Etiket: Armağanı

  • Aliağa Belediyesi’nden çocuklara yeni yıl armağanı

    İzmir’de, Aliağa Belediyesi’nin kültür yayınları kapsamında hazırlanan “Aliağa ve Çevresinde Oynanan Geçmişten Günümüze Çocuk Oyunları” kitabı minik okuyucusuyla buluşuyor.

    Unutulmaya yüz tutan sokak oyunlarını Aliağa’da yaşayan çocuklara tanıtmak için harekete geçen Aliağa Belediyesi, yaklaşık bir yıldır süren saha araştırmaları ile belirlenen çocuk oyunlarını “Aliağa ve Çevresinde Oynanan Geçmişten Günümüze Çocuk Oyunları” kitabında bir araya getirdi. Çocukların eğitimine ve gelişimine de katkı sunacak olan kitapta içerik görsel anlatımlarla desteklendi.

    Kitapta; topaç, çelik çomak, bezirgânbaşı, misket, saklambaç gibi çocukluğumuza dair derin izler bırakan sokak oyunları; günümüzde internet, televizyon ve bilgisayar kıskacında bulunan çocuklara yeniden öğretiliyor.

  • Doğanın armağanı 128 milyon dolarlık ihracat

    AYDIN (İHA) – Türkiye’nin 2016 yılında doğada kendiliğinden yetişen kekik, defne, meyan kökü, ıhlamur, adaçayı, biberiye, meşe palamudu gibi ürünlerin ihracatından 128 milyon dolar gelir elde ettiği bildirildi.

    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Nurettin Tarakçıoğlu, Dünyada artan sağlıklı beslenme trendine bağlı olarak tıbbi ve aromatik bitkilere olan talebin her geçen gün arttığını, Türkiye olarak artan talebi karşılamaya dönük pazar potansiyeline sahip olduklarını kaydetti.

    Dünya genelinde her sektörde dünyada rekabet şartlarının gittikçe sertleştiğini, Rekabetçilik için gerekli kriterlerin sürekli genişlediğini, kendini geliştiremeyen ve yenileyemeyen sektörlerin rekabetin dışında kalmaya mahkum olduklarına dikkati çeken Tarakçıoğlu, “İster sanayi ürünü isterse tarımsal ürün üretin çağı yakalayıp hatta çağın bir adım ötesini yakalayamıyorsanız ilerleme kaydetmeniz ve sektörde kalma şansınız yok. Biz de bu bilinçle üyelerimizle beraber dünyanın 4 köşesinde faaliyetlerimizi sürdürürken yurtiçinde de bunun alt yapısını oluşturmaya güncel hale getirmeye çabalıyoruz. Bugün ki toplantımızın amacı da budur. Doğal kaynaklarımız olan odun dışı orman ürünlerinden sürekli ve en verimli bir şekilde faydalanma yolarının ortak akılla saptanması ve hayata geçirilmesi için doğru metotların belirlenmesi için bir aradayız” diye konuştu.

    Türkiye’nin önemli doğal değerlerinden olan odun dışı orman ürünlerinin özellikle defne yaprağı, adaçayı, kekik, biberiye ve ıhlamur gibi ürünlerin, önemli kısmının ihraç edilerek değerlendirildiğini ve ekonomiye kazandırıldığı bilgisini paylaşan Tarakçıoğlu “Aksi halde bu ürünler doğada yok olup gidecek. Esasen söz konusu ürünler asıl olarak tarım ürünü kategorisinde değerlendirildiği hususları da göz önünde bulundurularak, toplanma şartları günün koşullarına göre mutlaka yeniden düzenlenmelidir. Bu konudaki kaçak toplamalar, sıkı bir denetimle ortadan kaldırılarak, haksız rekabetin önüne geçilmesi gerekiyor.”

