Etiket: Asırlık

  • Asırlık panayır 107 yıldır kuruluyor

    Kırklareli’nin Pehlivanköy ilçesinde 107 yıldır devam eden Sonbahar Hayvan ve Emita Panayırı başladı.

    Pehlivanköy’de kurulan Pavli Panayırının açılışına Kırklareli Valisi Esengül Civelek, Pehlivanköy Kaymakamı Serhat Doğan, Pehlivanköy Garnizon Komutanı Kıdemli Başçavuş Hakan Boran, Pehlivanköy Belediye Başkanı Hüseyin Açıkel, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Babaeski Belediye Başkanı Abdullah Hacı, civar ilçe belediye başkanları, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Açılış programı bando takımının gösteriyle başladı. Saha sonra saygı duruşu ve İstiklal Marşı, konuşmalar, mehter takımı ve folklor gösterisi, kurdele kesimi gerçekleşti. Kurdele kesiminin ardından ziyaretçiler 107 yıl boyunca her yıl kurulan Pavli Panayırı sergilerini gezdiler.

    Pavli Panayırında vatandaşlar yöresel lezzetleri de tatma fırsatı yakalıyor. Odun ateşinde pişen çevirmeye çok yoğun ilgi gösteriliyor. Panayır esnafı işlerin iyi olduğunu söylerken, panayırın hafta sonu daha kalabalık olacağını kaydettiler.

    Pehlivanköy’de yaşayan Cemile Dokur, “Ben 74 yaşındayım. Her yıl panayırı dört gözle bekleriz. Bu bizim için bir gelenek. Benim annem ve babam da her yıl panayıra giderlerdi. Benim çocuklarım her panayır buraya geliyorlar. Panayırda fiyatlar çok uygun. Ayrıca Pehlivanköy’ün tanıtımına da yardımcı oluyor” diye aktardı.

    Panayır 18 Eylül’e kadar ziyaretçilerini bekliyor.

  • Başkan Genç: “Asırlık şenlikler şehrimizin değeridir”

    Canik Belediye Başkanı Osman Genç, Asarcık ilçesinde ve Yayla Mahallesi’nde düzenlenen güreş şenliklerine katıldı.

    Canik’in Yayla Mahallesi’nde yüzlerce yıldır düzenlenen geleneksel bayram güreşlerine ve Asarcık ilçesinde düzenlenen güreş şenliği ve at yarışları etkinliğine katılan Canik Belediye Başkanı Osman Genç, vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı. Her iki şenlikte vatandaşların ilgisiyle karşılaşan Başkan Genç, Asarcık’ta ata da bindi.

    “Şenlikler şehrin turizm değeri”

    Geleneksel şenliklerin şehrin birer değeri olduğunu belirten Başkan Osman Genç, bu şenlikleri kültürel birer tanıtım aracı olarak turizme kazandırmak istediklerini söyledi. Başkan Osman Genç, “Şenlikler yoluyla milli ve manevi değerler çerçevesinde nesiller arası tanışma, kaynaşma sağlanıyor. Kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimiz gelecek nesillere aktarılmaktır. Yüzyıllardır devam eden şenliklerimiz ve festivallerimiz şehrimiz için birer turizm değeridir. İlçemizin ve şehrimizin bu kültür turizm potansiyelini değerlendirerek, tanıtımını sağlamak ve bu değerleri gün yüzüne çıkararak turizme katkı sağlayacak şekilde genişletmek istiyoruz” dedi.

    “Şehrin rengini yansıtıyor”

    Kültürel birer miras olan şenliklere şehrin renginin yansıdığını da belirten Başkan Osman Genç, “Biz yeni neslin inşasında milli ve manevi değerlerimizi, gelenek ve göreneklerimizi çocuklarımıza tanıtmaya çalışıyoruz. Bunun için de bu tür şenlikler ve festivaller önemli birer araçtır. Biz bir yandan ilçemizin kültür ve turizm potansiyeli ile tanıtımını sağlarken, aynı zamanda değerlerimizin de çocuklarımız vasıtasıyla geleceğe aktarımını sağlamış olacağız. Kültürel miraslarımızın hem turizme kazandırılması, hem geleceğe aktarılması noktasında Canik Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapacağız” diye konuştu.

