Etiket: Ataması

  • Sağlık Bakanlığı, İstanbul’a özel doktor ataması yapacak

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, İstanbul İl Sağlık Değerlendirme toplantısı öncesinde açıklama yaptı. Atama tercihlerinde İstanbul’un fazla tercih edilmediğini belirten Akdağ, var olan doktor açığı için İstanbul’a özel atama yapacaklarını açıkladı.

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ İstanbul’da düzenlenen ‘İl Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. 2017 yılı içinde 3’üncüsü düzenlenen toplantıda Fatih ve Beyoğlu ilçelerinde bulunan kamu hastanelerinin durumu değerlendirildi.

    Bakan Akdağ toplantı öncesi basın mensuplarına açıklama yaptı. İstanbul’da sağlık alanında yapılan çalışmaları anlatan Akdağ, il genelinde yaşanan doktor ve sağlık personeli eksikliğine yönelik önemli bir adım atacaklarını açıkladı. Doktor atamalarında genellikle tercih edilmeyen İstanbul için özel bir atama yapacaklarını belirten Akdağ konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

    “Çalışan, uzman doktorların büyük bir çoğunluğu özel sektörde çalışıyor. Dolayısıyla hala İstanbul’da kamu sağlık hizmetlerini kuvvetlendirmeye ihtiyacımız var. önümüzdeki dönemde bunu yapacağız. Birçok yatırımımız var, hızla ilerleyen hastanelerimiz var. Mükemmel hastaneler yapıyoruz İstanbul’a. Önümüzdeki birkaç sene içinde bunların hepsini tamamlamış olacağız. Böylece kamu sağlık hizmetleri hem hastane tarafında hem de aile hekimliği tarafında Sağlıklı Yaşam Merkezleri ile beraber iyice kuvvetlenmiş olacak. Bunun için de önümüzdeki birkaç ay içinde İstanbul’a özel nakil kuraları yapacağız. İstanbul’un şöyle bir durumu var: Biz nakil kuraları yaptığımızda İstanbul’a atama için yer açsak da genelde İstanbul tercih edilmiyor. Muhtemelen yaşam şartlarının İstanbul’da biraz daha ağır oluşundan dolayı. Mesela Bursa, Aydın, Muğla, İzmir buralara kadro açıldığında gitme arzusu daha fazla oluyor. İstanbul’da kadroları doldurmakta zorluk çekiyoruz. Dolayısıyla sadece İstanbul’a mahsus atamalar yapacağız. Sadece İstanbul’da açık pozisyonları oluşturacağız. Bizde puanlara göre bu nakiller yapılır. Bu puanlarla İstanbul’daki doktor ve diğer sağlık personeli ihtiyacını daha hızlı bir biçimde inşallah kapatacağız.”

    Bakan Akdağ ayrıca ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ ile sağlık hizmetlerinde gelinen durumu da paylaştı. Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetlerinde insanların mağduriyet yaşadığını ifade eden Akdağ, “Dünyanın bazı ülkelerinde kamu tarafından yani devlet tarafından verilen sağlık hizmetleri geliştirilmediği için vatandaşın büyük mağduriyetler yaşadığını görüyoruz. Bunların başında Amerika Birleşik Devletleri geliyor. Kişi başına 9 bin 500 doların üzerinde sağlık harcaması yapılmasına rağmen bugün 30 milyonun üzerinde Amerikalının sağlık sigortası yok ve onlar perişan durumdalar. Geriye kalan ve sağlık sigortası olan Amerikalıların önemli bir bölümü de özel sigorta çatısı altında ödedikleri katkı paylarından dolayı perişan oluyorlar. Onun için ben her zaman söylüyorum. Allah kimseyi Amerika’da hasta edip hastane kapısına düşürmesin. Bu kadar zengin bir ülke, kişi başına ortalamada 9 bin 500 dolar harcanmasına rağmen, Türkiye’nin kişi başına 500 dolar harcayarak oluşturduğu sosyal korumayı sağlayamıyorlar. Bu Türkiye’de ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’ ile oluşturduğumuz verimli ve etkin aynı zamanda da insanı koruyan sağlık sisteminin bir sonucudur” dedi.

  • Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Selvi: “Öğretmen ataması, ihtiyaç kalmayacak şekilde yapılmalı”

    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, öğretmen atamasının, ihtiyaç kalmayacak şekilde yapılması gerektiğini söyledi.

