Etiket: artış

  • Dolardaki artış 2. el araç piyasasını vurdu

    SAMSUN (İHA) – Samsun İkinci El Otomobilciler Derneği Başkanı İbrahim Kınık, dövizde yaşanan belirsizlik nedeniyle ikinci el araç piyasasının durma noktasına geldiğini ve birçok esnafın dükkanlarını kapattığını söyledi.

    İbrahim Kınık, ikinci el araç piyasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 5 aydır galericilerin iş yapamadığına dikkat çeken Kınık, “Dövizde yaşanan belirsizlik bizi tamamen mahvetti. Normalde ikinci el araç piyasası yaz aylarında müthiş derecede iş yapıyordu. Ancak biz bu yaz sezonunu aşırı derecede kötü kapattık. Şimdi de ne araç alan var ne de satan. İşler tamamen durma noktasına geldi. Dolarda hemen hemen her gün yaşanan değişkenlik, esnafımızın adeta belini büktü. Faiz oranları da sürekli artıyor. Yani esnafın ne araç alacak gücü kaldı ne de satacak. Araç fiyatları aşırı derecede yükseldi. Piyasa 5 aydır bitmiş durumda. Vatandaşın da alım gücü yok maalesef. Kimse şu an ne yapacağını bilmiyor. Dövizde yaşanan değişim ve belirsizlik ister istemez fiyatları da çok etkiliyor. Şu an bizim galericiler sitemizde iş yapamayan 10 esnaf arkadaşımız dükkan kapattı. 5 ay boyunca iş yapamayınca ne yapacak bu adamlar mecbur kapattılar. Bir an önce bu döviz sorununu çözmemiz gerekiyor. Yoksa durum çok vahim” dedi.

  • Kuru üzüm ihracatında yüzde 40 artış

    Türkiye, geleneksel ihraç ürünlerinden üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu sultan sofralarının vazgeçilmezi sultani çekirdeksiz kuru üzümde 2018-19 sezonuna parlak bir giriş yaptı. Kuru üzüm ihracatı, Eylül ayında yüzde 40’lık artışla 40 milyon 84 bin dolardan, 55 milyon 965 bin dolara çıktı.

    Ege ovalarında bağlar bozuldu, sultani çekirdeksiz üzümler kurutuldu, dünyanın dört bir tarafına ihracat yolculuğu başladı. Çekirdeksiz kuru üzümde üretici de emeğinin karşılığını aldığı bir sezon geçirmenin mutluluğu yaşıyor.

    Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre, 1 Eylül 2018 tarihinde başlayan 2018-2019 sezonu çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında 1 aylık dönem geride kalırken, Türkiye’nin kuru üzüm ihracatı geçen yılın Eylül ayına göre miktar bazında yüzde 17’lik artışla 26 bin 844 tondan, 31 bin 493 tona yükseldi. Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında yüzleri güldüren asıl artış ise değer bazında yaşandı. Kuru üzüm ihracatı değer bazında yüzde 40’lık artışla 40 milyon 84 bin dolardan, 55 milyon 965 bin dolara çıktı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesinin bu sezon için 261 bin ton açıklanırken, Sultani çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında bir aylık dönemi başarılı bir şekilde geride bıraktıklarını dile getiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, kuru üzüm ihracatında yakalanan yüzde 40’lık artışını sezonun tamamında devamlı kılmak için Türk üzümünü dünya genelinde pazarlamaya devam edeceklerini kaydetti.

    Kuru üzüm ihracatında hedef 535 milyon dolarlık rekoru geçmek

    Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında 2017-2018 sezonunu 452 milyon dolarla geride bıraktıklarını vurgulayan Celep, “Kuru üzüm ihracatında 2017/18 sezonunda miktar bazında 280 bin ton ihracatla son 9 sezonun rekorunu kırdık. Değer bazında ihracat rekorumuz ise; 2012/13 sezonundaki 535 milyon dolar. Bu yılki hedefimiz 535 milyon doları aşarak değer bazında ihracat rekorunu kırmak. Türk Lirası’nın dolar karşısında yüzde 50 civarında değer kaybettiği bir ortamda dolar bazında üzüm ihraç fiyatımızı yüzde 20 arttırmayı başardık. Türk üzümü ton başına ortalama 300 dolar değerlendi. İhracatçılarımızdan beklentimiz, bu başarı çizgisini devam ettirecek fiyat politikasını sürdürmeleridir. Üreticimizin emeğinin karşılığını aldığı, ihracatçımızın Türkiye’ye daha fazla katma değer kazandırdığı bir sezon bizi bekliyor” şeklinde konuştu.