    Defne ve kekik üretiminde dünyada ön sıradayız

    Odun dışı orman ürünleri sektörünün daha çok orman köylülerini ilgilendiriyor gibi gözüktüğüne dikkati çeken Tarakçıoğlu, “Bu ürünler kırsal kalkınma yönünden çok büyük bir potansiyel taşıdığından, aslında ülke ekonomisi için de hayati önem arz ediyor. Oluşturduğu istihdam kayıt dışı olduğu için pek görünmese de yüksek seviyelerde olduğu hepimizin malumu. Ayrıca, Dünya’da artan sağlıklı beslenme trendine bağlı olarak tıbbi ve aromatik bitkilere de talep her geçen gün artmaktadır. Türkiye olarak artan talebi karşılamaya dönük pazar potansiyeline sahibiz. Özellikle, defne ve kekik üretim ve ihracatında dünyada önemli bir yerimiz var” dedi.

    Tarakçıoğlu, Türkiye’nin odun dışı orman ürünleri ihracatının 2017 yılında Ocak – Ekim döneminde 100 milyon dolar olarak kayıtlara geçtiğini, Türkiye’nin kekik ihracatından 45 milyon dolar, defne yaprağı ihracatından 26 milyon dolar, adaçayı ihracatından ise 5 milyon dolar döviz elde ettiğini sözlerine ekledi.

    2 milyar dolarlık hedef

    Çalıştayın moderatörlüğünü yapan Kilis 7 Aralık Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Nazım Şekeroğlu ise, “Doğada kendiliğinden yetişen kekik, defne, meyan kökü, ıhlamur, adaçayı, biberiye, meşe palamudu gibi ürünleri ihraç ederek Türkiye’ye yıllık 150 milyon dolar döviz kazandırmakla kalmayıp ayrıca kendisine 2 milyar dolar ihracat hedefi belirleyen önemli bir sektörde yer alıyoruz. Tıbbi ve Aromatik Bitkiler gurubu gerek dünyada gerekse ülkemizde son yıllarda ekonomik anlamda önemi artan Endüstri Bitkileri ve Odun Dışı Orman ürünlerdir. Geleneksel ürünlerin yanı sıra, son yıllarda yabani üzümsü meyveler, mantarlar, soğanlı ve yumrulu bitkiler gibi ürünlerin de gerek doğadan toplanarak gerekse ekonomik anlamda ormanlık alanlarda üretimlerinin yapılması ile Odun Dışı Orman Ürünlerinden sağlanan gelir giderek artmaktadır” dedi.

    Talep artıyor

    İran-Turan Bölgesi, Akdeniz Bölgesi ve Avrupa-Sibirya Bölgesi gibi üç farklı bitki coğrafyasının kesişme noktasında yer alan Türkiye’deki bilinen bitki taksonlarının sayısının son verilere göre 12 bine ulaştığını açıklayan Şekeroğlu, “Endemik takson sayısı ise yaklaşık 3 bin 750’e ulaşmıştır. Bitki taksonlarının sayıca çokluğunun yanı sıra familyalara göre dağılımının da oldukça farklılık göstermesi bitki çeşitliliği açısından ne derece zengin olduğumuzu açıkça ortaya koymaktadır. Tıbbi ve aromatik bitkilere ve bu bitkilerden üretilen ürünlere olan talep her geçen gün artmaktadır. Bu bitkilerin büyük bir kısmı halen doğadan toplanmakta, son yıllarda doğal ortamdaki miktarları talebi karşılayamayan bazı türlerin yetiştiriciliği yapılmaktadır” açıklamasını yaptı.

    140 bitki türünün dış ticareti yapılıyor

    Türkiye’de iç tüketimde farklı amaçlar için kullanılan ve ticareti yapılan bitki türü sayısının 350-400 civarında olduğu, yaklaşık 140 bitki türünün ise dış ticaretinin yapıldığını belirten Şekeroğlu şunları söyledi: “Ülkemizden yurtdışına en çok dış satımı yapılan bitkilerin başında; kekik, defne, adaçayı, anason, biberiye, çemen, çörekotu, dağ çayı, kapari, kırmızıbiber, kimyon, kişniş, mahlep, meyan kökü, nane, oğulotu, rezene ve sumak ile kardelen ve lale gibi bazı soğanlı ve yumrulu bitkiler gelmektedir. Hammadde olarak satışı yapılan bu bitkilerin yanı sıra katma değer olarak daha yüksek değere sahip olan uçucu yağlar, sakızlar ve zamklar gibi işlenmiş ürünlerin dış satışı ile bu ürünlerin yıllık dış ticaret hacmi 100 milyon doların üzerine çıkmıştır.”

