Etiket: Atatürk

  • Erzurum’da Coşkulu kutlama

    Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 94. yıl dönümü, Aziziye ve Yakutiye ilçelerinde düzenlenen törenlerle kutlandı.

     
    İlk tören, İstanbul’dan 19 Mayıs’ta 1919’da Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal Atatürk’ün, Erzurum’a gelişi sırasında uğradığı Aziziye ilçesine bağlı Ilıca’da düzenlendi. Buradaki törenin ardından Yakutiye ilçesindeki İstanbulkapı’da ve Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi. Atatürk’ü temsil eden Türk bayrağı 100’üncü Yıl Anıtı’ndan İstanbulkapı’ya kadar öğrencilerin omzunda davul zurna eşliğinde getirildi. Vali Ahmet Altıparmak, 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Hüseyin Kenan Hüsnüoğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler bayrağı selamladı. İstanbulkapı’dan yaya geçilmesinin ardından kortej eşliğinde Havuzbaşı’ndaki Atatürk Anıtı önüne kadar askeri tören mangası ve bando eşliğinde kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Atatürk Anıtı’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Erzurum Kongresi’nin Cumhuriyet tarihindeki önemini anlattı.

     

     
    Başkan Küçükler, Atatürk’ün Erzurum Kongresi’ne katılmak üzere 3 Temmuz’da şehre gelişinin ve milli mücadeleyi Dadaşların yanında başlatmasının Erzurum için kıvanç kaynağı olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Küçükler, 94 yıl önceki coşku ve heyecanı yaşadıklarına dikkat çekerek, “Erzurum Kongresi’ne giden yolda atılmış çok önemli adımlardan birisi olarak kabul ettiğimiz 3 Temmuz günü, bir milletin yeniden şahlanışına ve bağımsızlığa giden yolda her türlü engelin aşılmasına şahitlik etmiştir. Çünkü, ülkenin kaderini belirleyen Erzurum Kongresi ve ardından toplanan Sivas Kongresi, 3 Temmuz’da Erzurum’da doğan istiklal güneşinin ve bu günde başlatılan kutlu mücadelenin bir eseridir. 3 Temmuz 1919’da Erzurum’a teşrif eden Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya ‘Bu milletle neler yapılmaz ki’ dedirten de, 94 yıl önce bugün hürriyet aşkıyla şekillendirilen işte bu tablodur” dedi.

     

     
    Erkek Halk Oyunları ekibinin gösterisinin ardından törenler, Mustafa Kemal’in kongre süresince 52 gün kaldığı Çaykara Caddesi’ndeki Atatürk Evi’nin ziyaret edilmesiyle son buldu.

  • Atatürk neden ayrıldı?

    ERZURUM Atatürk Üniversitesinin düzenlediği ’Lozan Antlaşmasının 90’ıncı Yıldönümüne Doğru’ konulu panele katılan 2’nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı Özden İnönü Toker, Atatürk ve eşi Latife Hanımın evliliklerinin devam etmemesinin nedenini, “Yani Latife Hanım Atatürk’ü bir vatan kurtaran olarak görmüş. Atatürk de onu idealindeki Türk çağdaş kadını olarak görmüş. Ama işte iki idealin bir evde yaşaması, karı kocalık başka birşey. Onun için böyle iki ideal insanın karı koca olarak yaşaması zor” dedi.

     

    Atatürk Üniversitesi Kültür ve Gösteri Merkezinde düzenlenen ’Lozan Antlaşmasının 90’ıncı yıldönümüne doğru’ konulu panelinde konuşan İnönü Vakfı Başkanı ve ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı Özden Toker, Erzurum’un Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında büyük önemi olduğunu söyledi. Lozan Antlaşması hakkında bilgi veren Özden İnönü Toker, daha sonra farklı dönemlere ait anılarını anlattı. Atatürk’ün İnönü ailesine çok yakın olduğuna dikkati çeken Özden İnönü Toker, Atatürk ve Latife Hanımın iki ideal insan olduğunu anımsattı. Özden İnönü Toker, ulu önder Atatürk ile Latife hanım arasındaki evliliğin kısa sürmesini şöyle değerlendirdi:

    “İKİ İDEAL İNSANIN KARI KOCA OLARAK YAŞAMASI ZOR” 

    “Biz İstanbul’a gittiğimiz zaman, annem Latife Hanım’ın elini öpmeye götürürdü. Her zaman için Atatürk’ün eşi olarak saygı gördü ve kendisi de hep bu şeklini muhafaza etmesini bildi. Tabii ’niye olmadı, niye bu iş yürümedi’ diye hep merak edilir. Annem ve babam için de büyük bir üzüntü teşkil etti. Çünkü hep ümit ettiler ki, Atatürk’ün de kendileri gibi mutlu bir evliliği, yuvası olur diye. Annem, Latife Hanımı çok beğenirdi. Çünkü son derece bilgili, kültürlü, bir kaç lisan bilen, çağdaş yaşama hazır, kadın- erkek topluluklarına rahatça katılan, herkese söz yetiştiren bir insandı. Annem halbuki daha eski usul yetişmiş bir insan. Onun için annem onu çok beğenirdi. Benim kendime göre bir izahım var. Bunların ikisi de hep birbirleriyle bir ideal olarak yani Latife Hanım Atatürk’ü bir vatan kurtaran olarak görmüş. Atatürk de onu idealindeki Türk çağdaş kadını olarak görmüş. Ama işte iki idealin bir evde yaşaması, karı kocalık başka birşey. Onun için böyle iki ideal insanın karı koca olarak yaşaması zor. Bu yüzden bence bu iş yürüyememiş. Annem ve babam ayrılmalarına çok üzülmüşler.”