    Türk üzümünü en çok İngilizler tüketiyor

    Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında en büyük payı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yılda, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri aldı. AB ülkelerine yapılan çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı geçtiğimiz yıl Eylül ayında 23 bin 310 ton karşılığı, 34 milyon 921 bin dolar iken, 2018 yılı Eylül ayında 25 bin 235 ton karşılığı 44 milyon 331 bin dolar oldu. AB ülkelerine kuru üzüm ihracatı miktar bazında yüzde 8, değer bazında yüzde 27 artış gösterdi.

    Kuru üzüm ihracatında AB ülkelerinin payı 2017-2018 sezonunun bir aylık döneminde yüzde 87 iken, 2018/2019 sezonunun ilk ayında yüzde 79 olarak kayıtlara geçti. İngiltere, 12 milyon 275 bin dolarlık Türk üzümü tercihi ile zirvedeki yerini korudu. Sultani çekirdeksiz kuru üzüm ihracatımızda İngiltere’yi, 7 milyon 180 bin dolarlık tutarla Almanya ve 6 milyon 283 bin dolarlık tutarla Hollanda takip etti.

    Uzak Doğulular, Türk üzümünü her geçen gün daha fazla tüketiyor

    Uzak Doğuluların Türk üzümüne ilgisi her geçen gün artıyor. 2017-2018 sezonunda Uzak Doğu ülkelerine yapılan çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı yüzde 42’lik artışla 34 milyon 349 bin dolardan, 48 milyon 944 bin dolara yükselirken, 2018-2019 sezonun ilk ayında da Uzak doğu ülkelerine çekirdeksiz kuru üzüm ihracatındaki artış trendi devam etti.

    Türkiye, 2017 yılı Eylül ayında Uzak Doğu ülkelerine bin 532 ton kuru üzüm ihracatı karşılığı 2 milyon 245 bin dolar döviz elde etmişken, 2018 yılı Eylül ayında Uzak Doğu ülkelerine 3 bin 372 ton kuru üzüm gönderdi ve ihracatta 6 milyon 466 bin dolar döviz gelirine ulaşıldı. Uzak Doğu ülkelerine çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı yüzde 188 artış gösterdi.

  • İthal kömürde yüzde 100 artış

    Geçen yıl bir tonu 700 liraya satılan ithal kömür, bu yıl bin 400 lira civarında seyrederken, geçen yıl bir tonu 600 olan yerli kömür ise bu yıl 860 liradan alıcı buluyor. İthal kömürdeki yüzde 100 artışa tepki gösteren İzmir Odun ve Kömür Satıcıları Odası Başkanı Mustafa Düzyol, “Dolar arttı ama bu kadar artmadı. İthal kömürde kartelleşme söz konusu” dedi.

    İzmir Odun ve Kömür Satıcıları Odası Başkanı Mustafa Düzyol, geçen yıl bir tonu 700 lira olan ithal kömürün, bu yıl bin 400 lira civarında seyrettiğini, geçen yıl bir tonu 600 olan yerli kömürün ise bu yıl 860 liradan satıldığını ifade etti. İthal kömürde kartelleşme olduğunu söyleyen Düzyol, “İthal kömürde geçen yıla oranla yüzde 100 artış var. İthal kömürde kartelleşme söz konusu. İthal kömürün kartel elinden çıkarılarak esnafımız tarafından verilmesini istiyoruz. Çünkü fahiş bir fiyat söz konusu. İthal kömürü Türkiye’ye sokan ithalatçılardan kaynaklı haksız bir artışla karşı karşıyayız. Dolar arttı ama bu kadar artmadı. Daha önce 7-8 ay vade yapılırken şimdi peşin para istiyorlar” şeklinde konuştu.

