Etiket: Artık

  • (Özel) Öğrencilerin korkulu rüyası denklemler artık daha kolay çözülüyor

    (Özel) Öğrencilerin korkulu rüyası denklemler artık daha kolay çözülüyor

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde yaşayan emekli öğretmen Hüseyin Ergül, matematikte ikinci ve daha yüksek derecedeki denklemlerin çözümünde kullanılan klasik yöntemin dışında daha kolay bir çözüm sistemi geliştirdi. Böylelikle öğrencilerin matematikte korkulu rüyası olan denklemler daha kolay ve anlaşılabilir bir yöntemle çözüme kavuşacak.

    Yaptığı matematik çalışmaları ile çözümleri sadeleştirmek için çalışan Hüseyin Ergül, “Bu ikinci ve daha yüksek derecedeki denklemlerin çözümünde klasik matematikte bir yöntem var. Özellikle ikinci derece denklemlerin Diskriminant diye -yani parçalara bölmek anlamında- bir çözüm yöntemi var. Katsayılarla bilinmeyen arasında bir ilişki kuruluyor ve sonuçta da bir veya iki tane kök bulunuyor, ifade ediliyor. Oysa burada bir tane x olması gerekir; çünkü kurala uygun olan da odur, x kare diye geçer. Burada bir tane x vardır, ikinci bir x yoktur. Dolayısıyla öbür yöntemle bulunan işlem işin gerçeğine aykırıdır. Buradan hareketle, örneklemeler yaparak, çekirdek yöntemiyle çözüm kuralını buldum. Bu kuralın avantajları: bir, gerçeğe uygun olması; iki, matematik öğrencileri ya da matematiği okumak üzere olan öğrenciler bu konuda çok fazla güçlük çekiyorlar, zorlanıyorlar, anlamıyorlar ve çabuk unutuyorlar. Oysa benim önerdiğim modelde ya da yöntemle son derece basit bir uygulamayla, çok kısa sürede, sonucu bulabiliyor, görebiliyor ve niçin öyle olduğunu algıladığı için de hayatı boyunca unutmuyor. Aynı zamanda bu, yalnız ikinci derecede denklemlerin çözümünde değil, daha yüksek derecedeki denklemlerin çözümünde de geçerli olan bir yöntem. Şimdi burada anlatmak istediğim ikinci derecede denklemlerin klasik matematikte olan ve bilinen Diskriminant kavramı olmadan bu denklemleri nasıl çözüyoruzu anlatmak. Bir sayı ekseni üzerinde sıfır, hem sınır sayısıdır hem de yokluğun sembolüdür. Ax kare artı bx artı c eşittir sıfır denklemi ya da fonksiyonu ikinci dereceden bir denklemdir. Buradaki X’in üzeri ikiden başlamak üzere; üç, dört, beş, altı, yedi N’e kadar gider. N’in kaç olması önemli değildir. Bütün denklemlerin ya da üstü denklemlerin, yüksek derecedeki denklemlerin çözümü çekirdek fonksiyon yöntemiyle basit bir şekilde çözülür” dedi.

  • Teröristlerin gezdiği sahalarda artık halk top oynuyor

    Teröristlerin gezdiği sahalarda artık halk top oynuyor

    Barış Pınarı Harekatı ile Türkiye’nin kontrolüne geçerek, huzur ve güven ortamının hakim olduğu Resulayn ve Telabyad’da hayatın normalleşmesine yönelik başta sağlık, eğitim ve altyapı gibi kamu yatırımları yapılmaya devam ederken, çocuk ve gençlerin sosyalleşmesi için de sosyal, sportif ve kültürel etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor.

    Şanlıurfa Valiliği Suriye Destek ve Koordinasyon Merkezi (SUDKOM) aracılığıyla bölgede yürütülen çalışmalar kapsamında, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde her iki ilçede kurulan futbol takımları, heyecanlı futbol karşılaşmalarının yaşandığı turnuvalarda kıyasıya yarışıyor.

    Resulayn ve Telabyad’da spordan sorumlu mahalli meclis üyelerinin de desteğiyle kurulan futbol takımları, Barış Pınarı Harekatı Futbol Turnuvalarında gerçekleşen maçlarla bölgedeki gençler ve çocuklara adeta şenlik havası yaşatıyor.

    Uzun yıllar terör örgütlerinin işgali altında büyük sıkıntılar yaşayan bölge gençliğinin savaş travmasını atlatması ve sosyal hayata adaptesini sağlamak amacıyla düzenlenen turnuvalar, gençlerin spor sayesinde bir araya gelerek kaynaşmalarını da temin ediyor. Resulayn ilçesindeki turnuva 16 karşılaşma ile sona ererken, birinci ve ikinci olan takımlara kupa, sporculara ise madalya, ayakkabı, eşofman takımı ve spor çantası hediye edilerek tamamlandı.

    Telabyad’da devam eden ve 8 takımın 16 karşılaşma yapacağı turnuvada ise final maçı 12 Temmuz 2020 tarihinde oynanacak.

  • Milletvekili Çelebi: “Ağrı artık daha nitelikli sağlık hizmeti alacak”

    Milletvekili Çelebi: “Ağrı artık daha nitelikli sağlık hizmeti alacak”

    AK Parti Ağrı Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ekrem Çelebi, Sağlık Bakanlığı ile Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ) arasında imzalanan afiliasyon protokolü ile Ağrı Devlet Hastanesinin artık “Sağlık Bakanlığı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi” olarak hizmet vereceğini belirterek, Ağrı’nın daha nitelikli bir sağlık hizmeti alacağını bildirdi.

    Ağrı’da son yıllarda artarak devam eden sağlık yatırım ve dönüşümleri çerçevesinde Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Ağrı Devlet Hastanesi ile Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi arasında eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumunda işbirliğini sağlayacak afiliasyon protokolü imzalandı. Bu kapsamda Ağrı Devlet Hastanesi ‘üniversite hastanesi’ ve 2’nci basamak sağlık kuruluşundan 3’üncü basamak sağlık kuruluşu statüsüne yükseltildi. Afiliasyon protokolünün Sağlık Bakanlığınca onaylanmasının ardından Milletvekili Ekrem Çelebi ile Rektör Abdulhalik Karabulut, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bakan Yardımcısı Muhammet Güven ve Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Prof. Dr. Hilmi Ataseven’i ziyaret etti. Milletvekili Çelebi ve Rektör Karabulut, ziyarette Bakan Koca’ya Ağrı’ya sağladığı sağlık desteklerinden dolayı teşekkür ettiler. 2020 yılı sağlık yatırımları hakkında değerlendirmelerde de bulunan heyet, Ağrı’nın bir sağlık üssü haline gelmesi için çalışmalara devam edeceklerini bildirdi. Çelebi ve Karabulut, daha sonra Bakan Yardımcısı Güven ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Ataseven’i de ziyaret ederek istişarelerde bulundu.

    Ziyaretlere ilişkin bilgi veren Milletvekili Ekrem Çelebi, Ağrı’ya artık daha nitelikli sağlık hizmeti geleceğini belirtti. Ağrı Devlet Hastanesinin artık “Sağlık Bakanlığı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi” olarak hizmet vereceğini belirten Çelebi, “Bundan sonra Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde kadrolu olarak çalışacak olan doktor öğretim üyesi, doçent ve profesörler hastanede poliklinik hizmeti verecek, ameliyatlarını gerçekleştirebilecek. Farklı alanlarda ihtisaslaşmış uzman doktor, doçent ve profesör sayısı arttıkça başka illere hasta sevkleri azalacak, böylelikle ilimiz daha nitelikli sağlık hizmetine kavuşacak. Üniversite kadrosunda yer alan akademisyen doktorlar, uzun vadeli olarak Ağrı Devlet Hastanesinde hizmet verecek. Bu da sağlık hizmetinin niteliğini arttıracak. Ayrıca hastanenin faaliyete geçmesiyle birlikte Tıp Fakültemizin Ağrı’da kurulum işlemleri hızlanacak. Yeni sistemin ilimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyor, Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca, YÖK Başkanımız Sayın Yekta Saraç, Bakan Yardımcımız Sayın Muhammet Güven ve Kamu Hastaneleri Genel Müdürümüz Sayın Hilmi Ataseven başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

  • Ataç: “657 sayılı kanunun artık değiştirilme vakti gelmiştir”

    Ataç: “657 sayılı kanunun artık değiştirilme vakti gelmiştir”

    Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Sekreteri Köksal Ataç, “TBMM’nin 55 yıllık 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununu değiştirmesinin zamanı gelmiştir” dedi. Ataç, bu değişiklikte memurun iş güvencesine dokunulmadan değiştirilmesi gerektiğini ve belirtilen şekliyle 657 sayılı kanunun değiştirilmesini destekleyeceklerini söyledi.

    Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Sekreteri Köksal Ataç, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun hayata geçtiği günden bugüne yüzlerce kez revizyona uğradığına dikkat çekerek, 1965 yılı anlayışıyla, köhnemiş ve yamalı bohçaya dönüşmüş bir mevzuatla kamu yönetimini sürdürmenin artık mümkün olmadığını ve kanunun yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.

