Etiket: Atakta

  • Oktay: “Çok fazla atakta etkili olamadık”

    Oktay: “Çok fazla atakta etkili olamadık”

    Süper Lig’in 12. haftasında Antalyaspor ile 0-0 berabere kalan DG Sivasspor’da yardımcı antrenör Kenan Oktay, “Zaman zaman da pozisyonlar bulduk. İkinci yarı yorgunluklar başladı. Pas hataları başladı. Bunun neticesinde çok fazla atakta etkili olamadık” dedi.

    Sivasspor Yardımcı Antrenörü Kenan Oktay, Antalyaspor ile 0-0 berabere kaldıkları maçın ardından düzenlediği basın toplantısında konuştu.

    Oktay, “Mücadeleyi iki türlü değerlendirmek gerekiyor. Bir ilk yarı bir de ikinci yarı. İlk yarı istediklerimizi yapabildik, pas yapabildik. Rakibin arkasına sarkmak istiyorduk ve sarktık. Zaman zaman da pozisyonlar bulduk. İkinci yarı yorgunluklar başladı. Pas hataları başladı. Bunun neticesinde çok fazla atakta etkili olamadık. Son bölümde de savunmada pozisyonlar verdik ama mücadele olarak, istek olarak oyuncu arkadaşlarımız üst düzey mücadele gösterdiler. O yüzden onları kutluyorum” diye konuştu.

  • Tunceli kış turizminde de atakta

    Yaz aylarında Munzur ve Pülümür çayları kıyısındaki plajları yurtiçi ve dışından gelen turistlerle dolan Tunceli’de, Ovacık ilçesinde bulunan kayak tesisi de kış turizminin gözdelerinden oldu.

    Tunceli’nin Ovacık ilçesinde yaklaşık 5 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen kayak tesisine özellikle hafta sonları yoğun ilgi var. Kent sakinlerinin yanı sıra civar illerden de Ovacık ilçesine gelen kayak severler telesiyejle zirve tırmandıktan sonra son derece dik ve zorlu olan pistte kayak yapmanın keyfini yaşıyor. Çocukların da yoğun ilgi gösterdiği tesiste, kayak takımlarıyla bu sporu yapanların yanı sıra tahta kızak ve sandalyeyle de kayak yapanlara rastlamak mümkün. Son derece rağbet gören kayak tesisine, spor kulüpleri tarafından da turlar düzenlenmeye başladı.

    “Burası oldukça güzel bir yer”

    Turla kayak merkezine gelen Esma Kılıçarslan, “TUDAK grubuyla geziye geldik. Burası oldukça güzel bir yer” dedi.

    Adem Batu isimli çocuk, tesisi son derece güzel ve yakın olduğu için tercih ettiklerini söyledi.

    Kocaeli’den geldiğini belirten Mert Usilli, “Ailemi görmek için gelmiştim. Burası çok güzel bir yer. Burada kaymak çok güzel” diye konuştu.

    Turla kayak merkezine geldiğini söyleyen Aydın Engin de, “Burası güzel bir tesis. Herkes hafta içi hafta sonu ailesiyle gelip eğleniyor. Biz de TUDAK ekibiyle geldik. Eğlenceli bir mekan. İnsanların sosyalleşmesi, yakınlaşması açısından güzel düşünülmüş bir yer” ifadelerinde bulundu.

  • İzmir’in meşhur boyozu atakta

    İzmir’in meşhur yiyeceği boyoz, 3 gün sürecek İzmir Boyoz Günleri etkinliği ile tanıtılacak. Etkinliğin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu ve İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, boyoz ve İzmir’in diğer sembol ürünleri için tanıtım çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

    İzmir Boyoz Günleri etkinliği, 11-13 Kasım tarihleri arasında dopdolu programla başlayacak. Etkinlik kapsamında patenti alınarak İzmir’in resmen sembol yiyeceği olan boyoz ve ustaları tanıtılacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZTO, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Alsancak Dostlar Fırını tarafından organize edilen İzmir Boyoz Günleri’nin açılışı, İZTO’da yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Alsancak Dostlar Fırını Sahibi Berrin Akar Rasuli ve çok sayıda temsilci boyozların tadına baktı, “Geçmişten Günümüze Boyoz” fotoğraf-afiş sergisini gezdi.

