Etiket: Atatürk’ün

  • Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 80’inci yıldönümüne özel arşiv

    Bulut depolama servisi lifebox, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 80’inci yıldönümüne özel bir arşiv hazırladı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve daha birçok özel arşivden taranan yüzlerce özel Atatürk fotoğrafı, lifebox uygulamasında herkese açık olarak sunulacak.

    Türkiye’nin bireysel depolama servisi lifebox, 10 Kasım’ın manevi değerini yaşatmak amacıyla kullanıcılarını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en güzel fotoğraflarının yer aldığı özel bir arşivle buluşturuyor. Yapılan şirket açıklamasına göre, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu gibi birçok arşivden uzun süreli bir çalışmayla taranan yüzlerce özel Atatürk fotoğrafı, lifebox tarafından herkese açık olarak sunuluyor. Kullanıcılar, lifebox tarafından paylaşılan link altında yer alan lifebox Atatürk Arşivi klasöründen ulu önderin en güzel fotoğraflarını seçip, dilediğini tüm sosyal medya mecralarında kolayca paylaşabilecek. lifebox’ın Atatürk klasörü, önümüzdeki dönemde daha da zenginleşerek çok daha büyük arşiv haline getirilerek bir tarihi seçkiye dönüşecek.

  • Atatürk’ün hatıra defteri 6. baskısıyla okuyucuyla buluşuyor

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu Atatürk’ün Hatıra Defteri isimli eserin yeni baskısını gerçekleştirdi.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün General rütbesini kazanarak gittiği Doğu Cephesinde 7 Kasım 1916’dan 25 Aralık 1916’ya kadar hemen her gün bir deftere tuttuğu hatıra notlarını içeren eser, Atatürk’ün görevi sırasında edindiği gözlemlerini ve değerlendirmelerini okuyucuya sunuyor.

    Atatürk’ün 1916-1917 yılları arasında 16’ncı Kolordu Kumandanı olarak gittiği Silvan, Bitlis, Hazro, Veysel Karni, Duhan, Keltepe, Garzan, Van, Hizan, Kotum, Kelhük, Malabadi, Çapakcur, Diyarbakır, Ergani madeni, Palu, Sekerat, Bahçeköy’ü içine alan bölgedeki görevi esnasında kendi el yazısıyla tuttuğu ve ona yaveri olarak eşlik eden Şükrü Tezer’e teslim ettiği notların basımına yer verilen eser, Atatürk’ün askeri yönünün yanında onun şiir, edebiyat ve felsefeye dair ilgisini de yansıtan değerli notlar içeriyor. Şükrü Tezer’in, kişisel anılarını da ekleyerek oluşturduğu eser, Afet İnan’ın hatırat toplama çalışmalarıyla Türk Tarih Kurumu’na kazandırılmış ve ilk baskısı 1972 yılında yapılan çalışma, aradan geçen sürede 5. baskıya ulaşmıştı. 2018 Kasım’ında 6. baskısı yapılan eser 10-18 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek TÜYAP 37. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda, Atatürk’ün vefatının 80’inci yılında, yeni baskısıyla okurlarının karşısına çıkacak.

  • Atatürk’ün Kilis’e Gelişinin 100. Yıldönümü ve Cumhuriyet Bayramı Kutlamaları

    Mustafa Kemal Atatürk’ün 28 Ekim 1918’de 7. Ordu Komutanı sıfatıyla Suriye üzerinden Kilis’e gelişinin 100. yıl dönümü ve Cumhuriyet Bayramı’nın 95. yıldönümü nedeniyle, Cumhuriyet Meydanı’nda kutlama töreni düzenlendi.

    Törene, Vali Mehmet Tekinarslan, Belediye Başkan Vekili Kadir Çirtikoğlu, daire müdürleri, askeri ve mülki erkan ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

    Cumhuriyet Meydanı çevresinde polisler ile Özel Hareket Şube Müdürlüğünde görevli polislerin güvenlik önlemi almaları dikkat çekti.

    Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasının ardından tören Mustafa Kemal Atatürk’ün 28 Ekim 1918’de 7. Ordu Komutanı sıfatıyla Suriye üzerinden Kilis’e gelişi anlatıldı Kilis 7 Aralık Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Akis, Atatürk’ün Kilis’e gelişi, İngiliz ve Fransızlara karşı Kilis’te verilen milli mücadele anlattı.

