Etiket: Atatürk’ü

  • GAÜN’de Atatürk’ü anma töreni düzenlendi

    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 80. Yıl dönümü nedeniyle Gaziantep Üniversitesinde (GAÜN) anma programı düzenlendi.

    GAÜN Atatürk Anıtı’na çelenk koyma törenine Rektör Prof. Dr. Ali Gür, Gaziantep Valiliği tarafından düzenlenen Atatürk’ü anma programında bulunması nedeniyle katılmazken, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Avni Gökalp tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk konulması ve saygı duruşuyla başlayan program GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezinde devam etti.

    Mustafa Kemal Atatürk’ü anma programında konuşan GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür, milletlerin kader anlarının değiştiği noktada yeni bir öncüye, yol göstericiye her zaman ihtiyaçları olduğunu, umutsuzluğun kök saldığı ama aynı zamanda umudun da yeşermeye başladığı ortamlarda milletin kendisine öncülük edecek liderini bulduğu zaman da arkasından gitmekten hiç çekinmediğini söyledi.

    “Osmanlıyı anlayamazsak, yapılanları doğru okuyamazsak, objektif tarih anlatıları üzerinden değerlendiremezsek yanılırız” diyen Rektör Prof. Dr. Gür, “1.Dünya Savaşında Almanya ile birlikte savaşa girerken, Almanya’nın yenilmesiyle biz de yenilmiş kabul edildik. 1. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale’de biz yenilmedik. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Alman generaline rağmen farklı bir taktik izleyerek Çanakkale’de İngilizleri durdurması, devamında Anafartalar, Çanakkale geçilmez ve arkasından bir asker düşünün ki, bu komutan askerlerini öyle bir motivasyon veriyor ki, ‘Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum’ diyor. Askerler tereddütsüz ölümü bile bile iki dakika önce kendi arkadaşının yakın çatışmada mermilerle şehit düştüğü yere hiç tereddüt etmeden siperden çıkarak göğsünü mermilere siper ediyor ve ölüyor. İşte böylesi bir dönem içerisinde Çanakkale de kaybetmediğimiz halde ordu tamamen teslime zorlandı” dedi.

    Sultan Vahdettin ile Mustafa Kemal Atatürk’ün Almanya’ya birlikte seyahat yaptıklarını belirten Prof. Dr. Gür, “Vahdettin ve Atatürk, savaşın gidişatını orada birlikte teftiş ettiler. Sultan Vahdettin Mustafa Kemal’i, Mustafa Kemal’de Vahdettin’i orada tanıma fırsatı buldu. İstanbul merkezli İngiliz donanmalarının payitahtı tamamen muhasara altına aldığı bir zamanda İstanbul’dan bir şey yapılamayacağını bilen de Vahdettin idi, Anadolu dan önce mücadele, arkasından da kurtuluşun fitilini yapacak olan kişinin de Mustafa Kemal Atatürk olacağını bilen de Vahdettin idi. Vahdettin, Atatürk’e ordu teftiş komutanlığını verip, Anadolu’ya gönderirken özel bir imzayla gönderdi. Atatürk de Sultan Vahdettin’in kendisine olan güvenini çok iyi gördü. İki lider Anadolu coğrafyasında Müslüman Türk milletinin kaderinin şekillenmesinde büyük rol üstlendiler. Kurtuluş savaşı büyük fedakarlıklarla bu milletin her ferdinin kanının toprağa aktığı ve şehitlerimizin kanıyla al bayrağı dalgalandırdığı bir zaferdir” şeklinde konuştu.

    Rektör Prof. Dr. Gür, “Ulus devletin çatısı çizilirken de milletle birlikte yola çıkıldı. Cumhuriyet’in gelecekte bu milletin muhasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak adına yapılacak olan ülkü ve aynı zamanda yol haritası çizildi. İşte böylesi bir dönemde, balkanları kaybediyoruz, Trablusgarp cephesi, Yemen cephesinde nice fidanlar toprağa dökülürken umut arayan bu millete Mustafa Kemal Atatürk umut oldu. Eğer Çanakkale de farklı bir taktikle orduların kendi emri altındaki askerleri iyi bir taktikle donatmamış olsaydı Çanakkale kaybedilecekti. İşte bu yüzden İngilizler Çanakkale’nin hezimetini hiçbir zaman unutmadılar ve unutmayacaklar. Çanakkale gitseydi, İstanbul zaten gidiyordu ve Anadolu diye bir şey kalmayacaktı. Anadolu’nun gelecekteki Kurtuluş Savaşının düvesini oluşturacak alan Çanakkale de zaten atılmıştı. İşte böylesi kritik bir zamanda karar alma becerisi gösteren Mustafa Kemal Atatürk aynı zamanda kendisi de Kazım Karabekir Paşa’nın komutasında olan doğu bölgesine yani Anadolu’ya özel gönderildi. Mustafa Kemal Atatürk kendisinin bu millete verebileceği en iyi liderlik yönünü ortaya koyarak bu milletin yolunu açtı” ifadelerini kullandı.

