Etiket: Artıyor

  • Girişimcilere Destek Oranları Artıyor

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KOSGEB desteğiyle düzenlenen ‘Uygulamalı Girişimcilik Eğitim Programı’ sona erdi.

    70 saatlik eğitim programının sonunda başarılı olan 60 kursiyer sertifikalarını törenle aldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsmail Kuş, Türkiye’de girişimciliğin her geçen gün arttığını söyledi. Kuş, Türkiye’nin kalkınması adına yeni girişimcilere ihtiyaç bulunduğunu kaydetti. Girişimcilerin ülkenin istihdamına büyük katkı sunacağının altını çizen İsmail Kuş, “Girişimcilerimiz, işletmelerde yeniliklerin ortaya çıkmasına öncülük edecek. BTSO’nun öncülüğünde genç ve kadın girişimci kurullarımızın değerli çalışmaları ve KOSGEB’in destekleriyle çok önemli bir eğitim programını tamamladık. Yeni girişimcilerin ekonomimize fayda sağlamasını istiyoruz. BTSO olarak KOSGEB ile birlikte bundan sonraki süreçte de girişimcilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.

    KOSGEB Bursa Müdürü Ahmet Akdağ, eğitim programlarıyla yetenekli, risk alabilen, tecrübeli ve cesaretli girişimcilerin önünü açtığını söyledi. Girişimcilerin projeleriyle yüzlerce kişiyi istihdam ettiğini ifade eden Akdağ, “Girişimcilerimiz her zaman desteklenmeli. Destek programlarımızla girişimcilerimiz, finansmana ulaşma konusu sıkıntılarını çözmek istiyoruz. Bu eğitim programının sonunda girişimcilerimiz, 30 bin TL hibe, 70 bin TL’ye kadar kredi imkanından faydalanma fırsatı yakaladı. Çok yakın zamanda hibe miktarımızı 50 bin TL’ye, kredi tutarını ise 100 bin TL’ye çıkartacağız” diye konuştu.

  • Yalova’da Okçuluk Kulübü Sayısı Artıyor

    Yalova’da yeni okçuluk kulübü kuruldu.

    Neşe Zenginler, Şaban Ok ve Ayten Seçkin, Yalova Okçuluk Kulübü’nü kurarak faaliyetlerine başladı. Yalova Okçuluk Kulübü Başkanı Neşe Zenginler, Okçuluk İl Temsilcisi İbrahim İnce ile birlikte Yalova Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Metin Kaplan’ı ziyaret etti. Okçuluğun gelişmesi için önümüzdeki günlerde birçok çalışma başlatmak istediklerini belirten Yalova Okçuluk Kulübü Başkanı Neşe Zenginler, ”Ata sporumuz okçuluğa gençlerimizden gelen talepler doğrultusunda kulübü kurarak çalışmalara başladık. Yeni kulüp olmalarına rağmen Spor İl Müdürümüz Metin Kaplan’a verdiği desteklerden ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

    Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlayacak bu tür çalışmalara her daim destek vereceklerini belirten Spor İl Müdürü Metin Kaplan, Yalova Okçuluk Kulübü’ne faaliyetlerinde başarılar diledi.

  • Rengarenk Kilis Projesine İlgi Giderek Artıyor

    Kilis Belediyesi “Rengarenk Kilis” Projesi kapsamında Yeni Beşevler’de bulunan parkı boyadı.

    Gazi İlkokulu 4/A Sınıfı öğrencileri ile birlikte yapılan boyama etkinliğinde çocuklar gönüllerince ve istedikleri şekilde boyama yaptı. Boyama etkinliği ile birlikte belediye personeli ve öğrenciler aynı zamanda çevre temizliği de yaptı. Önlükleri takarak eldivenleri ellerine geçiren öğrenciler öğretmenleri ile birlikte kısa sürede parkı rengarenk boyadı. Boyama Etkinliğine Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Cuma Özdemir’de katıldı. Öğrencilerle birlikte boyama yapan Özdemir, amaçlarının çevreyi düzenlemenin yanında öğrencilere temizlik, doğa sevgisi ve çevre bilinci aşılamak olduğunu söyledi.

