Etiket: Aşıyorlar

  • (Özel Haber) Savaşın travmasını, resim çizerek aşıyorlar

    Savaş mağduru göçmen çocuklar, yaşadıkları travmaları resim çizerek atlatmaya çalışıyor.

    Edirne Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezi’ne özel izinle giren İHA, savaşın karanlık yüzünden kaçan çocukların, özel olarak hazırlanan oyun odalarında geçirdikleri vakit ve mutluluklarını görüntüledi.

    Karadan düzensiz göçün olduğu en yoğun il Edirne

    Türkiye’de kara sınırlarından düzensiz göçmen geçişinin en yoğun olduğu il olan Edirne’de, Avrupa hayaliyle yola çıkan binlerce göçmenin geçiş denemeleri devam ediyor. Afganistan, Irak, Suriye ve Pakistan’dan kaçarak, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkış yapmaya çalışan düzensiz göçmenler, kolluk güçleri tarafından yakalanmalarının ardından Edirne Valiliği İl Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi’ne getiriliyor ve burada tamamlanan işlemlerinin ardından ülkelerine gönderiliyor.

    Türkiye’nin şefkat eli göçmen çocukların üzerinde

    Türkiye, bir yandan gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlarla Orta Doğu’da akan kanı durdurmaya çalışırken, bir yandan da savaşın karanlık yüzünden kaçan göçmen çocuklar için şefkat elini uzatmaya devam ediyor. Özellikle geri gönderme merkezlerinde oluşturulan sosyal alanlarla, savaş mağduru çocukların hayata yeniden tutunabilmesi ve topluma geri kazandırılması için mücadele hızla sürdürülüyor.

    Profesyonel ekiple 24 saat hizmet veriliyor

    Yaklaşık 400 kişi kapasiteli Edirne Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezi’ne getirilen düzensiz göçmenler arasında yer alan aile grupları için özel aile odaları tahsis edilirken, savaş ve göçün en büyük mağduru olan çocuklar için ise kurulan hem özel oyun odaları hem de çocuk parkları, onların savaş ve göç yolculuğu sırasında yaşadıkları travmayı atlatmak için büyük bir rol oynuyor. Edirne Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezleri’nde görev yapan göç uzmanları, uzman sosyologlar, resim öğretmenleri gibi alanlarda profesyonel ekipler, günün 24 saati göçmen çocuklar için özel olarak mesailerini sürdürüyor.

    Refakatsiz çocuklar, çocuk sitelerine gönderiliyor

    Düzensiz göçmenler arasında refakatsiz olan 18 yaş altı çocuklar ise Geri Gönderme Merkezleri yerine direkt olarak Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri’ne teslim edilerek, çocuk sitelerine yerleştiriliyor. Öte yandan Türkiye tarafından Geçici Koruma Kapsamına alınan Suriye vatandaşları da zaman zaman yasa dışı yollarla yurt dışına çıkış yapmak ve Avrupa içlerine ilerlemek için çocukları ile beraber illegal yollara başvuruyor.

    “Bütün dünyaya söylüyorum, savaşı durdursunlar”

    Ailesi ile birlikte Irak ve Afganistan’daki savaştan kaçarak, Avrupa hayaliyle göç yolculuğuna çıktıklarını anlatan 14 yaşındaki Iraklı kız çocuğu Samia, “Her gün resim çiziyoruz. Resim yapmaktan çok hoşlanıyorum. Resimlerimde, su, dağlar ve evleri çizmeye çalışıyorum. Resim çizdiğim zaman kendimi daha rahat hissediyorum. Düşüncelerimi resmediyorum. Irak’taki evimi çok özlüyorum. Burada ailem ile birlikteyim sadece tek bir ağabeyim Irak’ta kaldı. Onu da çok özledim. Amcamı savaşta kaybettik. Yetkililerden istediğimiz, bu savaşı bitirsinler, burası bizim ülkemiz değil, biz de evimize dönelim ve daha rahat edelim. Bütün dünyaya söylüyorum, savaşı durdursunlar biz de evimize dönelim” dedi.

