Etiket: Artıyor

  • Özvatan, Develi Ve Tomarza’da Pancar Tarımına İlgi Artıyor

    Kayseri Şeker Fabrikası ilçelerde pancar ekim etkinliği düzenledi. Etkinliğe belediye başkanları ve çiftçiler katıldı.

    Özvatan’da düzenlenen pancar ekim etkinliğine Özvatan Belediye Başkanı Halit Demir, Müftü Selami Kurt, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyelerinden Nizamettin Çatak, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Üyeleri Hurşit Dede, Halis Lektemur, Denetim Kurulu Üyelerinden Mehmet Güntay, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Levent Benli, ve Özvatan çiftçileri katıldı.

    Etkinlikte konuşan Özvatan Belediye Başkanı Halit Demir, Özvatan çiftçilerinin de pancar ekmeye taleplerinin arttığını belirtti. Başkan Halit Demir, “Kayseri Şekerdeki gelişmeleri yakinen izliyorum. Kendilerine de özellikle ilçe ve belde bazında çiftçilerimizle beraber olmalarının motivasyon açısından da güzel bir çalışma sergilediklerine inanıyorum. Allah hayırlı mübarek eylesin. Bölgemiz ve çiftçimiz için kendilerine de başarılar diliyorum.” dedi.

    Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ise Kayseri Şeker çiftçisi tarafından pancar tarımının son yıllarda büyük ilgi görmeye başladığını, bölgedeki çiftçilerin her geçen gün pancara olan ilgisinin artması nedeniyle yoğun kota taleplerine çözüm üretme gayreti içerisinde olduklarını belirtti. Başkan Akay, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “ÇİTÇİYİ MAĞDUR ETMİYORUZ”

    “Bizim elimizdeki şeker kotasına göre ekilmesi gereken pancar miktarımız 2 milyon 260 bin ton. Bu sene çiftçimizden 2 milyon 700 bin ton gibi bir talep geldi. Bu da yüzde 20’lik bir artışı ifade ediyor. Bu talebi bizim elimizdeki kota ile karşılamamız mümkün değil. Bildiğiniz gibi kotanın tamamı şu an çiftçinin üzerinde bulunuyor. Şeker kurumunun Kayseri Şekere ilave şeker kotası verme imkanı yok. Çiftçimizin bu ilgisine de ilgisiz kalamıyoruz. Onlara da bir çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede yeniden pancar ekmek isteyen çiftçilerimize bir seçenek sunduk. O da sözleşmeli C pancarı ekme seçeneği oldu. İsteyen çiftçilerimizle bu çerçevede bir sözleşme yapılıyor. Tabi bunun fiyatı kanun gereği, mevzuatlar gereği düşük olmasından dolayı herkes tarafından tercih edilmiyor. Ama illaki pancar ekimine başlamak isteyenler için bu bir başlangıç noktası olacak. Biz ileriki zamanda şeker kurumundan şeker kotası alacak olursak, bu sözleşmeyi yapacak çiftçilerimizin mağduriyetlerini gidermek açısından gelecek A kotasını onlara vermeyi düşünüyoruz. Onlara da herhangi bir garanti vermeden A kotasının gelmesi halinde kendilerine aktarılması konusunda bir değerlendirme yapıyoruz. Tercih sonuçta çiftçiye aittir. Biz Kayseri Şeker olarak elbette daha fazla üretme imkanına sahibiz. Sonuçta Şeker Kurumu kotalara bir uygulama getirdiği için biz de ona uymak zorunda kalıyoruz. Biz elimizden geldiğince çiftçimize her türlü kolaylığı sağlamaya çalışıyoruz. Üstümüze düşeni yaptığımız içinde içimiz rahat. Bir taraftan da kanun ve kurallara uymamız icap ediyor.”

    Tören Özvatan şelalesinde bulgur pilavı ikramı ile sona erdi.

    DEVELİ’DE PANCAR EKİM TÖRENİ EŞELİK KÖYÜNDE YAPILDI

    Kayseri Şeker Pancar ekim günü etkinliği Develi İlçesinde Eşelik köyünde pancar sulama sistemleri tanıtımı ise Köseler köyünde yapıldı.

    Develi İlçesinde Eşelik Köyünde Halil İbrahim Fırat’ın pancar tarlasında yapılan pancar ekim etkinliğine; Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim kurulu üyeleri Hurşit Dede, Abdulkadir Güneş, Eşelik Köyü Muhtarı Halil İbrahim Fırat, Kılıçkaya Köyü Muhtarı Ekrem Yediok, Çataloluk, Taşcı, Eşelik, Kılıçkaya, Köseler çiftçileri katıldı.