    Etkinliğe Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Cuma Özdemir, Etüt ve Proje Müdürü Hüseyin Erkmen, Gazi İlkokulu Müdürü Abdülhamit Oylumlu, Gazi İlkokulu 4/A Sınıfı öğretmeni Yasemin Sürmeli ve çok sayıda veli katıldı. Öğrenciler hazırladıkları pankartlarla “Doğa ve Çevre Sevgisi” konusunda farkındalık oluşturdu.

  • Türkiye’de AIDS’li Hasta Sayısı Artıyor

    Türkiye’de AIDS’li hasta sayısı artıyor. Türkiye’de AIDS’in arttığını kaydeden Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), HIV/AIDS Çalışma Grubu Genel Sekreteri Doç. Dr. Asuman İnan, “Vakaların çoğunluğu 25-49 yaş aralığındadır ve etkilenen bireylerin yüzde 83’ü erkektir. Yeni olgu sayısı her yıl artmaktadır.2014 yılının ilk 6 ayında 632; 2015 yılının ilk 6 ayında ise 893 yeni olgu bildirilmiştir” dedi.

    Birleşmiş Milletler tarafından ilk kez, 1988 yılında ise 1 Aralık ”Dünya AIDS Günü” olarak ilan edildi. Bu tarihten itibaren 1 Aralık’ta HIV/AIDS’e dikkat çekmek için çok sayıda etkinlik düzenleniyor. Bu yılın teması “harekete geçme zamanı: şimdi” olarak belirlendi. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, Birleşmiş Milletler’in AIDS ile mücadele kuruluşu UNAIDS’in 2015 raporuna göre , dünya genelinde 36.9 milyon kişinin HIV virüsü taşıdığını kaydetti.

    Prof. Dr. Önder Ergönül, “Raporda, AIDS ile küresel mücadele kapsamında önümüzdeki beş yıl içinde çabalar iki katına çıkarılırsa, 22 milyon AIDS’e bağlı ölümün ve 28 milyon yeni HIV vakasının önlenebileceği vurgulandı. Rapora göre, dünya genelinde yaklaşık 36,9 milyon kişi HIV virusu taşıyor. Ancak 17,1 milyon kişinin HIV virusu taşımasına rağmen durumun farkında bile olmadıkları tahmin ediliyor. Bunun yanında, 22 milyon HIV taşıyıcısının tedaviye erişimi bulunmuyor ve bunların 1,8 milyonunu çocuklar oluşturuyor. UNAIDS, 2030 yılına kadar AIDS’i tamamen bitirmeyi hedefliyor. 2000 yılından bu yana 25,3 milyon kişi AIDS ile ilişkili hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Her yıl 220 bini çocuk olmak üzere, 2 milyon kişi HIV ile infekte olmaktadır. Yine her yıl 150 bini çocuk olmak üzere, 1,2 milyon kişi bu hastalık nedeniyle ölmektedir. Bu son derece yüksek rakamlara rağmen, genel olarak bakıldığında dünya çapında yapılan çalışmalar sonucunda, HIV ile infekte olma oranı erişkinlerde yüzde 35, çocuklarda yüzde 58; hastalığa bağlı ölüm oranı yüzde 42 oranında azalmıştır” dedi.

    Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), HIV/AIDS Çalışma Grubu Genel Sekreteri Doç. Dr. Asuman İnan, Türkiye’de 1985’ten, Haziran 2015’e kadar toplam 10 bin 475 HIV/ AIDS vakasının görüldüğünü belirtti.

