Etiket: Artıyor

  • Hile Ve Suistimaller Artıyor

    Toplumda yüksek hayat standartlarına sahip ve bulundukları mevki itibari ile beyaz yakalı tabir edilen kesimin de hilekarlığa başvurduklarını belirten hile ve denetim uzmanı Baki Toraman, beyaz yakalı hilekarların mesleklerinin toplum önündeki itibarından faydalanarak hile yoluyla haksız kazanç elde etmekten sakınca duymadıklarını söyledi.

    Yapılan araştırmalar neticesinde işletmelerin, çeşitli hilelerle her yıl karlarının yüzde 8-10 oranında bir kayıp yaşandığı belirlenirken, dünya çapında hile ve suistimallere yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Merkezi Amerika’da bulunan Suistimal Denetçileri Birliği (ACFE) tarafından her yıl yapılan denetimler sonucuna göre, Türkiye’de hile ve suistimallerin her yıl arttığı belirtildi. Toplumda sporcu, avukat, akademisyen, sanatçı, idareciler ve değişik meslek gruplarından, beyaz yakalı diye tabir edilen kesimden de hilekârlığın olduğunu belirten Baki Toraman, bu kişilerin konularında uzman oldukları için, suçlarını rahatlıkla gizleyebildiklerini söyledi. Aile şirketlerinin yanı sıra, kamu kuruluşlarına da bu konuda danışmanlık hizmeti verdiklerini belirten Toraman şunları söyledi:

    “Suç işleyen topluluğun yalnızca fakir kişilerden oluşmadığı ve farklılıkların birleşimi“ teorisini ortaya atan Edwin Hardin Sutherland aynı zamanda beyaz yakalı hilekârlar tanımlamasıyla ilginç bir gerçeği de gözler önüne sermiştir. Kaliteli takım elbise giyen profesyonellerin de suç işleyebileceği bir gerçektir. Sporcu, avukat, akademisyen, polis şefi, tarikat lideri, askeri personel, müdür ve yönetici gibi saygın mesleklere sahip olan beyaz yakalı hilekarlar, mesleklerinin toplum önünde ki itibarından faydalanarak hile yoluyla haksız kazanç elde etmekten sakınca duymazlar. Peki nedir beyaz yaka kavramı? “Beyaz yaka” kavramı ücret karşılığında çalışan ve lüks kıyafetler içinde işine gelen kişileri ifade etmek için kullanılır. Çalışan tarafından elde edilen kuruma ait bilgilerin rakiplere bir bedel karşılığında sunulması beyaz yakalı suç iken aynı zaman da çalışan hilesidir. Beyaz yaka suçları fiziki bir faaliyette bulunmadan işlenir. Elde etmek istediklerini kişisel veya kurumsal karları için sadece mesleğinin vermiş olduğu konum ve kariyeri fırsat görerek amaçlarına ulaşırlar. Beyaz yakalı hilekarlar, mesleğinin vermiş olduğu sosyal itibar ile şiddet uygulamadan hile yaparlar. Yaptıkları hile son derece yıkıcı olur ve telafisi mümkün olmayan ekonomik zararlar verir. Bu kişiler Şiddet içeren suçlardan daha çok parasal kayba neden olurlar. Beyaz yakalı hilekârlar, bireysel olarak suç işlediklerinden dolayı kurumsal suçlardan daha çok zarar verirler. Sahip olduğu yetki nedeniyle bir kez bile yaptıkları hilenin verdiği zararlar ile defalarca kez yetkisiz bir hilekârın verdiği zarardan çok daha fazladır. Bu insanlar gerçek birer suçlu olmalarına rağmen zekâları sayesinde çoğu zaman ciddi ceza ya da hiç ceza almadan yaşamlarını devam ettirmeyi başarırlar. Özünde kendilerine duyulan güveni kullanarak, varlıkları kasıt unsuru yoluyla yanıltarak en çok finansal konularda hile yaparlar”.

    Beyaz yaka suçlarını işleyen kişilerin konularında son derece bilgili kişiler olduklarından dolayı işledikleri suçları karmaşık işlemler arasında gizleyebildiklerini ifade eden Baki Toraman, bu nedenle beyaz yaka suçlarının belirlenebilmesi ve kanuni takibi oldukça zor olduğunu belirterek, “Küçük ölçekli işletmelerde (satışları 10 milyon dolar altı işletmeler) beyaz yakalılarca verilen ortalama zararların 10 bin dolar) olmasına karşın büyük ölçekli işletmelerde verilen ortalama zararlar 6.bin dolar seviyesindedir. Bu durumun temel nedeninin küçük ölçekli işletmelerin iç kontrol yapılarına daha az önem vermelerinden ve iç kontrol yapısı kurmak için yapmaları gereken yatırımları gerçekleştirmemelerinden kaynaklanıyor” dedi.