    Eğitim-Bir-Sen Sinop Şubesi tarafından düzenlenen İl Divan Toplantısına katılmak üzere Sinop’a gelen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi Sinop İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Sinop Valiliği ve Sinop Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret ederek fikir alışverişinde bulundu. Sinop ve Türkiye’nin genel ahvaliyle alakalı olarak görüşmeler yapan Selvi, ardından Sinop Öğretmenevi’nde düzenlenen divan toplantısına katıldı.

    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, “Biz Halep’te ateşkese uyulmasını istiyoruz. Halep’teki yaşanan insanlık dramına vicdanı olan hiçbir kimsenin onay vermesi mümkün değil. Bunun içinde en azından bir insani yardım koridorunun açılması, oraya yardımların ulaşması, oradan ayrılmak isteyen kadın, ihtiyar, hasta, çocuk her kim varsa bunlarında o hain saldırılarla muhatap olduğu yerden ayrılıp daha güvenli bir yere gitmelerine imkan vermesidir. Biz bu noktada kararlıyız. Buradaki insani değerlere önem veren kimsenin kabul etmeyeceği şeylerin burada sonlandırılmasını istiyoruz. Bu hususta Türkiye’nin kararlığının çok yerinde olduğu kanaatindeyim. Millet olarak da vicdansızca saldırganların yapmış oldukları şeyleri asla tasvip etmiyoruz. Halep’le ilgili genel değerlendirmemiz bu. Bu çerçevede biz Memur-Sen olarak 5 aşamalı bir yol izledik. Birisi dünyadaki bütün eğitim sendikalarını ve kamu sendikalarını mektuplar yazdık yaşanan dramı dile getirdik. İkinci önemsediğimiz insani yardım kuruluşlarıyla birlikte Kızılay başta olmak üzere ortak bir açıklama yaparak buradaki insani yardımların ulaşması için ve milletimizin de hamiyetperver duyarlılığının yansıması için bir açıklamamız oldu. Sonra İstanbul’dan bir ses vermek için İstiklal Caddesi’nde tünelden Galatasaray Lisesi’ne kadar yürüyerek ve orada kısmi miting yapmak suretiyle milletimize duyarlılığa çağırdık. Bütün şubelerimizde bir seferberlik başlattık. Cuma günü gıyabi cenaze namazı, yarın bir basın açıklaması olacak bütün şubelerimizde. Sonra da Cumartesi günü Cilvegözü Sınır Kapısı’nda hep birlikte Türkiye genelinden katılan arkadaşlarımızda yaklaşık Memur-Sen’e ait 150 tır ve bunun dışında da insani yardım kuruluşlarında katkısıyla gelecek yardımların ulaşması için de bizim bir inisiyatif alması gerektiği düşüncesinde biz de ‘Halep’e Yol Aç’ eylemine katılıyoruz” dedi.

    Ülke kaynaklarının adil paylaşım mantığıyla yönetilmesi için uğraştıklarını belirten Selvi, “Birçok sorunun adil paylaşımın olmamasından kaynaklandığına inanıyoruz. Bu nedenle, adil bir paylaşımın, hakça bölüşümün olması için mücadele ediyoruz. Biz aldığımız görev ve üstlendiğimiz sorumluluğun bilincinde olarak diyalogu elden bırakmadan, başımız dik bir şekilde, şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da doğru bildiğimiz yolda yürümeye, haksızlıklarla mücadele etmeye var gücümüzle devam edeceğiz. Sağlam temeller üzerine kurulmuş, eğitimli bir toplumun geleceği parlak olur. Birlik ve beraberliğimizin teminatı olacak bir anlayışı hakim kılmalıyız. Bu da eğitimle, eğitimcilerle mümkündür. Eğitim sistemindeki reformları kalıcı kılacak olan, okullarda boş ders kalmaması ve sınıflarda sadece kadrolu öğretmenlerin olmasıdır. Bu nedenle, öğretmen ataması, ihtiyaç kalmayacak şekilde yapılmalıdır. İstihdamda güçlük çekilen yörelerde görev yapan eğitim çalışanlarının gönüllülük ve isteklilik katsayısının ve toplumsal hayata katkı ve katılımlarının artırılması için çalışma şartları iyileştirilmeli ve kendilerine ek tazminat ödenmelidir. Eğitimde fırsat eşitliğini ve başarıyı ancak bu şekilde sağlayabiliriz” şeklinde konuştu.

