Etiket: Artıyor

  • Osmanlıca’ya İlgi Artıyor

    Yalova Gençlik Merkezi tarafından gençlere İngilizce, Arapça ve Osmanlıca dersleri veriliyor. Gençlerin Osmanlıca’ya ilgisi ise giderek artıyor.

    Gençlerin dil öğrenmeleri maksadıyla kurslar açan Yalova Gençlik Merkezi, en çok talep gelen 3 dille alakalı eğitim atölyesi gerçekleştirdi. İngilizce, Arapça ve Osmanlıca dil eğitimi veriliyor. Gençler arasında son aylarda Osmanlıca’ya ilgi artıyor. Şu anda en fazla talep alan Osmanlıca’ya talep olduğuna dikkat çeken Gençlik Merkezi Müdürü Osman Gül, “İngilizce artık uluslararası bir dil olduğu için en fazla talep gören dil. Arapça ve Osmanlıca ise son aylarda çok ciddi rağbet görmeye başladı. Özellikle Osmanlıca öğrenmek isteyen gençlerin sayısında ciddi bir artış var. Biz gençlerden gelen talepler doğrultusunda kurslar açıyor ve onlara bu dilleri öğretiyoruz” dedi.

    Osmanlıca eğitimi gören kursiyerler ise, “Ecdad dilimiz olan Osmanlıca’yı öğrenmek istedik. Kurs açarak bunu öğrenme imkanı sağlayan Gençlik Merkezi Müdürlüğümüze de teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

  • Yılbaşı Gecesi Kalp Krizi Geçirme Oranı Artıyor

    Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Batur, yılbaşı gecesinde aşırı yiyecek ve alkol tüketiminin kalp ve tansiyon sorunlarına sebep olabileceğinin belirterek, hem yılbaşı sofrasının tadını çıkarmanın hem de yeni yıla sağlıklı bir başlangıç yapmanın mümkün olduğunu ifade etti.

    Prof. Batur, yılbaşı gecesi kalp krizi geçirme ve buna bağlı ölüm olasılığının yılın diğer günlerine göre daha yüksek oranda olduğunun eldeki tıbbi veriler tarafından da doğrulandığını vurgulayarak, kalp ve tansiyon rahatsızlığı şikayeti olanların yılbaşında aşırıya kaçacak şekilde yemek yememesi, yağlı, tuzlu ve şekerli gıdaları fazla tüketmemesi, ayrıca yüksek miktarda alkol almamaları gerektiğini söyledi.

    Yılbaşı için özenle hazırlanmış bir sofrada yemeğe başlarken öncelikle çorba, sebze yemeği ve bol salata ile beraberinde patlıcan salatası, yoğurtlu mezeler, barbunya pilaki gibi sağlıklı mezelerin tercih edilebileceğini belirten Prof. Mustafa Kemal Batur, “Ana yemek seçiminde ise kırmızı et yerine ızgara veya fırında balık, tavuk ya da hindi daha sağlıklı bir tercih olacaktır” dedi.

    Prof. Batur ayrıca, uyumadan en az 2 saat önce yemek ve alkol tüketiminin sonlandırılması ve yılbaşı gecesi tıbbi hizmetlerin yetersiz kalabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, özellikle kalp hastalarının tüm bunlara dikkat etmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.

    Prof. Batur, kalp krizi belirtilerinin, göğüs ortasında baskı hissi veya ağrı, soğuk terleme, çarpıntı, bulantı, nefes darlığı gibi etkenler olduğunu söyleyerek, “Böylesi bir durumda yapılacak ilk şey yakınları haberdar etmek, bulunulan ortamdan uzaklaşarak havası temiz, sakin bir yere geçmek ve sıkıntının devam etmesi durumunda ise hiç vakit kaybetmeden en yakın hastaneye gitmektir” diye konuştu.

  • Estetik Kaygılar, Yaşlılık Bulgularını Gizleme Ve Daha Genç Görünme Arzusu Gittikçe Artıyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Belma Şahin, estetik kaygılar, yaşlılık bulgularını gizleme ve daha genç görünme arzusunun gün geçtikçe arttığını belirtti.

    Çağımızda artık güzellik ve hoş bir görünüm kazanmanın çok değerli bir hale geldiğini belirten Op. Dr. Belma Şahin, “Her geçen gün estetik kaygılar, yaşlılık bulgularını gizleme ve daha genç görünme arzusu artıyor. Cinsiyet ayırt etmeksizin cilt yaşlanması kaçınılmaz bir gerçektir. Ancak bugün sahip olunan bilgi ve teknoloji sayesinde gerçekten hissedilen yaşta görünebilmek mümkün.” dedi.

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Belma Şahin, kırışıklıkları azaltılmak için işe yarayan şu önerilerde bulundu;

    “Koruyucu güneş kremi kullanın. Güneşe çıkmak zorundaysanız mutlaka koruyucu krem kullanmanız gerektiğinin altını çiziyorum! Bu sizi cilt kanserinden korurken aynı zamanda kırışıklıkların oluşmasını engeller.

