Etiket: Artırdı

  • Cumhurbaşkanının çağrısı ’istihdamı’ artırdı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yeni bir istihdam seferberliği başlatıyoruz” çağrısının ardından tüm yurttaki kurum ve kuruluşlar işe alımları hızlandırırken, Ocak ve Şubat ayında da sadece İzmir’den 118 bin 416 kişi işe girdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kısa bir süre önce “Yeni bir istihdam seferberliği başlatıyoruz” şeklindeki çağrısı tüm Türkiye’de geniş yankı uyandırdı. Erdoğan’ın bu çağrısı, iş verenler ve bazı kurumları da harekete geçirdi ve Cumhurbaşkanına herkesimden destek geldi. İzmir’deki Medicalpark İzmir Hastanesi de, ‘seferberlik’ çağrısına katkı sağlayan kurumlar arasında yer aldı. Hastane, 2017’nin ilk üç ayında ağırlıklı olarak kadın olmak üzere 73 kişiyi işe aldı. Ata Salonunda düzenlenen toplantına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına değinen Medicalpark Hastanesi ortaklarından Veysi Kubba, yıl sonuna kadar 150 kişiyi işe almak istediklerini ifade etti. Kubba, desteklerin önemine dikkat çekerek, “Tabi bu istihdamda hükümetimizin ve sayın Cumhurbaşkanımızın yoğun gayretleriyle, sürdürülen bu proje kapsamında iş verenlerin önünün açılmasaydı ve katkı sağlanmasaydı biz bu kadar bu kadar hızlı bir şekilde istihdam etmemiz mümkün değildi” dedi.

    “73 tane gencimizi işe aldık”

    Veysi Kubba, “Hastanemiz bu seferberliğe katkıda bulunmak suretiyle, yeni genç, özelikle bayan istihdamı konusunda önemli adımlar attı. Ocak-Şubat-Mart ayı itibariyle, yaklaşık 73 tane gencimizi bunların yüzde 73’ü oranla bayan işe aldık. Sıfırdan eleman alıyoruz, yetiştiriyoruz ve özelikle bayan olması nedeniyle de çok önem arz ediyor bu durum. Ümit ediyorum bütün ülkedeki işletmeler, bu yönde istihdam seferberliğine katılır ve olması gereken sayılara ulaşırız. Biz 2017’e kadar istihdam etmeyi planladığımız personel sayısı 150’ye ulaşacak” şeklinde konuştu.

    İzmir’de Ocak-Şubat ayında 118 bin kişi işe girdi

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İzmir İl Müdürü Ekrem Gülcemal da, Erdoğan’ın seferberlik çağrısının ardından İzmir genelindeki çarpıcı rakamları paylaştı. Ocak-Şubat ayında İzmir’de 118 bin 416 kişinin işe yerleştirildiğini aktaran Gülceman, 96 bin iş yerine istihdam teşviki, istihdam desteği verdiklerini söyledi.

    İş verenlere aylık 132 milyon TL destek var

    “İzmirli iş verenlerimizin iş gücü maliyetlerini aylık 132 milyon TL destekle maliyetleri azaltıyoruz” diyen Ekrem Gülcemal, şöyle devam etti:

    “Biz İzmir’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) olarak 96 bin iş yerine istihdam teşviki, istihdam desteği veriyoruz. 110 bin iş yeri de askeri ücret desteği almaya başladı. Biz aylık olarak yaklaşık 132 milyon TL her ay İzmirlinin istihdamına destek veriyoruz, teşvik veriyoruz. Bu da bir yıl içerisinde 1.5 milyar TL’ye varan bir rakam; yani bu şu demek İzmir’in iş gücü maliyetlerini, İzmirli iş verenlerimizin iş gücü maliyetlerini aylık 132 milyon TL destekle maliyetleri azaltıyoruz. Ocak-Şubat ayında İzmir’de 118 bin 416 kişi işe girdi. Toplamda İzmir’de 1 milyon 200 bin sigortalı var.”