    Eğitim-Bir-Sen Sinop Şube Başkanı Ramazan Çelik ise Eğitim-Bir-Sen’in Sinop’ta yürüttüğü faaliyetlerden bahsederek, üyelerini çalışmalar hakkında bilgilendirdi.

  • 30 Bin Öğretmenin Ataması Yapıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bizim yavrularımız şunun bunun yavrusu değil, Tayyip Erdoğan’ın yavrusu ne ise onlar da bizim aynı şekilde yavrumuzdur. Olaya böyle bakıyorum” dedi.

    30 bin öğretmenin ataması, MEB Şura Salonu’nda düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile diğer yetkililerin katılımıyla gerçekleşen törende öğretmen adayları atama heyecanı yaşadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, butona basarak elektronik ortamda yapılan atama işlemini başlattı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ataması yapılan 30 bin öğretmeni tebrik ederek görevlerinde başarı diledi. Bugün atananlarla birlikte Türkiye genelindeki öğretmen sayısının 923 bin 133’e çıktığını açıklayan Erdoğan, bunu “bir zirve rakam” olarak nitelenlendirdi.

    “TÜRKİYE GENELİNDEKİ ÖĞRETMEN DOLULUK ORANI YÜZDE 93’E ULAŞTI”

    2002 yılında Türkiye’de 543 bin 896 öğretmenin bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, geçtiğimiz 13 yılda ise 542 bin 120 yeni öğretmen ataması yapıldığını belirtti. Erdoğan, bir başka ifadeyle 2002 yılında devralınan öğretmen sayısı kadar adeta yeni atama yapıldığını vurgulayarak, “Elbette bu dönemde emekli olanlar da oldu. Sonuçta bugün 923 bin öğretmenle evlatlarımıza en güzel eğitimi vermenin çabası içindeyiz, çabası içinde olacağız. Artık boş geçen veya farklı branşlardan öğretmenlerin girdiği dersler sorunu büyük ölçüde geride kaldı. Şu anda ülke genelindeki okullarımızda öğretmen doluluk oranı yüzde 93’e ulaştı. En düşük doluluk oranı sanıldığı gibi Doğu veya Güneydoğu’da değil belki şaşıracaksınız, ülkemizin en gelişmiş bölgesi olan Marmara’dadır. İnşallah önümüzdeki dönemde yapılacak yeni öğretmen atamalarıyla bu meseleyi tamamen çözmüş olacağız” diye konuştu.

    “BÜTÜN MESELE ÖĞRETMEN NOKTASINDAKİ EKSİĞİMİZİ YÜZDE 100’E ÇIKARMAK”

    “Yaklaşık 90 bin öğretmen ataması daha yapıldığında Türkiye’nin tamamında öğretmen kadrolarının yüzde 100 doluluk oranına ulaşacağı görülüyor” diyen Erdoğan, “Ben tabi şunu hatırlıyorum, sınıfların 100 öğrenciyi aşkın doluluk oranında olduğu günleri hatırlıyorum. Benim sınıfımda öğrenciyken 75 arkadaştık ama şimdi 30-36’ya doğru inmeye başladık. Anadolu’yu dolaşırken 15-20 öğrencinin olduğu derslikler gördüm. Bugünleri gördük. Şimdi bütün mesele öğretmen noktasındaki eksiğimizi yüzde 100’e çıkarmak suretiyle bu eksiği gidermek ve böylece artık öğretmen-öğrenci ilişkisinde istediğimiz hedefe ulaşmaktır” ifadelerini kullandı.

    Bugün yapılacak atamanın kura yöntemiyle değil Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) puanına göre gerçekleştirildiğine dikkat çeken Erdoğan, “İlgili branşlardaki başvurular en yüksek puan alandan başlanarak sıralanacak ve kontenjan sayısınca atama yapılacaktır. Biraz sonra bilgisayar aracılığıyla bu sıralama ve atama işlemini başlayacağız. Yaklaşık 120 bin başvuru içinden 30 bin öğretmenimizin ataması bu şekilde tamamlanacak. Bugün ataması yapılacak öğretmenlerimiz yetiştirme programlarının tamamlanmasının ardından Eylül ayından itibaren ders başı yapacaklar. Bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendikleri gün “eğitim, sağlık, adalet, emniyet” alanlarına öncelik verecekleri açıklamasını hatırlatarak, şunları kaydetti:

