Etiket: Arttı

  • Rahim Ağzı Kanserinde Hız Ve Doğruluk Oranı Arttı

    Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (AEAH) Patoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Cem Sezer, rahim ağzı kanserinde bilgisayar ile tarama ve karaciğer kanserinde akıllı ilaç kullanımının hız ve doğruluk oranını attırdığını belirtti.

    Rahim ağzı kanserinde bilgisayar ile tarama sistemi ile rahim ağzı kanserine neden olan Human Papilloma Virüs (HPV) taramasının başladığını belirten Doç. Dr. Cem Sezer, “Kliniğimizde tek olan sıvı bazlı smear çalışmalarını bilgisayarlı ortamda tarayan FDA onaylı BD Focal Point image sistemi kuruldu. Bu sistemle kadın doğum hastalarından gelen jinekoloji smear materyalleri, kapalı sistemde taranmaktadır. Türkiye’de çok az sayıda olan bu sistem ile smear tanılarında hız ve doğruluk oranı artmıştır. Günde 200’e yakın hastamızın smear’ını tarayıp tanısını koyabiliyoruz. Yaklaşık olarak yıllık 20 bin smear bu yolla taranmaktadır” dedi.

    VİRÜSÜN VARLIĞI SAPTANIYOR

    Kullanılan sistem ile rahim ağzı kanserine neden olan virüsün varlığının en güvenli yöntemle saptandığının altını çizen Doç.Dr. Sezer, ”Bu sisteme ek olarak rahim ağzı kanserine neden olan HPV taraması başlamıştır. Kullanmış olduğumuz bu sistem ile 3 gün gibi kısa bir süre içerisinde tanı koyup, tedavisine başlıyoruz” diye konuştu.

    AKCİĞER KANSERİNDE AKILLI İLAÇ DÖNEMİ

    Akciğer kanserinin son derece öldürücü bir hastalık olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Cem Sezer, bu hastalığın tedavisinde akıllı ilaç kullanımının önemine değindi. Kanser hastalarında akıllı ilaç kullanımı için AEAH’de gerekli alt yapının sağlandığını vurgulayan Doç.Dr. Sezer, “Hastalara çok ağır mali külfet getirecek bu tetkikler sağlık güvencesi içinde sağlanmaktadır. Hastanemizde hastalarımıza, akciğer kanserlerinde EGFR, ALK, ROS-1, C-MET, meme ve mide kanserlerinde HER-2, kolon kanserlerinde K-RAS, BRAF, Malign Melanomlarda BRAF testleri uyguluyoruz. Bu testlerden bazıları sadece Türkiye’de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ile birlikte Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniğinde yapılmaktadır” dedi.

    Sezer, sistemlerin hastaneye kazandırılmasında Genel Sekreter Prof. Dr. Necat Yılmaz’ın büyük katkısının olduğunu ifade ederek, kanser alanında hastalarına en iyi hizmeti vermek için çaba sarfettiklerini kaydetti.

  • Şehitkamil’deki Modern Yol Sayısı Arttı

    Şehitkamil Belediyesi, kış ayları öncesi asfalt çalışmalarına hız verdi. Şehitkamil Belediyesi’nin yürüttüğü özverili çalışmalarla ilçe genelindeki modern yol sayısında artış oldu.

    Şehitkamil Belediyesi, medeniyet seviyesinin belirlenmesinde önemli unsurlardan biri olarak kabul edilen yol konusunda oldukça hassas davranıyor. Şehitkamil Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde yürütülen yol açma ve asfalt çalışmalarını farklı noktalarda hızla sürdürüyor. Kış ayları öncesi asfalt çalışmalarına hız veren ekiplerin özverili çalışmaları sonucunda Şehitkamil’deki modern yol sayısında artış yaşandı. Şehitkamil Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, sabahın erken saatlerinde Yukarı Beylerbeyi Mahallesi’nde çalışmalarına başladı. Ekipler, Yukarı Beylerbeyi Mahallesi’nde altyapısı tamamlanmış yeni yerleşim alanlarına sıfır asfalt çalışması yaptı. Yukarı Beylerbeyi Mahallesi’nde bulunan 60-61-62-63-64 ve 72 numaralı sokakların sıfır asfalt çalışması tamamlandı. Gerçekleştirilen hizmetlerden duyduğu memnuniyeti ifade eden Yukarı Beylerbeyi Mahalle Muhtarı Ali Güler, “Yukarı Beylerbeyi Mahallesi’nin yol açma çalışmaları yapıldı ve altyapı çalışmaları tamamlandı. Şehitkamil Belediyemiz, şimdi de mahallemizin asfaltına başladı. Asfalt çalışmalarının yüzde 80’i bitti. Mahallemiz çok mükemmel bir yerleşim yeri oluyor. Mahalle sakinleri, Şehitkamil Belediyemizin ve Başkanımız Rıdvan Fadıloğlu’nun çalışmalarından çok memnun. Yapılan çalışmalardan dolayı mahallem adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Asfalt çalışmalarının Yukarı Beylerbeyi Mahallesi’nin çehresini değiştirdiğini dile getiren mahalle sakinleri, hizmetlerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mahalle sakinleri, Şehitkamil Belediyesi Başkanı Rıdvan Fadıloğlu ve ekibine teşekkür etti.

