Etiket: Artmaya

  • Arap dünyasında Covid-19 bilançosu artmaya devam ediyor

    Arap dünyasında Covid-19 bilançosu artmaya devam ediyor

    Suudi Arabistan, Fas, Irak, Lübnan, Kuveyt ve Katar’da korona virüs salgınında vaka ve can kayıpları artmaya devam ediyor.

    Korona virüs salgını Arap dünyasında etkisini her geçen gün arttırmaya devam ediyor. Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, korona virüs salgınında son 24 saatte 792 yeni vakanın tespit edildiği ve toplam vaka sayısı 319 bin 932’ye yükseldiği duyuruldu. Bakanlık, son 24 saatte Covid-19 nedeni ile 34 kişinin daha hayatını kaybettiğini aktarırken, toplam can kaybının 4 bin 49’a ulaştığını açıkladı.

    Fas Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise, ülke genelinde son 24 saatte bin 555 yeni vakanın tespit edildiği, 37 kişinin de virüs nedeni ile hayatını kaybettiği aktarıldı. Bakanlık, ülkede toplam vaka sayısının 70 bin 160’a, toplam can kaybının ise bin 329’a ulaştığını açıkladı.

    Irak Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 4 bin 644 yeni vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısının 256 bin 719’a ulaştığı bildirildi. Bakanlık, son 24 saatte Covid-19 nedeni ile 63 kişinin hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının 7 bin 422’ye yükseldiğini açıkladı.

    Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ülke genelinde son 24 saatte 531 yeni vakanın tespit edildiği ve 4 kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Bakanlık, toplam vaka sayısının 20 bin 11’e, toplam can kaybının ise 187’ye ulaştığını ifade etti.

    Kuveyt Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 720 yeni vaka ile 3 can kaybı rapor edildi. Bakanlık, toplam vaka sayısının 88 bin 963’e, toplam can kaybının ise 540 yükseldiğini açıkladı.

    Katar Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ülke genelinde son 24 saate 227 yeni vakanın tespit edilmesi ile toplam vaka sayısının 119 bin 864’e yükseldiği aktarıldı. Bakanlık, son 24 saatte 1 kişinin daha virüs nedeni ile hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının 202’ye ulaştığını duyurdu.

  • Kayseri’de ar-ge merkezlerinin sayısı artmaya devam ediyor

    Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri’de ki Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri sayısına iki firmanın daha eklendiğini ve toplam sayının 11 olduğunu açıkladı.

    Ar-Ge merkezlerinin sayısının artmasının sevindirici olduğuna vurgu yapan Başkan Büyüksimitci, “Bir süredir 9 olan Ar-Ge ve tasam merkezlerimizin sayı, son zamanda Kilim Mobilya ve Kayseri Ulaşım A.Ş.’nin de katılması ile 11’e çıkmış oldu. Bunların dışında 4 firmamızın da başvuru aşamasında olduğunu biliyoruz. Bu firmalarımızda aramıza katılırsa en azından bu yılı 15 gibi bir sayı ile tamamlamış oluruz” dedi.

    Bu sayının Kayseri gibi bir sanayi şehri için yetersiz olduğunu belirten Başkan Büyüksimitci, “Yaptığı işin Ar-Ge değeri olduğunu fark etmeyen ya da bu işlerle uğraşmak istemeyen birçok firmamız var. İSO ilk 1000’de 32 üyemiz var. Bunlardan 6 tanesi almış durumda. İSO sıralamasına giren sanayi şirketlerimizin tamamının çok rahatlıkla Ar-Ge merkezi olabileceklerini düşünüyorum” diye konuştu.

    Ar-Ge merkezi olmanın vergi muafiyetleri ve teşvikler başta olmak üzere birçok avantajı olduğuna değinen Başkan Büyüksimitci şunları söyledi;

    “Dünyada sanayi ve ticaretin nereye gittiğini, rekabetin ne kadar çetin bir hal aldığını görüyoruz. İlla ki bir fark oluşturmak zorunda olduğumuzu da biliyoruz. Bu konuda desteğe ihtiyacı olan üyelerimiz lütfen bizi arasınlar. Firmalarını ziyaret ederek anlatabiliriz. Sanayicilerimiz firmalarının geleceği açısından lütfen bu işe ağırlık versinler.”

