Etiket: Arttırıyor

  • Edirne’deki Orman Yangını Etkisini Arttırıyor

    Edirne’nin Keşan ilçesinde öğle saatlerinde etkisini arttıran orman yangını Gökçetepe köyüne ulaşırken, yazlık bölgede bulunan çok sayıda ev ise boşaltıldı.

    Edinilen bilgiye göre, Edirne’nin Keşan ilçesinde, Cuma günü saat 16.30 sıralarında başlayan ve sabah saatlerinde kontrol altına alınan orman yangını, öğle saatlerinde şiddetli rüzgar nedeniyle tekrar başladı. Sazlıdere köyünde başlayan orman yangını, şiddetli poyrazla birlikte Gökçetepe köyüne kadar ilerledi. Köyün çok yakınında devam eden yangına, çok sayıda arazöz, 3 helikopter ve yüzlerce personel ile vatandaşlar müdahale ediyor.

    Keşan Kaymakamı Nuri Özder’de yangının yaşandığı Gökçetepe köyünde konuyu yakından takip ediyor. Sık sık yetkililerden bilgiler alan Özder, yangının yazlık bölgelere ulaşmaması için gerekli çalışmaların aralıksız devam ettiğini, hava kararmadan yangının kısmi olarak da olsa kontrol altına alınması için uğraştıklarını söyledi.

    Yangın nedeniyle çok sayıda vatandaş yazlıklarını ve köyde yangına yakın olan bölgelerdeki büyük ve küçükbaş hayvanlarını, yangın bölgesinden uzaklaştırıyor. Yangının, gecenin geç saatlerine kadar şiddetli bir şekilde devam edeceği tahmin ediliyor.

  • Psikolog Canan Berber: “İşsizlik, İntihar Girişimlerini Arttırıyor”

    Özel Kastamonu Anadolu Hastaneleri Psikologu Canan Berber, işsizlik ile intiharın bağlantılığı olduğunu belirterek, işsizliğin intihar girişimlerini arttırdığını söyledi.

    Özel Kastamonu Anadolu Hastaneleri Psikologu Canan Berber, intihar riskiyle anlamlı olarak ilişkisi olduğu düşünülen birçok psikososyal risk etmenini sayabileceklerini ifade ederek, “Evlilikle ilgili sorunlar, işsizlik, düşük sosyoekonomik düzey, yalnız yaşama, göç öyküsü, stresli yaşam olayları, örneğin bir yakının ölümü veya iş kaybı, gözaltında bulunma ve tutuklu olma gibi durumlarda da intihar riski artar. İntiharın sosyodemografik risk etmenleri arasında erkek cinsiyeti, işsizlik, yoksulluk, bekar, boşanmış, dul ya da ayrı yaşıyor olma, ergenlik gibi durumlar sayılabilir. Eğitim düzeyinin intihar girişimi gösteren gruplarda düşük olduğuna dair yayınlar vardır. Türkiye’de yapılmış çeşitli araştırmalarda intihar girişimlerinin bekarlarda evlilere göre daha çok görüldüğü bildirilmekle birlikte, ülkemizde evlilik sorunlarının kronikleşme eğilimi ve evliliğin batılı ülkelere oranla daha sınırlayıcı olması nedeniyle evlilerde de (daha çok evli kadınlarda) yüksek oranlar saptanmaktadır. İntihar girişimi nedenleri araştırıldığında kadınlarda aile ve evlilik sorunlarının bazı araştırmalarda ilk sırayı alması da bunu destekleyen bir bulgudur” dedi.

    İntihar girişimlerinin sosyoekonomik düzey ile bağlantılı olduğuna dikkat çeken Psikolog Berber, “İntihar girişimleri şehirlerin kalabalık, sosyal koşulları iyi olamayan bölgelerinde daha çok olmaktadır. İşsizlik ve intihar girişimi arasında da bağlantı vardır. Özellikle erkeklerde bu daha da belirgin olmaktadır. İskoçya’da yapılan bir araştırmada yalnız yaşayan ve düşük sosyoekonomik düzeyli insanlara daha az depresyon tanısı konulduğu, bunun başvuru eksikliğinden kaynaklandığı, bunun sonucunda da bu iki gruptaki depresyonlu hastaların daha az antidepresan tedavi aldıkları saptanmıştır. Bu sonuç, bu iki gruptaki hastaların yeterince tedavi edilmemiş depresyon nedeniyle daha fazla intihar riski taşıdıkları şeklinde yorumlanabilir” diye konuştu.

    Psikiyatrik rahatsızlıkların, intihar olaylarında en sık rastlanan etmen olduğunu vurgulayan Berber, şöyle konuştu: “Bu yüzden, psikiyatrik rahatsızlıkları olanlar arasında intihar davranışlarının görülme sıklığının yüksek olduğu konuyla ilgili yapılan birçok araştırmanın ortak bulgularındandır. Bireylerde sorun çözme becerilerinin mi yoksa bireylerin başına gelen travmatik yaşam olaylarının mı, intihar davranışıyla ilişkili olduğunun sınanması konusu önemlidir. Bu amaçla yapılan birçok bilimsel araştırma sonuçları göz önüne alındığında sorun çözme becerisi düzeylerinin hem intihar hem de intihar girişimlerini yordamakta travmatik yaşam olaylarından daha etkili olduğunu göstermiştir.”

    Kastamonu’da son yıllarda intihar vakalarında ciddi bir artışın gözlendiğini ve karşılarına ciddi bir tablonun çıktığını öne süren Psikolog Berber, Kastamonu’da bu yıl içerisinde şu ana kadar 7 kişinin intihar ettiğini ve bunun dışında da intihar girişiminde bulunanlarında olduğunu kaydetti.

    Erkeklerde intihar olayının daha fazla olduğuna işaret eden Berber, bununla birlikte yapılan araştırmalarda intihar vakalarının kadınlarda da çok arttığını ifade ederek, şunları söyledi: “İntihar vakaları, daha fazla yetişkinlerde görünüyor. 30 yaşın üzerindeki insanlarda intihar olaylarıyla çok daha fazla karşılaşıyoruz. Çünkü hayat telaşı, evlilik, maddi imkansızlıklar, evlenememe gibi faktörler intihar vakalarını daha da arttırıyor. İnsanları kendi içerisinde bunalıma sürüklüyor. Kişiler bu faktörler nedeniyle daha da karamsarlaşıyor. Bu tür insanların mutlaka psikologlardan destek alması gerekiyor. Bu insanlar veya bu insanların aileleri, bu tür gözlemleri yaparak en yakın bölgedeki psikologlardan destek ve yardım istemeleri tavsiyesinde bulunuyoruz.”

  • Mobil İçin Uygunlaştırılmış Çalışma Ortamları, Çalışanların Performansını Ölçülebilir Şekilde Arttırıyor

    Economist IntelligentUnit (EIU) tarafından gerçekleştirilen ‘Mobil Çalışana Etki’ adlı yeni bir global çalışma, ‘önce-mobil’ çalışma ortamları ile çalışanların bağlılıklarında daha sonraki artış arasında ölçülebilir bir bağlantı kuruyor, böylece CIO’ların iyi geliştirilmiş ve uygulanmış mobil stratejiler yoluyla iş performansının artmasını sağlayabileceğini kanıtlıyor.

    Bir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan Aruba’nın sponsor olduğu çalışmanın raporu, çalışanlar tarafından mobil teknolojiyi destekleme konusunda ‘öncü’ olarak değerlendirilen şirketlerin, bu destek açısından kötü olarak nitelendirilen kurumlarla kıyaslandığında, verimlilikte (yüzde16), yaratıcılıkta (yüzde 18), memnuniyette (yüzde 23) ve bağlılıkta (yüzde 21) bir artış gösterdiğini ortaya çıkardı.

    Pazarlamadan sorumlu Başkan Yardımcısı Chris Kozup, “Bugün çoğu şirket ve çalışanlar, önce mobil yaklaşımının kurumlar için iyi olabileceğini anlıyorlar, ancak Fortune 500’deki şirketlerden birinin CEO’suna organizasyonunun, çalışanların verimliliğinde yüzde 16’lık bir artış gerçekleştirebileceğini veya İK direktörlerine çalışanların bağlılığını beşte bir oranında artırabileceklerini söylerseniz, mobiliteye şimdiye kadarkinden daha fazla yatırım önceliği vereceklerine inanıyoruz” dedi.