    “Göçmen aileler için özel aile odaları tahsis ediyoruz”

    Edirne Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezi’nde görevli Sosyolog Abdullah Aydın, merkeze gelen göçmen gruplar arasında bulunan aileler için aile kavramlarını devam ettirmelerini sağlamak adına özel odalar tahsis edildiğini anlatarak, “Göç uzun bir yolculuk. Dolayısıyla sosyal ortamlarından çok uzaktalar ve aslında pek de alışkın oldukları bir durumu yaşamıyorlar. Sürekli sınırlar geçiyorlar. Bir şekilde yasa dışı durumları var, bununda farkındalar. Bunun tabi çeşitli zorluklarını yaşıyorlar. Çocuklar ise durumun çok da farkında değiller. Yaşadıkları sıkıntılar arasında en önemlilerinden birisi hayat düzeni kuramamak. Biz burada özellikle travma mağduru çocuklarımız var ise eğer Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na, Sağlık Bakanlığı’na ve ilgili birimlere hızlı bir şekilde aktarmaya çalışıyoruz. Burada da bir faaliyet alanımız var. Çocukların burada istedikleri gibi oynayabildiği, oyuncakların olduğu, resim yapabildikleri ve buranın dışında bahçemizde 2 parkımız var. Göçmenler, bir aile olarak da buraya gelebiliyor. Karı, koca ve çocuklar olarak gelen göçmen grupları için de ailelere özel hazırladığımız odalarımız var, onları mümkün mertebede oralarda ağırlamaya çalışıyoruz. Burada hızlı bir şekilde gerekli işlemlerini tamamlayarak, ona göre yollarına devam etmeleri için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Savaşın değil, mutluluğun resmini çiziyorlar”

    Edirne Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezi’nde bulunan oyun odasında görevli Tuba Nur Erdemgür, çocuklar için hazırlanan özel oyun odasında, günün büyük bir bölümünde göçmen çocuklar ile birlikte resim, oyun ve çeşitli aktiviteler hazırladıklarını dile getirerek, “Göç süreleri boyunca çocukların maalesef eğitim ve öğretimleri yarıda kalıyor. Bizler de burada elimizden geldiğince resim yaptırarak, onların daha verimli bir vakit geçirmelerini sağlıyoruz. Genelde ev, dağ, ağaç, dere, kuşlar gibi doğa resimleri çiziyorlar. Yaş gruplarına göre tabi ki resimler değişim gösteriyor. Çocuklarımız burada çok mutlu oluyorlar. Bu odanın ve parkların içerisinde psikolojileri çok değişiyor. Hepsi daha uysal oluyorlar. Yaramazlıkları azalıyor. Çünkü enerjilerini burada atıyorlar. Anneler de bu sayede rahat ediyorlar. Hem anneler hem çocuklar hem de bizler burada güzel vakit geçiyoruz” şeklinde konuştu.

    Göçün haritası

    Afganistan, Pakistan, İran ve Suriye gibi ülkelerden yola çıkan göçmenler, yasa dışı yollarla Doğu Beyazıt’tan Türkiye’ye giriş yapıyor. İstanbul’a ulaşan göçmen grupları Aksaray ilçesinde kendilerine göçmen tacirleri ile bir araya gelerek, Edirne üzerinden Avrupa hayallerini gerçekleştirmek için defalarca kez bu güzergahı deniyor.

  • Engelleri yüzerek aşıyorlar

    Bayraklı Belediyesi’nin engelliler için düzenlediği yüzme kursunda, engelli vatandaşlar keyif dolu dakikalar yaşıyor. Eğitmenler eşliğinde ilk kez yüzme deneyimi yaşayan engellilerin, mutluluğu ise görülmeye değerdi.

    Bayraklı Belediyesi engelliler için proje üretiyor, onların yüzlerini güldürüyor. Yüzmesi sakıncalı olmayan tüm engelli vatandaşın yüzme kursu dolup taşıyor. Kurs boyunca keyif dolu anlar yaşayan, toplumsal hayata katılan ve aynı zamanda spor yapan engelliler, cumartesi ve pazar günleri 09.00-10.00 saatleri arasında Bayraklı Belediyesi yüzme havuzuna akın ediyor. İlk kez yüzme deneyimi yaşayan engellilerin, eğitmen ve cankurtarandan oluşan görevli ekipler yardımıyla havuzla buluştuğu anlar renkli görüntülere sahne oluyor. Engelli kursiyerlerin mutluluğu adeta gözlerinden okunuyor.

