Etiket: Artırıyor

  • Kilis’te yakıtlar hava kirliliğini artırıyor

    Kilis’te birçok mahallede kömür gibi yakıtların kullanılması hava kirliliğine neden olurken, vatandaşlar nefes almakta zorluk çekiyor.

    Kilis’te özellikle kömür gibi yakıtlar hava kirliliğine neden oluyor. Doğalgazın 4 yıl önce geldiği kentte eski Kilis evleri ve kırsal mahallelerde kömür gibi yakıtların kullanılması hava kirliliğini artırıyor. Özellikle sabah erken saatlerde vatandaşlar nefes almakta zorluk çekiyor. Şehrin üzerine çöken duman, hava kirliliğini gözler önüne seriyor.

  • (ÖZEL) Türk tavuğu Japonların cinsel gücünü artırıyor

    Japonların Türk tavuğuna olan ilgisinin sebebi ortaya çıktı. Japon laboratuvarlarında yapılan testler neticesinde beyin ve sinir hücrelerinin yenilenmesinden cinsel güce kadar pek çok şeye fayda sağlayan inosin asit en fazla Türk tavuğunda çıktı. Dünya çapında yıllık 600 bin ton tavuk ithal eden Japonya, önümüzdeki yıl Türkiye’den 50 bin ton tavuk alacak.

    Bursa’dan dünyanın bir çok ülkesine tavuk ihraç eden Hastavuk firması Japonya’ya olan ihracat hacmini yıl sonu itibariyle 8 kat artırıyor. Japonların Bursalı firmanın tavuklarına olan ilgisinin sebebi ise tavuğun özünde bulunan inosin asit maddesi. Bu madde Türk tavuklarında, Japonların Brezilya, Amerika ve Taylan’dan aldığı tavuklara göre 5 kat daha fazla. Üstelik bu üstünlük Japon laboratuvarlarında yapılan teknik analizlerle sabit.

    Afrodizyak etkisi yapıyor

    2019 başı itibariyle Japonya’ya olan tavuk ihracatını 6 bin tondan 50 bin tona çıkarmayı hedeflediklerini belirten Hastavuk A.Ş. Genel Müdürü Şahin Aydemir, doğal ve vejetaryen ürünlerle tavuk üretmedeki kalite farkını yurt dışı pazarlarda avantaja çevirdiklerini söyledi. Dünyada 100 yaşın üzerindeki insan sayısının en fazla olduğu ülkenin Japonya olduğunu, bunun sebebinin ise protein olarak bol tavuk ve balık tükettiklerini belirten Aydemir, “Japonlar yılda kişi başı 55 kilo tavuk tükettikleri için ürettikleri tavuklar kendilerine yetmiyor. Dünyadaki en büyük tavuk ithalatçılarından biri Japonya. Japon standartları çok üstün. Dünyada araştırmalar yapıyorlar. Ülkemizde Japonya’ya ihracat yapan tek firmayız. Japonlar aldıkları ürünün kalitesini, laboratuvar ve teknik analizlerini mukayese ediyor. Bizim ürünlerimizde 6’ncı tat denilen inosin asit oranı Brezilya, Amerika ve Tayland’dan alınan tavuklardan yaklaşık 5 kat daha fazla çıkmış. İnosin asidin beyin, sinir hücrelerinin yenilenmesinde ekstra bir katkı unsuru olduğunu ifade ediyorlar. Önümüzdeki ay bizimle bu test sonuçlarını paylaşacaklar. Japonlar ürün kalitesinde seçiciler. Budu kemiğinden ayıran bir makineye sahibiz. Bu Türkiye’de sadece bizde var. Bu sayede budu kemiğinden ayırıyoruz. 2,5 kiloluk paketleri eksi 40 derece şoklandırdıktan sonra eksi 18 derecelik özel ambalajlarla Japonya’ya gemi yoluyla ulaştırıyoruz. Hücre yenileme ve afrodizyak özelliği fazla olan ürünün tercih sebepleri kalite, lezzeti ve ekstra inosin asit taşıması. Bu 3 özellik onlar için anlam ifade ediyor” dedi.