    Şekeroğlu, özellikle işlenmiş ürünlerin dış ticaretteki oranlarının artışı ile ticaret hacminin yakın gelecekte milyar dolarlı rakamlara ulaşmasının imkânsız görülmediğini belirterek, “Ülkemizde hali hazırda iklim ve toprak özelliklerine göre bitkilerin doğal yayılış alanları bulunmaktadır. Ancak son yıllarda ekonomik anlamda değer kazanan ve piyasa talepleri artan bazı bitki türleri kendi doğal yayılış alanları dışında da üretilmeye başlanmıştır. Tarım Bakanlığı tarafından alternatif ürün kapsamına alınan Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin ilk aşamada özellikle tütün dikim alanlarında üretiminin teşvik edilmesi ile ülkemizde kekik üretiminde başarılı sonuçlar alınmış, ancak kekik üretimine uygun olmayan alanlarda yapılan bilinçsiz üretimler başarısızlıkla sonuçlanmıştır” ifadelerini kullandı.

  • Orhan Kemal Roman Armağanı ödülünü kazanan Kayserili Gürsel Korat:

    Orhan Kemal Roman Armağanı ödülü, bu yıl ‘Unutkan Ayna’ adlı romanıyla, Kayserili Yazar Gürsel Korat’ın oldu. Yazar Gürsel Korat, “Orhan Kemal Roman Armağanı’nı almak bana Çukurova’nın, Kapadokya’ya el vermesi gibi görünüyor” dedi.

    Yazar Gürsel Korat’ın, Kapadokya’da geçen ve 1915 Olaylarına gönderme yaptığı ‘Unutkan Ayna’ adlı romanı, bu yıl Orhan Kemal Roman Armağanı’nın sahibi oldu. Yönetmen Ezel Akay’ın, ‘Çekmeyi çok arzuladığım film hikayem’ diye tanımladığı Unutkan Ayna’nın yazarı Gürsel Korat, ödülün kendisi için anlamını şu sözlerle ifade etti:

    “Orhan Kemal Roman Armağanı’nı almak bana Çukurova’nın, Kapadokya’ya el vermesi gibi görünüyor. Çünkü Çukurovalı iki büyük yazarımız, Orhan Kemal ve Yaşar Kemal, romanın merkezi olarak İstanbul’u seçenlerden ayrı yol tutturmuşlardır”.

    “Orhan Kemal’in Çukurova’dan aldığını, ben de İç Anadolu’dan aldım”

    Kitaplarında Orta Anadolu’nun dilini edebiyata taşıdığını dile getiren Gürsel Korat, “Roman sanatı, dil düzleminde kurulur. Ben, Orta Anadolu’nun dilini edebiyata taşıyan, Orta Anadolu’yu estetik bir varlık olarak yeniden tasarlayan bir yazarım. Orhan Kemal, Çukurova’nın dilini ve edasını edebiyata düşürmüş, buradan tüm Türkiye’yi kucaklamış bir büyük yazarımızdır. İnsanların küçük dünyasındaki büyüklüğü sezmiş, doğanın insana nasıl biçim verdiğini görmüştür. Orhan Kemal’in Çukurova’dan aldığını, ben de İç Anadolu’dan aldım. Ne aldığımı sorarsanız, ‘Bütün insanlığı ilgilendiren sözler’ demek ve susmak isterim. Ne yaptığımı gören gözlerin sevgisini ifade ediyor bu ödül” diye konuştu.

    Gürsel Korat kimdir?

    1960’ta Kayseri’de dünyaya gelen Gürsel Korat’ın çocukluğu ve ilk gençliği Kayseri’de geçti. Yazar, yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi’nde tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yayımladı. Bazı film projelerinde senarist olarak yer aldı. Halen Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan Gürsel Korat, Kalenderiye adlı romanıyla ‘Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’nü (2009), Yine Doğdu Tanyıldızı romanıyla da ‘Ankara Üniversitesi Roman Ödülü’nü (2015) kazandı. Gürsel Korat’ın, Zaman Yeli (1995), Ay Şarkısı (1998), Güvercine Ağıt (1999), Kalenderiye (2008), Rüya Körü (2010), Yine Doğdu Tanyıldızı (2014), Unutkan Ayna (2016) adlı romanlarının yanı sıra, çok sayıda öykü, çocuk kitabı, deneme ve inceleme kitapları bulunmaktadır.