    Doç. Dr. Asuman İnan, “Gerçek sayının daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. Vakaların çoğunluğu 25-49 yaş aralığındadır ve etkilenen bireylerin yüzde 83’ü erkektir. Ülkemizde hastalığın görülme sıklığı düşük olmasına rağmen, yeni olgu sayısı her yıl artmaktadır. 2014 yılının ilk 6 ayında 632; 2015 yılının ilk 6 ayında ise 893 yeni olgu bildirilmiştir. Ülkemiz nüfusunun genç olması, nüfus hareketliliği, turizm ülkesi olmamız, kayıtsız çalışan seks işçilerinin artması, damariçi uyuşturucu kullanımının artması, korunmaya yönelik düzenli eğitim programlarının olmaması, HIV ile yaşayanlara yönelik ayrımcılığın devam etmesi gibi çok sayıda faktör bu artışın nedeni olabilir. Kesin sayı bilinmemekle birlikte kadın olguların çoğuna virüs eşinden bulaşmaktadır. Özellikle eşleri ileri dönem HIV/AIDS olgusu ise ve hayatını kaybederse, kadınlar hastalığın getirdiği yükün yanı sıra, çocuklarının ve kendilerinin yaşamlarını sürdürmeye çalışırken, hem ekonomik hem de sosyal olarak çok büyük sorunlar yaşamaktadırlar” diye konuştu.

    Doç. Dr. İnan, yıllar içerisindeki gelişmelere göz attıklarında Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda oldukça duyarlı olduğunu belirterek, “Örneğin ülkemizde HIV/AIDS olgularının tanı ve tedaviye ücretsiz olarak ulaşabilmeleri, gönüllü test ve danışmanlık merkezlerinin kurulması, HIV tanı ve tedavi rehberinin yayımlanması bu yaklaşımın sonuçlarıdır. Ancak olguların artışı da göz önüne alındığında bu konuda daha yapılacak çok iş olduğu açıktır. Dolayısıyla korunmasız cinsel temas, kan ve kan ürünleri, damariçi uyuşturucu kullanımı sırasında ortak enjektör kullanımı ve anneden bebeğe geçiş başlıca bulaş yollarıdır. Virüs dış ortamda uzun süre canlı kalamaz ve çamaşır suyu gibi dezenfektanlara duyarlıdır. Dokunmak, el sıkışmak, öpüşmek,sarılmak, aynı saunayı, havuzu, banyoyu, tuvaleti, tabağı, bardağı, çatalı, kaşığı kullanmak, aynı giysileri giymek, telefon kulaklığı, gözyaşı, ter, tükürük, sivrisinek, böcek, arı sokması ile HIV bulaşmamaktadır. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de HIV/AIDS vakalarının yaşadığı en büyük mağduriyet hala damgalanma ve ayrımcılıktır. Yeni ilaçların kısa ve uzun dönemde etkinlikleri daha fazladır ve bu ilaçlar ile hastaların fiziksel görünümünü bozan, yaşam kalitesini düşüren yan etkilerin görülme riski büyük ölçüde azalmıştır. Ayrıca son dönemde kullanılan ilaçların tek tablette sunulması ile hastalara kullanım kolaylığı da mümkün olmuştur. Yine aşılar ve özellikle virüsün vücuttan tamamen atılması yani “kür” son dönemde üzerinde en çok çalışılan ve konuşulan konulardır. Yani yakın bir gelecekte hastalığın tamamen tedavi edilmesi mümkün olacak gibi görünmektedir” ifadesini kullandı.

    Doç. Dr. Asuman İnan HIV/AİDS’in önlenmesi için yapılacaklar olduğunu vurgulayarak, “Sonuç olarak, HIV/AIDS artık ölümcül değil kronik bir hastalıktır. Ülkemizde vaka sayısı artmaktadır ve hastalığın tanı ve tedavisinin yanında önlenmesi de çok büyük önem taşımaktadır. Bunu sağlamanın ilk adımı toplumun öncelikle cinsel aktif yaştaki bireylerinin hastalığın bulaşma yolları ve korunma yöntemleri konusunda eğitilmesi, bu konudaki farkındalığın arttırılmasıdır. Tek eşlilik ve kondom kullanımı bilinen etkili korunma yollarıdır. Yine erken tanı ve tedavinin sağlanması, sadece hastaların yaşam kalitesi ve süresini arttırmayacak, aynı zamanda virüsün toplumda yayılmasının önlenmesine de önemli katkıda bulunacaktır” dedi.

