Etiket: Artan

  • Suriyelilerin Artan Nüfusu Gazetecileri Arapçaya Yöneltti

    Savaştan kaçıp Gaziantep’e gelen Suriyelilerin nüfusunun 500 bine yaklaşması, Gaziantep’teki gazetecileri de Arapçaya yöneltti.

    Suriye’deki iç savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan sığınmacıların nüfusu 3 milyona yaklaşırken, bu rakam Gaziantep’te 500 bine ulaştı. Bunun üzerine Gaziantep’teki basın mensupları Suriyelilerle daha iyi diyalog kurmak için Arapça kursuna gitmeye başladı. Mülakat Derneği ile Gaziantep Gazeteciler Cemiyetinin gazetecilere Arapça öğretilmesi konusunda protokol imzalamasından sonra, gazeteciler bugün Arapça kursuna başladı.

    Konuya yönelik açıklama yapan Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İbrahim Ay, “Kursumuza hoş geldiniz. Kursumuza bugün Arapça dersiyle başlayacağız. Bu kursun camiamız adına hayırlı olmasını diliyorum. Kursumuz Arapçadan sonra İngilizce, Almanca ve Fransızca’yla devam edecek. Kursumuzun öncelikle Arapça olmasının temel nedeni Gaziantep’teki Suriyeli mülteci kardeşlerimizin, nüfusunun 500 bini geçmesidir. Bu temelde biz daha doğru daha kaliteli diyalog sağlamak için önceliği Arapçaya verdik. Buradan değerli Malumat bilişim merkezinin değerli hocalarına teşekkür ediyorum” dedi.

  • Batı Dünyasında Artan İslamofobi’ye Karşı Kısa Film Yarışması

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hayatından yola çıkılarak çekilen Merhamet ve Adalet temalı Çekmeköy Belediyesi Uluslararası Kısa Film Yarışması dünya basınında yoğun ilgi gördü. Amerika Birleşik Devletleri, Meksika, İspanya gibi birçok ülkenin basın kuruluşları yarışmayla ilgili bilgi verdi. Yarışma, batı dünyasında artan İslamofobi algısını yok etmeyi hedefliyor.

    Çekmeköy Belediyesi tarafından düzenlenen ve Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilecek olan ’Merhamet ve Adalet’ temalı Çekmeköy Belediyesi Uluslararası Kısa Film Yarışması dünya basınında yoğun ilgi gördü. Batı dünyasında son günlerde artan İslamofobi’ye karşı Çekmeköy Belediyesinin düzenlediği kısa film yarışması yanlış algıları ortadan kaldırmayı hedefliyor.

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hayatından yola çıkılarak çekilen kısa film yarışması özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Meksika, Arjantin, İspanya gibi ülkelerin önde gelen basın kuruluşlarında yer aldı.

    Yarışma, Brezilya’nın The Sao Paulo Times gazetesi, Venezuela’nın El Mundo gazetesi, Meksika GQ başta olmak üzere çok sayıda mecradaki yerini aldı.

    Haberlerde yarışma hakkında bilgi verilirken, Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz’ın da yarışmaya tüm dünya ülkelerinden vatandaşların katılabileceği sözleri paylaşıldı.

  • Artan Hava Sıcaklıkları Çiftçiyi Yanıltmamalı

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Koç, mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının ürünlere zarar verebileceğini kaydetti.