    Engellilere ücretsiz

    Bayraklı Belediyesi yüzme havuzundan engelli vatandaşlar ücretsiz faydalanabiliyor. Havuza gelen engelliler, alanında uzman eğitmenler eşliğinde hem yüzmeyi öğreniyor hem de gönüllerince eğleniyor. Su içinde yapılması gerekenler konusunda ayrıntılı bilgilendirilen engelliler temel egzersiz hareketleri ve yüzme tekniklerini eğitimlerden uygulamalı olarak öğreniyor.

    “Her zaman yanınızdayız”

    Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, her zaman engellilerin yanında olduklarını belirterek, “Engelli kardeşlerimiz için çok sayıda projemiz var. En önemlisi de onlar için bir merkez kurduk. Merkezimiz, engellilerin her türlü sorunuyla ilgileniyor. Bizim için önemli olan engellilerin sosyal hayata katılmaları. Bunun için yoğun bir uğraş veriyoruz. Bu kapsamda da yüzme havuzumuz hafta sonları belli saatlerde engelli vatandaşlarımız için ayırdık. Kursa katılanlar hem yüzmeyi öğreniyor hem de spor yapıyor. Bundan memnun olduklarını biliyorum. Bundan sonra da belediye olarak onlarla birlikte olmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Rölyef Ve Mozaikle Engelleri Aşıyorlar

    ZİÇEV Mersin Şubesi’nin “Engelleri Sanatla Aşıyorum” SODES projesine katılan zihinsel engelliler, sanat terapi yöntemiyle yaptıkları rölyef ve mozaiklerle engelleri aşıyorlar.

    Türkiye Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) Mersin Şubesi’nin Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen, Mersin Valiliği SODES Birimi koordinasyonunda yürütülen “Engelleri Sanatla Aşıyorum” projesi devam ediyor. ZİÇEV’in, Mersin Halk Eğitim Merkezi ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ortaklığında hayata geçirdiği projeyle özel eğitim alanı ile sanat eğitimi sanat terapi yöntemiyle birleştirilerek, engelli gençlere kendilerini ifade etmeleri için yeni bir yol açılıyor. Engelli gençlerin anneleriyle birlikte katıldıkları çalışmada, Mersin’in simgesi olan tarihi ve kültürel yapılar, rölyef ve mozaik çalışmasıyla sanata dönüşüyor.

    Projeyle ilgili yazılı bir açıklama yapan ZİÇEV Mersin Şubesi Başkanı Dr. Zekiye Kahveci, tıpta ve teknolojide yaşanan gelişmelere rağmen engelliliğin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını belirtti. Engelli bireye sahip olmanın, ailelerde duygusal, sosyal, ekonomik ve fiziksel sorunlara neden olduğuna dikkat çeken Dr. Kahveci, “Kent yaşamı içerisinde pek çok sorunla baş etmeye çalışan aileler, özel gereksinimi olması nedeni ile engelli birey ile yaşarken daha fazla güçlüğün üstesinden gelmek zorundadırlar. Kurumsal yapılanmalar her ne kadar ailelerin yükünü hafifletse de toplumsal önyargılar ailelerin kendilerini dışlanmış hissetmesine sebep olmaktadır. Bu da engelli bireylerin ve ailelerinin profesyonel desteğe ihtiyaç duymalarını gerektirmektedir” dedi.

    Özel gereksinimi olan bireylerin içinde bulundukları durumun iyileşmesi için özel eğitimden faydalanmaları gerektiğine işaret eden Kahveci, “Ancak araştırmalarda, özel eğitimin yeterliliği açısından bazı noktalarda eksik kaldığı tespit edilmiştir. Dünyadaki farklı alan araştırmaları incelendiğinde özel eğitim alanı ile sanat eğitiminin sanat terapi ile birleştiği görülmektedir. Bu terapi ile bireylerin duygusal ve fiziksel yetileri öğrenme yetileri ile birlikte gelişmektedir. ‘Engelleri Sanatla Aşıyorum’ projesinde yapılan çalışmalarla bireyler kendilerini daha iyi tanımaya başladıkları için toplumla uyumları da artmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Engelli gençler ve annelerinden oluşan proje katılımcılarının, sanat terapi yolu ile Mersin’in tanıtımına da katkıda bulunacaklarını dile getiren Dr. Kahveci, şunları kaydetti: “Projemizde Mersin’in simgesi olan tarihi ve kültürel yapılar rölyef ve mozaik çalışmasıyla işlenmektedir. Proje kapsamında engelli bireye sahip annelere gönüllü psikologlar tarafından grup terapileri yapılmaktadır. Projemiz şu an devam etmektedir. Proje bitiminde yapılacak sergi ile yapılan çalışmalar kamuoyuna sunulacaktır.”

