Etiket: Atanamayan

  • Atanamayan öğretmen Gültekin, 5. kitabını yazıyor

    Ağrı’da 4 yıldır atanamayan edebiyat öğretmeni Yasin Gültekin kendisine ait kitap evinde üniversite ve lise öğrencileri başta olmak üzere okurlara kitap satarken bir yandan da 5. kitabını yazıyor.

    Ağrı’da 2014 yılında İbrahim Çeçen Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Yasin Gültekin yıllarca KPSS’ye girdi ancak atanamadı. Mezun olduktan sonra bir yıl ücretli öğretmenlik yapan Gültekin daha sonra işsiz kaldı. Bir yanda evinde kitap yazan bir yandan da ne tür iş yapacağı üzerinde kafa yoran Gültekin bir süre düşünüp ailesine kitapevi açmak istediğini anlattı. Ailesi tarafından talebi olumlu karşılanan Gültekin 1 yıl önce Ağrı kent merkezinde bulunan Doğu İş Merkezi’nde bir iş yerini kiralayarak kitapevi açtı. Tarihi, psikolojik, aşk romanları başta olmak üzere birçok kitabı okur kitlesine ulaştıran Gültekin, boş zamanlarında ise kitap yazıyor. 2014 yılında kitap yazmaya başlayan ve bazı yayınevlerinde editörlükte yapan Gültekin iş yerinde 5’nci kitabını yazıyor.

    ‘Sonuçta sevdiğim işi yapıyorum’

    Ağrı’da kitap okuma oranının oldukça az olduğunu dile getiren Gültekin, kentte öğrenci sayısının oldukça fazla olduğunu aynı zamanda yerli vatandaşlarında daha fazla kitap okuması gerektiğini söyledi. İtap okuma ve yazmanın kendisi için bir aşk olduğunu ifade eden Gültekin, “1 yıldır kitapevi işletiyorum. Aynı zamanda yayın evlerinde editör olarak çalışıyorum. Kendime ait yazdığım 4 kitabım var ve 5’ncisini de yazıyorum. Sonuçta sevdiğim işi yapıyorum. Bir atama durumu olmayınca mecburen kitaplarla iç içe olmak durumundasın. Ağrı’da çok az bir okul kitlesi var. Diğer illerle kıyaslarsak ne derece doğru olur bilemiyoruz. Bunu ekonomik şartlar belirliyor. Batılı biri 100 lira ayırıyorsa sen burada 30 lira ayırıyorsan bu senin suçun değil ekonomik durumun buna el veriyor” dedi.

    ‘100 bin nüfusluk bir şehir için günde 15 kitabın satılması çok azdır’

    Kitap kağıtlarının ithal olması nedeniyle son zamanlarda kitap fiyatlarında artışın olduğunu vurgulayan Gültekin, “Kitap fiyatlarında da artış oldu. Günde ortalama 15 kitap satılıyor. Ama 100 bin nüfusluk bir şehir için günde 15 kitabın satılması çok azdır. Sayının daha da artması lazım. Kitapların yüzde 90’ını üniversite ve lise öğrencileri okurken yüzde 10’unu da diğer memur kesimler ve vatandaşlar okuyor. Genelde sattığımız ve okur tarafından en fazla talep görülen psikolojik, macera, polisiye kitaplarıdır. Zaman zaman şiir kitaplarına da talep artıyor. Hiç duymadığınız bir yazarın şiir kitabı istendiğinde insan şaşırıyor acaba böyle bir kitap var mıydı? Diye kendisine sormadan edemiyor. Okur kitlesine baktığımızda öğretmenlerin ödev olarak verdiği ve zorunlu olarak almalarını istediği kitaplar var. Aynı zamanda kendi araştırmaları sonucu kendilerine liste çıkarıp gelip kitap alanların sayısı da az değil. Kağıtlar ithal olduğu için kitap fiyatları da arttı” ifadelerini kullandı.

    ‘4 kitap yazdım ikisinin baskısı tükendi’

    Yazdığı kitaplar hakkında da konuşan Gültekin, kitap yazmayı çok sevdiğini ve kendisi için bir tutku olduğunu kaydetti. Kitap okumanın insanı daha çok düşündürdüğü ve yorum gücünü arttırdığını belirten Gültekin, “Yerli ki tapalarda 8-10 lira yabancı kitaplarda ise 14 lira civarında kitaplara zam geldi. 4 kitap yazdım ikisinin baskısı tükendi. İlk kitabımı 2014 yılında Eylülde Başka adlı kitabımdır ve hikayelerden oluşuyor. 2015 ve 2016 yılında art arda 2 tane şiir kitabı çıkardım. 2018 yılında da Umudun Göğe Yükselişi adlı tasavvufi bir romanım daha çıktı. Şimdi de bir hikaye kitabı hazırlığı yapıyorum. 2019 yılında inşallah bu kitabımda çıkar” şeklinde konuştu.