    Köksal Ataç, 1965 yılında yürürlüğe giren 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun TBMM tarafından yeniden ele alınması gerektiğini Kamu çalışanlarının yıllardır sürdürdüğü mücadele ile elde ettikleri kazanımlara dokunulmamak kaydıyla yapılacak değişikliklere destek vereceklerini belirterek, “657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nu yasallaştığı tarihten bugüne kadar en az bin kere değişikliğe uğramış, revize edilmiş ve yeni maddeler eklenmiştir. Kanunun yasallaştığı dönemle yürütüldüğü dönem arasında her yönüyle büyük değişimler yaşanırken halen 1965 yılı vizyon ve anlayışıyla kamu yönetimini sürdürmenin sağlıklı ve verimli olmamıştır” dedi.

    Köksal Ataç açıklamasını şöyle sürdürdü: “657 Sayılı Kanuna istihdam türleri açısından bakacak olursak, kamuda memur, sözleşmeli personel, geçici personel, Teşkilat Kanunu’na göre sözleşmeli personel, işçi, geçici işçi gibi değişik ad ve statüler adı altında personelin çalıştığını ve bu durumun kamuda çalışanlar arasında eşitsizlik ve adaletsizlikler doğurduğunu görmekteyiz. Kamuda eşit işe eşit ücret ve onur eşitliği için 657 Sayılı Kanunun yeniden ele alınarak, çağdaş bir vizyonla, adil ve hakkaniyetli bir mevzuat haline getirilmesini istiyoruz.

    Biz Demokrat Büro Çalışanları Sendikası DEB -SEN olarak kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinin üretim, verimlilik ve performansı esas alan, kamu çalışanlarına değer veren, kamu çalışanlarının mesleki, özlük, mali ve demokratik haklarını muasır düzeyin üzerine çıkaran Kamu Çalışanlarının üzerindeki yasaklamaları kaldıran ve memurlara siyaset yapma hakkı tanıyan sistemik bir yapıya sahip olmasını istiyoruz.

    Memurlar arasında iş verimi ve iş barışını ciddi şekilde zedelemeye devam eden 657 sayılı yasanın değişmesi gerekir. Ama bu değişme top yekûn bir kamu reformu ile birlikte anayasal düzenlemelerin de bu değişimin çatısı olması şartıyla başarıya ulaşabilir. Yeni yasa da iş güvencesi konusunda garantör olmalıdır. Ve yine yeni yasada performans göstergeleri nesnel olarak tanımlanabilir ve ölçülebilir olmalıdır. Ve yine yeni yasaya dönüşüm sürecinde memurların zihinsel hazırlığı da planlanmalıdır. Biz yeni yasanın kamu hizmetleri ve kamu çalışanları için katma değer üretmesini istiyoruz.

    Son olarak belirtmek isterim ki Kamuda son dönemlerde istihdamın yeni şekillerinden birisi olan sözleşmeli memur istihdamına son verilmeli sözleşmeli personellere kadro verilmelidir sözleşmeli personeller işçi niteliği taşımakta olup kamu görevi yürüttükleri ve diğer kamu görevlileri gibi iş güvencelerinin teminat altına alınmasını istiyoruz.”

  • Çatlaklar ve kırışıklar artık dert değil

    Çatlaklar ve kırışıklar artık dert değil

    Dermatec Polikliniği Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, Cildin vücudun en geniş, aynı zamanda güzelliğin dışa vurulduğu en önemli organ olduğunu belirterek, “Cilt yaşlanması diğer organlardan farklıdır seyreder. Cilt sadece içten değil, dıştan da yaşlanır. Vücudunuzun en büyük organını, cildinizi diğer organlardan ayıran başlıca fark onun dış etkilere de açık olmasıdır. Bu nedenle de çevresel faktörler deri yaşlanmasını etkilemektedir. Ultraviyole, hava kirliliği, enfeksiyonlar, sigara içmek ve bazı hormonal faktörler yaşlanma sürecini hızlandıran en önemli etkenlerdir” diye konuştu.

    Ciltte kırışıklık probleminin dışında aynı zamanda cilt çatlakları oluşabildiğini anlatan Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, “Bu çatlaklar karın, göğüs, uyluk ve üst kol bölgelerinde görülür.Bu çatlaklar,neredeyse her 3 kadından birinde görülür, sık sık kilo alıp verme dönemleri ve hamilelik sırasında ortaya çıkar.Cildin alt dokularında yoğun ve sürekli gerilme sonucu ortaya çıkmaktadırlar. Cildin gerilmesi ciltteki bazı hücrelerden kimyasal maddelerin ortaya çıkmasını tetiklemektedir. Bunun sonucu olarak alt ciltteki kollajen ve elastik lifler zarar görmektedir” diye konuştu.

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, ciltte oluşabilecek bu tarz sorunların çözümünün artık acısız ,ağrısız ve kolay olduğunu ifade ederek, gelişen teknoloji ile bir çok sorunun çözümünün daha da kolaylaştığını anlattı.