  • Peru’da ölü sayısı artmaya devam ediyor

    Peru’da son 20 yılın en büyük felaketi olan selde hayatını kaybedenlerin sayısı 72’ye yükseldi.

    Peru’da yaşanan son 20 yılın en büyük felaketi, ülkede can almaya devam ediyor. Perulu yetkililer, şiddetli yağış, nehirlerin taşması ve toprak kaymasının yaşandığı ülkede ölü sayısının arttığını açıkladı. Peru Başbakanı Fernando Zavala, ölü sayısının 72’ye yükseldiğini söyledi.

    Başkent Lima’da hafta başından bu yana suların kesik olduğu ifade edilirken, askerlerin polislere destek amacıyla kamu düzenini sağlamak için 811 kente konuşlandırıldığı belirtildi. Pasifik Okyanusu’nun yüzeyindeki ısınmadan kaynaklanan fırtınaların 2 hafta daha süreceği aktarıldı. Şili, Bolivya ve Venezuela, Peru’ya destek gönderme teklifinde bulundu.

    Peru hükümeti, 1988 yılında meydana gelen benzer bir olayda 374 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

  • Prefabrik evlere olan ilgi son yıllarda artmaya başladı

    Dayanıklılığı ve normal evlere göre maliyetinin düşük olmasıyla dikkat çeken prefabrik evlere olan ilgi son yıllarda artmaya başladı.

    Her geçen gün ilginin arttığı prefabrik evler depreme karşı dayanıklı olması, kısa sürede hazırlanması ve normal evlere göre maliyetinin düşük olması ile dikkat çekiyor. Prefabrik evlerin metrekare fiyatı evin özelliklerine, kullanılan malzemeye, alanına ve anahtar teslim olmasına göre 350 TL’den başlayıp 750 TL’ye kadar değişiyor. Son bir kaç yıldır talebin arttığı, Eskişehir bölgesinde de yaygınlaşmaya başlayan evler 20 ile 45 gün arasında yapılıyor.

    Eskişehir’de prefabrik ev satışı yapan firmanın sahibi Ender Aktı, 1999 depreminden sonra bu tür evlere ilginin arttığını belirtti. Aktı, “Depremde evini kaybeden insanların konaklamalarını sağlamaları için, 20 gün gibi kısa bir sürede yapılan prefabrik evler yapılmaya başlandı. Prefabrik evler, depreme dayanıklı, çabuk ve basit yapılıyor. Betonarmeye göre daha ucuz, ısı yalıtımı daha kuvvetlidir. Metrekaresine ve istenilen özelliklerine göre 20 ile 45 gün arasında bir prefabrik ev anahtar teslim şeklinde hazır hale geliyor. Ev şeklinde hazırlanan prefabrik evler 20 ile 250 metreye kadar yapılabiliyor. Evin özelliklerine, kullanılan malzemeye, alanına ve anahtar teslim veya teslim olmayana göre, metrekaresi 350 TL’den 750 TL’ye kadar değişiyor” ifadelerini kullandı.

    “Evler şehir dışındaki arsalara yapılıyor”

    Şehir merkezlerinde prefabrik ev yapımına daha izin verilmediği için vatandaşların kentten uzak alanlardaki arsalarına prefabrik evler yaptırdıklarını vurgulayan Aktı, “Türkiye’de prefabrik kullanımı şantiye alanında yaygın, ama ev yapımında daha çok yaygınlaşmadı. Lakin önceki yıllara oranla son bir kaç yıldır ev yapımında, hem ülke genelinden hem de Eskişehir’de yaygınlaşmaya başladı. Anahtar teslimde, önce zemin betonu, arkasından bina kurulumu, daha sonra içinin şapı atılıyor. Parkesi, ıslak zeminin fayansı, mutfağı, duşa kabin, klozet, lavabo her şeyi takılıp müşteriye teslim ediliyor” dedi.

  • Elektrikli Araçlara İlgi Artmaya Başladı

    Düşük maliyetli şarj ile yüzlerce kilometre yol gidebilen elektrikli araçlara ilgi son yıllarda artmaya başladı.