    Prof. Dr. Ali Koç, mevsim sıcaklıklarının üzerine çıkan hava sıcaklıklarından dolayı birçok bitkide uyanma sürecinin başladığını belirtti. Etkisini gösteren sıcak havalara aldanarak üreticilerin ürün ekimlerini erkene almasında zarar görebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Koç, Mart ayının ikinci yarısına kadar dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

    Prof. Dr. Koç, “Birçok bitkide uyanma için süreç başladı. Günlerin uzamasıyla birlikte bitkilerde kışa dayanıklılık azalacağı için, bundan sonra ortaya çıkabilecek soğuk, özellikle eksi 10 derece civarına yaklaşan sıcaklıklar birçok kışlık tarla bitkisine zarar verebilecek duruma geldi. Bunun haricinde çiftçimiz havaların ısınmasıyla birlikte yazlık ekimlerini yapıyor. Ancak, tahıl haricinde yazlık ekimlerde hala risk devam ediyor. Çünkü uzun yıllar ortalama süreleri incelediğimizde Mart ayının ikinci yarısında burada sıcaklıkların aşırı derecede düştüğü görülmekte. Böyle bir riskle karşılaşılmaması için Şubat ayı içerisinde ekime geçmemelerinde fayda var” dedi.

    “ÖNÜMÜZDEKİ MEVCUT ISINMANIN RİSKİ ÖZELLİKLE ERKEN ÇİÇEKLENEN MEYVE AĞAÇLARINDA ZARARLI OLABİLİR”

    Sıcak havalar ile birlikte bazı meyve ve tarım ürünlerinin yüksek sıcaklıklar yüzünden zarar görebileceğini belirten Prof. Dr. Koç, “Arıcılıkla ilgili de riskler olabilir bu dönemde. Çünkü havaların ısınmasıyla birlikte arılar artık uyanmaya başlar. Ama ilerleyen dönemdeki soğuklar zararlı olabilir. Yine meyvecilikte bu konuda bir sıkıntıyla karşılaşmak mümkün. Özellikle erken çiçek açan badem, kayısı, şeftali bunlar zarar görebilir. Önümüzdeki mevcut ısınmanın riski özellikle erken çiçeklenen meyve ağaçlarında ve bölge için kritik bir kışa dayanıklılık arz eden kışlık ürünlerde yem bezelyesi, aspir gibi bu tür bitkilerde zararlı olabilir şu dönemdeki yüksek sıcaklıklar. Çünkü onlar da uyanmaya çalışıyor” şeklinde konuştu.

    “SICAK HAVALAR ŞEHİRDE YAŞAYANLAR İÇİN BAHAR HAVASI OLSA DA ÜRETİCİ İÇİN DERT ANLAMINA GELMEKTEDİR”

    Öte yandan, soğuğa dayanıksız bitkilerin Mart ayının ikinci yarısında gelecek soğuklardan etkilenerek şu anda ekim yapacak çiftçileri maddi kayba uğratabileceğini belirten Prof. Dr. Koç, “Küresel ısınmanın neticesinde şu anda yaşanan sıcaklıkların topraktaki nem kaybını hızlandırıyor. Sıcak havalar şehirde yaşayanlar için bahar havası olsa da üretici için dert anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.

  • “Popülaritesi Artan Pte Sınavı, Ülkemizde Bilinmiyor”

    Zoomin4english İngilizce Dil Kursu’nun kurucu müdürü Şadiye Ağım, son zamanlarda PTE (The Pearson Test of English) sınavının popülaritesinin oldukça arttığını ancak sınavın ülkemizde veliler ve öğrenciler tarafından yeterince tanınmadığını belirtti.

    Zoomin4english İngilizce Dil Kursu’nun kurucu müdürü Şadiye Ağım, uluslararası İngilizce dil yeterlilik sınavlarının yurt dışında öğrenim görmek veya çalışmak isteyen kişiler tarafından ülkemizde büyük rağbet gördüğü söyledi. Ağım, ülkemizde çok bilinen IELTS, TOEFL, SAT, ACT, YDS sınavlarının yanı sıra, PTE (The Pearson Test of English) sınavına öğrencilerini hazırladıklarını ve son zamanlarda bu sınavın popülaritesinin oldukça arttığını ancak sınavın ülkemizde veliler ve öğrenciler tarafından yeterince tanınmadığını belirtti.