  • 5 asırlık medrese gün yüzüne çıktı

    Sultan 2. Beyazıt’ın torunu Hançerli Fatma Sultan tarafından 520 yıl önce yaptırılan ve zaman içinde yıkılıp tamamen toprak altında kalan Hançerli Fatma Sultan Medresesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmalarla ilk günkü özgün yapısıyla gün yüzüne çıktı.

    Tarihi ve kültürel miras yatırımlarıyla Bursa’nın 7 semtiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmasını sağlayan Büyükşehir Belediyesi, hem kent merkezinde hem de ilçelerini tarihi miras yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Bir taraftan yer üstündeki yapılar ilk günkü ihtişamlı görüntüleri ile halka açık yaşayan mekanlar haline getirilirken, diğer taraftan da günümüze ulaşamayıp, tamamen toprak altında kalan eserler bir bir gün yüzüne çıkarılıyor. Davutkadı, Musababa ve Piremir Mahallelerinin tam orta noktasında bulunan ve toprak altında kalan 5 asırlık Hançerli Fatma Sultan Medresesi de Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmasıyla orijinal temelleri üzerinde özgün mimarisiyle kent siluetindeki yerini almaya başladı. Restorasyonu hızla süren tarihi medresede incelemelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, tarihi ve kültürel miras çalışmalarıyla ecdada olan vefa borcunu ödemeye çalıştıklarını kaydetti.

    Kültür ve medeniyetlerin yatağı olan Bursa’nın en önemli özelliğinin Osmanlı şehri kimliği olduğunu vurgulayan Başkan Altepe, Osmanlı’nın 700 yıllık tarihi boyunca en güzel eserlerini Bursa’da verdiğini hatırlattı. UNESCO Dünya Mirası Listesi ile Bursa’nın artık evrensel bir değer haline geldiğine dikkat çeken Başkan Altepe, “Yer üstündeki eserler restorasyonu yapılıp, ilk günkü özgün haline kavuşturulurken, bir yandan da yer altına kalan, yok olan, Bursalıların bile bilmediği eserler de birer birer ortaya çıkarılıyor. Bu eserlerden biri de yaklaşık bin 200 metrekare alanı ile Bursa’daki medreselerin en büyüğü olan Hançerli Fatma Sultan Medresesi. Güzel bir mimarisi, özeliği olan, 500 yıl önce yapılmış ve yüzyıllarca hizmet etmiş olan önemli bir eser. Davutkadı, Musababa ve Piremir mahallelerinin ortasında, tam kavşak noktada bir anıtsal yapı. Toprak altından yer üstüne çıkarıldı. Kısa zaman sonra her türlü sosyal ve kültürel etkinliklerin yapılacağı bir merkez olarak bölgeye değer katacak” dedi.

  • Asırlık Çeşme Yeniden Hayat Buldu

    Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Emcelli Mahallesi Muhtarı Akif Karadağ, hayırseverlerin yardımıyla suyu kuruyan yaklaşık iki asırlık tarihi çeşmeye yeniden hayat verdi.

    Yaz mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte mevsim normallerinin üzerine çıkan sıcak havalar sokaklarda bulunan çeşmeleri de daha önemli hale getiriyor. Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Emcelli mahallesinde bulunan yaklaşık iki asırlık Sütmezli Çeşmesinin kuruması, Emcelli mahalle muhtarını harekete geçirdi. Muhtar Akif Karadağ ve hayırsever Mustafa Akbulut, birlikte iki asırlık çeşmeyi yeniden faaliyete geçirmek için çalışma başlattı.

    Mahalle halkının bile ne zaman yapıldığını bilmediği Sütmezli Çeşmesi ile ilgili bilgi veren mahalle muhtarı Akif Karadağ, “Çeşmenin yaklaşık 200-250 yıllık olduğunu tahmin ediyoruz. Bu çeşme asırlar öncesi dağdaki sürülerin su içmeleri için yapılmış. Çeşme bugüne kadar kuyulardan, dere yataklarından beslenerek su veriyormuş. Son yıllarda çevrede derinkuyu pompaların çoğalması ile beş yıldan bu yana tamamen kurudu” dedi.

    DEPO YAPTIRILDI, BORULARLA ÇEŞMEYE SU AKITILDI

    Çeşmeyle ilgili yaptığı çalışmaları anlatan Muhtar Karadağ, “Muhtar olarak önce çeşmenin çevresini temizlettim. Buraya yakın yere 40 ton kapasiteli depo yaptırdık. Depomuza su basarak buradan boru ile çeşmeye akıtmaya başardık. Şimdi Sütmezli çeşmesi tekrar hayat buldu” dedi.