    TOMARZA’DA PANCAR EKİM GÜNÜ PANCAR ŞENLİĞİNE DÖNÜŞTÜ

    Tomarza İlçesinde Mustafa İzgi’nin tarlasında Pancar ekimi için düzenlenen etkinlik Melikviran Köyünün Zamantı ırmağı kenarındaki çayırlığına kurulan seyyar çadırlarla renklendi ve etkinlik Pancar ekim şölenine dönüştü.

    Tomarza İlçesi Melikviran Köyündeki pancar ekim şölenine Tomarza Kaymakamı Engin Uysal, Jandarma Komutanı, Emniyet Amiri, Milli Eğitim Müdürü, İlçe Tarım Müdürü, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Başkan Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer,Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Üyesi Nizamettin Çatak, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu üyelerinden Hurşit Dede, Abdulkadir Güneş, Halis Lektemur, Tomarza Ziraat Odası, Esnaf Sanatkarlar Odası, Kabak Çekirdeği Yetiştiricileri Birliği, Zamantı Sulama Birliği Başkanları ve Yönetim kurulları, Melikviran, Tatar, Akmezar, Köprübaşı, Bostanlık, Culha, Güzelce, Süvegenler, Avsarsöğütlü, Atmaca, Böke Köylerinin Muhtar ve Çiftçileri katıldılar.Yapılan dualar ve ikramlar sonrasında pancar tohumları toprakla buluşturuldu.

  • Keçiören’de Z-kütüphaneler Artıyor

    Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, “Keçiören’de 8’nci z-kütüphane açılışını yaptık. Milli Eğitim Bakanlığımızın bu projesi okullarımıza önemli bir katkıdır ve değerlidir” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle Keçiören’de yaptırılan modern z-kütüphanelerin sayısı 8’e yükseldi. Açılış törenine Başkan Ak’ın yanı sıra Keçiören Kaymakamı Nusret Dirim, Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ercan Şen ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Kılıçgil de katıldı.

    Yalçın Eskiyapan Ortaokulu ve Şenlik İlkokulu’nda yaptırılan z-kütüphanelerin açılış töreninde konuşan Ak, iki okula daha zenginleştirilmiş kütüphane kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, “Keçiören’de 8’nci z-kütüphane açılışını yaptık. Milli Eğitim Bakanlığımızın bu projesi okullarımıza önemli bir katkıdır ve değerlidir” şeklinde konuştu.

    Ak çocuklara, “Sevgili çocuklar, hayatınızın içerisinden kitapları eksik etmeyin. Kitap okumak sizlere bilgi ve beceri kazandırır. Evlerinizde de bir kitaplığınız olsun, çünkü geleceğimizin teminatı olan sizlerin ileride de başarılar kazanması için çok okuması gerekiyor” diyerek kitabın önemini vurguladı.

    “EKRAN BAŞINDA GEÇEN ZAMAN ARTIYOR”

    Gelişmenin ve kalkınmanın temelinde okuma alışkanlığının çocuklara küçük yaşlarda kazandırılması ve bu alışkanlığın devam ettirilmesinin yattığını söyleyen Kaymakam Dirim ise, “Ekran başında geçirilen zaman artarken, kitap başında geçirilen zaman azalıyor. Kitaplar insanların dil, zihinsel ve kişisel gelişiminde önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığı’na eğitime değer katan bu güzel proje için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Açılış töreninde öğrenciler, şiirler okuyup halk oyunları gösterisi yaptı. Törenin ardından ana sınıflarını da gezen Ak, miniklerle sohbet etti. Okuldan ayrılırken öğrencilerin isteklerini kırmayan Başkan Ak, onlarla selfie fotoğraf çekti.

  • Diyabetli Sayısı Artıyor

    Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, tip 2 diyabetli hasta sayısının hızla arttığını ve 2035 yılında 592 milyona ulaşabileceğini söyledi.

    Diyabetin sık görülen, kontrol altında tutulmazsa erken yaşta ölümlere ve engelliliğe yol açan, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Samsun Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, “Diyabet, yaşam boyu izlem ve tedavi gerektirir. Yaşam tarzındaki hızlı değişim ile birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların tümünde özellikle tip 2 diyabetli hasta sayısı hızla yükselmektedir. 2013 yılı itibari ile dünyadaki diyabetli birey sayısı 382 milyon iken bu sayının 2035 yılında yüzde 55 oranında artarak 592 milyona ulaşacağı öngörülmektedir. Bu artışın başlıca nedenleri nüfus artışı, yaşlanma ve kentleşmenin getirdiği yaşam tarzı değişimi sonucu obezite ve fiziksel inaktivitenin artmasıdır” dedi.

