Etiket: arınç

  • Bülent Arınç Akrabasının Nikah Şahidi Oldu

    Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, eşi Münevver Arınç ile birlikte amcasının torunu Nihan Ülker’in Manisa’daki düğün merasimine katıldı. Gelinin Nikah şahidi olan Arınç, genç çiftlere evlilik üzerine nasihatlerde bulundu.

    Keriman (merhum)-Yaşar Ülker çiftinin kızları Nihan Ülker ile Huriye-Emin Türkay’ın oğlu Yasin Erdem Türkay’ın nikah merasimi Teras-2 Restoran’da gerçekleştirildi. Düğün merasimine gelinin anne tarafından akrabası olan eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, eşi Münevver Arınç, Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, AK Parti Manisa İl Başkanı Zülfikar Gürcan ve çok sayıda davetli katıldı.

    Nikah merasimi öncesi akrabalarıyla bir süre hasret gideren Arınç salondaki davetliler tarafından da büyük ilgi gördü.

    Genç çiftin nikahını Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik kıyarken gelinin nikah şahitliğini ise akrabası olan eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yaptı. Evlilik cüzdanını teslim etmeden önce kısa bir konuşma yapan Bülent Arınç, “Allah mübarek etsin. Onlara da evlatlarına da mutluluklar diliyorum. Bu güzel kız benim amcamın torunu. Babam İbrahim, Amcam Mustafa idi. Biz 4 erkek kardeşiz. Bizde kız yok. Amcamın iki tane kızı vardı. Büyüğü Yurdagül ablam karşımda duruyor. Yaşı 80’lere yaklaştı. Onun küçük kardeşi de Keriman’dı rahmetli oldu. Nihan Keriman’ın kızı. Bizde hiç erkek olmayınca bizde amcamın kızlarını ablamız ve kardeşimiz bildik. Onları hep sevdik, onlarla dayanışma içinde olduk. Keriman çok genç yaşta rahmetli oldu. Çok iyi bir kızımızdı. İki tane güzel evlat bıraktı. Nihan da üniversiteyi bitirdi belediyeye girdi, güzel bir işte çalışmaya başladı. Bizde onun hayırlı bir evlilik yapmasını çok arzu ettik. Bugün çok mutluyuz ki çok iyi bir ailenin çok güzel bir genci ile yuva kurdular. Allah hayırlı nasipler yazsın onlara. İnşallah güzel bir evlilik olur. Birbirlerini çok severler, hayatın zorluklarında birbirlerinin omuzlarını dayar, güvenirler, sadakat duyarlar. Bizde onların mutluluğunu gördükçe adeta kendi evlatlarımız gibi büyük bir sevinç duyarız. Güzel yavrularımızın nasipleri çıktığında gecikmeden birbirleriyle yuva kurmalarını diliyoruz. Allah mutlu etsin” diyerek evlilik cüzdanını gelin Nihan Ülker Türkay’a takdim etti.

  • Eski Başbakan Yardımcısı Arınç:

    Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa Valisi’nin, kadınlara kelepçe takılması konusunda kullandığı ifadelerden dolayı özür dilemesinin erdem olduğunu söyledi.

    Bülent Arınç, Manisa Medya TV’de Günün Konuğu’ Programında Medya TV Program Müdürü Hüsamettin Edebali’nin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