    Gençlere seslenen Rektör Prof. Dr. Gür, “Biz köksüz bir millet değiliz. Tarihimizi 95 yıla hapsedecek bir millet değiliz. 2000 Yıldan daha fazla millet ve devlet geleneği olan bir milletiz. Osmanlı subayı olarak gördüğümüz Mustafa Kemal Atatürk’ü aynı zamanda kritik süreçlerde Kurtuluş Savaşının büyük komutanı ve askerlerine büyük güven telkin edip, çığır açan bir kurucu lider olarak görüyoruz. Cumhuriyet’ten sonra da, devletin kademelerini şekillendirirken de muhasır medeniyetler seviyesine uygun bir şekilde yeni yapılanmayı oluşturan, girişimci lider olarak görüyoruz. Atatürk’ün kendi döneminde yapmış olduğu bu mükemmel devlet kurucu icraatın ötesinde, ebediyete intikalinden sonra en fazla kullanılan ve maske olarak takılan Atatürk’ün kendisi oldu. İşte biz bunu reddediyoruz. Bir taraftan Osmanlı subayı, diğer taraftan Cumhuriyetimizin kurucusu, bir taraftan muhasır medeniyetler seviyesinde en kritik süreçte devletin kurucu unsurlarını her şeye rağmen devam ettirmiş bir liderden bahsediyoruz. Kendisinden sonra o kılıfa sığınılarak ülke kamplaştırıldı. Biz diyoruz ki; birlik ve beraberlik ruhuyla Atatürk’ü doğru anlamaya, O’nun kurucu liderliği altında ülkemizi birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe taşımaya ihtiyacımız var. Ne putsallaştıracağız, nede O’nu yereceğiz. Atatürk’ü seviyoruz. Bugün dahil olmak üzere bu milletin Atatürk’le ilgili hiçbir sorunu yoktur, olamazda zaten. Bu milletin Atatürk’ü kılıf olarak kullanıp sosyal medyalar başta olmak üzere portrelerine Atatürk resmi koyarak bu vatana ihanet edenleri de bu millet asla affetmez. Dini kullananlar kadar Mustafa Kemal Atatürk’ü kullananlar da suçludur. Atatürk’ü olduğu yerde, doğru konumlandırarak O’nun sevgisiyle birlikte bütünleştirici rol üstlenerek neslimizi şekillendirebiliriz. Eğer bunu yapmazsak zaman kaybederiz. 100. Yılına gireceğimiz Cumhuriyetimizde eğer dimdik ayaktaysak, başımız dik, alnımız açıksa burada Mustafa Kemal Atatürk’ün ve yanında kanlarını döken şehitlerimizin hakkı olduğu içindir” diyerek, birlik ve beraberliğin geliştirilmek zorunda olduğunu söyledi.

    Atatürk’ü anlamak ve anlatmak

    Programın devamında GAÜN Genel Sekreteri Doç. Dr. Ayhan Doğan tarafından “Atatürk’ü Anmak ve Anlatmak” konulu konferans verildi.

    Doç. Dr, Ayhan Doğan, dünü doğru anlayamazsak eğer tarihi vakalar koleksiyonu, hadiseler yumağından ibaret görürsek, Mustafa Kemal Atatürk’ü anlayamayız, O’nun kurduğu Cumhuriyeti idrak etme konusunda ciddi sıkıntılar yaşar ve bugünü anlamakta zorluk çekeriz şeklinde konuştu.

    Doğan,,1878 yılında imzalanan Ayastefanos Anlaşmasının, devlet adına tarihte imzalanan en ağır anlaşma olduğunu söyledi. Doğan, “Hemen sonrasında Düyûn-ı Umûmiye’yi imzalamak zorunda kaldık. Bu Osmanlı Devleti’nin iflası demek. Ekonomik anlamda iflas etmiş bir devletin siyasi manada iflahı mümkün değildir. II. Abdülhamit Hanı’nın diplomasi zekası, manevra kabiliyeti ve devlet adamlığı Osmanlı Devleti’nin yıkılışını 1918’e kadar uzattı” ifadelerini kullandı.

