Etiket: Arttırdı

  • (Özel Haber) Makineleşme pamuğa olan ilgili arttırdı

    Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde yaklaşık 10 bin dekar alanda gerçekleştirilen pamuk üretimi, özellikle pamuk toplama makinesinin kullanılmasıyla her geçen yıl artış gösteriyor.

    Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde pamuk hasadı başladı. ’Beyaz altın’ olarak tabir edilen pamuk üretimi, makineli tarımın yaygınlaşmasıyla birlikte artış gösterdi. Geçmiş yıllarda ilçede büyük ölçüde üretimi yapılan pamuk kota, ekonomik sıkıntılar ve hasat döneminde işçi bulunamaması nedeniyle 10 bin dekarlara kadar geriledi. Özellikle hasat döneminde büyük zahmet gerektiren pamuk üretimi ilçede gerek devletin verdiği desteklemeler ve gerekse de makineli tarıma geçilmesiyle birlikte her geçen yıl artış gösteriyor. İlçede pamuk üretimini hiç bırakmayan çiftçiler de üretimin artması ve destekleme primlerinden memnun.

    Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde pamuk üretimi yapan çiftçilerden Muharrem Baysal, “Bu sene pamuktan memnunuz. Fiyatlar da iyi. Devlet de destekleme veriyor. Bu pamuğun kilogramını bin liraya toplayamazsın. Ama makineyle 120 liraya topluyoruz. Makineleşme çok güzel bir şey. Çok daha iyi olacak. Eskiden toplanmıyordu. Ortağına veriyordun yine toplanmıyordu” dedi.

    Makineli tarıma geçilmesiyle birlikte pamuk üretiminin de arttığını söyleyen çiftçi Kemal Çetinkaya ise “Daha önceki senelerde 300 bin dönüm pamuk ekiliyordu. Bu yıl bin 700 dönüm pamuk ekiliyor. Seneye daha fazla artar. Biz devletimizden bizi desteklemesini istiyoruz. Desteklerse bu pamuk çoğalır. Zaten yarı yarıya veriyorduk işçiler toplamıyordu. Ama böyle makineye geçtiğimiz zaman 120 lira veriyoruz dönümüne. Bu sene işçi bulunamadı. Ne domates toplanabildi, tarlada domatesler kaldı. Makineye verilmese bu işçilik olmaz. Pamuk bırakılırdı. Devletin verdiği primi eğer seneye biraz daha pamuğa arttırırsa Saruhanlı ovasının hepsi eker. İthal edeceğimize ihracat ederiz. Giydiklerimiz zaten naylon. Pamuklu olur da hastalık da gelmez insanlara” diye konuştu.

    İlçede hem pamuk üretimi yapan hem de sahibi olduğu makine ile diğer çiftçilerin de ürünlerini hasat eden Adem Yiğit, makineleşmenin artması gerektiğini söyledi.

    “Girdi maliyetleri ekim alanlarını daralttı”

    Girdi maliyetlerinin yüksek olması ve işçi sıkıntıları nedeniyle pamuk üretiminin gerilediğini ancak son yıllarda verimin de artmasıyla birlikte çiftçinin pamuk üretiminden para kazandığını söyleyen Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, “İlçemizde şu anda tahmini olarak 10 bin dekara yakın pamuk arazisi var. Geçmiş yıllarda 100 bin dekara yakın pamuk ekilirdi. Ama girdi maliyetleri nedeniyle pamuk günden güne ekim alanları daraldı. Bunun en büyük sebeplerinden biri girdi maliyetleri ve işçilikti. Şu anda makineli tarıma geçtiğimizden dolayı çiftçimiz pamuğa karşı ekime başladı. Pamuk ekim alanları daha da çoğalacak. Çünkü bizim Saruhanlı, pamuk lifi olarak Bergama’dan sonra ikinci gelmekte. Çiftimiz pamuğa yönelmek istiyor ama girdi maliyetleri yüksek. Ama önümüzdeki yıllarda bu makineleşme devam ederse pamuk alanları geçmiş yıllara göre 60-70 bin dekarlara çıkacağını tahmin ediyoruz. Daha önceden 400-450 kilogram aldığımız pamuk arazilerinde 600-700 kilogramlara kadar pamuk alıyoruz. Verim arttıkça masraflar bir nebze geri çekiliyor. Para kazanma şansımız artıyor” dedi.

    “Makineleşme insanları pamuğa yöneltti”

    Özellikle hasat dönemlerinde işçi bulmakta sıkıntı yaşadıklarını sözlerine ekleyen Okur, “İşçi bulamıyoruz. Biz gerek domates açısından, biber hasadında gerekse üzüm kesmelerinde işçilik yönünden çok zahmetler çektik. Pamuğunda zaten en büyük işçiliği toplaması. İnsanlar geçmiş yıllarda elindeki pamuğu yarı yarıya verdiği halde toplatamadı. Ama makineli tarım olduğu için çiftçimiz gönül rahatlığıyla pamuğu toplatıyor. Pamuğun ekiminden hasadına kadar her şey makineyle olduğu için insanlarımız yöneliyor. Makineleşmenin devam etmesini istiyoruz. Devletimiz pamuk eken vatandaşlara primlerini makinede de primlerinin arttırılmasını istiyoruz. Pamuk toplama makinesi 600-700 bin lira civarında. Buna da destek verilirse bu pamuk toplama makineleri çoğalırsa pamuk ekim alanları da genişleyecektir” diye konuştu.