    Paralel yapı operasyonlarıyla ilgili kaygılarını dile getiren Arınç, “7 Haziran seçimlerinden önce paralel yapılanma ile ilgili olduğu söylenen Manisa’da bazı kişilerin ve kurumların işyerlerine güpegündüz onlarca polis ile baskınlar yapılıyor ve suç unsuru aranıyor. Bu bana çok tuhaf geldi. Ben yıllardır bu işlerin içindeyim. 25 yıllık avukatlık yapmışım. Hem kişiler açısından hem de aramanın yapılması benim çok dikkatimi çekti ve bunun yanlış buldum. Çünkü ismi geçen şahıslar Manisa’da maruf insanlardır. Bunları daha önce temsil ettikleri gruplar itibariyle tanıyorum. Bazıları ile siyasette de arkadaşlık yaptık. Dindar insanlar, hayırsever insanlar, inançlı insanlar. Bunların birer terör suçlusu gibi hiç haber vermeden onlarca polis ile herkesin gözü önünde iş yerlerinin basılmasının hukuka aykırı olduğunu söyledim. Bu kişiler adeta hükümete düşman edilmek isteniyor. Çünkü bir insan vicdan taşıyorsa bu yapılan yanlışlığı her zaman reddedecektir. Bunu eleştirecektir. Eğer mutlaka bir arama yapılacaksa bu kişiler kaçacak insanlar değildir. Benim bildiğim kadarıyla davet edilir, emniyette ya da yargıda ifadeleri alınır veya haberli olarak gelinir oradaki işyerlerinde, bilgisayarlar üzerinde arama yapılır. Ama hiçbir delil ve iddia olmadan, hiçbir suç unsuru istinat edilmeden sadece bu insanları kamuoyunda kişilik haklarını zedelemek ve çok zor duruma düşürmek için yapılan bir eylem olduğunu düşündüm. Emniyet müdürünü eleştirdim bununla ilgili düşüncelerimi ifade ettim. Gerçekten o gün için hiçbir şey bulunamadı. Kollarını sallaya sallaya çıktılar. Ben de hayretle düşünüyorum bu insanlar ne suçu işlemiş olabilirler. Eğer bugün Paralel Devlet Yapılanması diye veya paralelci olmakla suçlanan bir eylemin içindelerse peki ne yapmışlar? Yani bağış toplamışlar veya aidat toplamışlar da çünkü iddia öyle sadece burs vermişlerse veya sadece yurt içinde ya da yurt dışında bir takım kuruluşlara bu bağışlardan göndermişlerse bu dünyanın hiçbir yerinde suç olarak kabul edilemez. Önemli olan bugün Türk ceza kanunu açısından veya özel kanunlarda suç kabul edilen eylemleri fikir ve eylem işbirliği içerisinde işlemiş olup olmadıklarıdır. Tabi ben kanaatimi ifade ediyorum. Bu insanlar suç işleyemez. Bu iddialar ve isnatlar boşunadır. Zannediyorum ki bu soruşturma artık akamete uğrayacaktır diye kendi kendime düşündüm. Ama birkaç gün öncesinde bildiğim kadarıyla 27 kişi, birkaç tanesi avukat, doktor, mühendis, ev kadını olmuş. Eğer dernekler kanununa aykırı bir iş yapmışlarsa bunların suçu artık suç bile değil. Adli para ceza ile ortadan kalkar. Ama terör örgütü gibi terör suçu işlemiş gibi Manisa’nın bu temizi insanlarını zan altında bırakılmasını benim vicdanım kabul etmedi. Yine açıklama yaptım ve bunun açıkça hukuka aykırı olduğunu, yanlış olduğunu ifade ettim. Bu sözlerin üzerine de sayın başbakan hemen soruşturma açma talimatı verdi ve emniyet müdürü bu soruşturma sonuçlanıncaya kadar işten el çektirildi. Çok doğru ve yerinde bir karardır. Ama emniyetin sadece birkaç bayan arkadaşın ellerine kelepçeleyerek toplum içinde teşhir etmesine üzülmüş olmakla kalmadık aynı zamanda bu soruşturmaların bitmiş olması lazım. Oysa öğreniyorum ki gözaltındaki kişiler tutuklama talebi ile mahkemeye gönderilmiş sadece 3 kişi hakkında tutuklama kararı verilmiş. Ben tutuklamanın olmaması görüşündeydim. Bu arkadaşlara yöneltilen suç isnatlar nedir bunu bilmiyorum. Ama eminim ki kalbim ve vicdanım diyor ki burada bir yanlışlık var bunlar da tahliye edilecekler. Bir dava bile açılmasına gerek duyulmadan bu soruşturma bitecektir.” dedi.