    “Marka çalışmaları yapıyoruz”

    İzmir Boyoz Günleri’nin açılış konuşmasını yapan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, boyozun yanı sıra lokma, kumru, şambali gibi ürünlerde de çalışmaların gerçekleştiğini belirtti. Demirtaş, “Boyoz, İzmir mutfağının en öne çıkan lezzetlerinden birisi. 1492’de İspanya’dan kovularak İzmir’e yerleşen Sefarad Yahudilerinin mutfağımıza kazandırdığı bir hamur işi. Kahvaltılarımızın vazgeçilmezi. Çay ve fırında pişmiş yumurtayı yabancı konuklara da sunuyoruz. İzmir’le özdeşleşmiş ürünlerimizin tanıtımı ve marka haline getirilmesi için çalışmalar yapıyoruz. Bu amaçla İzmir boyozunun coğrafi işaret tescili için girişim yaptık” dedi.

    “Gurme turizmi için değerlerimizi korumamız şart”

    Türkiye’de Trabzon’un Vakfıkebir ekmeği gibi, sembol olmuş ekmekler içerisine İzmir ekmeğinin de yerini alması ve yaygınlaşması için çalışma yaptıklarını ifade eden Demirtaş, ”İzmir ekmeğinin formülünü oluşturduk. Tahıllı İzmir Ekmeği ve Çeşnili İzmir Ekmeği markasını aldık. İzmir ekmeği üretmek için odamıza başvuran üyelerimize formülünü veriyoruz. Ekmeğimiz ambalajlı olarak tüketime sunulacağından odamızca ambalaj desteği de sağlıyoruz. Tek hedefimiz, güzel İzmirimizin değerlerini korumak, tanıtmak ve markalaştırmak. İzmir’in gurme turizminde öne çıkabilmesi için bu değerlerimizi korumamız şart. Gurme turizminden pay alması için bunları yapmak zorundayız. Bu hedef doğrultusunda en son Dünya Gurme Kentler Birliğine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızın imzası ile üye olduk” diye konuştu.

    Paris’te Ege restoranı

    Avrupa’da Ege mutfağı restoranı açmak için çalışmaların başlatıldığını müjdeleyen Ekrem Demirtaş, “İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bir Aegean Restoranı açmak için çalışmalarımızı başlattık. İlk lokantamızı Paris’te açacağız. Daha sonra diğer Avrupa şehirlerinde de açmayı hedefliyoruz” dedi.

    “Sadece boyoz değil”

    Demirtaş’ın ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, şunları söyledi: “İzmir ne yapmalı, nereye doğru gitmeli, hedefi ne olmalı sorularına kısaca cevap vermeliyim. Bunun arkasında sadece boyoz değil İzmir’in kalkınması söz konusu boyozla İzmir’e sanayicilere, öğrencilere, tüm sektörlere boyoz ne etki yapar böyle düşünmek zorundayız. Bütünden özele genelden boyoza giderek kente ne yapmak gerektiğini konuşmamız lazım.”

    “Esas sıçrama hizmet sektörü ve turizmde olacak”

    İzmir’in kalkınma planları hakkında da konuşan Kocaoğlu, şöyle devam etti: “Biz 2004 yılında yoğun bir çalışmayla stratejik plan yaptık ve 2010 yılına kadar 500 yakın proje koyduk öncelik sıralamasına yakın yeniliyoruz. O günden bu güne diğer sektörlere desteklerimiz devam etmesine rağmen yemek kültür fuar geleneği turizm potansiyeli hepsini değerlendirdiğimizde İzmir her sektörde büyüyecek ama esas sıçramayı, zenginleşmeyi hizmet sektöründe ve turizmde yapacak. Hizmet sektöründe üniversitelerimiz var. Şimdi onu İnciraltı’nda planlayarak Sağlık Merkezi haline getirerek şekillendirerek çeşitlendireceğiz. İzmir’e gelecek biri kongreye katılarak fuara katılacak şifa bulacak turistik gezi yapacak sağlıklı yemek yiyecek. Denizi, suyu, havası sağlıklı ortamda yaşayacak.”

