Etiket: Artıyor

  • Faizler düşüyor, ikinci el otomobilde fiyatlar artıyor

    Faizler düşüyor, ikinci el otomobilde fiyatlar artıyor

    İkinci el otomobilde hareketlilik sürüyor. Gaziantep’te her pazar günü kurulan ikini el araç pazarında yoğunluk yaşanırken, alım ise yüksek fiyatlardan dolayı düşük kalıyor.

    Pandemiden dolayı sıfır otomobilin durduğu dünya piyasasında ikinci el otomobillere rağbet artıyor. Banka faizlerinin de düşmesiyle ikinci el araçta fiyatlar son 6 ayda yüzde 100 seviyesinde artış gösterdi.

    Gaziantep’te kurulan ikinci el araç pazarına gelen vatandaşlar, fiyatlar karşısında sadece araçlara bakmakla yetiniyor. Hem alıcı hem de satıcıların memnun kalmadığı pazarda satış ise oldukça düşük oluyor. Araç almak için pazara gelen ama umduğu fiyatı bulamadığını belirten Mustafa Alkan, iki aydan bu yana gelen zamlarla vatandaşın araç almaya yanaşamadığını söyledi. Yetki belgesinin biran önce hayata geçmesi gerektiğini belirten Alkan, “10 bin liralık araba 20 bin lira oldu. Sabahtan geldik dolanıyoruz, her taraf pahalı ne yapacağız. Herkes kendi işini yapsın. Markette bu işi yapıyor, bakkalda ama adamın yetki belgesi olsa muhatap olacağın insanı bilirsin. Burada aracı oluyorsun, yetki yok bir şey yok. Verdi mi bitti iş, vatandaş olarak muhatap bulamıyorsun” dedi.

    Faizler düştü, fiyatlar uçtu

    Aracını satmak için ikinci el oto pazarının yolunu tutan Ahmet Yorulmaz ise aracını satamadığını belirtti. Fiyatların artmasına düşen faizlerle birlikte artan talebin neden olduğunu ifade eden Yorulmaz, “Gaziantep’te 10 bin kişi faizle araba aldığı zaman karşılığında 10 bin tane araç alıyor. Kim ne konuşursa konuşsun fazla yazıyor. Talep az olursa fazla yazabilir mi, talep olduğu için adam fazla yazıyor” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye ile Nijerya arasındaki iş hacmi artıyor

    Türkiye ile Nijerya arasındaki iş hacmi artıyor

    Uluslararası Yatırım ve İş Dünyası Konfederasyonu (ULUSKON) Genel Başkanı Nezaket Emine Atasoy “Türkiye ile Nijerya arasındaki ticaret hacmini başta maden, gıda ve inşaat olmak üzere her sektörde geliştireceğiz” dedi.

    Ankara’da Nijer Büyükelçiliği tarafından düzenlenen toplantıya ULUSKON bünyesindeki işadamları katıldı. Toplantıda Nijerya Fedarel Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Ilyasu Audu Paragalda ve Nijerya Büyükelçiliği Müşaviri M.Y. Sani ile görüşme gerçekleştirildi. Toplantıda iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesinin ele alındığı ziyarette konuşan ULUSKON Başkanı Atasoy, “Türkiye ile Nijerya arasındaki ticaret hacmini başta maden, gıda ve inşaat olmak üzere her sektörde geliştireceğiz. Nijerya’nın Afrika kıtasındaki en büyük ekonomi olduğunu belirtmek isterim. Doğal kaynakları, petrol ve doğalgaz rezervleri, genç ve kalabalık nüfusuyla Nijerya büyük bir potansiyel barındırıyor. Bu özellikler tüm dünyanın olduğu gibi Türk yatırımcıların da ilgisini çekiyor” diye konuştu.

    Büyükelçi Paragalda, Türkiye’nin Nijerya’da büyük bir saygı ve statüye sahip olduğunu belirterek, Uluslararası Yatırım ve İş Dünyası Konfederasyonu (ULUSKON) Genel Başkanı Nezaket Emine Atasoy ve beraberindeki heyetin Nijerya’ya göstermiş oldukları ilgiden çok mutlu olduklarını dile getirdi. Büyükelçi Paragalda, ULUSKON heyetini Nijerya’ya davet ederek, ziyaretten büyük memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Nijerya’daki iş dünyasının ULUSKON heyetini beklediğini dile getirdi. Karşılıklı hediyelerin verilmesinden sonra toplantı sona erdi.

