Etiket: Artırmak

  • Genel Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu, “Engellilere Yönelik Farkındalığı Artırmak Gerekiyor”

    Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, Yönetim Kurulu adına 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    Engelli vatandaşların sorunlarının aşılabilmesinin her bireyin engellilere yönelik farkındalığını artırmakla mümkün olacağına dikkat çeken Demirci’nin mesajı şöyle; “1992 yılında Birleşmiş Milletlerin kararı ile 3 Aralık, “Uluslararası Engelliler Günü” olarak kabul edilmiştir. Bu karar, 1993 yılı Mart ayında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nun bildirisi ile 3 Aralık Gününün tüm dünyada engellilerin topluma kazandırılması ve haklarının “tam ve diğer insanlara eşit ölçüde” sağlanması amacı için çalışılması gereken bir gün olarak tüm dünyaya duyurulmuştur. Bu nedenle 3 Aralık, “Dünya Engelliler Günü” olarak kabul edilmiştir. Engelli vatandaşların sorunlarının aşılabilmesi, hayat standartlarının yükseltilmesi, topluma kazandırılması girişimlerinin güçlendirilmesi, bu alandaki sosyal duyarlılık ve bilincin yükseltilmesi ancak toplumdaki her bireyin engellilere yönelik farkındalığını artırmakla mümkün olacaktır. Engelli vatandaşlarımızın önündeki engellerin kaldırılması, kendilerinin ve ailelerinin yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve yaşama sevincinin arttırılması umuduyla tüm engellilerin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutlar, sağlıklı ve huzurlu günler dileriz.”

  • Cameron: “Sığınmacılar Konusunda Türkiye İle İşbirliğini Artırmak Zorundayız”

    İngiltere Başbakanı David Cameron, 29 Kasım Pazar günü Brüksel’de yapılacak AB Zirvesi’nde sığınmacı sorunun tartışılacağını hatırlatarak, bu konuda Türkiye ile işbirliğini artırmak zorunda olduklarını söyledi.

    İngiltere Başbakanı David Cameron, Viyana’da mevkidaşı Avusturya Başbakanı Werner Faymann ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Görüşmede AB reformunu, terör ve sığınmacı krizini ele aldıklarını belirten Cameron, iki ülke ve AB üyeleri arasında işbirliğinin artırılması için görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.

    AB’den çıkmak için yapılacak referandumu gündeme getiren Cameron, İngiliz halkının fili durumdan memnun olmadığını ve AB üyeliğinin yeniden müzakere edilmesi gerektiğini ifade etti. Cameron, terörle mücadele kapsamında güvenlik tedbirlerinin artırılması ve istihbarat servisleri arasında bilgi paylaşımı konularında işbirliğini artırma kararı aldıklarını söyledi.

    Irak ve Suriye’deki IŞİD terörünün ortadan kaldırmak istediklerini kaydeden Cameron, bunun için öncelikli olarak Suriye’deki iç savaşın sona ermesi ve buna göre kapsamlı bir strateji geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Cameron, “Avrupa’ya tehlikeli yolculuklara neden olan sığınmacı akınını durduracak kapsamlı bir yaklaşımı izlemeye devam etmeliyiz” dedi.

    Mülteci sorunun çözümü için Türkiye ile işbirliğinin önemine dikkat çeken Cameron, “Bu konuda Türkiye ile işbirliğini artırmak zorundayız. Brüksel’de Pazar günü yapılacak AB Zirvesi’nde bu konuya odaklanılmalı. Umarım ki Avrupa’ya gelen sığınmacı sayısını önlemek için alabileceğimiz somut adımları orada tartışacağız” diye konuştu.

    İngiltere’nin Avrupa Birliği içerisinde kalmasını savunan Faymann ise “AB, bütün bir aile olarak kalmalıdır” dedi.