    Depodaki su ile 40 gün suyun aktığını belirten Karadağ, “Su artık devamlı akacak. Buralarda yaşayan hayvanlar susuz kalmayacak. Çevre düzenlemesi yaptırdım. Mevcut ağaçları koruduk. Yenileri de dikilerek burasının mesire yeri olmasını sağlayacağım” diye konuştu.

    Sütmezli Çeşmesinin deposu da çevredeki arazi sahiplerinin derinkuyu sondaj pompalarından doldurulacak.

  • Asırlık Gelenekler Gün Yüzüne Çıkıyor

    Çanakkale’de 13 yıldır tuhafiyecilik işiyle uğraşan Gülizar Erken, unutulmaya yüz tutmuş asırlık Türkmen kıyafetlerini yeniden modernize ederek satışa sunuyor.

    Çanakkale dağ köylerinde özellikle Türkmenlerin giydiği asırlık kıyafetler, yeniden modernize edilerek kadınların modası haline geldi. 4 kademeden oluşan Türkmen kadınların giyecekleri dıştan içeriye doğru; diğre, önlük, köynek ve şalvardan oluşuyor.

    Her yaştan kadın müşterisinin olduğunu ve ailesiyle birlikte 40 yıldır bu işin içerisinde bulunduklarını belirten 45 yaşındaki Gülizar Erken, “Bu gelenek asırlardır sürüyor ama bizim yaşımız itibariyle 13 yıldır bu işin içindeyiz. Daha önce annelerimiz, babaannelerimiz bu işi yapıyormuş. Herkes önceden kendi yapıyormuş. Bu kadar süsleme olmasa da malzeme azlığından kendi imkanlarıyla elinden geleni herkes yapıyormuş. Elinde kumaşı az olan da diğer arkadaşlarından alıyormuş, paylaşarak yapıyorlarmış. Biz 13 yıldır Çanakkale’nin Türkmen kıyafetlerini yapıyoruz. 13 yıldır bu işi yapıyorum ben. Geçtiğimiz günlerde de bir defile yapmıştık. Orada da çok eski kıyafetlerimiz vardı. 100 yıllık kıyafetler görücüye çıktı. Günümüze uygun olanlarda vardı. 13 yıldır yaptığımız birikimlerin bir kısmını sergileyebildik. Belki yeni bir hazırlıkla defilemizi tekrar yapabiliriz” dedi.

    ÖZEL TASARIMLAR 500 TL’DEN BAŞLIYOR

    Yaptıkları elbiselerin fiyatlarının 500 ile bin 500 TL arasında değiştiğini belirten Gülizar Erken, fiyat oranlarının işçilik ve kullanılan malzemeye göre değiştiğini söyledi. Genç kızların kendi kumaşlarını getirerek, Türkmen geleneklerine uygun şekilde uyarlanmasını istediklerini belirten Erken, “Gençler buraya geliyorlar, kumaşlarını getiriyorlar. Bunu geleneklere uygun şekilde eskisi gibi istiyorum diyorlar. Biz ona göre tasarlıyoruz. Püsküllerle, boncuklarla bunları yapıyoruz. Defilede de bunların bir kısmını gösterebildik ancak. Yaptığımız bazı ürünler hala düğünlerde giyiliyor. Düğünlerde bu gelenektir zaten. Gelinden tutun da, kayınvalide, görümce, hısım ve akraba herkes bu kıyafetleri giyerler ve düğün bitinceye kadar da kıyafetleri üstlerinde taşırlar. Bunlar rengarenktir, Türkmen düğünlerine geldiniz mi bilmiyorum ama bu kıyafetleri o düğünlerde görme şansınız olur. Rağbet olduğu sürece de bu işi yapmaya devam edeceğiz. Çok sevdiğim bir iş, işimizi seviyoruz. Önceden bu kadar fazla ilgi yoktu, biraz azalmıştı. İşin içine girince farklı modeller yapmaya başladık ve bu ürünler görülmeye başlandı. Ondan sonra daha da artmaya başladı talep. Gençler önceden bu kadar sevmezken bu ürünleri, şimdi tekrar moda oldu. Herkes artık her düğününde ve etkinliğinde farklı şekilde giyinmek istiyor. Bunları yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu.