Etiket: Arttırıyor

  • Süt, muz ve ceviz uyku kalitesini arttırıyor

    Kula Devlet hastanesi Diyetisyeni Kübra Gündoğan, triptofan aminoasidi yönünden zengin gıdaların uyku kalitesini arttırdığını söyledi.

    Gündoğan, uyku problemi yaşayanları uyardı. Diyetisyen Kübra Gündoğan, uyumadan önce tüketilen gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, “Metabolizmanın çalışması gıda alımına bağlı olduğu gibi, sağlık açısından önemli bir yeri olan uykunun da alınan gıdaların niteliğiyle ilişkisi var. Kan basıncını ve nabzı düşüren kimi gıdalar metabolizmayı yavaşlatarak uykuya yardımcı olurken, bazıları ise metabolizma ve beyin aktivitesini artırarak uykuyu zorlaştırıcı etkiye sahiptir” dedi. Triptofan aminoasidi yönünden zengin gıdaların uyku kalitesini arttırdığını sözlerine ekleyen Gündoğan, “Doğada melatonin içeren besin sayısı az iken triptofan hemen hemen birçok hayvansal ve bitkisel besinde bulunmakla birlikte kaliteli uyku için belirli miktarlarda alınması faydalıdır. Süt, özellikle kaliteli protein içeriği ve triptofan aminoasidinden zengin olduğu için uyumaya yardımcı olmaktadır. Uyumadan 1 – 2 saat önce ılık içilen sütün triptofan içeriği daha yüksek olacağından sizi hızla uykuya dalma pozisyonuna geçirebilecektir. Doğal melatonin kaynağı olan ceviz yine uyku için size yardımcı olabilir. Akşam yemeğinden sonra 2 tane ceviz yemek yeterlidir. Muz, serotonin ve melatonin hormonlarının salınımlarını artırmasının yanı sıra içerdiği magnezyum ve potasyum ile kasların gevşeyip, rahatlamasını sağlar. Kaliteli bir uyku için önemli olan kalsiyum ve magnezyum mineralini içeren yulaf, aynı zamanda içerdiği melatonin hormonu sayesinde kaliteli bir uyku ile vücudun yenilenmesini sağlar” diye konuştu.

  • Almanlar asker sayısını arttırıyor

    Almanya, artan iç ve dış tehditler ve yurtdışında uluslararası müttefik askeri güçlere destek vermek maksadıyla asker sayısını 2024 yılına kadar 198 bine çıkaracağını açıkladı.

    Fedaral Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, ordudan beklentilerin son dönemde arttığını belirterek, 2024 yılına kadar 178 bin olan asker sayısının 198 bine, sivil personel sayısının da 61 birin üzerine çıkarılacağını açıkladı. Ayrıca, Alman ordusunun modernizasyonu ve personelin eğitim için de maddi kaynağın arttırılması talebinde bulunuldu. Yeni alımlar için 2018 yılında 37 milyar Euro ve 2021 yılında ise 45 milyar Euro harcama yapılacağı bildirildi. 1990 yılında iki Almanya birleştiğinde Almanya’nın 585 bin askeri personeli bulunuyordu. Soğuk savaş sona erdiği için Alman ordusunda tasarrufa gidilerek, sayı 170 binlere kadar düşürülmüştü.

  • Egzersiz vücut direncini arttırıyor

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Sağlık Bilimleri Yüksekokulu (SBYO) Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Uzman Fizyoterapist Deniz Erdan Kocamaz, kış aylarında yapılacak fiziksel aktiviteler ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

    Fizyoterapist Deniz Erdan Kocamaz, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için ilk adımın, sağlıklı yaşam stratejilerinin uygulanması olduğunu belirterek, “Yılın en soğuk zamanı olan kış aylarında çocuk ve yetişkinler için en önemli durum hastalıklardan korunmaktadır. Soğuk algınlığı ve kirli havanın vücutta oluşturduğu yorgunluk hissini azaltabilmek, ağrı ve solunum problemlerini en aza indirgemek, ek olarak bireylerin vücut direncini artırabilmek için en etkili yöntemlerden biri egzersizdir. Düzenli fiziksel aktivite ile vücutta kan dolaşımı artmakta ve dokulara giden oksijen miktarı artmakta buna bağlı olarak bireyin yaşadığı yorgunluk düzeyi azalmaktadır. Vücut ısısı, üretilen ısı ve kaybedilen ısı arasındaki dengenin sağlanması ile korunur. Yapılan egzersizler sonucu artan bölgesel kan akımı ile özellikle el, ayak ve bacaklardaki üşüme hissi azalmaktadır. Halk arasında egzersiz programları bahar ve yaz ayları ile birlikte yapılır düşüncesi yaygındır ancak sıcak ve nemli havada egzersiz, kritik ısı artışına neden olabilir, egzersizi limitleyebilir ve ısı hastalıkları gelişmesi riskini arttırırken, kışın egzersiz sırasında normal vücut sıcaklığı korunabilir” ifadelerini kullandı.