  • Hisarcıklıoğlu: “İslam Ülkeleri, Gelir Adaleti Ve Zenginlik İçin Ticareti Artırmak Zorunda”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla gerçekleştirilen 31’inci İSEDAK Toplantısı’nda konuşan TOBB Başkanı ve İslam Ticaret Sanayi Tarım Odası Başkan Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, zenginliği artırmanın ve aradaki bu gelir farkını azaltmanın yolunun İslam ülkelerinde ticareti arttırmak olduğunu vurguladı.

    İslam ülkelerindeki kalkınma konusunu ele alan İslam Konferansı Örgütü Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) Toplantılarının 31’incisi geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı ve İslam Ticaret Sanayi Tarım Odası Başkan Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu yaptığı konuşmada 31’inci İSEDAK toplantısında özel sektöre verilen fırsattan dolayı teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İslam ülkelerinin sorunlarına her zaman büyük bir önem verdiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu Erdoğan’ın başta Filistin olmak üzere, Somali’de, Suriye’de sıkıntı çekenlere, ortak değerlere her zaman sahip çıktığını anlattı.

    Hisarcıklıoğlu, küresel ekonomik krizden bu yana dünyanın, hızlı bir değişim yaşadığına değinirken, “Ekonomik ve siyasi dengeler değişiyor, yeni bir küresel dönemin sancıları yaşanıyor. Bu değişimi okuyabilen, ve bu değişime hazırlık yapanların kazanacağı bir süreci yaşıyoruz. İslam dünyası olarak bizler, dünyayı iyi okumalıyız. Dönüşümü görmeliyiz. Bu yeni küresel döneme hazırlanırken, kendi özeleştirimizi de iyi yapmalıyız” diye konuştu

    TOBB Başkanı ve İslam Ticaret Sanayi Tarım Odası Başkan Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu İslam ülkeleri olarak çok büyük hazinenin üzerinde oturduklarına işaret ederek şöyle konuştu:

    “SESRIC verilerine göre İslam Coğrafyasının nüfusu, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 23’ü. Dünya petrol rezervlerinin yüzde 69’u, dünya doğalgaz rezervlerinin yüzde 57’si İslam ülkelerinde. Coğrafi olarak da büyük bir avantajımız var. Dünyanın ticaret ve enerji koridorları üzerindeyiz. Hint okyanusunu Akdeniz’e bağlayan Kızıl Deniz ve Süveyş Kanalı; kuzeyi güneye bağlayan İstanbul Boğazı bizim topraklarımızda. Dünya zenginliğinden aldığımız pay sadece yüzde 11. Tek başına ABD dünya zenginliğinin yüzde 19’una, Çin ise yüzde 13’üne sahip. 57 İslam ülkesinin toplamı bu rakama ulaşamıyor. Daha vahimi dünyanın en az gelişmiş 48 ülkesinin 21’i maalesef İslam ülkeleri. Daha vahimi, İslam ülkeleri arasındaki gelir farklılığı çok büyük. En zengin İslam İşbirliği Örgütü üyesiyle en fakirinin kişi başı milli geliri arasında tam 630 kat fark var. Bu durum hepimizi rahatsız ediyor olmalı. Çünkü biz “Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir” diyen bir inancın mensuplarıyız. Zenginliğimizi artırmanın ve aramızdaki bu gelir farkını azaltmanın tek yolu İslam ülkelerinde ticareti arttırmaktır. Özellikle de birbirimizle yaptığımız ticareti arttırmak.