    HAKSIZLIKLARA KARŞI SESİMİ YÜKSELTECEĞİM

    Manisa’nın bu vesileyle kadınların ellerinde kelepçe takılması ile gündeme geldiğini kaydeden Arınç şöyle devam etti:

    “Keşke bu şekilde gündeme gelmeseydi. Manisa bir huzur kentidir. Ben bu insanları biliyorum. Onlarla birlikte eğitim hizmetlerine katkı sağladık. Onlarla birlikte burs imkanları oldu. Hatta 2009’da bakan olduğum gün aktif eğitimciler derneğinde arkadaşlarla çay içiyordum. Diyelim ki bir takım hainler, hükümeti devirmek için komplo peşinde koşanlar, bunların sayıları da mutlaka çok azdır. Onlarla bu arkadaşlarımızın irtibatının olduğunu söylemek bence çok haksız ve yanlış bir uygulamadır. Hem onlara geçmiş olsun hem de Manisa’ya geçmiş olsun. Hangi konumda bulunursam bulunayım bu haksızlığa karşı sesimi yükselteceğim. Vicdanları yaralayan olaylara karşı Manisa’da çok yüksek bir ses çıktı. Baro başkanı, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri açıklama yaptı. Manisa’nın ızdırabını Ankara’ya değil bütün Türkiye’ye duyurmuş oldular. Başbakanımızın ve iç işleri bakanımızın harekete geçmesi fevkalade sevindirici bir olay oldu. Sayın valinin olaydan üzüntü duyduğunu ifade eden bir açıklaması yer aldı. Burada başörtülü bayanlara yönelik kullandığı cümle haklı bir infiale yol açtı. Sayın valinin kastının bu olduğunu düşünmüyorum. Bu maksatla bir açıklama yaptığını düşünmüyorum. Çünkü bizler kadınların başlarının açık olması ya da kapalı olması ile ilgili değiliz. Bir kadın haksız yere ellerinde kelepçe ile teşhir edilmemeli. Bir DHKPC’li gibi, PYD’li gibi, bir PKK’lı gibi veya suç işlemek için oluşturulmuş bir suç ortaklığının faili gibi hiçbir kadın teşhir edilmemeli. Bunu ortada elleri kelepçelenmiş 2 kadın olduğu için söylüyorum. Başlarının açık veya kapalı olması kendi tercihleridir. Bizim onlara saygı göstermemiz gerekir. Nitekim sayın vali de özensiz kullandığı bu ifadeden dolayı özür diledi. Bence bu da bir erdemdir. Sadece kelepçe dolayısıyla duyulan bir infialin sonuçta soruşturmayı da etkilemesi gerektiğini düşünüyorum. Böylesine temelsiz, dayanaksız, asılsız bir isnatla Manisa’nın pırıl pırıl insanları zan altında kalmamalı. Bundan sonra da yargı da adaletli bir karar verecektir. Soruşturmayı yürüten savcıya seslenmek istiyorum. Lütfen ciddi deliller olmadıkça belli bir varsayımla yola çıkarak hiçbir zaman suç ihtisas edemezsiniz. Bütün bunları onlar benden daha iyi bilir. ‘Bunlar olsa olsa FETÖ’nün destekçileridir’ diyerek hiç kimse yorum yapıp bir suç unsuru ortaya koyamaz. Herkes aklını başına alsın. Buradan giden başka bir yerden döner. Bağdat’a gitmeye bile hacet kalmaz. Buradan alınan yanlış bir karar emin olun Turgutlu’dan döner.