    EIU’nun analizi, ‘önce-mobil’ çalışan deneyiminin önemli boyutlarını belirleyerek, sonra da her bir boyutun iş performansına nasıl katkıda bulunduğunu göstererek, mobil teknolojinin yaygın olarak benimsenmesinin iş sonuçlarını nasıl etkilediğini belirlemeye çalışıyor. İşte göze çarpan bir dizi önemli trend:

    HERHANGİ BİR ZAMANDA HERHANGİ BİR YERDE ÇALIŞMAK

    Herhangi bir yerde herhangi bir zamanda çalışma yeteneğinin, katılımcıların yüzde 49’unun verimliliklerine en çok etkisinin olduğunu söylemeleri ile birlikte, çalışan verimliliği üzerinde en büyük etkiye sahip olduğu görülüyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 38’i bunun, işverenden memnuniyetleri üzerinde en büyük etkiye sahip olduğunu belirttiler.

    İŞBİRLİĞİ YAPMA YETENEĞİ

    Global olarak etkin bir şekilde işbirliği yapma yeteneği, yaratıcılığı (yüzde 38) etkileyen en önemli faktör olarak gösterildi, diğer bir üçte birlik katılımcı grubu ise bunun kuruma bağlılıkları üzerinde en büyük etkiye sahip olduğunu söyledi. Daha iyi bir işbirliğinin teşvik edilmesine yardımcı olması için, şirketlerin yüzde 42’si şimdi mobil cihazlarda çalışan dijital işbirliği araçları kullanıyorlar – bu rakam İngiltere’de yüzde 56’ya çıkıyor. Whatsapp gibi mobil mesajlaşma uygulamaları, organizasyonların yüzde 31’inde kullanılıyor, ancak bu oran Singapur’da yüzde 66 ile zirve yapıyor.

    MOBİL BİLGİYE ERİŞİM

    Çalışanların yüzde 42’si, bilgiye hızla ve kolaylıkla erişme olanağının verimlilik seviyelerinde en büyük etkiye sahip olduğunu söylüyorlar.Şu anda şirketlerin yüzde 54’ü, ofiste herhangi bir yerde veya uzaktan çalışmayı desteklemek için, herhangi bir mobil cihazdan şirket ağına erişime izin veriyor.

    İŞYERİNDE ÖZGÜRLÜK

    Çalışanların yüzde 32’si için, ofiste herhangi bir yerde çalışabiliyor olmak yaratıcılıklarını etkileyen en büyük faktör, yani bir şirket sadece bazı seçenekler sunarak daha fazla ‘sol beyin düşüncesi’ne sahip olma potansiyeline sahip.Katılımcıların yüzde 29’u da, işyeri esnekliğinin kuruma bağlılıkta en büyük farkı yarattığını bildirdi. Rapor, şirketlerin yüzde 46’sının bu özgürlüğü teşvik etmek için şimdi, herhangi bir yerde mobil bağlantı ile birden fazla çalışanın ofiste farklı zamanlarda aynı masayı kullanabildiği bir ortam sunduğunu ortaya çıkardı, bu da çalışma ortamlarında işbirliğinin arttığını gösteriyor. İngiltere bu serbest çalışma ortamının en fazla sunulduğu ülke (yüzde 54), onu Avustralya ve Almanya (yüzde 53) izliyorlar.

    MOBİLİTE SADECE Y KUŞAĞI İÇİN DEĞİL

    EIU’nun çalışmasındaki katılımcıların yaşı, mobil teknolojinin onların performansını ve bağlılığını etkilemesinde bir etken olarak bulunmadı. Aslında bu, daha genç kuşağın mobil çalışmalarda hakim durumda olduğu popüler inancını desteklemiyor, böylece mobil teknolojiye öncelik verme organizasyonlar için çok daha kritik hale geliyor.

  • “Kaliteli Mutfak Evin Değerini Arttırıyor”

    Demsaş Mutfak ve Banyo Satış Müdürü Ayşegül Helva, evlerin merkezi olan mutfakların, diğer mekanlara kıyasla evin en önemli çalışma ve yaşam alanı olduğunu söyledi.