    İlçedeki pamuk hasadının önümüzdeki aylara kadar devam etmesi bekleniyor.

  • Yağmur, fındık kurutma makinelerine talebi arttırdı

    2017 ürününden hasat edilen fındıkların kurutulmasında son günlerdeki aşırı yağışlar nedeniyle sorun yaşanması, üreticilerin kurutma makinelerine olan taleplerini arttırdı.

    Trabzon’un Arsin ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrikasının yanına kurutma sistemini kuran ve geçen yıl 14 makinede aynı anda ayrı ayrı 2 ila 5 ton arasında kurutma yapabilen Ferrero firması, 2017 ürünü öncesinde sistemi değiştirdi.

    Ferrero Tarım Direktörü Ersin Arısoy, ellerindeki kurutma makinelerinden Değerli Tarım uygulamaları kapsamında 50 tanesini, Sakarya, Düzce, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerinde bazı belediyeler, muhtarlıklar, ziraat odaları ve fındıkla uğraşan tüccarlara emanet olarak verdiklerini söyledi. Arısoy, fındıklarını bu makinelerde kurutmak isteyenlerin bulundukları yörelerdeki Ferrero Ziraat Mühendisleri’nin yanı sıra makinelerin verildiği kurum ve kişilerle irtibat kurmaları gerektiğini ifade etti.

    Arısoy, “Makineli kurutma sistemi bölgede havaların yağışlı olması nedeniyle büyük bir kolaylık getiriyor. Randımana olumlu katkı yapıyor. Zamandan ve maliyetten tasarruf sağlıyor” dedi.

    Fındık hasadının devam ettiği Karadeniz bölgesinde son günlerde havaların oldukça yağışlı geçmesi nedeniyle ürününü güneşten yararlanarak harmanda kurutmada zorlanan üreticilerin kurutma makinelerine adeta hücum ettikleri bildirildi. Kurutma makinelerinin tamamına yakını günün 24 saati çalıştığı ancak, taleplerin sıraya konması nedeniyle 15-20 gün sonraya sıra verilmeye başlandığı bildirildi.

    Bazı yerlerde makinelerde yapılan kurutma işleminden üreticilerden hiç bir ücret talep edilmezken, bazı yerlerde ise sadece yakıt maliyeti alınıyor.

    Ekim ayının ortalarına kadar devam etmesi beklenen makineli kurutma işlemine başlanmadan önce fındığın ağırlığı ve nemi ölçülüyor. Genelde yüzde 15 ila 25 oranında nem içeren yaş fındıklar 8 ila 20 saat arasında kontrollü bir şekilde kurutma işlemine tabii tutuluyorlar. Ülkemizde de üretilebilen ve kullanılan kurutma makineleri, akaryakıtın yanı sıra katı yatık ve LPG ile çalıştırılabiliyor.

  • Fındıkta örnek projeler verimi arttırdı

    Ordu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Kemal Yılmaz, 5 yıldır uygulanan “Her İlçede Örnek Fındık Bahçeleri Projesi”nin fındık üretiminin tekniğine uygun yapılmasıyla verim ve kalite artışı yaşandığını gösterdiğini söyledi.

    Son on yıllık fındık üretim rakamlarının ortalaması dikkate alındığında Türkiye’nin yaklaşık 550 bin ton yıllık fındık üretiminin olduğunun görüldüğünü, bu haliyle dünya fındık üretiminin yüzde 65-70’ini tek başına ürettiğini belirten Kemal Yılmaz, Ordu’nun ise ortalama 150-200 bin tonluk yıllık üretimi ile dünya fındığının yüzde 25’ini tek başına üreten il olarak fındığın merkezi konumunda olduğunu kaydetti.

    Üretimde ve dikim alanları bakımından lider bir il konumunda olmalarına rağmen fındıkta birim alan verimi bakımından aynı şeyleri söylemek maalesef mümkün olmadığını belirten Yılmaz, “Dünyanın değişik ülkelerinde dekara 300-400 kg fındık alınabilirken ülkemizde dekara verim 90-100 kg civarındadır. Tabii bu verim düşüklüğünün bir kısmı bahçelerimizin yaşlı olması, coğrafyamızın güçlüğü, eğimli arazilerimiz ve parçalı arazi yapımızdan kaynaklı olabilir. Sebebi her ne olursa olsun birim alan verimimiz lider ülkeye yakışmayacak durumdadır” dedi.