    “Düzenli egzersiz, ağrı ve hareket kısıtlılığını önlüyor”

    Kocamaz, egzersiz programları yapılırken, bireylerin yaşadığı çevre, yaş, cinsiyet, var olan hastalık durumları göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekerek, “Kış günlerini yaşadığımız şu günlerde buzlanmanın artmasına bağlı olarak, düşme ve sonrasında kırık, bağlarda zedelenme, burkulma gibi problemlere sık rastlanmaktadır. Haftada 3 gün 45-60 dakikalık egzersiz programları ile kas fonksiyonları artmakta, denge sorunları azalmakta ve düşme riski de azaltılabilmektedir. Kış aylarında sürekli aynı ortamda kalmak, ortamı soğuktan korunmak için havalandırmamak kış hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Açık havada, soğuğu daha az ileten termal kıyafetler ile kısa süreli yürüyüşler, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan önemlidir.Soğuk havalarda sıkça karşılaştığımız kas iskelet sistemi problemlerinden bir tanesi de, özellikle boyun bölgesinde olmak üzere kas spazmı olarak adlandırılan, kas yapılarının daha gergin hissedilmesidir. Bu gerginliğe bağlı olarak oluşan ağrı ve hareket kısıtlılığını da düzenli egzersiz ile önlemek mümkündür” şeklinde konuştu.

    “Egzersizi yaşam tarzınız haline getirin”

    Kocamaz, soğuk havalarda artan şikayetlerden biri olan kulunç problemlerine de değinerek, “Kulunç problemlerinin; germe, gevşeme ve kuvvetlendirme egzersizleri ile en aza indirgenmesi sağlanabilir. Aynı zaman egzersiz ile birlikte vücudumuzda salınan bazı hormonlar sayesinde stres düzeyi de azalmaktadır. Sonuç olarak soğuk havalarda evde, okulda, iş yerinde veya kapalı spor salonlarında en az 15-20 dakika ayırarak ve egzersizi yaşam tarzınız haline getirin. Eğer düzenli egzersiz yaparsak, kendimizi çok daha iyi hissedebilmemiz ve hastalıklardan korunabilmemiz mümkündür” ifadelerini kullandı.

  • Balık ölümlerinin devam etmesi endişeyi arttırıyor

    Eskişehir’de Porsuk Çayı’nda balık ölümlerinin sürmesi ilçelerde endişeyi her geçen gün arttırıyor.

    Porsuk Çayı’nın geçtiği Beylikova ilçesi ile Mihalıççık ilçesine bağlı Yunus Emre Mahallesi arasında bulunan yaklaşık 30 kilometrelik alanda görülen ve nedeni henüz belirlenemeyen toplu balık ölümleri, ilçe halkında paniğe neden oldu. Çayın kıyısına farklı kilolarda sazan ve kefal türü balıkların vurması yetkileri de harekete geçirdi. Beylikova İlçe Tarım Müdürlüğü yetkililerinin incelemek üzere numune aldıkları öğrenildi. İncelemelerin ardından balıkların ölme nedenlerinin belli olacağı belirtildi. Ancak ilçe halkı balıkların yumurtlama döneminin yakın olduğuna dikkat çekti. İlçe halkı ölen balıklarla birlikte binlerce yumurtanın da yok olduğunu söyleyerek, sorumluların kesinlikle cezalandırılmasını istedi.

    Yıllardır Porsuk Çayı’ndan balık tuttuğunu belirten Beylikova ilçesi sakini Cevat Özcan, yaklaşık 10 gündür ölümlerin sürdüğünü söyledi.

    Balıkların ölmeden önce Porsuk Çayı’nın yüzeyine çıktıklarını ve ağızlarının açık olarak su üzerinde gittiğini ifade eden Özcan, “Her sene bu zamanlar oluyor bu olay. Her yıl şeker fabrikasının açılışında bu yüzde 100 oluyor. Beylikova Porsuk’ta bir kurbağa bile yaşamıyordu, canlandırdılar ama bunlar yine öldürüyorlar. Benim gördüğümde en az bin tane vardı. Bendin üstü böyle 15 metre balıktı. 9, 10 kilo, 200, 300 gram balıklar vardı. Benim gördüğüm zaman canlı mahluk kalmamıştı Porsuk’ta ama daha aşağılarda var mı bilmem. Ben de senenin 3 ayını balık tutarak geçiririm. Başka eğlence yerimiz yok bizim. Vatandaşın bir tek burada eğlence yeri var balık tutmak, onu da bitiriyorlar. Buna önlem alamıyorlar. Her dönem oluyor bu, her dönem bu zamanlar oluyor bu balık ölümleri. Şuan mesela bugün gördüğümüz balıkların en bitik zamanını gördük. Şimdi daha aşağılara gitsen, aşağılarda bent varsa, bentlerde yine yüzlerce ölü balık buluruz. Biz yetkililerden, bunun önlemini almasını istiyoruz. Bu çayın canlanmasını istiyoruz. Balıkçılığın, Porsuk’un canlanmasını istiyoruz. Milletin eğlence yerini öldürmesinler. Burada bizim Beylikova’da başka sağa-sola gidecek bir yerimiz yok. Bizim burada bir tek Porsuk çayımız var. Porsuk Çayı’nın bu kadar kirletilmesine karşıyız. Porsuk’u yaşatmaya uğraşmıyorlar, öldürmeye uğraşıyorlar. Bu dış memlekette olsa Porsuk kıyısı cennet olur, bizde pislikten geçilmiyor. Görüyorsunuz Porsuk’un halini” dedi.