    1999 yılında çalışmaya başladığı kurumda bugün görevine Satış Müdürü olarak devam eden Ayşegül Helva; müteahhit veya bireysel müşterinin, dairesine eğer kaliteli marka mutfak yaptırırsa, o dairenin değerine değer kattığını söyledi. Değişen yaşam biçimleri, teknolojik gelişmeler ve yeni malzemelerle birlikte günümüz mutfakları da her geçen gün dönüşüme uğradığını belirten Ayşegül Helva, “Tek bir dokunmayla açılan kapak donanımları, yukarı kalkar kapak mekanizmaları, köşe çözümleri için sunulan akıllı depolama üniteleri gelecekte herkesin evlerine girecek. Demsaş mutfakları özellikle kalitesiyle takdir alıyor. 30 kilo taşıma kapasiteli sessiz ve yavaş kapanan çekmeceler, dolaplarımızda kullandığımız 200 bin açılım garantili kapak menteşeleri, e1 kalite belgeli gövde ve kapak malzemeleriyle yıllar boyu keyifle kullanabileceğiniz mutfaklar sunuyoruz” dedi.

    Yüksek kalite standartları ile sektörünün önde gelen temsilcisi Demsaş’ta beklentilerin ötesinde bir hizmet vermek şirket içerisinde A’dan Z’ye herkesin paylaştığı ortak misyonu olduğunu belirten Helva, “Mutfağını yenileyecek olan müşterilerimizin beklentilerine kulak vererek, onları da tasarım sürecine dahil ediyoruz. Kentsel dönüşüm sebebiyle daralan mekanlarda işlevsellik ve görselliği bir araya getirerek kısıtlı alanlardan maksimum fayda alınabilecek tasarımlara dönüştürüyoruz. Teknoloji, fonksiyonellik ve ergonomi konularında yaptığımız çalışmalarla mutfak sektöründe öncü kuruluş olmayı prensip edinerek geleceğin mutfaklarını üretiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Yüksek Kıdem Kuruma Bağlılığı Arttırıyor

    Uludağ Üniversitesi (UÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Başak Aydem Çiftçioğlu, devlet kurumlarında aidiyet duygusunun yüksek kıdemli personelde daha fazla olduğunu söyledi.

    Uludağ Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı Hizmet İçi Eğitim Birimi tarafından düzenlenen seminerde kurum içi aidiyet duygusu ele alındı. UÜ İİBF İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Başak Aydem Çiftçioğlu, tarafından verilen seminere Uludağ Üniversitesi personeli yoğun ilgi gösterdi. Çalıştığı kuruma karşı aidiyet hisseden devlet memurunun konuşmalarında ben yerine ‘biz’ kelimesini daha sık vurguladığını kaydeden Çiftçioğlu, “Aidiyet duygusu gelişmiş devlet çalışanı, kurumunda çalışmaya ve kalmaya isteklidir. Kendisini güçlü bir ailenin üyesi gibi hisseder. Daha itaatkardır, işini sahiplenir, kendisini geliştirir, iş performansı yüksektir ve memnuniyet duygusu daha fazladır. Bunlar aidiyet duygusu gelişmiş personelin temel özellikleridir” diye konuştu.

    YÜKSEK KIDEM AİDİYET DUYGUSUNU ARTTIRIYOR

    Kamu kurumlarında yapılan araştırmalarda evli erkek ile bekar kadınların aidiyet duygularının bekar erkek ve evli kadına göre çok daha yüksek çıktığını açıklayan Çiftçioğlu, orta ve altında performans sergileyen çalışanların da kuruma bağlılık oranlarının fazla olduğunu aktardı. Çalışanların genel olarak kuruma değil, yöneticiye aidiyet duygusu beslediklerinin altını çizen Çiftçioğlu, “Kurum yöneticileri bu yüzden mutlaka personele adaletli ya da orta yolu bulacak şekilde yaklaşması gerekiyor. Çalışan kendisine rol model olarak yöneticisini seçiyor ve kurumdan çok ona bağlılık hissediyor. Ayrıca yine yapılan araştırmalara göre kıdemi yüksek personelde aidiyet duygusu çok daha yüksektir. Kıdem düştükçe kuruma bağlılık oranı azalmaktadır” dedi.