  • Edirne’de Avukat Sayısı Artıyor

    Edirne Barosu’nda il genelinde avukat sayısı 348 olurken merkezde 218’e ulaştı. Gerçekleşen yemin töreniyle Edirne Barosuna bir avukat daha dahil oldu.

    Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2014’te mezun olan Fehmi Gül, Edirne Adliyesi konferans salonunda yemin töreniyle avukatlık mesleğine adım attı. Ruhsatını yanında stajını yaptığı Av. Kaan Polat’ın elinden alan 24 yaşındaki Fehmi Gül’e cübbesini de Av. Polat giydirdi. İlk etapta hakim savcı olmayı düşündüğünü ancak staj döneminde avukat olmaya karar verdiğini kaydeden Gül, “Kendime yakışan bir meslek olduğunu düşündüğüm için avukatlığı tercih ettim. Çok iyi karar verdiğim kanaatindeyim. Mesleğimi de layıkıyla ifa etmeye çalışacağım” dedi.

    Gül ayrıca, “Bugün avukatlık mesleğine ilk adımımı atmış bulunuyorum. Ruhsatı almak, cübbeyi giymek için gerçekten çok çalıştım. 4 yıl süreyle fakültede emek verdim. Bir yıl süreyle staj eğitimi aldım. Uzun bir maratondan sonra cübbeyi giymek, ruhsatı almak gerçekten onur ve gurur verici. Ben aslen Çanakkaleli’yim. Bir yıl önce Edirne’ye geldim. Aileme, stajını yanında yaptığım. Av. Kaan Polat’a, Staj Eğitim Komisyonu Başkanı Av. İbrahim Karakoç’a, Baro Başkanı Av. Özgür Yıldırım’a, emeği geçen ve törene katılan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Staj Eğitim Komisyonu Başkanı Av. İbrahim Karakoç da, her törende olduğu gibi yine avukatlık mesleğinin önemine vurgu yaptı. Fehmi Gül’e mesleğinde başarılar dileyen Av. Karakoç, “Fehmi Gül kardeşimiz Edirne Barosu’nun 348’nci üyesi. Sayımız çoğaldıkça kalitenin, mücadelenin artacağını düşünüyorum. Bu rekabet ortamında adalete çok daha faydalı katkılı çalışmalar olacaktır. ’Avukatın sayısının artması topluma ne getirir? Ne fayda sağlar diye?’ bu soruyu sorup değerlendirdiğimizde örneğin benim gördüğüm en ufak bir işçi hakkı bile orta yerde kalmıyor” dedi.

  • Serdar Aziz’in Talipleri Artıyor

    Geçen sezon transferden 23 milyon Euro gelir elde eden Bursaspor, Inter’in istediği milli futbolcu Serdar Aziz için bonservis rakamını belirledi. Yeşil-beyazlıların tek şartı transferin 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’ndan sonra görüşülmesi.

    Bursa Hakimiyet Gazetesi’nin haberine göre, performansıyla büyük beğeni toplayan ve başarı grafiğinde çıtayı her maç biraz daha fazla yükselten Serdar Aziz, transfer gündeminden düşmüyor. A Milli Takım kampında bulunan tecrübeli futbolcu için İtalyan devi Inter, Bursaspor’un kapısını çalmaya hazırlanıyor. İngiliz kulüplerinin de takip ettiği Serdar Aziz’i transfer etmek için ilk adımı İtalyan devi Inter’in attığı ileri sürüldü. Menajerler aracılığıyla geçen hafta yeşil-beyazlı yönetime haber gönderen Roberto Mancini’nin ısrarla istediği Serdar için bonservis bedelinin de arada geçen konuşmalarda bir nevi belirlendiği de ifade ediliyor.

