Etiket: Aromatik

  • Kocasinan’da tıbbi ve aromatik bitkiler ürün vermeye başladı

    Kocasinan Belediyesi tarafından, yaklaşık 10 bin metrekare alan üzerinde Erkilet bölgesinde kurulan tıbbi ve aromatik bitkiler ürünlerini vermeye başladı. Tıbbi tedavi ve endüstriyel amaçlı bitkiler yetiştirmeye başlayan Kocasinan Belediyesi, çiftçilere alternatif ürün çeşitleri sunarak, Kayseri’ye ve ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamayı hedefliyor.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kocasinan’da, tarım, ticaret ve sanayi gibi her alanda bölgesel kalkınmaya dönüşecek bir politika oluşturduklarını vurguladı.

    “Hayata geçirdiğimiz proje ve çalışmalarımızla her zaman çiftçinin yanındayız.” diyen Başkan Çolakbayrakdar, “Tarımda, ilçemizi daha iyi seviyelere getirmeyi hedefliyoruz. Bu çerçevede ilçe tarımının daha fazla gelişmesine katkı sağlamak için bölgede yüksek gelir getirici tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimini yaygınlaştırdık. Yaklaşık 10 bin metrekare alan üzerinde yetiştirmeye başladığımız; lavanta, adaçayı, melisa, yaban kekiği, ekinezya, nane gibi tıbbi ve aromatik bitkiler ürün vermeye başladı. Bu ürünler çiftçilerimize yeni bir endüstri, yeni bir gelir kapısı olacak.” ifadelerini kullandı.

    Başkan Çolakbayrakdar, ilçe tarımının daha fazla gelişmesine katkı sağlamak için bu tarz projelere önem verdiklerini sözlerine ekledi.

  • Konya’da “Birinci Uluslararası Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Kongresi”

    Konya’da Birinci Uluslararası Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Kongresi, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.

    Kongrede bir konuşma yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’deki biyolojik çeşitlilik bakımından yaklaşık 3 bin 700 tür endemik tür olduğunu dile getirerek, “Sadece Türkiye’de olup başka yerde olmayan 3 bin 700 adet bitki türü var ki Avrupa kıtasından daha zengin bir faunaya sahibiz. Bunlar içerisinde şuan da bilinen 350 den fazla tıbbi bitki mevcut. Bunlardan yeteri kadar istirham edilemiyor. Dolayısıyla bundan hareketle dedik ki, madem biz ilim adamıyız tıbbi mevzuda Bitki Aromatik Merkezi kuralım. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Afyonkarahisar’da kurduk. Bu merkez gerçekten çok örnek bir tesis oldu. Katılımcıların mutlaka tesise giderek görmeleri çok önemli. Tabi bu konu da bütün üniversitelerimizle bilhassa Afyonkarahisar’da Kocatepe Üniversitesi ile işbirliği yaparak tıbbi bitkiler üretilmeye başlandı” diye konuştu.

    “Sağlık sisteminin gereksiz yere kullanmamayı öğrenebiliriz”

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ da, hükümetlerin aşağı yukarı 15 yıldır taşıdığı sağlıkta dönüşüm programının 2017 yılıyla birlikte başlatılan ikinci döneminin en önemli konu başlığı olduğunu ifade ederek, “Çünkü insanları hastalandıktan sonra tedavi etmek bir gerekliliktir ama bizim açımızdan daha önemli olan insanların sağlıklı yaşamasına katkı vermektir. Bunu şöyle değerlendiriyoruz ki, bu sağlıkta dönüşüm projesinin ikinci döneminde de çalışmalarımızı bu alana yoğunlaştırıyoruz. Uzun zamandır politika laboratuvarlarında paidaşlarımızla çalışıyoruz. Birincisi bizim fert olarak ülkede yaşayan bir fert olarak bizzat kendimizin sağlık okuryazarlığının artmasıdır. Her çeşitten her eğitim seviyesinden insan için her yaştan insan için sağlık okuryazarlığının artması son derece önemlidir. Böylece sağlığımızı nasıl koruyacağımızı biliriz. Böylece bize takdim edilebilir, teşhis usulü için ya da tedavi usulü için doğru yolu bulabiliriz. Böylece sağlıklı yaşamanın yolları kolay ararız. Sağlık sistemini gereksiz yere kullanmamayı öğrenebiliriz. Onun için okul öncesi dönemden başlayarak sağlık okuryazarlığının artırılması konusunda büyük gayret göstereceğiz. Bunu bir insan hayatı açısından düşünseniz ikinci adımı sağlıklı yaşamak için nasıl davranacağımızı bilmemizdir. Burada da sağlıklı hayat biçimine sahip olmak diyoruz. Nedir bunun belli başlı unsurları? Bize zarar verebilecek bir takım maddelerden sigara, tütün, alkol gibi maddelerden kaçınmak bize zarar verebilecek yaşantı biçimlerinden uzaklaşmak hareketsiz kalmamak, şişmanlamamak, şişmanlamışsan kilo vermek ve böylece sağlıklı bir hayata devam etmek. Böylece hem birincil koruma hem ikincil koruma açısından kendimizi ve dolayısıyla toplumu da korumuş oluyoruz” diye konuştu.