    İzmir’de kömürcülük yapan Münaşettin Duman da geçen yıla oranla ithal kömüre zam geldiğini belirterek şunları söyledi:

    “Piyasaya genellikle Fakir Fukara Fonundan ödenen kömür veriliyor. Dolayısıyla yerli kömür de yetersiz geliyor. Geçen sene yerli kömür yetersiz geldiğinde açığı ithal kömürle kapatıyorduk ama bu sene o şansımız da yok. Devletimizden yerli kömür miktarının artırılarak biz esnaflara bol miktarda vermelerini talep ediyoruz.”

    Duman, zamlar nedeniyle satışlarının da olmadığını ifade etti.

    “Kötü niyetli kişilerin bu kömürleri satışa çıkarttığını görüyoruz”

    Malulen emekli olan 83 yaşındaki Musa Meriç isimli vatandaş da “Bir takım haksız kazançların peşinde olanlar var. Devletin durumu olmayanlara kömür vermesi güzel ama durumu iyi olanlara da bazen kömür veriliyor. Bazı kötü niyetli kişilerin bu kömürleri satışa çıkarttığını görüyoruz. Yerli kömür yetersiz olunca da ithal kömüre yöneliniyor ancak onun da fiyatları yüksek. Ben tüketici olarak emekliyim ve malulüm. Bana günah değil mi? Devletimden bunun engellenmesini istiyorum. Devletimizin ihtiyacı olanlara destek olması çok güzel ama gerçekten ihtiyacı olmayanlar da bunlar faydalanıyor. Bunun iyi ayarlanması lazım” diye konuştu.

  • TESK Başkanı Palandöken: “Yılın ilk yarısında turist saysında yüzde 30’luk artış yaşandı”

    Türkiye’nin turizm potansiyelinden daha fazla yararlanarak dünya turizminde hak ettiği yeri alması gerektiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “2018 yılının ilk 6 aylık döneminde dünyanın çeşitli yerlerinden 16 milyon turisti ağırladık. Geçen yılın aynı dönemine göre turist sayısında yüzde 30’luk bir artış var. Dört bir yanı cennet olan ülkemizi dünya turizminde hak ettiği noktaya taşımak için daha çok çalışmalıyız. Özellikle doğa, tarih ve gastronomi turizmi sayesinde ülkemize daha fazla turist çekmeliyiz. TESK olarak Anadolu’nun zengin mutfağını 6-7 Kasım tarihlerinde Brüksel’de dünyaya tanıtacağız” dedi.

    27 Eylül Dünya Turizm Günü vesilesiyle açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yılın ilk 6 ayında turizm gelirimiz 11 milyar 469 milyon 828 bin dolar oldu. 2018 yılı için 40 milyon turist ve 30 milyar dolar turizm geliri hedefimiz var. Ülkemizin ekonomik kalkınması başta olmak üzere uluslararası alandaki imajımızı artırmak ve kültürümüzü dünyaya tanıtmak için turizm sektöründen elde ettiğimiz verimi en üst düzeye çıkarmalıyız. Coğrafi konumu, doğal turizm kaynakları, köklü tarihsel geçmişi ve geniş mutfağı ile adeta bir turizm cenneti olan ülkemizi turizmde hak ettiği yere taşımalıyız. Dört mevsimi bir arada yaşayan eşsiz coğrafi özelliğe sahip ülkemizde öncelikle turizmi mevsimsellikten kurtarmalıyız. Özellikle son zamanlarda trend haline gelen sağlık turizmi, gastronomi turizmi ve kültür turizmi gibi turizm alanlarından fayda sağlamalıyız. Turizmin her kolunu mevsimsellikten kurtarıp yılın 12 ayı boyunca canlı tutmalıyız” ifadelerini kullandı.

