Etiket: Asırlık

  • Yarım asırlık KÖY-KOOP, Antalya YÖREX Fuarı’nda ürünleriyle boy gösterecek

    Üreticinin yarım asırlık temsilcisi KÖY-KOOP, Türkiye’nin dört bir tarafından gelecek ortaklarının ürettiği ürün zenginliğiyle bu sene Antalya’da 9.’su düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX)’nda boy gösterecek. Malatya’nın kayısısı, Bursa’nın siyah inciri, Isparta’nın elması, İzmir Seferihisar’ın mandalina lokumu, Muğla’nın çam balı, Kastamonu’nun siyez bulguru gibi ürünler, 9. YÖREX Fuarında KÖY-KOOP standında tüketicilerle buluşacak.

    Antalya’da bu yıl 9.’su düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) Fuarı, 24-28 Ekim tarihlerinde Antalya Expo Center’da kapılarını açacak. Yöresel ürünlerin markalaşması ve ticari değer kazanması yolunda önemli bir buluşma noktası haline gelen fuar, binlerce tüketici ve üreticiyi buluşturacak. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ürünler, açılan stantlarda tüketicilerin beğenisine sunulacak. Üreticinin yarım asırlık temsilcisi KÖY-KOOP da fuarda yerini alacak.

    Neptün Soyer: “Üreticilerimizin alın teri dökerek ürettiği ürünlerle katılacağız”

    Malatya’nın kayısısı, Bursa’nın siyah inciri, Isparta’nın elması, İzmir Seferihisar’ın mandalina lokumu, Muğla’nın çam balı, Kastamonu’nun siyez bulguru ve Taşköprü sarımsağı ve Manisa’nın Sultaniye çekirdeksiz kuru Üzümü, 9. YÖREX Fuarı’nda KÖY-KOOP standında ziyaretçiler tarafından tadılacak.

    YÖREX’in bir fuardan çok daha fazlası olduğunu söyleyen KÖY-KOOP Genel Başkanı Neptün Soyer, “Ülkemiz 7 bölgesinde yer alan 81 iliyle adeta bir gastronomi cennetidir. YÖREX; ülkemize özgü yüzlerce peynirin, birçok farklı zeytin ve zeytinyağı çeşidinin, reçelin, pestilin, kayısının, incirin, birbirinden farklı yörelere ait tarhanaların, yani üreticinin el emeği, göz nurunun, tüketiciyle buluşma noktasıdır. Biz de bu lezzet şölenine, üreticilerimizin alın teri dökerek ürettiği ürünlerle katılacağız” dedi.

    İzmir’den farklı bir lezzet: Mandalina Lokumu

    Öte yandan İzmir, Türkiye gastronomi zenginliğine kazandırdığı farklı bir lezzet olan mandalina lokumuyla fuara katılacak. Neptün Soyer, “Seferihisar’daki kooperatiflerimizin emekleriyle üretilen, ülkemizde ilk defa özellikle pazara sunulmayan ve ıskarta olarak görülen mandalinaların değerlendirilmesini sağlayan, geleneksel yöntemlerle elde edilen mandalina lokumu tüketicilerle buluşacak. Ayrıca kuzeyinden güneyine farklı aromalara sahip İzmir zeytin ve zeytinyağlarını misafirlerimize tattıracağız. Dünya üretiminde lider olduğumuz, en önemli ihracat ürünlerimiz arasında yer alan meşhur Malatya kayısısı, Malatya bölge kooperatifimiz katkılarıyla standımızda yerini alacak. Bursalı ortaklarımızın ürettiği, geçtiğimiz haftalarda ülkemizi ziyaret eden Çin Halk Cumhuriyeti Kooperatifler Birliği heyetine de tanıttığımız Bursa siyah incirini ziyaretçiler standımızda bulabilecekler. Isparta, elmanın üretim merkezi. Bölgede farklı elma çeşitlerinin üretimi her geçen gün artıyor. Dünya üretiminde ilk 3’te yer aldığımız, ülkemiz elma üretiminde en önemli paya sahip Isparta’nın lezzetli elmaları, Orta Doğu’dan sonra dünyada yeni pazarlara açılmak için ve ülke içerisindeki elma tüketimini artırmaya yönelik çalışmalar ile YÖREX Fuarı’nda yerini alacak” şeklinde konuştu.