    “Geçtiğimiz yıllarda binlerce yıllık tıp geleneğimizle barışma yoluna gittik”

    Türkiye’de son derece zengin bir endemik bitki örtüsünün olduğuna dikkat çeken Bakan Akdağ, “Bunlardan bitkisel ilaç geliştirilmesi mümkün. Bitkisel ilaçların hem Türkiye’de tedavi açısından kullanılması hem de yurtdışında kullanılması mümkün. Biz ne yaptık Sağlık Bakanlığı olarak. Geçtiğimiz yıllarda binlerce yıllık kültürümüzle geleneğimizde özellikle tıp geleneğimizde barışma yoluna gittik. Bu kelimeyi bilerek kullanıyorum. Çünkü yıllarca bu mesele ihmal edilmiş bir mesele olarak kalmıştır. Bunun için önce geleneksel bitkisel tıbbi ürünler yönetmeliğini yaptık 2010 yılında. Buna paralel olarak ilgili daire bakanlığımızın kurduğu geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları ile ilgili daire başkanlığı kurduk ve çalışmalarımıza başladık. Şimdi Türkiye’de bilim dünyasının ve endüstrinin bitkisel ilaç üretmesi, bu bitkisel ilaçları, satması ve bu bitkisel ilaçları pazarlaması bunlarla tedavi yapılması hukuken mümkün ve bununla ilgili mevzuat tamamlanmış durumdadır” dedi.

    “Kaynaklarımızı etkin bir şekilde kullanmalıyız”

    Çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını söyleyen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek de, “Bu toplantının şehrimiz ve ülkemiz adına hakikaten yeni projelere güzel yatırımlara ve hizmetlere vesile olacağına inanıyorum. Biz de dikkatle takip edeceğiz” şeklinde konuştu

    Konya Valisi Yakup Canbolat ise, kongrenin Konya açısından önemli olduğunu söyleyerek kongrenin hayırlı olmasını diledi.

    AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Babaoğlu, “Türkiye de geniş alanlarda tıbbi bitki üretimini planlı programlı olarak geliştirmemiz, Afyonkarahisar ve civarında önemli bir bilgi birikimi oluşturarak bölgedeki fabrikayı da düşünerek o çevrede tüm orta Anadolu’da tıbbi bitkilerin geniş alanda üretimi ve onlardan katma değerli yeni ürünler üretme konusunu acilen Türkiye de planlamamız gerekiyor” diye konuştu.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Danış ise, “Tarımsal değerlerimize sahip çıkarak kaynaklarımızı etkin bir şekilde kullanmalıyız. Ancak bu talebi bugüne kadar yapıldığı gibi doğadan toplayarak karşılamamız ve pazarda kalıcı bir yer edinmemiz mümkün değildir. Tüketici ve sanayici taleplerini karşılamak kaliteli ve standart ürünü elde etmek için iyi tarım uygulamaları veya organik tarım yöntemleriyle yetiştiricilik yapılması hasat sonrası işleme teknolojisinin geliştirilmesi gerekmektedir” dedi.

    Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker yaptı. Rektör Şeker, kongreye 2 bin 604 araştırmacıdan, 382 adet ziraat, 321 adet gıda, 311 adet orman, 270 adet mühendislik, 255 adet sağlık, 161 adet eczacılık, 37 adet diş hekimliği, 491 adet kozmetik, peyzaj, sosyal kültürel, tarih alanlarında başvuruların gerçekleştiğini ifade etti.

    Bir otelin konferans salonunda gerçekleşen kongreye, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Babaoğlu, Hüsnüye Erdoğan, Konya Valisi Yakup Canbolat, Orman ve Su İşleri Bakan Yardımcısı Harun Tüfekci, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, kamu kurumu yöneticileri ile akademisyenler katıldı.

  • Tıbbi ve aromatik bitkilerin geleceği uluslararası ortamda masaya yatırılıyor

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı, tıbbi ve aromatik bitkiler açısından Türkiye’nin potansiyel zenginliğini ekonomiye kazandırmak için harekete geçti. Bu çerçevede sektörün geleceğinin uluslararası ortamda masaya yatırılacağı I. Uluslararası Tıbbi Aromatik Bitkiler Kongresi (TABKON’17) 9-12 Mayıs 2017 tarihleri arasında Konya’da gerçekleştirilecek.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından daha önce Afyonkarahisar’da Şubat 2015 ve Mart 2016 tarihlerinde Tıbbi Aromatik Bitkiler Çalıştay’ları gerçekleştirilmiş ve bu çalıştaylar neticesinde, Türkiye’nin uluslararası nitelikte bir kongreye ihtiyaç duyduğu tespit edilmişti. Bu çerçevede Orman ve Su İşleri Bakanlığının himayelerinde Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından gerçekleştirilecek TABKON 17’nin hazırlıkları başladı ve kongreye, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Konya Büyük Şehir Belediye Başkanlığı ile birlikte çok sayıda sivil toplum kuruluşu da destek verdi.

    Kongrenin ana teması ’Tabii ve Sağlıklı Hayat’ olarak belirlendi

    Ana teması ’Tabii ve Sağlıklı Hayat’ olarak belirlenen uluslararası kongreye gönderilen bildiri sayısı 2 bin adeti aştı. Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda bilim insanının, araştırmacının ve sektör temsilcisinin katılacağı kongreye 600-700 kişinin gelmesi bekleniyor.

    Kongrede geleneksel bitkisel tedavinin doğduğu Anadolu’da geçmişten gelen bilgi birikimi dikkate alınarak, şimdiye kadar yapılan bilimsel araştırma sonuçları, sektörün güncel problemleri, bireysel ve kurumsal tecrübeler değerlendirilecek, geleceğe yönelik milli hedef ve stratejilere odaklanılarak tıbbi ve aromatik bitkilerin bilimsel katma değeri tespit edilecek.

    “Ülkemizin potansiyel zenginliği ekonomiye kazandırılacak”

    Kongrenin tıbbi aromatik bitkilerin alternatif tıp, kozmetik ve beslenme alanlarında kullanımın etkin bir şekilde yaygınlaştırılması açısından çok önemli olduğunu belirten Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise “Ayrıca bu kongre, sektörde disiplinler arası işbirliğinin artırılması, ülkemizin potansiyel zenginliğinin ekonomiye kazandırılması, yerelde ve dünyada oluşmuş bilgi birikimin uygulamaya aktarılması bakımından önemli bir işlev görecek” değerlendirmesinde bulundu.

    Kongrenin Türkiye ormancılığı, tarımı ve sağlığı açısından bir fırsat penceresi olacağının altını çizen Veysel Eroğlu “Bakanlık olarak tıbbi ve aromatik bitki üretimini ve ihracatını artırmak için çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalar doğrultusunda ülkemizin ilk ve tek Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezini 2013 yılında Afyonkarahisar’da tamamladık” dedi.