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İzmir İl Müdürü Ekrem Gülcemal, konuşması sırasında da 150 kişinin 200’e çıkartılması konusunda rica da bulundu. Veysi Kubba, bu talebe ise olumlu yanıt verdi.

  • Çanakkale’de sis etkisini artırdı

    Çanakkale’de önceki gece başlayan sis etkisini yeniden artırdı. Sis nedeniyle boğaz hattındaki feribot seferleri durdu.

    Pazartesi akşam saatlerinde etkili olmaya başlayan sis nedeniyle görüş mesafesinin düşmesiyle Lapseki-Gelibolu, Çardak-Gelibolu, Çanakkale-Eceabat ve Çanakkale-Kilitbahir hattında feribot seferleri durmuş, gündüz ise sisin etkisini kaybetmesiyle seferler yeniden başlamıştı. Ancak sis akşam saatlerinde yeniden etkisini artırdı. Yoğun sis nedeniyle önce Lapseki-Gelibolu ve Çardak-Gelibolu, ardından da Çanakkale-Eceabat ve Çanakkale-Kilitbahir feribot seferleri durdu. Feribot seferlerinin durmasıyla iskelelerde araç kuyrukları oluştu. Yoğun sis nedeniyle Çanakkale Boğazı transit gemi geçişlerine de kapatıldı. Sisin etkisini yitirmesinin ardından seferlerin yeniden başlayacağı belirtildi.

  • Özçekimler burun estetik ameliyatlarını artırdı

    Gelişen teknolojilerle birlikte ameliyatların da kolaylaşması en çok tıp camiasını olumlu yönde etkiledi. Özellikle burun estetiğinde gelinen son noktalar estetik kaygısı olan hastaların yüzünü güldürmeye başladı. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kulak Burun Boğaz Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Denizhan Dizdar da burun estetiği ve ameliyatları hakkında detaylı bilgilendirmelerde bulundu.

    Gerek kullanılan cihazlar, gerekse ameliyat yöntemleri son teknoloji cihazlar vasıtasıyla doktorlara ve hastalara kolaylık sağlıyor. Modern yaşamda artık insanların daha çok estetik kaygılarının olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Denizhan Dizdar öncelik verdikleri konunun aslında burnun asıl işlevi olan nefes alma problemlerini ortadan kaldırmak olduğunu dile getirdi. Dizdar, “Nefes alma problemlerinin yaşanması ve hastaların da bu problemden dolayı uyku düzenlerindeki yaşadığı sıkıntılardan dolayı burun ameliyatı ihtiyacı ortaya çıkıyor. Burun kıkırdağının eğriliği ya da burunda et büyümesi de aynı şekilde bu sorunlara yol açar. Bu tip şikayetleri olan hastalarımız burun ameliyatları için adaydırlar” dedi.

    Bununla birlikte gerek yaşanan problemler gerekse estetik kaygılardan dolayı günümüzde artık estetik ameliyatlarla ilgili taleplerin arttığına da değinen Dizdar, “Artık günümüzde insanlar özellikle telefonlarla fotoğraf ve selfie çekimlerinin yaygınlaşması ile birlikte fotoğraflarda nasıl çıktıklarını önemseyerek imajlarına çok önem verir hale geldiler. Burun da profil olarak değerlendirdiğimiz zaman çok önemli bir noktada duruyor. Sonuçta yüzümüzdeki ifadeyi bile değiştirebiliyor. Bu yüzden de estetik ameliyat talepleri çok arttı. Biz de burun problemi olan ve zaten nefes almadaki problemi düzeltilecek olan hastamızı aynı esnada böyle bir talebi de varsa, bu sorunun çözümündeki ameliyatta estetik kaygısını da ortadan kaldırabiliyoruz. Fakat yine de sadece estetik kaygılardan dolayı ameliyat isteyen hastalarımızın 18 yaşından küçük olamamasına dikkate diyoruz. Çünkü yüz ve kemiklerin gelişimi 18 yaşına kadar devam ediyor” şeklinde konuştu.

