Etiket: Atatürk

  • Atatürk Üniversitesi yerli aşıda ilk safhayı tamamladı

    Atatürk Üniversitesi yerli aşıda ilk safhayı tamamladı

    Atatürk Üniversitesi, 2019 Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa bir süre içerisinde küresel bir pandemiye dönüşen Koronavirüs salgınına yönelik aşı çalışmalarına, Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörlüğü bünyesinde devam ediyor.

    Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen Atatürk Üniversitesi Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörlüğünün “COVİD-19’a Karşı İki Farklı Ekspresyon Sistemi Kullanılarak Aşı Geliştirilmesi” projesinin son gelişmelerini değerlendiren Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Atatürk Üniversitesi Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörü Prof. Dr. Selahattin Çelebi, dünya genelinde görülen pandemiyle ilgili yapılan 160 aşı çalışmasından 16’sının ülkemizde yürütüldüğünü belirterek, bu çalışmalardan bazılarının son aşamaya geldiğini söyledi.

    Aşı çalışmalarının üç aşamada gerçekleştirildiğini ifade eden Çelebi, süreç hakkında şu bilgileri aktardı: “Bu aşamalardan birincisi vücuda verilecek maddeyi hazırlamak, ikincisi bu maddenin deney hayvanlarında oluşturacağı cevabı saptamak ve bu cevabın ne kadar süreyle etkin olacağını anlamak, üçüncüsü ise maddeyi gönüllü insanlara vermek suretiyle cevabı ve bu cevabın etkinlik süresiyle birlikte oluşabilecek olumsuz durumları belirlemektir.”

    Birinci Aşama Başarıyla Tamamlandı
    “Birinci aşamada hazırlanan maddeye antijen denir. Antijen vücuda (neonotal dönemde) yabancıdır ve protein yapısındadır. Antijenin hazırlanmasında en önemli kısım invitro çalışmalardır. İnvitro, canlı ortamın dışında gerçekleştirilen teknik bir çalışmadır. Atatürk Üniversitesi Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörlüğü olarak birinci aşama olan antijen hazırlama safhasını başarıyla tamamlamış bulunmaktayız. 2021’in ilk yarı yılında ise hayvan deneylerini tamamlamayı ve son faz olan gönüllü insan aşılamalarına geçmeyi planlıyoruz.”
    Küresel bir enfeksiyona neden olan Covid-19 pandemisine yönelik tedavi ve koruyucu aşı çalışmalarının birçok ülkede yapıldığını belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, ülkemizde ilk vakanın görüldüğü günlerde Atatürk Üniversitesinde bir koordinatörlük oluşturularak aşı üretilmesi için gerekli araştırmaların başlatıldığını hatırlattı.

    Antijen, Rekombinant DNA Teknolojisiyle Hazır Hale Getirildi
    Atatürk Üniversitesinin önceki yıllarda aşı çalışmalarına yönelik bir birimi olmamasına rağmen bu konuda çalışacak bilim dalları ve öğretim elemanlarıyla yeterli birikime sahip olduğunu aktaran Rektör Çomaklı şunları söyledi: “Aşı koordinatörlüğü bünyesinde araştırmalar; Üniversitemiz Tıp, Fen, Eczacılık ve Veteriner Hekimliği Fakültelerinden öğretim elemanları ve Sağlık Bakanlığından konuyla ilgili uzmanlar tarafından yürütülmektedir.”

    Araştırmalar kapsamında Aşı Koordinatörlüğü tarafından Covid-19 aşısıyla ilgili hazırlanan projenin, Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerini yürüten TÜSEB tarafından kabul edildiğini ve desteklendiğini belirten Rektör Çomaklı, “Üç aşamada gerçekleştirilen aşı çalışmalarının invitro olarak adlandırılan birinci aşaması tamamlanmış ve antijen hayvan deneylerinde kullanılmak üzere hazır hale getirilmiştir. Bu vesileyle, antijen hazırlanması sürecinde yer alan Aşı Üretme ve Antijen Hazırlama Koordinatörlüğü üyelerine teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.

  • Atatürk Üniversitesinin eğitim-öğretim yılına başlamasının 62. yıl dönümü

    Atatürk Üniversitesinin eğitim-öğretim yılına başlamasının 62. yıl dönümü

    Atatürk Üniversitesinde eğitim-öğretim 62 yıl önce bugün (17 Kasım 1958) başladı. Şair Nef’i Ortaokulu binasında 14 öğretim üyesi ve 123 öğrenci ile eğitim hayatına başlayan Atatürk Üniversitesi, günümüzde 2 bin 700 öğretim elemanı, 500 binin üzerinde öğrencisi ve 300 bin mezunuyla ülke kalkınmasına katkı sunmaya devam ediyor.