    Bir taraftan böyle bir suç unsurunu ortaya koymaya çalışanlar unutmayın ki şimdi kumpaslarla, balyozlar da bilmem ne davaları da kumpas iddialarıyla geri döndü. Müebbet hapis cezası alanlar bugün hepsi beraat etti. O kararları veren hakim ve savcılar ise şuanda cezaevinde burada da bir yanlış yapılırsa unutmayın bugün yarın veya bir başka gün bu yanlışlıklar ortaya çıkar. Gerçek gizlenemez”.

    FRANSA’DAKİ TERÖR SALDIRILARI

    Fransa’da meydana gelen terör olaylarını değerlendiren Arınç, yaşananların çok üzücü bir olay olduğunu söyledi. Terörün her türlüsüne karşı olduklarını kaydeden Arınç, terörün bir insanlık suçu olduğunu belirtti. Terörü hiçbir haklı sebep meşru gösteremeyeceğini dile getiren Arınç, “Kim yaparsa, kime karşı yaparsa yapsın Allah’ın belası lanetlik bir iştir. Terörle de teröristle de mücadele etmek insanlık vazifesidir. Türkiye bundan çok daha acı duyan bir ülkedir. Hem kendi içinde hem de çevresinde yaşanan olaylardan doğrudan etkileniyor. Dolayısıyla Fransa’da yaşananları en çok biz anlayabiliriz. Cumhurbaşkanımızda başbakanımızda terörle mücadele konusunda Fransa’nın yanında olduklarını, olaydan büyük üzüntü duyduklarını ifade ettiler. IŞİD terör örgütü olayı üstlendi. Bunlar insan bile değildir. Kaldı ki Müslüman olsun. Böyle bir Müslümanlık anlayışı yoktur. Böyle bir insan katilliği yani Türkiye’nin, dünyanın her yerinde vahşice cinayet işleyen bir örgütü lanetli bir örgüt olarak görüyoruz. Ve bununla mücadele ediyoruz” şeklinde konuştu.

    SADECE SİNEKLERLE MÜCADELE KAFİ GELMİYOR

    Türkiye’nin bugün IŞİD ile mücadele ettiğini ifade eden Arınç, “Terör örgütleri o kadar çok sayıda ve farklı isimlerde bulunuyor ki. Asıl yapılacak iş bataklığı kurutmaktır. Sadece sinekle mücadele kafi gelmiyor. Fransa’daki olay çok acı bir olay. Bizim Suruç’ta yaşadığımız, Ankara’da yaşadığımız kadar acı bir olaydır. Fransız halkıyla dayanışma içerisindeyiz. Dünyanın neresinde olursa olsun terörle mücadele içinde olacağız. Bizim başımıza gelen başkalarının da başına geliyor” dedi.

    Suriye’ye gelen terör örgütlerin tek amacının Esad olduğunu belirten Arınç, “Çünkü Esad kendi halkına topunu, silahını yönelttiği zaman muhalifler çok başarısız kaldı. Muhalifler başarısız kalınca Esad ile mücadele etmek için bu tür radikal unsurlar Suriye’ye girdi. Eğer Esad demokratik bir yöntemle görevden ayrılsa ve halkına silah doğrultmasaydı 2 sene öncesine kadar duymadığımız IŞİD’i bugünde de duymamış olacaktık. Biz bu örgütün adını artık IŞİD olarak kullanıyoruz. Aynı manaya geliyor ama içinde İslam kelimesi olmasın diye özen gösteriyoruz. Terörün dini olmaz, milliyeti olmaz. Teröristler her milletten olur. Ama hiçbir din haksız yere insan öldürmeye cevaz vermez” şeklinde konuştu.

  • Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa’nın Salihli İlçesinde Yatılı Kur’an Kursu Ve Cami Açılışına Katıldı

    Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Fransa’daki terör olayını kınadıklarını belirterek, Türkiye’de olan olayla orada olan olay arasında amaç bakımından hiçbir fark olmadığını söyledi.