  • Fındık Satılmayınca Kabuğunun Fiyatı Arttı

    Ordu’da mahalli yakacak olarak kullanılan fındık kabuğu fiyatları, üreticinin fındığını pazara indirmemesi sonucu arttı.

    Kış aylarının yaklaşması ile birlikte vatandaşlar yakacak ihtiyacını karşılamak için, oduncu ve kömürcülerde yoğunluk oluşturuyor. Son zamanlarda odun ve kömüre alternatif olarak piyasaya giren fındık kabuğu ise son iki yılda yüksek fiyatlarından satılıyor. Genellikle fırıncılarda kullanılan ve son zamanlarda evlerde de yakılmaya başlanılan fındık kabuğu Ordu’da kilogramı 40 kuruştan alıcı buluyor. Ordu’nun Altınordu ilçesi Bucak Mahallesi’nde kömür ve fındık kabuğu satıcılığı yapan 35 yaşındaki Temel Bakıcı fındık kabuğundaki fiyat artışının fındığın pazara inmemesinden kaynaklandığını söyledi. Fındık kabuğunun son dönemde önemli bir yakacak haline geldiğini ifade eden Bakıcı, Ordu dışında bir çok ile de fındık kabuğu gönderildiğini belirtti.

    “KİLOSU 40 KURUŞ”

    Fındık kabuğunun geçen yılki fiyatlarla benzerlik gösterdiğini ve fiyatlarda ilerleyen aylarda artış yaşanabileceğini aktaran Bakıcı, “Geçmiş yıllardan bu yana Ordu ve Ordu dışındaki birçok ildeki fırınlara gönderdiğimiz fındık kabuğu artık evlerde de yakılmaya başlandı. Bu sebeple değerlenen bir yakacak oldu. 2014 yılında yaşanan zirai don sebebi ile fındık olmamıştı ve buna bağlı olarak fındık kabuğu fiyatları oldukça yükselmişti. Bu sezon fındık rekoltesi iyi oldu ancak fındık kabuğunun fiyatı yine değişmedi. Fındık kabuğu fiyatlarının değişmemesinde en önemli etki ise üreticinin fındığını pazara indirmemesi oldu. Fındık pazara inmeyince fabrikalarda fındık kabuğu bulunmuyor ve buna bağlı olarak fiyatlar geçen sezon ki ile aynı seviyelerde seyrediyor. Geçen yıl kilosu 50 kuruş olan fındık kabuğu bu yıl da kilosu 40 kuruştan satılıyor. 30-35 kiloluk çuvalların maliyeti ise 18-20 TL arası değişiyor. Kabuk fiyatlarındaki bu artış ilerleyen aylarda daha da yükseleceğe benziyor” dedi.

  • Üniversiteli İşsizler Artınca Meslek Liselerinin Değeri Arttı

    Türkiye’de her geçen gün artan diplomalı işsiz sayısı meslek liselerinin değerini artırdı. Özellikle üniversitelerden mezun olduktan sonra lisans diplomasına sahip pek çok gencin iş bulamaması geleceğini planlamak isteyen gençleri meslek liselerine yönlendirdi. Aydın’da 1985 yılında eğitime başlayan Mimar Sinan Endüstri Meslek Lisesi bir fabrika gibi çalışırken, okul çalışmak isteyen her mezununa iş garantisi veriyor. Fabrika gibi çalışan okulda öğrenciler bölümlerinden mezun olunca sanayide kendi dallarında istedikleri yerde işe başlayabiliyor.