  • Şehit eşine hakarete tepkiler artıyor

    Şehit eşine hakarete tepkiler artıyor

    AK Parti Tokat Milletvekili Av. Yusuf Beyazıt, Ayasofya Camii’nin açılışına katılan şehit eşi, 15 Temmuz gazisi ve bir yazara hakarette bulunan Saadet Partisi (SP) üyesine tepki göstererek, “Bu bir iftira suçudur aynı zamanda bu bir nefret suçudur” dedi.

    Danıştay 10. Dairesince Ayasofya’yı camiden müzeye çeviren Bakanlar Kurulu kararının iptal edilmesinin ardından Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı cuma namazı ile yeniden ibadete açılmıştı. Caminin açılışına katılarak fotoğraf çekinen Sabah Gazetesi yazarı Hilal Kaplan ve 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan İbrahim Yılmaz’ın eşi Esma Kılıçaslan ile 15 Temmuz gazisi Adviye Gül İsmailoğlu’na hakaret eden Ebubekir Savaşan şikayet üzerine gözaltına alınmıştı. Sevk edildiği mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Savaşan’a bir tepki de AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt’tan geldi. 8 yıl Vakıflar Genel Müdürlüğü yapan, Ayasofya’nın cami olmasının çocukluğundan beri heyecanını yaşamış birisi olarak bu hadise karşısında hislerini ifade etmekte zorlandığını belirten Beyazıt, “Ayasofya’nın açılış cuma günkü programına katılan vekillerden birisiyim. Bu heyecanı yaşayan insanlardan birisiyim. Burada önemli olan hadise böyle bir olayın Tokatlı bir kardeşimiz tarafından vuku bulmuş olmasını çok derin acılar ve derin üzüntülere içersin hissediyorum. Gaziliklerle şehitlerle Darun-Nusret olmuş her tarafta kendisinde yardımda bulunmuş olan bir şehrin evladıyız. 15’liler diyarıyız. Öyle bir yerden özellikle milli değerlere saygılı olması gereken o düşünceden geldiğimizi varsaydığımız bir insanın, kadınlara şiddet derecesinde nefret söylemi içerisinde bulunarak üstelik de bunu kutsal bir yerde değerlerimize hakaret ederek caminin içerisinde olan insanlara, kadınlara hakaret ederek sosyal medyada böyle bir söylem paylaşılması beni derinden yaralamış ve derinden üzmüştür” dedi.

    “Bunlar ne tez Hz Fatıma’ları unuttular? Ne tez Hz Hatice’yi unuttular?”

    Fatih Sultan Mehmet’in emaneti olan bir ibadethanenin içerisindeki 3 hanımefendiye yapılan bu söylemin tasvip edilemeyeceğini belirten Beyazıt, “Sosyal medyada bunu engelleyen kanun çıkarmamızın ne kadar isabetli ne kadar önemli olduğunun da altını özellikle çizmek istiyorum. Buradaki yapılan olayı nedir? Kadınlar camiye gelmiş. Kim bu kadınlar 15 Temmuz’da şehit olmuş olan bir kardeşimizin eşi. Diğer hanımefendi kim? Diğer hanımefendi de 15 Temmuz’da Gazi olmuş bir kardeşimiz ve bir başka kardeşimiz de yazısıyla kalemi ile çizgisi ile düşüncesiyle değerleriyle hep İslam noktasında bu konuda mücadele yapmış olan bir kişi. Bu konuda kadınlara hakaret etmenin sövgü de nefrette bulunmanın ifadesini ben izah etmekten gerçekten son derece müşkülat çekiyorum. Son derece de üzülüyorum. Oysaki mescitlerimiz kadın erkek herkese açıktır, çocuklara açıktır. Bunlar ne tez Hz Fatıma’ları unuttular? Ne tez Hz Hatice’yi unuttular? Nerede kaldı bütün bu değer yargılarımız. Değer yargılarımızı yapılan saldırı olarak mı üzüleyim? Bunu yapanın özellikle bu değerlere sahip çıkması gereken bir camiadan gelmesini, onu temsil eden ki ben o camianın da bunu nefretle karşılayacağını, asla kabul etmeyeceğini özelinde düşünenlerdenim. Küfür bizim inancımızda yoktur. Nefret bizim düşüncemiz de yoktur. Sövgü bizim kültürümüzde bizim ahlakımız da yoktur. Ama Darun-Nusret diye yardım edenler şehir olarak ifade edilen Alimler, Fazıllar yetiştiren Tokat’tan böyle bir sövgünün çıkmış olması da beni ayrıca üzmüştür. Dolayısıyla sosyal medya aracılığı ile olsun başka şeylerle olsun kadına şiddetin her zaman nefretle karşılanması gerektiğinin ve bunun asla bir hak olamayacağını asla bunun bir ifade tarzı olamayacağını söylemek istiyorum” diye konuştu.