    “Dikkat ederseniz önceliklerimizin en başında ne geliyor? Eğitim. Çünkü mesele insan, insanın yetiştirilmesi. Önce bunu halletmemiz lazım. Eğer yetişmiş insanınız varsa güçlü bir ülkesiniz, eğer yetişmiş insanınız yoksa zayıfsınız. Onun için bunu halletmemiz gerekiyor. Bu anlayışla eğitimi bütçeden ayrılan pay bakımından ilk sıraya çıkardık. Göreve geldiğimizde bütçede ilk sıra savunmanındı, biz savunmayı geriye aldık, dedik ki ’ilk sıra eğitim olacak. İnsanı yetiştirmediğiniz sürece, yetişmiş insanınızın sayısı artmadığı sürece muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkamazsınız. Onun için insan, insan, insan.”

    “FATİH PROJESİ’Nİ BU YIL YAPILACAK İHALELERLE 3 YIL İÇERİSİNDE BİTİRECEĞİZ”

    Eğitimin maddi altyapısını güçlendirmek için okul ve derslik sayısının artırıldığını belirten Erdoğan, “Şu anda yaklaşık 280 bin civarında hamdolsun şu 13 senede yaptığımız derslik var, 300 bine doğru gidiyor. İstiyoruz ki sınıflar böyle dolu dolu, 60-70-100 olmasın, 30’un altında modern dünyada ne varsa bizde de o olsun. Öte yandan araç gereç eksiklerini süratle gidermenin çabası içinde olduk. Meşhur Fatih Projemiz eksik ama süratle inşallah bu projeyi bu yıl yapılacak ihalelerle birlikte süratle 3 yıl içerisinde inşallah bunu bitireceğiz. Fatih Projesi kapsamında 432 bin etkileşimli tahta ve 50 bin çok fonksiyonlu network yazıcı okullarımıza şu ana kadar gönderildi. Öğrenci ve öğretmenlerimize dağıtılan tablet bilgisayar sayısı da 1 milyon 437 bin 800 adede ulaştı. Bu adımı da attık. Fatih Projesi ile artık bütün sınıflarımız aynı zamanda bilişim teknolojileri sınıfına adeta dönüştü. Geldiğimizde bu yok denecek noktada azdı. İlkokul, ortaokul ve liselerde ders kitaplarını öğrencilerimize ücretsiz veriyor” ifadelerini kullandı.

    “TEZHİP KAĞITLARI İLE OKUR VEYA BOL BOL NOT ALIRDIK”

    Öğrencilik yıllarına ilişkin anılarını paylaşan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Ben tabi öğrencilik yıllarımı hatırlıyorum, şu anda burada aynı dönemi yaşadığımız arkadaşlarımız var hatta benden yaşça büyükler de var aramızda, biz tezhip kağıtları ile okur veyahut bol bol not alır, bu şekilde kendimizi hazırlardık. Abilerimizden tezhip kağıtlarını bize satmalarını istediğimiz zaman da satmazlardı. Onları da saklarlardı veya saklardık yani kitap bulmak zor bir işti. Kırtasiyeciye gittiğiniz zaman istediğiniz kitabı bulamazdınız. ’Bugün git yarın gel’, kırtasiyecilerle de durum buydu, hep bunları yaşadık. Ama biz dedik ki öğrencilerimize, evlatlarımıza bunu yaşatmayacağız. Onun için kararlı adımlar attık ve birinci hamur kağıttan kitapları hazırlamak suretiyle yavrularımıza teslim ettik. Şimdi okul öncesi eğitimi de süratle yaygınlaştırıyoruz. Anaokulları hangi orandaydı şimdi hangi oranda, nereden nereye geldik. Eğitim öğretim desteğiyle hiçbir evladımızın maddi imkansızlık sebebiyle okuldan mahrum kalmamasını temin ediyoruz.”

    “ÜNİVERSİTENİN OLMADIĞI İL YOK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek öğretimde de çok önemli hizmetlerin gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, göreve geldiğinde 76 olan üniversite sayısının 117 ilave ile 193’e çıkarıldığını vurguladı. Erdoğan, “Her ilimizde üniversite yoktu, şimdi her ilimizde üniversite var. Peki buradaki hedefimiz neydi? Onu da söyleyeyim, üniversiteye gidecek mali imkanı olmayan yavrularımıza, gençlerimize, ’Senin mali imkanın olmayabilir ama biz üniversiteyi senin ayağına getireceğiz’ dedik. Bunu yaptık. Bugün en doğudan en batıya, en kuzeyden en güneye bütün illerimizde üniversitelerimiz var. Hakkari’de de üniversite var, Muş’ta da var. Çık Ardahan, Ağrı. Buralarda da üniversite var. Gel batıya, oraların bütün illerinde aynı şekilde, kuzeyde Sinop’a git orada da üniversiteyi görürsün. Güneyde ta Hatay’a in, orada da üniversiteyi görürsün. Üniversitenin olmadığı il yok” dedi.