    2019’da Japonya’ya 50 bin ton tavuk ihracatı

    Japoya’ya bu yıl 6 bin ton yaklaşık 12 milyon dolarlık tavuk ihraç ettiklerini belirten Hastavuk A.Ş. Genel Müdürü Şahin Aydemir, Japonya’da diğer ülkelerin önüne geçmiş tercih edilen marka olmak gurur veriyor. Dünyada 28 ülkeye ihracat yapmaktayız. İhracat yaptığımız her ülkede tercih sebebimiz fiyatımız değil, kalitemiz. Çünkü bizim fiyatımız Brezilya’ya göre 200 dolar daha yukarıda. Amerika’dan 300 dolar daha yukarıda fiyatlara satıyoruz. Ancak kalite olarak fersah fersah öndeyiz. Bu da bizim çalışanlarımızın, teknolojinin sonucudur. Japonlarla ihracata bu yıl başladık. Her geçen gün artarak devam ediyor. Bu yıl için 6 bin ton civarında olacak, 12 milyon dolar gibi bir ihracata tekabül edecek. Ancak önümüzdeki yıl bu sayı 50 bin tonlara ulaşacak. Çünkü, Japonya yılda 600 bin ton tavuk ve tavuk ürünleri ithal ediyor. Öncü firma olarak burada yer almaktan gurur duyuyoruz. Bizim üretim kapasitemiz 2018 yılı itibariyle 104 bin ton. Önümüzdeki yıllarda talepler gelince üretim kapasitemizi artacak. Ek istihdam kaynakları oluşturacak. Ülkemiz topyekun bir savaş içerisinde. Bizim de görevimiz ülkemizin ekonomisine en doğru değerleri katabilecek, halkımıza en ekonomik, en sağlıklı, en uygun hayvani proteini sağlamak. Ekonominin bütün paydaşlarıyla birlikte bu savaşta biz de varız” diye konuştu.

  • Yerel seçimler sosyal medya uzmanlığına ilgiyi artırıyor

    USMED Başkanı Said Ercan, yaklaşan yerel seçimler öncesi sosyal medya uzmanlarının en çok aranan meslek grupları arasına girdiği belirtti.

    Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) Başkanı Said Ercan yaklaşan yerel seçimler öncesi sosyal medya uzmanlarının en çok aranan meslek grupları arasına girdiği söyledi. Ercan, sosyal medya uzmanı olabilmek için kişinin kendini geliştirmesi, meraklı olması ve en önemlisi de sosyal medyayı yakından takip ediyor olması gerektiğini belirtti.

    Ercan, sosyal medya uzmanını, sosyal medya yönetim ve raporlama işi yaptığının altını çizerken, “Kurumların sosyal medyadaki hesaplarını A’dan Z’ye yönetir. Sosyal CRM dediğimiz sosyal medyadan gelecek şikayetleri yönetir, dijital müşteri ilişkilerini düzenler. Online itibar yönetimi ve kriz yönetimi yapar. Markanın veya kişilerin dijital stratejistini belirler.

    Bunun yanında müşterilerin sosyal medya hesaplarındaki etkileşiminin artırılmasını sağlar. İçerik üretir. Bunu da sosyal medya kullanıcılarıyla paylaşır. Bir ajansın, bir siyasetçinin, şirketin ya da bir kurumun sosyal medyadaki görünürlülüğünü, etkinliğini artırır. Bunları basamak basamak gerçekleştirir. Kurumların sosyal medya optimizasyonu sağlar sürdürür” ifadelerini kullandı.

    Özel üniversitelerde yeni medya bölümleri açıldı

    Sosyal medya uzmanlığıyla ilgili Türkiye’de özellikle özel üniversitelerde yeni medya bölümlerinin açıldığını anımsatan Ercan, “Bu alanda sertifika programları var, Uluslararası Sosyal Medya Derneğimiz bu alanda hem uzman yetiştiriyor hem de sosyal medya uzmanlarının sorunları ile bir sendika gibi ilgileniyor” dedi.

    Sosyal medya uzmanlarının ingilizce bilmesi gerektiğini de kaydeden Ercan, “Bunun dışında blogları çok iyi takip ediyor olması lazım, kendisinin aynı zamanda bir metin yazarı olması lazım. İyi bir blogcu olması lazım. Az da olsa grafikten anlıyor olması lazım, gibi bazı özellikler sıralayabiliriz. Lise mezunu biri de çok iyi bir sosyal medya uzmanı olabilir. Önemli olan kendini bu alanda geliştirmiş olması, meraklı olması ve sosyal medyayı yakından takip etmesidir. Sosyal medya uzmanı olmak isteyen gençler, bir sosyal medya blogunda yazmaya çalışsınlar. İngilizce öğrensinler ve yabancı sosyal medya sitelerini yakından takip etsinler. Muhakkak bir blog tutsunlar, içeriğini zenginleştirsinler, kendi sayfasını yönetemeyen başkasının sayfasını yönetemez doğal olarak.