    “Bu bir iftira, aynı zamanda bir nefret suçudur.”

    Yaşanan tatsız olayın takibini yasal ortamda yapıtlarını ifade eden Beyazıt, “Bu konu hakkında Cumhuriyet savcılığı tarafından suç duyurusunda bulunulmuş. Cumhuriyet savcılığa da bu hadiseyi şu anda değerlendirilmiştir ve mahkemesi yapılır. Takibi şikayete bağlı suç kapsamında dışına çıkan bir nefret söylemi ile ifade edeceğimiz bir değerdir. Dolayısıyla bu hadisenin kesinlikle yargıda devam edeceğini düşünüyorum. Aldığım bilgilere göre şikayetçi olanlar da bu şikayetlerinden vazgeçmemişlerdir. Buradaki olan sadece yargının nasıl tezahür edeceği, nasıl sonuçlanacağı çok fazla önemli değildir. Önemli olan insanların vicdanındaki yargıdır mahşeri vicdanda ki yargıdır. Önemli olan rabbimin huzurunda ki insanlara bu nefret söylemi ile ifadesinin bunlarda bıraktığı acı olmalıdır. İnsanların namuslarına ahlaklarına, erdemlerine, kişiliklerine, karakterlerine buna benzer hakaret etmek de Kur’an’da yasaklanmıştır. Özellikle yasak olarak ifade edilmiştir. Bu bir iftira suçudur aynı zamanda bu bir nefret suçudur” ifadelerini kullandı.

    Sosyal medya yasası

    Sosyal medya düzenlemesi ile bileklikte bu tür olaylar karşı yaptırımlar geleceğini belirten Beyazıt, açıklamalarını şöyle tamamladı:

    “Artık, Almanya’da nasıl bir işlem uygulanıyorsa, Amerika’da Amerikan vatandaşı bir hakaret de karşılaştığı zaman nasıl bir müeyyide nasıl bir hakka sahipsen Yeni Zelanda’daki herhangi bir Yeni Zelanda vatandaşı hangi haklara sahipse Türkiye’deki mağdur olan mazlum olan hakkı yenen kendisine tecavüz edilen insanda bu haklardan yaralanmış olacak”

  • Pınar Gültekin cinayetinde şüpheler artıyor

    Pınar Gültekin cinayetinde şüpheler artıyor

    Münevver Karabulut cinayetinin avukatı Rezan Epözdemir, Muğla’da vahşi bir şekilde öldürülen Pınar Gültekin cinayetine el attı. Cinayetin tek bir failinin olmadığını, yardım ve yataklık edenler olduğunu düşündüklerini açıklayan Epözdemir, cinayeti işleyen bar işletmecisinin tek bir suçtan yargılanmayacağını söyledi.

    18 yaşındayken erkek arkadaşı Cem Garipoğlu tarafından öldürülen Münevver Karabulut’un ailesinin ve Beyoğlu’nda apartman boşluğunda cansız bedeni bulunan Nazlı Sinem Erköseoğlu’nun ailesinin avukatı Av. Dr. Rezan Epözdemir, vahşi bir cinayete kurban giden Pınar Gültekin olayının avukatlığını da üstlendi. Dosyaları incelemek için İstanbul’dan Muğla’ya gelen Epözdemir, dosyada gizlilik kararı olması sebebiyle davayla ilgili bilirkişi raporunu, tarafların beyanlarını ve bazı belgeleri aldı. Belgelerin bazılarını inceleyen Epözdemir davanın “canavarca hisle ve eziyet çektirerek” ve “tasarlanarak işlenmiş bir cinayet” olduğunu düşündüklerini ve cinayet öncesi, cinayet anı veya cinayet sonrasında cinayeti işleyen Cemal Metin Avcı’ya yardım ve yataklık edenlerin olabileceğini açıkladı.