  • Cami bahçesindeki asırlık ceviz ağacı

    Bayburt’ta Yakutiye Camii’nin bahçesini süsleyen asırlık ceviz ağacı, heybetli görüntüsüyle yıllara meydan okuyor.

    Bayburt Cumhuriyet Caddesi üzerinde taş işleme sanatının güzel örneklerinden olan Yakutiye Camii, avlusunu asırlık komşusu bir ceviz ağacıyla paylaşıyor. Tam olarak kim tarafından ve ne zaman dikildiği bilinmeyen 1 metre 20 santimetre çapında gövdeye sahip asırlık ağaç, namaz kılmak için camide yer bulamayan vatandaşların gölgesine sığındığı ve namaz vaktini bekleyen özellikle yaşlı vatandaşların doyumsuz sohbetlerini yaptığı bir mekan olarak kullanılıyor. Yakutiye Camii imam hatibi Enis Aslan, yılın tamamında caminin dolup taştığını söyledi. Ağacın yaşlı cemaatten öğrendiği kadarıyla bir asra yakın geçmişinin olduğunu kaydeden Aslan, aynı zamanda caminin de sembolü olduğunu ifade etti. Ağaç altında namaz kılan cemaatin büyük haz aldığını söyleyen Aslan, “Bu ağaç, camiyle özdeşleşmiş. Bunun dibinde Cuma namazını kılmak, bunun dibinde teravih namazını kılmak ve diğer namazları kılmak bizim için bir nostalji oluyor. Gerçekten bu çok büyük bir nimet. Özellikle Bayburt’un sıcak olmayan ama güneşin yakıcılığını hissettirdiği, gölgeliğe ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda bu ağaç bizlere birçok fayda sağlıyor” ifadelerini kullandı.

    Kuşlar ve vatandaşların ağacın meyvelerinden de faydalandığını dile getiren Aslan, “Ağacın meyvelerinden de hem hayvanlar hem bizler oldukça faydalanıyoruz. Yani hem meyvesinden, hem gölgeliğinden hem de camimize katmış olduğu güzellikten faydalanıyoruz” dedi.

    Bakımı hayli zahmetli olan ağacın sulanması ve temizliği ile de yakından ilgilendiğini sözlerine ekleyen Aslan, şöyle devam etti:

    “Tabii bu ağaca dikkat etmek lazım. Her yıl bu ağacın bakımını yapıyoruz. Kuruyan, çürüyen dallarını alıyoruz, suyunu veriyoruz. Tabii bize külfeti de oluyor. Onu da artık göz ardı ediyoruz. Rabbim buraya bu ağacı diken, bu gölgelikten bizim nasiplenmemizi sağlayan kardeşlerimiz ölmüşseler ruhları şad olsun. Allah onlardan razı olsun.”

  • Tekkeköy’ün asırlık hasreti son buluyor

    Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, “ ‘Sağlık yatırımlarına ara vermeyeceğiz’ diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ilçemize vermiş olduğu 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesi sözü gerçekleşiyor” dedi.

    Samsun’un Tekkeköy ilçesinde inşa edilecek 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin yer teslimi yapıldı. Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, Sağlık İl Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç, Sağlık Bakanlığı İnşaat Uygulama Daire Başkanlığı ve Samsun İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ile inşaatı yapacak yüklenici firma yetkilileri hastanenin yapılacağı alandaki incelemelerin ardından imzaların atılmasıyla yer teslimi gerçekleştirildi.