  • Atanamayan öğretmenler kurslara akın ediyor

    İzmir’de Buca Belediyesi’nin meslek edindirme kursları sadece ev hanımlarının değil, işsizlik sarmalına takılıp kalan farklı meslek guruplarındaki kadınlar için de ikinci şans oldu. Belediyenin Çağdaş Yaşam Merkezlerinde açtığı pastacılık, aşçılık, dikiş nakış, kuaförlük kursları atanamayan öğretmenler, yıllarca okuyup diploma aldığı meslekleriyle ilgili iş bulamayan üniversite mezunu kadınlara yeni iş kapıları açacak fırsatlar sağlıyor.

    Buca Belediyesi’nin üç farklı mahallede faaliyet gösteren Çağdaş Yaşam Merkezlerindeki ücretsiz meslek edindirme kursları her yıl binlerce kadına umut oluyor. Ev hanımlarının sosyal ve ekonomik yaşama katılımlarını artırmak amacıyla açılan bu kursların müdavimleri arasında artık atanamayan öğretmenler, sahip olduğu üniversite diplomasıyla iş bulamayan işsizlik sarmalındaki kadınlar da bulunuyor. Evka-1, Çamlıkule ve Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezlerinde yıl içerisinde açılan 30’a yakın farklı kurs arasında en yoğun ilgiyi ise pastacılık ve aşçılık kursları görüyor. Atanamayan öğretmenler, mühendislik diplomasına rağmen iş bulamayan genç kadınlar, pastacı ya da aşçı olabilmek için Buca Belediyesi kurslarına devam ediyor.

    Yepyeni umutlara yelken açtılar

    Edebiyat öğretmeni olan Ganime Mercan, atanamadığı için evde boş geçen zamanını değerlendirip yeni iş imkanı amacıyla aşçılık kursuna katılan Buca’nın umutlu kadınlarından biri. Minik öğrencilerine edebiyatı öğretme hayalini bir kenara bırakan Ganime Öğretmen, ekmeğini lezzet dünyasının doyumsuz tatlarından çıkarmaya karar verdi. Gıda mühendisliği diploması olmasına rağmen iş bulamayan Aygün Can ise teorik eğitimini pratikle birleştirmek ve catering firması açıp iş hayatına atılmak için Buca Belediyesi’nin ücretsiz kursunda soluğu aldı. Bölgedeki ev hanımlarının talepleri doğrultusunda belirlenen kurs dalları için kayıtlar devam ediyor. Kurslar hakkında ayrıntılı bilgi (0232) 439 10 10 (dahili 1910) numaralı telefonu arayarak alınabiliyor.

  • Atanamayan anaokulu öğretmeni seyis oldu

    Adana’da İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Türkiye Jokey Kulübü (TJK) Adana Hipodrom Müdürlüğü ve Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) tarafından ortaklaşa düzenlenen proje kapsamında 2 kadın seyis oldu. İki ay sonra lisanslı olarak görevine devam edecek olan anaokulu öğretmeni Gözde Gök, atanamadığı için seyislik mesleğini seçtiğini belirtti. Evli ve 2 çocuk annesi Fadime Ataş ise “Bayandan seyis olmaz dediler. Biz bu işi başardık” dedi.

    TJK Adana Hipodrom Müdürlüğü ve İŞKUR tarafından ortaklaşa düzenlenen proje kapsamında seyislik eğitimi alan 2 kadın eğitimlerinde sona yaklaştı. 2 ay sonra seyis olmaya hak kazanan kadınlar Türkiye’nin ilk lisanslı seyisleri olacak. Sabah 09.00’da işe gelip akşam 18.00’de işten çıkan seyisler bir günde erkeklerin yaptığı bütün işlerin aynısını yapıp atların yemek ve temizlik ihtiyaçlarını karşılıyorlar.

    “Atanamayınca seyisliği seçtim”

    Anaokulu öğretmeni olan ve atanamadığı için seyislik eğitimi alan Gözde Gök (25), İHA muhabirine yaptığı açıklamada İŞKUR’un böyle bir iş imkanı sunmasından dolayı memnun olduğunu söyledi. Gök, bazı kişilerin ‘kadından seyis olur mu’ dediğini belirterek, “Atanamayınca seyislik yapmak zorunda kaldım. Hiç pişman değilim. Çok şaşkın herkes. İlk girdiğimizde ‘kadından seyis olur mu’, ‘bunlar ata nasıl bakacak’, ‘bunlar çok korkarlar’ gibi sözler söylediler. Zamanla alıştılar. Kadından seyis oluyormuş bunu gördüler. Başka ülkelerde bayan seyisler varken bizim ülkemizde neden olmasın. Bu sayının Türkiye’de artmasını istiyoruz. Bayanları davet ediyoruz. Çok güzel bir mesleğimiz var” dedi.

