geceye katılamadığını söylemesine takılan Girik, “Ayol bizim bacağımızda titanyum var, aşağıya kadar. Biz nasıl geliyoruz. Ödül de almıyoruz üstelik. Gelecek, burayı yaşayacak, şu anı yaşayacak” ifadelerini kullandı.

    Festivalde ayrıca Animasyon Jüri Özel Ödülü ‘Hanim Hanımın Acayip Hayatı’ ile Buse Erel’e, Belgesel Jüri Özel Ödülü ‘301’ ile Alican Mansuroğlu ve ‘Kamyon’ ile Burak Türten’e, Forum Mersin Kurmaca Jüri Özel Ödülü ise ‘Asfur’ ile Özen Çıngırlar ve ‘Oyun’ ile Müfit Güzel’e verildi.

  • ADÜ atıf sayısında Türkiye’de ilk yirmide yer aldı

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) atıf sayısı bakımından Türkiye’de ilk yirmi üniversite arasında yer aldı.

    Google Scholar tarayıcısı kullanılarak toplanan üniversitelerin akademik atıf verileri yayımlandı. İspanyol “Webometrics Ranking of World Universities” araştırma grubunun yayınladığı listeye göre Adan menderes Üniversitesi, Türkiye’de en çok atıf alan ilk 20 üniversite arasına girerek, dünya sıralamasında da 1387. sıraya yerleşti. Araştırma sonuçlarına göre ülkemizdeki birçok köklü üniversiteyi geride bırakan ADÜ, genç ve dinamik yapısıyla her geçen gün çıtasını daha da yükselterek uluslararası alanda da adından söz ettirmeye devam ediyor.

    Araştırma grubunun verilerine göre ADÜz öğretim elemanlarının bilimsel çalışmaları toplam, 20 bin 961 adet atıf alarak akademik anlamda başarısını ortaya koydu. Akademik camiada bilimsel yayınların kalitesinin göstergesi olan atıf sayısı, aynı zamanda üniversitelerin bilimsel başarısının tescili olarak görülüyor. Bu bağlamda ADÜ öğretim elemanlarının çalışmaları uluslararası alanda hem tanınıyor hem de takip ediliyor.

  • Türk Sinemasının ’Sultan’ı, Ataşehir’de Atıf Yılmaz’ı anma programına katıldı

    Ataşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Atıf Yılmaz’ı anma programına katılan Türk Sinemasının Sultanı Türkan Şoray, Atıf Yılmaz’a ayrı bir hayranlık duyduğunu belirtti. Şoray, “Bir keresinde de çok küstüm ona. Öyle karşımda tatlı tatlı güldüğü zaman affetmemek mümkün mü? Atıf Bey sizde şeytan tüyü var diyordum. Yani mümkün değil bana ne yaparsa yapsın hemen affediyordum” dedi.

    Türk Sinemasının sultanı Türkay Şoray Ataşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Atıf Yılmaz’ı anma etkinliğine katıldı. Ataşehir Belediyesi Mustafa Saffet Kültür Merkezinde gerçekleşen anma toplantısına Atilla Dorsay ve Deniz Türkali de katıldı. Dorsay, Yılmaz için, “Yeşilçam’a katkısı kadını konu almaya başlamasıdır. Bu akımı başlatan ilk filmi Mine’dir ve Türkan Şoray vardır. Atıf Yılmaz, hayatımda en sevdiğim insanlardan biri oldu” diye konuştu.

    Atıf Yılmaz’ın feminizm hareketinden etkilendiğini söyleyen Türkali ise yönetmenin 1980 sonrası yapıtlarında bu akımın önemli olduğunu aktardı. Türkali’nin, “Atıf’a soruyorlardı Türkan Şoray’a aşık mısın diye, Türkan Şoray’a aşık olmayanın alnını karışlarım diye cevap veriyordu” sözleri dinleyicileri kahkahaya boğdu.

    Söyleşi sonrası Atilla Dorsay’ın Türkan Şoray’ı konu aldığı kitaplarını Dorsay ve Şoray birlikte imzaladılar.

    “Yönetmenlik yaptığım filmlerden onu taklit etmeye çalıştım”

    Usta yönetmenin kadına özel bir önem verdiğini, bu önemin de sinemasına yansıdığını ifade eden Şoray, Yılmaz’ın toplumsal sorunları kadın üzerinden anlattığının altını çizdi. Şoray, “Çok bunaldığım mesleğimde neler yapacağıma karar veremediğim zaman hemen arar Atıf beye sorardım ben. Bu rolü oynasam mı? Ne yapsam diye. O kadar alışmıştık ki Atıf Bey’le günde neredeyse 2, 3 defa görüşürdük. Uzun süre elim hep telefona gitti. Çok güç alıştım yokluğuna. Türk sinemasını var eden üç dört temel taşlarından biridir. Lütfi Akad, Halit Refiğ, Metin Erksan. Türk sineması oradan var oldu, yoktan var oldu. Bu insanlar inançlarıyla Türk Sinemasını var ettiler. Sete geldikleri zaman beklerdik yönetmen ne yapacak kamerayı nereye koyacak diye. Atıf Bey’de bu yoktu inanılmazdı, bu kadar işini bilen biriydi. Kroki çizerdi akşamdan ben daha sonra yönetmenlik yaptığım filmlerden onu taklit etmeye çalıştım. O kadar çabuk film nasıl biter anlamazdık” dedi.

    “Atıf bey sizde şeytan tüyü var diyordum”

    Bugüne kadar 220 filmde rol aldığını belirten Şoray, Atıf Yılmaz’a ayrı bir hayranlık duyduğunu söyledi. Şoray,

    “Benim şöyle bir şansım ayrıcalığım oldu, Lütfü Akad ile belli bir yaş farkımız vardı, bizim film setleri bir disiplin vardı. Kimse yüksek sesle konuşmaz, herkes birbirine saygılı, sevgiliydi. Mesela yönetmen olduğu zaman biz Lütfi Akad’ın karşısında titrerdik. Atıf Yılmaz’la artık öyle bir hale geldik ki özel hayatımızda dostluğumuz olduğu için ben nikah şahitleri oldum. Gündüz sette akşam onların evinde olurduk. Özel dostluğumuz çok gelişti. Bir keresinde de çok küstüm ona. Fakat sürekli ağzında böyle sigarası vardı, o konuşurken sigara düşmezdi. Hayretle bakardım ona. Öyle karşımda tatlı tatlı güldüğü zaman affetmemek mümkün mü? Bana ne yaparsa yapsın Atıf bey sizde şeytan tüyü var diyordum. Yani mümkün değil bana ne yaparsa yapsın hemen affediyordum. Kadın erkek eşitliği feminizm konuşulduğu zaman en çok destekleyen Atıf Yılmaz’dı” diye konuştu.