  • Avukatlardan adliyede görevli Çevik Kuvvet polislerine Kuran ve Türk bayrağı armağanı

    İstanbul Barosuna kayıtlı bir grup avukat, Beşiktaş’taki hain saldırının ardından İstanbul Adalet Sarayında görevli Çevik Kuvvet polislerine başsağlığı dileyerek Kuran-ı Kerim ve Türk bayrağı armağan etti.

    Geçtiğimiz Cumartesi gecesi Beşiktaş’ta 37’si polis 44 vatandaşın şehit olduğu hain terör saldırısının ardından bir grup avukat, İstanbul Adalet Sarayında polislere ziyarette bulundu. Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayının giriş katındaki Atrium alanında toplanan ve kendilerini “İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu” olarak tanıtan bir grup avukat adliyenin karakolunu ziyaret etti.

    Karakol Amiri ve Çevik Kuvvet Amiri’ne çiçek, Kuran-ı Kerim ve Türk bayrağı armağan ederek başsağlığında bulunan avukatlar daha sonra adliyenin C blok girişinde görevli Çevik Kuvvet polislerini ziyaret etti. İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu olarak, her zaman Türk polisinin yanında olduklarını kaydeden avukatlar hain saldırıyı kınadıklarını belirttiler.

    Çevik Kuvvet polislerine tek tek Türk bayrağına sarılı Kuran-ı Kerim hediye eden avukatlar, taziye dileklerinin ardından adliyeden ayrıldı. Polis memurlarının kendilerine armağan edilen Kuran-ı Kerim’i öpmeleri de dikkat çekti.

  • Bilecik Belediyesi’nin 23 Nisan Armağanı 12 Park Hizmete Açıldı

    Bilecik Belediyesi tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çocuklara armağan edilen 12 parkın toplu açılış töreni gerçekleştirildi.

    Bahçelievler Mahallesi Türkmeneli Caddesi Türkmeneli Parkı mevkiinde şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılış törenine, Vali Ahmet Hamdi Nayir, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, 2. Jandarma Eğitim Tugay Komutanı ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Halis Zafer Koç, Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahiner, Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş, Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, İl Genel Meclis Başkanı Oğuz Sertler, AK Parti İl Başkanı Fikret Karabıyık, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

    Törende konuşan Vali Ahmet Hamdi Nayir, Bilecik Belediyesi tarafından hizmete sokulan 12 parkın çocuklar ve şehir için hayırlı ve uğurlu olmasını diledi. Çocukların önemine değinen Vali Nayir, 23 Nisan bayramını kutladığımız böyle bir günde böyle güzel bir açılış için bir arada olmanın vermiş olduğu mutluluğu ifade etmek istiyorum. Çocuklarımız, bizlerin geleceği. Çocuklar, bizim sevincimiz, umudumuz ve çocuklar aile ağacının en güzel ve en lezzetli meyveleridir. Çocuklarımız, bizlerin kabul edilen dualarımızdır. Onlar için yapılacak her şey, bu ifade etmek istediğimiz özellikler dolayısıyla bir kat daha kıymet alıyor. Burada yapılan hizmette emeği geçen bütün herkese, sadece kendi adıma değil bütün katılımcılar adına tebrik ve teşekkür ediyorum. Bilecik’imizde bu çıta her gün yükseliyor. İnşallah gayretler ve imkanlar ölçüsünde böyle güzel hizmetlerin devamı gelir” dedi.