    10 MİLYON EURO’NUN ALTINDA KESİNLİKLE SATILMAYACAK

    Geçen sezon oyuncu satışlarından 23 milyon Euro gelir elde eden Bursaspor’da yönetim Serdar için de hatırı sayılır bir ücret istiyor. Geçen hafta yapılan toplantıda Inter’in Serdar için 4 ila 8 milyon Euro arasında bir rakamla kapıyı çalacağının konuşulurken, Bursaspor cephesinin telaffuz edilen bu rakamları çok düşük bulduğu ise gelen haberler arasında. Yönetimin hangi kulüp olursa olsun sözleşmesi 2018’de bitecek Serdar Aziz’in minimum 10 milyon Euro’nun altında kesinlikle satılmaması konusunda görüş bildiğine vardığı da ifade edildi.

    GÖRÜŞMELER AVRUPA ŞAMPİYONASINDAN SONRA

    Öte yandan milli futbolcunun devre arasında elden çıkarılmaması konusu da yönetim tarafından ele alınan bir başka detaydı. Haziran ayında Fransa’da gerçekleşecek olan 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda ay-yıldızlı formayı giyecek tecrübeli kramponun dünya vitrinine çıkacak olması da transferi şekillendirecek önemli bir ayrıntı olarak değerlendirildi. Bursaspor Yönetimi bu nedenle gelecek teklifleri şuan için bekletecek. Serdar için yeşil-beyazlı kulüp Avrupa Futbol Şampiyonası sonrası yerli ve yabancı kulüplerle masaya oturacak.

  • Seyahatte Kabızlık Şikayeti Artıyor

    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, seyahatlerde kabızlık şikayetinin daha fazla arttığını belirtti.

    Özellikle düzensiz beslenen kişilerin seyahatlerde kabızlık şikayetlerinin daha fazla arttığını kaydeden Selçuk, “Saatler kayar, toplantı saatleri uzar, uçakta öğün yemek durumunda kalınır, çok ikramlarla karşılaşılır, yemekler soslu ve çok çeşitli olabilir. Bu durumda öncelikle seyahatin ilk saatleri itibari ile elinizden suyunuzu eksik etmeyiniz. Gün içinde 1 şişe sade soda da sıvı elektrolit dengesi için faydalıdır. Uçakta yemeniz gerekiyorsa o yediğiniz öğün yerine geçecektir. Ana yemeğiniz olarak saymalısınız. Eğer indiğiniz zaman tekrar bir yemek ortamı ile karşılaşacaksanız uçakta ara öğün alıp içecek tercih edin. Bisküvi kahve veya soda kuru meyve gibi” dedi.

    Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, kabızlık çekenlere şu önerilerde bulundu:

    “Gün içinde toplantı saatiniz uzadı ise sorun yok. Mecburen ana öğün ile ara öğününüzü yer değiştirin. Toplantı sırasında belki kurabiye bisküvi veya yanınızda kuru meyve badem fındık alıp her ihtimale karşı bunları tüketmelisiniz. Özellikle kahvaltıda kaldığınız otelde 1 kâse meyve salatası veya 1-2 porsiyon meyve tüketin. Seyahat süresince evde olamayacağınız için meyveyi tüketebileceğiniz başka bir ortam olamayabilir. Ayrıca kabızlık şikâyetleri hazımsızlık sorunları en çok seyahatlerde artar. Tüketeceğiniz taze veya kuru meyveler bu konuda çözümcül olacaktır. Çünkü seyahatlerde genellikle et, tavuk ve balığı bulak daha kolaydır. Tatlıları seyahat sırasında ara öğün olarak düşünebilirsiniz. Fakat gerekli miktarı aşmayın.”

  • Çilekte Kalite Büyükşehir İle Artıyor

    Başta dağ ilçeleri olmak üzere kırsal kesimde yaşanan göçün önlenmesi için kolları sıvayan Büyükşehir Belediyesi, Orhaneli’nin Göynükbelen Mahallesi’nde 254 bin adet çilek fidesi dağıttı. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile MÜSİAD iş birliğiyle Büyükorhan, Harmancık, Keles, Kestel, Orhaneli, Osmangazi ve Nilüfer ilçelerinde toplam 1,5 milyon çilek fidesi dağıtılacak.