    Doğan, Cumhuriyeti iyi anlayabilmek için dünü iyi anlamak gerektiğinin altını çizerek konuşmasını şöyle sürdürdü, “Mustafa Kemal Atatürk silah arkadaşlarıyla birlikte milletimizi organize ederek emperyalizme karşı Ya İstiklal Ya Ölüm anlayışıyla milli refleksi harekete geçirmesi, milli mücadele ruhunu Çanakkale ruhundan aldığı ilhamla Kuva-i Milliye ruhunu millete yansıtmasıyla birlikte genci, yaşlısı, askeri, sivili, kadını, erkeği ile destansı bir mücadele başlattı. Yeniden devlet ve özgür olma anlayışı ile harekete geçtiler. Kurtuluşun mümkün olmadığını, Amerika’nın mandasını veya İngiltere’nin sömürgesini kabul etme noktasına gelmiş bir çevreye karşı tarihinden aldığı ilhamla, Kürşad ruhuyla, Bilge Kağan azmi ve kararlığıyla, tarihin hiçbir döneminde hiçbir devletin himayesi altında yaşamamış bir milletin inancıyla emperyalizme ve o çevreye karşı bir refleks ortaya konuldu. Barış kavramıyla tanışmamış devrin liderlerine rağmen Mustafa Kemal, Yurtta Barış Dünya’da Barış diyerek insanlığın sulhünden bahsediyordu. Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin ortak değeridir. Özlemle yad ediyorum”. Doğan, Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden, rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar” sözleriyle konuşmasına son verdi.

    Programda ayrıca GAÜN Türk Musikisi Devlet Konservatuarı öğretim elemanı ve öğrencileri tarafından sunulan müzik dinletisinde Atatürk’ün sevdiği şarkıları seslendirildi. GAÜN Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin mozaikten yaptığı Atatürk portresi, Dr. Öğr. Üyesi Ceren Yıldırım tarafından GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür’e takdim edildi.

    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü Anma Programına Rektör Prof. Dr. Ali Gür, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Metin Bedir, Prof. Dr. Şehmus Demir ve Prof. Dr. M. Avni Gökalp, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Necip Fazıl Yılmaz, Genel Sekreter Doç. Dr. Ayhan Doğan, Genel Sekreter Yardımcısı Nuh Okumuş ile çok sayıda akademik, idari personel ve öğrenci katıldı.

  • Çaldıran’da 10 Kasım Atatürk’ü anma programı

    Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 80. yıl dönümünde Van’ın Çaldıran ilçesinde de düzenlenen programla anıldı.

    Kaymakamlık bahçesinde bulunan Atatürk büstüne çelenk sunulmasıyla başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması bayrakların yarıya indirilmesiyle devam etti. Saat 09,05’te ise tüm ilçede siren sesleri eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Anma programı daha sonra Yavuz Sultan Selim İlkokulu Konferans Salonunda devam etti. Burada öğrenciler tarafından şiirlerin okunması, Atatürk’ün hayatını anlatan slayt gösteriler, 10 Kasım oratoryosu ve skeç gösterileri ile son buldu.

    Programda bir konuşma yapan Çaldıran Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Tekin Dundar, “Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 80. yıl dönümünü anmaktayız. Gazi Mustafa Kemal paşa ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum. Önderimizin hatıralarını, anılarını izlerken ülkemiz için ne kadar çok fedakârlık ve özveride de bulunulduğunu daha iyi anlıyoruz. Ülkemizi canları pahasına feda ederek bizlere bu güzel ülkeyi armağan eden başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi saygıyla anarken, gazilerimize sağlık dolu yasam diliyorum” dedi.

    Törene Çaldıran Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Tekin Dundar, Cumhuriyet Savcısı Ali Saban, İlçe Emniyet Müdürü Korkmaz Polat, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Binbaşı Mehmet Diki, 1. Hudut Tabur Komutan Vekili Piyade Binbaşı Mahmut Yıldız, şehit aileleri ve gaziler, kurum amirleri, siyasi parti ve STK temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

  • SANKO Üniversitesi’nde 10 Kasım Atatürk’ü anma töreni düzenlendi

    Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, SANKO Üniversitesi’nde ebediyete intikalinin 80’inci yılında törenle anıldı.