    “Hedef 2023’te 5 milyar dolarlık ihracat”

    Bu çerçevede 2016 yılı odun dışı orman ürünleri ihracatının 503 milyon dolar olarak gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Eroğlu “2016 yılı en fazla odun dışı orman ürünleri ihracatı yaptığımız ürünler kekik, defne, kestane, adaçayı, keçiboynuzu, çam fıstığı ve mantar olarak gerçekleşti. Bizim hedefimiz ise Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023’de odun dışı orman ürünlerinde 5 milyar dolar ihracat yapmayı başarmak. Sadece ağaç yetiştirmiyor, sadece odun üretmiyor, aynı zamanda odun dışı orman ürünlerinin üretimi ve ihracatı için de çalışmalar yürütüyoruz” ifadelerini kaydetti.

    Bakanlık olarak kongreye destek vermekten mutluluk duyduklarını belirten Orman ve Su İşleri Bakanı Bakan Eroğlu “Kongrenin sektörün gelişimi açısından çok faydalı ve verimli olacağını düşünüyorum. Bu alana Bakanlık olarak her türlü desteği vermeye hazırız” dedi.

  • 180 tıbbi ve aromatik bitki türü koruma altında

    Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi bünyesinde 8.5 dekarlık alanda kurulan tıbbı ve aromatik bitkiler bahçesinde yaklaşık 180 tür koruma altına alındı.

    Yrd. Doç. Dr. Serpil Demirci Kayıran, Ali Nihat Gökyiğit Botanik Bahçesi içerisinde yer alan tıbbi ve aromatik bitkiler bahçesinin ülkenin tıbbi bitki türlerinin önemli bir bölümüne ev sahipliği yapmasının yanı sıra bu bitki türlerinin korunmasında da önemli bir görev üstlendiğini söyledi.

    Yaklaşık 180 farklı türden tıbbi ve aromatik bitki örneğinin yer aldığı Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesinde bitki türlerinin 8 farklı adaya içerdikleri etken madde gruplarına göre yerleştirildiğini belirten Kayıran, “Bunlar, uçucu yağ ve kokulu bitkiler adası, alkaloit, glikozit ve flavanoit bitkileri adası, tıbbi soğanlı bitkiler adası, boya ve musilaj bitkileri adası, çalımsı bitkiler ve ağaççıklar adası ve farklı tıbbi ve baharat türleri adasıdır. Tıbbi bitki türleri tamamen tanıtım amaçlı olup, bu bitkilerin tedavi amacıyla kullanılması kesinlikle önerilmemektedir. Bu amaçla bahçe içerisinde uyarı tabelaları yer almaktadır” dedi.

  • Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu: “Tıbbi aromatik bitkilerde 5 milyar dolar ihracat hedefliyoruz”

    Orman ve S İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, yakın bir zamanda ihale edilen Kırık Barajı’nın temelini Mart ayında atacaklarını belirterek, son 13 yılda Türkiye’de 1,5 milyon hektar orman alanının arttığını ve 1,6 milyar metreküpte odun servetinin bulunduğunu kaydetti. Bakan Eroğlu, ayrıca tıbbi aromatik bitkilerde şuan 600 milyon dolar olan ihracatı yakın bir zamanda 5 milyar dolara çıkartmayı hedeflediklerini söyledi.

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Yukarı İsmailli Köyünde düzenlenen ‘Orman Bakımı ve Üretimi’ tatbikatına katıldı. Ankara’dan Kastamonu’ya havayolu ile gelen Bakan Eroğlu, Karadere Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Orman Üretim Sahası’nda incelemede bulundu, köylüler ve orman çalışanlarıyla bir süre sohbet etti. Kendisini karşılamaya gelen uzun bir kuyrukla tek tek selamlaşan Bakan Eroğlu, ayrıca gözleme pişiren kadınların yanına da giderek, kendi elleriyle gözleme pişirdi ve vatandaşlara ikram etti. Ardından orman kesiminde kullanılan malzemelerin yer aldığı standı gezen Bakan Eroğlu, görevlilerden ürünler hakkında bilgi aldı. Daha sonra orman içerisinde ağaç kesme teknikleri konusunda da bilgiler alan Bakan Eroğlu, görevlilerin ağaç kesme çalışmalarını gözlemledi. Budama tekniklerini de yerinde gören Bakan Eroğlu, iki orman köylüsü vatandaşların eski usulle ağaç kesmesini izledi. Traktör kullanarak oranlık alandan odun çeken Bakan Eroğlu, odunların araçlara yüklenmesine de yardım etti.

