Etiket: Atatürk’ün

  • Atatürk’ün siluetini İzmir Marşı eşliğinde izlediler

    Ardahan’ın Damal ilçesindeki Karadağ sırtlarına yansıyan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün silueti, Türkiye’nin dört bir tarafından gelen vatandaşlar tarafından izlendi. Atatürk siluetini izlemeye gelen gençler, silüet belirdiği anda İzmir Marşı’nı okudu.

    Ardahan’ın Damal ilçesinde Karadağ sırtlarına yansıyan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün siluetini izlemek için Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen vatandaşlar, silüeti merakla izledi. Silüet belirdiği sırada ise gençler İzmir Marşı’nı okudu.

    Damal Belediye Başkanı Ergin Önal, “Bugün 21’incisini yaptık. İnanılmaz bir katılım vardı ve hafta içi olmasına rağmen festival tarihinin en güzel festivallerinden birisiydi. Şu an burada da inanılmaz bir kalabalık var. Belki de burada tarihinin en kalabalık dönemini yaşıyor. Gördüğünüz gibi burada bir alan düzenlemesi yaptık, seneye biraz daha geliştireceğiz” dedi.

    Atatürk silüetini ilk çeken kişi olan gazeteci Erdoğan Kumru ise, 1975 yılında fotoğrafları Genelkurmay Başkanlığına gönderdiğini anlatarak, 1988 yılında bu fotoğrafıyla bir gazetenin düzenlediği amatör fotoğrafçılık dalında birincilik ödülü elde ettiğini ifade etti. Kumru, 1975 yılındaki bu doğal olayı tesadüfen çektiğini söyleyerek, “1975 yılının Nisan ayında Seyitveren köyündeki ilkokul öğrencilerini çekmeye gittiğimde Almanya’da bulunan Emo diye bir arkadaşım çocuğunun fotoğrafını istedi. O fotoğrafları çektim, arkadan bu gölge çıktı. Çekim sonrası tekrar geldim ve çektikten sonra 1975 yılında Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’a gönderdim. Semih Sancar bana yazdığı yazıda, ‘Kara kalemle yapmış olduğun bu resim çok güzel olmuş, başarılar dilerim yavrum’ dedi. Daha sonra 1988’de Türkiye’de amatör fotoğraf yarışmasında ödül aldım. Ve o dönem Süleyman Demirel’e, Genelkurmay Başkanı Necip Toruntay’a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a ve Türkiye’de bulunan tüm kuruluşlara tek tek gönderdim. Ve 1994 yılında da dönemin Belediye Başkanı Gülcemal Fidan ile Milletvekili Faruk Femir’in öncülüğünde şenlik düzenlenmeye başlandı ve Ardahan bu etkinlik ile tanındı” diye konuştu.

  • Atatürk’ün gezinti teknesi artık Çanakkale’deki Deniz Müzesi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak

    Mustafa Kemal Atatürk’ün sık sık kullandığı gezinti teknesi TCG Acar, Deniz Müzesi’nde sergilenmek üzere Çanakkale’ye getirildi. Vinç yardımı ile karaya çıkartılan tekne, Çimenlik Kalesi’nde bulunan Deniz Müzesi’nde kısa süre sonra ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün gezinti teknesi olan ve 1931 yılında Almanya’da inşa edilen TCG Acar Gemi Müzesi, Çanakkale’ye getirildi. İstanbul Tersanesi Komutanlığı tarafından yenilenerek sergilenen TCG Acar Gemi Müzesi, saat 15.00 sularında üç askeri gemi refakatinde iskeleye yanaştı. Bir saat kadar süren hazırlıklarda 30 kadar sivil ve askeri personelin yanı sıra dalgıçlar görev yaptı. Halatlarla bağlanan TCG Acar, vinç yardımı ile denizden çıkartılarak Çimenlik Kalesi içerisindeki Deniz Müzesi’ndeki yerine konuldu.

    Uzun yıllar gemi müze olarak İstanbul Tersanesi Komutanlığına hizmet eden TCG Acar, Çanakkale Deniz Müzesi Komutanlığı envanterine girdi. Çanakkale Deniz Müzesi’ne gelen ziyaretçiler denizde Nusret Mayın gemisini, karada ise TCG Acar’ı ziyaret edebilecekler.

  • Atatürk’ün Tokat’a gelişinin 98’inci yıldönümü kutlandı

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Tokat’a gelişinin 98. yıldönümü törenle kutlandı.

    Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören Tokat Valisi Cevdet Can, Tokat Garnizon Komutanı Tuğgeneral Adnan Arslan ve Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu Atatürk Anıtı’na çelenk sunması ile başladı. Törende konuşan Başkan Eroğlu, Gazi Mustafa Kemal’in, ilki 26 Haziran 1919 olmak üzere Tokat’a toplam altı defa geldiğini kaydetti.

    Bugünün Tokat için çok anlamlı bir gün olduğunu belirten Başkan Eroğlu,”Kurtuluş Savaşı’nın hazırlık çalışmalarının yoğun bir şekilde yürütüldüğü Amasya, Sivas ve Erzurum üçgeninde yer alan Tokat, önemli bir geçiş yoludur. Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı’nın hazırlıklarını yürütürken toplam 3 kez bu ilimize gelmiş ve büyük ilgi ve destek görmüştür. Bunu, daha sonraları çeşitli vesilelerle dile getirmiştir. Tokat ve çevresindeki çalışmaları, bölge halkının ona verdiği destek, verilen ölüm-kalım savaşının başarılmasında çok önemli bir rol oynamıştır” dedi.

    Başkan Eroğlu, bu ziyaretlerde Tokat halkı büyük özveriler ortaya koymuş ve milli mücadeleye sonuna kadar destek olmuş olduğunu ifade ederek,”Osmanlı’nın mücadele ettiği her cephede Tokatlı şehitlerimizin aziz bedenleri yatmaktadır. 7’den 70’e topyekün bu mücadeleye girişen Tokat halkı, günümüze kadar gelen ağıtlara ilham olmuş 15 yaşındaki evlatlarını da vatan uğruna cepheye yollamıştır. Onbeşliler milli mücadelenin esasını, ruhu anlamak için en kıymetli örneklerdendir. Tokat’ın 15-16 yaşındaki evlatları birlik halinde bu topraklara canını adamıştır. Bizler Tokatlı olarak devletimizin ve milletimizin bağımsızlığı, geçmişimizden gelen özgürlük ateşinin kararmaması için verilen mücadeleye büyük katkılar sağlamış olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

    Başkan Eroğlu’nun konuşmasının ardından öğrenciler tarafından 26 Haziran konulu şiir seslendirildi. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programın ardından katılımcılar Devegörmez Mahallesi’nde bulunan ve 26-27 Haziran 1919 tarihlerinde Atatürk’ün ikamet ettiği Atatürk Evi’ni ziyaret etti.

  • Atatürk’ün eşi Latife Hanım’dan yadigar krempet kutusuna paha biçilemiyor

    Yozgat’ta antikaya meraklı emlakçının elindeki üzerinde Kemal Atatürk ile eşi Latife Hanım’ın orijinal fotoğraflarının yer aldığı Latife hanıma ait krempet kutusuna değer biçilemiyor.

    Yazgat’ta emlakçılık yapan 68 yaşındaki Mehmet Saygı, ilginç kişiliği ve iş yerinde sergilediği tarihi değer taşıyan yüzlerce eşya ile dikkat çekiyor. Saygı’nın koleksiyonu arasındaki en nadide parça ise Mustafa Kemal Atatürk’ün eşine ait krempet kutusu. Kutunun üzerinde Atatürk ile Latife Hanım’ın orijinal bir fotoğrafları da yer alıyor. Saygı, antika kutu için kendisine yüksek meblağda ücretler teklif edilmesine rağmen kutuyu satmıyor.

    Krempet kutusunun Osmanlı ordusunda subay olan dedesinden kendine hatıra kaldığını belirten Saygı, “Annemin babası binbaşı iken Atatürk’ün eşi Latife Hanım askeriyeye böyle bir hediye dağıtmış. Yozgat’ta böyle bir eser başka kimsede bulunmuyor. Krempet kutusunun maddi değerinin ne kadar olduğunu öğrendik. Manevi değeri fazla olduğu için paraya ehemmiyet vermedik. Bizde kalması bize haz veriyor. Kutuya 5 bin lira ile 10 lira arasında değer vermişlerdi. 5 değil 10 bin lira dahi verseler bu eseri kimseye vermem. Bir daha böyle bir şey bulamayız” dedi.

    İş yeri müzeyi andıran Saygı ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını anlatan fotoğraf albümlerini de müzesinin en güzel yerinde sergiliyor.