    Asırlarca birbirine düşman olan batı dünyası, birbirleri yaptıkları ticareti arttırarak birlikte zenginleştiler. Bunun en somut örneği yanı başımızda. AB ülkeleri, dış ticaretinin yüzde 70’ini birbirleri ile yapıyor. Batılı ülkeler şimdi, daha fazla işbirliği kuruyor. ABD, Avrupa Birliği ve Asya-Pasifik ülkeleri ile tek bir ekonomik blok haline gelmek için çalışıyor. Yani zaten zengin olan bu ülkeler, daha fazla zenginleşmek için bir araya geliyor. İslam ülkeleri olarak bizlerse dış ticaretimizin sadece yüzde 20’sini birbirimizle yapabiliyoruz. Elbette bu rakamda her yıl kademeli bir artış yaşanıyor. Ama hala potansiyelimizin çok çok altındayız. Bu konuda hızlı davranmak zorundayız”

    “EN ÖNCELİKLİ KONU TERCİHLİ TİCARET ANLAŞMASI”

    En öncelikli konunun İslam ülkeleri arasında ticareti artıracak olan Tercihli Ticaret Anlaşmasının hayata geçirilmesi olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, tercihli ticaret anlaşmasının ekonomik işbirliğinin ilk basamağı olarak görüldüğüne dikkat çekti. Bunun sadece belirli ürünlerde gümrük indiriminin sağlanması anlamına da geldiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, “Ama biz bu adımı bile atmakta zorlanıyoruz. 57 ülkenin 12’si TPS-OIC’i imzaladı, TPS-OIC bu on iki ülke tarafından onaylandı. Ancak taviz listeleri güncellenmediği için TPS-OIC halen uygulamaya geçmedi. İslam ülkelerinin siyasi iradelerinden beklentimiz, anlaşmanın uygulamaya geçmesi için gerekli adımları atmaları, bizlerin önünü açmalarıdır” ifadesini kullandı.

    Diğer önemli konunun da vize uygulamaları olduğunu açıklayan Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Bizim kültürümüzde kardeşler birbirinin evine vize alıp değil, selam verip girer. Ama biz burada birbirimize engel koymaya devam ediyoruz. Unutmayalım ki insanlar girip çıkarken zorlandıkları ülkeyle değil, rahat ulaşabildikleri ülkeyle ticaret yapar. Sayın Cumhurbaşkanımız önderliğinde Türkiye bu alanda çok önemli adımlar attı. Pek çok ülke ile vizesiz geçiş imkanına kavuştuk. Bunun somut faydalarını da kısa sürede gördük. Bu ülkelerle karşılıklı ticaretimiz ve turizm faaliyetimiz ciddi oranda arttı. Türk iş dünyası olarak beklentimiz, İslam ülkelerinin bu konuda topyekün ve kapsayıcı bir politika geliştirmesidir.

    Üçüncü önemli konu da ticari sorunların hızlı çözümüdür. Bizler gecikmiş adaletin bile adaletsizlik olduğunu söyleyen bir dinin mensuplarıyız. Aramızdaki ticareti arttırmak istiyorsak sorunlara hızlı ve adil çözüm üretmeliyiz. Bu kapsamda ticari sorunların karara bağlanacağı ortak bir tahkime sahip olmalı, bu konuda ortak iradeyi ortaya koymalıyız.

    Türkiye olarak biz bu coğrafyada petrol ve doğalgazı olmadan, özel sektöre dayalı olarak zenginleşebilmiş tek ülkeyiz. Türk özel sektörü ve TOBB olarak, girişimcilik tecrübemizi kardeşlerimizle paylaşmaya hazırız. Hali hazırda; hizmet üreten, girişimciliğe destek veren Ticaret ve Sanayi Odası sistemi için, İslam ülkelerine kapasite geliştirme programları uyguluyoruz. Aynı şekilde, yatırım ortamının iyileştirilmesi, organize sanayi bölgeleri, ulaştırma ve modern ticaret borsaları gibi alanlarda tecrübemizi aktardığımız programları gerçekleştiriyoruz. İslam Coğrafyasının birer parçası olan bizler, bildiklerimizi birbirimizle paylaştıkça zenginliğimiz katlanarak artacaktır. Çünkü bizim inancımızda vermek; malı, bilgiyi, tecrübeyi eksiltmez, çoğaltır. Unutmayalım ki, ancak bu şekilde ümmetin refah ve huzurunu artırabiliriz”.