    Tekkeköy’e hastane gerekliliği

    Tekkeköy’ün konumu ve Samsun’un ekonomisinin kalbi durumunda olduğuna değinen Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, “İlçemiz içerisinde bulunan 19 Mayıs Sanayi, İlkadım Sanayi, Örnek Sanayi siteleri ile Organize Sanayi, Gıda Organize Sanayilerinin yanında 7 bin 500 kişilik Yaşar Doğu Kapalı Spor Salonu, 333 bin 119 kişilik Samsunspor Stadyumu, Uluslararası Fuar Merkezi ve Lojistik Merkez ile 51 bin olan nüfusu gün içerisinde 200 bin hatta organizasyonlar olduğunda 300 bine yükseliyor. Ayrıca ilçemizin birçok mahallesinden Samsun merkezindeki hastanelere gitmek yaklaşık bir saat sürüyor. İlçemizde acil vakalar için 24 saat hizmet veren bir hastane bulunmuyor. Bu gereklilikler neticesinde artık İlçemiz yıllardır özlem duyduğu hastanesine kavuşuyor” diye konuştu.

    Tekkeköy Devlet Hastanesi temel aşamasında

    Tekkeköy’ün en büyük özleminin dindirilmesi noktasında artık faaliyetlerin başladığına değinen Hasan Togar, “Tekkeköy ilçemizin kanayan yarası olan en büyük özlemi artık diniyor. 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanemizin yer teslimini Sağlık İl Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç, yetkili firma temsilcileri, bakanlık yetkilileri ve ekiplerimizin yerinde incelemesiyle gerçekleştirdik. Artık adım adım temel atma aşamasına geliyoruz. Böylelikle ilçemiz halkına vermiş olduğumuz bir sözü daha yerine getirmiş olduk” şeklinde konuştu.

    Togar, hastane hakkında bilgi verdi

    250 Yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesi hakkında bilgi veren Başkan Togar şunları söyledi: “Hastanemiz konum olarak ilçemizin her yerinden kolayca ulaşılabilecek karayoluna da 500 metre uzaklıkta Selyeri Mahallemiz sınırlarında yükselecek. Belediyemiz tarafından üretilen 60 bin 514 m2 arsa alanı üzerine inşa edilecek 250 Yataklı Tekkeköy Devlet Hastane binamızın 750 günlük sonra 05 Kasım 2020 tarihinde hizmete girmesi planlanıyor. 250 yataklı olarak inşa edilecek hastanemizde 60 poliklinik odası, 12 yataklı palyatif bakım merkezi, 27 yataklı yoğun bakım ünitesi, 7 ameliyathane, 10 yataklı diyaliz ünitesi, yanık odası, MR, tomografi, mamografi bölümleri de bulunan tam donanımlı bir görüntüleme merkeziyle, kapsamlı patoloji ünitesi, endoskopi, bronkoskopi ünitelerini de içinde barından laboratuvar bulunacak. 127 milyon lira ihale bedeli olan hastanemiz bodrum ve zemin kat olmak üzere 6 kat olarak inşa edilecek.”

  • (Özel Haber) İki asırlık çivisiz cami restore edilmeyi bekliyor

    Karabük’ün Yenice ilçesinde yapımında çivi kullanılmayan ve 200 yıllık olduğu belirtilen Yirmibeşoğlu Camii, restore edilmeyi bekliyor.

    Yenice ilçesine bağlı Yirmibeşoğlu köyünde bulunan ve ilk adı Cuma Camii olan, daha sonra Yirmibeşoğlu olarak değiştirilen çivisiz ahşap cami yıkılmaya yüz tuttu. Yaklaşık 200 yıllık olduğu belirtilen caminin yapımında meşe ağacı kullanıldığı belirlendi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, 1991 ile 1998 yıllarında bölgede yaşanan büyük sellere rağmen ayakta kalmayı başaran çivisiz caminin yeniden restore edilerek faaliyete geçmesini istiyor.

    Köy sakinlerinden Ersin İncebacak, Yirmibeşoğlu Camii’nin ilk adının Cuma Camii olduğunu belirterek, “Yapılış tarihi tam olarak muammaya kalsa da üzerinde Osmanlıca yazıya bakıldığında 1911 başlangıç, 1918 bitiş olarak yazıyor. Tarihe baktığımızda yüzyıllık ama bunun 200-230 yıllık olduğu söyleniyor. Yaşantıya baktığımızda 5 tane köy var etrafımızda. Dedelerimiz veya dedelerimizin babası, herkes buraya cuma ve teravih namazına geliyormuş” dedi.