  • Bakan Müezzinoğlu: “Ey CHP’li kardeşlerim, Atatürk’ün gölgesine öyle yan gelip de yatarak bu işler olmaz”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Ey CHP’li kardeşlerim, Atatürk’ün gölgesine öyle yan gelip de yatarak bu işler olmaz. Muasır medeniyet seviyesinin üzerindeki o hedefe yürümek için millet ile beraber yürümek gerekir. Milleti sevmek gerekir” dedi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu Rumeli Dernekleri ile bir araya geldi. Eseler Kültür Merkezinde etkinliğe Bakan Müezzinoğlu’nun yanı sıra Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ile çok sayıda vatandaş katıldı.

    Gecede bir konuşma yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Kuruluş felsefesi olan ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ vasiyetine sahip çıkmamız lazım. O mücadeleyi veren Mustafa Kemal Atatürk, ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’ diyerek millete inanan, millete güvenen, millet ile beraber yürüyen ve milletin hayallerinin öncülüğünü yapan ve merkeze milleti alan bir anlayış ile hem o bağımsızlık mücadelesi verdi, hemde bu genç cumhuriyeti kurdu. Bu vasiyete sahip çıkmak yeni bizim görevimizdir. Bazen Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerime bazen sitem ediyorum. Ey CHP’li kardeşlerim, Atatürk’ün gölgesine öyle yan gelip de yatarak bu işler olmaz. Atatürk’ten geçinerek de olmaz. Kuru kuruya Atatürkçülük yaparak da olmaz. Muasır medeniyet seviyesinin üzerindeki o hedefe yürümek için millet ile beraber yürümek gerekir. Milleti sevmek gerekir” dedi.

    “Son 30 yıldır Cumhuriyet Halk Partisine baktığınız da tamamen korku cümlelerini görürsünüz” diyen Bakan Müezzinoğlu, “Cumhuriyet elden gidecek milleti korkutur. Laiklik elden gidecek milleti korkutur. Atatürkçülük elden gidecek milleti korkutur. Ya arkadaş cumhur güçlü ise Cumhuriyet güçlenir. Cumhuru merkeze almadan, milleti merkeze almadan, milletten korkarak, milletin değerlerinden korkarak, milletin kıyafetinden korkarak Cumhuriyet güçlenmez. Cumhur güçlü ise Cumhuriyet güçlenir. Laiklik bu salonda olduğu gibi başı açığında, başı kapalısının da inancını istediği gibi yaşayabileceği bir sistemdir. Yoksa birinin baş örtüsü ile hele hele üniversitelerdeki okuyan çocukların veya kamuda hizmet görecek öğretmenin, doktorun kıyafeti ile uğraşmak değildir laiklik. Bizlerin ve bu milletin ümüğünü sıktılar. Laiklik elden gidecek hadi milletin ümüğünü sıkalım. Cumhuriyet elden gidecek hadi milletin ümüğünü sıkalım. Atatürkçülük elden gidecek hadi milletin ümüğünü sıkalım. Korkma ya korkma. Atatürk bu millet ile yürüdü. Bu millet ile bağımsız genç Türkiye Cumhuriyetini kurdu. Neden korkuyorsun. Korkma. Balkanların çocuğu bu milletin medeniyet değerlerini her boyutuyla özümsemiş İstiklal Marşımızın yazarı rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşımızın ilk mısrası nedir ey Kılıçdaroğlu, ey CHP. ‘Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak’ diyor. Sen neden korkuyorsun. Bu salondaki bacılarımızdan, bu salonlardaki insanlarımızdan, Türkiye’deki tüm 80 milyon insanımızdan neden korkuyorsun. Neden onları korkutarak kendi her geçen gün küçülen iktidarını sürdürmeye çalışıyorsun. Bu milletin ümüğünü sıkan vesayet odaklarından bu milleti kurtar ki, o muasır medeniyet seviyesinin üzerindeki hedefe hep beraber yürüyelim. Hani Atatürkçü idin. Atatürk diyor ki, bu büyük millete muasır medeniyet seviyesinin üzerinde yer yakışır. Onun için Almanya , Fransa, İngilizler ile yarışmamız lazım. Bizim Fransız’dan, İngiliz’den, Almanya’dan geri kalanımız yok. Onlar kadar da zekiyiz. Onlar kadar da akıllıyız. Onlardan daha cesuruz. Onlardan daha birikimliyiz. Dünya’ya medeniyet sunmuş milletin mensuplarıyız. 600 yıl 3 kıtada dünyaya ilim nedir, irfan nedir, adalet nedir, hak nedir, huzur nedir, barış nedir diye Balkanlardan dünyaya bir medeniyet sürmüş milletin mensuplarıyız. Bu milletten korkulur mu. Bu milletten korkan ancak bu milletin düşmanlarıdır. Bu milletin medeniyetinden rahatsız olanlardır” diye konuştu.