    “Gündüz ata, akşam çocuklara”

    Evli ve 2 çocuk annesi olan bir diğer kadın seyis Fadime Ataş (35) ise gündüz atlara akşam ise çocuklarına ve ev işlerine baktığını ifade etti. İŞKUR’a ilk başvurduğunda böyle bir işin olduğunu ve denemek istediğini daha sonra ise atları sevdiği için işi bırakamadığını kaydeden Ataş, şunları söyledi:

    “Eğer bir kadın hırslı ve kararlıysa bir konuda yapamayacağı bir şey yoktur. Kadından seyis nasıl olunuyor biz bunu gösterdik. 2 çocuğum var bunların da çocuklardan bir farkı yok. Çocuklarım gibi seviyorum ben de atları. Akşam evde çocuklara gündüz atlara bakıyoruz. Bayandan seyis olmaz dediler. Biz bu işi başardık. İstedikten sonra her şey olur.”

    “Lisanslı seyislik yapacaklar”

    TJK Adana Yeşiloba Hipodromu Müdürü Burhan Şatır ise Eskişehir’de görev yaparken bu projeyi hayata geçirdiğini belirterek, “Adana’ya tayin olunca burada da aynı projeyi yürütmek istedik. İŞKUR ile görüşmeler yapıp olumlu yanıt alınca 13 Mayıs 2016 yılında projeyi başlattık. 4 kadın ile başladık, bu sayı daha sonra 2’ye düştü ve öyle kaldı. 2 ay sonra 2 kadın seyisimizin eğitimleri bitecek ve lisanslı olarak görevlerine devam edecek” ifadelerini kullandı.

    Erkekler daha disiplinli çalışmaya başladılar

    Şatır, kadınların seyislik mesleğine el atmasını istediklerini belirtti. Kadınların seyisliğe başladıktan sonra erkeklerin daha disiplinli çalıştığını ifade eden Şatır, “Ülkemizde kadınların iş alanlarında aktif olması bizim için önemli. Kadının bulunduğu yerde biraz daha disiplin ve düzen oluyor. Arkadaşlarımız, biraz daha disiplinli çalışmaya başladılar. Bizim de amacımız kadınların bu işe el atması. Her alanda olduğu gibi bu alanda da seviyeyi yükseltip, hizmet kalitesini arttırmak” diye konuştu.

  • Başkent’te atanamayan sağlıkçılar eylem yaptı

    Başkent’te Abdi İpekçi Parkı’nda toplanan Atanamayan Sağlıkçılar Platformu üyesi bir grup sağlıkçı, eylem yaptı.

    Başkent’te aralarında ebe, hemşire ve diyetisyenlerin de bulunduğu Atanamayan Sağlıkçılar Platformu üyesi bir grup sağlıkçı, Abdi İpekçi Parkı’nda toplandı. İşsiz olduklarını belirterek atanma isteklerini dile getiren grup, burada bir basın açıklaması yaptı. “Sağlıkta taşeron ölüm demektir” şeklinde slogan atan grup, yapılan açıklamanın ardından olaysız şekilde dağıldı.

    Polis, basın açıklaması boyunca grup etrafında güvenlik önlemi aldı.

  • Atanamayan eşine destek olmak için tavuk çiftliği kurdu

    Batman’ın Sason ilçesinde ikamet eden evli ve 2 çocuk annesi Selma Baz, atanamayan eşine destek olmak için “Genç Çiftçi” projesi çerçevesinde tavuk çiftliği kurdu.

    Sason’da evli ve 2 çocuk annesi Selma Baz, ücretli öğretmenlik yapan ve atanamayan eşi Erol Baz’a ailesinin hayatını idame ettirme konusunda yardımcı olabilmek için “Genç Çiftçi” projesine başvurarak, tavuk çiftliği kurdu. 600 tavuğu olan Selma Baz, her sabah bu tavuklardan aldığı yumurtaları kolileyerek satıyor.

    İşini severek yaptığını belirten Selma Baz, “Eşime destek olabilmek için kafa yormaya başladım. Ancak ilçe küçük bir yer olduğu için ne yapacağıma karar veremedim. Eşimle konuşurken çiftliklerden bahsedince kafama yattı. ’Genç Çiftçi’ projesi kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğüne başvurdum. Kısa sürede başvurum kabul edildi. Çiftliğimizi kurduk ve çocuklarımla beraber tavukları besliyoruz. Arkadaşlar yanıma geliyor, burada sohbet edip çay içiyoruz. Günlerim piknik havasında geçiyor” dedi.

    “Devlet sayesinde güzel bir gelirimiz oldu”

    Erol Baz ise, eşinin evde sıkıldığını ve kendisine destek olmak için sürekli kafa yorduğunu belirterek, “Devlet desteği ile çiftliğimizi kurduk. Ücretli öğretmenlik yapıyorum. Okul çıkışı ben de çiftliğe gelip, eşime yardım ediyorum. Eşimin topladığı yumurtaları çarşıya götürüp satıyorum” diye konuştu.

    Çiftlikten yumurta satın alan Savaş Çiftçi ise, ilçede bir tavuk çiftliğinin olmasının kendileri için faydalı olduğunu anlattı.