    Tip 2 diyabetinin genellikle 35 yaş ve üzeri başladığını ifade eden Kasapoğlu, “Birçok toplumda tip 1 diyabet sıklığının da arttığı ve bu artışın okul öncesi çağlarda daha belirgin olduğu bildirilmektedir. Beslenme ve yaşam tarzındaki yanlışlıklara bağlı olarak son yıllarda çocuklarda ve gençlerde de tip 2 diyabet sıklığı hızla artmaktadır. Diyabet, pankreasın yeterli insülin üretememesi veya vücudun ürettiği insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucu oluşan ömür boyu devam eden kronik ve insülin üreten hücrelerin azalması ile devam eden bir hastalıktır. İnsülin ise vücutta kan şekerini düzenleyen ve yaşam için zorunlu olan bir hormondur. En sık görülen iki diyabet türü, Tip 1 Diyabet ve Tip 2 diyabettir. Tip 1 diyabet, genellikle erken yaşlarda başlar, tanıdan itibaren mutlaka insülin kullanılmalıdır. Tip 2 diyabet, genellikle daha ileri yaşlarda yani 35 yaş ve üzeri başlar. Ortaya çıkışında sağlıksız yaşam biçimi davranışları ve aile öyküsünün etkili olduğu, beslenme, egzersiz ve anti-hiperglisemik ilaçlarla tedavi edilebilen bir hastalıktır” diye konuştu.

    Diyabetin iyi kontrol edilemediğinde, vücuttaki tüm organlara zarar verebileceğini belirten Kasapoğlu, “Bir yandan kan damarlarının yapısını bozarak göz, böbrek ve sinirleri etkilemekte, diğer yandan kalp hastalığı, inme nedeniyle de erken ölümlere neden olabilmektedir. Körlük, böbrek yetersizliği, bunama ve ayak sorunlarının en önemli nedenlerinden biridir. Kan şekerinin normal sınırlarda tutulması, komplikasyonların ortaya çıkmasını geciktirebileceği gibi aynı zamanda önleyebilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) anayasasının yürürlüğe girdiği 7 Nisan gününü tüm dünyada ‘Dünya Sağlık Günü’ olarak kutlanmaktadır. Bu kapsamda her yıl güncel bir konuyu gündeme taşıyarak çözüm yolları ve önerileriyle birlikte tüm dünyada bilgilendirme etkinliklerinin yapılmasını teşvik etmektedir. DSÖ bu yıl ‘Diyabeti Yenelim’ teması ile yola çıkarak diyabete ilişkin farkındalığın artırılmasını amaçlamaktadır” şeklinde konuştu.

  • Meme, Yumurtalık Ve Rahim Ağzı Kanserinde Rakamlar Dramatik Şekilde Artıyor

    Tüm dünyayı artarak etki altına almaya devam eden kanser ülkemizde de seyrini azaltmıyor. Dünyada 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen 2. kanser türü rahim ağzı (serviks) kanserleri. Meme ve akciğer kanserlerinden sonra da kanser ölümlerinde 3. sırayı alıyor.

    Konuyla ilgili bilgiler veren Bahçeci Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aytun Aktan her yıl yüz binlerce kadının ölümüne yol açan bu kanser türlerinden korunmak aslında çok kolay olduğunu belirterek yöntemleri özetliyor.

    Yıllık yapılan düzenli Pap-smear testleri ve jinekolojik muayenelerde erken dönemde, henüz kanser safhasına gelmeden yakalayıp tedavisi yapılabilen bir kanser türünden, maalesef ki dünyada hala 2 dakikada bir kadının öldüğünü belirten Op.Dr.Aktan, “Yeterli bilinçlendirme yapılamadığını ve toplum taramalarında istenilen seviyeye gelinemediğini gösteriyor. Serviks kanseri için en önemli neden HPV’dir (Human Papilloma Virus). Çok sayıda tipi olmakla birlikte bunların bazıları serviks kanseri ile ilişkilidir. En sık görülen tip 16 ve 18 serviks kanserlerinin yüzde 70’inden sorumludur. Cinsel yolla bulaşabilen bu virüse karşı korunma yollarının başında ilişkide prezervatif kullanımı önerilse de tam koruma sağlayamaz. HPV için geliştirilmiş aşılar bu virüs kaynaklı kanserin önlenmesi için büyük umutlarla üretilmişse de sınırlı tipler için etkindir. Kadınların yüzde 80’i hayatı boyunca bu virüsle karşılaşsa da gerek bağışıklık sisteminin kuvvetli olması gerekse her tipin kanser zemininde varlık göstermemesi durumun önemini bir ölçüde azaltır” dedi.

