Ankara ve Diyarbakır’da şubeleri bulunan, yaptığı tatlıları dünyanın farklı ülkelerine gönderen Kadayıfçı Sıtkı Usta, yarım asırlık hizmet yolculuğunu sürdürüyor.
Diyarbakır ve Ankara’da toplam on şubesiyle milyonlarca insana hizmet veren Sıtkı Usta kadayıf ve künefe salonları, 52 yıllık hizmet yolculuğuna devam ediyor. 18 Ekim 2017’de başkent Ankara’da hizmete sundukları tesisin hizmet yolculuğunda üçüncü yılını doldurup, dördüncü yılına girmenin mutluluğu ve bir o kadar da heyecanını yaşadıklarını anlatan Kadayıfçı Sıtkı Usta işletmecisi Mehmet Altunbay, “1968 yılında Diyarbakır’da tek şubeyle çıktığımız tatlı yolculuğumuzda, on şubeye ulaşırken, Ankara şubemizin dördüncü yılını kutluyoruz. Kadayıf, künefe, baklava, dondurma ve tüm ürünlerimizde parolamız, kalite, hijyen, temizlik ve lezzet. Diyabet hastaları için yaptığımız ve çok beğenilen özel tatlılarımız ile, diyabet hastalarımız, herhangi bir sorun yaşamadan, enfes tatlılarımızdan yiyebiliyorlar” dedi.
“Üst düzey toplantılarda firmamızın ürünleri tercih ediliyor”
Ankara’da bakanlıklar, siyasi partiler, iş dünyasının temsilcileri, TBMM Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı makamına kadar firmalarının ürünlerinin tercih edildiğine işaret eden Altunbay, “G8 zirvesi, BM toplantıları gibi uluslararası üst düzey platformların yanı sıra, Avrupa’nın birçok ülkesinden talep edilen ürünlerimizi özel muhafazalı sistemimizle dünyanın en uzak köşesine bile gönderiyor ve olumlu geri dönüşler alıyoruz. Glikoz tatlandırıcı ve kimyasal bir malzeme kullanmadığımız ürünlerimize birçok ünlü sanatçı, kamuoyunun yakından tanıdığı isimler, spor ve medyamızın tanınmış isimleri hayran kaldılar. Yine firmamızın ürünü olan soğuk baklava için aldığımız patent ile sektörde bir ilke daha imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz. ’Altın Toprak’ ödül töreninde Diyarbakır’ın en iyi ‘tatlı-pasta’ ödülüne layık görülen Sıtkı Usta ve ekibi, İstanbul’da yapılan ve en iyilerin belirlendiği Best of City Awards programında da ‘Yılın Tatlıcı’ ödülünü de Diyarbakır’a kazandırarak, bir büyük başarıya daha imza atmış oldu” diye konuştu.
“Maske, mesafe ve temizlik hassasiyetimizdir”
Altunbay, işletmelerinin dünyayı etkisi altına alan korona virüsle mücadele kapsamında Sağlık Bakanlığının öngördüğü mevzuatı uyguladıklarının altını çizerek, “Misafirlerimize tesislerimize girişte temassız ateş ölçümü uygulamaktayız. Tesislerimizin girişlerinde el antiseptiği var ve misafirlerimiz, ellerini antiseptikle temizledikten sonra giriş yapmaktalar. Maskesiz olanlara kurum olarak biz temin ediyoruz. Yine her masada el dezenfektanı veya kolonya mevcut. Personellerimize korona virüs konusunda ve hijyen ile ilgili gerekli bilgi ve eğitimi sağladık. Maske, mesafe ve temizlik hassasiyetimizdir” şeklinde konuştu.


Büyükşehir Belediyesi, Erzurum’da asırlık yollar inşa etmeye devam ediyor. Şehir merkezindeki mevcut ana arterleri günün şartlarına göre bakım ve onarımdan geçirerek yenileyen Büyükşehir Belediyesi, bunun yanında kente çok sayıda yeni ulaşım ağı da kazandırdı. Hizmete giren her yeni yol, kent içi trafik yükünü büyük ölçüde azaltırken; Erzurum, “ulaşılabilir şehirler” sıralamasında zirveye oynamaya başladı. Barış Pınarı Köprüsü’nden Havalimanı Yolu’na, Şehir Hastanesi Yolu’ndan Kandilli Grup Yolu’na, Palandöken Caddesi’nden, Prof. Dr. Recep Akdağ Caddesi’ne varıncaya kadar daha birçok ulaşım ağının ihdas edildiği Erzurum’da, yerleşim merkezleri de değer kazanmaya başladı.
Adana Demirspor Teknik Direktörü Cüneyt Dumlupınar, 4-2 kazandıkları Giresunspor maçı ile ilgili olarak, “Artık sadece takım olarak değil, şehir olarak oynayacağımız Erzurumspor maçı var. Çeyrek asırlık bir hasret var bu maçı Allah nasip ederse bütün şehir olarak kazanacağız” dedi.
Erzurum Garı’nda 2006 yılında açılan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Müzesi’nde eski dönemden itibaren kullanılan malzemeler sergileniyor. Erzurum’da başka bir örneği olmayan kuruluş madalyasının da yer aldığı müzede 2 bin 100’ün üzerinde eser bulunuyor.
Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde yetişen ve kentin tescilli ürünlerinden olan Cimin üzümündeki rekoltenin yüksek olması üreticiyi memnun ederken, fiyatın düşüklüğü ise üzdü. Üzümlü’ye bağlı Pişkidağ köyünde 200 yıllık bağlarda yetiştirilen üzümler köyün en önemli geçim kaynakları arasında bulunuyor.