    “Üniversiteler Şehrin ve Bölgenin Kaderini Değiştirir”

    Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Atatürk Üniversitesinin eğitim-öğretim yılına başlamasının 62. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Rektör Çomaklı mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Üniversite sadece bir eğitim-öğretim kurumu değildir. Bir şehrin, bir bölgenin kaderini değiştirir. Eğitimin ve öğretimin yanı sıra ekonominin, sporun, sanatın, bilimin, teknolojinin, insanın ve toplumun birçok ihtiyacının şekillendirilip yönlendirildiği bütüncül bir kurumdur. Geçmişten gelen deneyimle çağdaş eğitim imkânlarını birleştirerek gelecek nesillere en doğru ve en öncü olanakları sunabilen bir kurumdur. Bu ilkeler ve öncüller etrafında şekillenen tam 64 yıllık köklü yapısını dinamik, çağdaş ve yeni nesil eğitim ilkeleri ile birleştiren, bölgesi içinde birçok üniversitenin kurucusu olan Atatürk üniversitesi, akademik bir kurumdan çok ötesidir. Sadece bir eğitim kurumu olarak disiplinli, katı ve statik bir yapı olmanın ötesinde, yaşama sımsıkı bağlı, genç ve dinamik yapısı, günceli yakalayıp zamanının önüne geçen ilerici vizyonu, deneyimli kadrosu, bilim ve teknolojiye entegre alt yapısı ile Türkiye’nin en büyük, en köklü ve en önemli üniversitelerinden biridir. Atatürk Üniversitesi öğrencisine her türlü imkânı sunabilmenin haklı gururunu yaşarken dünya genelinde meydana gelen Covid-19 salgını ile eğitim imkânlarını bambaşka bir boyuta taşımıştır. Sorunsuz işleyen uzaktan eğitim altyapısı ile bu olağanüstü dönemde fiziki kampüsünden uzak kalan bütün öğrencilerine ulaşabilmiştir. Onlarca yıldır kesintisiz devam ettirdiği eğitim ve öğretim görevini sorunsuz sürdürmenin sevincini ve gururunu da yaşamaktadır. Değerli meslektaşlarım ve sevgili öğrenciler; Bugün Atatürk Üniversitesi ailesi olarak 1958 yılında başladığımız eğitim hayatının yıldönümünü kıvançla kutluyoruz. Üstünden yıllar geçmesine rağmen ilk günkü heyecanla eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüren ailemizi tebrik ediyorum. Yeniden güzel kampüsümüzde yüz yüze eğitim yapacağımız günlere bir an evvel kavuşmamız dileğiyle… Hepimize hayırlı, uğurlu olsun.”

    Kuruluş Hikayesi

    Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasının ardından Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu’da üç kültür merkezi oluşturmak için çalışmalara başlar. Bu amaçla ilk olarak batıda 1933 yılında modern tarzda bir yükseköğretim kurumu olarak İstanbul Üniversitesi kurulur. İkinci olarak İç Anadolu Bölgesinin kültür merkezi olması için Ankara Üniversitesinin kurulması yönünde faaliyetlere başlanır. Yine aynı dönemde Doğu Anadolu’da kurulması hedeflenen Doğu Üniversitesi için ön incelemeler yapılır. Ancak II. Dünya Savaşının çıkması nedeniyle bu düşünce ertelenir.

    Demokrat Partinin iktidara gelmesiyle Doğu Üniversitesi fikri yeniden gündeme alınarak başta eğitim olmak üzere ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmaya katkı amacıyla doğuda bir üniversitenin kurulması için çalışmalar hız kazanır ve Demokrat Parti Hükümeti üniversitenin adının Atatürk Üniversitesi olmasına ve Erzurum’da kurulmasına karar verir.

    23 Temmuz 1957’de Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve Başbakan Adnan Menderes tarafından temeli atılan Atatürk Üniversitesi, 1958-1959 yılı eğitim-öğretim döneminde Fen-Edebiyat ve Ziraat Fakülteleri ile eğitim hayatına başlar. 1962 yılına kadar tamamlanacağı öngörülen fakülte binalarının yapımı esnasında eğitim, Şair Nef’i Ortaokulunda sürdürülür.

    Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Milli Eğitim Bakanı Celal Yardımcı, Basın-Yayın ve Turizm Bakanı Server Somuncuoğlu ve Amerikan maslahatgüzarı ile Erzurum halkının yoğun katılımıyla 17 Kasım 1958’de eğitim-öğretim yılı açılış töreni gerçekleştirilir.