    Kendilerinin online itibarına ve kişisel markalaşmasına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Başkalarının sosyal medya itibarını yükseltmek istiyorsanız online itibarınızın yüksek olması lazım. Sosyal nedyanın her alanında Linkedin, Facebook, İnstagram, Twitter, Foursquare, Google Plus, slideshare,pinterest gibi sosyal ağlarda muhakkak olsunlar. Profil resminden tutun kendinizi tanımladığınız bio cümlelere kadar hepsi çok önemli. Hepsini üzerinde düşünerek ve özenerek hazırlamaları gerekiyor”şeklinde konuştu.

    İş alanları çok geniş

    Ercan son olarak sosyal medya uzmanlarının iş alanının çok geniş olduğunu, bilişim şirketlerinde çok rahat çalışabileceklerini söyleyerek şöyle konuştu: “Devlet kurumlarından tutun özel sektördeki tüm kurumlara kadar hemen her yerde çalışabilirler. Özellikle e-ticaret sitelerinin ihtiyaçları vardır. Dijital pazarlama yapmak isteyen her firmanın sosyal medya uzmanına ihtiyacı var zaten. Sosyal medya uzmanları genellikle firmaların insan kaynakları, kurumsal iletişim ve pazarlama departmanlarının altında istihdam edilirler. Yerel seçim öncesi belediye başkan adayları da bol miktarda sosyal medya uzmanı istihdam edecektir. Sektörde şu anda çok ciddi anlamda açık bulunmaktadır. Dijital reklamlar geleneksel reklamları geçmiştir. Dijital alanda iş yapan kişi ve kurumlar ekonomik olarak aranan konumunda oldukları İçin sektör önümüzdeki yıllarda çok daha büyüyecektir. Nitelikli dijital medya uzmanları, influencer ve fenomen etkileşimi ile şuanda çekim merkezi durumundadır.”

  • Hamilelik varis riskini artırıyor

    Op. Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, hamileliğin varis riskini artırdığını söyledi.

    Medical Park Ankara Hastanesi Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Muhammed Fatih Yılmaz, “Anne adaylarının hamilelikte sık karşılaştığı problemlerin başında varisler geliyor. Bu durum anne adaylarının güzelliğini tehdit etmekle birlikte sağlık açısından da problemlere sebep oluyor” dedi.

    Hamilelik sorunlarının kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini ifade eden Op. Dr. Yılmaz, “Ancak hamilelikte oluşan varisler birçok bayanın derdi. Varis yüzeysel toplardamarın özelliğini yitirerek fonksiyon gösterememesi ve vücuda zarar vermesi ile seyreden bir hastalıktır. Hamilelik varise zemin hazırlayacak nedenlerden biridir. Çünkü anne karnındaki bebeğin ihtiyaçlarının karşılanması için kan hacmi belirgin şekilde artar. Bu nedenle de bacaklarda oldukça biriken kan miktarı meydana gelir. Kan miktarı artışına bağlı olarak damarlar genişler ve kalp damar sisteminde kanın geriye yani ayaklara doğru kaçmasını engelleyen kapakçık sistemi kapansa dahi kanın geri kaçmasına mani olamaz. Engellenemeyen bu durum nedeniyle ince damarlar belirgin hale gelir, sonrasında da damarlar varisleşmeye başlar. Diğer yandan hamilelik hormonu progesteron da varis oluşmasında önemli rol oynar. Progesteron damar duvarlarını gevşeterek daha kolay genişlemelerine sebep olur. Ailevi yatkınlık söz konusu ise yine varis oluşması kaçınılmazdır. Varis hamile bayanların birçoğunda meydana gelebilir. En çok diz arkasında ve baldır bölgesinde oluşur” diye konuştu.

    “Hamilelik sonlanana kadar varis çorabı giyilmesi ve hareketsiz kalınmaması gerekiyor”

    Varis oluştuktan sonra yani damar genişleyip reflü oluştuktan sonra müdahale gerektiğini kaydeden Op. Dr. Yılmaz, “Hamilelik döneminde haliyle kilo artışına bağlı olarak variste ciddi bir artma beklenmektedir. Ancak doğacak bebeğe zarar vermemesi için kesinlikle ilaç kullanılmaz. Hamilelik döneminde yapılabilecek tek şey hastanın varis çorabı kullanması ve mümkün mertebe egzersiz yaparak hareketsiz kalmamasıdır. Hamilelik dönemi bitene kadar bebeğe zarar vermemek birinci önceliğimiz olmalıdır. Bu dönemde anestezi kullanmadan uyguladığımız venablock yöntemi de dahil hiçbir müdahaleyi tavsiye etmiyoruz. Anestezi ve ilaç kullanılmasa dahi bir ameliyat stresi oluşacağı için ve bu stresin bebeğe zarar vermemesi için müdahale önermiyoruz. Hamilelik sonlanana kadar varis çorabı giyilmesi ve hareketsiz kalınmamasını öneriyoruz. Ayrıca bacak bacak üstüne atılmamalı ve sandalyede otururken baldırın sıkışması önlenmelidir. Ayrıca hamilelik öncesi kişide varis mevcutsa varislerini kontrol ettirmek için mutlaka kalp damar ve cerrahi uzmanına gitmeli. Çünkü var olan varis hamilelik boyunca daha da artış göstereceği için ön tedbir alınması gerekir. Bu sayede varis problemi yaşamadan hamilelik mümkün hale gelebilir” açıklamalarında bulundu.