    Son olarak beraberindekilerle birlikte resim sergisini gezen Bakan Eroğlu, orman köylüsü ve orman işçileriyle bir büyük aile olduklarını ifade ederek, orman işçilerinin bir tehdit görülmesinin eski devirlerde kaldığını belirtti.

    Ormanların önemine dikkati çeken Bakan Eroğlu, “Kastamonu orman teşkilatının ormancılık açısından başkentidir. Esasen yüz ölçümünün yüzde 67’si ormandır. Alan olarak, odun serveti olarak en fazla orman Kastamonu’dadır. Bizde buraya çok büyük önem veriyoruz. Bazıları orman üretim sahasındaki çalışmaları ağaç kesimi olarak nitelendiriyor. Bunu söyleyenler işi bilmeyenlerdir. Ormanlara bakım ve seyretme olmasa ormanlar dağılır. Yaşlanmış ağaçlar belirli bir yaşa ulaştığında ölür. Ağaçlar ayakta ölür, yaşlanan ağaçları kesiyoruz, gençleştirme çalışmaları yürütüyoruz, seyretme çalışmaları olmaz ise ormanlar büyümez, gelişmez. Bu nedenle her zaman bu ağaçların bakımı oluyor yaşlı ağaçlar kesiliyor. Bu çalışmalarımız rutin bir çalışmadır. Türkiye Avrupa’da sunta üretiminde birinci sıradadır. Dolayısıyla kesilen ağaçları hem sanayimize kazandırılıyor, hem de yöre halkına gelir getiriyor. Bu zor bir işi tüm ormancılara ve tüm orman köylülerine teşekkür ediyorum” dedi.

    “Orman köylüleri hasım değil, bizim için hısımdır”

    Orman köylülerinin hasım olmadığını aksine hısım olduğunu söyleyen Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı çalışanlarının önemli hizmetlere imza attığını belirterek, orman köylüleriyle birlikte organize şekilde çalışarak Orman köylülerine katma değer kazandırdıklarını kaydetti.

    Orman köylülerini hasım değil, hısım olarak gördüklerini ifade eden Bakan Eroğlu, şunları kaydetti: “Bizim işimiz dağda bayırda, hizmetimiz bu nedenle görünmüyor. Kıbrıs’a su götürüyoruz, denizin altında gittiği için kimse görmüyor. Türkiye’nin su hizmetini sorunsuz yürütüyoruz, şehir içlerinde de her tarafı ağaçlandırıyoruz. 21 Martta Cumhurbaşkanımız detaylarını açıklayacak, ben kısa bir bilgi vermekle yetineyim. 5 bin orman köyüne 5 bin gelir getirici orman kuracağız, böylelikle köylülerin hayat seviyesini yükselteceğiz. Bu hepimizin de boynunun borcu. Geliri vatandaşlara olacak, ormanları biz kuracağız. Bakımı ve kurumu tamamen orman bakanlığı öncülüğünde olacak. Masraflar bizden geliri ise size. 49 yıllık da sertifika vereceğiz o köylü o alanı 49 yıl kullanacak. Kastamonu’da çok güzel ormanlar var bal ormanları kuracağız, paraları yoksa kovan da vereceğiz, yüzde 20’si hibe kredi de vereceğiz, istiyoruz ki dünyaya tanıtılacak bir bal yetiştirelim”

    Kastamonu’da arsası olan fakat şehir dışında yaşayan vatandaşlara da bir müjde veren Bakan Eroğlu, istedikleri durumda arazilerine yüzde 65’i orman bakanlığından olmak üzere gelir getirici meyve ağaçları dikeceklerini belirtti. Bu şekilde insanların başka bir şehirde de yaşasa arazilerinden kazanç elde edebileceklerini belirten Eroğlu, orman köylülerine faizsiz 1 koç ve 30 koyun vereceklerini de sözlerine ekledi.