    Doğu Anadolu Bölgesinin ilk yükseköğretim kurumu olma özelliğini taşıyan Atatürk Üniversitesi, 5’i ABD’li olmak üzere 14 öğretim üyesi ve 123 öğrenci ile eğitim hayatına başlar. Ziraat Fakültesinde “Türk Ziraatında Atatürk ve Atatürk Üniversitesi” konulu ilk ders, Prof. Dr. İsfendiyar Kadester tarafından verilirken, Fen-Edebiyat Fakültesinde ise Doç. Dr. İbrahim Kafesoğlu’nun “Türk Medeniyetine Umumi Bir Bakış” adlı ders ile Atatürk Üniversitesinde ilk eğitim dönemi başlamış olur.

  • Atatürk Üniversitesinden bir ilk daha

    Atatürk Üniversitesinden bir ilk daha

    Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Tıp Fakültesi iş birliği ile Türkiye’de ilk kez üç port tekniği kullanılarak Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesinde laparoskopik ovariektomi ve ovariohisterektomi operasyonlarına başlandı.

    Bilimsel üretkenlik, araştırma geliştirme (Ar-Ge), girişimcilik ve teknoloji alanlarındaki yatırımlarını çoğaltarak değer katan üniversiteler arasında üst sıralara tırmanan Atatürk Üniversitesi, yenilik üretmeye devam ediyor.

    Bu kapsamda; Veteriner Fakültesi ve Tıp Fakültesi iş birliğiyle geliştirilen, BAP Koordinasyon Birimi tarafından ise desteklenen “Laparoskopik ve Açık Overiektomi Yapılan Köpeklerde Operasyon Sırası ve Sonrasındaki Değişimlerin Karşılaştırılması” isimli proje, Veteriner Fakültesi Doğum ve Jinekoloji ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Polat ve Arş. Gör. Damla Tuğçe Okur tarafından gerçekleştirildi. Tekniğin uygulanması sürecinde proje ekibine Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Kumtepe önemli katkılarda bulundu.

    Bu yöntem sayesinde geleneksel kısırlaştırma operasyonlarına göre operasyon süresinin ve operasyon sonrası iyileşme döneminin çok daha kısa sürede ve sorunsuz bir şekilde gerçekleşeceğini aktaran Prof. Dr. Bülent Polat, gelişen ve sürekli yenilenen teknolojik gelişmeleri, bilimsel çalışmalara entegre ederek hayvan sağlığını en üst seviyede tutacak yeniliklere imza attıklarını söyledi.

    Türkiye’de bir ilk olan laparoskopik ovariektomi ve ovariohisterektomi operasyonlarının Atatürk Üniversitesi laboratuvarlarında yapıldığına dikkat çeken Polat, başta ekip arkadaşları ve iş birliği içinde oldukları Tıp Fakültesi öğretim üyeleri olmak üzere desteğini esirgemeyen herkese teşekkür etti.

    “İnsanıyla, Toprağıyla, Kültürüyle Hem Hal Olan Çalışmalar Yapıyoruz”

    Üniversitelerin; değer üreten, ürettiği değeri evrenselleştiren, bilimi insanlığın sorunları için seferber eden kurumlar olduklarına değinen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, sadece insanlığın değil dünyadaki tüm canlıların daha sağlıklı bir yaşam sürebilmesi için çalışmalarına devam ettiklerini dile getirdi.

    Bu doğrultuda Ziraat Fakültesi olarak toprağa, Veteriner Fakültesi olarak da dünyayı paylaştığımız hayvanlara yönelik bilimsel çalışmalar yürüttüklerini belirten Çomaklı, gerçekleştirilen bu önemli proje sayesinde geçirdikleri operasyonların ardından hayvanların iyileşme sürecini oldukça kısaltacağını söyledi.

    Atatürk Üniversitesinin yeniliğin merkezi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ömer Çomaklı, bilginin üretildiği, üretilen bilginin bilince dönüştüğü yer olan 63 yıllık eğitim yuvasının ülkesinin tüm değerlerini kıymetlendiren, toplumla bağını güçlü kılan, insanıyla, toprağıyla, kültürüyle hem hal olan çalışmalar yapmaya devam edeceğini ifade etti.

  • Atatürk Üniversitesi bir dünya sıralamasına daha adını yazdırdı

    Atatürk Üniversitesi bir dünya sıralamasına daha adını yazdırdı

    2010 yılından bu yana dünya çapındaki yükseköğretim kurumlarının performanslarını değerlendiren Round University Ranking (RUR) sıralama kuruluşu, Clarivate Analytics ile ortaklaşa olarak Alan Bazında Dünya Üniversite Sıralamasını yayınlamaya devam ediyor.

    Dünyanın önde gelen üniversitelerinin değerlendirildiği RUR 2020 sıralamasına göre iki alanda ilk defa listeye girmeyi başaran Atatürk Üniversitesi; Tıp Bilimleri alanında Dünya’da 539’uncu, Türkiye’den ise sıralamaya giren devlet üniversiteleri arasında 7. olurken, Yaşam Bilimleri alanında Türkiye’den sıralamaya giren devlet üniversiteleri arasında 8. olarak dünya listesinde 536. sırada yer aldı.