    Burun ameliyatının riskleri nelerdir

    Burun ameliyatlarının risklerine de değinen Dizdar, “Sonuçta biz bu ameliyatları genel anestezi ile yapıyoruz. Yani hastayı tamamen uyutuyoruz. Günümüzde bu tarz ameliyatlar için kullanılan gerek teknoloji ve aletler gerçekten üst düzeyde. Fakat genel anestezi ile yapılan tüm işlemlerde kolunuzdan ben bile aldırsanız bunun kendine ait riskleri vardır. Bu riskleri biz hastalarımızla her zaman konuşuruz. Bu riskin yaşanması da uçağa bindiğimizde uçağın düşmesi ile aynı orandadır. Yani aslında konuştuğumuz risk genel anestezi riskidir. Fakat burun ameliyatı olarak baktığımızda ameliyat hayati bir risk taşımaz. Bu bizim beklediğimiz bir durum değildir. Ameliyat sonrası kanamalar ve ağrılar olabilir ya da sonrasında rötuşların yapılacağı bir ortam ortaya çıkabilir. Bunun dışında burun ameliyatının kendine ait riskleri yoktur” diye konuştu.

    “Türkiye estetik ameliyatı ve malzemeleri konusunda çok ileride”

    “Türkiye estetik ameliyatı ve malzemeleri konusunda çok ileride” diyen Dizdar gelişen teknoloji ile ameliyatlarda gelinen son noktalara da değinerek, “Burnun içine artık endoskop dediğimiz kameralarla girip içerideki nefes alma problemlerini değerlendirebiliyoruz. Daha önce böyle bir teknoloji yoktu. Burun estetiğinde o kadar milimetrik işlemler yapıyoruz ki o yüzden kullanılan aletler de çok ince bir işçilikle yapılıyor. Türkiye hakikaten bu konuda hem malzeme üretiminde hem de estetik ameliyatı konusunda başkent diyebiliriz. Bizim için çok önemli bir gelişme. Bunun dışında özellikle estettik ameliyatlarda burun kemiğinin problemleri için bu kemiğe bazı girişimler yapmak gerekir. Bununla alakalı olarak da en az hasar verecek ve rahat kullanabileceğimiz kırmaya veya çizmeye odaklı teknolojiler var. Ameliyat öncesinde de teknik anlamda yine gelişen teknolojiler var. Artık burun estetik ameliyatları kişiye özel planlanıyor. Yani her hastaya aynı burun yapılmaya çalışılmıyor. Öncesinde detaylı fotoğraflamalar ve gerekirse 3 boyutlu yüz analizleri yapılarak hastanın yüz oranına uygun ve cerrahi olarak mümkün olabilecek operasyona hasta ile birlikte karar veriliyor. Hastalar artık elinde bir fotoğrafla ‘Ben bu burnu istiyorum’ diyerek gelemiyor. Sonuçta biz sizin burnunuzu yapıyoruz ve her burun her profile uymaz. Bizler de hastamız için en uygun olabilecek olan burnu yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Son olarak da ameliyat sonrasından ve iyileşme sürecinden bahseden Dizdar açıklamalarına şu şekilde devam etti;

    “Gerek burun ameliyatı gerekse estetik ameliyatı aslında çok çok ağrılı bir ameliyat değildir. Evde günlük kullandığımız bazı ağrı kesiciler bile ağrı kontrollerini sağlayabilir. Burun ameliyatı sonrasında düzelttiğimiz alanlara belli bir müddet dolduracak bir destek koymanız gerekiyor. Bunun için hastaların en çok korktuğu tamponların yerini artık daha kullanışlı ve acısız olan silikon tamponlar aldı. Eskiden tamponlar 2 gün sonra çıkartılırken burun kenarlarına yapıştığından dolayı hakikaten yara bandı çeker gibi acı veriyordu. Bu yüzden artık hem hastanın konforu ve nefes almasını sağladığı için hem de alınırken yapışmadığı için artık silikon malzemeler kullanıyoruz.”