    Bülent Arınç, Manisa’nın Salihli ilçesinde yatılı Kur’an kursu ve cami açılışına katıldı. Salihli’de Zafer Mahallesi’nde yatılı erkek ve kız Kur’an kursları ve cami açılış töreninde konuşan Arınç, “Salihli’nin bu Kuran kurslarına çok ihtiyacı var. Hem maddi hem de maddi olmasının ötesinde manevi. Sözlerimin nereye gittiğini Salihlililer çok daha iyi bilirler. Bazı ilçelerimizin bir ihtiyacı varsa bazı ilçelerimizin 5 ihtiyacı var” dedi.

    Açılış törenine, AK Parti Manisa Milletvekili İsmail Bilen, 24. dönem AK Parti Manisa Milletvekili Muzaffer Yurttaş, Salihli Kaymakamı Ertan Peynircioğlu, Salihli Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Süreyya Karaoğlu, Manisa İl Müftüsü Sinan Cihan, AK Parti İlçe Başkanı Ahat Aksoy, Salihli İlçe Müftüsü Nurullah Sadıç, İlçe Milli Eğitim Müdürü İsa Dilek ile vatandaşlar katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim Tilaveti yapıldı.

    Kur’an kursu açılışında konuşan Arınç, “Hepimiz çocuklarımızı Kur’an kursuna göndermeliyiz. İlmihal bilgilerini öğrenmeliler. Kur’an-ı yüzünden okumasını çok iyi bilmeliler. Onları hafız olmaları konusunda teşvik ve takdir etmeliyiz. Keşke benimde yaşım küçük olsaydı bu Zafer Yatılı Erkek Kur’an kursunda öğrenci olsaydım. Bunu gönülden söylüyorum. Bizim zamanımızda böyle Kuran kursları yoktu. Manisa’nın Karaköy’ünde bir Kuran kursu vardı. İçerisine girseniz kaybolurdunuz. Karanlıktan ve çocuklarımız için hiç elverişli olmayan yerdi. Oraya çocuklarını gönderenleri 10 defa tebrik etmek lazım. Her yerde Kur’an kurslarımız öyleydi. Fakir fukara milletimizin kendi arttığı üç beş kuruş para ile yaptığı yerlerdi bunlar ama şimdi görüyoruz ki 1 milyonun üzerinde bir katkı ile Salihli’ye yakışır bir Kur’an kursuna sahip olmuşuz. Kur’an kursumuzun Salihli’ye bereket yağdırmasını ümit ediyorum. Salihli’nin bu Kuran kurslarına çok ihtiyacı var. Hem maddi hem de maddi olmasının ötesinde manevi. Sözlerimin nereye gittiğini Salihlililer çok daha iyi bilirler. Bazı ilçelerimizin bir ihtiyacı varsa bazı ilçelerimizin 5 ihtiyacı var. Kur’an kursu, İmam Hatip Lisesi ve elbette eğitim kurumu içerisinde yer alan diğer bütün okullarımız. Ben Kur’an kursu ve hafızlık noktasında bunu söylüyorum” dedi.