    Yüzünüzü gereğinden fazla yıkamayın. Maryland Üniversitesi Tıp Merkezinde yapılan çalışmaya göre çeşme suyu cildi kırışıklıklara karşı nemlenmesini sağlayan kendi doğal yağ duvarını ortadan kaldırmaktadır. Dahası, kullandığınız sabun nemlendirici içermiyorsa, özel yüz temizleyicisi kullanmalısınız.

    Büyüme faktörü. Vücudun doğal olarak kendi kendini iyileştirme faktörünün bir parçası olarak, bu bileşenlerin topikal olarak uygulandığında güneşin sebep olduğu hasarı,çizgi ve kırışıklık oluşumlarını azalttığını aynı zamanda da kolajen üretiminin yenilendiğini yapılan çalışmalar göstermiştir.

    Botoks. Kırışıklığın hemen altındaki kasları gevşeten ve üstteki cildin pürüzsüz, kırışıksız olmasını sağlayan Botulinum A toksin maddesinin arındırılmış versiyonundan elde edilen enjeksiyon.

    Kırışıklık Dolguları. Kolajen, hiyalüronik asit ve diğer sentetik bileşenler gibi bir dizi farklı madde ile kırışıklıklara dolgu yapılmaktadır. Uygulanan yöntemlerin arasında en revaçta olan tedavi yöntemleri hyalurinik asit içeren dolgulardır.

    Lazer/Işın ile cilt yenileme. Bu uygulamada ya lazer ya da darbeli diyot ışını gibi ışın kaynağından elde edilen enerji ile cildin üst katmanı alınır, bu yöntem hafif ve fark edilmeyen bir yara oluşumuna sebep olur. Bu uygulama cildin doğal kolajen üretiminde vites arttırmasına imkân verir, bunun sonucunda da daha pürüzsüz ve kırışıklıktan arınmış bir cilt elde edilir.”

  • Nilüfer Organik Ürün Pazarı’na İlgi Artıyor

    Türkiye’nin ikinci organik pazarı olma özelliği taşıyan Nilüfer Organik Ürün Pazarı’na ilgi her geçen gün artıyor.

    Bursa’nın ilk, Türkiye’nin de ikinci organik ürün pazarını 2006 yılında hayata geçiren Nilüfer Belediyesi, pazarın daha fazla kişiye ulaşabilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Kullanılan yoğun tarım kimyasalları ve sentetik gübrelerin insan sağlığı ve çevreye verdiği zararlar günümüzde en çok tartışılan konulardan biri olmayı sürdürürken, Nilüfer Belediyesi’nin tüketicilerin sağlıklı gıdalara ulaşabilmeleri için açtığı Organik Ürün Pazarı, tüketiciyi birinci elden üreticiyle buluşturuyor. Açıldığı günden bu yana binlerce tüketicinin daha çok Bursa’da üretim yapan organik sertifikalı ürün almasını sağlayan Nilüfer Organik Ürün Pazarı, her hafta cumartesi günleri Konak Mahallesi’ndeki kapalı pazar alanında hizmet veriyor.

    Hem üreticiler hem de tüketiciler Nilüfer Belediyesi’nin kendilerine sunduğu bu imkandan memnun. Doğru ve sağlıklı gıdaya organik tarımla ulaşmanın mümkün olduğunu belirten üreticiler, ‘Bizler sağlıklı, kaliteli ve güvenilir gıdalar tüketme hakkı olan tüm tüketicilerin bu taleplerini karşılamak üzere buradayız’ dediler.

    Nilüfer Organik Ürün Pazarı sayesinde sağlıklı ürünlere ulaşabildiklerini belirten vatandaşlar, ‘Organik üretim sayesinde toprak su ve havanın kirliliği de önleniyor. Bizler de çocuklarımıza daha sağlıklı gıdalar yedirebiliyoruz’ diye konuştu.

    Halka daha sağlıklı ve güvenilir ürünler sunmayı istediklerini belirten Nilüfer Belediyesi Çevre ve Kırsal Alan Danışmanı Arca Atay ‘Organik Ürün Pazarı her geçen gün daha çok ilgi görüyor. Nilüfer Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü, pazara her giren tüm ürünlerin kontrolünü yapıyor’ dedi.

    Nilüfer Organik Ürün Pazarı’nda cumartesi günü saat 13.00’de yılbaşı programı düzenlenecek.

  • ATSO Başkanı Davut Çetin: “Eğitim Düzeyi Yükseldikçe İşsizlik Oranı Artıyor”

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun, DEİK Genel Kurulu’nda gündeme getirdiği eğitim ve öğretim kalitesinin arttırılmasında ve mesleki eğitimin yürütülmesinde özel sektör ile işbirliği yapılacağı sözlerinin çok değerli olduğunu kaydederek, “Böylece bir süredir dile getirdiğimiz, mesleki eğitimin Ticaret ve Sanayi Odalarına bırakılması veya Odalarımızın yönlendirme, gözetim ve denetimiyle yürütülmesi çağrılarımızın karşılık bulmuş olacağını temenni ediyorum” dedi.