  • Isparta’ya ‘Atatürk’ün İmzası’ Parkı

    Isparta’nın giriş noktasında, IYAŞ önünde bulunan parkın objelerinin yapım çalışmaları tamamlanırken, parkın içerisine temel ihtiyaçların karşılanabileceği kafeteryanın inşaat çalışmaları devam ediyor. Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın park alanında yapımı devam eden çalışmaları yerinde inceledi.

    Günaydın: “Yeni projeler için heyecanlanıyoruz, halkımız da heyecanlanacak”

    İnşa çalışmaları devam eden kafeteryanın özel bir yapı olduğunu ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını taşıyacağını söyleyen ve parkın isminin de Atatürk’ün İmzası olacağını belirten Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, incelemelerinin ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi; “Parkımızda birkaç simgesel yapılarımız vardı. Bunlardan birisi saat kulesidir. Bu çalışmamız bitti. Çok özel uzun bir çalışma neticesinde tamamen el işçiliğiyle gül motifleri kullanılarak saat kulemiz yapıldı. Kullanılan gül motiflerinin her biri ayrı, nereye bakarsanız farklı bir gül motifiyle karşılaşırsınız. Hangi noktasından fotoğraf çekerseniz her biri ayrı bir tablo haline geliyor. İlk defa böyle bir çalışmayı Isparta Belediyesi olarak biz yaptık. Zaman içerisinde incelenecek olunduğunda kırk çeşit anlam ifade ettiği bu saat kulemizde gizlidir. Bir diğer öğemiz de ismi Atatürk’ün İmzası. İnşaatın çelik yapısı bitti. Hem parkın ismi, hem bu özel ikinci öge olan kafeterya. Kafeteryada 14 metre genişliğinde üzerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasını taşıyacak. Atatürk’ün İmzası olacak. Böylelikle Atatürk’ün imzası bu kafeteryanın üzerinde olacak aynı zamanda da parkın da ismini taşıyacak. Merkezdeki parkımızın ismi Atatürk Parkı, burasının ismi de Atatürk’ün İmzası olacak. Tabelamızın şablon çalışmalarına başlanıyor. Bu şekilde bu güzel parkımızın ismi de ortaya çıkmış oluyor. Bu kafeteryamız parkın belirli bir bölümünde kullanılacak. Parkımızda halkımız rahatlıkla oturabilecek. En güzel içecekler ve aperatif yiyecekler burada olacak. Buranın en büyük özelliği çay olacak. Bundan sonra şehrimizin her yerine mimariden de doğan ve Isparta’nın karakterinden yapısından doğan isimler gelişecek. Bu isimler hem kültürel, turistlik hem de Türk milletinin büyüklüğünü ifade edecek. Projeler hazırlanıyor, gelecekte, devasa Isparta’yı huzur kenti olduğu kadar kullanım güzelliği olacak yapılar olacak ve şehri diğer kentlerden çok çok farklı kılacak. Bu projelerimiz de yeni dönemde gelecek. Büyük, estetik, mütevazılık olacak. Mütevazı ve büyüklük dedim, bunun sentezi olan büyük projeler geliyor. Projeler çok büyük ancak mütevazılık taşıyacak. Yeni projeler için heyecanlanıyoruz. Halkımız da heyecanlanacak. Halkımızın projeleri olacak.”

    “Bina büyük değil ancak büyük bir anlamı var”

    Başkan Günaydın açıklamalarının devamında, “Bu parkımızı da bitirme aşamasındayız. Teknik heyetimizle çalışmaları yerinde inceledik. Özel işçilik barındıran bir projedir. İşte burada da yaptığımız bina büyük değil ancak büyük bir anlamı var. Atatürk’ün imzası olacak. Halkımızla bütünleşen, özlük, kimlik, heyecan veren bu çalışmaların halkımıza hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Atatürk’ün 400 yaşındaki çınar ağacı bakıma alındı

    Atatürk’ün Yalova’da bir dalını kesmemek için köşkünü tren rayları üzerinde kaydırdığı 400 yıllık çınar ağacı bakıma alındı.