    Dün akşam Fransa ve Paris’teki yapılan saldırılara da değinen Arınç, “Stadyumda, bir gece kulübünde, bir restaurantta makinalı tüfeklerle, tabancalarla gelişi güzel ateş edilerek insanlar katledilidi. Şu anda hayatını kaybedenlerin sayısı 150 civarındadır. Bu bir terör olayıdır. Hepimiz bunu kınıyoruz. Yani Türkiye’de olan olayla orada olan olay arasında amaç bakımından hiçbir fark yok. Henüz örgütün ve bunu üstlenenleri bilecek durumda değiliz ancak ipuçlarına bakacak olursak bununda DEAŞ veya benzeri örgütlerin işi olduğu anlaşılabilir. Burada iki tane tehlike var. Bir gerçekten ben müslümanım deyipte bu katliamı yapan, bu terör olayını işleyen kişiler varsa bu olayın içerisinde onların dünyaları da ahiretleri de berbat oldu. onlar sadece birer katildir çünkü terörün dini, milliyeti yoktur. Kim yaparsa kime karşı yaparsa yapsın hiçbir haklılığı yoktur. Lanetliyoruz ve terörle mücadele etme kararlılığındayız. Bir insan derki ben müslümanım der arkasından böyle rezil bir işi yaparsa, alçakça bir katliamı işlerse o artık lanetlenecek ve hiçbir zamanda kabul görmeyecek bir fiili işlemiş demektir. Bunun ikinci bir zararı daha var. O da nedir İslama Fobya denilen İslam nefretini körükleyen bir olayla karşı karşıyız. Belki sadece onun için bu katliamlar yaşanıyor diyebilirsiniz çünkü özellikle batıda İslamı ve Müslümanları bir tehlike olarak gören bu ve benzeri örgütleri örnek göstererek bu eylemler dolaysıyla İslam nefretini körükleyen çevreler var. Şimdi onların eline kaymaklı baklava gibi bir nimet sunmuş oldular. İşte bu örgüt buna benzer bir örgüt olarak ortaya çıkarsa bunlar Müslümanlığı böyle anlıyorlarsa müslümanlık bir tehlikedir diyecekler karikatürler yayınlayacaklar, ülkelerinde yaşayan müslümanlara karşı büyük bir nefret oluşacak, yabancı düşmanlığıyla da birleşince de maalesef ortaya çok kötü bir tablo çıkacak” dedi.

    Konuşmanın ardından Arınç, Zafer Mahallesi Yatılı Kız ve Erkek Kur’an kursları ile caminin açılış kurdelesini kesti.

  • Bülent Arınç: “7 Haziran’daki Arızayı Gidereceğiz”

    Eski Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, Turgutlu’da mesai yaptı. Arınç, Turgutlu’daki hem eski dostlarını ziyaret edip hasret giderdi hem hayatta olmayan eski dostlarını yad etti. Arınç, 7 Haziran seçimlerinde yaşanan süreçten ders çıkardıklarını da belirterek, arızayı gidereceklerini dile getirdi.

    Arınç’ın ziyaretinde AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, AK Parti Manisa İl Başkanı Zülfikar Gürcan, AK Parti Turgutlu İlçe Başkanı Mürşit Gedizli, AK Parti Manisa Milletvekili adayı Güzide İçen Kasap, il ve ilçe teşkilatının üyeleri yer aldı. Turgutlu Palmiye Restoran’da partililerle bir araya gelen Arınç, basına kapalı toplantıda seçim öncesi açıklamalarda bulundu. Turgutlu’da Ensar Vakfı’nı da ziyaret eden Arınç, burada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Ensar Vakfı Turgutlu İlçe Temsilcisi Mustafa Çalışır’dan faaliyetlerle ilgili bilgi alan Arınç, “Bugün burada dost ziyareti yapıyorum, ondan dolayı çok fazla siyaset yapmayacağım. Buradaki herkes bu harekete uzun yıllardır destek veriyorlar yani Arife tarif gerekmez. Turgutlu maneviyatı, siyasi olgunlu yüksek bir yerdir. 50 yıldır burayla kuvvetli bağlarım var, burada önemli dostluklarım var. Burada 1979 yılında Hicret yürüyüşü yaptık o zamanlar süreç sıkıntılıydı ve hepimiz yargılandık. Turgutlu önemli bir kent ve biz bu kentin değerini biliyoruz. 78 milyon insanımızın bir arada yaşadığı güzel ülkemizde seçimlere gidiyoruz ve güzel, hayırlı bir sonuç olacaktır. Hepimiz mesuliyetimizi biliyoruz, hepimiz yapacaklarımızı ve yaptıklarımızı biliyoruz. Allah şaşırtmasın, yanlışa döndürmesin. Cenab-ı Hak bizleri vicdanımızla baş başa bıraksın ve İnşallah en hayırlı kararı vereceğiz ve Allah milletimize yardım etsin. Bu ülkenin güçlü bir hükümete ihtiyacı var insanlarımız bunları arzu ediyor. Güçlü bir hükümet güçlü bir icraat demektir, bugüne kadar yaptıklarımızın yarıda kalmaması için devam etmesi lazım. 7 Haziran’da bir arıza oldu, o arızadan da herkes derslerini aldı. Şimdi daha büyük bir güçle, daha büyük bir kuvvetle yolumuza devam edeceğiz” dedi.