  • Sıcak hava beyin kanaması riskini artırıyor

    Gaziantep Özel deva Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Lokman Bayrak, son dönemlerde yükselen hava sıcaklıklarına dikkat çekerek, özellikle belirli bir yaştan sonra tansiyon hastalarında beyin kanamalarının sıcak havalarda artış gösterdiğini kaydetti.

    Op. Dr. Lokman Bayrak, gerek şehir içinde çalışma hayatına devam edenler, gerekse tatilde deniz ve güneşin keyfini çıkaranlara sıcak hava konusunda uyarılarda bulunarak, “İnsanların sıcak havanın olumsuz etkilerinden korunmak için pek çok yolu deniyor. Cilt sağlığınız için güneş koruyucular, saç bakımınız için maskeler derken hayati önem taşıması nedeni ile atlanmaması gereken bir nokta da beyin sağlığı. Özellikle belirli bir yaştan sonra, tansiyon hastalarında görülen beyin kanamaları sıcak havalarda daha da artış gösteriyor” dedi.

    Tansiyon hastaları dikkat

    Bayrak, aşırı sıcaklarında tansiyon hastalarının daha çok etkilendiğini anlatarak, “Aşırı sıcak havalar, en çok yüksek tansiyona sahip hastaları etkilemektedir. Tansiyonun ani ve denetimsiz yükselmesi çok korkulan bir sonuca, beyin kanamasına neden olabilir. Beyin kanamasına başka (doğumsal damar değişiklikleri, pıhtılaşma bozuklukları, pıhtılaşmayı engelleyici ilaç kullanımı, bazı karaciğer hastalıkları, yüksek dozda alkol kullanımı, v.b.) nedenlerin de yol açtığı bilinmekle beraber en önemlisi yüksek ve dengesiz tansiyondur” dedi.

    Öğle saatinde dışarı çıkmayın

    Özellikle belli yaş üstündeki insanlar ve kalp damar ile tansiyon gibi hastalıkları bulunan insanların öğle saatlerinde dışarıya çıkmamalarını tavsiye eden Op. Dr. Bayrak, “Havanın çok sıcak olduğu saat 11:00’le 15:00 arasındaki öğle sıcağında dışarıya çıkmamaya özen göstermeliler. Aşırı sıcak dediğimiz normal ortalama sıcaklık değerlerinden 5 ile 8 derece üzerindeki durumlarda mutlaka serin yerlerde bulunmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Beyin kanamasında ilk müdahalenin önemi

    Op. Dr. Lokman Bayrak, beyin kanaması sırasında hastanın yere düşüp bayılması halinde öncelikle hastanın solunumunun kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, “Solunumun düzenlenmesini sağlamak beyin içi basıncın artacak olması nedeniyle bulantı kusma gibi durumlarda kusmuk materyalinin nefes borusuna ve akciğere kaçmasının önlenmesi sağlanmalı, hastanın dili dışarıya çıkarılmalı ve hava pasajı açılmalı ve hasta yan çevrilerek kusmuğunun dışarıya atılması sağlanmalıdır” uyarılarında bulundu.

    Sıcak havalarda dikkat edilmesi gerekenler

    Bayrak, sıcak havalarda insanların dikkat etmesi gereken konularla ilgili ise, “Güneş altında uzun süre kalmamaya özen göstermeli, güneşin direkt etkilerinden kendilerini korumak için baş bölgelerini koruyacak şapka ya da bandana ile dolaşmalı, sabah 11.00 ile öğleden sonra 15.00 arasında güneş altında kalmamalı, Aç kalmamaya dikkat edip sağlıklı ve düzenli beslenmeye özen göstermeli, gün içerisinde artan su ihtiyacını gidermeli, Aşırı şiddetli baş ağrısı durumunda dikkatli olmalı, İlaçlarını düzenli olarak almalı, tansiyon kontrollerini daha sık yapmalıdırlar” diye konuştu.