Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği Trabzon Şubesi Başkanı ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Aydın, Çernobil’e bağlı olarak Karadeniz Bölgesi’nde kanser vakalarında korkulduğu gibi bir artış olmadığını belirterek “Nihai raporlar 5-6 sene önce yayınlandı. Çernobil’e bağlı kanser oranlarında korkulduğu gibi bir artış olmadı” dedi.
26 Nisan 1986 tarihinde Ukrayna Pripyat şehrinin 14.5 km kuzeybatısında bulunan Çernobil Nükleer Santrali’nde yapılan bir deney sırasında meydana gelen patlamanın ardından 32. yıl geçtiğini hatırlatan Aydın, Karadeniz Bölgesi’nde beklendiği gibi kanser vakalarında bir artış olmadığı belirtti. Aydın, en fazla kanser vakalarının 1945 yılındaki Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalardan sonra Japonya’da yaşandığını söyledi.
Aydın, “1986 yılında Çernobil nükleer santral kazası meydana geldi. Akut patlamanın etkisiyle binlerce insan öldü ve çevre boşaltıldı. Yedi tane reaktörü olan Çernobil Nükleer Santrali’nin, dördüncü ünitesinde patlama oldu ve daha sonra da 7 ünitenin üç ünitesi patladı. Bir müddet bu dünyadan saklanıldı o zamanki kapalı Sovyet rejimi nedeniyle. Daha sonra İskandinav ülkelerinde, Avrupa’da radyasyon artışı uzaydan tespit edilince Sovyet rejimi bunu açıklamak zorunda kalmıştı. Kazanın oluşturduğu akut etkiye bağlı bir çok insan öldü ve daha sonra da insanlık, 1945 yılındaki Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından sonra oluştuğu gibi bir çok kanser vakalarının artacağından korkuldu. O zamanın atmosferin hava hareketleri nedeniyle bütün radyasyon daha çok doğuya değil de Ukrayna’dan kuzeye ve batıya doğru yayıldı. Bir kısmı da güneye ve Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölgesi ve Trakya kısmen radyasyondan etkilendi. Hiçbir tecrübesi olmayan bir durumda yakalandık. Çok amatörce hareketler yapıldı, o zamanki hükümet bunu iyi yönetemedi. Basında bayağı üzerine gitti. Hiçbir bilimsel temeli olmayan önlemler alınmaya çalışıldı, çaylar denize döküldü, fındıklar imha edildi” dedi.
“Korkulduğu gibi kanser artışı olmadı”
Bölgede beklendiği gibi kanser artışı olmadığına dikkat çeken Aydın, “Radyosyonun akut etkisi dışında bu nükleer santral kazalarında aşırı radyasyon alımına bağlı insanlarda en sık kemik iliği kanserleri, lösemi, çocukluk çağı kanserleri, tiroit kanserleri bunlarda artış beklenir. Ne zaman bu artış beklenir? 5-10 yıl sonra artışlar gözlenir. Ancak solit tümör dediğimiz diğer kanser türlerinde en yüksek oran 15-20 yıl sonra radyosyana maruz kalmada oluşur. Bu temel bilgiler doğrultusunda Dünya Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu olsun, ulusal kanser enstitüsüleri olsun, Dünya Sağlık Örgütü olsun çok büyük çalışmalar yaptılar, tedbirler aldılar. Çok şükür bu çalışmalar sonunda beklendiği gibi Çernobil’e bağlı kanser artışı bizim bölgemiz dahil olmadı. Nerede oldu, sadece Ukrayna’da Çernobil’e yakın 130-150 bin nüfusu içine alan bölgede özellikle tiroit kanserleri, çocukluk çağı kanserlerinde artış oldu. Nihai raporlar 5-6 sene önce yayınlandı her hangi bir korkulduğu gibi artış Çernobil’e bağlı olmadı. Daha önce nükleer enerji santral kazası değil de Atom bombalarına bağlı Japonya’da çok büyük artışlar olmuş. Gerek o bombaların akut etkisine bağlı gerekse daha sonra yıllar sonraki kanser artışlarına bağlı bir çok insan hayatını kaybetmiş. Yani bölgemizde gözle görülür bir artış olmamıştır” diye konuştu.
Zeytinyağının ihracat rekorları kırdığı 2017/18 sezonunda, zeytin ihracatı da zeytinyağına ayak uydurdu. Sofralık zeytin ihracatı yüzde 14’lük artış yakaladı ve 71 milyon 53 bin dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 2016/17 sezonunun ilk yarısındaki sofralık zeytin ihracatı ise 62 milyon 225 bin dolardı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde kesime gönderilmesi gereken hayvanların bekletildiğini ifade ederek, “Diyorlar ki nasılsa yarın Ramazan ayı gelecek, fiyatlar artacak. Normalde bugün kesime gidecek hayvanı göndermiyor, piyasada et sıkıntısı olunca fiyatlarda yükseliyor” dedi.
1 Eylül’de başlayan balık av sezonu 15 Nisan itibariyle yarın sona eriyor. Balık av sezonunda hemen hemen tüm balıkçılar hamsi avının bu yıl iyi geçmediğini söylerken, su ürünleri uzmanlarının ardından hamsi ihracat rakamları da bunun aksini söylüyor.