    “İyileşme sürecinde sigara olumsuz olarak etkiliyor!”

    “Ameliyat sonrasında iyileşme sürecinde gerçekten sigara içen ile içmeyen arasında çok büyük farklar görüyoruz. Sigara içen hastaların iyileşme süreci çok daha uzun oluyor. Özellikle estetik ameliyatı sonrasında cildin oturma işlemi uzuyor. Sonuçta sigaranın yara iyileşmesini engelleyen ve geciktiren bir özelliği var. Bunun dışında iyileşme sürecinde doktor ile çok iyi bir iletişim halinde olmak gerekiyor. Zaten ameliyat öncesinde her şeyi konuşmak lazım. Doktorunuza aklınızda olan ve gereken her şeyi sorduğunuzdan emin olmak gerekiyor. Doktor da aynı şekilde cevaplamakla yükümlüdür.”

    “Burnun tam şeklini alması 1 yılı buluyor”

    “Estetik ameliyatların tam sonuçlarını 9 ay ile 1 yılın sonunda alıyoruz. Yani ameliyat sonrası ödemin gitmesi ve burnun kendi şeklini alması 9 ayı buluyor. Ama hedef şudur; ameliyatın 1. ayında sizi tanımayan birisi sizin ameliyat olduğunuzu kestirememesi. Yani ameliyat şişkinliği ve ödemin yüzde 80’i ilk ayda iner. Bunun dışındakiler için ise sabrederek 9 ay ile 1 yıl arası beklememiz gerekiyor.”

  • Bankalar kredileri azaltırken Eximbank artırdı

    Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım bankaların ticari kredilerinin azaldığı dönemde Türk Eximbank’ın ihracatçılara kullandırdığı kredinin arttığını belirterek, “Eximbank olarak toplam ihracatın yüzde 23’ünü verdiğimiz destekle Güney Kore Eximbank’ından sonra ikinci sıradayız” dedi.

    Ege Bölgesi Sanayi Odası, Türk Eximbank ile Kredi Garanti Fonu tarafından sanayiciye sağlanan finansman destekleri ve finansmana erişim konularındaki son düzenlemelerin ele alındığı seminerde konuşan Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım, bankaların ticari kredilerinin azaldığı dönemde Türk Eximbank’ın ihracatçılara kullandırdığı kredinin arttığına dikkat çekti. Türk Eximbank’ın ihracatçılar açısından vazgeçilmez hale geldiğini ifade eden Yıldırım, “Türkiye’nin 2016’da yaptığı toplam ihracatın yüzde 23’ünü destekledi. Bunun 3’te 2’si kredi, diğer kısmı sigorta destekleri. 2017 yılında toplam ihracata verdiğimiz desteği yüzde 26 yapmak istiyoruz. Yılsonu itibarıyla ile 33 milyar dolarla kapattığımız desteği, 2017’de 40 milyar dolara çıkaracağız. Türk Eximbank’ı olarak dünyadaki eximbanklar arasında iyi bir yerdeyiz. Toplam ihracatın yüzde 23’ünü verdiğimiz destekle Güney Kore Eximbank’ından sonra ikinci sıradayız” diye konuştu.

    “Önemli destekler sağlanıyor”

    Küresel ekonomideki gelişmelerin finansmana erişimi her geçen gün zorlaştırdığını belirten EBSO Başkanı Ender Yorgancılar ise, “Türkiye olarak çok zor bir yılı geride bıraktık. Olağanüstü olayların yaşandığı, olağanüstü bir yıl olarak kuşkusuz 2016 tarih sayfalarında farklı yer alacaktır. İçerde yaşadıklarımıza küresel belirsizlikler de eklenince, firmalarımız açısından önünü görebilmek çok daha zor olmuştur. 2017 yılının ilk ayını geride bırakmaktayız ve görüyoruz ki, bu yıl da hiç kolay geçmeyecektir. O nedenle, özellikle de KOBİ’lerimizin istedikleri hamleleri tek başına yapması güçleşmektedir. Aslında son birkaç yıldır ülkemizde önemli destekler sağlanmaktadır. Ancak gerek tanıtımı gerekse anlaşılırlığı çok net olmadığı için ve bürokrasi yüzünden çok sıcak bakılmayabiliyor” dedi.

