Etiket: Arıların

  • Arıların Ve Örümceklerin Geometrisi İncelendi

    Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi tarafından “Örümcek ve Arıların Geometrileri” adlı bir söyleşi düzenlendi.

    SAÜ Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleşen söyleşiye, Türkiye’nin önde gelen matematikçilerinden olan Prof. Dr. Hilmi Hacısalihoğlu konuşmacı olarak katıldı. Arıları ‘Muhteşem Mühendisler’ olarak niteleyen Prof. Dr. Hacısalihoğlu, düzgün altıgen yapılarıyla dikkat çeken peteklerin inanılmaz bir mühendislik harikası olduğunu söyledi. Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “70 bine yakın arı kovanlarda bir arada çalışarak altıgenlerin boyutlarını, kalınlıklarını ve yerlerini hiç şaşırmadan yerleştirebiliyorlar. Kimden komut aldıkları ve hangi formülü uyguladıkları bilinmeyen arılar, çok düzgün ve muhteşem bir eser ortaya çıkarıyorlar. Her taraftan aynı anda örülmeye başlanan peteklerde hiçbir deneme ve yanılma olmadan son altıgeni yerleştirecek yer kalıyor” diye konuştu.

    “KUSURSUZ BİR ÇALIŞMA DÜZENLERİ VAR”

    Arıların kusursuz bir çalışma düzenine sahip olduklarını aktaran Hacısalihoğlu, “Arıları bu kadar mükemmel olarak yaratan Allah, bizim bazı şeylerin farkına varmamızı istemiştir. Biz arıları görüyoruz, onlardan öğreniyoruz. Arıları taklit ediyoruz ancak onların yaptıklarını uygulayamıyoruz. Arılar gibi diğer tüm canlılardan da örnek almamız ve farkına varmamız gereken noktalar var” dedi.

    ÖRÜMCEK AĞLARINDAKİ KARMAŞIK BİLGİ

    Örümcek ağlarında görülen üstün geometrik düzene de değinen Hacısalihoğlu, “Örümcek ağı, eğitim görmüş bir bilim adamının bile uzun uğraşlar ve incelemeler sonucunda çözebildiği karmaşık bir bilgi içermektedir. Hiçbir aklı ve bilinci olmayan bir örümceğin, söz konusu bilgiyi eksiksiz bir şekilde kullanarak kendine geometrik açıdan kusursuz sarmal ağlar örebilmesi, bilim dünyasında da yankı uyandıran mucizevi bir durumdur” ifadelerini kullandı.

  • Mide Enfeksiyonu Arıların Yüzde 70’ini Telef Etti

    Türkiye’de geçen yıl arılarda görülen ’Noseme Ceranae’ hastalığının ciddi boyutta ergin arı kayıplarına yol açtığını belirten Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Aydın, halk arasında mide enfeksiyonu diye tabir edilen hastalığın tedavisi için ilaç ürettiklerini ve kısa sürede açıklayacaklarını söyledi.

    Bursa Akademik Odalar Birliği Veteriner Hekimler Odası’nda yapılan toplantıda konuşan UÜ Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Aydın, birdenbire başlayan arı ölümleriyle ilgili çeşitli illerden şikayetler geldiğini söyledi. 2014 yılı itibari ile süre gelen şikayetler üzerine çalışma yaptıklarını ifade eden Aydın, “Bu şikayetler 2015 yılı ilkbahar başlangıcına kadar artarak devam etti. Yaptığımız araştırmalarda arı kolonilerinin hızla küçülmeye ve arıların ölmeye başladığını gördük. Bunun üzerine Çukurova Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Ankara Etlik Merkez Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü ile yaptığımız araştırmada 23 vilayetten arı numunesi topladık. Bu örnekleri inceledik” dedi.

    Yapılan tahlillerde ’Noseme Ceranae’ hastalığına rastladıklarını ifade eden Aydın, “İllerde yaptığımız incelemeler çerçevesinde kolonilerin hızla çökmeye başladığını gördük. Kekik de ihtiva eden bir tedaviye başladık ve bu şekilde ölümlerin durduğunu gördük. Arıcılık sektöründe geçen yıl yüzde 70’lere varan kayıplar oldu. Bu sene de erken yaptığımız incelemelerde hastalığın devam ettiğini görüyoruz. Hastalık çok hızlı gelişiyor. İshal bile olmadan 5-10 çerçeve arının 1-2 hafta içinde 2-3 çerçeveye inip öldüğünü gördük. Bunun önüne geçilebilecek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çok yakında bir ilacın müjdesini de verebiliriz” diye konuştu.

    Türk arıcılık sektörünün büyük risk altında olduğuna işaret eden Aydın, bunun için acilen tedbir alınması gerektiğini söyledi. Arıcılara tavsiyelerde bulunan Aydın, “Hastalık, göçmen kuşlarla, ana arıyla taşınabiliyor. Bulaşıcı bir hastalıktır. Aslında bu, midede bir enfeksiyon diye düşünülüyor. Sürekli ve hızla yayılıyor. Arılardaki bu mide enfeksiyonu yaygın bir şekilde devam ediyor. Bu sene de kolonilerde hızlı bir düşüş olabilir. Yüzde 70 kayıp olursa arıcılar ve arıcılık sektörü çok büyük zarar görebilir. Arıcılar, sekiz litre şeker şurubuna bir litre kekik suyu dağıtarak bunun önüne geçebilir. Bu tedaviyi de bir hafta arayla iki defa tekrarlayarak, bu hastalığın önüne geçebilirler. Bu işlemi hem sonbahar, hem de ilkbaharda yapılması lazım” şeklinde konuştu.