    ÜNLÜ İŞ ADAMINI HASTANEDE ZİYARET ETTİ

    Arınç, Turgutlu Devlet Hastanesi yoğun bakımında tedavi altında tutulan Manisalı iş adamı İsmail Akçura’yı ziyaret etti. Kula ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonrası Turgutlu Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alınan Anemon Hotel sahibi İsmail Akçura’yı ziyaret eden Arınç, Akçura ailesine geçmiş olsun dileklerini iletti ve hastane Başhekimi Sabri Taşçıoğlu’ndan Akçura’nın sağlık durumuyla ilgili bilgi aldı.

    ESKİ DOSTLARIYLA BULUŞTU

    Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Turgutlu’da uzun yıllardır dostu olan isimlerle bir araya geldi. Ensar Vakfı’nı ziyaretten sonra esnaf ziyareti yapan Bülent Arınç, sarraf dostu Zeynel Yaşar’ı ziyaret etti. Eski dostlarıyla anılarını yad eden Arınç o günlerden bugünlere Turgutlu ile kuvvetli bir gönül bağı kurduğunu ifade etti.

    MEVLİTE KATILDI

    Arınç, daha sonra AK Parti teşkilatında görevli bir ismin merhum babası için düzenlenen mevlit yemeğine katıldı. Burada partililerle ve vatandaşlarla sohbet eden Arınç, merhume bir kez daha Allah’tan rahmet diledi. Mevlitte AK Parti Manisa İl Başkanı Zülfikar Gürcan Kuran okudu.

  • Bülent Arınç: “Türkiye’nin Şu Anda AK Parti’ye İhtiyacı Var”

    Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Türkiye’nin şu anda AK Parti’ye şiddetle ihtiyacı var” dedi.

    Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şanlıurfa’ya gelen eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bir otelde gazetecilerin sorularına yanıt verdi. Arınç, Koza İpek Grubu’na kayyum atanması ile ilgili soruyu cevapsız bıraktı. Arınç, tek gayelerinin Pazar günkü seçimlerde en iyi sonucu almak olduğunu söyleyerek, “Şanlıurfa peygamberler şehri, Şanlıurfa’da seçim çalışması yapmaya geldim. Allah kısmet ederse Harran ve Viranşehir ilçelerimizde seçim çalışması yapacağız değerli milletvekillerimizle birlikte. Aynı zamanda sohbet toplantıları yapacağız, halkla ilişkiler kuracağız. Tek bir gayemiz var, Pazar günkü seçimlerde Şanlıurfa’dan da Türkiye’den de en iyi sonucu almak. Türkiye’nin şu anda AK Parti’ye şiddetle ihtiyacı var. Yaşadığımız, gördüğümüz tüm olaylar halkımızın bu seçimde çok duyarlı şekilde hareket ederek hem kendini hem ilini hem Türkiye’yi düşünerek AK Parti’nin güçlü bir iktidara kavuşmasıdır. Bundan eminiz, Şanlıurfa’dan da kuvvetli izlenimler alıyoruz. İnşallah ben de seçim çalışmalarına bir günlüğüne değerli dostlarımıza bir selam vermek için geldim. Bütün Urfa halkına selam ve sevgilerimi gönderiyorum” şeklinde konuştu.