    TOBB İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu üyeliği de bulunan Şadiye Ağım, şöyle devam etti: ’’PTE okuma, yazma, dinleme ve yazma becerilerini entegre bir şekilde test eden ülkemizde ve uluslararası geçerliliği olan bir sınavdır. YÖK’ün de kabul ettiği bir sınav olduğu için tüm üniversite çalışanları, kamu çalışanları ve bir çok özel kurumun kabul ettiği bir sınavdır. Bilgisayar ortamında gerçekleşen bu sınavın en büyük artısı ise sonuçlarının 5 gün gibi kısa bir sürede açıklanmasıdır’’.

  • Bartın Halk Sağlığı Müdürülüğü: “Kanser Hızla Artan Bir Sağlık Sorunu”

    Bartın Halk Sağlığı Müdürü Doktor Ahmet Demir, kanserin dünya genelinde hızla artan bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.

    Bartın Halk Sağlığı Müdürü Doktor Ahmet Demir, 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle bir açıklama yaptı. Demir yaptığı açıkalamada, “Kanser, dünya genelinde giderek artan bir sağlık problemidir ve toplumlarda önemli bir sosyoekonomik yüke, bireylerde de maddi ve manevi kayıp ve zorluklara yol açmaktadır. Bunun yanısıra kanserin önemli bir kısmının önlenebilir olması bu konuya verilen önemin de giderek artmasına yol açmıştır. “Dünya Kanser Günü” her yıl 4 Şubat Günü Kanser ile ilgili farkındalık ve bilinç düzeyinin artmasını sağlamak, kansere karşı mücadelede önemli bir adım olan doğru bilinen yanlışlardan kurtulmak ve doğruların herkese ulaşmasını hedeflemek amacıyla dünya genelinde kutlanmaktadır” dedi.

    “MÜCADELE DEVAM EDİYOR”

    Kanserle mücadelede yapılan uygulamalarla ilgili bilgilerde veren Demir şöyle konuştu:

    “2013 yılında gerçekleştirilen Dünya Sağlık Toplantısı’nda Dünya Kanser Bildirgesi yayınlanmış ve bu bildirgede global kanser yüküne değinilerek kanser kontrolünün önemi vurgulanmıştır. Bu bildirgeye göre ana hedef “Kansere bağlı erken ölümlerin engellenmesiyle beraber kanser tanısı alanlarda yaşam oranlarının ve yaşam kalitesinin artırılması olarak belirlenmiştir. Uluslararası Kanser Savaş Örgütü (UICC) tarafından bu yıl yayınlanan bildirgede kanserle mücadele hususunda dünya genelinde yapılması gerekenler ve bu konudaki önemli noktalar aşağıdaki şekilde vurgulanmıştır. Her çeşit işyeri sağlıklı yaşamı benimsemeye yönelik çalışanlarını motive edici programlar ve politikalar uygulayabilir.”

    SİGARAYI BIRAKMAK ETKİLİ YÖNTEMLERDEN

    “Yüzde yüz dumansız işyerleri oluşturmak ve sigarayı bırakma araçlarına bilgi ve erişim sağlamak gibi önlemler, sağlıklı gıda seçeneklerine erişim sağlanması, işe gidiş gelişlerde fiziksel aktiviteyi teşvik etmek, işyerlerinde fiziksel aktiviteleri artırmak, daha sağlıklı iş gücü için etkili bir yoldur. Bireyler ve toplumlar, yaygın kanser türlerinin en az üçte birinin daha sağlıklı bir beslenme biçiminin seçilmesi, fiziksel aktivitenin arttırılması ve alkol kullanımının azaltılması ile önlenebileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Sigara da eklendiğinde bu rakam yüzde 50’ye ulaşmaktadır. Ayrıca ultraviyole radyasyondan korunma, mesleksel ve çevresel maruziyetlerin (örneğin asbestoz gibi) önüne geçilmesi ile kanser yükü daha da aza indirgenecektir. Ülkemiz de tütün ve obezite eylem planlarımız çok başarılı sonuçlar ile hızla devam etmektedir. Bu programlara ek olarak kanser özelinde Türkiye Radon Haritalandırma ve Eylem Planı, Türkiye Asbest Kontrolü Stratejik Eylem Planı gibi yeni programlar da başlatılmıştır.”