    Beylikova ilçe sakini Ali Beker ise balık ölümleri hakkında şunları konuştu:

    “İnsanlar ailece geliyorlar buraya balık tutuyorlar. Kadın olsun, çoluk çocuk olsun herkes geliyor buraya, eğlenmeye geliyor. Biz böyle yapıldıktan sonra bu şeyin kıymeti yok yani, isterse komple götürsün. Binlerce balık ölüyor, ufağı da büyüğü de hepsi ölüyor. Porsuk’un temizlenmesini istiyorum. Balık ölümlerinin önlenmesini istiyorum.”

  • ’Stopple’ doğalgaz hat güvenliğini arttırıyor

    Doğalgaz hat güvenliğini arttırmak amacıyla geliştirilen ’Stopple’ın tanıtımı yapıldı.

    Tanıtım programına ENGIE Türkiye CEO’su Denis Lohest, İZGAZ Genel Müdürü ve ENGIE Türkiye Dağıtım Grubu Başkanı Mehmet Gökalp Özkök, İZGAZ Genel Müdür Yardımcısı Pierre Marzin ve çok sayıda davetli katıldı. ENGIE, kendi patenti altındaki ürünü Stopple ile doğalgaz servis hatlarının güvenliğini Türkiye’de ilk defa kazı yapılmadan güçlendirebiliyor. Stopple servis hatlarında oluşabilecek muhtemel hasarlarda kontrolsüz gaz çıkışını engelleyerek, imalatı gaz kesim vanasız yapılmış servis hatlarının çevre ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesini sağlıyor.

    Tanıtım programının açılış konuşmasını yapan ENGIE Türkiye CEO’su Denis Lohest, “Yapmış olduğumuz projelerde en çok dikkat ettiğimiz olan güvenlik. Türkiyede’ki bütün alanlarda güvenliği ön planda tutuyoruz. Bazı sonuçları sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen sene bin 600 kayıplı kazasız gün sayısına İZGAZ’la ulaştık. Bu çok önemli bir rakam. Çünkü hem İZGAZ hem de alt yüklenicileri bu sonuca destek verdiler. Türkiyede’ki projelerimizle yenilenebilir enerji alanında gelişme göstermek istiyoruz. Türkiye’de çok önemli güneş ve rüzgar gücü var. Bunu kullanarak enerji alanları oluşturmak istiyoruz” dedi.

    “Bugüne kadar 600’den daha fazla STOPPLE uygulaması yaptık”

    Stopple üretimi öncesinde yapılan teknik ve alt yapı hizmetleri hakkında bilgiler veren İZGAZ Genel Müdür Yardımcısı Pierre Marzin, “Bugün ki ana konumuz STOPPLE. Yayıncı patentli ve 7 ayrı patantle korunan bir ürün. Bunun üretimi için 4 sene AR-GE çalışmaları yapıldı. İZGAZ kısmındaki faaliyetlerimize bakacak olursak ise bu iş için sadece 4 kişi aldık. Bu kişilerin Fransa’da eğitimlerini almalarını sağladık, ve bugüne kadar 600’den daha fazla STOPPLE uygulaması yaptık. Hedefimizde bütün müşterilerimize aynı düzeyde güvenlik sağlamak” diye konuştu.

    “STOPPLE ürünün çalışma aşamalalarını anlatan İZGAZ İşletme ve İç Tesisat Müdürü Erdal Kösemen, “Birinci aşamada aşırı akış sağlayan vana kolu açılarak, gaz STOPPLE ekipmanının devreye girmesi sağlanıyor ve STOPPLE atması bekleniyor. İkinci aşamada servis hattı basınçlandırılarak tekrardan gaz STOPPLE kuruluyor. Üçüncü aşamada ise normal akış vanası açılarak gaz geçişinin devamlılığı gözlemleniyor. Bu işlemler tamamlandıktan sonra gaz STOPPLE montajı tamamlanmış oluyor” şeklinde konuştu.