    “BİZ ÇİFT KATLI RANZALARDA YATTIK”

    190 olan yükseköğretim yurt sayısının ise 411 ilave ile 601’e çıkarıldığının altını çizen Erdoğan, 182 bin 258 adet olan yurt yatak sayısının 275 bin 611 adet ilave ile 457 bin 869 adede ulaştığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bütün bunlar ne oluyor? Tamam öğrenci gidiyor da o illere gittiği zaman nerede yatacak, nerede kalacak? Bunun da alt yapısını yapacaksınız. Biz ranzalarda yattık, çift katlı ranzalarda. Şimdi neredeyse bir ara sıkıntımız oldu onun için dershaneler meselesinden dolayı o yüzden bir ranza olayına girdik, artık bazalı sisteme neredeyse bütün yurtlarımızda girmiş vaziyetteyiz. Bir adım daha attık dedik ki ’odalar üç kişilik olacak, her odada da tuvaleti, banyosu olacak ve her odada öğrencinin gardırobu vesairesi de olacak.’ Yani bunların olmadığı yer yok denecek seviyeye inmiş vaziyette. Zira bizim yavrularımız şunun bunun yavrusu değil, Tayyip Erdoğan’ın yavrusu ne ise onlar da bizim aynı şekilde yavrumuzdur. Olaya böyle bakıyorum. Bu hassasiyetle işi ele almak durumundayız ve Anadolu’da yurtları dolaştığım zaman hep bakış açım, bakan arkadaşlarımın bakış açısı bu olmuştur ve olaylara böyle bakmışızdır. Böyle bakmaya da devam edeceğiz.”

    “KİMSE ÜLKEMİZDE EĞİTİM ALTYAPISIYLA İLGİLİ CAN ALICI BİR SORUNDAN BAHSEDEMEZ”

    “Onurlu bir nesil yetiştireceksek hani büyüklerimiz söylüyor ya ’Aslan yattığı yerden bellidir.’ Ona o yattığı yeri biz hazırlıyoruz işte” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Diyoruz ki öyle gelişsin. Spor salonları, laboratuvarlar, pansiyonlar, yurtlar ve daha pek çok hizmetle hakikaten eğitim alanında büyük bir devrim gerçekleştirdik. Artık gerek özel vakıf yurtlarında gerek devlet yurtlarında spor salonlarını da oralara, projelerde koymaya başladık. Genç orada okurken, orada yatıp kalkarken aynı zaman sportif noktada da faaliyetlere katılabilsin. Bugün kimse ülkemizde eğitim altyapısıyla ilgili can alıcı bir sorundan bahsedemez. Eksik yok mu? Var ama can alıcı noktada hamdolsun öyle devasa sorun yok. Eksiklerimiz var tabi ama eninde sonunda bunları da gidermiş olacağız. İşte bugünkü atamayla öğretmen eksiğimizi tamamen ortadan kaldırma yolunda önemli bir adım daha attık. Artık bundan sonra eğitimin kalitesini yükseltmeye odaklanmak mecburiyetindeyiz. Her an Nabi Hocam’la bir araya geldiğimizde onu söylüyorum, ’Bak hocam şimdi artık müfredatın üzerine gitmemiz lazım. Buradaki eksiğimizi gidermemiz lazım.’ Eğitimin altyapısında elde ettiğimiz büyük başarıyı şimdi eğitim içeriğini ve kalitesini yükselterek taçlandırmanın gayreti içerisindeyiz.”