    Cinsel hayatı erken başlayan, çok partner değiştiren kadınların cinsel yolla bulaşan bu hastalıklara da açık olma sebeplerinden dolayı serviks kanserlerine karşı artmış riski bulunmaktadır. Çok sayıda doğum yapmış kadınlar, uzun süre doğum kontrol hapı kullanmış olanlar, sigara kullanımı gibi faktörler de serviks kanserinde artışa yol açabilir.

    Düzensiz kanamalar, özellikle cinsel ilişki ardından olan kanamalar, et suyu renginde kötü kokulu akıntılar ve cinsel ilişkide artan ağrı rahim ağzı kanserleri için uyarıcı olmalıdır.

    Kanser seviyesine ulaşıldığında cerrahi veya ilaç, ışın yöntemleriyle hastalıkla baş edilebileceğini belirten Op.Dr.Aktan şunları söyledi: “Kanserin evrelerine göre yaşama kalitesi, yaşam süresi farklı olsa da bu aşamaya gelmemek çok kolay ve önemli. Devlet politikası olarak da smear taramaları kadınlara 1. Basamak sağlık kuruluşlarında ücretsiz yapılmaktadır. Çok sayıda chek-up programının içinde kadınlar için smear testi yer almaktadır. Taramaların hangi sıklıkta kimlere yapılacağını mutlaka hekiminize danışınız.”

    Aktan, erken tanı metodu olmayan bu hastalıkta düzenli jinekolojik muayenelerin önem arz etiğini belirterek, “Hasta tarafından düzensiz kanamalara karşı tetikte olmalıdır. Özellikle menopoz sonrası yaşanan kanamalarda hemen rahim kanserine karşı doktora gidilmesi büyür önem taşımaktadır. Kadınların menopoz sürecine giderene kadar adet görebilmeleri, çocuk sahibi olabilmeleri için çalışarak hormon üreten yumurtalıklardan kaynaklı kanserler ileri yaşlarda, daha sıklıkla menopoz sonrasında görülmektedir. Risk faktörleri genetik, beslenme, hormonal olmakla birlikte çoğu zaman ön görülemeyen, maalesef erken tanı metotlarının çok işe yaramadığı bir kanser tipidir. Bu nedenle sıklıkla iler evrelerde saptanır. Cerrahi ve ilaç tedavileri uygulanır. Kür sağlanmış tüm genç yaş kanser hastaları için yumurtaların, tüp bebek yöntemleri kullanılmak suretiyle dondurularak saklanması ilerideki sağlıklı yaşlarda çocuk sahibi olmak için önem taşır” dedi.

  • Bakır Kaplara İlgi Artıyor

    Samsun’un Vezirköprü ilçesinde bakırcılık mesleğine ilgi azalırken bakır kaplara ilginin arttığı belirtildi.

    150 yıl önce Halil Usta tarafından başlatılan bakır ve kalaycılık mesleğinin devam ettiği mütevazi dükkanı, Baki Erat’ın çırağı olarak 60 yıl 81 yaşındaki Mehmet Türkmen’in işlettiği bildirildi. 60 yıllık usta Mehmet Türkmen bakırcılık ve kalaycılık mesleğine 1956 yılında ustası Baki Erat’ın yanında başladığını, bu el sanatını 1993 yılında oğlu Kazım Türkmen’e ( 52 ) bıraktığını ve birçok çırak yetiştirdiğini söyledi. 1980 yılında meslek lisesinden mezun olduktan sonra bakırcılık ve kalaycılık işine babası Mehmet Türkmen’in yanında çırak olarak başladığını ve bu mesleği babasından öğrendiğini belirten Kazım Türkmen 1993 yılında bayrağı devraldığını, yeni çıraklar yetişmediğini, bakır ve işi ile uğraşan 4 esnaf kaldığını dile getirdi.

    Son zamanlarda bakır kaplara ilginin arttığını ancak sanata ilginin olmadığını vurgulayan Kazım Türkmen, toprak kaptan sonra en lezzetli yemeğin bakır kaplarda piştiğini, ancak bakır kapların mutlaka kalaylatılması gerektiğini belirtti. “İş var ancak sanatkar az” diyen Türkmen, levha halinde aldıkları bakırlara kendilerinin şekil verdiğini, leğen, kazan ( heveni ), sini, tepsi, tas, sahan, kepçe yaptıklarını, elde yapılan kapların daha sağlam ve toprak kaptan sonra en sağlıklı kabın, bakır kaplar olduğunun altını çizdi.