    “2017 23 NİSANI’NDA 13 YENİ PARKI ÇOCUKLARIMIZA SUNACAĞIZ”

    Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı ise, güzel bir günü daha birlikte yaşadıklarını belirterek, şunları kaydetti:

    “Her yıl 23 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz ve geleneksel hale getirdiğimiz park açılışları törenimize hoş geldiniz diyor, herkesi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Belediye başkanı olduğumuz 2004 yılı dışında her yıl önümüze bir hedef koyduk. Her yıl çocuklarımız için bir şeyler yapalım dedik. Tabi ki çocuklarımız bizlerin geleceği. Tüm gayretimiz, onlara daha güzel bir şehir, bir dünya bırakmaktır. Çocuklarımıza şu ana kadar birçok park kazandırdık. Bu yıl da burada gerçekleştirilen tören ile 12 parkın açılışını gerçekleştiriyoruz. Kendimize koyduğumuz hedef doğrultusunda her yıl geleneksel hale getirdiğimiz bu park açılışlarında büyük bir spor kompleksinin de açılışını yapalım dedik. Yıl itibariyle de hizmette 12. yılımız. Bunun anısına bu yıl 12 parkı çocuklarımızın hizmetine açıyoruz. Şunun da müjdesini vereyim. İnşallah gelecek yılın 23 Nisan bayramı gününde 1 artı 12 park olmak üzere 13 parkı daha çocuklarımızın hizmetine sunmak istiyoruz.”

    “MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ İŞBİRLİĞİNDE ÇOCUKLARIMIZ İÇİN GÜZEL ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”

    Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde çocuklar için güzel çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başkan Yağcı, “Şu parkın açılışını yapmış olduğumuz bölge, 2004 yılında tamamı bahçe olan bir alan idi. Bu bölgenin neredeyse yüzde 70’i boş olan bir arazi idi. Ancak bugün şehrimiz, sizlerin de desteğiyle gelişiyor ve büyüyor. Bu gelişim noktasında belediyeciliğin alt yapı hizmeti de gerçekten önemli. Ancak en önemlisi de herkesin gözünün önünde çocuklarını oynatabileceği yerler bulmasıdır. Bizler de bu anlamda şehrimizin coğrafyası ile belediyemizin imkanları doğrultusunda bu tür güzel çalışmaları gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ayrıca Milli Eğitim Müdürlüğü ile Halk Eğitim Merkezimiz işbirliğinde birçok güzel çalışmaya imza atıyoruz. Çocuklarımızın başta bilgisayar ve televizyon bağımlılığından kurtulmaları için onları zeka ve akıl oyunlarını gerçekleştirebileceği projeler geliştiriyoruz. Gerek sportif alanlarda gerek diğer noktalarda kendilerini geliştirme noktasında birçok güzel projeyi uygulamaya koyuyoruz. Eğitim alanında da her yıl çocuklarımız ve gençlerimiz için güzel çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

    5 OKULA SENTETİK SAHA MÜJDESİ

    Bilecik Belediyesi tarafından 5 okula sentetik saha yapılacağı müjdesini de veren Belediye Başkanı Selim Yağcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Geçen yıllarda okullarımızın ve öğretmen odalarımızın tanzimi noktasında iyi çalışmalar yaptık. Bu yıl ise okul bahçeleri uygun olan okullarımıza sentetik saha projelerimizi gerçekleştiriyoruz. İlk etapta uygun alan bulduğumuz 5 okulumuzda Milli Eğitim Müdürlüğümüzün de katkısıyla çocuklarımızın hizmetine bu güzel sahaları sunacağız. Buna ilişkin gerekli ihaleleri yaptık. Okullar bitmeden belki bitmez ama yeni eğitim başında bunlar çocuklarımızın hizmetine girecektir İnşallah. Çünkü çocuklarımız, bizlerin yarınları, geleceği ve umudumuz. Onlar bizim vazgeçilmezimiz. Ben de bir dede olarak çocukları çok seviyorum. Çocuklarına ve gençlerine sahip çıkan milletlerin, geleceğinin de çok aydınlık olacağına inanıyorum.”

    Konuşmaların ardından Bilecik Kızıldamlar Köyü Çocuk Halk Dansları ekibi, oyunlarını sergiledi. Beğeniyle izlenen halk oyununun ardından çocuklar için bir gösteri düzenlendi. Program daha sonra Vali Ahmet Hamdi Nayir, Belediye Başkanı Selim Yağcı ve diğer protokol üyeleriyle çocukların katılımıyla 12 parkın açılışının gerçekleştirilmesiyle devam etti. Çocukların oyunlar oynadığı, şarkılar söylediği ve birbirinden renkli ve güzel anların yaşandığı açılış töreni, katılımcılara şifalı pilav ikramıyla son buldu.