    Araştırma üniversiteleri arasına ismini yazdırmak için sürekli çalışan Atatürk Üniversitesinin, bu yolda emin adımlarla ilerlediğini aktaran Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, üniversitenin gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak adına yoğun gayret gösterdiklerini dile getirdi.

    “Uluslararasılaşmaya Gereken Önemi Vermeye Devam Edeceğiz”

    Uluslararası pek çok istatistik kurumunun açıkladığı dünya üniversiteleri sıralamalarında Atatürk Üniversitesi olarak yer aldıklarını belirten Rektör Çomaklı: “Dünya üniversite sıralamalarında daha üst sıralara yükselmek, öğrencileri ve diğer kültürleri anlamak ve onlarla anlaşmak konusunda daha başarılı hale gelmek, uluslararası proje kabulü, yurt dışı üniversitelerden araştırmacı olarak kabul alma, ortak yayın yapma ve atıflarda artış gibi konularda daha iyi olabilmek için uluslararasılaşmaya gereken önemi vermeye devam edeceğiz” dedi.

    Göreve geldikleri günden itibaren üniversitenin etkinliğini her alanda artırmayı hedeflediklerini aktaran Çomaklı: “Üniversite mensuplarımızın üstün gayretleri, yurt içi ve yurt dışında yapılan üniversite değerlendirme indeksleri açıklandıkça kazanılan başarılar ile taçlanıyor. Yeni YÖK vizyonu doğrultusunda yürütmüş olduğumuz Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi çerçevesinde üniversitemizde; eğitim, öğretim ve bilimsel araştırma adına huzurlu ve güvenli bir bilim ortamı inşa ettik. Bilim üreten, araştırma geliştirme yapan, model bir Atatürk Üniversitesi iklimi oluşturduk. Atılan bu adımlar doğrultusunda ülke yükseköğretimine katkı sunmak için çalışan ve Atatürk Üniversitesi ismini layık olduğu yere yazdırmak için gayret gösteren tüm mensuplarımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

    RUR, 2010 Yılından Bu Yana Üniversitelerin Başarılarını Değerlendiriyor

    Üniversitelerin etkinliğini değerlendiren bir dünya üniversite sıralaması olan Rusya merkezli Round University Ranking (RUR), Clarivate Analytics ile ortaklaşa olarak üniversitelerin performansları dört temel alanda (öğretim, araştırma, uluslararası çeşitlilik, finansal sürdürülebilirlik) 20 gösterge ile 2010 yılından itibaren 85 ülkeden dünyanın önde gelen üniversitelerini değerlendiriyor.

  • “Okuyan Atatürk” konferansı gerçekleştirildi

    “Okuyan Atatürk” konferansı gerçekleştirildi

    Bartın Üniversitesi tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 82. yıldönümü dolayısıyla “Okuyan Atatürk” adlı çevrimiçi konferans verildi.

    Bartın Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 82. yıldönümü dolayısıyla bir konferans gerçekleştirildi. Çevrimiçi olarak gerçekleştirilen “Okuyan Atatürk” adlı etkinlik Atatürk’ün ölüm yılına atfen 10 Kasım 2020 günü saat 19:38’de başlatıldı.

    Konferansa konuşmacı olarak katılan Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Yılmaz yaptığı konuşmada Atatürk’ün çağına damga vurmuş askeri ve siyasi bir deha olduğunu ve tarihimizde eşine az rastlanır bir lider olduğunu vurguladı.

    Yılmaz Atatürk’ün dehasının ve liderliğinin arka planında O’nun çok okuyan birisi olması özelliğinin olduğunu kaydederek “Savaşlarla ve mücadele ile geçen 57 yıllık yaşamında yaklaşık 5 bin kitap okuyan Atatürk’ün okuduğu kitaplar arasında hukuk, siyaset, tarih, dil, din, edebiyat, Türk-İslam Tarihi, matematik vb. farklı konularda pek çok yerli ve yabancı kitap bulunmaktadır. Hayatı boyunca kitap okumayı hiç ihmal etmeyen Atatürk’ün yalnızca 1938 yılında hastalığından dolayı kitap okuyamadığı bilinmektedir. Bu süreçte de başkalarına kitap okutmuş ve kendisi dinlemiştir. Atatürk’ün entelektüel birikimi ve okuma kültürü O’nu unutulmayacak büyük bir lider yapmıştır” dedi.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk, vatanımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimiz ve ebediyete intikal etmiş tüm gazilerimizin rahmet ve minnetle anıldığı etkinliğe akademik ve idari personel ile öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.