    “Kırık Barajı’nın temeli Mart ayında atılacak”

    Türkiye’nin dört bir yanını barajlar ve göletlerle donattıklarını vurgulayan Bakan Eroğlu, Kastamonuluları susuz bırakmayacaklarını ve Kırık Barajı’nın temelini kısa süre sonra atacaklarını ifade etti.

    Kırık Barajı’nın otoyol nedeniyle biraz geciktiğine işaret eden Eroğlu, “Sorunlar çözüldü, Kırık Barajı’nın temeli atıyoruz. Ben şahsen 1000 gölet, 420 barajla dünyada en çok baraj yapan bakanım” dedi.

    Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Bakan Eroğlu’na Kırık Barajı’nın ihalesinin tamamlandığını ve yer tesliminin yapıldığını belirterek, “Sayın Bakanım, temel atmak için sizlerden gün vermenizi istiyoruz” diye konuştu.

    Bunun üzerine Bakan Eroğlu, Kırık Barajı’yla birlikte yapılması planlanan otoyol ve tünellerin temelinin Mart ayında Kastamonu’ya gelerek atacağını kaydetti.

    Bir gazetecinin “Devlet Su İşlerinin, Tarım Bakanlığına bağlanması durumunun olup olmadığını sorması üzerine Bakan Eroğlu, “Yanlış bir bilgi öyle bir şey yok. Orman ve Su İşleri Bakanlığı bir bütündür. Yanlış anlama var. Tarım Bakanlığının zaten işi çok fazla. Suyla değil de sütle ilgilenirlerse daha faydalı olur” şeklinde konuştu.

    Bakan Eroğlu, ayrıca Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) kuraklıkla ilgili açıklamasını da bilime dayandırılmadan yapımlık cahilce bir açıklama olduğunu belirterek, “NASA’nın geçen yıl 600-900 yıllık kuraklık olacak diye bir beyanat vermiş. Birkaç tane ağaç kesilmiş buradan kaç yıl kuraklık olabilir diye tahmin edilmiş. Bilimsel olmayan bir çalışma yapmış. Ben buna karşı çıkınca Veysel Eroğlu, NASA’ya karşı çıkıyor dediler. Ben uzay faaliyetlerine karşı çıkmıyorum. Ben NASA’nın yaptığı bu araştırmanını tahmininin çok kaba olduğunu söylüyorum. Ben, kuraklık falan yok diyorum” ifadelerini kullandı.

    “Son 13 yılda orman alanlarımız 1,5 milyon hektar arttı”

    Dünyada her yıl giderek azalan orman alanlarının Türkiye’de son 13 yılda 1,5 milyon hektar arttığına dikkati çeken Bakan Eroğlu, “Orman teşkilatı, orman köylüsüne sadece doğrudan burada çalışanlara 1 milyar liradan fazla para aktarıyor. Ayrıca Orköy destekleriyle de orman köylüsüne katkı vermeye devam ediyoruz. Orman köylüsünün her yıl bizden talep ettiği vaisi yani peşin ödeme bedelini de yüzde 8 arttırıyoruz. Enflasyonun üzerinde bir artış sağlayacağız” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin yurtdışından 30 milyon metreküp odun ithal ettiğine değinen Bakan Eroğlu, şöyle konuştu: “Biz, daha önce bu ithal edilen odunun ancak 3’te 1’ini karşılayabiliyorduk. Allah’a şükür şuanda bu ithal edilen 30 milyon metreküp odunun yaklaşık 20 milyon metreküpünü Orman teşkilatı olarak bizler karşılıyoruz. Yeterli mi değil, geçtiğimiz günlerde ormancılarla bir toplantı düzenledik. Arkadaşlarımızdan söz aldık. Bunu 25 milyon metreküpe çıkartmak için sıkı bir çalışma yapacağız inşallah. Hem bakacağız, hem koruyacağız hem de orman köylüsüne destek vereceğiz. Bu sayede inşallah orman teşkilatımız 2019 yılında Dünya’da ilk 7’ye yükselecektir”