  • (Özel Haber) Tarımla Engelleri Aşıyorlar

    Düzce’de engelli öğrenciler, ürettikleri istiridye mantarı ile bir ilke imza attı. Okulda oluşturulan depoda mantar yetiştiren öğrenciler, her gün mantarların bakımını sağlayarak büyüdüğünü görmekten ve üretmekten keyif alıyor.

    Yeşil Düzce Eğitim Uygulama Okulu İş Eğitim Merkezi ve İş Okulu’nda öğrenim gören öğrencilerin tarımsal alanda da çalışmalarına katkı sağlanması amacıyla gerçekleştirilen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Özel odada mantar yetiştirilmeye başlandı.

    Engelli öğrenciler tarım atölyesinde kendi elleri ile mantar yetiştirmekten büyük keyif alıyor. Öğrenciler, okul müdürü Dilek Döner Kar, öğretmenler ve vatandaş desteği ile oluşturulan özel depoda büyüttükleri mantarların bakımını kendileri yapıyor. Sulama ve bakım işlerini büyük bir incelik ve titizlikle yapmaya çalışan öğrenciler yetiştirdikleri mantarları yiyecekleri günü bekliyor.

    Mantar üretiminde öğrencilere destek sağlayan Tarım Teknolojileri Öğretmeni Özlem Dal, çocukların tarımla aralarının çok iyi olduğunu söyledi. Uygulama bahçesinde yaz ve bahar aylarında çok farklı ve değişik etkinlikler yaptıklarını belirten Dal, “Kış şartlarında havalar soğuk olduğu için uygulamalarımızı okul içinde yapıyoruz. İstiridye mantar yetiştiriciliği için bir uygun bir depo oluşturduk. Mantarlar büyüdüğünde hep birlikte yemek atölyemizde yemeğini yapıp yiyeceğiz” dedi.

    Özlem Dal, diğer okullarda da böyle etkinliklerin olması gerektiğini belirtti. Öğrencilerin enerjilerini dışarı atmaları, günlük hayata adapte olmaları açısından bu uygulamasının çok iyi olduğunu belirten Dal, böylelikle edindikleri becerileri kendi evlerinde, bahçelerinde de devam ettirebildiklerini vurguladı.

    Mantarı çok sevdiğini söyleyen orta derece zihinsel engelli Samet Kocatürk, ürettikleri mantarların başında söylediği şarkı ile arkadaşlarının alkışını aldı. Samet, “Olduktan sonra mantar çorbası yapacağız. Güzel mantarların reklamını yapıyoruz” dedi.

    Kendi elleri ile sulama işlemini gerçekleştiren sorumluluk alıp yetiştirmeye çalışan zihinsel engelli öğrenci Rıdvan Yiğit ise “Mantarlarımıza her gün bakıp suluyoruz. Biz sulayınca büyüdüler. Olduğunda yiyeceğiz” dedi. Rıdvan, uygulama bahçelerinde de biberlere bakmayı sevdiğini söyledi.

    Engelli çocukların rahatlıkla katılım sağlayabildiği mantar üretim odası sayesinde öğrenciler bir şeyler yapabilmenin ve üretebilmenin keyfine varıyor. Mantar yetiştirme alanı ile zihinsel engelli bireylere yeni bir uğraş alanı oluşturmak, onlara iş ve mesleğe yönelik beceriler kazandırmak, üretken duruma geçirmek, zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunmanın yanı sıra engelli olmanın getirdiği psiko-sosyal sorunların üstesinden gelinmesi ve onların toplumla entegre olabilmelerine yardımcı olunması amaçlanıyor.