    HAREKETSİZ YAŞAM KANSERİ TETİKLİYOR

    “Kanser yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörlere bağlı oluşmakta çevresel faktörler arasında da tütün, alkol, obezite ve enfeksiyonlar ilk sıralarda yer almaktadır. Dünyada her geçen gün daha fazla insan tütün ve tütün mamullerine, hareketsiz yaşam tarzına ve yanlış beslenme gibi kanserin en önemli risk faktörlerine maruz kalmaktadır. Küresel olarak tütün kullanımı hala en önemli risk faktörü olup, her yıl 5 milyon kanser ölümünün ve tüm kanser ölümlerinin yüzde 22 sinin sorumlusudur. Ülkemizde kanserle mücadelenin en önemli basamağı olan önleme çalışmaları arasında; Tütün Kontrol Çalışmaları, Türkiye Alkol Kontrolü Eylem Planı, Türkiye Obezite ile Mücadele ve Kontrol Programı, Türkiye Asbest Kontrolü Stratejik Planı, Ulusal Radon Haritalaması gibi konu başlıkları yer almaktadır.”

    EN GÜZEL MİRAS SAĞLIKLI YAŞAMAK

    “Bireylerin de kendi özellerinde sağlıklı yaşamı seçmeleri yeni nesillere bırakılacak en güzel hediyedir. Kanser türlerinin uyarılarını erken keşfetmek, bulgularını araştırmak ve ileri tetkik için hastaların sevk edilmesi erken tanı şansını arttırmaktadır. Bu nedenle, kanserde erken tanı programları toplumun, sağlık çalışanlarının ve politika oluşturucularının bilgisini arttırmayı hedeflemeli, erken tanı olanakları hakkındaki farkındalığı arttırmalıdır. Ülkemizde meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserleri için toplumun kaynaklarına ve hastalık yüküne uygun olarak tarama programları yürütülmektedir. Bir tarama programının başarıya ulaşabilmesi için toplum tabanlı olması ve hedef nüfusun yüzde 70’ni kapsaması gerekmektedir.”

    TÜRKİYE’DE 197 ADET KETEM BULUNUYOR

    “Sağlık Bakanlığımızın “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile toplum tabanlı kanser taramalarına yönelik, ülke genelinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) kurulmuş olup halihazırda ülkemizde 197 adet KETEM mevcuttur. Yeni KETEM’ler olabildiğince hastane dışında ulaşımı daha kolay Sağlıklı Yaşam Merkezi şeklinde planlanmakta olup tarama oranlarımız yeni açılan KETEM’lerle birlikte giderek artmaktadır. Bireyler de kendi vücutları hakkında bilgi sahibi olmaya, olağan dışı bir değişikliğin fark edilmesi adına teşvik edilmelidirler. Sağlık çalışanları ve bireyler erken teşhisin değeri hakkında bilgilendirilmelidir. Çünkü erken teşhis, tedavinin başarılı olması adına atılan ilk ve en önemli adımdır.”

    FARKINDALIK ARTMALI

    “Kanser ile mücadele kanser kayıtçılığından tedavi ve palyatif bakıma kadar uzanan geniş bir yelpazeden oluşan oldukça komplike bir süreçtir. Ulusal ve uluslararası alanlarında uzman bilim insanlarına danışarak oluşturulan yeni projelerin ve revize edilen “Ulusal Kanser Kontrol Programımızın” başarıları temelde halkımızın ve sağlık personellerimizin farkındalığının arttırılmasına bağlıdır. Bu gün de şüphesiz ki bu konuda en önemli fırsatlardan biri olup, kanserle mücadelede daha güzel başarılara imza atmamız ümidiyle “Dünya Kanser Günü”müz kutlu olsun.”