    Düzenlenen tören, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimiz huzurunda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, yaptığı konuşmada, 80 yıl önce bugün Büyük Atatürk’ün vefat ettiğini anımsatarak, “Bu haber Türkiye Cumhuriyeti’ni yasa boğarken, dünya genelinde de geniş yankı uyandırmış ve etkisi birçok ülkede hissedilmiştir” ifadelerini kullandı.

    Yıldırım konuşmasının devamında, “10 Kasımların önemini birkaç cümle ile anlatmak mümkün değil. Büyük Önderimiz Atatürk’ü anmak, hatırlamak ve gelecek nesillere unutturmamak en önemli görevimizdir” ifadelerini kullandı.

    “Atatürk’ün vefatının hemen ardından, dünya liderlerinin demeçlerinde ortak olan nokta O’nun dünya üzerinde yetişmiş nadir bir dahi oluşu, devlet adamlığı ve dünya milletlerine örnek olabilecek çalışmaları olmuştur” diyen Yıldırım, “Atatürk’ü anlamak, sadece hayatını ve başarılarını okumak ya da öğrenmek değil gerek mesleki gerekse sosyal hayatımıza başarı yöntemlerini, tecrübelerini ve sonucunda elde ettiği nasihatlerini yaşamımıza entegre etmeye çalışmaktır. Böylelikle izinden gitmeye devam etmiş olacağız. O’nun ileri görüşlülüğü, başaracağına inancı, ülke ve millet sevgisi ise bizlerin özümsemesi gereken en önemli özellikleri arasında yer almaktadır. İnanarak, imkansızın olmadığına, dünya şahitlik etmiştir. Atamızı sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz” şeklinde sözlerini tamamladı.

    SANKO Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. M. Metin Bayram, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, SANKO Üniversitesi ve Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nden çok sayıda akademisyen, doktor, yönetici ve personelin katıldığı törende, “Atatürk” konulu kısa bir film de izlendi.

  • Bakan Ersoy, Atatürk’ü anma programında konuştu

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Biz, kadını erkeği, yaşlısı genci tek bir güç olarak Atatürk’ün gösterdiği hedeflere ulaşıp, aşma noktasına geldik. Bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan Atatürk’ün ’en büyük eserim’ dediği Türkiye Cumhuriyeti 100’üncü yaşına gurur verici bir tabloyla ilerlemekte” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Atatürk’ü Anma Programı’nda konuştu. Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 80. yıldönümü olduğunu belirterek, bugün ve daima onu anmanın da ötesinde anlamak üzerine yoğunlaşılması gerektiğini vurguladı.

    Atatürk’ün karakterini şekillendiren ve onu dünya çapında bir lider olmaya götürenin cephelerle kitaplar arasında geçen zorlu hayatı olduğunu kaydeden Ersoy, “Türkiye Cumhuriyeti de bu idealist, ileri görüşlü ve samimi bir liderle, onu hiçbir zaman yalnız bırakmayan, onunla omuz omuza yürüyen milletiyle şekillendi. Bir lider olarak en önemli özelliği ise düşünce ve planlarının merkezine ülkesini koymasıdır. Kurduğu cümlelerde özne kendisi değil, hep Türk halkıydı. İşgalin umutsuz günlerinde dahi, milletine inandı. Milli Mücadeleyi bu milletle birlikte başardığını her zaman ve her zeminde ifade etti. Çünkü en büyük gücün yediden yetmişe, kadını erkeği, yaşlısı ve genciyle millet olduğuna inanan bir liderdi” şeklinde konuştu.

    “En büyük gücümüz milletimiz, en büyük servetimiz gençlerimiz”

    Bakan Ersoy, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bugün de en büyük gücümüz milletimiz, en büyük servetimiz ise gençlerimiz. Donanımlı, idealleri olan, yarınlara güvenle bakabilen gençlerimiz. Biz, kadını erkeği, yaşlısı genci tek bir güç olarak Atatürk’ün gösterdiği hedeflere ulaşıp, aşma noktasına geldik. Bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan Atatürk’ün ’en büyük eserim’ dediği Türkiye Cumhuriyeti 100’üncü yaşına gurur verici bir tabloyla ilerlemekte. Bu bakış açısıyla amacımız ve inancımız, Atatürk’ün sözleriyle şudur; ’Bugün hepimize düşen ortak görev, ulusal değerlere, bilince, cumhuriyete sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır. Türk ulusu dili, kültürü, tarihi ve saygın kimliğiyle aydınlık yarınlara el ele, güçlü biçimde yürüyecektir.’ Milli Mücadelenin önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah ve mücadele arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun.”