    Tomruk üretiminin dışında bazı küçük dal parçalarının olduğunu ve bunlarında fabrikalarda değerlendirildiğini söyleyen Eroğlu, şunları söyledi: “Bu parçalarda değerlendirilerek kıymık haline getiriliyor. Orman dışındaki bu parçalarda fabrikalarda işleniyor. Bu sayede ormandaki her şeyi değerlendirmiş oluyoruz. Kesmeden bakım olmuyor. Keserek, miadını doldurmuş veya sık ağaçları kesmek suretiyle hem diğer ağaçların büyümesine imkan veriyoruz hem de odun servetimiz artıyor. Orman dışındaki alanları ağaçlandırıyoruz. Yol kenarları, hastaneler, ana yollar, okullar, karayolları, köy yolları gibi yerlerin etraflarını ağaçlandırıyoruz. Mezarlıklar, camilerin avluları, hastanelerin avluları, okul bahçeleri gibi yerlerle protokol imzaladık. Daha önceden şehir içinde değildik, artık şehir içine de girdik. Bu alanları gelir getirice ağaçlarla donatıyoruz. Bunları köylülere veriyoruz. Üç yıl bakım masrafları bize ait. Geliri tamamen köylüye ait olmak üzere bunları içerisinde ceviz eylem planı var, badem eylem planı gibi projeler var”

    “Tıbbi Aromatik bitkilerde 5 milyar dolar ihracat hedefliyoruz”

    Tıbbi Aromatik Bitkilerde şuan 600 milyon dolar olan ihracatı 5 milyar dolara çıkartmayı hedeflediklerini anlatan Bakan Eroğlu, şöyle devam etti: “Tıbbi aromatik bitkilerle ilgili büyük bir seferberlik başlattık. Bu seferberlik çok önemli, artık vatandaşlarımız kimyasal ilaç almak yerine bitkilerle şifa bulmak yönünde bir temayül var ki, tıbbı bitkilerin sağlık açısından çok faydalı olduğu anlaşıldı. Özellikle Almanya’da hem tıbbi bitkilerle ilgili eczaneler var, hem de normal eczaneler var. Biz, bu konuda çok geri kalmıştık. Ancak orman teşkilatı buna da el attı. Tıbbi Aromatik Bitkiler Merkezini kurduk. Şuanda 600 milyon dolarlık ihracat yapıyoruz. Defneden ada çayına kadar, kekikten diğer ürünlere varıncaya kadar geniş bir yelpazemiz var. Bunun için odun dışı dediğimiz ürünler içinde daire başkanlığı kurduk. İnşallah hedefimizde 5 milyar dolarlık ihracat yapma hedefimiz var. Ülkemizin çeşitli yerlerinde bal ormanları kuruyoruz. Kastamonu’ya da bir müjde vereyim. Kastamonu’da sertifikalı bal ormanı, kestane bal ormanı, çiçek bal ormanı gibi bal ormanları kuracağız. Destekler bakanlık olarak bizden, ilgili kurumlarımız vatandaşlarımıza sertifika vereceğiz. Bu şekilde bal ormanları oluşturacağız. Organik ve şifa dolu Kastamonu’nun ormanlarının balını bütün dünyaya pazarlayacağız. Dünyada orman varlığı artık azalıyor. Ama merak etmeyin bizim ülkemizde orman varlığı giderek artıyor. Bizim odun servetimiz hem de orman bakımından alanımız artıyor. Son 13 yılda orman alanları 1,5 milyon hektar yani 15 milyon dekar alan arttı. Ayrıca odun servetimizde 1,2 milyar metreküpten 1,6 milyar metreküpe yükseldi. Bu bakımdan Türkiye, hem orman varlığı bakımından hem erozyonla mücadele bakımından dünyada lider bir ülkedir. Ayrıca Antalya’da da bir eğitim merkezi kurduk. Bu eğitim merkezinden dünyadaki ormancıları eğitiyoruz”

    Konuşmasının ardından Bakan Eroğlu, Orman Emvali Deposu’nu da ziyaret ederek, çalışanlar hakkında bilgi aldı. Bakan Eroğlu, daha sonra Kastamonu Havalimanı’ndan özel uçakla Ankara’ya gitti.