    Bu durumun önüne geçmek için İl Müdürlüğü olarak birim alan verimini artırmak ve lider ülkeye yakışır seviyeye getirmek için projeler hazırlayarak uygulamaya başladıklarını belirten Yılmaz, “Bu projeleri uygularken lider ülkeye yakışır verim ve kaliteye ulaşarak, hem üreticimizin hem de ülkemizin daha çok kazanmasını sağlamak istiyorduk. Çalışmalarımızı dekara sağlayacağımız 10 kg’lık bir verim artışının dahi bu ilin ekonomisine yıllık 200 milyon TL ilave kazanç sağlayacağını bilerek büyük bir sorumlulukla gerçekleştirdik” diye konuştu.

    Yılmaz, şu bilgileri verdi:

    “Uyguladığımız projelerden birisi olan ‘Her İlçede Örnek Fındık Bahçeleri Projesi’ ile ilçelerimizde toplam 225 dekar alanda örnek fındık bahçeleri oluşturduk. İşte bugün gelinen noktada dekara 100 kg olan verimi 250-300 kg’lara çıkarmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. İşi tekniğine uygun yapınca, yüksek verim alınabileceğini tüm üreticilerimize göstermiş bulunuyoruz. Şunu ifade etmek istiyorum ki dünya fındık üretiminin yüzde 25’ini tek başına gerçekleştiren ilimiz üreticilerine yakışan dünyaya örnek olmaktır. Ordu artık örnek alan il değil, dünyaya örnek olan bir il olacaktır. Bu çalışma sonuçları bunu göstermiştir.”

  • Resifler balık popülasyonunu arttırdı

    Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nin bir projesi olarak yürütülen Erdek Körfezi yapay resiflerinin mevcut durumunun tespitine yönelik çalışmalar tamamlandı. Ticari ve sportif balıkçılık açısından Marmara Denizi’nin en verimli alanlarından birisi olan Erdek Körfezi’nde 6 yıl önce balık popülasyonlarını artırmak amacıyla atılan yapay resifler, balık popülasyonlarını pozitif yönde etkilemeye başladı.

    Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Erdek Körfezi’ne 2011 yılında atılan yapay resiflere ilişkin yaklaşık bir yıldır sürdürdükleri sualtı çalışmalarının sonuçlarını açıkladı.

    Prof. Dr. Sarı yaptığı açıklamada, “Yapay resiflerin, atıldıkları alanda bulunan flora ve fauna tarafından tamamen kaplandığını ve resif atılan alanların taban yapısının tamamen kumla kaplı olup, balıkların resiflerden başka saklanma ve barınma yeri bulunmadığını gözlemledik. Yapay resiflerde bol miktarda balık, yumuşakça, kabuklu ve eklem bacaklı türü olduğunu gördük. Resif dipleri de ıstakozlar için önemli bir yuvalanma alanı haline gelmiş” dedi.

    Prof. Dr. Mustafa Sarı, bir yıldır sürdürdükleri çalışmaları sonucunda 2011 yılında atılan yapay resiflerin amacına uygun şekilde işlev kazandığını ortaya koyduklarını ifade ederek, “Resifler belli alanlara yığın şeklinde atılarak üst üste binmeleri ve su altında bol miktarda delik-kovuk içeren minik tepecikler oluşturulması gerekirken, Erdek Körfezi’nde üst üste düşen çok az sayıda resif gözledik. Resifler daha çok yan yana veya sıralı şekilde teker teker deniz dibinde duruyor. Bu resiflerin balonlarla kaldırılarak ideal şekilde yerleştirilmesi için yeni bir proje geliştirmek ve uygulamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

  • Trabzonspor Macaristan kampında tempoyu arttırdı

    Trabzonspor, Macaristan’da sürdürdüğü hazırlıklarında tempoyu arttırdı. Günü 3 idmanla tamamlayan bordo-mavili ekipte futbolcuların ve Teknik Direktör Ersun Yanal’ın neşeli halleri dikkat çekti.

    Ersun Yanal’dan fikstür yorumu

    Teknik Direktör Ersun Yanal, bugün çekilen 2017-2018 Spor Toto İlhan Cavcav Sezonu fikstürü ile ilgili yaptığı açıklamada, sonuçta 34 maç oynayacaklarını, rakiplerin ilk haftalarda kamp dönüşü olduğu için hepsinin formda olacağını, öte yandan ilginç bir fikstür olduğunu dile getirdi.

    Okay Yokuşlu ve Castillo’ya yurt dışından kanca

    Trabzonsporlu oyuncular Okay Yokuşlu ve Castillo’ya yurt dışından talipleri olduğu, Okay’ın Alman ekiplerinden Bayer Leverkusen, Castello’ya ise İspanyol kulübü Villa Real’in transfer etmek istediği, yönetimin Teknik Direktör Ersun Yanal ile görüşüp karar vereceği belirtildi.