    Cami içerisine bakıldığında keser ve testere kullanıldığını ifade eden İncebacak, “Bıçkı dediğimiz aletin daha eskisi olan harhar denilen makine kullanılmış. Baştan aşağı insan emeği ile yapılmış. Günümüz cihazına ait bir şey yok. Sadece çatılar köylülerimiz tarafından sonradan da yapılmış. Onun haricinde baktığımızda çok eski. Bayağı bir eski camimiz. Ahşaplar, keresteler kendilerini gösteriyor. Meşe ağacı kullanılmış caminin yapımında ve halen ayakta duruyor. Tarihe yenik düşmemek için kendi başına mücadele verdiği gibi iki defa tarihinde sel gördü. 1991-1998 sellerini gördü, caminin 1. katına kadar su basmasına rağmen ahşap olmasına rağmen sele kendini düşürmedi. O yüzden yardım bekliyoruz, tekrardan gündeme alınsın. 10 yıl önce çalışma başlattılar ama hiç gelen olmadı” diye konuştu.

    “Tarihi miras ayakta dursun”

    “Baktığımız zaman camimiz çok eski, biz buranın tadilat edilmesini istiyoruz” diyen İncebacak şunları söyledi:

    “Kültür ve Turizm Bakanlığımızdan, Karabük Turizm İl Müdürlüğümüzden buranın restore edilmesini istiyoruz. Çünkü dedelerimizin çok emeği var burada. Babamın bana söylediğinde gaz lambası dahi yokken dedelerimiz buraya çıra ile gelirmiş namaz kılmaya. Bizde torunları olarak bu caminin tekrar ayakta durmasını istiyoruz. Etrafında mezarlık var, bayramlarda ziyaretlere gelen vatandaşların camide tekrar namaz kılmasını istiyoruz. Hem tarihe ışık tutması açısından hem de tarihi miras ayakta dursun, torunlarımız da görebilsin diye devletimizden ve bakanlıklarımızdan buranın restore edilip tekrar hizmete sunulmasını istiyoruz.”

    İncebacak, ahşap çivisiz caminin arka tarafında yapılan kazı ile ilgili ise bilgisi olmadığını ve tarihi bir cami olduğu için vatandaşlar tarafından kazılmış olabileceğini ifade etti.

  • Bilecik’te asırlık ’Kışlık Yufka’ geleneği

    Bilecikli aileler, asırlık geleneklerini sürdürerek kışa hazırlık için yufkalarını açmaya başladılar.

    Kış şartlarına hazırlık amacıyla yapılan salça, konserve gibi hazırlıklardan birisi de kışlık yufka. Girilen sonbahar aylarıyla ülkenin birçok tarafında kış hazırlıkları başlarken, Bilecik merkez Hürriyet Mahallesinde ikamet eden Fatma- Nazmi Tunca ile Sevinç-Hüsnü Aykır çifti de kışlık yufka yaparak hazırlıklarını tamamladılar.

    Geleneksel bir yiyecek olan yufkayı, kış şartlarına hazırlık için yaptıklarını anlatan Fatma Tunca, “Bu bir ekip işi. Bizim burada yufka imece usulü yapılır. Biz burada hepimiz akrabayız. Kardeşim, ablam enişteler hep birlikteyiz. Yufkamızı yaparken, önce hamuru yoğururuz, sonra yumak yaparız, bir kişiyle iki kişiyle olabilecek bir şey değil. Ne kadar kalabalık olursa ne kadar çok kişi yardım ederse o kadar güzel olur, yufkanın şekli ve inceliği. Bir kişi yakacak getirir, bir kişi yumak alır yani pazı yapar, bir kişi burada yaptığımız yufkaları yukarı eve serer, kurutur ve yerine koyar. Yani çok insan lazım bu işi yapmak için, burada biz tahmini 400-500 adet yufka yaparız akşama kadar” dedi.