    Av. Dr. Rezan Epözdemir, gazetecilere yaptığı açıklamada davaya dair bazı dosyalara ulaştıklarını ifade ederek, “Dava ilgili bilirkişi raporlarını ve dosyayla ilgili bazı belgeleri ve taraf beyanlarını aldık. Çok önemli beyanlarda bulunduk. Cinayetin sadece canavarca hisle ve eziyet çektirerek değil, aynı zamanda tasarlanarak işlenmiş bir cinayet olduğunu düşünüyoruz. Mağdur aile de böyle düşünüyor. Özellikle failin cinayet sonrası davranışları, cesedi yakması, sonrası beton dökmesi, varili yok etmeye çalışması planlı, soğukkanlı hal ve hareketlere baktığımızda sadece canavarca hisle, eziyet ederek öldürme ve tasarlanarak işlenmiş bir cinayet olduğunu düşünüyoruz. Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesine dayanarak iki tane nitelikli bir hal var burada, ağırlaştırılmış müebbet yargılama söz konusu olacak. Şüpheli tamamen haksız tahrik savunmasından faydalanmak amacındadır. Buna itibar edilmemesi gerektiğini söyledik” dedi.

    “Cinayette başkalarının eli olabilir”

    Cinayetin tek bir kişi tarafından işlenmesinin hayatın normal akışına, mantık ve fizik kurallarına aykırı olduğunu belirten avukat Epözdemir, “Aile deliller gizlenirken veya yok edilirken başkaca faillerin olduğunu düşünüyor. Olay yerinde, olay anında başkaca failler var diyor aile. Buna ilişkin soru işaretleri de var. Şüphelinin anlatımındaki çelişki, böyle bir cinayeti hunharca, vahşice, insan olma vasfına aykırıca, cinayetin hayatın olağan akışına ve fizik kurallarına aykırı olması. Bütün bunları değerlendirdiğimizde ve gözlemlediğimizde ya cinayet işlenirken ya da cinayetten sonra suç delilleri yok edilirken, gizlenirken faillerde kuvvet ve muhtemeldir ki kanaatimizde o yönde bu süreç içerisinde tespitini ve bulunup cezalandırılmasını istedik” şeklinde konuştu.

    Tüm görüşmeleri incelenecek

    Avukat Dr. Rezan Epözdemir, cinayet zanlısı Avcı’nın cinayet öncesi, cinayet anı ve sonrasındaki telefon görüşmelerinin incelenmesini talep ettiklerini söyleyerek, “Olay öncesi, olay esnası ve olay sonrası baz sinyal kayıtlarını istedik. Bu cinayetle ilgili başka faillerin olup olmadığının tespiti açısından istedik. Analiz raporlarının tanzim edilmesini özellikle talep ettik. Kamera kayıtlarının incelenmesini, bilirkişi raporuna konu edilmesini istedik. Bütün bu süreçte rol alan, görev alan, hunharca, vahşice cinayeti işleyen bütün faillerin hepsinin cezalandırılması için biran önce kamu davasının açılmasını istedik” ifadelerini kullandı.

    Avukat Dr. Epözdemir, dosyanın kısa bir süre sonra hazırlanmış olacağını ifade ederek, “Çok kısa bir sürede ağırlaştırılmış müebbet cezasıyla ilgili dosyanın hazırlanacağı kanaatindeyim. Otopsi raporu daha gelmemiş, otopsi raporunun ve delillerin toplanması aşamasındayız. Basında yer alan şüphelinin ifadelerinin gerçek dışı olduğunu gördük. Şüphelinin basında çıkan ifadelerinin önemli bir kısmı manipülatif gibi görünüyor” dedi.

  • Gaziantep’te vaka sayısı artıyor, yoğunluk azalmıyor

    Gaziantep’te vaka sayısı artıyor, yoğunluk azalmıyor

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın vaka sayısındaki artışa dikkat çektiği Gaziantep’te cadde ve sokaklardaki yoğunlukta azalma yaşanmıyor. Kuralların da hiçe sayıldığı kentte, maske ve mesafe kurallarına uymayan 2 bin 946 kişiye daha ceza yazıldı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün yaptığı açıklamada korona virüs vaka sayısı en fazla artan beş kent içerisinde üçüncü sırada yer alan Gaziantep’te, artan rakamlar ve risklere rağmen cadde ve sokaklardaki yoğunlukta azalma yaşanmıyor. Pek çok noktada maske ve sosyal mesafe kuralıhiçe sayılırken, polis ekipleri kurallara uymayan vatandaşlara ceza yazmaya devam ediyor. 18 Temmuz Cumartesi günü il genelinde 2 bin 946 vatandaşa sosyal mesafe ve maske takma kuralını ihlal etmekten idari yaptırım uygulandı.