  • İş Yerinde Değer Verilenin, Verimliliği Artıyor

    Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Azmi Yalçın, iş yerindeki tatmin için ücret faktörünün tek başına yeterli olmadığını söyledi. Yalçın, “Para önemlidir ancak tek başına iş tatmini için yeterli değildir” dedi.

    Prof. Dr. Azmi Yalçın, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı’nın, sanayicilere eğitim desteğine yönelik faaliyetleri kapsamındaki, “İş Hayatında Tutumlar ve İş Tatmini” konulu seminerde konuştu. Prof. Dr. Yalçın, yapılan araştırmaların, paranın, iş yerinde tatmini tek başına sağlamadığını ortaya koyduğunu söyledi.

    Araştırma sonuçlarından örnekler veren Prof. Dr. Yalçın, “İş yaşamında paranın yeri konusunda, ABD’de yapılan bir araştırma, yıllık 40 bin dolardan fazla geliri olanlarda ücret/iş tatmini ilişkisinin neredeyse kaybolduğu sonucunu göstermiştir. Para mutluluk getirebilir ama iş tatmini için tek başına yeterli bir neden değildir” diye konuştu.

    “BAĞLILIK PERFORMANS ARTIRIR”

    Prof. Dr. Azmi Yalçın, yüksek düzeyde işe sarılma ve psikolojik güçlendirmenin, iş performansıyla pozitif ilişkili olduğunu da vurguladı. Yalçın, “Performansla, örgütsel bağlılık (firmaya/kuruma bağlılık) arasında ilişki bulunur. Bu özellik, yeni çalışanlarda ise daha belirgin görülür. Yapılan çalışmalarda bir önemli sonuç da, örgüte/firmaya bağlılığın yerine giderek mesleki bağlılığın daha ön plana çıktığının görülmesidir” ifadelerini kullandı.

    İş tatmini yüksek çalışanların daha üretken olduklarını söyleyen Prof. Dr. Yalçın, “Daha üretken çalışanların da iş tatminleri daha yüksektir. Bu ikisi arasındaki ilişki pek çok araştırmayla test edilmiştir. İş tatmininin yüksekliği algılanan adalet ile birlikte, örgütsel vatandaşlık davranışını da olumlu yönde tetikler. Tatmin olmuş çalışanların kuruluşları hakkında olumlu konuşmaları, başkalarına yardım etmeleri ve işlerinde normal beklentilerin ötesine geçmeleri daha muhtemeldir” dedi.

    “BANA DEĞER VERİYOR” ALGISI

    Prof. Dr. Azmi Yalçın, iş yerinde yöneticilerinin takdir ve beğenisini kazandığını hissetmenin de çalışma verimini doğrudan etkilediğini kaydetti. Yalçın, iş tutumları arasında yer alan “Örgütsel destek algısının”, çalışanların “örgütlerinin onlara değer verdiğine inandıklarında ve amirlerinin onları desteklediklerini hissettiklerinde” yükseldiğini, bunun da performans artışıyla sonuçlandığına dikkati çekti.

    Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Azmi Yalçın, katılımcıların ilgiyle takip ettikleri seminerde yöneticilere de “Yöneticiler iş tatminini artırmak ve olumlu iş tutumları oluşturmak için çabalamalıdır. İşin içsel tarafına eğilmeli ve daha ilgi çekici mücadeleye açık hale gelmesini sağlamalıdırlar” tavsiyelerinde bulundu.