    Kültür ve gastronomi turizminin her zaman turistlerin ilgisini çektiğini ifade eden Palandöken, “Turizm duraklarının seçilmesinde gastronomi turizmi çok önemli bir etken haline geldi. Çünkü turistler ziyaret ettikleri ülkelerin yalnızca doğal güzelliklerini görmekle yetinmeyip, o ülkenin damak tadını ve yemek kültürünü de deneyimlemek istiyor. Hatta yapılan araştırmalarda sadece bir bölgeye ait yemekleri tatmak için bile o bölgeye seyahat eden çok sayıda turist olduğu görülüyor. Turizmdeki bu yeni gelişmeler ışığında ülkemizin eşsiz mutfağı ile dünyaya açılmak için Göbekli Tepe’den ilham alarak oluşturduğumuz tema ile medeniyetlerin doğduğu zengin Anadolu mutfağını Brüksel’de dünyaya tanıtacağız. Brüksel’de bulunan TuR& Bo ofisi ile 6-7 Kasım 2018 tarihlerinde gerçekleştireceğimiz AB Parlamentosu etkinliği sayesinde Türkiye’nin de parçası olduğu ortak bir Avrupa algısı oluşturarak kültürel mirasın önemi ve değeri hakkında farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

  • Ege’nin teknik tekstil ihracatında yüzde 40 artış

    İhracatlarında katma değerli ürün ihracatının payını arttırmak isteyen Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, Çin’in Şanghay şehrine yönelik Çin Tekstil Sektörel Ticaret Heyeti organizasyonu düzenledi.

    Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren 11 tekstil firmasından 15 kişilik bir heyetle Spinexpo ve Cinte Techtextil China fuarlarına “Çin Tekstil Sektörel Ticaret Heyeti” düzenledikleri bilgisini paylaşan Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi, Çin’de ilk gün Cinte Techtextil China Fuarı’nı ziyaret edip fuar alanında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

    İkili iş görüşmeleri sonrasında heyetin Spinexpo ve Cinte Techtextil China fuarlarını ziyaret ettiğini anlatan Eskinazi, “Heyetimiz teknik tekstiller konusunda dünyadaki son gelişmeleri yakından görme olanağı buldu. Türkiye’nin tekstil sektöründe konvansiyonel tekstil üretiminden teknik tekstil üretimine geçiş konusunda geç kalmadan adımlar atması için çaba gösteriyoruz. Sektörel Ticaret Heyeti organizasyonumuzla firmalarımız hem Çin tekstil pazarını araştırdı, hem de halihazırda teknik tekstil üretimi yapan firmalarımız yeni bir pazar ile tanıştı. Amacımız Ege Bölgesi’nde iyi bir ivme kazanan teknik tekstil ihracatının bu seviyesini daha yukarı taşımak” diye konuştu.

    Teknik tekstil sektörünün son yıllarda kaydettiği büyüme oranıyla, tekstil ve konfeksiyon sanayiinin önemli bir bölümünü oluşturmaya başladığının altını çizen Eskinazi, sözlerini şöyle tamamladı; “Teknik tekstili, tekstil endüstrisinin en dinamik ve en ümit verici alanı olarak nitelendiriyoruz. Gün geçtikçe bu alanda yeni ürünler, yeni süreçler, yeni malzemeler üretilerek pazara sunuluyor. Bu pazarın gerek toplamda gerek kullanım alanlarına göre alt gruplar itibarıyla geleneksel tekstil ürünlerinden daha fazla büyümesi beklenmektedir.”

    Ege Bölgesi’nde teknik tekstilin ihracatının payını arttırmak için 5 yıl önce Teknik Tekstiller Araştırma ve Uygulama Merkezi (TEKSMER)’ni kuran Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, teknik tekstile yaptığı yatırımların meyvelerini almaya başladı.

    2018 yılının Ocak – Temmuz döneminde Türkiye’nin teknik tekstil ürünleri ihracatı yüzde 19’luk artışla 899 milyon dolardan, 1 milyar 71 milyon dolara çıkarken, Ege Bölgesi’nden yapılan teknik tekstil ihracatı yüzde 40’lık artışla 45 milyon dolardan, 64 milyon dolara yükseldi.