    “Son yıllarda bilim, kültür, sanat ve eğitim hayatımızda çok ciddi ilerlemeler kaydettiğimizi büyük bir memnuniyetle görmekteyiz”

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs ise konuşmasında, kuruluşunun 95. yıldönümünün sevinç ve gururla idrak edilen cumhuriyetin kurulmasına önderlik eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yol arkadaşları ve İstiklal Savaşı şehitlerini rahmet, minnet ve şükranla yad ettiğini ifade etti.

    Örs, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki dış destekli hain işgal ve darbe girişimi sırasında hayatlarını kaybeden, bölücü terör örgütüyle mücadelede ederken şehit düşen Mehmetçiklere, güvenlik güçlerine Allah’tan rahmet, cesur ve fedakar gazilere acil şifalar diledi.

    Atatürk’ün Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumunun kuruluş aşamalarına öncülük ettiğini belirten Örs, 1983’te kurulan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun da söz konusu kurumları da içerisine alan yeni yapılanmasıyla 36 yıldır Türk tarihine, diline, kültürüne, sanatına ve eğitimine hizmet verdiğini anlattı.

    Kurumda özellikle son 6 yılda yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Örs, “Ülkemizde üniversiteler dahil kamu kurumlarınca neşredilen bütün bilimsel ve kültürel yayınların yaklaşık yüzde 20’si sadece Yüksek Kuruma bağlı birimler tarafından yapılmıştır. Her 4 yılda bir icra edilen Türk Tarih Kongresi, Türk Dil Kurultayı, Atatürk Kongresi gibi büyük ölçekli kongre, kurultay ve sempozyumlarımız Türk kültür ve bilim hayatına son derece önemli katkılarda bulunmuşlardır. 2014 yılında Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve bağlı kuruluşlarının tek bir çatı altında toplanmasını teminen 2018 yılında inşasına başlanan Yüksek Kurum hizmet binası ümit ediyoruz ki 2019 yılı sonu itibariyle hizmet vermeye başlayacaktır” açıklamasında bulundu.

    Örs, şöyle konuştu:

    “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak yolunda ortaya koyduğu maddi ve manevi hedeflerin hemen her alanda birer birer yakalandığını müşahede ettiğimiz şu günlerde bu kazanımların bilim, kültür ve sanat dünyamıza daha fazla oranda yansıyabilmesi için canla başla çalışmamız ve üretmemiz gerektiği ortadadır. Bütün eksiklerimize ve sorunlara rağmen son yıllarda bilim, kültür, sanat ve eğitim hayatımızda çok ciddi ilerlemeler kaydettiğimizi büyük bir memnuniyetle görmekteyiz.”

    2012 yılının Ekim ayından bu yana yürüttüğü görevinin yakın bir tarihte sona ereceğini de belirten Örs, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkürlerini ifade etti.

  • CÜ Vakfı Okulları Atatürk’ü andı

    Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 80’inci yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenledi.

    Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları etkinlik salonunda gerçekleşen anma programına idareciler, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Anma programı saat 09.05’te saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Mehmet Recai Toydemir Anadolu Lisesi öğrencisi Elif Saadet Kılılı, tarih sahnesine pek çok lider çıktığını, ancak bu liderlerin zamanla unutulduğunu söyledi. Mustafa Kemal Atatürk’ün ise hafızalardan hiçbir zaman kazınamayacağını ifade eden Kılılı,”Büyük Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşı sonrası elde edilen başarının yeterli olmadığını düşünerek yapılması çok zor olan pek çok devrimler gerçekleştirmiştir. Onun Türk milletine en büyük armağanı Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak olmuştur. Gerçekleştirdiği devrimler ile Türk Milletine çağ atlatmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya üzerinde saygın bir hale gelmesini sağlamıştır. Hayatının en son anına kadar ülkesine hizmet etmiş bu büyük insan ’Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar’ demek suretiyle kurduğu Cumhuriyete sahip olunmasını ve çok çalışarak bilimde ileri bir seviyeye çıkılmasını arzu ve temenni etmiştir. Vefatının 80. yılında büyük önderi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz.” şeklinde konuştu.

    Ardından Edebiyat Öğretmeni Tuğba Orhanlı ve Müzik Öğretmeni İbrahim Üçinkülüğ tarafından hazırlanan oratoryo gösterisi sahnelendi. Gösteride türküler söylenerek şiirler okundu.