Etiket: Arkasında

  • Her cinayetin arkasında şizofreni ya da akıl hastalığı bulunmuyor

    Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Timuçin Oral, şiddet olaylarını konu alan kimi haberlerde şizofreni hastalığı ile ilgili toplumu yanıltıcı yönlendirmeler olduğunu belirterek, hastalığın “saldırganlık” ile eş anlamlı olarak algıladığını, bunun şizofreni hastalarına yapılan büyük bir haksızlık olduğunu söyledi.

    Şizofreni hastalığı hakkında yanlış bilinenler yüzünden şizofreni tedavisi gören bireyler ve yakınları zor durumda kalıyorlar. Özellikle toplum şizofreni hastalığını “saldırganlık” ile eş anlamlı olarak algılıyor. Konuyla ilgili konuşan Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Timuçin Oral, yazılı ve görsel basında şiddet olaylarını konu alan kimi haberlerde şizofreni hastalığı ile ilgili toplumu yanıltıcı yönlendirmelerin dikkat çekici olduğunu söyledi. Prof. Dr. Oral, “Yeterince bilgilenmeden ve önyargılarla yansıtıldığını düşündüğümüz bu türden haberlerin şizofreni hastaları üzerindeki damgayı pekiştirici olumsuz etkileri olduğunu üzülerek görmüş bulunuyoruz” dedi.

    Toplumun şizofreni hastalığını “saldırganlık” ile eş anlamlı olarak algıladığını, bu algının ise şizofreni hastalarına yapılan büyük bir haksızlık olduğunu belirten Prof. Dr. Oral, 10 şizofreni hastasından birinde saldırganlık ortaya çıkabildiğini, eğer hasta tedavi ediliyorsa saldırganlık riskinin belirgin olarak azaldığını vurguladı.

    Şizofreni Dernekleri Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Haldun Soygür ise, İngiltere ve İsveç’ten bilim insanlarının şizofreni ve şiddet arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla 1970 ile 2009 yılı arasında yapılmış 20 temel araştırmayı (toplam 18,423 şizofreni hastası) gözden geçirerek vardıkları sonuçlar hakkında bilgi verdi. Araştırma sonuçlarına göre şizofreni hastalarında şiddet görülme oranının toplumu oluşturan diğer bireylere göre hafif düzeyde yüksek olmakla birlikte bu farklılığın en önemli nedenini hastalığa eşlik edebilen alkol ve madde kötüye kullanımı oluşturuyor. Bu hastaların şiddet eyleminde bulunma riski, şizofrenisi olmayan fakat alkol ve madde kötüye kullanımı olan kişilerden farklı değil.

    Toplumun şizofreni hastalarından korkmaması, onlara sahip çıkması gerektiğini, tersi durumun, yani toplumun şizofreni hastalarını dışlamasının tedavi olanaklarını azalttığını ve saldırganlık riskini arttırabildiğini ifade eden Dr. Soygür, şizofreni hastalarına destek olmanın iyileşmede çok önemli yeri olduğuna ve korkunun şizofreni konusunda bilgi sahibi olarak ve bilinçlenerek aşılabileceğine dikkat çekti. Dr. Soygür, toplumun bütününde saldırganlığın görülme sıklığının yüzde 4-5 oranında olduğuna, şizofrenide bu oranın yüzde 10’u geçmediğine dikkat çekti. Her cinayetin arkasında şizofreni ya da akıl hastalığı bulunmadığını anlatan Dr. Soygür, sık olmamakla birlikte suç işleyen şizofreni hastaları için ise koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici halk sağlığı stratejilerinin yaşama geçirilmesi, bu alandaki evrensel insan hakları ve yasal düzenlemelerin özenle uygulanması gerekliliğinin altını çizdi.