    Henüz Büyükşehir Kanunu gündemde bile yokken Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan başta olmak üzere ilçelere her alanda hizmet götüren Büyükşehir Belediyesi, yasanın hayata geçmesiyle birlikte kırsal kesime hizmet yağdırmaya başladı. Çiftçilere koyun ve yem dağıtımı, yem bitkisi tohumu, arı kovanı, sera naylonu, çatı malzemesi, salça makinesi, malt serme makinesi, ceviz soyma makinesi gibi ekipman desteği sağlayan Büyükşehir Belediyesi, kaliteli üretim için de düğmeye bastı. Özellikle dağ ilçelerinin önemli geçim kaynaklarından olan çilek üretiminin giderek azalması üzerine MÜSİAD Bursa Şubesi ile işbirliği yapan Büyükşehir Belediyesi, önemli bir ihracat hacmine sahip olan bu ürünü, yeniden bölge çiftçinin umudu haline getiriyor. MÜSİAD ile yapılan protokol kapsamında Büyükorhan, Harmancık, Keles, Kestel, Orhaneli, Osmangazi ve Nilüfer ilçelerinde toplam 1,5 milyon adet çilek fidesi dağıtılması amaçlanırken, dağıtımlar Orhaneli’nin Göynükbelen Mahallesi’nden başladı. Göynükbelen’de çilek üretimi yapan 64 çiftçiye 254 bin adet çilek fidesi dağıtıldı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa’nın en fazla göç veren dağ ilçelerinde kırsal kalkınmanın sağlanması maksadıyla çalışmalara Büyükşehir yasası gündemde bile yokken başladıklarını hatırlatarak, artık bu bölgelerin sorumluluk alanında olduğunu, yatırımların da katlanarak artacağını söyledi. Bölgede yaşan vatandaşların gelir seviyesinin artması ile göçün önlenebileceğini dile getiren Başkan Altepe, “Biz istiyoruz ki sizin gelir ve refah seviyeniz artsın. Göç dursun, hatta tersine göç başlasın. Bugün de bunun için buradayız. Daha kaliteli fidelerle çilek üretimi artsın sizin de kazancınız yükselsin. Eskiden bu bölgeler Özel İdare’nin sorumluluk alanındaydı. Özel İdare, 17 ilçe için yılda 20-25 milyon TL yatırım bütçesi ayırıyordu. Biz bunu sadece bir ilçeye yapıyoruz. Yani eskiden yapılan hizmetin en az 10 katını bu bölgelere ulaştırıyoruz. Kırsal kalkınmanın sağlanması için hangi bölgede nasıl bir tesise, nasıl bir ekipmana ihtiyaç varsa hemen gerekeni yapıyoruz. Bu çilek konusunda da MÜSİAD’la 2 yıldır çalışıyoruz. Dondurulmuş gıda sektöründe de yoğun olarak kullanılan çileğin 25 bin tona yakın ihracat payı bulunuyor. Yani Pazar hazır, yeter ki kaliteli üretim olsun. Bunun için tiago ve albion cinsi çilek fidelerinin dağıtımına başlıyoruz. Toplam 1,5 milyon fide dağıtacağız. Sadece Göynükbelen’de 254 bin fide dağıtıyoruz. Daha önce de çilek üretiminde kullanılan malt serme makineleri dağıtmıştık. Sadece çilek üretimi için yaptığımız yatırım 1 milyon TL’yi buldu. Yeter ki üreticimiz kazansın, bu desteklerimiz devam edecek” diye konuştu.

    Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu ise, Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımları sayesinde bölgede yaşam kalitesinin her geçen gün arttığını söyledi. İlçe merkezi ve kırsal kesimde yolların ve altyapının yenilendiğini hatırlatan Tatlıoğlu, Başkan Altepe’ye seslenerek, “Tabii ki elimizde sihirli bir değnek yok. Her şey bir anda olmuyor. Ancak çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyoruz. Yollarımız oluyor, altyapımız, kanalizasyonumuz yapılıyor. Sayenizde bizde şehirli gibi yaşamaya başladık. İyi ki varsınız” dedi. Göynükbelen halkının çok çalışkan olduğunu ve gününün tamamını bağında bahçesinde geçirdiğini ifade eden Tatlıoğlu, “Buraya yapılan 1 liralık yatırım 100 lira olarak döner. Burada vefasızlık asla olmaz. Köylümüze verdiğimiz destek nedeniyle teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Orhaneli Ziraat Odası Başkanı Nafiz Kaya ile Göynükbelen eski belediye başkanı Adnan Uludaş da bölge halkının ekonomik anlamda güç kazanmasını sağlayacak olan destekleri nedeniyle Başkan Altepe’ye teşekkür etti.