    Başkan Davut Çetin, TÜİK tarafından açıklanan eğitim düzeyine göre işsizlik oranları kapsamında eğitim reformunun ve eğitim-istihdam dengesinin kurulmasının acil hale geldiğini söyledi. Türkiye’de 15-24 yaş arasında ilköğretim, ortaokul mezunlarında işsizlik oranının yüzde 13-14’de kalırken, üniversite veya yüksek öğretim mezunlarının yüzde 28.3’ünün işsiz olduğunu söyleyen Çetin, genç lise mezunlarında ise işsizlik oranının yüzde 20 civarında olduğunu belirtti.

    “15-24 yaş grubundaki gençlerde eğitim düzeyi yükseldikçe işsizlik oranının yükselmesi, ülkemizde eğitim ve istihdam arasındaki uyumsuzluğun boyutlarını göstermektedir” diyen Çetin, “Her 3 yükseköğretim mezunu gençten birisi işsiz durumda beklemektedir. Verilerden 697 bin genç üniversite mezunu dışında 262 bin mezun da iş yaşamına veya işgücüne girmediğini görüyoruz. Bunların da 21 bini iş bulma ümidi olmadığı için, 50 bini iş aramadığı için, diğerleri ev kadınlığı, eğitimin devam etmesi ve ailevi nedenlerle iş yaşamına girmemekteler. Yani 197 bin işsiz gence en az 71 bin genç daha eklenebilir. Avrupa Birliği’nde eğitim düzeyi arttıkça işsizlik azalıyor, Türkiye’de artıyor. Üniversite mezunu işsiz genç sorunumuz, sadece TÜİK verilerinde değil, AB verilerinde de karşımıza çıkmaktadır. Eurostat verilerine göre 15-24 yaş grubunda AB ortalama işsizlik oranı, düşük eğitim düzeyinde yüzde 30, yüksekokul-üniversite düzeyinde yüzde 16.5’dir. Ülkemizde ise tersi bir eğilimle, düşük eğitim düzeyinde yüzde 14.7 olan işsizlik oranı yüksekokul-üniversite düzeyinde yüzde 28’e çıkmaktadır” ifadelerini kaydetti.

    “SOSYAL BİLİMLER, İŞ VE YÖNETİM, BEŞERİ BİLİMLER MEZUNU 290 BİN İŞSİZ VAR”

    Türkiye’de yüksekokul ve üniversite mezunu işsizlerin alan dağılımına bakıldığında da sorunun boyutlarının daha iyi göründüğünü ifade eden Çetin, “En düşük işsizlik oranı sağlık ve güvenlik hizmeti mezunlarındadır. Buna karşılık en yüksek işsizlik oranları gazetecilik, bilgisayar, sanat bölümü mezunlarında görülmektedir. Sosyal bilimler, iş ve yönetim, beşeri bilimlerde toplam olarak 290 bin işsiz bulunmaktadır. Diğer taraftan, bilgisayar mezunu 20 bin kişinin, mühendislik mezunu 58 bin kişinin işsiz olması da verimli üretim ve bilişim teknolojilerine adaptasyon sorunu olduğuna dair güçlü bir işarettir” diye konuştu.

    “MESLEKİ EĞİTİMDE TİCARET VE SANAYİ ODALARININ ROLÜ ARTIRILMALI”

    Konunun genç işsizliği, eğitim ve öğretim kalitesi, işgücü verimliliği gibi çok boyutlu bir konu olduğunu ve daha fazla kaybedecek zaman kalmadığını kaydeden Davut Çetin alınması gereken tedbirleri ise şu şekilde sıraladı: “Bu çerçevede istihdam ve eğitim-öğretim alanında eşzamanlı adımların atılarak, kapsamlı bir reformun başlatılması zorunludur. Bu çerçevede, mesleki eğitimde Ticaret ve Sanayi Odalarının rolünü artıracak reform paketi bir an önce gündeme alınmalıdır. Mesleki eğitimde, yüksekokul ve üniversite eğitiminde 6 ay ve 1 yıl arasında staj zorunluluğu getirilmelidir. Stajyer istihdamı işletmeler için zorunlu olmalı, ancak ücret yükü, genç istihdam desteği kapsamında kamu tarafından karşılanmalıdır. Meslek okulu ve üniversiteler için mezun istihdamı performans göstergesi olmalıdır. Matematik, yabancı dil, bilgisayar kod yazılımı, girişimcilik, inovasyon eğitiminde ulusal seferberlik ilan edilmeli ve eğiticilerin eğitimi programları başlatılmalıdır. “

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun konuya ilgisi sayesinde sorunun çözümü yönünde hızlı bir reform sürecinin başlamasını ümit ettiğinin altını çizen Çetin, asgari ücret artışının gündemde olduğu bir dönemde bu adımların işsizlikte olası artışı da engelleyici olacağını ifade etti.

    Çetin, staj programları ve stajyer istihdamı desteklerinin böyle bir dönemde sektörlerin ihtiyacını karşılaması bakımından da önem taşıdığını sözlerine ekledi.