    Şizofreni tedavisi gören bireylerin şiddetle ilişkilerine söylencelerden değil de gerçeklerden bakmak için anlamlı bir etkinlik düzenleyen Türkiye Psikiyatri Derneği ve Şizofreni Dernekleri Federasyonu, 7 Haziran 2017 Çarşamba günü İstanbul’da Şizofreni Hakkında Söylenceler ve Gerçekler Toplantıları‘nın ilkini gerçekleştirecek.

  • Wikipedia erişim engelinin arkasında neler var?

    Türkiye’yi teröre destek veren ülkeler arasında gösteren ve “ülkede iç savaş var” linkini kullanan Wikipedia’ya 29 Nisan’da konan, erişim engeli devam ederken, FETÖ’nün siteye hatırı sayılır miktarda bağışlar yaptığına dair bilgiler de var.

    Wikipedia’ya erişimin engellenmesinin başlıca 3 nedeni var: Birincisi Türkiye’yi teröre, özellikle de DEAŞ’a destek veren ülkeler arasında göstermesi, ikincisi ülkede iç savaş yaşanıyor linkini çeşitli yerlerde kullanması, üçüncüsü Türkiye’yi diktatörlükle yönetilen ülkeler arasında göstermesi.

    İşte bu yanlış bilgileri düzeltmeye çalışan editörleri engelleyen, bazılarını yasaklayan, hatta kovan ve 29 Nisan’dan bu yana Türkiye’de erişim engeli bulunan internet ansiklopedisi Wikipedia’ya erişimin neden engellendiği soruları hala güncelliğini korurken, konuya ilişkin yeni bilgiler de gün yüzüne çıkmaya başladı.

    Wikipedia’ya FETÖ’den hatırı sayılır bağış

    “Özgür ansiklopedi” olarak bilinen Wikipedia, reklam almıyor ama bağışlara açık. Aslında bütün gelirini bağışlardan sağlıyor. Özellikle 17-25 Aralık’ın ardından Türkiye aleyhine hem yurt içinde hem de yurt dışında her türlü yıkıcı faaliyette bulunan FETÖ’nün böyle bir fırsatı kaçırmadığı ve siteye hatırı sayılır bağışlarda bulunduğu bilinen bir gerçek. Bunun yanı sıra sitenin özellikle İngilizce içerik sağlayan sayfalarında FETÖ’nün etkinliği dikkat çeken bir diğer nokta. Öte yandan, söz konusu site Türk ekonomisine yönelik de algı yönetimi yaparken, birçok Türk siyasetçinin fotoğraflarını en kötüleriyle değiştiriyor.

    Wikipedia, Türkiye’nin adımlarını görmezden geldi

    Türkiye’nin Wikipedia’dan dört talepte bulunduğu ancak Amerika merkezli kuruluşun bunlara yanıt vermediği belirtiliyor. Türkiye, Wikipedia’dan yaklaşık 6 aydır söz konusu içeriklerin kaldırılması için çalışma yürüttü. Ancak site, erişim yasağı gelene kadar bu adımları dikkate almadı. Wikipedia, erişim engelinden sonra sadece “kendi kendine darbe yapan liderler” içeriğini kaldırdı o kadar. Türkiye’nin Wikipedia’dan kaldırılmasın talep ettiği diğer maddeler; “İngilizce sayfasında DEAŞ’a destek veren ülkeler” arasında göstermesi, “ülkede iç savaş var” linkini kullanması ve Türkiye’yi “diktatörlükle yönetilen ülkeler” arasına yerleştirmesi. Bu içeriklerin de kaldırılması talep edilirken, içeriklerin kaldırılması durumunda sitenin yeniden erişime açılacağı belirtildi.

    Wikipedia erişim engeliyle ne kaybetti

    Türkiye 80 milyon nüfusa sahip bir ülke ve büyük bir trafikten oldu. Çünkü bu şirketlerin değerlerini tık sayıları ve trafiği belirliyor. Buna ek olarak Türkiye, Wikipedia’ya yapılan bağışları doğrudan durdurdu. Bu durum da siteyi yöneten Vakıf yöneticilerini endişelendiriyor.