     

     

    “BİZİM EVDE ORUÇ TUTULUR, NAMAZ KILINIR, KURAN OKUNUR”

    Panale katılanlara bir döneme damga vuran babası İsmet İnönü ve annesi Mevhibe İnönü’yü de anlatma gereği duyan Özden İnönü Toker, “Evimizde Ramazanlarda hep oruç tutuldu. Namaz kılındı, hala kılınıyor. Kuran’ı Kerim okundu, hala okunuyor. Bunların hepsi annemin babamın döneminde yapıldığı gibi, hala şimdi yapılmaya devam ediliyor. Mesela benim doğduğum odada, babamın baş ucunda duvarda ’Allah’ın dediği olur’ yazardı. Annemin baş ucunda ise ’İlim en yüksek rütbedir’ yazıyordu. Ben onların içinde gözlerimi açtım ve babam onların içinde gözlerini yumdu. Bizim ailemiz böyle bir aile. Onun için size kendi ailemizi anlatmak istedim” diye konuştu.

  • Time’de Atatürk ilk sırada

    Dünyanın en saygın dergilerinden Time, 90. yılını kutladığı son sayısı için seçtiği 90 dergi kapağı arasında ilk sıraya Atatürk’ü koydu.
    Dergi, ‘Time 90. Yaşında: 90 Kapak Hikayesiyle Modern Tarih Hakkında Bilmeniz Gereken Her şey başlığı’ ile hazırladığı sayfada, ilk sırayı Mustafa Kemal Atatürk’ü yayınladığı baskısına ayırdı.

     

    Dergi, 24 Mart 1923 tarihli baskıda yer alan Atatürk için ‘ Osmanlı İmparatorluğu’nun küllerinden daha sonra Atatürk olarak tanınan asker Mustafa Kemal Atatürk, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu babası olarak çıktı. Atatürk’ün laik reformları ve otoriter çizgisi on yıllar boyunca Ortadoğu’da yankı uyandıracak bir efsane bıraktı’ ifadesini kullandı.

     

    Time, o yıldaki baskısından da şu paragrafı aktardı: ‘O, bugün Türkiye’yi özgürlüğüne kavuşturan biri. O, halkını, yabancı güçlerin boyunduruğundaki bu bataktan kurtardı. Onların özündeki niteliklerini fark etmelerini sağladı ve onlara bağımsızlık düşüncesi ve hareketini getirdi.

     

    Dergi geçmiş 90 yıldaki kapaklarının arasında Charli Chaplin, Benito Mussolini, Mahatma Ghandi, Joseph Stalin, Adolf Hitler, Kraliçe 2. Elizabeth, Fidel Castro,John F. Kennedy ve Papa 2. John Paul sayılarını da yer verdi.

  • İşte Ata’nın gerçek boyu

    Genelkurmay Başkanlığı, Mustafa Kemal Atatürk’ün boyunun kısa olduğu yönündeki iddialara özlük belgeleri yayınlayarak yanıt verdi. Belgelere göre Atatürk’ün boyu bilinenin aksine 1.68 değil, 1.74.

     

    Genelkurmay Başkanlığı, Mustafa Kemal Atatürk için özel bir internet sitesi hazırladı.

     

     

    “Atatürk Köşesi” isimli sitenin kurulması talimatını bizzat Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in verdiği öğrenildi.

    Sitede hayatına ilişkin bilgiler ve fotoğraflarının yanı sıra yazdığı eserler, mülakatları ve makaleleri de yer aldı.

    Söz konusu sitede, Mustafa Kemal’in özlük bilgilerine de yer verildi.

     

     

    Personel Başkanlığı’nın 21 Kasım 1925 tarihli belgesine dayandırılarak verilen bilgiyle Atatürk’ün boyuyla ilgili tartışmalara son nokta konuldu.

    Buna göre; Atatürk’ün boyu iddiaların aksine 1.68 değil, 1.74’tü. Kilosu ise 74-76 arasındaydı.

     

     

    Belgelere göre Atatürk, 42 numaralı ayakkabı giyiyordu.

    Genelkurmay’ın hazırladığı özel sitede, “Müşarünileyh (Adı geçen) Hazretleri” başlığıyla Mustafa Kemal Atatürk’ün rütbeleri ve nişanları da yıl yıl verildi.

  • “Atatürk’ten sonra en güçlüsü Kılıçdaroğlu’dur”

    Yılın iddiası Gürsel Tekin’nden geldi. Tekin “Atatürk’ten sonra CHP’nin en güçlü genel başkanı Kılıçdaroğlu’dur” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin TRT Türk’te yayınlanan “Görüş Farkı” programına katıldı. Programın bu haftaki konukları Gürsel Tekin ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici oldu. CHP Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Gürsel Tekin, Kılıçdaroğlu’nu Atatürk’ten sonra en güçlü genel başkanı olduğunu iddia etti. CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın en yakınındaki kişilerden biri olan Tekin, son günlerdeki tartışmalara da cevap verdi. Tekin “CHP’yi bölmeye kimsenin gücü yetmez” dedi.