    Yenilenebilir enerji kaynaklarına daha çok ihtiyaç duyulduğu günümüzde birçok otomobil üreticisi benzin, motorin ve LPG ile çalışan araçlara alternatif olarak elektrikli otomobiller ile ilgili Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor.

    Otomotiv sektörü temsilcileri, yüksek akaryakıt giderlerinden şikayetçi sürücüler ve çevre kirliliğinin azaltılması noktasında iyi bir seçenek olan elektrikli araçların yakın gelecekte yollarda daha çok görüleceğine dikkat çekiyor.

    ELEKTRİKLİ OTOMOBİL TEKNOLOJİSİ YENİ DEĞİL

    Kopuz Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve Filo Yönetim Uzmanı Gökhan Kopuz,

    son yıllarda otomotiv sektöründe daha fazla öne çıkan elektrikli araç teknolojilerinin aslında yeni bir gelişme olmadığını vurguladı.

    Kopuz Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve Filo Yönetim Uzmanı Gökhan Kopuz, elektrikli otomobillerin ilk olarak 18. yüzyılın ortalarında kullanılmaya başlandığı fakat içten yanmalı motor teknolojisindeki ilerleme ve petrol kullanan araçların ucuz olarak toplu üretiminin gerçekleştirilmesi ve o dönemlerde petrol fiyatlarının düşük olmasının elektrikli araçların sonunu hazırladığını belirtiyor.

    Elektrikli otomobillere ilginin kısa süreli olduğunu ifade eden Gökhan Kopuz, elektrikli araçlara ilginin artmasını şöyle açıkladı: “Son yıllarda otomotiv sektöründeki teknolojik gelişmeler ile birlikte batarya ve güç yönetimindeki ilerlemelerin elektrikli araçlara ilgiyi yeniden artırdı. Petrol fiyatlarının sürekli yükselmesinin yanı sıra çevreyi koruma kaygılarının da artması elektrikli otomobillerin günümüz dünyasındaki konumunu tekrar gündeme getirdi.”

    ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN AVANTAJLARI DA VAR DEZAVANTAJLARI DA

    Elektrikli araçların benzin ve motorin ile çalışan araçlara göre en büyük avantajları gürültülü motora sahip olmaması, çevreye etkilerinin daha az olması, periyodik bakım maliyetlerinin düşük olması, parça değişim periyodunun uzun olması olarak biliniyor. Bunların yanı sıra olası bir kaza durumunda araçların yanma ve patlama ihtimali de azalıyor.

    ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER NEDEN YAYGINLAŞAMIYOR?

    Elektrikli araçların dezavantajları ise içten yanmalı motora sahip araçlara göre satın alma fiyatlarının daha pahalı olması, ikinci el piyasasının zayıf olması, tek şarj ile gidilen mesafenin dizel ya da benzinli araçlara göre düşük olması, çok yüksek hıza çıkamaması, pil şarj etme istasyonlarının yaygın olmaması, yüksek batarya kiraları olarak öne çıkıyor. Ayrıca elektrikli araçların kullandığı elektriğin üretildiği elektrik santrallerinin elektrik üretimine paralel olarak daha fazla karbondioksit salımına sebep olduğu tartışılıyor. Otomotiv sektörü temsilcileri elektrikli araçların gelecekte yaygın olarak kullanılacağı konusunda hemfikir olsa da elektrikli araçların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması sürecinin yavaş ilerlemesi kafalarda soru işareti olarak duruyor.

    ELEKTRİKLİ ARAÇLAR ÇEVREYİ VE HAVAYI NE KADAR KORUYACAK?

    Elektrikli araçların yaygınlaşması ile birlikte cevap bekleyen en önemli soru çevrenin ve havanın ne kadar korunacağı. Elektrik üretiminin büyük bir bölümünün petrol ve nükleer gibi çevreyi tehdit eden yöntemler ile elde edildiği biliniyor. Elektrikli araç kullanımı arttıkça elektrik sarfiyatının da artacağı bilinen bir gerçek. Bu noktada elektrik talebini karşılarken çevreye verilecek zararın içten yanmalı motorların verdiği zarara göre daha az olması gerekiyor.