  • AK Partili Miroğlu: ’Kürtler Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında duracaktır’

    İzmir’de Anayasa Değişikliği Bilgilendirme Konferansı’na katılan AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, “1916 yılında Kürtler nasıl Atatürk’ün arkasında durduysa, 2017 yılında da Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında duracaktır” dedi.

    AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, İzmir Mardinliler Vakfı ve İzmir Mardinliler Federasyonun düzenlediği ’Anayasa Değişikliği Bilgilendirme Konferansı’na konuk oldu. Karabağlar Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen konferansa Karabağlar Kaymakamı Mehmet Sadık Tunç, AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan, Karabağlar AK Parti İlçe Başkanı Kazım Erten’de katıldı. Milletvekili Miroğlu, mevcut sistemden en fazla zarar görenlerin başında Kürtlerin geldiğini söyledi. Doğu ve Güneydoğu’da referandum çalışmaları sürdürdükleri sırada kendilerine sürekli ’Evet çıkarsa Kürtler ne kazanacak?’ sorusunun sorulduğunu dile getiren Miroğlu, “Arkadaşlar, buradan da söylüyorum; Türkiye’nin kazandığı yerde Kürtler de kazanacaktır. Bu sistem değişikliğiyle inanın Türkiye kazanacaktır” dedi.Konuşmasına Kürt kökenli vatandaşların 1916 yılında Atatürk’ün arkasında durduğunu hatırlatarak devam eden Miroğlu, ’’2017 yılında da Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında duracaktır’’ dedi. Bölge de hayır kampanyası yürütenlerin referandumda ’Hayır’ çıkması halinde çözüm masasının tekrar kurulacağı yönünde beklentileri olduğunu ifade eden Orhan Miroğlu, “Bunlara en iyi cevabı Diyarbakır konuşmasında Cumhurbaşkanımız vermiştir. Elimizdeki en güçlü silah birliğimizdir, bu birliğimizi koruyalım” şeklinde konuştu.

  • Tramvay arkasında ölümüne yolculuk

    Bursa’da, T1 hattında çalışan tramvayın arkasına tutunarak yolculuk yapan çocuklar yürekleri ağızlara getirdi.

    Öğle saatlerinde, üç afacan, tramvayın arkasına tutunarak yolculuk yapmaya başladı. Çocukları görenlerin yürekleri ağızlarına geldi. Kent Meydanı’nda trafikte seyir halinde olan tramvay, vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Tramvaya tutunarak yolculuk yapan çocuklar hem kendilerini, hem de trafiği tehlikeye attı.

  • BND Başkanı Kahn, Darbe girişiminin arkasında FETÖ olduğuna ikna olmadı

    Alman der Spiegen dergisine açıklamada bulunan Federal Haberalma Teşkilatı Başkanı Bruna Kahl, 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında FETÖ’nün olduğu konusunda Türk hükümetinin iddialarını kabul etmediklerini ve ikna olmadıklarını açıkladı.

    Bruno Kahl, ancak darbe girişiminin “devlet tarafından kurgulanmadığını” söyledi. “15 Temmuz öncesinde de hükümet tarafından bir temizlik dalgası başlatıldığını” söyleyen BND Başkanı Kahl “Bu yüzden ordunun bazı kesimleri sıra kendilerine gelmeden darbe yapmak istedi. Ancak artık çok geçti, kendileri de temizlendi” dedi.

    Kahl, darbenin devletçe tasarlanmamış olmasına karşın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından “memnuniyet verici bir mazeret” olduğunu ifade etti. Kahl, Spiegel’in “Gülen yapılanmasını terörist diye tanımlayabilir misiniz?” sorusuna, terörist diyemeyeceğini belirterek, Gülen yapılanmasını takip edilmesi gereken bir oluşum olduğunu söyledi.