    “Eximbank en kilit kurumlardan”

    Bu zor günlerde özellikle yenilenen yapısıyla Kredi Garanti Fonu’nun işadamları için önem arz ettiğini anlatan Yorgancılar, Nefes Kredisi kapsamında şirketlere yüzde 9.9 faizle kredi imkanı tanıdıklarını ve 10 milyarlık kredi için bankalara teminatı, yüzde 85 oranında Kredi Garanti Fonu’nun sağladığını, bankaların burada riskinin ise yüzde 15 olduğunu hatırlattı. İçinde yaşanılan süreçte Eximbank’ın daha da önem kazandığını belirten Yorgancılar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Belki de en kilit kurumlarından birisi Türk Eximbank’tır. Neden kilit? Çünkü, sınırların kalkması ile birlikte küreselleşen dünyada ticaret başka bir noktaya evrilmekte. Yeni dünya düzeninin en önemli yaklaşımlarından birisi de, artan jeopolitik birlikteliklerdir. Yani ülkeler ticari ve enerji ağırlıklı olmak üzere kıtalar arası anlaşmalara imza atmakta ve dışarıda kalan ülkeleri dolayısıyla firmaları ticaret noktasında sıkıştırmaktadır. TTIP, TPP, CETA bunlardan bazıları. Böyle bir sistem içerisinde özellikle de KOBİ’lerimiz için ihracat yapabilmek güçleştiği gibi ülkemiz için de döviz kaynakları azalmaktadır. Bu süreçte, KOBİ’lerin ihracat kapasitelerini genişletmesi, daha çok döviz getirmeleri çok önemli bir hale gelmiştir. İşte bu yüzden Türk Eximbank’ın küresel değişimler karşısında proaktif yaklaşımı dünden daha değerlidir.”

    KOBİ olmayanlar da Kredi Garanti Fonu’ndan yararlanıyor

    Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü İsmet Gergerli de EBSO üyelerine yaptığı sunumunda KGF’nin başta KOBİ’lere destek amacıyla yola çıkan bir kurum olsa da son düzenlemelerle KOBİ dışındaki işletmelerinde yararlandığı bir fon haline geldiği söyledi. Nefes Kredisi’nin KOBİ’lerin finansmana ulaşımının kolaylaştırılmasında başarılı bir örnek olduğunu dile getiren Gergerli, “Türkiye genelinde buna 27 bin işletme başvurdu. 21 bin 100’ü kabul edildi. Sadece 181 başvuru reddedildi. 500 milyon liralık mevduat karşılığında 5 milyar liralık bir hedef vardı. Bu hedefin 2,2 milyar lirası kullandırıldı. Kullanılmayan halen 2,8 milyar lira var” dedi.

    Konuşmaların ardından Gergerli ve Yıldırım, EBSO üyelerinin sorularını yanıtladı.

  • Taksim’de kar etkisini artırdı

    İstanbul Taksim’de kar yağışı etkisini artırdı. Beyaza bürünen meydanda bazı turistler ve vatandaşlar hatıra fotoğrafı çektirirken bazıları ise şemsiyelerle kardan korunmaya çalıştı.

    İstanbul’da beklenen kar yağışı sabahın erken saatlerinde etkisini göstermeye başladı. Kar yağışı, Taksim’de de etkisini artırdı. Taksim Meydanı kısa sürede beyaza bürünürken, meydandaki bazı turistler ve vatandaşlar hatıra fotoğrafı çekildi. Kenti olumsuz yönde etkileyen yağış nedeniyle bazı vatandaşlar da şemsiye ile kardan korunmaya çalıştı. Ailesiyle gelen küçük bir çocuğun güvercinlere yem atması ise renkli görüntüler oluşturdu.