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ATANAN ÖĞRETMENLERDEN İSTEĞİ

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu amaçla bütün müfredatı, ders programlarını elden geçirip gerekli sadeleştirme ve iyileştirme çalışması başlattığını dile getiren Erdoğan, “Bu konuda öğretmenlerimize de çok büyük görev düşüyor. Şimdi 6 aylık bir yetişme dönemi olacak. Muallimlerinizle beraber inşallah bu süreci iyi değerlendirmeniz gerekiyor. Bazen televizyonlarda izliyorum, bugün de burada göreceğimi biliyorum; kuralar çekilip de neticeyi yakalayanların annelerine, arkadaşlarına nasıl sarıldığını görüyorum. Şimdi ben sizden bir de ne istiyorum biliyor musunuz? İşte her zaman öğrencilerinize, yavrularınıza aynı şekilde sarılın ve onları adeta geleceğin bu ülkedeki banileri olarak siz yetiştirin. Bilhassa yeni bir heyecanla, en taze bilgilerle en dinamik, en idealist dönemde öğretmenliğe başlayan sizlerden çok büyük beklentim var. İnşallah yeni Türkiye’nin nitelikli eğitimini, öğretimini sizlerle birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • CHP’de Kayyum Ataması

    CHP Gaziantep İl Başkanlığında 14 il örgütü üyesinin istifa etmesinin ardından kente gelen CHP Niğde Milletvekili Ömer Faruk Gürer, il örgütünde il kongresine kadar görev yapacak yönetimin atanması için görüşmelerde bulunduğunu belirtti.

    CHP Gaziantep’te İl Başkanlığında 14 kişilik il yönetiminin istifa etmesinin ardından, Nesrin Tuncel’in il başkanlığı düşünce, Gaziantep CHP İl örgütünde kayyumların atanması için CHP Niğde Milletvekili Ömer Faruk Gürer görevlendirildi. CHP Gaziantep İl Binasına gelen Niğde Milletvekili Ömer Faruk Gürer, “İstifalarla düşmüş ve boş durumda kalmış il örgütümüzde, il kongresine kadar görev yapacak kayyumların atanmasıyla ilgili görüşmelerde bulunuyorum” dedi.

    “HERKESLE İSTİŞARELERDE BULUNUYORUZ”

    CHP Gaziantep İl binasında konuşan Ömer Faruk Gürer, 14 kişilik istifalardan dolayı boş kalmış yönetime kayyumları atamak için burada bulunduğunu söyledi. Gürer, “İstifalarla düşmüş ve boş durumda kalmış il örgütümüzde, il kongresine kadar görev yapacak kayyumların atanmasıyla ilgili, iki gündür görüşmelerde bulunuyorum. Bu görüşmelerde, partimizdeki ilçe başkanlıklarımız ve parti üyelerimiz ve bu konuda düşüncem fikrim var diyen, herkesle istişarelerde bulunuyoruz. Atanacak kayyum heyeti, partimizi seçime götürecek. Gaziantep’te işçi örgütlerimiz, çalışmalarını aynen sürdüreceklerdir. Bu anlamda hiçbir sorunumuz yok. Arkadaşlarımız, birlik ve dayanışma içerisinde, önümüzdeki süreçte, yeni il başkanını seçerek, Gaziantep’te Cumhuriyet Halk Partisinin yeniden yükselişe geçmesinin sağlayacak ivmeyi yakalayacak. Diri, istekli ve çalışkan bir örgüt yapısı gördüm. Bu sürecin Cumhuriyet Halk Partisi için iyi olacağını düşünüyorum. Görevlendirme gereği de arkadaşlarımızın iyi çalışacağını düşünüyorum. Gaziantep’in sosyal demokrat hareketi içerisinde önemli bir yeri var. işçi yoğunluğu olan bir kent. Geçmişte Cumhuriyet Halk Partisinin katkıda bulunduğu isimlerin yetiştiği bir kent. Bizim için Gaziantep, çok çok önemli ve farklı bir şehirdir” şeklinde konuştu.

  • Gazi Ve Gazi Yakınlarının Ataması Yapıldı

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 181 şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarının atamasının gerçekleştirildiğini bildirdi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, 181 şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarının atamasının gerçekleştirildiğini açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından hak sahipliği belirlenen 181 şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının istihdamına ilişkin kura töreni 30 Aralık 2015 tarihinde saat 10.00’da Devlet Personel Başkan Yardımcısı Enes Polat, Kit ve Özelleştirme Dairesi Başkanı Fatma Yiğiter Kara ile Şehit Yakınları ve Gaziler Daire Başkanı Gamze Ayrım’ın katılımıyla Devlet Personel Başkanlığı’nda noter huzurunda gerçekleştirilmiştir” denildi.

    Ataması yapılan şehit yakınları, gazi ve gazi yakınları ile vazife malulleri atama sonuçlarını Devlet Personel Başkanlığı resmi internet sitesinden öğrenebilecek.