    Yalova’da bulunan Yürüyen Köşk’ün bahçesinde yer alan ve ulu önderin bu ağaç üzerinden tüm dünyaya bir çevrecilik dersi verdiği 400 yıllık çınar ağacı Yalova Belediyesi tarafından başlatılan çalışmalarla bakıma alındı. Gövdesinde mantar tedavisi yapılacak olan ağaca budama ve dallarının desteklenmesi işlemleri de uygulanacak. Konuyu yerinde inceleyen Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, ağacın sadece Türkiye için değil dünya için önemi olduğuna değindi. Salman, “Atatürk’ün bir dalını kesmemek için raylar üzerinde köşkünü kaydırdığı Yürüyen Köşk’ün bahçesindeki 400 yıllık Çınar ağacının bakım çalışmaları başladı. Ağaç sürekli kontrol altında tutuluyordu. Zira bu çınar bizim gözbebeğimiz. Bu çınar sadece Yalova’ya, Türkiye’ye değil dünyaya mal olmuş bir değer. Atatürk bu çınar ağacı ile tüm dünyaya çevrecilik dersi vermişti. O nedenle son derece önemli bir ağaç. Bu Çınarın genel bakımı, budamasının yapılmasına başlandı. Önceki yıllarda ağaca mantar tedavisi yapılmıştı. O tedavinin devamı niteliğinde yeniden bir çalışmada bu kapsamda yapılıyor. Sinema sanatçısı Ediz Hun Yalova’ya geldiğinde Yürüyen Köşk’ü ziyaret etmiş, köşkün hikayesini dinlemiş ve hayran kalmıştı. Kendisi de bu konularda uzman iyi bir çevrecidir. Bana çınar ağacının denize doğru uzayan dalının bir süre sonra ağırlığı taşıyamayacağından kırılacağını o nedenle mutlaka alttan desteklenmesi gerektiği uyarısında bulunmuştu. Bizde hemen bu konuda gerekli çalışmaları yaptık. Uzmanlarda aynı şeyi dile getirdiler ve desteklenmesi gerektiği tespitinde bulundular. Bizde bakım ve tedavi çalışmaları ile birlikte ağacın dallarının desteklenmesi çalışmalarına başladık. Çınar umuyoruz ki daha uzun yıllar sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürecek” dedi.

    “Yürüyen Köşk”ün hikayesi

    Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk, tarımda modern teknikleri kullanılması, çevre üreticilere örnek olması ve onların nitelikli fidan, fide, damızlık ihtiyaçlarının karşılanması için kişisel mülki olan Yalova’nın doğusundaki ‘Millet Çiftliği’ni bu amaca uygun olarak düzenletmiştir. Çiftlik içinde, deniz kıyısında, ikameti için 1929 yılında bir çınarın yanında iki katlı mütevazi bir köşk yapılmıştır.

    ‘Yalova Benim Kentim’ diyen Atatürk, Yalova ile yakından ilgilenmiştir. Yalova’ya 1936 yılındaki gelişinde Millet Çiftliği’ndeki köşkün pencerelerini zarar vereceği için yanındaki çınarın dalını kesileceğini öğrenir. Ağacın bir dalının bile kesilmesini istemeyen Atatürk köşkün ağaçtan uzaklaştırılmasını ister. Görev İstanbul Belediyesi Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi’ne verilir. Sorumlu baş mühendis Ali Nuri (Alnar) binanın temellerini açtırır. Temellerin altına zor ve çok yavaş ta olsa raylar döşenir. Bina rayların üzerinde doğuya doğru 4 m kaydırılır. 11 Ağustos 1936 günü yapılan bu işlemi yanında bulunan kız kardeşi Makbule (Atadan) Hanım, Affet (İnan) Hanım, Yunus Nadi (Abalıoğlu), Muhafız K. İsmail Hakkı (Tekçe), Yaver B.N.B. Nasuhi Bey ve diğer ilgililerle baştan sona izler. Atatürk 11 Haziran 1937’de şahsına ait bütün taşınamaz mallar gibi bu Köşkü de Türk Milletine bağışlar. Diğer tüm köşkler gibi ‘Yürüyen Köşk’de halen müze olarak korunmaktadır. Atatürk’ün bir dalının bile kesilmesini istemediği Ulu Çınar ve yanındaki köşk, ağaç sevgisi ve çevre bilincinin de bir anıtı olarak ziyaretçilerini beklemektedir. Yürüyen Köşk ‘Atatürk bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’ arazisi içindedir ve Enstitü Atatürk’ün 1920’li yıllarda gösterdiği Türk Tarımın ileri tekniklerle donatılması amacı doğrultusunda bilim, hizmet ve nitelikli materyal üretim amaçlı hizmetlerini sürdürmektedir.