    Türkiye’de en büyük sıkıntının işsizlikten ziyade kalifiye eleman olduğunu belirten Aydın Esnaf ve Sanatarkarlar Odaları Birliği Başkanı Selahittin Çetindoğan, yaşanan iş sıkıntısının en büyük nedenlerinden birinin sadece teorik eğitime ağırlık verilip uygulamaya ağırlık verilmemesi olduğunu belirtti. Türkiye’de eğitim sisteminde uygulamaya daha çok ağırlık verilmesi gerektiğini kaydeden Çetindoğan, “Tornavida tutmamış mühendis, saban görmemiş ziraatçı, harç görmemiş ve bu işlerle iştigal etmeyip sadece diploma almış pek çok mühendis hayatın gerçekleri karşısında işle yüzleştiklerinde ciddi sıkıntı yaşıyorlar. Oysa her birim kendi alanında uygulamalı olarak eğitim verip gençleri yetiştirirse hiçbir gencimiz hayata atıldığında iş sıkıntısı yaşamaz. Aydın’da çıraklık eğitimden ya da Meslek Lisesi’nden pişip diplomasını almış çalışmak isteyen hiçbir gencimiz iş sıkıntısı yaşamıyor. Eğer bir ülkede üniversite mezunu işsiz, meslek lisesi ve çıraklık okulu mezunları iş buluyorsa eğitim sistemi sorgulanmalıdır” diye konuştu.

    Yaklaşık 50 dönüm alan üzerine kurulu 141 öğretmen ile 1978 öğrencinin eğitim gördüğü okulda bilişim teknolojilerinden, motora, metal teknolojilerinden mobilya dekorasyona kadar her alanda eğitim veriliyor. Öğrencilerin yetenek ve kabiliyetlerine uygun olarak alanı seçtiği okuldan mezun olar, diplomalarını alır almaz işe başlarken okul öğrencileri artık kendilerini daha güvende hissettiklerini belirttiler. Okul öğrencilerinden Anıl Salcı, İrfan Yıldırım ve Ahmet Can Kavas isimli öğrenciler “İlk etapta puanlarımızın düşük olmasından dolayı bu okula kayıt yaptırırken üzüldüğümüz olmuştu. Üniversite mezunlarının işsiz gezdiğini görüp bizim mezun olan arkadaşların hemen işe başladığını görünce iyi ki bu okula kayıt yaptırmışız diyoruz. Türkiye’de iş ile ilgili endişesi olmayan şanlı öğrenciler arasındayız” diye konuştular.

  • Orağlı: “2015’Te Reklama Verilen Önem Arttı”

    Türkiye’de şirketlerin reklama verdikleri önemin artığını belirten Buğra Orağlı, reklam sektörünün ilk altı aylık verilerini değerlendirdi. Orağlı, sektörünün büyüdüğünü söyledi.

    Reksan Reklam Ajans Başkanı Buğra Orağlı, “Yılın ilk 6 ayında Türkiye’deki reklam yatırımlarının toplamı 2014’ün aynı dönemine göre yüzde 7.81 arttı. Yılın ilk yarısındaki harcamaların toplamı 4 milyar 282 milyon lira oldu” dedi.

    Buğra Orağlı, Reklamcılar Derneği’nin rakamlarını değerlendirerek “Araştırmaya göre, verilen reklamlarda Televizyon, açıkhava ve sinemada artış var görülüyor. Dijital mecralar ise yüzde 22’lik yükselişle reklam yatırımlarının yükselen yıldızı. Toplam reklam yatırımlarının dağılımı ise yüzde 52 televizyon, yüzde 17.38 yazılı basın, yüzde 20.62 dijital, yüzde 6.7’ açık hava, yüzde 1.95 radyo ve yüzde 1.28 sinema olarak gerçekleşti” dedi.

    Radyo Reklamının pasta payındaki düşüşe rağmen dinleyici ile kurduğu samimiyet, her an her yerde taşınabilir olması, mobil cihazlarla uyumluluğu, gün içi erişim, erişim/maliyet oranındaki uygunluk yanında yayın frekansı ile yakalanan sıklığın satışa olan etkisi gibi kriterler incelendiğinde, radyo reklamının önemi ve etkinliğinin daha da vurgulayan Orağlı, Radyo reklamlarıyla yakalanan sonuçlar sese dayalı, zihinsel imajlar oluşturmanın ve mevcut imajları güçlendirmenin etkili olduğunu söyledi.

    2015 yılı sonunda tüm dünyada reklam yatırımlarının yüzde 5.3 büyüyerek, 574 milyar dolar olmasının da beklendiğini sözlerine ekleyen Buğra Orağlı, “Yatırımlarda başı çeken ilk beş ülke; ABD, Norveç, Avustralya, Kanada ve İsveç. Reklam Yatırımının GayriSafi Yurtiçi Hasıla’ya (GSHY) oranı açısından bakıldığında ise dünya ortalaması binde 75 civarındayken bu oran Türkiye’de binde 30-35 olarak gerçekleşiyor. Ekonomik kriz yaşanan ülkelerin Reklam Yatırımı/GSYH oranının Türkiye’nin üstünde olduğu görülüyor. 2015 beklentisi ise bu oranın Türkiye için binde 30 olması yönünde” diye konuştu.