  • Arıların Doğal Antibiyotiği Propolis

    AksuVital Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, propolisin eskiden beri yaraların iyileştirilmesinde, dokuların yenilenmesinde faydalı olduğu, yanıkların tedavisinde, kullanıldığı söyledi. Koç, arıların propolisi kovanlarının çatlak ve hasarlarının tamirinde, çevreden izole edilmesinde, kovanın içine giren mikroorganizmaların ve böceklerin mumyalanarak etkisiz hale getirilmesinde kullandıklarını belirtti.

    Propolisin, çeşitli bitkilerin yaprak, gövde ve tomurcuklarından işçi arılar tarafından toplanan kovanda biriktirilen, keskin kokulu, suda çözünmeyen, acımsı tatta, balmumu ve bitki öz suyundan oluşan bir madde olduğunu belirten AksuVital Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, “Yunanca pro (müdafaa) ve polis (şehir) kelimelerinden türetilmiştir. Bunun bal arısı için anlamı ise, kovanın muhafazası demektir. Arılar propolisi kovanlarının çatlak ve hasarlarının tamirinde, çevreden izole edilmesinde, kovan giriş deliklerinin daraltılmasında, kovanın içine giren mikroorganizmaların ve böceklerin mumyalanarak etkisiz hale getirilmesinde kullanırlar” dedi.

    Propolisin, bağışıklık sistemi uyararak hastalıklara karşı vücudun doğal direncinin artmasına ve vücudun kuvvetlenmesine destek sağladığını bildiren Fatma Ebru Koç, “Başlıca faydaları arasında antiseptik (mikroptan arındırıcı), antimikotik (mantarlara karşı), bakteriyostatik (bakteri üremesini durdurucu), astringent (lokal olarak damarları daraltan faktör), spazmolitik (kas gevşetici), antienflamatuar (iltihap giderici), anestetik (sinir hassasiyetini azaltıcı) ve antioksidant (oksitlenmeyi veya moleküllerdeki bozulmayı engelleyici) özellikleri sayılabilir. Propolisin eskiden beri yaraların iyileştirilmesinde, dokuların yenilenmesinde faydalı olduğu, yanıkların tedavisinde, kullanıldığı bilinmektedir. Ağız ve diş etlerinin tedavisinde de kullanıldığına dair kayıtlar mevcuttur. Tarihsel olarak M.Ö. 300 yıllarından beri kullanıldığı; Mısırlılar’ın ölülerini mumyalamak için, Yunanlılar’ın ve Romalılar’ın yara tedavisi için; Anadolu da ise daha çok ayak yaralarında ve çıban tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.Avrupa’da 12. yy’da ağız ve diş sağlığı için kullanıldığına dair kayıtlara rastlanmaktadır.Son yıllarda ise özellikle göz hastalıklarının tedavisinde kullanımına yönelik yoğun çalışmalar mevcuttur” ifadelerini kullandı.

    Kimya Yüksek Mühendisi Fatma Ebru Koç, oldukça karmaşık bir kimyasal yapıya sahip olan propolisin en çok etanolik ekstraktı kullanıldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Zira, reçinemsi yapışkan bir yapıya sahip olan propolisin saf olarak kullanımı zordur. Etanolik ekstraktı yüzde 50’den fazla oranda fenolik bileşikler (flavonoidler: flavonlar, flavononlar ve flavonoller) içermektedir. Propolis yapısında ayrıca, glukoz, fruktoz, sukroz gibi şekerleri, aminoasitleri, B1, B2, C ve E vitamini ile bakır, çinko, demir, magnezyum, kalsiyum gibi elementleri de bulundurur. Bu kadar faydasını sıraladığımız propolis, bir çok hastalığın tedavisi için yeni ufuklar açılabilecek bir potansiyele sahiptir”.

  • Çiçeklerin Üzerinde Polen Alan Arıların Etkileyen Görüntüsü

    Türkiye genelinde soğuk ve yağışlı hava etkisi gösterirken, Araban’da çiçeklerin üzerinden polen alan arıların görüntüleri objektiflere takıldı.

    türkiye genelinde soğuk ve yağışlı hava etkili olurken, Gaziantep’in Araban ilçesinde sıcaklık mevsim normallerinin üstünde seyir ediyor. Çiçeklerden polen alan arıların görüntüleri görenleri etkiledi. Kasım ayının ilk günlerinde hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde bulunduğu Araban ilçesindeki Karapınar Mesire Alanı’nda çiçekleri ve polen alan arıları ile ziyaretçi kabul etmeye devam ediyor.

    Ziyaretçiler, mesire alanındaki muhteşem görüntünün seyrine doyamıyor.