    “Boyozu parlatmak mesele…”

    İzmir’in tanıtım çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini belirten Kocaoğlu, “İZTAV, İZKA ve İZFAŞ’la fuarı tanıtıyoruz. Bu sene yurt içinde önümüzdeki sene yurt dışı tanıtımlarını geliştirecek. İzmir artık tozlarını silktiği, geçmişten gelen zenginliklerini dünyaya tanıtacak bir duruma geldi. Eksiğimiz çok. Yapacak çok işimiz var. Adnan Saygun’u yaptık. Aralık’ın 25’inde de Opera Binası ihalesine çıkıyoruz. Fuar alanını yaptık kongreleri yapıyoruz. İyi tarımı organik tarımı destekliyoruz. Geldik boyoza. Esas burada işin özü bu. Boyozu parlatmak mesele” ifadelerini kullandı.

    Açılış konuşmalarının arından Boyozun Kriterleri ve Üretim Şartları konulu panele geçildi. 13 Kasım’a kadar devam edecek etkinliklerde paneller, sokak etkinlikleri ve konserler düzenlenecek.

  • Ordu Organ Bağışında Atakta

    Ordu’da sağlık kurumlarında beyin ölümü gerçekleşen kişilerin ancak 3’te 1’inin ailesi tarafından organ bağışı yapıldığı belirtildi. Buna göre, son 3 yılda gerçekleşen 86 beyin ölümünden ancak 25’inin organlarının bağışlandığı kaydedildi.

    Ordu Sağlık Müdürlüğü’nden edinilen bilgiye göre, Ordu’da son 3 yılda beyin ölümü sonucu yapılan organ bağışları inişli çıkışlı bir grafik izliyor.

    3‘TE 1’İ BAĞIŞLIYOR

    Buna göre, 2013 yılında il genelindeki hastanelerde 36 beyin ölümü gerçekleşirken, 8 aile organ bağışına razı oldu. 2014 yılında ise 29 beyin ölümü gerçekleşirken 12 aile organ bağışında bulundu. 2015 yılı Ocak-Ekim ayları arasındaki 10 aylık sürede 21 beyin ölümü gerçekleşirken ancak 5 aile organ bağışını kabul etti.

    Bu sonuçlara göre son 3 yılda Ordu’da 86 beyin ölümü gerçekleşirken, sadece 25 aile organların alınmasına izin verdi.

    Beyin ölümü gerçekleşen kişilerden alınan organlarla en fazla 6, ortalama 4 kişi yeniden hayat kazanıyor. Buna göre 25 organ bağışında ortalama 100 kişi yeniden hayat kazanırken, tüm beyin ölümlerinde organ bağışı yapılmış olsaydı, 344-350 arasında kişi yeniden hayata kazandırılmış olacaktı.

    ORGAN BAĞIŞINDA SADECE BAĞIŞÇI SAYISI ARTIYOR

    Öte yandan Ordu Sağlık Müdürlüğü ve Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği’nin organ bağışına yönelik açtığı stantlarda ve hastanelerin Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüklerine yapılan başvurularda muhtemel vefat ve beyin ölümü gerçekleştiği takdirde organlarını bağışlayan kişi sayısı da artış gösterdi.

    Buna göre 2013 yılında 247 olan organ bağışçı sayısı 2014’te 566, 2015 yılı ilk 10 ayında Bin 243’e yükseldi. Son 3 yılda Bin 243 kişinin organ bağışçısı olduğu Ordu’da, bu kişiler muhtemel bir vefat ve beyin ölümü halinde bile olsa aileleri rıza göstermedikçe organ bağışı yapılamayacak.

    60 BİN KİŞİ DİYALİZE GİRİYOR

    Medical Park Göztepe Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Bahtışen Güven, bugün Türkiye’de 60 bin insanın kronik böbrek yetmezliği sonucu diyaliz tedavisi gördüğünü söyledi. Türkiye’de her gün 10 kişinin organ nakli olamadığı için hayatını kaybettiğini dile getiren Bahtışen Güven, “Organ nakli sırasının gelme olasılığı piyangodan büyük ikramiyenin çıkma olasılığı kadardır. Çünkü Türkiye’de organlarını bağışlayanların oranı milyonda 5’tir. Ayrıca Türkiye genelinde karaciğer bekleyen hasta sayısı 2 bin 219’dur” dedi.